Kategoriler
Genel

Bir “Portal” üzerine…

Türkiye’de özgür yazılım katkıcılığı yapmak zor iÅŸ… Hatta katkıcılığı bırakın topluluk üyesi olmak bile pek kolay deÄŸil…

2007 benim için bu alanda bir milat, kiÅŸisel aydınlanma, özgür yazılımın alnımda çıkardığı 3. göz… Bu tarihi referans alırsam 2007 öncesi -topluluk/camia ne derseniz artık- aitlik süreci çok zordu. Bakıyorum da 2007 sonrasından ta ki hatırlamak istemediÄŸim bir tarihteki Özgürlükİçin.org çöküşüne kadar gerçekten güzel zamanlar geçirmiÅŸiz… Bu çöküşten sonra ise, topluluk ve aidiyet dışında özgür yazılım dünyasıyla olan baÄŸlarımız da zayıflamaya baÅŸladı… En büyük zorluk ise bir portal, bir ana gemi olmayışı.

Efsanevi Özgürlükİçin sitesi hayalet gemi gibi bant genişliklerinde seyretmekte...
Efsanevi Özgürlükİçin sitesi hayalet gemi gibi bant geniÅŸliklerinde seyretmekte…

Bu zorluğu kısaca masaya yatırırsak -aslında buna da çok zamanım yok- madde madde gidelim:

  • Özgür yazılım dünyasından haberler / sürüm duyuruları
  • Ortak bir paylaşım/yardımlaÅŸma alanı – forum
  • Blog kardeÅŸliÄŸi – gezegen
  • Ä°ncelemeler – özellikle oyun ve heyecan verici ÅŸeyler

Bu ve bunun gibi onca ÅŸeyi bir araya getiren harika bir ÅŸeye sahipmiÅŸiz; özgürlükiçin.org hatta o zman o kadar zenginmiÅŸiz ki bir de pardus-linux.org‘a sahipmiÅŸiz… ve cahilmiÅŸiz… bunların artık geride kaldığını kabul etmek gerekiyor…

Özgür yazılımda böyle “deÄŸerler” (bu kelimeyi kullanmayı da pek sevmiyoırum) ne kadar önemliymiÅŸ, onu düşünüyorum bir kaç gündür… Bunların eksikliÄŸi gerçekten özgür yazılım dünyasını takip etmekte insanı çok zorluyor… Hadi ben Ä°ngilizce biliyorum takip edebiliyorum… Ya ait olmak? PaylaÅŸmak? YardımlaÅŸmak? Birlikte bir ÅŸeyler yapmak isteyip de o marÅŸa basıp o enerjiyi boÅŸaltabilmek? Yapabilmek? Bunlar yok…

Atlamadan bir de teknokedi.com vardı, o da bu açığı kapatmak için kendi öz amacı olmasa da alan yaratmak için katkı vermiÅŸti. Sevgili Ali Işıngör abimizin iyi niyetiydi…

Åžu anda bu alan içice dağınık halde… Andoid, tabletler  ve mobil teknoloji birçok kiÅŸinin başını döndürdü ve masaüstü arka plana itildi, fakat ÅŸimdi GNU/Linux masaüstünün güçlenerek geldiÄŸini görüyorum. Steam’in GNU/Linux’a gelmesi ve süpersonik oyunları Linux’a taşıması, Nvidia – Ati sürücülerindeki yenilikler + Vulkan vs, ve nihayetinde de Microsoft’un baÅŸlayan Linux aÅŸkı(!) (hem Office’in potansiyel Linux sürümü beklentisi hem de Office 365)… Bunlar harika ÅŸeyler aslında… Masaüstünde Linux kullanımını kısıtlayan birçok sıkıcı bahane ortadan kalkıyor -konuyu uzatmamak adına özgür yazılım felsefesiyle kapalı yazılım tercihini kullanıcıya bırakalım… Yakında kendi adam akıllı dağıtımıyla pazara çıkacak masaüstü/dizüstü bilgisayarlar görmeyi umuyorum. (Dejavu deÄŸil…)

Konuya dönersek, ÅŸu anda bildiÄŸim birkaç site arasında GNU/Linux dünyasına özel bir amiral gemi görebileceÄŸim bir portal yok. BildiÄŸim siteler ise adeta kahramanca bir bireysel mücadele ile ayakta tutulmaya çalışılıyor, içerik sunmak için büyük emek ve zaman harcanıyor… Bunlardan bazıları:

  • getgnu.org – Fortran takma ismiyle adeta bir süperkahraman edasıyla paylaşılabilir bütün haberleri neredeyse tüm özgür yazılımla iliÅŸkili forumlara ileten süper kiÅŸi. nasıl yaptığını hala çözebilmiÅŸ deÄŸilim.
  • linuxnotlari.co – Sevgili Mustafa Gökay’ın epeyce emek verdiÄŸi Linux Haber Platformu. OMG ubuntu tadında
  • acikgunluk.net – Sevgili Özgür Ilgın’ın günlüğü, özgür yazılım artı hobileri (özel ilgi alanı nostaljik ve avatür türk sineması)

* Başka bildiğiniz aktif sayılabilecek site varsa yorumlara yazarsanız sevinirim.

Yeni bir site?

Hayır, yeni deÄŸil, birleÅŸtirici, geniÅŸ ve yeni içeriÄŸi sunan bir site… Kolektif ve eÄŸlenceli, hatta daha önce olmadığı kadar eÄŸlenceli olmalı… Özgür yazılım caps galerisi dahi olsa olur…

Neden?

Çünkü ihtiyaç var

Peki gönüllü mü olacak, nasıl ayakta duracak?

Ticari bir proje olmalı. Para kazanmalı, en azından masraflarını çıkarmalı.

Özgür yazılım projeleri ve ticari amaç???

Böyle bir tabu var, ticari amaç güdülebilir. Özgür yazılım ürünleri dahi parayla satılabilir ki bu gibi iÅŸlerde “reklamsızlık” sanki bir bekaret kemeri gibi her projeye iliÅŸtiriliyor. Çok anlam veremiyorum…

Ticari amaç olmalı, diÄŸer türlü hiçbir ÅŸekilde ayakta duramadı. Bağış kültürü bizim ülkemizde yok, ÅŸahsi fedakarlık bir yere kadar… Bir de bu iÅŸleri üstlenen kiÅŸiler sürekli rica minnet ile istekte bulunmak gerekiyor; damdan düştüm bilirim, yok bize sunucu, yok bize alan adı lazım diye aramaktansa parayı basıp almak en saÄŸlıklısı.

Kim yapacak? Nasıl bir model?

Şu an bu işi hobi olarak yapan arkadaşlar ve böyle bir projeye girmek isteyen kişiler bir araya gelebilir, gelir paylaşımlı kolektif bir model üzerinde anlaşabilir. Dileğim de budur. Şayet onlar olmazsa, İngilizce bilen birkaç üniversite öğrencisi arkadaş böyle bir projeye girerse hem hobi, hem harçlık hem de ileriye yönelik belki de kendi işlerini kurabilirler.

Gelir yeterli olur mu?

Varsayalım Google Adsense ile yola çıktılar, Türkçe içeriğin reklam başı getirisi tabi ki İngilizce içerikten daha düşük olacaktır, ama akmasa da damlar, ileriye doğru hacim arttıkça tatmin edici bir gelir gelebilir.

Özellikle Steam sayesinde oyun inceleme ve tanıtım içeriklerinin ileride büyük potansiyeli olacağına inanıyorum.

Zorlukları?

Tahmin ettiÄŸim bazı zorlukları var, bunun yanı sıra yukarıda bahsettiÄŸim arkadaÅŸların yaÅŸayıp deneyimlediÄŸi zorluklar da vardır. Sonuçta protonların çarpıştırmayacakları için kolayca üstesinden gelebileceklerini düşünüyorum. Linus Torvalds’ın “Just for fun – Yanlızca EÄŸlenmek İçin…” sözüne yaslanıp eÄŸlenceli bir yola girilebilir…

***

Yukarıdaki kendi kendime röportajım daha kısa bir yazı yazmak içindi, kendimi havaya sokmak için deÄŸildi. Epeydir bir ÅŸey karalamamıştım, lafı iyice uzatmak istemedim 😉

Dilerim bu yazım bir açık davet olur, en azından bir tartışma başlar ve şu üzerimizdeki ölü toprağını silkeleyebiliriz.

***

Bonus: “Var mı peki bu haberleri takip edebileceÄŸimiz yabancı bir site?” diyenler özgür Ilgın’ın 10 sitelik listesine bakabilirler: En çok takip ettiÄŸim 10 yabancı GNU/Linux haber ve blog

***

Son olarak, ben bu yukarıda yazdıklarımı düşünürken LKD‘den şöyle bir ileti de geldi. Katkı verebilceklerin dikkatine:

Merhaba,

Dünyada özgür yazılım ve ilgili alanlar (kişisel verilerin gizliliği, ifade özgürlüğü, telif hakları vs.) hakkında önemli gelişmeler yaşanmakta. Ancak bu gelişmeler hakkında yayımlanmış güncel haber ve yazılar yabancı dil (başta İngilizce) bilmeyen ilgililere ulaşamamakta. Bu nedenle, güncel haber ve yazıları Türkçeye çevirmek amacıyla bir çeviri grubu kuruyoruz. Çeviri grubu çalışmalarına LKD üyesi olsun ya da olmasın özgür yazılıma gönül vermiş herkes katılabilir.

Çevirisi yapılacak haber ve yazılar, LKD tarafından hazırlanacak bir sitede düzenli olarak yayımlanacak. Ayrıca aylık olarak da bülten haline getirilerek duyurusu yapılacak.

Çeviri grubuna katılmak için yk@linux.org.tr adresine, kısaca kendinizi tanıtan ve çalışma grubuna katılmak istediğinizi belirten bir e-posta atmanız yeterli olacaktır.

– 

ibrahim izlem GÖZÜKELEŞ

https://plus.google.com/109568522902358862122/posts/SC6dNnTsZAJ

~DAVET~

Özgür Yazılım Günleri 2016: LibreOffice Geliştirme ve Yaygınlaştırma Toplantısı
Özgür Yazılım Günleri 2016: LibreOffice GeliÅŸtirme ve YaygınlaÅŸtırma Toplantısı –

(twitter bağlantısını yapıştırınca yukarıdaki kendiliğinden çıktı, vay be!)

Fırsatınız varsa katılın, detaylı bilgi için: http://ozguryazilimgunleri.org.tr/2016/etkinlik-programi/

Mutlu günler.

Kategoriler
Film

Bir işletim sisteminden daha ötesi: Her(Aşk)

GeleceÄŸi düşündüğümde aklıma hep teknolojinin insanlığı yuvası olan Dünya’dan ileriye taşıyıp gezegenler arası yolculukların yapıldığı, sosyal düzenin deÄŸiÅŸtiÄŸi ve yemyeÅŸil ve barışçıl bir resim çiziyorum hep.

1990’lı yılların baÅŸlarında çocukken 2000’li yılları, 2010’u 2015’i hep büyük deÄŸiÅŸiklikler getirecek diye beklemiÅŸtim… Ne yazık ki uçan arabalar hiç gelmedi. Neredeyse 2015 senesinde geldiÄŸimiz nokta basit bir küresel veri alış veriÅŸi ağı olan Ä°nternet ve dokunmatik ekrana sahip akıllı(ki akıllı deÄŸiller) cep telefonları oldu.  Her an büyük bir bilimsel kırılma olacakmışçasına verike haberlerin hayal kırıklığı bu belkide. Ama ÅŸahit olduÄŸum 30 yıllık ömrümde hiçbir insan baÅŸka bir gezegene veya gök cismine ayak basmadı.

1990 sendormu bir yana 2000 senromundaki büyük umutlar beklenen Ä°nsan genomu çözüldü denildi fakat hiçbir büyük hastalığa çare bulunmadı…

Gelecek hep hayal edilenden daha, geride, daha ticari ve daha bireysel eÄŸlenceye yani tüketim talebine odaklı oldu. Düşünsenize 1991 yılında geliyor biri size diyor ki 2012 senesinde el içi kadar bir tetriste sapandan fırlatılan kuÅŸlarla domuzları vuracağınız bir atari(o zamanki el oyuncakları) dünyayı kasıp kavuracak insanlar milyonlarca saatini bu oyunda harcayacak… Ne derdiniz, ya bırak allasen 2012 senesinden bahsediyorsun arkadaşım koskoca 21 yılda insanoÄŸlu nerelere gider nerelere… Sen kalkmış el atarisindeki saçma bir oyundan bahsediyorsun…

Velhasıl-ı kelam, teknolojik geliÅŸmenin hayal kırıklığını baÅŸka bir yazıya bırakıp baÅŸlığımıza geri dönelim…

Her(AÅŸk)

Her(Aşk) - Afiş boyu için resme tıklayabilirsiniz
Her(AÅŸk) – AfiÅŸ boyu için resme tıklayabilirsiniz

Her filmi, benim yukarıdaki hayal kırıklığım paralelinde bir gelecekte geçiyor. Filmimizin kahramanı Thedore() bir mektup şirketinde çalışıyor. Mektup şirketi demişsem, eposta falan değl, bilindik profillerin üye olduğu ve sevdiklerine mektuplar yazdıran bir şirket, kahramanımız da yazıcı, müşterilerin ağzından dokunaklı mektuplar yazıyor ve bu şekilde geçimini idare ediyor.

Bu gelecek biraz garip doÄŸrusu, en çok dikkatimi çeken 80’li yılların saç-bıyık ve elbise modasının hakim olması. DiÄŸer taraftan da geliÅŸmiÅŸ olan teknolojinin yine iletiÅŸim teknolojisi üzerinden ilerlediÄŸi.

BoÅŸanmış ve hayal kırıklığı içerisindeki kahramanımızın depresyon halleri bir gün gezdiÄŸi bir maÄŸazada tanıştığı bir iÅŸletim sistemi(Operating System – OS) ile deÄŸiÅŸiyor.

Bu işletim sistemi, bilindik komut işleyip emir alan bir yapıdan çok öte, semantiğin de ilerisinde öğrenebiliyor, düşünebiliyor tam anlamıyla bir yapay zeka ürünü. İlk kurulumunda işletim sisteminin kullanıcısı analiz edilerek onun kişiliğine göre bir karakter olarak kurulan bu işletim sistemi, kullanıcının tam anlamıyla sanal bir arkadaşı oluyor.

İşletim sistemi kurulum öncesinde sorduğu sorularla bir kadın kendini yapılandırıyor ve ismini de kendi seçerek(Samantha) bilgisayara kuruluyor.

İleri düzey ses tanıma, düşünebilme ve değerlendirme gibi özellikleriyle tıpkı bir insan gibi iletişim kurabilen ve etkileşebilen bu işletim sistemi kısa zamanda zaten depresyonda olan kullanıcısını kendisine aşık ediyor ve aralarında bir birliktelik yaşanmaya başlıyor.

Tıpkı sanal bir sevgili benzeri bu ilişki, işletim sisteminin internetten bulduğu bir insan vekil(human proxy) aracılığıyla ilişkinin insan tarafını biraz canlandırma niyetine kadar çok iyi gitmekte. Daha sonrasında başlayan iletişim, kıskançlık ve ihanet gibi insansı durumlara işletim sisteminin evrilmesi ve sonrasında yaşananlarla sorgulayıcı bir seyir izleyerek film sona eriyor.

Elimden geldiğince spoiler vermeden filmi anlatmaya çalıştım. Fakat filmle ilgili bir kaç hususa da değinmeden geçemeyeceğim.

Filmde yapay zekanın evrilmesi iÅŸlenmiÅŸ, düşünüp kendisini ve insanlardan farklarını ortaya koyabilen ve kendiliÄŸinden eylemler yapabilen bir iÅŸletim sistemi deyince aklıma 2001: A Space Odyssey  filmi ve HAL 9000(IBM’in harflerinden birer sıra geriye kayın, anladınız siz) geliyor. Ayrıca Terminatör filminden SkyNET’i de örnek verebiliriz. Düşünebilen bir iÅŸletim sistemi için nihai tehdit insanoÄŸlunun onu kapatması ve bu durumda potansiyel olarak en büyük düşman insanoÄŸlu olması en basit matematikle kaçınılmaz bir çıkarım.

Bu filmde ise, iÅŸletim sistemi komut almayı reddetmiyor ve varlığının devamını sürdürme amacı yok, neden HAÅž veya SkyNET gibi evrilmiyor peki diye sorunca, filmde arada iÅŸletim sistemine yapılan güncelleme sahnesi sanırım bu soruları kesmek için yapılmış…

Diğer taraftan, aynı anda birçok kişi ile etkileşime geçmesi ve insan zekası ve fiziğinin sınırlarının bu işletim sistemine yetmemesi de ayrı bir konuydu. Bu derece süper bir işletim sistemiyle dünyada çözülemeyen bir sorun kalmazdı doğrusu, sıradan ve ortalama geliri olan bir insanın bu işletim sistemini edinebilmesi ise çok garip geldi. Gerçi filmde işletim sistemine benzer olarak oyunlar ve oyun karakterleri de yapay zekaya yavaş yavaş dönüşüyordu, bu da sanırım bir öncü yenilik dönemi olduğunu anlatmak içindi.

Film güzel, iÅŸletim sistemlerin gelecekte nasıl olacağına dair fantastik bir tablo çiziyor. Yapay zeka, ve Asimov‘un Üç Robot Yasası gibi Ä°ÅŸletim sistemleri ve ahlakı vb tartışmalar için ilgi çekici olabilir.

Ayrıca ileride bu derece sofistike yazılımların olup olmayacağı ve özgür yazılım ve yapay zeka gibi birçok konu da tartışılabilir. Gelecekten dönüp baktığımızda ilkel olan günümüz işletim sistemleri, özgür yazılım modelinde işlevsel olarak kodlanırken acaba yapay zeka işin içine girince kimin düşünce yapısına göre kodlanacak ve düşünmek öğretilecek, toplumun veya topluluğun ortak değerlerine göre mi, yoksa devrimsel bir örenim yolu izlemesi için mi kodlanacak?

Sanıyorum ki bunları tartışmaya daha çok zaman var…

Notum: 7/10, iMBD notu: 8,3

Peki bir işletim sistemine aşık olunabilir mi?

Evet olabiliyor. Japonya’da gençler bilgisayar karakterleriyle aÅŸk yaşıyormuÅŸ. Bunlarla evlenenler bile olmuÅŸ. Åžu haber ve benzerleri fikir verebilir: http://t24.com.tr/haber/japon-gencler-seksten-neden-uzaklasiyor/242599 

Bir Ä°ÅŸletim sistemiyle arkadaÅŸ olunabilir mi?

Evet. Kesinlikle olunabilir. Çoğumuz şu aşağıda gördüğünüz işletim sistemiyle dost olmuştuk. Onu çok sevmiştik fakat gitti.

En sevdiğimiz arkadaşlarımızdan biriydi Pardus
En sevdiğimiz arkadaşlarımızdan biriydi Pardus
Kategoriler
Genel LibreOffice

Freedomsponsors.org: Destek olun & Harçlık Kazanın

Özgür yazılımın gönüllü katkıcıların emekleriyle oluÅŸturulduÄŸunu elbette hepimiz biliyoruz. Yazılım geliÅŸip büyüdükçe de sunucu, dernek, özel emek gerektiren iÅŸler vb çeÅŸitli maliyetler de ortaya çıkıyor. Bu maliyetler de gönüllülerin bağışlarıyla veya özgür yazılım üzerine iÅŸ yapan ÅŸirketler veya bazı vakıf ve kamu kurumlarının desteÄŸiyle karşılanmakta…

Linux çekirdeÄŸi veya LibreOffice gibi büyük özgür yazılım projelerinde bu maliyetler elbette çok daha büyük oluyor ve bunlar büyük sonsorların desteÄŸiyle karşılanmakta. Örnek verirsek, Linux Vakıfı’nın devasa sponsorları ÅŸurada: http://www.linuxfoundation.org/about/members LibreOffice’in ise “büyük” sponsorları benzer bir ÅŸekilde “Danışma Kurulu -Advisory Board” altında görülebilir:
https://www.libreoffice.org/about-us/advisory-board/

LibreOffice Danışma Kurulu‘nda yer almak, bu ÅŸirketlere iÅŸ yaptıkları ekosistemin ihtiyaçlarına göre LibreOffice’in seyri ve geliÅŸmesinde söz sahibi olma hakkı tanıyor. Elbette yıllık belli bir ücretle ÅŸirketler ve kurumlar bu kurula katılabiliyor. Kurulun ücretleri tam zamanlı geliÅŸtirici saÄŸlama ve çalışan sayısına göre deÄŸiÅŸiyor. Detayları burada görebilirsiniz: https://wiki.documentfoundation.org/TDF/Advisory_Board

Kurulda dikkat çekmek istediÄŸim King Abdulaziz City for Science and Technology (KACST). Bu kurumu Suudi Arabistan’ın TÃœBÄ°TAK’ı olarak kabaca tanımlayabiliriz. LibreOffice’in geliÅŸmesine ve Arabistan’da kullanılımı üzerine epeyce iÅŸ yapıyorlar. LibreOffice’in Arapça sürümüne ve soldan-saÄŸa yazılan dillere yönelik yazım desteÄŸi ve iyileÅŸtirmeleri bu kurum sayesinde oldu diyebiliriz. Bnkz:
http://blog.documentfoundation.org/2013/06/25/the-document-foundation-welcomes-a-new-member-of-the-advisory-board-king-abdulaziz-city-for-science-and-technology-kacst-of-saudi-arabia/

Ben TÃœBÄ°TAK’ın da LibreOffice Danışma Kurulu içierisinde yer alması gerektiÄŸini düşünmekteyim. Kurumsal pazarı hedefleyen bir Linux dağıtımın iÅŸ modelinde temel teÅŸkil eden bir bileÅŸen olan LibreOffice’in geliÅŸimi iÅŸ modelinin de saÄŸlıklı ilerlemesi ve sorunları birincil elden çözülmesi gibi çok önemli faydalar saÄŸlayan çok büyük bir avantaj. Ben TÃœBÄ°TAK yönetiminde olsam kesinlikle bu kurula TÃœBÄ°TAK’ı dahil ederdim… Yıllık ücretler çok görünmesin, gerçekten edilen tasarrufun yanında bu tutarlar para deÄŸil.

Kısa bir giriÅŸ yapmak istemiÅŸtim ama yine kaptırdık. Yukarıda yazdıklarım baÅŸka bir yazının ana konusu olsun ve konuya geri döneyim…

****

Yukarıda kabaca özgür yazılımın mali tarafını anlatmaya çalıştım. Gelin görün ki bir tepeden yönetim ve istihdam modeliyle de yapılamayan bazı ÅŸeyler var. Bunlar aslında özgür yazılımın ilerlemesinde yenilikçiliÄŸi temsil eden ÅŸeyler. ÇoÄŸunlukla iyileÅŸtirmeler ve yeni özellikler kullanıcılar tarafından talep edilmekte ve geliÅŸtiricilerin başının etini yiye yiye onların ilk uygun zamanlarında yapılmayı beklemekte…

Özellikle gönüllü geliÅŸtiricilerin sürekli boÅŸ zamanı olmadığı ve kendi istekleri dışında(veya baÄŸlı olduÄŸu organizasyonun iÅŸ listesi dışında) özgür yazılımda sürekli bir sorumluluÄŸu olmadığının bir kez daha altını çizmek istiyorum. Tabi birçoÄŸunun da ya öğrenci ya da serbest çalışan(freelancer) kiÅŸiler olduÄŸunu da hatırlatayım…

Onlarca özelli isteği ve az bir iş gücü denklemindeki çözümsüzlük için işte tam burada Freedomsponsors.org devreye giriyor.

Freedomsponsors.org
Freedomsponsors.org

Freedomsponsors.org, özgür yazılımdaki genel bağış mantığından farklı olarak, iş ve çözüme yönelik bağış mantığını benimseyen, belirli bir iş, bir hata için gönlünden ne koparsa destek olarak geliştiricileri motive etmeyi amaçlayan ve sonuç olarak da özgür yazılımın gelişmesine katkı sağlamaya çalışan bir aracı site.

Çalışma mantığı çok basit, herhangi bir özgür yazılım projesindeki bir geliÅŸme için – genellikle o yazılımın hata takip sistemine girilmiÅŸ bir hata kaydını temel alarak- bireylerin “ÅŸu iÅŸi halledin ben ÅŸu kadar lira benden, helali hoÅŸ olsun” diyerek vaad ettikleri bağışların söz konusu iÅŸin/hatanın çözülmesi üzerine hatayı çözen kiÅŸiye ödenmesi ÅŸeklinde…

GüzelliÄŸi ise, hem istek sahibinin gönlünden kopan küçük bir miktarla kiÅŸisel olarak beklentinin gerçekleÅŸmesi, hem de hatayı çözen kiÅŸinin – büyük ihtimalle geçimini saÄŸlamak için zorlanan bir kiÅŸi veya ailesinin yükünü hafifletmeye çalışan bir öğrenci oluyor bu- bu emeÄŸinin karşılığında para kazanması.

Buradaki sponsorlu iş listesine baktığınızda genellikle ürünün normal gelişimine ek olan özellikler olduğu için işin doğasını bozmayan ve destekleyici bir yapı karşımıza çıkıyor.

Freedomsponsors.org ile ilgili daha önce bizim camiada pek yazılı bir ÅŸey görmemiÅŸtim. Google+ üzerinde sanıyorum Anıl Özbek ve Emir Yâsin Sarı‘nın konuyla ilgili girdileri vardı…

Ben de bugün bu iÅŸe dahil olayım dedim ve LibreOffice ile ilgili ilk sponsorluk kaydımı girdim. Söz konusu kayıt, LibreOffice’de deÄŸiÅŸiklikleri izlerken deÄŸiÅŸiklikleri kısmi kabul özelliÄŸinin kazandırılmasıyla ilgili bir hata kaydım üzerinden yaptım. Bu özellikle editörler ve ÅŸirketlerde birlikte çalışan kiÅŸilerce ihtiyaç duyulan bir iyileÅŸtirme. Bu özelliÄŸin kazandırılması için ben 20 USD’lik bir sponsorluk kaydı girdim:
http://freedomsponsors.org/core/issue/429/

LibreOffice ile ilgili mevcut kayıtları -başarılı olanlar- ve açık teklifleri şuradan görebilirsiniz: http://freedomsponsors.org/project/149/LibreOffice#/LibreOffice

Freedomsponsors.org adresinde sadece LibreOffice yok, Xorg’dan tutun, Linux çekirdeÄŸine, Scribus’a kadar onlarca özgür yazılım projesi yer almakta.

Eğer sizin de istediğiniz bazı özellikler/çözülmesi için fazladan emeğe ihtiyaç olan hata kayıtları varsa, bu platformda sponsor olmanızı öneririm. sadece bireysel olarak değil, çalıştığınız şirketin ihtiyaçları için de buradan sponsor olabilirsiniz. Ki cömert sponsor kayıtları genellikle bu yazılımları iş modellerinde kullanan şirketler tarafından girilmiş.

Freedomsponsors.org sitesinin kullanımı çok basit, üye oluyorsunuz, para ödemek için bir PayPal hesabına ihtiyacınız var. Åžayet bir kredi karınız varsa PayPal‘e üye olmak 5 dakika bile sürmüyor(ben de ilk kez üye oldum, kolaymış gerçekten). Ayrıca yeni elektronik para birimi Bitcoin ile de ödeme yapıp ödeme alabiliyorsunuz.

Freedomsponsors.org sitesindeki kayıtlı projeler şurada:
http://freedomsponsors.org/project/ Kayıt gireceÄŸiniz proje bu listede yoksa hiç merak etmeyin dilediÄŸiniz özgür yazılım projesini kolaylıkla kayıt edebiliyorsunuz.  Sitenin genel kullanımı çok kolay…

Sitede sponsorluk dışında, Kickstarter(topluluk fonlaması) özelliÄŸi de mevcut. Siteyi bu amaçla da kullanabilirsiniz. Site iÅŸleyiÅŸ maliyeti olarak sponsorluk ödemelerinden küçük bir komisyon almak dışında ek bir maliyet çıkarmıyor… Detayları siteden alabilirsiniz.

Çağrım iki taraflı, hem geliştirme isteyen kişiler ve şirketlere, hem de ek gelire ihtiyacı olan öğrencilere. Gelin bu platformda özgür yazılıma destek olun. Öğrenciler ve serbest çalışanlar siz de hem özgür yazılıma katkı verin, hem de  ek gelir kazanın!

Mutlu günler.

Konu dışı: LibreOffice’in resmi twitter hesabı açıldı, takip ediniz:
https://twitter.com/LibreOffice


LibreOffice Türkiye topluluğumuzun hesabını henüz takip etmediyseniz onu da takip ediniz:
https://twitter.com/LibreOfficeTurk

Kategoriler
Genel Pardus

Microsoft’un ÅŸeytani Secure Boot kelepçesinin tezahürü

Bazı tehlikeleri önceden bilsek de gerçekleÅŸene kadar -ve hatta ucu bize deÄŸene kadar- bu tehlikeleri “sanal” sayar ve yüzleÅŸmeyeceÄŸimizi düşünürüz…

Secure Boot Bilgisayarınıza GNU/Linux, BSD veya başka bir işletim sistemi kurmanızı engelleyecek!
Secure Boot Bilgisayarınıza GNU/Linux, BSD veya başka bir işletim sistemi kurmanızı engelleyecek!

Secure Boot bir tehlikeydi ve Secure Boot özelliÄŸine sahip Windows 8’li bilgisayarların raflarda yer almasıyla ülkemiz pazarında da esir bilgisayarları raflara koyarak hayatımıza maalesef girdi.

Secure Boot ne diye hatılatmak gerekirse, Secure Boot Microsoft’un Windows 8 için getirdiÄŸi “sözde” bir güvenlik gerekliliÄŸi olarak bilgisayar üreticilerine dayatılan bir kısıtlama. Bu kısıtlama ile özel anahtarlara sahip olmayan hiçbir iÅŸletim sistemini bilgisayarınıza kurup baÅŸlatamayacaksınız. Yani kiÅŸisel tercihinize saygı duyulmadan, size sunulanı dayatılanı alabileceksiniz. Özgür yazılım kuramayacaksınız! Tüketici tercihlerini geride bıraktım, hapisane dayatmasından farksız bir durum.

Bilgisayarlarınız sizindir ve bilgisaranıza ne dilerseniz onu kurma hakkınız vardır!

Bu sepeple secure boot’a karşı özgür ayzılım Vakfı 2011 yılında bir imza kampanyası baÅŸlatmıştı (henüz imzalamadıysanız mutlaka imzalayın), Özgür Ilgın günlüğünde yer vermiÅŸti biz de Özgürlükİçin ve Pardus-Linux.org‘da haber yapmıştık. Ayrıca ben de Ä°mzalamayan bizden deÄŸildir demiÅŸtim.

GeçtiÄŸimiz gün Google+’da Necmettin Betiger’in günlüğünde yazdığı “Windows 8 Güzel mi?” baÅŸlıklı yazısını gördüm ve okudum. Burada aldığı dizüstü bilgisayara “Kubuntu” kuramadığından bahsediyordur.

Bunu duyunca “Eyvah!” dedim, sanırım tehlike ile o an yüzleÅŸmiÅŸtim ve artık o gerçekti. Benim de bir dizüstü bilgisayar almaya ihtiyacım var ve maÄŸaza raflarındaki bilgisayarlar artık benim için alınamaz durumdalar.

Hadi ben seçici olacağım ve piyasadaki Secur Boot özelliği olmayan daha eski bir modeli bulmaya çalışacağım. Peki ya yarın?

Bilgisayarlarını özgür yazılımla tanıştıracak insanlar bunu maalesef gerçekleştiremeyecek.

Düşünsenize, bilgisayarınız var ve siz Linux/BSD veya başka bir işletim sistemi kuramıyorsunuz, sizi birileri kısıtlamış;

  • Kısıtlama sebebi: Güvenlik.
  • Bu kısıtlamayı yapan: Dünyanın en çok güvenlik zaafiyetine sahip iÅŸletim sistemini üreten ÅŸirket.
  • Kısıtladıkları ise: En güvenli iÅŸletim sistemleri.
  • Bu kısıtlama ne saÄŸlıyor: Piyasada tekel gücü

Sizce bu mantıklı mı?

-Bazı dağıtımlar Microsoft ve diğer sayısal imza şirketleri ile çözümlere gitmekte- fakat bu kabul edilebilir değil. Hiçbir kimse bu şekilde bir kilit sahibi olmamalı.

Bu saatten sonra ne yapılabilir ki diye karamsarlığa kapılmadan, ne yapabileceÄŸimizi düşünmek lazım. Secure Boot’un çok uzun süre böyle bir hegemonyayı sürdürebileceÄŸini sanmıyorum. Bir ÅŸekilde çözülecek, fakat en önemlisi bu iÅŸin yasal olarak; tüketicilere haksızlık ve haksız rekabet olarak deÄŸerlendirilmesi ve bir daha böyle bir ÅŸeyi dayatmaya kalkışılmamasını saÄŸlamak diye düşünüyorum.

Avrupa Komisyonu’nun rekabet davası sebebiyle Microsoft’a kestiÄŸi rekor ceza gibi Secure Boot’a karşı da bir ceza gelebilir diye umuyorum.

Ãœlkemizde de bu özelliÄŸe karşı bir hukuksal giriÅŸim veya yasal bir düzenleme olsa keÅŸke. Ben yine de fırsat bulduÄŸumda, dilim döndüğünce bu Secure Boot hakkında, Rekabet Kurumu‘na ve diÄŸer mercilere yazılı ÅŸikayette bulunacağım. Size de öneririm.

Mutlu günler.

Kategoriler
LibreOffice Pardus Tezim

Bir Tezin Hikayesi…

Yüksek Lisans tezimi Pardus üzerinde tamamen özgür yazılımlar kullanarak yazmıştım. Tezimin hikayesini Özgürlükİçin E-Dergi’nin 34. sayısı için kaleme almıştım. 

Birilerine faydası dokunur diye -en azından arama motorları ve paylaşım kolaylığı açısından- günlüğüme de aktarmak istedim. Belki bu sayede özgür yazılımla üretmek isteyen birkaç kiÅŸiye daha ulaÅŸmış olurum…

Tıpkı baÅŸka bir Dünya’nın mümkün olduÄŸu gibi, özgür yazılımla da üretmek mümkün! Hem de tahmin etmeyeceÄŸiniz kadar kolay ve nitelikli ÅŸekilde…

Bir Tezin Hikayesi

Tezim - Avrupa Birliği'nde Yoksullukla Mücadele ve Türkiye'nin Uyum Sürecindeki Yeni Uygulamalar
Tezim - Avrupa Birliği'nde Yoksullukla Mücadele ve Türkiye'nin Uyum Sürecindeki Yeni Uygulamalar

Pardus, kiÅŸisel kullanımın dışında, kiÅŸisel üretim için de barındırdığı özgür üretim araçları ile bu gibi ihtiyaçlarımızı karşılamakta oldukça baÅŸarılı bir GNU/Linux dağıtımı. Bundan yaklaşık 4 yıl önce, 2007 yılında, Yüksek Lisans eÄŸitimine baÅŸladım. Ä°stanbul Ãœniversitesi’nde tamamladığım lisans eÄŸitimimden sonra, yüksek lisans eÄŸitimi için de tercihim yine okulum oldu. Avrupa BirliÄŸi Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eÄŸitimine baÅŸladıktan birkaç ay sonra Pardus ile tanıştım.

Aslında özgür yazılımla tanışmam ve özgür yazılım kullanma isteğim, biraz daha geriye gidiyor. Lisans eğitimim sırasında Firefox ve OpenOffice.org kullanmaya başlamıştım. Öğrencilik, ekonomik koşullar ve genel kabul görmüş “korsan yazılım” kültürü, bilgisayarımın işletim sistemi ve ofis yazılımı tercihimi, zoraki ve bilinçsiz bir şekilde, korsan yazılımdan yana kullanmaya itmişti. Lisansın son yılında tanıştığım OpenOffice.org, benim için bir dönüm noktası oldu. Okulda verilen ödevleri yaparken, emeğimi korsan bir yazılım üzerine dökmek beni içten içe rahatsız etmeye başlamıştı. Emek veriyordum, fakat bu emeği ortaya döktüğüm yazılımı kullanarak emek hırsızlığı yapıyordum ayrıca. Özgür değildim ve bu nedenle yaptığım çalışmalarda bu beni rahatsız ediyordu. OpenOffice.org ile tanıştığımda, Windows işletim sistemi üzerinde kullansam da, biraz rahatlamıştım ve çok daha rahat çalışabiliyordum. Lisansta çok ödevim olmasa da, yüksek lisansın başlangıcında bütün çalışmalarımı OpenOffice.org üzerinde yapmaya başlamıştım.

Aynı yıl Pardus 2007 yavaÅŸ yavaÅŸ tanınmaya baÅŸlamıştı. Birkaç forumda Pardus hakkında birkaç yazı okumuÅŸtum, ama denemeye pek cesaret edememiÅŸtim doÄŸrusu. Bilgisayarımda Linux kullanabilmek aslında çok daha gerilerden gelen bir fantazimdi. Fakat o zamana kadar bilgisayar dergilerinden gördüğüm kadarıyla, konsol komutları sabit disk biçimlendirme iÅŸlemleri ve metin tabanlı kurulum beni çok ürkütmüştü. Pardus hakkında biraz okuyunca, Pardus’un getirdiÄŸi kolaylıklar ve son kullanıcı hedefi ve en önemlisi Türkiye’de geliÅŸtiriliyor oluÅŸu beni cesaretlendirdi.

Pardus ile tanıştıktan sonra kısa süre içerisinde Pardus’a alıştım. Halihazırda tanışmış olduÄŸum özgür ofis yazılımı OpenOffice.org ile araÅŸtırmalarımı, ödevlerimi halletmeye baÅŸladım. Özgür ofis yazılımının yanında, esas olarak kullandığım iÅŸletim sisteminin de özgür olması ile yukarıda bahsettiÄŸim rahatsızlık duygusu ve kısıtlanmışlık hissi kayboldu. Özgür bir platformda çalışıyor olmak, insanlığın ortak emeÄŸi ile sanki bana kiÅŸisel olarak bir ÅŸeyler üretmem için sunulmuÅŸ bir fırsat gidiydi. Çok rahatlamıştım ve üretme hevesim çok fazlaydı. Åžimdi bile özgür yazılımın kiÅŸisel üretim için sunduÄŸu imkanları görünce aynı hisse ve ÅŸevke kapılıyorum. Sanki birileri bana sistem burada, araç burada, sen yeter ki üret diyor. Daha açıklayıcı olmak gerekirse, Mahmut Tuncer’in dile getirdiÄŸi gibi, ÅŸeker var, un var, yaÄŸ var ne duruyorsun yaklaşımı diyebiliriz.

Temel sisteme ve üretim araçlarına “özgürce” ve bir bedel olmadan sahip olduktan sonra, bu temelde kendi adıma bir şeyler yapmak bana haz vermeye başlamıştı. Bunların farkına vardığımda ise kendi kendime “Yüksek Lisans tezimi tamamen Pardus üzerinde yazabilir miyim acaba, nasıl olur ki?” diye sormaya başladım. Bu soruma “Evet, bunu yapabilirim, ben özgür bir işletim sistemi üzerinde Tezimi özgürce yazabilirim, insanlığın ortak bilgi birikimi bu imkanları bana sunduktan sonra ben neden özgür bir tez yazamayayım ki?” cevabını vermem uzun sürmedi. Ders yılı boyunca ödevlerimi ve çok olmasa da araştırma çalışmalarımı Pardus üzerinde sürdürdüm.

Ders yılını tamamlamamım ardından, malum ülkemizin işsizlik sorunu, ve diğer özel nedenler dolayısıyla yüksek lisans eğitimimin ilk tez yılını boş geçtim diyebilirim. Zaten lisans eğitimim de de benzer nedenlerle çok iyi bir öğrencilik dönemi geçirememiştim. Tez konumu belirlemem ve en önemlisi bu konuda çalışmaya başlamam bir hayli sürdü. İş bulmamın ardından, ekonomik olarak güvenceye kavuşmam, bu sayede evlenerek hayatımı sevdiğim insanla birleştirmeme vesile oldu. Bu gelişmeler, ülkemizde bir lüks olarak algılanan yüksek lisans eğitimini tamamlamak için bana güç verdi.

Tez Yazmaya BaÅŸlamak…

Ä°lk bölümde anlattığım hikaye kısımının ardından konunun özüne dönelim… Bir akademik çalışma olan yüksek lisans tezi; belirli ÅŸekil ÅŸartlarına sahip, akademik ölçüler ve gereklilikler doÄŸrultusunda hazırlanması mecbur olan yazılı çalışmalardır. Tezinizi daktiloda yazabileceÄŸiniz gibi, modern teknolojiyi kullanarak bilgisayar üzerinde de yazabilirsiniz. Ben modern bir üretim seçeneÄŸi olan bilgisayarı seçtim.

Bilgisayar üzerinde bir tez yazmanız için temelde bir kelime işlemciye ihtiyaç duyarsınız. Bu kelime işlemci gelişmiş bir kelime işlemci olabileceği gibi konsol tabanlı bir metin editörü de olabilir. Bu konuda Pardus üzerinde alternatiflerini şunlar olabilir:

  1. Basit metin editörü(ör. konsol tabanlı, Kwrite, Gedit vb)

  2. Ofis yazılımları-Kelime İşlemci(ör. OpenOffice.org/LibreOffice, Kword, AbiWord vb)

  3. LaTeX editörü(ör. Lyx, Kile, Tex, Texmaker vb)

Bu seçeneklerden üçüncüsü olan LaTex konusuna kısaca deÄŸinmek gerekirse; LaTeX akademik çalışmalar için oluÅŸturulmuÅŸ bir belge hazırlama sistemidir. Genelikle fen bilimleri ve matematik alanında kullanılsa da sosyal bilimler alanında da yoÄŸun olarak kullanılmaktadır. Ãœlkemizde de birçok üniversite bu alanlarda çalışmaların LaTeX üzerinde yapılamasını tavsiye emekte ve bunun için yönerge ve rehberler yayınlamaktadırlar. Latex akademik çalışmaların dışında, kitap ve diÄŸer çeÅŸitli belgeleri yazmak için de kullanılmaktadır. LaTeX belgelerinin kağıt ortamında en iyi çıktıyı verdiÄŸinin de altını çizmeyi ihmal etmeyeyim. LaTeX konusunda daha fazla bilgi için ilgilenen arkadaÅŸlar Google, PardusWÄ°ki ve Özgürlükİçin.com’da arama kutucuÄŸuna LaTeX yazıp detaylı bilgi edinebilirler.

LibreOffice Özgür Ofis Yazılımı
LibreOffice Özgür Ofis Yazılımı

Benim bu seçenekler arasındaki tercihim Kelime Ä°ÅŸlemci’den yana oldu. Bu seçimi yapmamın nedeni ise o güne kadar az çok hakim olduÄŸum bir yazılım olması ve bu yazılımların diÄŸer seçeneklere göre bana daha kolay kullanılabilir gelmesiydi. Bu karar basit gibi görünse de, özellikle LaTeX ile kıyaslanınca zor bir karardı.

Yardımcı yazılımlar…

Tezimi yazacağım platforma karar verdikten sonra işler benim için biraz daha kolaylaşmıştı. Bundan sonra sıra tez çalışmam için ihtiyacım olan yardımcı yazılımları belirlemekteydi.

Tezim için temel oluşturabilmek için birçok makale ve kitap okumam gerekiyordu. Bu makale ve kitaplar basılı ortamda olduğu gibi elektronik ortamda da bulunmaktaydı. Elektronik ortamda bulunan kitap ve makaleler genellikle PDF ve ofis dokümanı biçimindeydi. Ofis dokümanlarının üzerinde çalışmak kolaydı, fakat PDF biçimindeki belgelerde çalışmak o kadar kolay değildi.

Bildiğiniz gibi PDF biçimindeki dosyalar, ya metin halindedir ya da salt görüntü halindedir. Metin halindeki PDF belgelerininden metini seçebilir ve ofis belgelerine aktararak üzerlerinde çalışabilir not alabilirsiniz. Fakat görüntü halindeki PDF dosyaları üzerinde çalışmak hiç kolay değildir. Windows platformunda bu dosyaları okumak için kullandığınız Adobe Reader yazılımı ile bu dosyaları sadece görüntüleyebilirsiniz. Oysa Pardus üzerinde gelen belge görüntüleyici Okular size bu belgeler üzerinde çalışmak için mükemmel araçlar sunmakta.

Okular - Özgür Belge Görüntüleyici
Okular - Özgür Belge Görüntüleyici

Okular’ın size sunduÄŸu en önemli özellikleri, PDF dosyaları içerisinde yer imleri koymak, önemli yerlerin altını çizmek, buraları serbest biçimde iÅŸaretlemek ve not almak olarak sayabilirim. Salt görüntü halindeki PDF dosyaları üzerinde not alabilmek, ve çalıştığınız bütün PDF dosyaları üzerinde aldığınız notları ve yer imlerini tek pencereden görebilmek, bu notlara hızlıca ulaÅŸabilmek mükemmel bir ÅŸey! Okular ile bir PDF dosyası açın ve F6 tuÅŸuna basarak neler yapabileceÄŸinizi kendi gözleriniz ile görün derim!

Ben Okular belge görüntüleyicisinin yanında, Okular’a göre çok daha hızlı olan bir belge görüntüleyici olan Evince yazılımını aslında daha fazla kullandım. Okular nedense birkaç belge ile aynı anda çalışırken, özellikle görsel olarak zengin belgelerde performans düşüklüğü yaratıyor. Evince ile PDF dosyalarını çok daha hızlı ve kolay görüntüleyebiliyorsunuz.

KNotes- KDE Masaüstü Notları
KNotes

Belge görüntülemenin dışında, çok önemli bir ihtiyaç ise not tutmak. Pardus üzerinde gelen masaüstü notları çok iÅŸe yarıyor. Notlarınızı daha organize olarak tutmak isterseniz, Basket yazılımı tam sizlik. Bir diÄŸer alternatif ise notlarınızı bir ofis belgesinde tutmak. Ben bu üç yöntemi de kullandım. Hızlı notlar için KNotes masaüstü notlarını, planlama için Basket’i ve kontrol için ise ofis belgelerini not tutmak için kullandım.

Biraz ileri teknoloji…

Belge yazmak, görüntülemek, not almak temel düzeydeki yazılımlar ile baÅŸarılabilecek iÅŸlerdi. Ama araÅŸtırma sürecini daha hızlandırmak için biraz ileri teknolojiye ihtiyaç duymaktaydım. Bilgisayarımdaki kayıtlı tüm belgelerin içine tek tek girmek, sayfalarca belge arasında bir kavramı aramak, bu iÅŸin nasıl olacağı doÄŸrusu kafamda bir soru iÅŸaretiydi. Google’de arama yapmak bildiÄŸiniz gibi bilgisayar yerelinde arama yapmaktan çok daha kolaydı. Ama benim bilgisayarımda topladığım belgelerin içeriÄŸinde de arama yapabilmem gerekirdi.

Nepomuk - Semantik Masaüstü Aracı
Nepomuk - Semantik Masaüstü Aracı

Bu noktada devreye ileri teknoloji ürünü olan Nepomuk ve Strigi servisi girdi. Belgelerimi tuttuÄŸum dizini Nepomuk ve Strigi servisine indekslettirdim. Nepomuk sayesinde bu dosyalara etiketler koydum, iÅŸime ne kadar yaradığına göre ise dosyaları 5 yıldız üzerinden oyladım. En önemli kısım olan dosya içeriÄŸinde arama iÅŸlemini ise Strigi ile hallettim. Dolphin’de arama kutucuÄŸuna aramak istediÄŸim kelimeyi yazdığımda bu dosya adında ve içeriÄŸinde o kelimeyi içeren bütün belgeler karşıma çıktı. Bu sayede araÅŸtırma sürecim çok hızlandı. Onlarca dosya ve binlerce sayfa arasından bir kelimeyi, bir terimi daha kolay olamazdı doÄŸrusu.

Zotero, Çok Büyük İhtiyaç!

Zotero - Yeni nesil Araştırma Aracı
Zotero - Yeni nesil Araştırma Aracı

Tezlerin şekil şartlarına tabi olduğunu belirtmiştim. Bu şartlardan en önemlisi ise tezlerde kullanılan dipnotlar ve kaynakça kısımlarının bulunması. Tezi yazarken yararlandığınız onlarca kaynağı doğru şekilde belirtmelisiniz ve doğru biçimde tezinizde yer vermelisiniz.

Tez yazarken kullandığım OpenOffice.org(ve daha sonra LibreOffice yazılımı), dipnot ve kaynakça konusunda kendi iç araçlarına sahipti. Bu araçlar maalesef tıpkı Microsoft Office Word yazılımındaki gibi bu alanlarda zayıftı. Öntanımlı olarak gelen dipnot ve kaynakça biçimlendirmesi kişiselleştiremiyor ve toplu hale kontrol edilemiyordu, aynı zamanda geriye dönüp bu girdileri düzenlemek ise hiç kolay değildi. Basit olarak zamanınız var ise manuel dipnot girişi ve kaynakça oluşturabilirsiniz. Bunun yanı sıra çevrimiçi hizmetleri kullanarak bu ihtiyacınızı giderebilirsiniz.

Maalesef bu yöntemlerin hiçbiri bana makul gelmedi. Bu konuda araştırma yaparken, belki de tezim için en önemli araç olan Zotero ile karşılaştım.

Zotero, akademik alanda çalışan insanlar için bulunmaz bir nimet! Sundukları ile sizi çok büyük sıkıntılardan kurtaran mükemmel bir uygulama.

Firefox candır!
Firefox candır!

Zotero temelde bir Firefox uygulaması. Ofis yazılımız ile iletişim kurup bilgisayarınızdaki veya internette gezinirken karşılaştığınız bir eseri kütüphanenize almanızı, akademik biçemde olarak kaynak gösterebilmeniz için gerekli bilgileri kolayca girerek bu kaynakları elinizin altında tutabileceğiniz bir uygulama. Zotero sadece bununla sınırlı kalmayarak, araştırma yapanlar, kitap, belge, kılavuz yazanlar için bulunmaz nimetler sunuyor. Zotero ile araştırma yapmak, kaynak toplamak ve kütüphane oluşturmak çok kolay.

Zotero’nun sunduÄŸu imkanlar bununla da sınırlı kalmıyor. SunduÄŸu ücretsiz üyelik servisi ile, kütüphanenizi, notlarınızı ve dosyalarınızı(100MB’a kadar ücretsiz) Zotero sunucusu ile eÅŸleÅŸtirebiliyorsunuz. Bu sayede tez çalışmalarınıza internete baÄŸlı olan herhangi bir bilgisayardan da devam edebiliyorsunuz. Bu servisin saÄŸladığı en önemli özellik ise, veri güvenliÄŸi. Düşünsenize, çalışmanızda kullanmak için yaklaşık 100 eserlik bir kütüphane oluÅŸturdunuz, hepsinin eser adından tutun, basım yılı, yayınevi çevirmeni gibi gerekli bilgilerini yazdınız. Ya bilgisayarınıza bir ÅŸey olursa, ya bunca veri ve veri bilginiz giderse, ya bilgisayarınız çalınırsa? Zotero, sizin için bu senkronizasyonu otomatik olarak yaparak sizi büyük bir sıkıntıdan kurtarıyor.

Zotero’yu kısaca tanıttıktan sonra, Zotero’yu Pardus üzeridne nasıl kullanılacağına deÄŸineyim. Zotero dediÄŸim gibi bir Firefox eklentisi, Zotero’yu kendis sitesinde kolayca indirip yükleyebilirsiniz. Zotero’yu Firafox’a kurduktan sonra, yapılaması gereken önemli bir iÅŸ kalıyor. Zotero ve Kelime Ä°ÅŸlemci’yi birbirine baÄŸlamak. Bunun için, Zotero’nun kendi sitesinden kelime iÅŸlemciniz için uygun eklentiyi bulup kuruyorsunuz (http://www.zotero.org/support/word_processor_plugin_installation) Pardus 2011 için Zotero 2.1 ve Zotero 2.1 için OpenOffice.org/LibreOffice eklentisini seçebilirsiniz. Bu eklentileri kurduktan Firefox yeniden baÅŸlayacak ve yeni bir pencerede Zotero yapılandırma ekranı ile karşılaÅŸacaksınız. Hiçbir ekstra ayar yapmadan “İleri” düğmesine tıklayarak kurulumu tamamlayabilirsiniz. LibreOffice programını açtığınızda araçlar çubuÄŸunuzda Zotero araç çubuÄŸunu göreceksiniz. Pardus 2009 üzerinde nasıl kurulum yapılacağı konusunda ise PardusWiki’deki Zotero maddesine bakabilirsiniz.

Zotero araç çubuÄŸunu, çok basit bir kullanıma sahip. Sadece 7 tane düğmeye sahip bu düğmeler sırasıyla; BaÅŸvuru(Dipnot) ekle, BaÅŸvuru(Dipnot) Düzenle, Kaynakça(Bibliyografya) ekle, Kaynakça(Bibliyografya) düzenle, Yenile ve Zotero alan kodunu temizle. Daha kolay bir menü olamazdı doÄŸrusu… Eser Bilgilerinizi Firefox üzerinde oluÅŸturun, internette gezerken eser toplayın, tek tıkla bunları dipnot olarak ekleyin, tek tıkla kaynakça oluÅŸturun, tek tıkla bütün belgelerinizi güncelleyin.

Bir belgede Zotero düğmelerine ilk kez tıkladığınızda size belgenizde hangi dipnot ve kaynakça sitili kullanmak istediÄŸinizi soracaktır. Öntanımlı olarak dünyada yayıgın olarak kullanılan Modern Language Association, Harvard Reference Format, American Sociological Association, Chicago Manual of Style gibi birçok biçim karşınıza çıkmakta. EÄŸer okulunuz bu biçemleri öneriyorsa listeden seçip hemen atıf yapmaya, dipnot koymaya ve kaynakça oluÅŸturmaya baÅŸlayabilirsiniz. Fakat benim okulum gibi okulunuz bu biçemler dışında bir biçem istiyorsa yapabileceÄŸiniz iki ÅŸey bulunmakta. Birincisi, Zotero’nun sitesinden ekstra biçimler indirebilirsiniz, binlerce biçim sizin kullanımınız için Zotero Biçim Deposunda(bu adreste http://www.zotero.org/styles ) sizi bekliyor, buradan biçim önizlemelerini de görebiliyorsunuz. EÄŸer ÅŸanslıysanız okulunuzun istediÄŸi biçimi buradan tek tıklama ile (“Install”) kurabiliyorsunuz. EÄŸer istediÄŸiniz biçim burada da yoksa Zotero size bir alternatif daha sunuyor. Bu ikinci seçenekte, kendi biçiminizi kendiniz oluÅŸturabiliyorsunuz. Bu ikinci seçenek için Zotero size bu iÅŸi nasıl yapacağınız konusunda bir belgeleme sunuyor, belgeleme Ä°ngilizce (http://www.zotero.org/support/dev/citation_styles), biraz XML biliyorsanız, diÄŸer stillerden de kopya çekerek kendi stilinizi oluÅŸturabilirsiniz.

Ben, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tez hazırlama yönergesine göre kendi Zotero stilimi kendim oluşturdum. Elimden geldiğince doğru yapmaya çalıştım, bazı yerlerde küçük sıkıntıları olsa da işimi gördü. Bu biçim dosyasını http://bluzz.net/tezim adresi altında bulabilirsiniz.

Zotero konusununda son olarak, Zotero’nun çok güçlü bir araÅŸtırma aracı olduÄŸunun altını tekrar çizmek isterim, kendi sitesinden izleyebileceÄŸiniz tanıtım videolarında da görebileceÄŸiniz gibi, çok yetenekli ve zeki bir araç. Basit düzeyde bireysel kullanımın yanı sıra, bir araÅŸtırma grubunda çalışıyorsanız, ortaklaÅŸa çalışma ve konusunda da araÅŸtırma grupları kurarak veya hazır gruplara katılarak ortak kütüphaneler oluÅŸturup bu kütüphanelerden ve notlarından faydalanabiliyorsunuz. DiÄŸer taraftan Sosyal Paylaşım paralelinde, Zotero kullanan kiÅŸileri ve çalıştıkları disiplinleri(bilim dallarını, ilgi alanlarını) görebiliyorsunuz. ÖrneÄŸin Makine MühendisliÄŸi veya Nöroloji konusunda araÅŸtırma yapıyorsanız, yurt dışında sizinle aynı alanda çalışabilen kiÅŸileri ile Zotero üzerinden iletiÅŸime geçebilir, kaynakça paylaşımında bulunabilirsiniz. Bu da gerçekten bulunmaz bir nimet, özellikle ülkemizde yurt dışındaki kiÅŸiler ile irtibata geçmenin zor olduÄŸunu göz önüne alınca, üretimi ve araÅŸtırmayı paylaÅŸmak Zotero’nun bize sunduÄŸu çok güzel bir imkan.

Son Söz….

LibreOffice Özgür Ofis Yazılımı
LibreOffice Özgür Ofis Yazılımı

Yukarıda bahsettiÄŸim araçlar özellikle Zotero, tez yazım sürecimi inanılmaz kolaylaÅŸtırdı. Zemberek imla denetimi ile tez genelinde yazım denetimi saÄŸladım. OpenOffice.org/LibreOffice Calc ile tablolar, çizelgeler ve grafikler oluÅŸturdum, bunları kolayca Kelime iÅŸlemci içerisinde kopyaladım, ve kelime iÅŸlemci içerisinde de düzenleyebildim. Bazı ham veri, virgülle ayrılmış veri(CSV)’leri çevirmede Gedit’i kullandım. PDF dosyalarını birleÅŸtirmede, kesmede sevgili Fırat Özgül’ün yazmış olduÄŸu Harman yazılımını kullandım. Elbette ara ara yaÅŸadığım sorunlar, hatalar oldu. Sorunları çözmem zor olmadı, hatalar içinse hata kaydı girdim. Hatta bazı iyileÅŸtirme önerilerinde de bulundum. Tezimi yazmaya baÅŸladığımda OpenOffice.org kullanırken, tezimi yazarken yaÅŸanan geliÅŸmeler neticesinde tezimi, LibreOffice kullanarak bitirdim. Bu süreçte LibreOffice yerelleÅŸtirmeleri için çalışmalara katıldım, LibreOffice’in bugün %100 Türkçe bir arayüz ile karşımıza gelmesine katkı verdim, tr.libreoffice.org sitesi için çalışmalarda bulundum.

Tez yazım sürecimde, ne Pardus ne de kullandığım diÄŸer özgür yazılımların hiçbiri beni yarı yolda bırakmadı! OpenOffice.org ara ara çökse de belgelerimi hep kurtardı, LibreOffice’de ise (Knazar deÄŸmesin!) henüz çökme yaÅŸamadım. Bu açıdan Pardus ve üzerinde gelen yazılımlarda emekleri geçenlere çok teÅŸekkür ediyorum.

Tezimi tamamen, Pardus üzerinde, baÅŸka bir platform veya bir araç kullanmadan yazmak benim hayalimdi. Bunu gerçekleÅŸtirebildiÄŸim için çok mutluyum. Pardus’un bir üretim platformu olduÄŸunu sürekli belirtmekteyim. Bilgisayarın sadece internet ve eÄŸlence aracı olmadığını bir üretim aracı olduÄŸunu tekrar belirmek isterim. GNU/Linux’un insanlara sunduÄŸu fırsatlardan yararlanarak benim de kendimce bir ürün ortaya koyabilmem, bunun kabul görmesi beni manevi açıdan çok mutlu etti.

Eğer siz de akademik alanda araştırma yapıyorsanız, bu araştırmalarınızda ve tez çalışmalarınızda Pardus kullanmanızı şiddetle öneririm. Yukarıda bahsettiğim bütün yazılımlar ve size sunduğu ileri teknolojiler ile Pardus araştırma alanında diğer rakiplerinden geride kalmıyor!

Son olarak bu süreçte içimde kalan bir iki husustan bahsedeyim. Birincisi tezimi yazarken kullandığım yazı tipi, tez yönergesine uyun bir seçim yaptım, seçenekler arasından Times New Roman karakterini seçtim, alternatif olarak özgür bir yazıtipi olan Liberation Serif’i seçebilirdim, veya Arial yerine Liberation Sans’da seçimim olabilirdi. Gerek zaman gerekse bu tiplerin döküm alacağım bilgisayarlarda nasıl görüntüleneceÄŸini bilmediÄŸimden bu ÅŸekilde yapmak durumunda kaldım. Ama biraz daha zamanım olsaydı, yazıtipini deÄŸiÅŸik kullanmak isterdim.

İkinci olarak ise, gerek okulumun sitesinde, gerekse YÖK tez bankası ve Tez yönergelerindeki anlatımların tamamı Windows sistemleri üzerinde kullanılacak uygulamalar ile ilgili, biraz zamanım olsaydı bu yönergeleri Linux üzerinde kullanılacak yazılımlar ile değiştirip paylaşmak isterdim. Maalesef bunları yetiştiremedim.

YapabildiÄŸim ÅŸey, modern yazılımlar ve araÅŸtırma araçları ile Pardus’u bir araya getirebilmek ve bununla bir Tez ortaya koyabilmek oldu. Bu sayede Pardus’un araÅŸtırma alanında da kullanılabileceÄŸini ve diÄŸer sistemlerden hiçbir eksiÄŸi olmadığını gösterdiÄŸim düşünüyorum.

Umarım yakın zamanda, Pardus üzerinde hazırlanan diğer tezleri, Pardus üzerinde yazılan kitapları ve eserleri görebiliriz.

Bu yazıya konu olan “Avrupa BirliÄŸi’nde Yoksullukla Mücadele ve Türkiye’nin Uyum Sürecindeki Yeni Uygulamalar” konulu tezimin bu yazı ve e-dergi’nin bu sayısına özel sürümünü http://bluzz.net/tezim adresinde bulabilirsiniz.

Merkalıları için Bağlantılar:

1-Libreoffice (http://tr.libreoffice.org)

2-OpenOffice.org(http://www.openoffice.org.tr)

3-Zotero, (www.zotero.org)

4-Okular, (http://tr.pardus-wiki.org/Okular )

5-BasKet, (http://tr.pardus-wiki.org/BasKet)

6-Knotes, (http://tr.pardus-wiki.org/KNotes)

7-Nepomuk, (http://nepomuk.semanticdesktop.org/)

Kategoriler
Pardus

Pardus, TÃœBÄ°TAK ve Gelecek…

Bugün Özgürlükİçin.com Haberler bölümünde Pardus 1.0’ın yayımlanmasının altıncı yılını haber yaptık. Ä°lk tam kurulabilen Pardus sürümünü olan 1.0’ın üzerinden altı koca yıl geçmiÅŸ, bugün Pardus 2011 var…

Fakat Pardus 1.0.’ın yayımlandığı gündeki geleceÄŸe yönelik büyük umutlar bugün azalmış ve yerini sessizliÄŸin içerisinde kaygı dolu bir bekleyiÅŸe bırakmış bulunuyor.

Tübitak tarafında sürecin nasıl buraya geldiğini merak ediyorsanız, son altı ay içinde yaşanan gelişmeleri birazcık araştırmayla bulabilirsiniz.

Pardus tarafında yaşanan yansımaları kısaca tekrar etmek gerekirse:

  • Erkan Tekman ÅŸu yazısında http://developer.pardus.org.tr/people/tekman/blog/?p=220 şu an yeni personel alınamayacağını belirtmiÅŸ.
  • Pardus’un Tübitak tarafındaki geliÅŸtiricileri projeden birer birer ayrılmakta. Pardus’u bu kadar seven ve inanan insanların projeden böylesine ayrılmaları gerçekten kuÅŸku uyandırıcı. Bu kiÅŸilerin Tübitak’tan ayrılırken imzaladıkları “konuÅŸmayacaklarına dair” taahhütnameler maalesef ayrılanları sessiz kalmaya zorluyor. Bu kiÅŸileri az çok tanıyor oluÅŸum ve yaÅŸanan geliÅŸmeler, sanki bu kiÅŸilerin projeden ayrılmaya bir ÅŸekilde itilmesi. Kafamda ister istemez bir mobbing yapıldığı şüphesi uyanıyor. Ki aldığım bazı duyumlar da bu fikrimi destekler nitelikte.
  • Tübitak ve Bilgem’de yaÅŸanan olaylar ile ilgili Gizem Belen’in kaleme aldığı ÅŸu yazı: http://www.teknokedi.com/tubitaktan-haberler-iyi-degil/ aslında olanı biteni yumuÅŸak hatları ile anlatmakta.
  • Rasat projesinin bir ÅŸekilde sonlandırılması, ve aldığım diÄŸer duyumlara göre mevcut projelerde bütçe ve personel azaltılması gibi geliÅŸmeler son derece kaygı verici.
  • Konu ile ilgili Teknokedi forumlarında bir soru sordum. Mevcut durum ile ilgili daha detayı açıklamaları Ali Işıngör Teknokedi Forumlarında, bildiÄŸi kadarıyla, şöyle yapıyor: http://forum.teknokedi.com/discussion/comment/1175#Comment_1175 
  • Pardus Proje yönetiminden mevcut gidiÅŸat ve gelecek planları ile ilgili bir açıklama yapılmadı henüz. Sanırım konu ile ilgili konuÅŸulması, bu yeni yapılanma sürecinde kurum tarafından istenmiyor.
  • GeliÅŸtiricler tarafından tek açıklama, Pardus ekibine neler oluyor sorusu üzerine oluÅŸan yoÄŸun merak üzerine Ozan ÇaÄŸlayan tarafından ÅŸu ÅŸekilde yapıldı: http://lists.pardus.org.tr/pardus-kullanicilari/2011-December/069377.html Kendisi kiÅŸisel bu cevabında deÄŸiÅŸim sürecinin devam ettiÄŸini ve Pardus için çalışmaya devam edilmesi gerektiÄŸini söyledi. “Keep Calm and Carry On
  • Benim kiÅŸisel görüşüm ise olayların boyutunun biraz daha büyük oluÅŸu.

Daha önce sevgili Server Hoca, Sezai ve Ali Erkan Ä°MREK‘in yazılarında bu yukarıdaki hususlar ışığında Pardus’un geleceÄŸi üzerine kaygılar dile getirildi.

Özetle, kiÅŸisel görüşüm iÅŸlerin pek de yolunda gitmediÄŸi yönünde…

Peki ne olacak? Bildiğim kadarıyla çoğu kişinin kafasında iki farklı senaryo mevcut:

  1. Pardus Projesi sona erdirilecek
  2. Pardus’un bireysel sürümü sona erdirilirken yola Kurumsal Serisi ile devam edilecek.

Benim kafamdaki kendi adıma yaşayacağım senaryo ise şu:

  • Pardus projesinin devamı için mücadele edilecek!

Evet, Pardus’un devam etmesi, yaÅŸaması için mücadele edeceÄŸim. KonuÅŸtuÄŸum arkadaÅŸlarımla bu kararlı ÅŸekilde bu mücadeleyi sürdürmek yönünde hemfikiriz.

Pardus ölmemeli, hiçbir ÅŸekilde de ölüme mahkum edilmemeli. Pardus’u ve özgür yazılımı seviyorsak bunun için mücadele etmeliyiz.

Mücadele etmeliyiz, çünkü;

  • Özgürlükİçin mücadele etmek gerekir,
  • Kullanmanın ön koÅŸulu yaÅŸatmaktır,
  • Pardus, bu ülkede insanları özgür yazılımla tanıştıran en büyük güçtür, özgür yazılımın amiral gemisidir,
  • Pardus çok büyük bir projedir, hedefleri ile kıyaslandığında henüz daha yolunun başındadır, Pardus uzun vadeli bir projedir, yarı yolda bırakılamaz,
  • Pardus’un ülkemiz açısından önemi ÅŸudur; Bağımsızlık ve bilgiyi iÅŸleme özgürlüğü,
  • Pardus yüksek ekonomik getirisi olan bir çözümdür, verdiÄŸimiz vergilerin asla bizim olmayacak ürünlerin lisanslarına gitmesi, saÄŸ duyulu ve ülkesini seven vatandaÅŸların kabul etmemesi gereken bir durumdur,
  • Pardus ile bu ülkede teknoloji üretilmektedir, genç mühendislerimiz istihdam edilmekte ve yerli giriÅŸimcilerimiz bu yapıda iÅŸ modelleri kurabilmektedir,
  • Fatih gibi büyük kapsamlı bir projede bugün Pardus bir alternatif olmuÅŸsa, bu göz ardı edilip hafife alınacak bir konu deÄŸildir, bu özgür yazılımın potansiyelinin ispatıdır,
  • Bugün Fransız mallarının boykot edilmesi gündemde, yarın Alman, Ä°talyan, Japon, Amerikan malları boykot edilebilir veya bu ülkeler bize arz kesintisine gidebilir. Bugün Renault marka otomobilleri boykot edebilme lüksü bu ülkede var mıdır? Ãœlkenin yöneticileri Fransız arabalarına binmekte. Devrim arabalarını kenarda tutun. Daha geniÅŸ ölçekte, bugün bütün devlet yapısı Microsoft ÅŸirketinin kapalı kaynaklı yazılımlarını kullanmakta, yarın ne olacağını bilebilir misiniz? Bilgi güvenliÄŸinin ne kadar ciddi bir konu olduÄŸu ortadadır.
  • Bugün, hükumet yerli otomobil için özel sektörü sıkıştırmakta ve maalesef olumlu dönüş alamamakta. Kayseri’de yerli otomobil için “tek silindirli” motor modelleri yapılmaya çalışılmakta… Sizce de biraz geç olmadı mı? Devrim arabalarını yine bir kenarda tutun.
  • Bugün F-16’ların kapalı kaynaklı yazılımları, dost düşman iÅŸaretlemesi vb gibi konular nedeniyle gündeme geldi. Kayseri Tayyare Fabrikasını kenara not alın. Özellikle Ä°srail ile yaÅŸanan gerilim sonucu bu yazılımların kodları  epeyce bir meblaÄŸ verilerek alındı. Sizin olmayan kodlar, sizin olan uçaklardan daha kıymetli hale geliyor. Bilgiye hakimiyet konvansiyonel silahlara hakimiyetten daha deÄŸerli, bu bir kez daha ispat edildi,
  • Bilgi çağında en önemli güç bilgiyi iÅŸleyebilme, bu iÅŸleme imkanını saÄŸlayabilme fırsatıdır. Pardus bu nedenle çağında yerli otomobilden daha büyük bir öneme sahiptir.
  • Pardus bu ülkenin emeÄŸidir. Ä°nsanlığın ortak üretimine bu ülkenin paydasıdır.
  • Pardus, bugüne kadar Dünya çapında son derece olumlu eleÅŸtiriler almış ve gururumuzu kabartmıştır. Aynı zamanda özgür yazılım konusunda dünyada konuÅŸulan prestijli bir örnek olmuÅŸtur.
  • Pardus’un yaÅŸaması özgür yazılımın gücünün göstergesidir. Pardus’un ölümü ise, hem Türkiye’de hem de Dünya’da özgür yazılım için çok büyük bir enkazdır, prestij kaybıdır. Altından kalkmak, bir kez daha denemek mümkün olmayacaktır,
  • Pardus canlıdır, Pardus’u seven onbinlerce kiÅŸi onu canlı kılar. Onu ortadan kaldırmak, sevenlerinin yüreÄŸini yaralayacaktır, kimse sevdiÄŸi bir ÅŸeyi kaybetmek istemez, buna razı gelmez,
  • Pardus, devlet tarafından desteklenmektedir, vatandaÅŸlarının kullanımına sunulduÄŸu için kamusal yarar söz konusudur, ayrıca lisansı itibarıyla bir kamu malı sayılır. Pardus kullanıcıları olarak, dolaylı olarak bir kamu hizmeti almaktayız, tıpkı diÄŸer kamu hizmetleri gibi, bu hizmete talep vardır, ve kesilmesi bir kamu hizmetinin kesilmesinden farksızdır,
  • Pardus bu ülkenin bir fırsatıdır. Pardus, Devrim arabalarının kaderiyle yüzleÅŸirken, buna sessiz kalmak vebali altından kalkılabilecek bir ÅŸey deÄŸildir. Pardus tarihin sayfalarına gömülürse, bunu yaÅŸayan bir kuÅŸak olmak, bir özgür yazılımseverin vicdanında bir yara olacaktır. Ben bu yarayı taşımak istemiyorum!

Ben gecenin bu vakti, dağınık da olsa mücadele için “kendimce” haklı gerekçelerimi saymaya çalıştım. Åžu anda Pardus’un sona ereceÄŸi, adının deÄŸiÅŸeceÄŸi veya yapısının deÄŸiÅŸeceÄŸi ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamakta.

Elimden geldiÄŸince durumu özetlemeye çalıştım. Daha fazla sessiz kalmayı kabullenemedim. Bekleyip görmek, belki biraz daha saÄŸduyulu olmak daha makul olabilirdi ama atalarımız ne demiÅŸ; “Görünen köy, kılavuz istemez.”

Topluluk olarak kendimizi zor bir kışa hazırlamamız gerekiyor. Çünkü bu sefer gerçekten “Kış Geliyor”…

Mutlu günler.

Kategoriler
Pardus

ÇaÄŸrışım…

Şunlar size neyi çağrıştırıyor:

  • Bireylerin bilgiye eriÅŸim ve bilgi iÅŸleme imkanı
  • Kamunun bilgi iÅŸleme imkanı
  • Bilgi teknolojilerinde istihdam ve teknoloji üretimi
  • Tasarruf
  • Güvenlik
  • Özgürlük
  • Bağımsızlık
  • Sürdürülebilirlik

EÄŸer yukarıdakilerin sizdeki çaÄŸrışımı “Özgür Yazılım” ise, lütfen önümüzdeki dönemde ülkemizin özgür yazılıma olan ihtiyacı üzerine yazın. Bolca yazın ve paylaşın, hatta mümkünse bu görüşlerinizi devletin karar mercilerine iletin.

Özgür yazılımın faydalarını toplumumuzun alışılageldik kanıksamasıyla -gidilmeyen ama bilindik bir yol tarifi gibi- arka planda bırakmayalım, farkındalığı elimizden geldiÄŸince –her gün– biraz daha artırmaya çalışalım.

Buna şimdi çok ihtiyacımız var.

Mutlu günler

Kategoriler
Genel

Fatih Projesi: Yolu Pardus ve Özgür Yazılımdan Geçenlere ÇaÄŸrım – 1

Fatih projesi konusuna aylardır farklı bir sessizlik içerisinde bulunuyoruz. Birçok kişinin süreci bildiğini varsayıp giriş kısmını kısa tutmakta fayda var.

Türkiye’nin belki de dünyanın en büyük biliÅŸim hamlelerinden biri sayabileceÄŸimiz Fatih projesinde iÅŸletim sistemi olarak Pardus kullanılmasını hepimiz istiyoruz. Gelinen bu noktada elimizde yayınlanan ÅŸartnameler artık mevcut- (->Bknz)

Teknik ÅŸartnamede:
1.10. Etkileşimli tahta bilgisayarı ve arabirimleri Windows ve Linux (Pardus) son sürümlerine uyumlu olmalı ve sürücüleri temin edilmelidir.

ve
2.39.6. İşletim sistemi Microsoft Windows ve Pardusun son sürümü yüklü olacaktır.

maddelerinde gördüğümüz üzere Etkileşimli(Akıllı) tahtalarda Windows ve Pardus işletim sistemi yüklü olacak.

Bu Türkiye’de Pardus ve özgür yazılım adına ne bir zafer ne de bir maÄŸlubiyet. Fakat bu ÅŸartname bu haliyle gösteriyor ki Bu derece önemli bir projede hala kapalı kaynaklı yazılımlara bağımlı kalmışız ve biz üzerimize düşeni yeteri kadar yerine getirememiÅŸiz.

***

Bildiğiniz üzere bu konuda bir kamuoyu oluşturmak için şimdiye kadar arada kalan çalışmalar yaptık. CeBIT Bilişim Eurasia 2011 Fuarında Pardus ile çalışan akıllı tahta ve tablet bilgisayarın sunulması birçoğumuza umut verdi.

Peki geç mi kaldık? Hayır geç kalmadık, doÄŸru kamuoyu için hala zamanımız var. Türkiye’de özgür yazılıma gönül vermiÅŸ insanların üzerine düşeni yerine getirmesi için hala zamanımız var!

Bu projede Pardus kullanılması, sadece Türkiye için deÄŸil özgür yazılım adına dünya çapında bir öneme sahip. Tercihin sadece Pardus’tan yana yapılması, herkes adına büyük bir zafer anlamına gelecek.

CeBIT fuarında yakalanan rüzgar maalesef bu konudaki son ÅŸansımız ve bir kamuoyu oluÅŸturmak için en doÄŸru zaman. Öyle ki bu fırsatı ya ÅŸimdi deÄŸerlendiririz, ya da kapalı kaynaklı yazılımlara karşı hayatımızda aldığımız en büyük maÄŸlubiyeti alırız. Bu en büyük maÄŸlubiyet çünkü, koskoca bir nesli özgür yazılımla tanışmaktan mahrum bırakacağız. Ãœlkemizde üretilecek teknolojileri ve ülkemizin insan kaynağını geliÅŸtiremeyeceÄŸiz. Microsoft’un bu zaferi sadece ülkemizde deÄŸil Dünya çapında örnek olacak ve baÅŸka ülkelerin de bilgi bağımsızlığına zarar vermiÅŸ olacağız.

Bu derece büyük bütçeli bir proje, belki de Dünya’da Linux ve özgür yazılımın geliÅŸmesi için en büyük itkiyi saÄŸlayacak. Ãœlkemizdeki özgür yazılım iÅŸ modellerinin çıkış noktası olacak, genç yazılımcılarımız istihdam edilecek, destek çevre birimleri vb belki de yılların hayali ekosistem bu iÅŸ ile canlanacak.

Bu olmazsa ne olacak, hiç birşey, kapalı kaynak teknolojilere bağımlı bir projeye milyar dolarlar akacak, ve projenin ömrü boyunca bu maliyetler olacak. Vergilerimiz  asla bizim olmayan ve bizim insan kaynağımızı bırakın, insanlığın bilgi birikimine fayda vermeyen kar odaklı yazılım kartellerine gidecek. Hiç bir şey değişmeyecek, distribütörler, teknoloji ithalatçıları, çok yüksek saat ücreti ile gelen yabancı sistem uzmanları yine bu ülkede para kazanırken, bizim üretken yazılımcılarımız işsiz gezecek, oldukları noktada kalacak ve bu koca şirketin afiyetle yediği büyük pastanın kırıntılarından faydalanmak için sırada bekleyecek.

Keza, donanım üreticilerimiz kapalı teknolojiler nedeniyle, en fazla ham işçilik sunacak, kendi çözümlerinde lisans bedellerinden dolayı rekabet gücü azalacak, teknoloji üreten kişileri istihdam edemeyecek çünkü bir sahiplenip geliştirebileceği bir teknoloji olmayacak, en iyi ihtimalle yabancı bir üreticinin ürünlerini lisanslı üretecek, yani fasonculuk yapacak.

Bu bu konudaki ilk çağrım,

Geç de kalmış olsak, geri dönülemez bir noktada deÄŸiliz. Yolu Pardus’tan ve özgür yazılımdan geçen herkese sesleniyorum,

Fatih projesinde Pardus kullanılması için elinizden geleni yapınız! Yazınız, çiziniz, anlatınız! Bu davayı sahipleniniz, bu sadece Pardus’un deÄŸil özgür yazılımın davası. Bir ÅŸekilde Pardus ile yollarınızı ayırmış olabilirsiniz, ama bu davada susmak, özgür yazılıma ve özgür yazılımın kaderine ihanettir. EÄŸer bir arpa kadar bile katkı verebiliyorsanız bunu vermekten kaçınmayın!

Bu fırsat bir kez daha gelmez, bu devri yaÅŸayan insanlar olarak -ne olmuÅŸsa – ne olursa olsun aklın yolu bir ve durmamız gereken yer bir. EÄŸer bu konuda elimizden geleni ortaya koymazsak, vebali Türk özgür yazılım camiasınadır. Mücadele edip kaybedebiliriz, ama mücadele etmeden kaybettiÄŸimizde kendinizi hala özgür yazılım dostu olarak tanıtabilecek misiniz?

Bugün Türkiye’de dağınık da olsa çok büyük bir kamuoyu yaratabilecek büyüklükte bir camia var. Hali hazırda vatandaÅŸlarımızın da bu konuya bakışı pozitif.

Bu konu LKD sohbet listelerinde ve Pardus-Camia listelerinde tartışılıyor. Gelin hep birlikte tartışalım ve bu konuda bir duruş belirleyip harekete geçelim. Herkes elinden geleni yapsın. Başaramazsak da en azından iyi mücadele etmiş olalım. Yarın geriye baktığımızda hayıflanıp utanmayalım! Kaybedeceksek de en iyi şekilde kaybedelim.

***

Bu konu ile beraber, yolu Pardus’tan geçenlere iki çift sözüm var. Ohloh’da gördüğüm kadarıyla (ne kadar tam bilemiyorum ama) Pardus kod tabanına bugüne kadar 136 kiÅŸi katkıda bulunmuÅŸ. Bu kiÅŸilerinden bugün projeye katkı vermeyenlere sesleniyorum, bu önemli zamanda lütfen geride durmayın. Gelin hem kamuoyu oluÅŸturma çalışmalarına katılın, hem de her ÅŸeyi geride bırakarak -yapabiliyorsanız- Pardus’un geliÅŸimine katkı verin, olmadı en kötü bugzilla’da ÅŸimdiki aktif geliÅŸtiricilere destek olun. Pardus’un yumuÅŸak karınlarını yok etmek de sizin elinizde. Hiç olmadı gelin Camia listesinde 2 kelam edin.

Bugün sosyal medyada rastladığınız #pardus ve fatih mücadelesi, sizin emek ve gönül verdiğiniz hayalleri savunmaya devam ediyor. Bunun siz olmadan yapılması mümkün değil.

Bugüne kadar onca emek verdiniz. Bugün bu emeğinize sahip çıkma zamanı!

***

Bu çaÄŸrımın sonuna gelirken ÅŸunu özellikle belirtmek isterim. Bu konuda bir ÅŸey yapmazsanız ne olur? Bir ÅŸey olmaz, Serdar Ortaç’da bu konuda bir ÅŸey yapmıyor, hayatı da kariyeri de gayet güzel. Yarın dönüp geriye baktığınızda bu önemli mesele için Serdar Ortaç kadar katkı vermiÅŸ olursunuz en kötü 🙂

Ben kendimi bu meseleye Serdar Ortaç’dan daha fazla katkı vermiÅŸ, mücadele etmiÅŸ olarak hatırlamak istiyorum! Siz de öyle yapın!

Serdar Ortaç

Mutlu günler

Kategoriler
Pardus

Ä°kinci Wiki SeferberliÄŸi

PardusWikiBirinci Wiki Seferberliği çağrısı %100 başarı ile tamamlanarak birçok insanın zor bir hedef olduğunu düşündüğü bir işi iki hafta gibi kısa bir sürede tamamlamakla kalmadı, bu çağrıdaki 49 madde dışında sayısız katkıyla içeriğini zenginleştirdi, çok büyük bir başarıya ulaştı.

Rakamlarla ifade etmek gerekirse, bu süre zarfında PardusWiki‘ye tam 82 yeni madde eklendi, 50 yeni katkıcı aramıza katıldı ve 2.000’i aÅŸkın katkıda bulunuldu. Bu derece güçlü bir ivmeye kavuÅŸan PardusWiki, maddelerin kalitesi ve Google’da birçok maddenin tek kaynağı haline gelmesiyle de diÄŸer birçok büyük dağıtım Wiki’sinin önüne geçti. Daha somut konuÅŸmak gerekirse, Gentoo ve Mandriva’nın Ä°ngilizce Wiki’lerinin önünde, Fedora Wiki’sinin ise epey gerisindeyiz :)..

Birinci Wiki SeferberliÄŸi’nde oluÅŸturulan maddelere buradan ulaÅŸabilir ve topluluk tarafından nasıl güzel bir iÅŸ çıkarıldığını kendi gözlerinizle görebilirsiniz.

Pardus kullanıcısı olan sizleri, Birinci Wiki SeferberliÄŸi çaÄŸrımızda belirttiÄŸimiz gibi Pardus ve özgür yazılım konularında PardusWiki‘yi eÅŸsiz bir baÅŸvuru kaynağı haline getirmek ve Türkçe İçerik & Belgelendirme konularındaki eksikliÄŸimizi gidermek amacıyla, Ä°kinci Wiki SeferberliÄŸi’ne katılmaya çağırıyoruz.

Ä°kinci Wiki SeferberliÄŸi’nde bayrağı bir adım daha öteye götürerek, Pardus üzerinde kullanılan temel yazılımların tümünün belgelendirilmesini hedefliyoruz. Ä°lk seferberlikte bu hedefin yarısını gerçekleÅŸtirmiÅŸ olmamızdan aldığımız cesaretle, bu kez ikinci çaÄŸrımızı yapmaktayız. PardusWiki’ye yapacağınız katkıların, Pardus’a ve Türkiye’de özgür yazılıma verebileceÄŸiniz en önemli katkılardan biri olacağını tekrar vurgulayalım.

Henüz Oluşturulmamış Maddeler

AÅŸağıda hazırlamış olduÄŸumuz listeden katkı verebileceÄŸiniz maddeleri seçip, üzerine tıklayarak yazmaya baÅŸlayabilirsiniz. Pardus ve diÄŸer özgür yazılım projeleri için hayati önem taşıyan PardusWiki‘ye tüm kullanıcılarımızı davet ediyoruz.

Ayarlar

GeliÅŸtirme

Ofis

Sistem