Kategoriler
LibreOffice

LibreOffice’den haberler…

Aslında uzun uzadıya yazacak çok ÅŸey var ama zaman olmadığından kısa kısa derlemek en iyisi…

  • TDF LibreOffice’in Android sürümü için ihaleye çıkıyor: BilindiÄŸi üzere epeyce bir zamandır LibreOffice’in Android sürümü için çalışmalar yürütülmekteydi. Bu çalışmalar sıfırdan bir uygulama yazmanın zorluÄŸu ve LibreOffice camiasının bu konuda yeteri kadar donanımlı ve platforma hakim katkıcıları olmadığı için ağır aksak ilerlemekteydi, temel belge görüntüleyicisi üzerinde Smoose vb gibi ÅŸirketlerin sponsorluÄŸunda biraz ilerleme kaydedilmiÅŸse de temek çerçeve oluÅŸturma meselesi istenilen hızla ilerlemedi. Bu yüzden The Document Foundation LibreOffice’in Android sürümün temel çerçevesini oluÅŸturmak ve üzerine temel özellikleri inÅŸa etmek için ihaleye çıkma kararı aldı. Bu ihale ile Åžubat 2015’de temel düzenleme özellikleri çalışır halde bir Android uygulamasına kavuÅŸmak hedefleniyor. Ä°hale duyurusunu ÅŸuradan okuyabilirsiniz. Türkiye’den de bu ihaleye katılmak isteyen ÅŸirketler olursa çekinmeden baÅŸvursunlar derim.
  • TÃœBÄ°TAK’ın yazılım uyum sorunları yaÅŸanmayacak olan bilgisayarlarda LibreOffice ve Pardus kullanılması ile ilgili bir genelge yayımladığını duyduk. Detaylarını öğrenmek için bu genelge ve hedeflenen bilgisayar sayısı gibi rakamlara ulaÅŸmak için ilk fırsatta bir giriÅŸimde bulunacağım. Bu bilgiler ile güzel bir göç haberi hazırlayabilir ve küresel olarak da duyurabiliriz.. Åžayet bu yazıyı okuyan yetkili varsa, bilgileri temin ederse çok daha iyi olur. Bu tür göçler bizim için önemli, hele TÃœBÄ°TAK gibi bu konuda yıllardır bir ÅŸekilde öncülük etmeye çalışan bir kurum için gecikmiÅŸ bir karar. Åžahsi görüşüm ise daha önce de dediÄŸim gibi, yazılımı sadece kullanmak deÄŸil, üretimine de katkıda bulunmak gerekir, bu sebeple TÃœBÄ°TAK’ın olması gereken yer kurumsal kullanıcıdan öte TDF Tavsiye Kuruluna üye olmak ve/veya LibreOffice geliÅŸtiricisi istihdam etmek… Türkiye’deki kullanım ve Türkçe için yapacak çok ÅŸey var…
  • Ãœyesi bulunduÄŸum TDF’nin Ãœyelik Komitesi seçimleri yapılıyor. Bu seçimde aday oldum. Seçim duyurusu ÅŸurada ve adaylık için öz tanıtımım da ÅŸurada. SeçileceÄŸimi sanmıyorum ama vakıfta görev almak ve seçimlerin daha zengin olması için aday oldum.
  • LibreOffice konferansı bu yıl Bern’de gerçekleÅŸtirildi. Ãœlkemizden geçen yılki konferansa katılmış olan Efe Gürkan Yalaman bu yıl da GSoC öğrencisi olarak Bern konferansına katıldı. Detaylarını günlüğünde yazar diye tahmin ediyorum. Konferansla ilgili haberleri gezegenden ve sunum ve diÄŸer içeriÄŸi ise konferans sitesinden okuyabilirsiniz.
  • Önümüzdeki yıllardaki LibreOffice konferansını Türkiye’de gerçekleÅŸtirmek için sevgili Volkan Evrin niyetli… LKD öncülüğünde bu organizasyona ev sahipliÄŸi yapabiliriz diye düşünüyorum ama organizasyon iÅŸi benim pek becerebileceÄŸim bir ÅŸey deÄŸil. BaÅŸvuru vs süreçlerde elimden geleni yaparım. Ama organizasyonun maddi/manevi ve lojistik kısımları ile ilgili durumlar nasıl olur bilemiyorum. DediÄŸim gibi anladığım ÅŸeyler deÄŸil.

Haberler böyle… LibreOffice’in özgür yazılım dünyası için ne kadar önemli olduÄŸunu söylemekten sıkıldım, tamam ofis yazılımına katkı vermek kolay deÄŸil ve sıkıcı bir alan diye düşünülebilir ama sahip çıkmadan da olmuyor. Bu nedenle özellikle eli kod tutan ve zamanı olan özgür yazılım severleri LibreOffice’e katkı vermeye çağırıyorum.

Mutlu günler.

Kategoriler
Genel LibreOffice

Nerelerdeyim, neler yapıyorum…

Son yazımı yazalı epey bir zaman geçti. Yazmadıkça yazmıyor insan… Devamlılık gerektiren her eylem gibi yazmak da zor kazanılan ve çabuk kaybedilen bir alışkanlık.  Tabi bir de baÅŸka bir faktör var o da zaman… Yorgunlukla mücadele edebiliyor insan ama zaman ile mücadele edip daha fazlasını kazanmak çok ama çok zor.

İşyerinde  son altı aydır çok yoğun bir dönem geçirmekteyim . Gündüz yoğunluğu nöbetini akşamın yorgunluğuna ve boşvermişliğine devretmekte, ben ise kendimi hoyratça bu dar boşluğa bırakmaktayım.

Hobiler, sosyal yaşam, planlar ve hayalcilik gibi boş zamanını harcadığım faaliyetlerim de çok iyi gitmiyor haliyle. Bu güçlükle en çok yer ayırdığı konu olan özgür yazılım ve son iki yıldır LibreOffice ile ilgili şeylere de bakamıyorum gibi gibi görünse de asgari oranda bakabiliyorum diyebilirim. Yeni bir şey katmasam da olanı muhafaza etmeye gayret ediyorum. Sadece ben değil, gördüğüm kadarıyla birçok arkadaş da benzer bir atalet içerisinde.

İşte bu çerçevede ne yaptık ne ettik dersek şöyle bir liste ile durumu özetlemeye çalışayım:

  • LibreOffice’in yeni sürümü olan 4.3 duyuruldu. Sürüm notlarına ÅŸuradan bakabilirsiniz.
  • MazoÅŸist ıstırabımızın keyifli aralarından biri olan çevirilerini yetiÅŸtirebildik. Arayüz %99.9 seviyesine ulaÅŸtı. Bu çevirilerde sevgili Ayhan Yalçınsoy ve her zamanki gibi yaşı ve verdiÄŸi emeÄŸi en büyük olan -bu kısımda utanmaz gerekiyor- sevgili Necdet Hocamız büyük çaba gösterdiler. Ben de elimden geleni yapmaya çalıştım ama çeviri zamanımın büyük kısmını yeni Microsoft Office Excel iÅŸlevleri ve Calc iÅŸlevlerinin çevirilerini yeknesaklaÅŸtırmaya harcadım. Bununla ilgili ayrıca bir tablo da yapmıştım. Onu da güncellemem gerekiyor.
  • Bu 4.3 sürümün notlarında da adım geçiyor çok şükür. KK(QA) çalışmaları çerçevesinde 5 adet hatayı çözüldü iÅŸaretledim bu sayede adım sürüm notlarına geçti. Yeni kayıtlar girdim. Åžimdiye kadar toplamda 44 hata kaydı girmiÅŸim. Bu sürüm öncesi Türkçe yerlerini ilgilendiren bir tanesi var ki önemliydi, çözüldü(TeÅŸekkürler Eike).
  • Küresel pazarlama listesinde LibreOffice 4.4 için bir öneri sundum: Ä°ÅŸletmeler için daha iyi bir LibreOffice sürümü olsun dedim, iÅŸletmeler için çözülmesi iyi olacak hata kayıtlarına yoÄŸunlaÅŸmayı önerdim. Bu konuda uzun bir tartışma olmasına raÄŸmen net bir çizgi çizilmiÅŸ deÄŸil fakat konferans gündemine alınması da benim için mutluluk verici.
  • TDF üyeliÄŸimi yeniledim. Ãœlkemizden tek üye benim.
  • Zemberek çok eskidi, Linux sürümleri üzerinde performans sorununa ek olarak tam olarak nedenini bulamasam da güncel Ubuntu 14.04 üzerinde çalıştıramadım. Bazı paketlerde sorun var sanırım… Bu konuda biraz daha araÅŸtırma yapmak gerekiyor. Åžayet diÄŸer Linux dağıtımlarında da benzer sorun yaÅŸanırsa TÃœBÄ°TAK’ın çalışmayan bir Zemberek ile nasıl bir ofis deneyimi sunacağını merak etmiyor deÄŸilim. Zemberek’i kaybedersek önce TÃœBÄ°TAK düşünsün!
  • Yine Zemebrek demiÅŸken, gözümüz yollarda Zemberek 3’ü bekliyoruz fakat geliÅŸmesi ne yazık ki pek kolay olmuyor, sevgili Ahmet A. Akın’dan baÅŸka bu iÅŸe elini bulaÅŸtıran yok. Yine burada iÅŸ Zemberek’in hamisi TÃœBÄ°TAK’a düşüyor…
  • TÃœBÄ°TAK demiÅŸken Micheal Meeks LibreOffice 4.3’ün kaputunun altında neler olduÄŸunu yazdığı yazısında, LibreOffice’e kod katkısı veren kuruluÅŸ iliÅŸikli kiÅŸiler grafiÄŸi yayımladı. Ä°deal tabloda TÃœBÄ°TAK imzalı geliÅŸtirici veya “o yeni modelde” TÃœBÄ°TAK’ın hizmet aldığı Türk yazılım ÅŸirketleri olmalıydı…Hala yok, beklemiyoruz da…
Kuruluşa göre kod gönderim grafiği
Kuruluşa göre kod gönderim grafiği
  • Yukarıdaki grafikle ilgili ÅŸunu da söyleyeyim, Suudi Arabistan Kral Abdülaziz Bilim ve Teknoloji Åžehri(KACST) dahi The Document Foundation Danışma Kurulu’na üye oldu da TÃœBÄ°TAK hala olmadı… Kod dahi gönderiyorlar… Arapça ve saÄŸdan sola yazılan diller ile ilgili çok güzel geliÅŸmeler bu sayede oldu
  • Foruma birkaç kiÅŸi hariç ilgi düşük, wiki Allah’a emanet…
  • Topluluk olma adına çok aÅŸama kaydedemedik. Hiç yoktan iyi ama baÄŸlarımızı güçlendirmek adına bir hafta sonu Ä°stanbul’da bir toplantı yapalım diyorum. Detayı planı ile ilgili fikir alış veriÅŸi için e-posta listemize ilk fırsatta bir ileti göndereceÄŸim.
  • Kod katkısı olarak sevgili Efe Gürkan Yalaman bu yıl da GSoC’a katıldı, Åžablon Yöneticisini iyileÅŸtirecek ama sesi soluÄŸu çıkmıyor pek…
  • Türkiye’de özgür yazılıma olan ilgi ve katkı çok iyi seyretmiyor, haliyle LibreOffice’e de pek ilgi yok… Onca yazı yazdık, kod katkısı verin, Andorid sürümüne geliÅŸtirici olun diye ama önemsiz iÅŸlere bulaÅŸmayan kod okur yazarlarımızın dikkatini çekemedik maalesef.

Velhasıl-ı kelam, ölmesek de sürünmeye devam ediyoruz, bireysel yük ile 5-10 kişi çeşitli alanlarda dağınık zamanlarda katkı vermeye devam ediyoruz. Her alanda katkıcıya ihtiyacımız var. Bekleriz.

Mutlu günler.

PS: Bu yazıya tablette baÅŸladım, telefonda devam ettim ama fiziki klavyesiz olmuyor…

Kategoriler
Genel LibreOffice

Freedomsponsors.org: Destek olun & Harçlık Kazanın

Özgür yazılımın gönüllü katkıcıların emekleriyle oluÅŸturulduÄŸunu elbette hepimiz biliyoruz. Yazılım geliÅŸip büyüdükçe de sunucu, dernek, özel emek gerektiren iÅŸler vb çeÅŸitli maliyetler de ortaya çıkıyor. Bu maliyetler de gönüllülerin bağışlarıyla veya özgür yazılım üzerine iÅŸ yapan ÅŸirketler veya bazı vakıf ve kamu kurumlarının desteÄŸiyle karşılanmakta…

Linux çekirdeÄŸi veya LibreOffice gibi büyük özgür yazılım projelerinde bu maliyetler elbette çok daha büyük oluyor ve bunlar büyük sonsorların desteÄŸiyle karşılanmakta. Örnek verirsek, Linux Vakıfı’nın devasa sponsorları ÅŸurada: http://www.linuxfoundation.org/about/members LibreOffice’in ise “büyük” sponsorları benzer bir ÅŸekilde “Danışma Kurulu -Advisory Board” altında görülebilir:
https://www.libreoffice.org/about-us/advisory-board/

LibreOffice Danışma Kurulu‘nda yer almak, bu ÅŸirketlere iÅŸ yaptıkları ekosistemin ihtiyaçlarına göre LibreOffice’in seyri ve geliÅŸmesinde söz sahibi olma hakkı tanıyor. Elbette yıllık belli bir ücretle ÅŸirketler ve kurumlar bu kurula katılabiliyor. Kurulun ücretleri tam zamanlı geliÅŸtirici saÄŸlama ve çalışan sayısına göre deÄŸiÅŸiyor. Detayları burada görebilirsiniz: https://wiki.documentfoundation.org/TDF/Advisory_Board

Kurulda dikkat çekmek istediÄŸim King Abdulaziz City for Science and Technology (KACST). Bu kurumu Suudi Arabistan’ın TÃœBÄ°TAK’ı olarak kabaca tanımlayabiliriz. LibreOffice’in geliÅŸmesine ve Arabistan’da kullanılımı üzerine epeyce iÅŸ yapıyorlar. LibreOffice’in Arapça sürümüne ve soldan-saÄŸa yazılan dillere yönelik yazım desteÄŸi ve iyileÅŸtirmeleri bu kurum sayesinde oldu diyebiliriz. Bnkz:
http://blog.documentfoundation.org/2013/06/25/the-document-foundation-welcomes-a-new-member-of-the-advisory-board-king-abdulaziz-city-for-science-and-technology-kacst-of-saudi-arabia/

Ben TÃœBÄ°TAK’ın da LibreOffice Danışma Kurulu içierisinde yer alması gerektiÄŸini düşünmekteyim. Kurumsal pazarı hedefleyen bir Linux dağıtımın iÅŸ modelinde temel teÅŸkil eden bir bileÅŸen olan LibreOffice’in geliÅŸimi iÅŸ modelinin de saÄŸlıklı ilerlemesi ve sorunları birincil elden çözülmesi gibi çok önemli faydalar saÄŸlayan çok büyük bir avantaj. Ben TÃœBÄ°TAK yönetiminde olsam kesinlikle bu kurula TÃœBÄ°TAK’ı dahil ederdim… Yıllık ücretler çok görünmesin, gerçekten edilen tasarrufun yanında bu tutarlar para deÄŸil.

Kısa bir giriÅŸ yapmak istemiÅŸtim ama yine kaptırdık. Yukarıda yazdıklarım baÅŸka bir yazının ana konusu olsun ve konuya geri döneyim…

****

Yukarıda kabaca özgür yazılımın mali tarafını anlatmaya çalıştım. Gelin görün ki bir tepeden yönetim ve istihdam modeliyle de yapılamayan bazı ÅŸeyler var. Bunlar aslında özgür yazılımın ilerlemesinde yenilikçiliÄŸi temsil eden ÅŸeyler. ÇoÄŸunlukla iyileÅŸtirmeler ve yeni özellikler kullanıcılar tarafından talep edilmekte ve geliÅŸtiricilerin başının etini yiye yiye onların ilk uygun zamanlarında yapılmayı beklemekte…

Özellikle gönüllü geliÅŸtiricilerin sürekli boÅŸ zamanı olmadığı ve kendi istekleri dışında(veya baÄŸlı olduÄŸu organizasyonun iÅŸ listesi dışında) özgür yazılımda sürekli bir sorumluluÄŸu olmadığının bir kez daha altını çizmek istiyorum. Tabi birçoÄŸunun da ya öğrenci ya da serbest çalışan(freelancer) kiÅŸiler olduÄŸunu da hatırlatayım…

Onlarca özelli isteği ve az bir iş gücü denklemindeki çözümsüzlük için işte tam burada Freedomsponsors.org devreye giriyor.

Freedomsponsors.org
Freedomsponsors.org

Freedomsponsors.org, özgür yazılımdaki genel bağış mantığından farklı olarak, iş ve çözüme yönelik bağış mantığını benimseyen, belirli bir iş, bir hata için gönlünden ne koparsa destek olarak geliştiricileri motive etmeyi amaçlayan ve sonuç olarak da özgür yazılımın gelişmesine katkı sağlamaya çalışan bir aracı site.

Çalışma mantığı çok basit, herhangi bir özgür yazılım projesindeki bir geliÅŸme için – genellikle o yazılımın hata takip sistemine girilmiÅŸ bir hata kaydını temel alarak- bireylerin “ÅŸu iÅŸi halledin ben ÅŸu kadar lira benden, helali hoÅŸ olsun” diyerek vaad ettikleri bağışların söz konusu iÅŸin/hatanın çözülmesi üzerine hatayı çözen kiÅŸiye ödenmesi ÅŸeklinde…

GüzelliÄŸi ise, hem istek sahibinin gönlünden kopan küçük bir miktarla kiÅŸisel olarak beklentinin gerçekleÅŸmesi, hem de hatayı çözen kiÅŸinin – büyük ihtimalle geçimini saÄŸlamak için zorlanan bir kiÅŸi veya ailesinin yükünü hafifletmeye çalışan bir öğrenci oluyor bu- bu emeÄŸinin karşılığında para kazanması.

Buradaki sponsorlu iş listesine baktığınızda genellikle ürünün normal gelişimine ek olan özellikler olduğu için işin doğasını bozmayan ve destekleyici bir yapı karşımıza çıkıyor.

Freedomsponsors.org ile ilgili daha önce bizim camiada pek yazılı bir ÅŸey görmemiÅŸtim. Google+ üzerinde sanıyorum Anıl Özbek ve Emir Yâsin Sarı‘nın konuyla ilgili girdileri vardı…

Ben de bugün bu iÅŸe dahil olayım dedim ve LibreOffice ile ilgili ilk sponsorluk kaydımı girdim. Söz konusu kayıt, LibreOffice’de deÄŸiÅŸiklikleri izlerken deÄŸiÅŸiklikleri kısmi kabul özelliÄŸinin kazandırılmasıyla ilgili bir hata kaydım üzerinden yaptım. Bu özellikle editörler ve ÅŸirketlerde birlikte çalışan kiÅŸilerce ihtiyaç duyulan bir iyileÅŸtirme. Bu özelliÄŸin kazandırılması için ben 20 USD’lik bir sponsorluk kaydı girdim:
http://freedomsponsors.org/core/issue/429/

LibreOffice ile ilgili mevcut kayıtları -başarılı olanlar- ve açık teklifleri şuradan görebilirsiniz: http://freedomsponsors.org/project/149/LibreOffice#/LibreOffice

Freedomsponsors.org adresinde sadece LibreOffice yok, Xorg’dan tutun, Linux çekirdeÄŸine, Scribus’a kadar onlarca özgür yazılım projesi yer almakta.

Eğer sizin de istediğiniz bazı özellikler/çözülmesi için fazladan emeğe ihtiyaç olan hata kayıtları varsa, bu platformda sponsor olmanızı öneririm. sadece bireysel olarak değil, çalıştığınız şirketin ihtiyaçları için de buradan sponsor olabilirsiniz. Ki cömert sponsor kayıtları genellikle bu yazılımları iş modellerinde kullanan şirketler tarafından girilmiş.

Freedomsponsors.org sitesinin kullanımı çok basit, üye oluyorsunuz, para ödemek için bir PayPal hesabına ihtiyacınız var. Åžayet bir kredi karınız varsa PayPal‘e üye olmak 5 dakika bile sürmüyor(ben de ilk kez üye oldum, kolaymış gerçekten). Ayrıca yeni elektronik para birimi Bitcoin ile de ödeme yapıp ödeme alabiliyorsunuz.

Freedomsponsors.org sitesindeki kayıtlı projeler şurada:
http://freedomsponsors.org/project/ Kayıt gireceÄŸiniz proje bu listede yoksa hiç merak etmeyin dilediÄŸiniz özgür yazılım projesini kolaylıkla kayıt edebiliyorsunuz.  Sitenin genel kullanımı çok kolay…

Sitede sponsorluk dışında, Kickstarter(topluluk fonlaması) özelliÄŸi de mevcut. Siteyi bu amaçla da kullanabilirsiniz. Site iÅŸleyiÅŸ maliyeti olarak sponsorluk ödemelerinden küçük bir komisyon almak dışında ek bir maliyet çıkarmıyor… Detayları siteden alabilirsiniz.

Çağrım iki taraflı, hem geliştirme isteyen kişiler ve şirketlere, hem de ek gelire ihtiyacı olan öğrencilere. Gelin bu platformda özgür yazılıma destek olun. Öğrenciler ve serbest çalışanlar siz de hem özgür yazılıma katkı verin, hem de  ek gelir kazanın!

Mutlu günler.

Konu dışı: LibreOffice’in resmi twitter hesabı açıldı, takip ediniz:
https://twitter.com/LibreOffice


LibreOffice Türkiye topluluğumuzun hesabını henüz takip etmediyseniz onu da takip ediniz:
https://twitter.com/LibreOfficeTurk

Kategoriler
Pardus

Pardus; PiSi ve diğer teknolojilerine küçük bir not

Pardus çok şeye sahipti!
Pardus çok şeye sahipti!

Bu güzel cumartesi sabahı yapacak o kadar iÅŸim varken, dün saÄŸlam kapattığım bilgisayarımın bir kez daha sorunlu ÅŸekilde baÅŸlamasıyla, Pardus’u ve tüm getirdiÄŸi güzel teknolojilerinin kıymetini bir kez daha bildim.

Hoş sadece bugün değil, ayda en az 3-4 sefer yaşadığım sorunlar zaten hep bu ahımı dilimde tutuyor.

Çok fazla bilgisayarı kurcalamayan, ihtiyaçları basit olan bir kullanıcı için sorun yaÅŸamak ve insani çözümleri uygulamak eskiden hiç zor deÄŸildi…

Komik olan ne biliyor musunuz, sabit diskimde birkaç Linux dağıtımı olmasına raÄŸmen ÅŸu an tek doÄŸru düzgün çalışanı Pardus 2009.2…

Pardus’un getirdiÄŸi teknolojilere “Ne gerek vardı, bunlar zaten var” diyenlerin Pardus kullanmadığınan bir kez daha emin oldum. PiSi ve onun yapılandırması sistem ile ne güzel ahenk içerisindeymiÅŸ, elinde ÇoMaR’ın Tasma’sı ile Kaptan YALI’dan demir alıp ne güzel yol alıyormuÅŸ özgür yazılım sularında…

Yahu, bu kadar basit, güzel ve en önemlisi saÄŸlam bir yapı var iken, açılış ve kapanışta kendi kendisini bozan bir yapının tercih edilmesi ne kadar yanlış bir karar…

Bu sabah sebebinin ben olmadığım saçma sorunları çözmeye çalışırken çok yoruldum ve sıkıldım. Bir türlü anlayamadığım *.deb paketlerinin ve sisteminin ne kadar karmaşık, çürük ve güvenilmez olduğunu bir kez daha gördüm.

Pardus teknolojilerinin TÜBİTAK tarafından çöpe atılması çok yanlış bir karar, bunu bir kez daha tekrar etmiş olayım.

Elbette *deb ve bu paket sistemine baÄŸlı dağıtımlar tatminkar ve ilerlemeye devam ediyor. Milyonlarca insan tarafından kullanılıyor… Fakat daha iyisi elimizdeyken neden kötüsünü tercih ederiz ki? Kim Mercedes’den inip Ford’a binmeyi tercih eder ki?

TÜRKİYE BİLİMSEL ve TEKNOLOJİK ARAŞTIRMA KURUMU, ismi ile beklenen vazife, yeni teknolojiler üzerine çalışma yapması, eski teknolojileri alıp kullanmak için bu kuruma bence ihtiyaç yok. Önceki yazılarımda[1] [2] [3] [4] da belirttiğim üzere, bunu başka kurumlar yapabilir.

Åžimdi çıkıp bir harici sabit disk alacağım… Sonrasında da belgelerimi yedekleyip bir kez daha yeniden kurulum yapacağım…

Buradan, Pardus’a sahip çıkıp bir ÅŸekilde devam ettirmeye çalışan Pardus-Anka ekibine de selamlarımı gönderiyorum. Umarım iyi yol alabilirler.

Bknz:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Pardus_(i%C5%9Fletim_sistemi)#Pardus_projeleri –
http://www.pardus.org.tr/anahtarpardus.html (!)

1- https://blog.bluzz.net/debian-pardus-seckisi-2012-3rc1-diye-bir-sey-gordum/
2- https://blog.bluzz.net/pardus-isbirligi-cagri-toplantisi-uzerine/
3- https://blog.bluzz.net/pardus-danisma-kurulu-ve-pardusun-sonu/
4- https://blog.bluzz.net/pardusun-yeni-yol-haritasi-ve-gelecek-donem/

3

Kategoriler
Pardus

Debian Pardus Seçkisi 2011.3RC1 diye bir şey gördüm.

Yeni Pardus’un Debian tabanlı olduÄŸu ile ilgili daha önce yazmıştık. Bu “Yeni Pardus”un sadece “Kurumsal Sürüm” olduÄŸunu düşünüyordum. 1 – 2 - 3

Özgürlükİçin.com forumlarında  ve sevgili CoÅŸkun AktaÅŸ’ın Camia listesinde attığı mesajda gördüğüm üzere http://lists.pardus.org.tr/pardus-camia/2012-August/000946.html 2011.3 RC1 diye adlandırılan Debian seçkisi(?) Pardus KDE dışında diÄŸer masaüstü ortamlarıyla da sunulmuÅŸ. (Adrese artık eriÅŸilmiyor sanırım)

Daha önce de bir çok kiÅŸinin defalarca yazdığı gibi, aslı Debian olan bu çalışmanın Pardus olarak adlandırılması doÄŸru deÄŸil. Ben orasında deÄŸilim iÅŸin…

Benim asıl söylemek istediÄŸim; TÃœBÄ°TAK yönetiminin doÄŸru yolda olmadığıdır. Danışma Kurulu hala bir resmiyet kazanmamış, resmiyeti beklemeden hiç bir fikir ve temasta bulunmadan, bir özgür yazılım projesinde camiadan katkı almadan… Daha da kötüsü, ne kodu ne de hata takip sisteminde bileÅŸeni olmadan ve testi yapılmadan bir özgür yazılım projesi yönetilmeye çalışılmakta.

Kapalı kapılar ardında birilerine Debian’ı Pardus diye sundurmak. Ki kimler yapıyor, nasıl bir iÅŸ modeliniz var diye sormuyorum artık. Çünkü duyduklarım ve baÅŸkalarından duyduklarımın kesiÅŸiminde yalanlar var… Beni de ilgilendirmiyor aslında…

Bu özgür yazılım deÄŸil! Bu iÅŸ böyle olmaz! Dışarıdan da böyle bir modele ben kendi adıma ne olursa olsun katkı vermem söz konusu olamaz. Camia’yı geçtim, Danışma Kurulu’nu yok sayan bir yönetim anlaşıyla TÃœBÄ°TAK bir yere varamaz.

TÃœBÄ°TAK yönetimine, Pir Sultan Abdal’ın “Güzel Aşık Cevrimizi” isimli  eserinden ÅŸu dizelerini yazmak istiyorum:

Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi…

Bu gönüllülük iÅŸi, rıza iÅŸi… Yoksa olmaz…

Bu eserin bestelenmiÅŸ halini dinlemek isteyenler için de şöyle iki baÄŸlantı vereyim: Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın performansı

http://youtu.be/ZLq_m3bOelI

Daha eskilerden Cem Karaca ve KardaÅŸlar

http://www.youtube.com/watch?v=ua85MxYR3-8

Eserin diğer yorumlamaları(Türkü, İlahi ve Burak Kut(!) biçimleri) için tıklayabilirsiniz.

Kategoriler
Pardus

Pardus Danışma Kurulu ve Pardus’un sonu…

Uzun zamandır Pardus ile ilgili bir ÅŸey yazmaktan çekiniyorum. Yazacak hevesim, heyecanım kalmadığı gibi, yapabileceÄŸim bir ÅŸey de yok…

Lakin gelişen olaylar insanı ister istemez yazmak durumunda bırakmakta. En son yapılan basın toplantısında söylenenler üzerine yaşadığım şaşkınlıkla, söylenenlerin takipçisi olunması gerektiğini yazmıştım. Bugün ise gündem Pardus Danışma Kurulu toplantısı.

Masada olmadığımdan ve herhangi bir topluluk sürecinde yer almadığımdan hatta epeydir de Pardus kullanmadığımdan, yazacaklarımı sokaktaki vatandaş olarak yazacağım.

Pardus Danışma Kurulu’nun Ä°lk Toplantısı

Kurulun toplantısıyla ilgili sevgili Sezai[1], Doruk Hocam[2] ve Necdet Hoca[3] gayet güzel ve detaylı yazılar yazmışlar. Toplantı esnasında Sezai’nin twitter yayını ve akÅŸamında telefon görüşmemizle yazılanları da birleÅŸtirerek kendi görüşlerimi, daha doÄŸrusu sorularımı  sıralayayım.

  • Pardus mu yoksa Pardus logolu Debian mı?
Toplantıdan önce, Necdet Hoca’nın gidip tespit etmesiyle Pardus logolu Debian yüklü akıllı tahtaları gördük. DoÄŸrusu bunun hikayesi biraz daha karışık. Şöyle ki; 23-24 Mart’ta yapılan Pardus’un Yarını Çalıştayı’nda gelen yabancı misafirler ve Ahmet Kaplan(ve birkaç kiÅŸi daha) *deb paket sistemi veya Debian türevi veyahut bir Fedora Spin’i gibi bir yol üzerinde adeta kulis yapmaktaydılar. Tarih önemli 23- 24 mart, altını çizelim.
Akabinde yaÅŸanan geliÅŸtirici ayrılıkları, sessizlik bir iki ay sürdü. O arada bir duyum aldım(Sarı çocuk senden) ki Dr. Ahmet Kaplan Pardus’u Debian tabanlı yapacakmış. Duyumdur dedim, bir iki kiÅŸinin kulağına çıtlattım, yok yani teyit gelmedi… Derken çalıştayda konuÅŸulan gibi 0 geliÅŸtirici hedefine varıldı ve yaklaşık 1 ay sonra Hoca’nın paylaÅŸtığı 28 Haziran tarihli fotoÄŸraf karesi:
Pardus Logolu Debian, a.k.a Yeni Pardus
Pardus Logolu Debian, a.k.a Yeni Pardus
Burada tarih önemli, burada sistem kurulum tarihi gösteriliyor sanırım, bu da 15 Nisan tarihi… Åžimdi şöyle basit bir matematik hesabı yaparsak, bu tahtalar yurdun dört bir tarafına dağıtılıyor ve ilk parti pilot okullara dağıtım 20 Åžubat 2012’de baÅŸlamış: http://fatihprojesi.meb.gov.tr/tr/duyuruincele.php?id=14 Pilot okullardaki böyle miydi bilmiyorum ama Çanakkale’ye gelen tabletin ilk Pardus görünümlü Debian olmadığı kesin… Şöyle az biraz geriye alırsak, üretim sürecinde 15 Mart’a geliriz… Ki daha öncesinde bunun  olduÄŸundan şüpheliyim. Yani olay ÅŸu ki:
– Biz o Çalıştay’dayken  Vestel Fabrikasında tahtalara Pardus görünümlü Debian yüklenmekteydi… Öyle midir?
Sorularımı sormadan önce, olayı değerlendirmek isterim:
  • Debian’ı alıp Pardus diye adlandırmak ahlaki(etik demek daha mı kabullenir bir ifade?) bir davranış deÄŸil. Önünde bir engel olmasa bile ahlaki deÄŸil. Sadece bir kandırmaca o kadar.
  • Öyle ki, yarın LibreOffice’i alıp TürkOfis veya KamuOfis adında dağıtmaktan ne farkı var. Buyrun yolu da göstereyim, ÅŸu anki LibreOffice paketine dahil olmayan Zemberek yazım denetleyiciyi alın, Windos, Mac OS X ve Linux kurucularına katın, buyurun mis gibi Türkiye için özelleÅŸtirilmiÅŸ ofis paketi. Uygulaması ise iÅŸletim sistemiyle uÄŸraÅŸmaktan daha karlı. Bal yaÄŸ sür ye…!
  • Böyle iÅŸ olmaz…!
  • Açık söyleyimi bu bir skandaldır. TÃœBÄ°TAK ve ULAKBÄ°M adına bir skandaldır. Hem skandaldır hem de kandırmacadır. Kesinlikle çözüm deÄŸildir.
  • Yani hangi cesaretle böyle bir karara varılmış, anlamak imkansız. Olabilir, Debian Türevi yapılır, ama bunu Pardus diye satmaya kalkmak nasıl bir cesarettir anlamıyorum…
Sorularım şunlar:
  • Bu karara ne zaman varılmıştır?
  • Bu Pardus Görünümlü Debian’ı kim yapmıştır?
  • Neden mevcut hiçbir Çözüm Ortağı’na danışılmamıştır, bu firmalar ile iÅŸ yapılmamıştır?
  • Bu bir özgür yazılım projesiyse kodları nerededir?
  • Hata takip sisteminde kayıtlı bir ürün var mıdır?
  • Bu ürün yaptırılırken, hali hazırda Pardus projesinde çalışan(henüz istifa etmemiÅŸ) personelin bu iÅŸten haberi var mıdır?
  • Lise öğrencilerinin yaptığı ÅŸekilde bir dağıtımın adını deÄŸiÅŸtirmek TÃœBÄ°TAK’a yakışmış mıdır?
  • Bilim ve teknoloji üretecek bir kurumun vizyonu bu kadar mıdır?
  • Debian’ın adını deÄŸiÅŸtirme iÅŸi sizce bir proje yönetimi midir? Sofistike çözümünüz bu mudur?
  • Teknik sıkıntılarımız oldu derken bir yandan da projedeki geliÅŸtiricileri tek tek projeden uzaklaÅŸtırmanın gerçekçi bir açıklaması var mıdır?
  • TÃœBÄ°TAK hem geliÅŸtiricileri uzaklaÅŸtırırken “bir sürücüyü” halledemeyecek kadar acz içinde midir? OlduÄŸunu hiç sanmıyorum!
***
Anlamadığım bir çok nokta var…
  • Madem Kamu’da Debian’a geçmek için bir istek var, bunun için TÃœBÄ°TAK’a neden ihtiyaç var? Hali hazırda piyasada bu iÅŸi yapabilecek firmalar var, SGK buna geçmek istiyorsa, kendi bütçesinden ihale ederek bu geçiÅŸ için hizmet alır. TÃœBÄ°TAK’ın rolü nedir? Yani görevi özgür yazılıma göç için ÅŸevk ve destekse, bunu yapmak için destek programları yapılsın, KOSGEB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı hem göç ortağına hem de göç edecek KOBÄ° ve Kamu kuruluÅŸlarına maddi fırsat saÄŸlasın. Burada Bilim ve Teknoloji üretimi nerede?
  • Kamu Temsilcisi, bu Debian-Pardus ile yola devam demiÅŸ, Çalıştay’da uzun süredir TÃœBÄ°TAK’tan destek alamadıklarını söylemiÅŸlerdi, acaba Debian olursa kendi iÅŸimizi de kendimiz görürüz, göbekten baÄŸlı olmayız diye mi düşündü?
  • Yine Kamu temsilcisi, hangi cesaretle tek bir geliÅŸtiricisi olmayan TÃœBÄ°TAK ile sözleÅŸme imzalar, nesine güvenir? Ben olsaydım, kesinlikle böyle bir imza atmazdım. Bu derece belirsizlik içerisinde ve bir iÅŸe girmek çok riskli… Geri planda ne sunuldu hangi hedefler ve planlamalar yapıldı bilemiyorum elbette…
  • Düşünsenize, kimin yaptığı belli olmayan, hiçbir yerde kodu olmayan ve hiç geliÅŸtiricisi olmayan bir iÅŸletim sistemine 85.000 bilgisayarı göç ettirmek için sözleÅŸme imzalıyorsunuz… Her ÅŸeyi geçtim, ya o kodların arasında farklı bir kod varsa, nereden bileceksin, üretim aÅŸaması ÅŸeffaflığı nerede… Özgür yazılımın en önemli güvenlik sübabı olan kodları herkesin görebilmesinden feragat ederek nasıl güvenildi? Bunun kaç gün testi yapıldı, testçisi kimdi… Çok merak ediyorum ve yanıtını bekliyorum…

Kurul Ãœzerine:

DoÄŸrusu Kurul’un mevcut hali, daha doÄŸrusu TÃœBÄ°TAK tarafında görülen hali beni hiç memnun etmedi. Bu kurul aslında Pardus için deÄŸil, TÃœBÄ°TAK için son ÅŸanstır. Şayet bu kurulun iÅŸlevi olmaz ise, açık söylüyorum, ÅŸu an camia gözünde eksilerde seyreden TÃœBÄ°TAK’a olan güven asla olumluya çıkmaz, topluluktan destek alamaz ve baÅŸarısızlığa mahkum olur. Ne olursa olsun, ne kadar para harcarsanız harcayın, özgür yazılım dinamikleri dışında hareket edip hazır ürünlerden menfaat bekleyip ve baÅŸarı saÄŸlamaya çalışırsanız sonunuz büyük düş kırıklığı olur. Elinizde kalan tescilli bir baÅŸarısızlık olacaktır.
Toparlamak gerekirse, ben de ÅŸunu düşünüyorum, deb ise deb, rpm ise rpm, bunun kararını Danışma Kurulu vermeli. Debian türevi olarak da yola devam edilir, biz Pardus’u çoktan öldürdük, üzerine toprağı da attık, mermer mezarıysa TÃœBÄ°TAK bu Fatih projesiyle kurarken bir ZOMBÄ° yarattı. Bu Pardus deÄŸil… Buna Pardus dememek gerek…
***

Toplantının karar vermeye karar vermek sonucu ve Danışma Kurulu’nun Bilim Kurulu onayına sunulması, ve ÅŸayet böyle bir kurul onay verecekse bu onayın neden önceden alınmamış olması, demo toplantıda “Kafamızı bozmayın, Bilim Kurulu’ndan olumlu netice çıkmazsa ‘-Biz burdaydık ve siz hiç olmadınız ki!’ deriz” gibi bir aba altından sopa göstermek miydi? Bu da kafamda ayrı bir soru iÅŸaret olmadı deÄŸil.

TÜBİTAK basın toplantısı akabinde de bu kurul ile bozuk bir yolda son sürat gitmeye çalışan bir araba gibi, her an takla atıp uçurumun dibine yuvarlanabilir. Kurulda konuşulanlar üzerine gördüğüm, yönetimin bu kurula şiddetle ihtiyacı olduğudur. Parayla böyle bir danışman bir ekip tutulamaz.

Ben danışma kurulundaki TÜBİTAK dışı üyelere sonuna kadar güveniyorum. Pardus -şimdilik- olmasa da, özgür yazılımın gelişmesi için çok doğru şeyler ortaya koyacaklardır.

Bekleyip göreceğiz.

Mutlu günler.

Kategoriler
Pardus

Yeni Yıl HaÅŸlaması…!

Herkese mutlu yıllar!

Gerek kendi adıma gerekse çevremdeki insanlar adına, 2011’in zor bir yıl olarak hayatımızdan geçtiÄŸini düşünüyorum. Bu açıdan 2011’i geride bırakırken 2012’nin güzel bir yıl olarak yaÅŸanması en içten dileÄŸimdi.

Umarım herkes için 2012 güzel bir yıl olur, hepimizde hatırlanası anılar bırakır.

***

Yeni yıl temennilerinin ardından, yazımızın başlığına geçebiliriz.

Son dönemde yaşanan gelişmeler doğrultusunda artık herkesin bildiği bir gerçek var ki o da Pardus projesinin bir değişim süreci içerisinde olduğu. Bu süreç değişim olarak adlandırılsa da aslında daha farklı boyutları olan bir süreç.

Konu ile ilgili en son yazdığım yazımdan sonra yaşanan gelişmeleri(daha doğrusu konuşulabilen gelişmeleri) kısaca özetlersek:

  • Camia Koordinatörü Nihan KatipoÄŸlu, Camia Koordinatörleri bloguna şöyle bir günlük girdisi yazmış: http://developer.pardus.org.tr/people/topluluk/blog/2011/12/her-yeni-yil-baska-guzel/ Bu girdide, projenin kapnamadığını, dönüşüme uÄŸrayacağını söyleniyor. Ama girdiyi çözümlemek gerekirse, “yazılmak zaruriyeti” ile yazılmış, ve aslında hiç bir bilgi içermeyen “resmi açıklama olmasa da” o amaçlı – beklemede kalın- diyen bir yazı. Malum bunca dedikodu var, ki benim yazdıklarım da bu dedikoduların parçası olarak görülebilir. Ama biliniz ki ben ciddi dayanaklar olmadan bir ÅŸeyleri dile getirmeme taraftarıyım.
  • Bu arada paralel evrende, Pardus-Linux.org’da Nihad Karslı, Tübitak Bilgem yöneticilerinden M.Nedim ALPDEMÄ°R ile olan görüşmesini Pardus kullanıcılarıyla paylaÅŸtı: http://www.pardus-linux.org/haberler/2011/12/pkd-plo-ve-pardus Burada da özetle, projenin kapanmayacağının altı çizilmiÅŸ. DeÄŸiÅŸimden bahsedilmiÅŸ.
  • Pardus’un proje yöneticisi Erkan Tekman, yönetim ile ilgili geliÅŸmeleri aktardığı günlüğünde yazdığı 30 Aralık tarihli, yazıda 2 Ocak tarihinde Tübitak’tan ayrılacağını duyurdu: http://developer.pardus.org.tr/people/tekman/blog/?p=268
  • Erkan Tekman, kiÅŸisel günlüğünde ise, “Benzin Bitti PaÅŸam” baÅŸlıklı bir yazı kaleme alarak, vedasını duyurdu. Bu veda yazısında dikkat edilecek bir çok detay mevcut, ben bir tanesini sunayım “Son 2,5 ay boyunca Pardus projesinin yönetilmesi görevim fiilen ortadan kalktı…” Bu bazılarımızın bildiÄŸi bir geliÅŸmeydi, yani Pardus 2,5 aydır yöneticisiz ilerlemeye çalışıyordu. DiÄŸer satır aralarını da siz yakalarsınız: http://blog.erkantekman.org/?p=474
  • Projede yaÅŸananlar üzerine bir çok geliÅŸtiricinin ayrıldığı ortamda, ısrarla devam etmeyi düşünen bir iki kiÅŸiden biri olan Ozan ÇaÄŸlayan, Pardus projesindeki görevinden alınarak, Ankara’da bir projede görevlendirildi. Bunun tercümesi ÅŸu: “Sürgün”: https://twitter.com/#!/ozinkegliyin/status/152714624247148544
  •  Bu geliÅŸmeden sonra, 

GeliÅŸmeler böyle, daha doÄŸrusu ortada olan ve herkesin konuÅŸabildikleri bundan ibaret. Topluluk olarak doÄŸrudan bir bilgi alamamaktayız, edindiÄŸimiz bilgiler yukarıda verdiÄŸimiz baÄŸlantılar ve “dolaylı” yollardan aldığımız haberler. GidiÅŸat bu yönde…

Niyetim felaket tellallığı yapmak değil, sadece bu bilgileri derli toplu sunmak.

Gelelim yazımızın bir diğer bölümüne:

HaÅŸlama

Trollük[1] [2], yarı cahilliğin bir yansıması. Neden böyle bir akım olduğunu bilemiyorum, cehaletle birleşen psikolojik faktörlerin olduğunu da düşünüyorum. Bunlar, ilgi çekme isteği, insanların aklında yer etme, nefret toplama ve tartışma için zemin yaratma, kavga isteği vb gibi etkenler olabilir. Psikolog değilim ama, sağlıklı bir aile ortamında büyümüş, sevgi görmüş ve çevresindeki insanlarla güzel paylaşımlar yapıp iletişim kurmuş bir insanın troll olabileceğini düşünmüyorum.  Aksine, sorunlu bir çocukluk yaşamış, sevgi görmemiş, umursanmamış, dışlanmış, kavga ortamında büyümüş, kimsenin görüşlerine değer vermediği, ezilmiş bir kişiliğin trollük için elverişli bir psikolojik zemin hazırladığını düşünüyorum.

Gerçeklikten uzak, yarı cahilce sataÅŸmalar, doÄŸruları, hatta matematiÄŸi bile göz ardı ederek hala yazmaya devam edebilen bir kiÅŸilik nasıl olabilir yoksa…

“Don’t feed the troll” sözü, trollerin tartışmalarda ciddiye alınması ile daha da besleneceÄŸini söylemekte. Kesinlikle umursanmamalılar. EÄŸer umursarsanız, sizi saçmalığın bataklığına çekip orada beyninizi sinir kontaklarına maruz bırakabilirler.

Peki, trollükleri yanlarına kar mı kalmalı? Aslında kalmıyor, fakat kirli bilgi malesef doÄŸru bilgiyi kovuyor, hele bizim gibi yarı cahil toplumlarda bu çok daha hızlı oluyor. Ä°ki ihtimal var, 1.si doÄŸru bilgiyi yazıp trolü beslemek, 2.’si ise troll ile dalga geçmek ve aÅŸağılamak. Biraz düzgün bir karaktere sahipseniz ilk baÅŸta ikinci seçeneÄŸi yapmak istemeyeceksiniz. Çünkü siz kimseyi aÅŸağılamak istemiyorsunuz, nedeni ise insanların aÅŸağılayarak, gururlarını kırarak kötü bir insan oluyorsunuz, siz öyle yetiÅŸtirildiniz size öyle öğretildi…

Çok yerde karşılaÅŸabileceÄŸiniz bir ÅŸey olan “aptal refleksi” bu durumda bir diÄŸer çıkmazı oluÅŸturuyor. Aptal refleksi benim ÅŸu durum için uydurduÄŸum bir kelime:

Bir adam(veya siz troll diyebilirsiniz) akla mantığa sığmayan, cahilce, gerçekleri göz ardı ederek dangalakça ÅŸeyler söylüyor veya yazıyor. Bu kiÅŸinin söyledikleri ve yazdıkları, doÄŸru ÅŸeyler olmadığı için kimi zaman iftira kimi zamansa saygısızlık olabiliyor. Bu kiÅŸi bunları yazarken çekinmiyor, çünkü insanların ona saygı duymak zorunda olduÄŸu gibi bir kanıya sahip, kendini önemli bir insan olarak gördüğü için görüşlerinin de o ölçüde saygıya layık düşünceler olduÄŸunu varsayıyor. Oysa bu büyük bir ironi içerisinde oynanan bir drama… Bir akıllı adam çıkıp gerçeÄŸi acı yani “söylediklerinin ve yazdıklarının aptalca” olduÄŸunu bir ÅŸekilde  bu kiÅŸiye söylediÄŸinde kiÅŸinin aptallık refleksi hemen devreye girmekte ve “Sen bana hakaret edemezsin” ile yanıt bulmakta. Hiçbirimiz kimseye hakaret etmek istemeyiz deÄŸil mi? Peki, aptallığı çıplak bir ÅŸekilde dile getirmeden, tatlı bir ÅŸekilde bunu ifade etmek? Hayır, bu kiÅŸi bu kapalı gözleri ve anlayışı ile sizin inceden deÄŸdirmenizi de anlamayacaktır. Ya düzgün bir ifadeyle doÄŸruyu anlatmak, bu kiÅŸiye doÄŸruyu kanıtlarıyla göstermek… Sakın denemeyin! Ki burada baÅŸa döneriz, “Trollü beslemeyin”. Bu bir çıkmaz. Aptallık refleksinde kitlesek bir örnek ve ispat ise Aziz Nesin’in meÅŸhur sözü ve akabinde yaÅŸananlar bence…

Velhasıl kelam, troller bizim toplumumuzda da mevcut, çoğu da şovalye edasında. Genellikle bir olayın gidişatı pozitif veya negatif yönde ivmelenirken ortaya çıkmaktadırlar. Durağanlıkta yok olurlar, çünkü durağanlıkta polemik üremez.

Vücuda bürünmüş halini Pardus projesinde örneklersek, Proje yükselirken ortalıktrollden geçilmez olmuştur. Projenin gidişatı durağanlaşınca, troller yok olmuş sesleri solukları çıkmaz olmuştur. Şimdi projenin gidişatı aşağıya doğru ivmelenirken bu troller yeniden çoğalmaya başladı. Argümanlar hep aynı perdeden bozuk akorlu gidiyor.:

  • Pardus’un özgürlüğü tartışılır!
  • ArkadaÅŸlar özgürlük konusunda çok katı bir tutuma sahip. Hepsi gNewSense kullanıyorlar 😛 Bak bakayım güzel arkadaşım senin o özgür bildiÄŸin dağıtımlar bu listede var mı? :http://www.gnu.org/distros/free-distros.html Bu daÄŸtımlardan birini kullanmıyorsan, lütfen kendinle çeliÅŸme, insanları yorma. Ya da gel senin kullandığın dağıtımla özgürlük anlayışını irdele, içinde hesaplaÅŸ. Kendini özgürlük ÅŸovalyesi sanma arkadaÅŸ, senden hardcore FSF var unutma!
  • Özgürlükİçin yapay bir topluluk!
  • Evet o kadar yapay ki, ÅŸu an Türkiye’deki en aktif özgür yazılım topluluÄŸu. Kendi kendini yönetiyor. Ãœyeleri de topluluÄŸa sahip çıkıyor. Bugün Türkiye’de insanların tanışmasında çok büyük bir paya sahip. Ki kimse üye olmak zorunda deÄŸil, eÄŸer yapay buluyorsan parçası olmazsın. DediÄŸim gibi üye olmak zorunda deÄŸilsin, ki inan senin ÅŸu an o topluluÄŸun bir parçası olmadığın için Özgürlükİçin daha  iyi!
  • Pardus kamu kaynağının israfından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil!
  • Bak güzel arkadaşım, temel matematik eÄŸitimi aldığını düşünüyorum. Al eline bir hesap makinası, ya da korsan kullandığın Microsoft Office Excel’de yeni bir çalışma sayfası aç. O çok diline doladığın 14 Milyon TL’lik destek rakamına ulaÅŸalım. Microsoft Windows iÅŸletim Sistemi ve Office yazılımın fiyatını bul, toptan olunca biraz daha ucuz olur. Yanına diÄŸer Microsoft çözümlerinin fiyatını ekle(Communicator, Exchange server vb)  ben sana söyleyeyim kabaca bir bilgisayarın bu çözümde maliyeti 300-400 USD. Bu da ÅŸu anki kurla 600-800 tl arasında bir rakam. Senin için 700 tl diyelim. Böl ÅŸimdi, ne çıktı 20.000, yani senin o kamu kaynağı israfı dediÄŸin rakam sadece 20.000 bilgisayarın lisans bedeli(hem de bir sürümlük). Kamuda sence kaç bilgisayar var? Bunu bir araÅŸtır, ne kadar lisans bedeli ödeniyor.
  • Burada bitmedi, Pardus-Linux.org sitesine gir, üye sayısına bak, Özgürlükİçin.com’a gir üye sayısına bak. Bu insanların büyük çoÄŸunluÄŸu ilk defa Linux’la Pardus sayesinde tanıştı. Bu kiÅŸiler için de benzer bir hesaplama yapabilirsin.
  • Lisans bedelinden edilen tasarruf, Projenin istihdam ettiÄŸi kiÅŸiler, bu kiÅŸilerin harcamalarının dışsal faydaları, projenin tedarikçileri, eÄŸitim veren kurumların kazançları vb hepsi bu ülke içinde yaratılan deÄŸer ve bu ülke içerisinde kalan “bizim paramız”. Biraz iktisatdi görüşe haiz olaydın. Bunu daha geniÅŸ görebilirdin.
  • Ha dersen, bu illa Pardus ile mi olmak zorundaydı, hazır onca Linux dağıtımı vardı, neden onlardan biri seçilmedi, neden tekerlek yeniden keÅŸfedildi. Bu daha güzel bir zemin olur. Ama olmadı be, olsaydı o da bedava olmayacaktı, o çözümün de ciddi bir maliyeti olurdu. Ki olmazdı, tıpkı Pardus’un  öleceÄŸi senaryodan sonrasında baÅŸka bir Linux macerasının bu ülkede yaÅŸanmayacağı gibi. Sence Kamuda toplu bir Ubuntu geçiÅŸi olur mu? Özetle Pardus gereksiz deÄŸildi.
  • Paradan söz açılmışken, iÅŸim gereÄŸi, ülkemizdeki firmalardan Micrsoft’un Ä°rlanda Operasyonlarına kaç lira para gönderildiÄŸini bizzat biliyorum. Güzel paralar….Ve ülkemizin güzel paraları, tek bir ürünün fikri mülkiyetine özel sektörden ödenen parayla bu ülkede neler yapılabilir biliyor musun? Bence düşünmek istemiyorsun. Oysa ben görüyor ve iç geçiriyorum
  • Yukarıda Erkan Tekman’ın kiÅŸisel günlük yazısına birisi yorum yapmış. ArkadaÅŸ sanırım CumhurbaÅŸkanlığı Devlet Denetleme Kurulu üyesi. Vay efendim mali tablolar açıklansın, vay efendim paralar yandaÅŸlara gitmiÅŸ, haksız kazanç elde etmiÅŸler. Yok arkadaÅŸ, adam Türkiye’de özgür yazılımdan para kazanan ÅŸirketlere zehir zıkkım etmiÅŸ. Bu ne böyle dedim, adam bir de sıkıysa bu yorumu yayınla demiÅŸ. Erkan Bey’de sanırım bu adama uymuÅŸ ve yorumunu yayınlamış. (Bu tip yorumlar son dönemde benim de yazılarıma düşüyor. Bu saçmalıklarla uÄŸraÅŸacak zamanım yok, üzgünüm, her yorumu da yayınlamak zorunda deÄŸilim, burası benim günlüğüm).Adam bir de halkın ne olduÄŸunu bilmesi lazım demiÅŸ.
  • Ben bu yorumu yazan kiÅŸiye tek kelimeyle, yazıklar olsun diyorum. Yani ÅŸu kadar bilinçli bir kiÅŸiysen, git arkadaşım ver dilekçeni, ya da ÅŸikayetini yaz kim sana engel oldu bu güne kadar. Bugüne kadar verdiÄŸin verginin hesabını Allah aÅŸkına bir kere sordun mu? Cep telefonu faturanda sana atılan kazığı, elektrik faturanda gözüne sokulan haksızlıklara bir dilekçe yazdın mı? Ya da Linux dünyasını iyi bilen arkadaÅŸ, iÅŸletim sistemi dayatmalarına karşı mı çıktın? Mali tabloları incelemeye bu kadar ilgiliysen, lütfen yaÅŸadığın yerin yerel yönetiminin hesaplarını incele, insanlara da lütfen bilinçli vatandaÅŸlar gibi nasıl hareket edileceÄŸini öğret. Bu ülkede onca ÅŸeyi geçtik, kocaman ölü anıt Olimpiyat Stadyumu’nun hesabını sormamış bir halk içerisinde, bir ÅŸekilde karlı olduÄŸu için “HALA KAPATILMAMIÅž” bir projenin mali tablolarını soran adama da ayrıca sevgiler.
  • Pardus karlı demiÅŸken, Fatih Projesinde Microsoft’a karşı fiyat kırıcı olarak çook iÅŸe yaradığı için tebrik edildiÄŸini biliyor musunuz? Ne kadar acı deÄŸil mi? Fiyat kırıcı olarak kullanılmak. Ä°lerleyen zamanlarda ihalenin detaylarını da hepimiz öğreneceÄŸiz.,
  • Bir de ÅŸu “Fanboy”luk meselesi var, takım tutar gibi dağıtım tutmak. Åžimdi ben bir dağıtımı sevdiysem ve kullanıyorsam, hayranı da olurum,desteklerim de? Bu kimi ilgilendirir ki? Burada kimseyi ilgilendiren bir ÅŸey yok. GeniÅŸ açıdan bakınca “Özgür Yazılım” fanboyluÄŸu, veya takım tutar gibi GNU/Linux’u desteklemek de Microsoft ve MacOS X’i sevenler tarafından sana da yapıştıralabilir. Bu yaman bir çeliÅŸki deÄŸil mi? Bu kiÅŸilere de dönüp Linux Hater dersin deÄŸil mi… Ä°ÅŸte döngü böyle o zaman hepimiz birbirimize Pardus Hater, Ubuntu Hater falan diyelim, çocuklaÅŸalım iyice, uyar mı? Ya da kocaman özgür yazılım dünyasında birbirimizden uzak mutlu mesut katkı vermeye devam edelim. Ki ben bunu tercih ederim.
Hakikaten, trollere yanıt yazmak, dolaylı olarak da yanıt yazmak çok sıkıcı, anlayacakları dilden yazmayı da insanın midesi kabul etmiyor. İnsan cevap verirken onların seviyesine iniyor. Böyle içi bir pis oluyor.

Az çok Türkiye’de özgür yazılım dünyasını takip ediyorum, bugüne kadar bu kiÅŸileri sadece polemikte görük. Büyük özgürlük hassasiyetlerini ortak eylemlerde göremedik. Laftan öte katkılarının izi hiç bir yerde yok. Adamlara kalsa Türkiye’de özgür yazılımı ÅŸahlandırmış gidiyorlar…KliÅŸe laf:

“Sen hiç olmadın ki”

Konuyu kapatalım en iyisi. Åžu Pardus yerelleÅŸtirme çalışmasından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil, efendime söyleyim çeviri yapıp sürmekten baÅŸka iÅŸ yok diyenlere de buradan “ohannesburg, ne içtiyseniz aynısından istiyorum!” diyorum.

***

Yeni yılda yapacak çok iş var, özellikle önceki yıllarda bu kısır tartışmalar yüzünden gündemin gerisinde kalan çalışmalara sahip çıkmak gibi. Özgür yazılım ve katkı süreci uzun soluklu bir mücadele, yorulursanız, dinlenin devam edin, birileri her zaman bayrağı taşıyor ve sizi geri bekliyor olacaktır.

Not: Yazıyı maalesef yorumlara kapatmak durumundayım, çünkü saçma sapan trollemeler ile uğraşana kadar gerçekten yapacak çok işim var; hem kendi işim hem de özgür yazılım katkıcılığı adına. Artık yaşlanıyoruz, zaman hızlı akıyor ve çok zamanımız yok.

Sakin olun ve devam edin!
Sakin olun ve devam edin!
Kategoriler
Pardus

Pardus, TÃœBÄ°TAK ve Gelecek…

Bugün Özgürlükİçin.com Haberler bölümünde Pardus 1.0’ın yayımlanmasının altıncı yılını haber yaptık. Ä°lk tam kurulabilen Pardus sürümünü olan 1.0’ın üzerinden altı koca yıl geçmiÅŸ, bugün Pardus 2011 var…

Fakat Pardus 1.0.’ın yayımlandığı gündeki geleceÄŸe yönelik büyük umutlar bugün azalmış ve yerini sessizliÄŸin içerisinde kaygı dolu bir bekleyiÅŸe bırakmış bulunuyor.

Tübitak tarafında sürecin nasıl buraya geldiğini merak ediyorsanız, son altı ay içinde yaşanan gelişmeleri birazcık araştırmayla bulabilirsiniz.

Pardus tarafında yaşanan yansımaları kısaca tekrar etmek gerekirse:

  • Erkan Tekman ÅŸu yazısında http://developer.pardus.org.tr/people/tekman/blog/?p=220 şu an yeni personel alınamayacağını belirtmiÅŸ.
  • Pardus’un Tübitak tarafındaki geliÅŸtiricileri projeden birer birer ayrılmakta. Pardus’u bu kadar seven ve inanan insanların projeden böylesine ayrılmaları gerçekten kuÅŸku uyandırıcı. Bu kiÅŸilerin Tübitak’tan ayrılırken imzaladıkları “konuÅŸmayacaklarına dair” taahhütnameler maalesef ayrılanları sessiz kalmaya zorluyor. Bu kiÅŸileri az çok tanıyor oluÅŸum ve yaÅŸanan geliÅŸmeler, sanki bu kiÅŸilerin projeden ayrılmaya bir ÅŸekilde itilmesi. Kafamda ister istemez bir mobbing yapıldığı şüphesi uyanıyor. Ki aldığım bazı duyumlar da bu fikrimi destekler nitelikte.
  • Tübitak ve Bilgem’de yaÅŸanan olaylar ile ilgili Gizem Belen’in kaleme aldığı ÅŸu yazı: http://www.teknokedi.com/tubitaktan-haberler-iyi-degil/ aslında olanı biteni yumuÅŸak hatları ile anlatmakta.
  • Rasat projesinin bir ÅŸekilde sonlandırılması, ve aldığım diÄŸer duyumlara göre mevcut projelerde bütçe ve personel azaltılması gibi geliÅŸmeler son derece kaygı verici.
  • Konu ile ilgili Teknokedi forumlarında bir soru sordum. Mevcut durum ile ilgili daha detayı açıklamaları Ali Işıngör Teknokedi Forumlarında, bildiÄŸi kadarıyla, şöyle yapıyor: http://forum.teknokedi.com/discussion/comment/1175#Comment_1175 
  • Pardus Proje yönetiminden mevcut gidiÅŸat ve gelecek planları ile ilgili bir açıklama yapılmadı henüz. Sanırım konu ile ilgili konuÅŸulması, bu yeni yapılanma sürecinde kurum tarafından istenmiyor.
  • GeliÅŸtiricler tarafından tek açıklama, Pardus ekibine neler oluyor sorusu üzerine oluÅŸan yoÄŸun merak üzerine Ozan ÇaÄŸlayan tarafından ÅŸu ÅŸekilde yapıldı: http://lists.pardus.org.tr/pardus-kullanicilari/2011-December/069377.html Kendisi kiÅŸisel bu cevabında deÄŸiÅŸim sürecinin devam ettiÄŸini ve Pardus için çalışmaya devam edilmesi gerektiÄŸini söyledi. “Keep Calm and Carry On
  • Benim kiÅŸisel görüşüm ise olayların boyutunun biraz daha büyük oluÅŸu.

Daha önce sevgili Server Hoca, Sezai ve Ali Erkan Ä°MREK‘in yazılarında bu yukarıdaki hususlar ışığında Pardus’un geleceÄŸi üzerine kaygılar dile getirildi.

Özetle, kiÅŸisel görüşüm iÅŸlerin pek de yolunda gitmediÄŸi yönünde…

Peki ne olacak? Bildiğim kadarıyla çoğu kişinin kafasında iki farklı senaryo mevcut:

  1. Pardus Projesi sona erdirilecek
  2. Pardus’un bireysel sürümü sona erdirilirken yola Kurumsal Serisi ile devam edilecek.

Benim kafamdaki kendi adıma yaşayacağım senaryo ise şu:

  • Pardus projesinin devamı için mücadele edilecek!

Evet, Pardus’un devam etmesi, yaÅŸaması için mücadele edeceÄŸim. KonuÅŸtuÄŸum arkadaÅŸlarımla bu kararlı ÅŸekilde bu mücadeleyi sürdürmek yönünde hemfikiriz.

Pardus ölmemeli, hiçbir ÅŸekilde de ölüme mahkum edilmemeli. Pardus’u ve özgür yazılımı seviyorsak bunun için mücadele etmeliyiz.

Mücadele etmeliyiz, çünkü;

  • Özgürlükİçin mücadele etmek gerekir,
  • Kullanmanın ön koÅŸulu yaÅŸatmaktır,
  • Pardus, bu ülkede insanları özgür yazılımla tanıştıran en büyük güçtür, özgür yazılımın amiral gemisidir,
  • Pardus çok büyük bir projedir, hedefleri ile kıyaslandığında henüz daha yolunun başındadır, Pardus uzun vadeli bir projedir, yarı yolda bırakılamaz,
  • Pardus’un ülkemiz açısından önemi ÅŸudur; Bağımsızlık ve bilgiyi iÅŸleme özgürlüğü,
  • Pardus yüksek ekonomik getirisi olan bir çözümdür, verdiÄŸimiz vergilerin asla bizim olmayacak ürünlerin lisanslarına gitmesi, saÄŸ duyulu ve ülkesini seven vatandaÅŸların kabul etmemesi gereken bir durumdur,
  • Pardus ile bu ülkede teknoloji üretilmektedir, genç mühendislerimiz istihdam edilmekte ve yerli giriÅŸimcilerimiz bu yapıda iÅŸ modelleri kurabilmektedir,
  • Fatih gibi büyük kapsamlı bir projede bugün Pardus bir alternatif olmuÅŸsa, bu göz ardı edilip hafife alınacak bir konu deÄŸildir, bu özgür yazılımın potansiyelinin ispatıdır,
  • Bugün Fransız mallarının boykot edilmesi gündemde, yarın Alman, Ä°talyan, Japon, Amerikan malları boykot edilebilir veya bu ülkeler bize arz kesintisine gidebilir. Bugün Renault marka otomobilleri boykot edebilme lüksü bu ülkede var mıdır? Ãœlkenin yöneticileri Fransız arabalarına binmekte. Devrim arabalarını kenarda tutun. Daha geniÅŸ ölçekte, bugün bütün devlet yapısı Microsoft ÅŸirketinin kapalı kaynaklı yazılımlarını kullanmakta, yarın ne olacağını bilebilir misiniz? Bilgi güvenliÄŸinin ne kadar ciddi bir konu olduÄŸu ortadadır.
  • Bugün, hükumet yerli otomobil için özel sektörü sıkıştırmakta ve maalesef olumlu dönüş alamamakta. Kayseri’de yerli otomobil için “tek silindirli” motor modelleri yapılmaya çalışılmakta… Sizce de biraz geç olmadı mı? Devrim arabalarını yine bir kenarda tutun.
  • Bugün F-16’ların kapalı kaynaklı yazılımları, dost düşman iÅŸaretlemesi vb gibi konular nedeniyle gündeme geldi. Kayseri Tayyare Fabrikasını kenara not alın. Özellikle Ä°srail ile yaÅŸanan gerilim sonucu bu yazılımların kodları  epeyce bir meblaÄŸ verilerek alındı. Sizin olmayan kodlar, sizin olan uçaklardan daha kıymetli hale geliyor. Bilgiye hakimiyet konvansiyonel silahlara hakimiyetten daha deÄŸerli, bu bir kez daha ispat edildi,
  • Bilgi çağında en önemli güç bilgiyi iÅŸleyebilme, bu iÅŸleme imkanını saÄŸlayabilme fırsatıdır. Pardus bu nedenle çağında yerli otomobilden daha büyük bir öneme sahiptir.
  • Pardus bu ülkenin emeÄŸidir. Ä°nsanlığın ortak üretimine bu ülkenin paydasıdır.
  • Pardus, bugüne kadar Dünya çapında son derece olumlu eleÅŸtiriler almış ve gururumuzu kabartmıştır. Aynı zamanda özgür yazılım konusunda dünyada konuÅŸulan prestijli bir örnek olmuÅŸtur.
  • Pardus’un yaÅŸaması özgür yazılımın gücünün göstergesidir. Pardus’un ölümü ise, hem Türkiye’de hem de Dünya’da özgür yazılım için çok büyük bir enkazdır, prestij kaybıdır. Altından kalkmak, bir kez daha denemek mümkün olmayacaktır,
  • Pardus canlıdır, Pardus’u seven onbinlerce kiÅŸi onu canlı kılar. Onu ortadan kaldırmak, sevenlerinin yüreÄŸini yaralayacaktır, kimse sevdiÄŸi bir ÅŸeyi kaybetmek istemez, buna razı gelmez,
  • Pardus, devlet tarafından desteklenmektedir, vatandaÅŸlarının kullanımına sunulduÄŸu için kamusal yarar söz konusudur, ayrıca lisansı itibarıyla bir kamu malı sayılır. Pardus kullanıcıları olarak, dolaylı olarak bir kamu hizmeti almaktayız, tıpkı diÄŸer kamu hizmetleri gibi, bu hizmete talep vardır, ve kesilmesi bir kamu hizmetinin kesilmesinden farksızdır,
  • Pardus bu ülkenin bir fırsatıdır. Pardus, Devrim arabalarının kaderiyle yüzleÅŸirken, buna sessiz kalmak vebali altından kalkılabilecek bir ÅŸey deÄŸildir. Pardus tarihin sayfalarına gömülürse, bunu yaÅŸayan bir kuÅŸak olmak, bir özgür yazılımseverin vicdanında bir yara olacaktır. Ben bu yarayı taşımak istemiyorum!

Ben gecenin bu vakti, dağınık da olsa mücadele için “kendimce” haklı gerekçelerimi saymaya çalıştım. Åžu anda Pardus’un sona ereceÄŸi, adının deÄŸiÅŸeceÄŸi veya yapısının deÄŸiÅŸeceÄŸi ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamakta.

Elimden geldiÄŸince durumu özetlemeye çalıştım. Daha fazla sessiz kalmayı kabullenemedim. Bekleyip görmek, belki biraz daha saÄŸduyulu olmak daha makul olabilirdi ama atalarımız ne demiÅŸ; “Görünen köy, kılavuz istemez.”

Topluluk olarak kendimizi zor bir kışa hazırlamamız gerekiyor. Çünkü bu sefer gerçekten “Kış Geliyor”…

Mutlu günler.