Linux ile Uzay İstasyonu ve Ötesine

Bugün LibreOffice özel listelerinde gördüğüm bir haberi Türkçeye çevirip buradan aktarmak istedim. Haberin konusu NASA’nın uzay istasyonundaki dizüstü bilgisayarlarda Windows kullanmayı bırakıp bu bilgisayarlarda Linux kullanmaya karar vermesi, haliyle bu da demek oluyor ki kişisel kullanımdaki Linux ile birlikte LibreOffice de artık uzaya çıkıyor.

E-posta listesinde denildiğine göre -bazımız için bilindik şeyler- NASA epeyce zamandır komuta ve kontrol sistemlerinde GNU/Linux kullanmakta ayrıca başlıklı roketler, küçük araçlar, uydular ve Mars Rover’ları gibi araçlarda Unix ve GNU/Linux sistemleri kullanmakta. Sadece NASA değil elbette GNU/Linux’u ileri teknolojide kullanan, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın sahibi İsviçre’nin meşhur CERN laboratuvarlarında bilgisayarlarda kendilerine özel ürettikleri “Scientific Linux” dağıtımı koşmakta diyerek habere dönelim.

——————————————%<——————————————

“Evinizde yapabileceğiniz Linux ile çalışan Iron Man elbisesi hikayemin aksine, bu hikaye bilim kurgu değil. NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu(ISS-International Space Station)’nda bulunan dizüstü bilgisayarlarda Windows kullanmayı bırakıp bu bilgisayarlarda Linux kullanmaya karar verdi ve uzaydaki ilk insansı robot R2 gerçekten Linux ile çalışıyor.

Bu bilim kurgu değil. Bu R2, uzaydaki ilk insansı robot ve Linux ile çalışıyor. (Resim: NASA)

Bu bilim kurgu değil. Bu R2, uzaydaki ilk insansı robot ve Linux ile çalışıyor. (Resim: NASA)

United Space Alliance üstlenicisi, NASA’nın Hesaplama Uzay Operasyonları müdürü ve ISS’nin Dizüstü ve Ağ Tümleştirme Takımları lideri Keith Chuvala NASA’nın ISS bilgisayarlarını Linux’a taşımaya karar vermiş olduğunu belirtti. “Anahtar işlevlerimizi Windows’tan Linux’a taşıdık çünkü biz kararlı ve güvenilebilir – ki kurum içi kontrolü bize verecek bir işletim sistemine ihtiyaç duyduk. Böylece eğer bir yamaya, ayarlamaya veya  uyarlamaya ihtiyaç duyduğumuzda yapabileceğiz.”

Özellikle, ISS astronotları Debian 6 koşan bilgisayarlar kullanacaklar. Önceleri bazı yerleşik bilgisayarlarda Scientific Linux veya Red Hat Enterprise Linux(RHEL) klonu kullanılmıştı. Debian’ın en yeni sürümü olmamasına rağmen, Debian 7 henüz yeni çıktı, Debian eğer iyice test edilmezse ve güvenilmezse Debian hiçbir şeydir.

Linux’un ISS’de ilk fırlatılışından beri kullanulması(PDF bağlantısı) ve NASA yer operasyonlarının neredeyse Linus Torvalds’ın Linux’u yarattığı günden beri onu kullanmasına rağmen, uzayda kişisel bilgisayarların kullanıldığı pek görülmemiştir. “Gerçekten tıklanan şeyler” diyor Chuvaka röportajında “Linux’un dünyayı nasıl gördüğünü, bir şeyin başka bir şeyi etkilemesindeki birbirine bağlılığı anlamamızdan sonra başka bir dünya görüşüne ihtiyacınız var. Benim epeyce Linux tecrübem var, fakat diğerlerinin bunu kaptığını görmek heyecan vericiydi.”  

Uçuş-içi dizüstü bilgisayarlarda görülmesine ek olarak, Linux ayrıca Robonaut(R2), uzaydaki ilk insansı robot, üzerinde de koşmakta. Şu anda istasyonda ve deneme kipinde olan R2, astronotlar için çok tehlikeli ve yorucu görevleri yerine getirmek için tasarlanmış.

Astronotlara yardım etmek ve Bilgi Teknolojileri uzmanlarına hız kazandırmak için, NASA The Linux Foundation(Linux Vakfı)‘a güveniyor. Chuvala’nın açıkladığı üzere “NASA olabildiğince çok türlü”.

“Yoğun biçimde Debian Linux, bunun yanısıra çeşitli RHEL/Centos kurulumu aldılar. Çünkü bizim eğitimimiz dağıtım çeşitliliğine uygun olarak esnek, bu farklı çevreleri tek bir eğitim oturumunda gösterme imkanımız var. Başka bir eğitim organizasyonu bunu sağlayamaz.”

Ayrıca diğer hiçbir işletim sisteminin Linux kadar esnek olmadığını da belirtmeliyim. Süperbilgisayarlardan robotlar ve masaüstlerine, NASA cevabın Linux olduğunu bulmuş.

Kaynak: ZDNET – To the space station and beyond with Linux, Steven J. Vaughan-Nichols  http://www.zdnet.com/to-the-space-station-and-beyond-with-linux-7000014958/

——————————————%<——————————————

Görüldüğü gibi bulunmuş cevabı tekrar aramaya gerek yok. Linux’un insanlık için ne kadar faydalı olabileceğini görmek varken hala kapalı kaynak teknolojilere dayanarak ilerlemenin pek de geleceği yok gibi, o sebeple beyhude yatırımlar yapmamak lazım, bunun yerine özgür yazılıma destek vermek gerekmekte. Kamunun çıkarına olan da budur.

Çok uzatmaya, açık olana yorum katmaya gerek yok. Dilerim bizim de kurum ve kuruluşlarımız da bir an önce özgür yazılıma geçiş için öncü adımlar atarlar. Geç oluyor…

Mutlu günler.

LibreOffice Yardım içeriği artık çevrimiçi!

LibreOffice özgür ofis ve üretkenlik yazılımının gömülü yardım içeriği artık Türkçe olarak da çevrimiçi erişilebilir durumda!

https://help.libreoffice.org/Main_Page/tr adresinden Türkçe yardım içeriğine ulaşabilirsiniz.

LibreOffice Çevrimiçi Yardım İçeriği Türkçe Olarak Yayında!

LibreOffice Çevrimiçi Yardım İçeriği Türkçe Olarak Yayında!

Yaklaşık 1,5 yıldız çevirmekte olduğumuz ve 440.000 kelimeden oluşan bu yardım içeriğinde LibreOffice ile ilgili neredeyse bütün yardım konuları mevcut. 440.000 kelime demişken ikibuçuk Tutunamayanlar kitabı kadar ediyormuş.

LibreOffice Yardım Nedir?

Gözlemimin, ülkemizdeki bilgisayar kullanıcılarının gerek LibreOffice, gerekse diğer uygulamalarda yardım içeriği hiç kullanılmamakta. Bunun alışkanlık, bu içeriklerin Türkçe olmaması gibi nedenler de olabilir. Ama en önemli sebebini, kendi kendine öğrenmek yerine doğrudan çözüme odaklı, yardımı başkalarından bulma beklentisi ile araştırma yapmaktan imtina etmek olarak görüyorum.

Daha önce de söylemiş olabilirim, tekrar etmekte fayda görüyorum, çünkü bu kazanmamız gereken bir alışkanlık. İşyerinde kaç defa satır sonu boşluk kaldırmak, paragraf girintilemek ile ilgili aynı sorulara cevap verdim bilemiyorum, ama gördüğüm o ki, “soru ->cevap” süreci bir sonraki anlık ihtiyaçta “aynı soru->aynı cevap” sürecini beraberinde getiriyor. Oysa kendi kendine yardım almak öğrenmenin en temel ilkesi, en azından insanı düşünmeye teşvik ediyor.

Bu sebeple, LibreOffice ve diğer yazılımlarla ilgili yardıma ihtiyacınız olduğunda eğer varsa gömülü yardım içeriğine başvurmaya özen gösterelim. Yardım içeriği genellikle F1 kısayol tuşu veya menü çubuğunda Yardım başlığından erişilebilir durumda sizi bekler.

LibreOffice  Yardım (Gömülü)

LibreOffice Yardım – Tamamen Türkçe (Gömülü)

Çevrimiçi yardım neden önemli?

Çevrimiçi yardım içeriğinin bence en önemli faydası, en temel alışkanlığımız ve ilk danışma merciimiz olan Google aramaları neticesinde LibreOffice kullanıcılarının sorularına yanıt bulabilecekleri sonuçlara ulaşabilecek olmalarıdır. Yüksek sayfa puanı(pagerank) ile kullanıcılar bu sayede birinci elden yardım içeriğinde sorularına karşılık gelebilecek sayfalara ulaşabilecekler.

Yani özetle, Google’a “LibreOffice paragraf girintilemek” yazıldığında karşınıza 1. sırada şu maddemiz gelecek Paragrafları Girintilemek - LibreOffice Help

Ne kadar güzel değil mi :)

Çevrimiçi yardımın önemli gördüğüm diğer iki faydası ise;

- Yardım içeriğinden haberdar olmayan kişilere bilgilerin ulaştırılması
- Yardım içerik paketleri sunulmayan veya Türkçe olarak sunulmayan Linux dağıtımlarını kullanan kişilerin de bu içerikten faydalanabilmesi

Bu bir başarı mı?

Kesinlikle bir başarı. LibreOffice’in koskoca yardım içeriğinin çevrimiçi sunulması hem bir gereklilik hem de LibreOffice’in elini güçlendirmekte.

Türkçenin de diğer dillerin yanında yer alıp yardım içeriği yayınına başlaması benim için çok sevindirici oldu. Bu LibreOffice Türkiye Topluluğu’nun büyük bir başarısıdır.

İstatistikler geldikçe ne kadar kişinin bu sayfaları ziyaret ettiğini ve kalma sürelerini gördükçe eminim onca içeriği boşa çevirmediğimiz bir kere daha ispat edilecek. -Bakın yine çevrımdışı yardım içeriğinin kullanılacağından çok ümidim yok, ama yardım içeriğini çevirmiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki içerik çok zengin arkadaşlar, kaçırmayın.

Bu bir başarı ama bir devrim değil elbette. Sadece Türkçe için değil, diğer topyekün bütün yardım sitesi ile ilgili yeni planlar mevcut. Benim de önerilerim oldu bu konuda, sıkıcı bir wikiden biraz öteye gitmek adına, sosyal paylaşım araçlarının entegre edilmesi gibi şeyler önerdim. bakalım yenilenme neleri getirir…

Yeni kitaplar da geldi!

Daha önce TÜBİTAK tarafından hazırlatılan LibreOffice Writer ve Calc kitaplarını duyurmuştuk. LibreOffice için hazırlatılan kitap serisinde iki kitap daha yayınlanmış; Draw ve Impress kitapları. Bu kitapları da TÜBİTAK – Pardus – LibreOffice portalından indirebilirsiniz https://www.pardus.org.tr/web/libre-ofis/belgeler.

Kitapları paylaştığımız forum sayfalarından da paylaşayım:

Ayrıca diğer belge ve kitaplara belgelendirme(http://tr.libreoffice.org/belgelendirme/) ve wiki(http://wiki.libreoffice.org.tr/Ana_sayfa) sayfamızdan erişebilirsiniz.

Mutlu günler.

****************************<>***************************

Bütün çocukların 23 Nisan Bayramını kutluyorum. En çok da işçi çocukların, fakir çocukların ve köylü çocukların bayramını kutluyorum. http://blog.bluzz.net/23-nisan-ozveri-ve-fedakarlik/

****************************<>***************************

Belge Özgürlüğü en güzel kek-pasta ile kutlanır!

Ne mutlu ki Nermin Canik gibi çalışkan bir arkadaşımız var ve bu yıl Belge Özgürlüğü Günü‘nü ülkemizde bu günü tanıtmak için arı gibi dört bir yandan tanıtım çalışmalarını yürütüyor.

Geçtiğimiz yıl ülkemizdeki -bildiğim- tek kutlamayı da organize eden kendisiydi. Bu da kendisinin küresel çapta meşhur olan pastası:

Nermin'in geçtiğimiz yıl yaptığı Belge Özgürlüğü Günü pastası.

Nermin’in geçtiğimiz yıl yaptığı Belge Özgürlüğü Günü pastası.

Nermin’in geçen yılki organizasyonla ilgili yazısını buradan okuyabilirsiniz

Bir de Nermin’in bu yılki yaptıklarını şuradan okuyun ve bir de sahip olduğumuz harika internet sitesine bakın. http://belgeozgurlugu.org.tr

Dikkatinizi esas çekmek istediğim nokta, mütevazı bir pastadan başlayarak, bugün Nermin’in sürüklediği bu çalışmalar ile ne kadar ileriye gidildiği, ne kadar çok insana halihazırda sosyal medyadan ulaşıldığı.

Gerçekten çok büyük bir iş başardı Nermin. Kendisine buradan teşekkür ediyorum, takdir etmemek için nasıl bir insan olmak gerekir diye düşünüyorum.

Bazı kişiler çalışkan arkadaşımıza garip şekilde eleştirilerde bulunup canını sıkmışlar…

Her söylenen boş lafa aldırış etseydik, bugün hiç ilerlememiş olurduk. O kadar çok konuşup en kolay işe bile katkı vermeyen insanlar var ki, aldırış etmenin hiçbir gereği yok.  Tabi boş laf sınırları da bir hayli geniş olunca Nermin’e hiç üzülmemesi gerektiğini buradan da tekrar edeyim.

Tek bir örnek vererek konuyu geçelim;

Zatı muhteşemin biri demiş ki

Pasta kesmek etkinlik mi?

Evet hem de Belge Özgürlüğü Günü için en güzel etkinliklerden biri! Bakınız belge Özgürlüğü keki ile ilgili tarif bile mevcut:

1- Önce DFD güvercini logomuzu döktürüyoruz. Logonun svg kaynağı ->şurada ben buradan sadece .png  küçük resim koyabiliyorum.

Kekiniz için Belge Özgürlüğü Güvercin logosu

Kekiniz için Belge Özgürlüğü Güvercin logosu

2- Sonra yaptığımız kekin üzerine logoyu yerleştiriyoruz.(svg)

Belge Özgürlüğü Günü Keki nasıl yapılır

Belge Özgürlüğü Günü Keki nasıl yapılır

Buyrun işte Belge Özgürlüğü Günü en güzel ve mutlu şekilde böyle kutlanır. tatlı tatlı kekler yenir, güzel güzel konuşulur bu gün anılır.

Belge Özgürlüğü Günü elbette dünyanın en önemli günü değil, ama bu günü önemli kılan, Belge Özgürlüğü’nün nasıl göz ardı edildiğidir. Tek amacı belge Özgürlüğü’nün önemli olduğu bilincini yaymak için düzenlenen bu güzel gün, elbette biz özgürlük severler olarak eğlenceli ve mutlu en önemlisi de tatlı şekilde kutlanacaktır. Eğlenebildiğimiz sürece gönüllü şekilde katkı verebiliriz unutmayın. bu sebeple tatlı şeyler ile neşemizi yüksek tutmalıyız.

Unutmayalım ki tatlı yiyip tatlı konuşarak Belge Özgürlüğü Günü harika bir şekilde kutlanır. Hem de en alasından kutlanır!

Tabi unutmadan söyleyeyim, ülkemizden gelen anlamsız olduğunu düşündüğüm olumsuz tepkilerden daha önemlisi, yurt dışından gelen güzel tepkiler. DFD ekibi ve FSFE ekibi teşekkürlerini ve takdirlerini sunarak, ülekmizde Belge özgürlüğü Günü için yapılan etkinlikleri dünya çapında ağlarına duyurdular. https://twitter.com/fsfe ve http://twitter.com/documentfreedom adreslerinden bakabilirsiniz.

Ben işimden dolayı bir kutlamaya katılamayacağım, ama bu yıl bu gün ülkemizde 3 farklı yerdeki etkinlikle kutlanacak: http://belgeozgurlugu.org.tr/

Ankara:
1) 
BMO-Belge Özgürlüğü Günü (2013) Buluşması
2) Siemens Ankara ofisinin çalışanları broşürler dağıtarak, sohbet ederek Belge Özgürlüğü Günü’nü kutlayacak.

İstanbul:
1) 
İstanbul HackerSpace Belge Özgürlüğü Günü’nü Kutluyor

İzmir:
1) 
İzmir-Belge Özgürlüğü Günü (2013) Buluşması  

2) Gönüllü bir ekip Tübitak’ın liselerarası proje yarışmasına katılarak, birçok farklı şehirden katılan öğrenci ve öğretmenlere açık standartlar, açık belge biçimlerinden bahsederek, broşür dağıtarak Belge Özgürlüğü Günü’nü kutlayacak.

Fırsat bulursak belki biz de evde eşimle kendi pastamızı yapar üzerine Belge Özgürlüğü logosunu koyarız. O da bizim evin kutlaması olur :)

Şimdi bunca yazdıktan sonra, “Nedir arkadaşım bu Belge Özgürlüğü onu demedin, önce bir deseydin, de hele…” diyen arkadaşlara hak vererek, onlardan sadece 5 dakikalarını ayırarak;

- Harika olduğunu düşündüğüm Belge Özgürlüğü Sunumu:

Belge Özgürlüğü Günü-İzlem Gözükeleş (Bilim ve Gelecek)

Yazılarını okumalarını öneririm. Hiç sıkıcı değil, özellikle sunum çok eğlenceli ve öğretici.

Daha fazlasını elbette ki http://belgeozgurlugu.org.tr adresinden öğrenebilirsiniz.

Nermin’e bir kez daha çabaları için teşekkür ediyorum ve herkesin Belge özgürlüğü Gününü kutluyorum.

Mutlu Belge Özgürlüğü Günleri.

LibreOffice Türkçe Geliştirici Listesi Hayırlı Olsun!

Geçtiğimiz yıl LibreOffice çeviri işlerine yoğunlaşmıştık. Bu ise LibreOffice’e ülkemizden kod katkısı verecek geliştirici topluluğunun temellerini atmak için uğraşmaya çalışıyoruz. Umuyoruz ki biz de bir gün Brezilya topluluğu gibi güzel işlere imza atarız.

LibreOffice Türkiye

LibreOffice Türkiye

Bu bağlamda bir iletişim kanalı kurmak adına Tükçe özelinde bir e-posta listesi açmış bulunuyoruz.

Listeye üyelik: gelistirici+subscribe@tr.libreoffice.org
Özetlere üyelik: gelistirici+subscribe-digest@tr.libreoffice.org
Arşivler: http://listarchives.libreoffice.org/tr/gelistirici/
Mail-Archive.com adresi: http://www.mail-archive.com/gelistirici@tr.libreoffice.org/

LibreOffice geliştiricisi olmak isteyen tüm genç ve yaşlılarımızı listeye üyeliğe bekleriz.

Unutmayın ki bu topluluğu oluşturmak da ilerletmek de katılımcılarının çalışkanlığına ve ideallerine bağlı.

Listeye attığım ilk mesajı da buradan paylaşmış olayım:

LibreOffice Türkiye topluluğu olarak LibreOffice geliştirici ailesine ülkemizden de geliştiriciler kazandırma çalışmalarımız doğrultusunda açtığımız listemiz tüm camiamıza hayırlı olsun.

Nereden başlayalım diyenler için:

http://tr.libreoffice.org/gelistirici/
https://wiki.documentfoundation.org/Development
http://efegurkan.wordpress.com/2013/03/08/libreoffice-derleme/

Şimdilik üyelerimiz;

Efe Gürkan Yalaman - https://plus.google.com/115301608275454477024/posts
Güner Kaan Alkım - https://plus.google.com/108177275886193685721/posts
Ülgen Sarıkavak- https://plus.google.com/101690728694324775343/posts

Bu üç genç ve cesur arkadaş Türkiye geliştirici topluluğunu oluşturmak ve LibreOffice’e ilerleyen zamanlarda kod katkısı vermek için kollarını sıvadı. Diliyorum ki bu liste de zengin ve güzel bir iletişim kanalı olarak üretkenliklerine katkıda bulunur.

Bugün 23 Mart 2013 bakalım 1 yıl sonra nereye gelmiş olacağız.

Selamlar, saygılar…
Zeki

 

Şen şakrak, üretken ve proaktif insanların doldurduğu güzel bir liste olur umarım.

Mutlu günler
Zeki.

Microsoft’un şeytani Secure Boot kelepçesinin tezahürü

Bazı tehlikeleri önceden bilsek de gerçekleşene kadar -ve hatta ucu bize değene kadar- bu tehlikeleri “sanal” sayar ve yüzleşmeyeceğimizi düşünürüz…

Secure Boot Bilgisayarınıza GNU/Linux, BSD veya başka bir işletim sistemi kurmanızı engelleyecek!

Secure Boot Bilgisayarınıza GNU/Linux, BSD veya başka bir işletim sistemi kurmanızı engelleyecek!

Secure Boot bir tehlikeydi ve Secure Boot özelliğine sahip Windows 8′li bilgisayarların raflarda yer almasıyla ülkemiz pazarında da esir bilgisayarları raflara koyarak hayatımıza maalesef girdi.

Secure Boot ne diye hatılatmak gerekirse, Secure Boot Microsoft’un Windows 8 için getirdiği “sözde” bir güvenlik gerekliliği olarak bilgisayar üreticilerine dayatılan bir kısıtlama. Bu kısıtlama ile özel anahtarlara sahip olmayan hiçbir işletim sistemini bilgisayarınıza kurup başlatamayacaksınız. Yani kişisel tercihinize saygı duyulmadan, size sunulanı dayatılanı alabileceksiniz. Özgür yazılım kuramayacaksınız! Tüketici tercihlerini geride bıraktım, hapisane dayatmasından farksız bir durum.

Bilgisayarlarınız sizindir ve bilgisaranıza ne dilerseniz onu kurma hakkınız vardır!

Bu sepeple secure boot’a karşı özgür ayzılım Vakfı 2011 yılında bir imza kampanyası başlatmıştı (henüz imzalamadıysanız mutlaka imzalayın), Özgür Ilgın günlüğünde yer vermişti biz de Özgürlükİçin ve Pardus-Linux.org‘da haber yapmıştık. Ayrıca ben de İmzalamayan bizden değildir demiştim.

Geçtiğimiz gün Google+’da Necmettin Betiger’in günlüğünde yazdığı “Windows 8 Güzel mi?” başlıklı yazısını gördüm ve okudum. Burada aldığı dizüstü bilgisayara “Kubuntu” kuramadığından bahsediyordur.

Bunu duyunca “Eyvah!” dedim, sanırım tehlike ile o an yüzleşmiştim ve artık o gerçekti. Benim de bir dizüstü bilgisayar almaya ihtiyacım var ve mağaza raflarındaki bilgisayarlar artık benim için alınamaz durumdalar.

Hadi ben seçici olacağım ve piyasadaki Secur Boot özelliği olmayan daha eski bir modeli bulmaya çalışacağım. Peki ya yarın?

Bilgisayarlarını özgür yazılımla tanıştıracak insanlar bunu maalesef gerçekleştiremeyecek.

Düşünsenize, bilgisayarınız var ve siz Linux/BSD veya başka bir işletim sistemi kuramıyorsunuz, sizi birileri kısıtlamış;

  • Kısıtlama sebebi: Güvenlik.
  • Bu kısıtlamayı yapan: Dünyanın en çok güvenlik zaafiyetine sahip işletim sistemini üreten şirket.
  • Kısıtladıkları ise: En güvenli işletim sistemleri.
  • Bu kısıtlama ne sağlıyor: Piyasada tekel gücü

Sizce bu mantıklı mı?

-Bazı dağıtımlar Microsoft ve diğer sayısal imza şirketleri ile çözümlere gitmekte- fakat bu kabul edilebilir değil. Hiçbir kimse bu şekilde bir kilit sahibi olmamalı.

Bu saatten sonra ne yapılabilir ki diye karamsarlığa kapılmadan, ne yapabileceğimizi düşünmek lazım. Secure Boot’un çok uzun süre böyle bir hegemonyayı sürdürebileceğini sanmıyorum. Bir şekilde çözülecek, fakat en önemlisi bu işin yasal olarak; tüketicilere haksızlık ve haksız rekabet olarak değerlendirilmesi ve bir daha böyle bir şeyi dayatmaya kalkışılmamasını sağlamak diye düşünüyorum.

Avrupa Komisyonu’nun rekabet davası sebebiyle Microsoft’a kestiği rekor ceza gibi Secure Boot’a karşı da bir ceza gelebilir diye umuyorum.

Ülkemizde de bu özelliğe karşı bir hukuksal girişim veya yasal bir düzenleme olsa keşke. Ben yine de fırsat bulduğumda, dilim döndüğünce bu Secure Boot hakkında, Rekabet Kurumu‘na ve diğer mercilere yazılı şikayette bulunacağım. Size de öneririm.

Mutlu günler.

LibreOffice ile doldurulabilir PDF form belgeleri oluşturmak

Bir önceki yazımda yine LibreOffice ve PDF üzerindeki marifietlerinden bahsetmiştim. Gelen olumlu tepkiler ile LibreOffice’in PDF’ler ile yapabildiği bir güzel marifetten daha bahsedeyim dedim. LibreOffice sayesinde, ek bir yazılıma gerek kalmaksınızın doldurulabilir PDF belgeleri oluşturabilirsiniz.

Nedir bu Doldurulabilir PDF Formu?

Doldurulabilir PDF, günlük hayatta bir çok yerde karşımıza çıkan “Formlar; Sipariş formu, ders kayıt formu, dilekçe formu ve bilimum başvuru formu…” konusunda işimizi çok kolaylaştıran bir özellik.

Benim en sevmediğim şeylerden biri bu formları elle doldurmak zorunda olmak, İnternetten bir form doldurmanız isteniyor, önce döktürüp sonra doldurun dendiği zaman içim sıkılıyor doğrusu, hem yazım çok çirkin hem de yanlış yazdığımda düzeltmesi yeni baştan doldurması gerçekten zahmet.

Bir de dolduran taraftan değil de, bu formları okuyan ve işeleyen taraftan bakarsak, kargacık burgacık yazılar, bu yazıları okuyup tekrar bilgisayar üzerinde bir hesap tablosuna veya başka bir veri alanına elle yazmak gerçekten işgücü kaybı ve çalışana zülum! Patron veya yönetici olsanız, böyle gereksiz bir iş tekrarı için iş gücünüzü gereksiz yere kullandığınız için maddi bir kaybınız da olurdu.

Tabi ayrıca bir de “Kurumsallık” boyutu var, düşünsenize, müşteriniz lan büyük bir şirkete elle doldurması için bir form gönderiyorsunuz… Bunun önüne geçmek için bazen bu formları metin belgedesi(odt, doc etc) veya hesap tablosu(ods, xls) biçimlerinde gönderilebiliyor. Ama bunda da, biçim ve düzen sorunlarından dolayı form istenilen şekilde görüntülenemiyor, sayfalar kayıyor bazen de müşteri veya formu dolduran kişi formun alanlarını kafasına göre değiştiriyor siliyor vs vs… Bunun için en güzel alternatiflerden biri Doldurulabilir PDF formları oluşturmak.

Doldurulabilir PDF formunda, belirlediğiniz alanlar form belgesini açan kişi tarafından düzenleme yapılmasına ve işaretlenmesine izin veren bir belge yapısı oluşturulmakta. Bu sayede dolduran kişi ona tanımlı alanlar dışında bir değişikik yapamamakta ve form biçimi ve düzeni de korunmakta.

Bu sayede hem formu doldurmak hem de formu okumak ve işlemek çok kolay. Formu işlemek basit bir kopyala yapıştır işlevine dönüşmekte. Ayrıca, formu işleyen kişinin yapabileceği -hepimiz insanız ve yazılarımız genellikle çirkin- okuma ve yazma gibi hataların da önüne geçerek doğru bilginin aktarılmasını sağlamak sunulan çok büyük bir fayda!

Haydi LibreOffice ile Yapalım

LibreOffice ile doldurulabilir PDF formu oluşturmak gerçekten çok kolay. Writer, Calc, Impress ve Draw bileşenlerinin hepsinde doldurulabilir PDF oluşturabilirsiniz.

Nasıl yapıldığını göstermek için ben Writer üzerinde basit bir form hazırladım.

Doldurulabilir PDF formları oluşturmaya başlamak için ilk adım olarak menüden

Dosya -> Görünüm -> Araç Çubukları yolundan “Form Denetimleri” araç çubuğunu seçelim ve oluşturduğumuz beldeki alanları bu araç çubuğu sayesinde belirleyelim.

LibreOffice ile doldurulabilir form oluşturmak için Form Denetimleri Araç Çubuğu'nu aktifleştirelim

LibreOffice ile doldurulabilir form oluşturmak için Form Denetimleri Araç Çubuğu’nu aktifleştirelim

Ben düz metin kutuları, onay kutuları ve seçim kutusu kullandım. Solda gördüğünüz Form Denetimleri Araç çubuğunda metin kutusunu seçtikten sonra oluşturmak istediğiniz alana tıklayıp alan boyutu nispetinse sürüklediğinizde alana kolayca sahip olacaksınız. Bu alanların biçimlendirilebilir olduğunu belirteyim. Bu sayede, alanların yazı tipinden tutun rengine davranışına kadar istediğiniz tanımlamaları yapabilirsiniz.

Metin kutusu alanının özelliklerini değiştirebilirsiniz

Metin kutusu alanının özelliklerini değiştirebilirsiniz

Burada, özellikle çok satırlı tasarlaan kutular için bir ipucu vermek isterim, adres gibi çok satırlı olmasını tasarladığınız kutucuları aşağıdaki gibi ayarlamanız gerekmekte

Metin kutusunu çok satırlı hale getirmek

Metin kutusunu çok satırlı hale getirmek

Formumuzu tamamladıktan sonra geriye bu formu PDF biçiminde dışa aktarmak kalıyor. Burada yine araç çubuğundaki PDF olarak dışa aktar simgesi yerine bu işlemi;

Dosya -> PDF Olarak Dışa Aktar yolu ile yapmak gerekiyor, burada açılacak PDF Seçenekleri iletişim penceresinde “PDF formu oluştur” seçeneğinin işatretli olduğundan emin olduktan sonra “Dışa Aktar” düğmesine basarak düzenlenebilir PDF formumuzu kaydediyoruz.

LibreOffice ile hazırlanmış doldurulabilir formu PDF olarak dışa akarmak

LibreOffice ile hazırlanmış doldurulabilir formu PDF olarak dışa akarmak

Formumuzu oluşturduk ve dışa aktardık. Artık bu form PDF okuyucu ile açıp doldurabilir.

Nasıl olduğuna bakmak için PDF okuyucusu ile açalım.

LibreOffice ile oluşturulmuş PDF formu PDF okuyucu ile Düzenlemek - Adobe Reader

LibreOffice ile oluşturulmuş PDF formu PDF okuyucu ile Düzenlemek – Adobe Reader

Görüldüğü üzere formu rahatça düzenleyebildim, seçim kutularını işaretledim. Dikkat ederseniz, okuyucunun üst kısmında bu PDF’nin doldurulabilir olduğu ile ilgili bir uyarı bandı belirdi. Bu bandı gördüğünüz PDF dosyaları doldurulabilir belgelerdir. Formu doldurduktan sonra kaydedip gönderebilirsiniz.

Yukardaki örneği Adobe Reader ile vermemin sebebi, büyük ihtimalle oluşturacağınız formları göndereceğiniz kişilerde bu okuyucunun yüklü gelmesi. Gördüğünüz gibi sorunsuz şekilde görüntülenebiliyor ve düzenlenebiliyor. LibreOffice ile çalışmanızın önünde bir engel yok.

Gelelim sevdiğimiz Linux sistemimiz üzerindeki okuyuculara. Bu okuyucularda da oluşturduğumuz formları rahatça doldurabilir ve kaydedebiliriz.

Okularda doldurulmuş PDF formu

Okularda doldurulmuş PDF formu

Okular’da da beliren uyar bandına dikkatinizi çekerim, Formları Göster seçeneği ile, doldurulabilir form alanlarını aktif ederek doldurmaya başlayabilirsiniz.

Evince'de pdf formu doldurmak

Evince’de pdf formu doldurmak

Nedenini henüz bilmiyorum ama Linux üzerinde bu belgelerdeki Ş ve İ gibi karakterlerin görüntülenmesinde bir sorun olmuş gibi, sanırım sistem yereli veya benim oluşturduğum dosyanın kodlaması ile ilgili bir sorun olabilir. Bakmak lazım.

Unutmadan, formları doldurduktan sonra, doldurulmuş formu PDF okuyucunuzdan  kaydederken “Farklı Kaydet” şeklinde kaydetmenizi öneririm.

Gördüğünüz gibi, LibreOffice ile ek bir yazılıma ihtiyaç duymadan kolaylıkla PDF formlarıhazırlayabiliyoruz.

Denemek isteyenler için: odt dosyası ve pdf dosyası

Mutlu Günler.

http://www.ehow.com/how_12072772_create-fillable-form-linux.html

http://askubuntu.com/questions/166875/create-fillable-or-editable-fields-in-a-pdf

http://ask.libreoffice.org/en/question/6485/can-i-make-a-pdf-consent-form-that-customers-can/

https://translations.documentfoundation.org/tr/libo_help/translate.html#unit=33070055

LibreOffice ve Hibrit PDF Mucizesi

Sanırım bu yazacağım yazı Hibrit PDF ile ilgili ilk Türkçe tanıtım yazısı olacak, o sebeple cehaletimi ilk elden ortaya koyacak kadar da cesur olmak durumundayım…

PDF dosya biçimi günlük hayatta en çok tercih edilen dosya biçimlerinden biri, tercih sebeplerinin başında ise, kendini muhafaza etmesi ve farklı okuyucu ve platformlarda dahi biçimlendirmesini koruyarak kendisini olduğu gibi göstermesi.

PDF’nin belge değişiminde bu kadar çok tercih edilmesinin yanında, kendini koruması sebebiyle ikinci bir elde düzenlemeye imkan tanımaması çoğu durumda kısıtlayıcı bir engel olarak karşımıza çıkmakta.

PDF’nin dolaşımda düzenlenmesi için bildiğim seçenekler;
- PDF dönüştürücü yazılımlar: (Adobe Acrobat ailesinin yetkin sürümleri; XI gibi, Abby Fine Reader vb)
– LibreOffice Draw – PDF içe aktarma

Her ne kadar bu yöntemler makul ve işgörür gibi görünse de, hiçbiri size PDF dosyasını doğrudan kelime işlemciniz üzerinde düzenlemeye imkan tanımamakta. Ha derseniz, kardeşim düzenliyoruz işte, ne farkı var. Şöyle diyeyim, siz o zaman özgün belgenin biçemlerini, çapraz başvurularını başlık hiyerarşisini ve içindekiler tablosu, kaynakça ve dizini gibi yapıları göz ardı edip çok basit şekilde belge rötuşundan ilerisini düşünmüyorsunuz demektir.Bu çözümlerde belge düzeni bozulacak, şekilde kaymalar olacak, tablolar okunmayacak vs vs… Belgeyi düzenlemek ile belge düzenini toparlamak size çok vakit kaybettirecektir.

Bu bugün ihtiyacınızı giderse de, yarın daha iyi çalışma araçlarına ve ihtiyaç duyacaksınız. İşte tam burada devreye giriyor LibreOffice ve Hibrit PDF düzenleme özelliği.

Hibrit PDF Nedir?

Hibrit PDF, basitçe PDF dosyasının içerisine ODF dosya biçiminin gömülmesidir, yani bir PDF dosyası oluştururken aynı zamanda içerisinde mevcut Açık Belge Biçimindeki dosyanızı gömmektesiniz. Bu sayede oluşturduğunuz PDF dosyası, PDF okuyucuda normal bir PDF gibi açılmaktayken, paralelinde aynı dosyayı LibreOffice Writer, Calc, Impress ve Draw bileşenlerinde normal şekilde  tıpkı PDF’de göründüğü/olduğu düzende ve biçimlendirmede normal bir metin belgesi olarak açıp düzenlemeye imkan vermektedir.

Açık Belge biçimi(OpenDocument Fortmat)’ın gücünü PDF ile birleştirebilmesi, ODF’nin OOXML’e attığı bir güzel fol olarak da görülebilir. Bu özellik kelimeyle; Harika!

Hibrit PDF Nasıl Oluşturulur, Nasıl Kullanılır?

Hibrit PDF oluşturmak LibreOffice ile gerçekten çok kolay ve zahmetsizdir. Hibrit PDF oluşturmak için tek yapmanız gereken, araç çubuğundaki PDF Olarak Dışa Aktar simgesini kullanmak yerine, PDF dışa aktarma işlemini;

Dosya -> PDF Olarak Dışa Aktar

yolunda açılan PDF seçenekleri iletişim penceresinde ”Gömülü Açık belge dosyası” seçeneğini aktif ederek “Dışa Aktar” düğmesine basmak. Bu şekilde oluşturacağınız PDF dosyaları Hibrit PDF dosyaları olacaktır. Oluşturduğunuz Hibrit PDF dosyalarını PDF okuyucunuz ile rahatça açabilirsiniz.

PDF dosyasını tekrar düzenlemek için ise, tek yapmanız gereken, bu dosyayı dilediğiniz LibreOffice bileşeniyle açmak. Bunu dosyaya sağ tıklayarak “Birlikte Aç” yolu ile dilediğiniz LibreOffice bileşimini seçebileceğiniz gibi, dosyaları LibreOffice uygulamasından “Dosya->Aç” yolu ile de açabilirsiniz.

Birlikte Deneyelim

Ben örnek olması için basitçe bir belge oluşturdum. Vikipedideki Mars maddesini alıp LibreOffice Writer’a kopyaladım.

——————————>Fazladan ipucu<——————————

Bu örneği vermemin sebebi aslında bir ipucu daha vermek istemem. İnternet sayfalarındaki içeriği alıp LibreOffice’e kopyaladığımızda, resimler kaynak dosyadan bağlantı olarak alınmakta, bu resimleri belge içine dahil etmek ve internet bağlantısı gereksinimini ortadan kaldırmak için;

LibreOffice içerisine internet sayfalarından içerik kopyalarken resim bağlantılarını kaldırmak

LibreOffice içerisine internet sayfalarından içerik kopyalarken resim bağlantılarını kaldırmak

Düzenle -> Bağlantılar yolunda bağlantıların listelendiği kutuda “Ctrl+A” ile bütün bağlantıları seçtikten sonra “Bağlantıyı sonlandır” düğmesine tıklamak.

——————————><——————————

Konuya dönersek, oluşturduğum bu belgeyi “Dosya -> PDF Olarak Dışa Aktar” yolunu takip ederek açılan PDF Seçenekleri iletişim penceresinde “Gömülü Açık belge dosyası” seçeneğini aktif ederek “Dışa Aktar” düğmesine basarak dışa aktarayım.

PDF olarak dışa aktarırken Gömülü Açık Belge dosyası seçeneğini aktif ederek, düzenlenebilir Hibrit PDF dosyaları oluşturmak

PDF olarak dışa aktarırken Gömülü Açık Belge dosyası seçeneğini aktif ederek, düzenlenebilir Hibrit PDF dosyaları oluşturmak

İşte size oluşturduğum PDF belgesi:

LibreOffice ile oluşturulmuş düzenlenebilir Hibrit PDF dosyası

LibreOffice ile oluşturulmuş düzenlenebilir Hibrit PDF dosyası

Aynı belgeyi, sağ tıklayarak LibreOffice Writer veya LibreOffice Writer ile “Dosya->Aç” yolu ile açtığımda buyurunuz düzenlenebilir bir PDF dosyası, hem de tıpatıp aynısı:

PDF belgesinin LibreOffice Writer ile açılmış hali:

LibreOffice Writer ile düzenlenmek için açlan Hibrit PDF dosyası

LibreOffice Writer ile düzenlenmek için açlan Hibrit PDF dosyası

Bu özellik sayesinde, oluşturduğumuz PDF dosyaları üzerinde başkaları ile daha kolay birlikte çalışabiliriz, önce metin belgesi kaydetmek, sonra dışa aktarma tekrarından kurtularak tek bir belge üzerinden çalışmalarımızı yürütebiliriz.

Hem PDF hem metin belgesi bir arada!

Bireysel kullanımı bir kenara bıraktığımızda, kurumunuzda/şirketinizde neler yapabileceğinizi siz düşünün :)

Gerek LibreOffice Draw ile hem metin tabanlı hem de görüntü olarak taranmış PDF’leri içe aktarmak ve düzenlemek, gerekse Hibrit PDF özelliği ile harika şekilde PDF dosyaları üzerinde metin belgesi olarak çalışabilmek, LibreOffice’i bilgisayarınızda mutlaka bulunması gereken bir yazılım haline getirmekte.

Unutmadan tekrar hatırlatayım, bu özelliği sadece metin belgelerinde değil, hesap tabloları, sunumlar ve çizim dosyalarında da kullanabilirsiniz.

LibreOffice’i sisteminize kurmanız şiddetle tavsiye olunur, şayet iş yerinizde LibreOffice kurmanıza izin verilmiyorsa, bu faydalarını anlatın ve şirketinizde hem bu işi yapan ücretli yazılımlara para ödemek yerine LibreOffice’i kurmanın tasarruf sağlayacağını ve LibreOffice’in yeteneklerinden herkesin faydalanacağını söyleyin. Yine mi olmadı, o zaman siz kendi kullanımınız için “Taşınabilir LibreOffice“i USB belleğinize veya sabit diskinizdeki bir klasöre kurun, faydalarından mahrum kalmayarak işinizi kolaylaştırın.

Unutmadan şurada da Hibrit PDF’ler ile ilgili Simon Phipps tarafından hazırlanmış güzel bir video anlatım mevcut:

LibreOffice ile düzenlenebilir Hibrit PDF dosyalar oluşturmak:

Mutlu günler.

Not: Bu özellikler için gerekli olan PDF İçe Aktar eklentisi Windows kurulumu ile birlikte varsayılan olarak gelmektedir. Birçok Linux dağıtımı için hazırlanan LibreOffice paketlerine dahil edilerek gelmektedir, bu eklenti sizde kurulu değilse, paket yöneticinizden veya bu adresten indirip kurabilirsiniz.

- http://workingcollaboration.com/workingcollaboration/weblog.nsf/dx/hybrid-pdf-documents.htm?opendocument&comments

- http://www.ozgurlukicin.org/haber/openoffice-3-tura-cikiyor/

- http://www.oooninja.com/2008/06/pdf-import-hybrid-odf-pdfs-extension-30.html

- http://extensions.services.openoffice.org/project/pdfimport

- http://wiki.openoffice.org/wiki/Pdf_Import_Extension/Announcement

- https://translations.documentfoundation.org/tr/libo_help/translate.html#unit=33067843

Pardus; PiSi ve diğer teknolojilerine küçük bir not

Pardus çok şeye sahipti!

Pardus çok şeye sahipti!

Bu güzel cumartesi sabahı yapacak o kadar işim varken, dün sağlam kapattığım bilgisayarımın bir kez daha sorunlu şekilde başlamasıyla, Pardus’u ve tüm getirdiği güzel teknolojilerinin kıymetini bir kez daha bildim.

Hoş sadece bugün değil, ayda en az 3-4 sefer yaşadığım sorunlar zaten hep bu ahımı dilimde tutuyor.

Çok fazla bilgisayarı kurcalamayan, ihtiyaçları basit olan bir kullanıcı için sorun yaşamak ve insani çözümleri uygulamak eskiden hiç zor değildi…

Komik olan ne biliyor musunuz, sabit diskimde birkaç Linux dağıtımı olmasına rağmen şu an tek doğru düzgün çalışanı Pardus 2009.2…

Pardus’un getirdiği teknolojilere “Ne gerek vardı, bunlar zaten var” diyenlerin Pardus kullanmadığınan bir kez daha emin oldum. PiSi ve onun yapılandırması sistem ile ne güzel ahenk içerisindeymiş, elinde ÇoMaR’ın Tasma’sı ile Kaptan YALI’dan demir alıp ne güzel yol alıyormuş özgür yazılım sularında…

Yahu, bu kadar basit, güzel ve en önemlisi sağlam bir yapı var iken, açılış ve kapanışta kendi kendisini bozan bir yapının tercih edilmesi ne kadar yanlış bir karar…

Bu sabah sebebinin ben olmadığım saçma sorunları çözmeye çalışırken çok yoruldum ve sıkıldım. Bir türlü anlayamadığım *.deb paketlerinin ve sisteminin ne kadar karmaşık, çürük ve güvenilmez olduğunu bir kez daha gördüm.

Pardus teknolojilerinin TÜBİTAK tarafından çöpe atılması çok yanlış bir karar, bunu bir kez daha tekrar etmiş olayım.

Elbette *deb ve bu paket sistemine bağlı dağıtımlar tatminkar ve ilerlemeye devam ediyor. Milyonlarca insan tarafından kullanılıyor… Fakat daha iyisi elimizdeyken neden kötüsünü tercih ederiz ki? Kim Mercedes’den inip Ford’a binmeyi tercih eder ki?

TÜRKİYE BİLİMSEL ve TEKNOLOJİK ARAŞTIRMA KURUMU, ismi ile beklenen vazife, yeni teknolojiler üzerine çalışma yapması, eski teknolojileri alıp kullanmak için bu kuruma bence ihtiyaç yok. Önceki yazılarımda[1] [2] [3] [4] da belirttiğim üzere, bunu başka kurumlar yapabilir.

Şimdi çıkıp bir harici sabit disk alacağım… Sonrasında da belgelerimi yedekleyip bir kez daha yeniden kurulum yapacağım…

Buradan, Pardus’a sahip çıkıp bir şekilde devam ettirmeye çalışan Pardus-Anka ekibine de selamlarımı gönderiyorum. Umarım iyi yol alabilirler.

Bknz:

- http://tr.wikipedia.org/wiki/Pardus_(i%C5%9Fletim_sistemi)#Pardus_projeleri –
- http://www.pardus.org.tr/anahtarpardus.html (!)

1- http://blog.bluzz.net/debian-pardus-seckisi-2012-3rc1-diye-bir-sey-gordum/
2- http://blog.bluzz.net/pardus-isbirligi-cagri-toplantisi-uzerine/
3- http://blog.bluzz.net/pardus-danisma-kurulu-ve-pardusun-sonu/
4- http://blog.bluzz.net/pardusun-yeni-yol-haritasi-ve-gelecek-donem/

3

Bizim de bir Eş Anlamlılar Sözlüğümüz, Dilbilgisi Denetim Aracımız olmasın mı!

Bu yıl özgür yazılım ve LibreOffice için geçtiğimiz yılan daha iyi şeyler yapabileceğimizi düşünüyorum. Çeviri, belgelendirme ve topluluk yapılanmasının yanı sıra ortaya işte bunları da yapabildik diyebileceğimiz araçlar ürtemek için yeterince geç kaldık diye düşünüyorum.

Ülkemizde özgür yazılımın seyrinde bir vites varsa, şu an onun en düşük halinde seyrettiğimiz kesin olsa da sadece durmamak değil, hızlanmaya da çalışmalıyız. Şu an gördüğüm çok az sayıda kişinin her konuda bir şeyler yapmaya çaresizce çabalaması. Niye böyle veya neden yalnızız sorusunun cevabını çok merak ediyorum…

Bizim neden eşanlamlılar sözlüğümüz ve dilbilgisi denetim aracımız yok!, neden!!!

Bizim neden eşanlamlılar sözlüğümüz ve dilbilgisi denetim aracımız yok!, neden!!!*

http://www.youtube.com/watch?v=HSs6x4ctFEg

Konuya dönersek, bu her konuda bir şeyler yapmaya çabalayan kişilerin başında gelen sevgili Anıl Özbek‘in geçtiğimiz yıl başlattığı “Türkçe Eş Anlamlılar Sözlüğü” oluşturma çalışmaları bir şekilde ilerledi ve katkılarla yürütülüp tamamlanacak bir yola girdi, yani başlandı…

Eş Anlamlılar Sözlüğü sayesinde, özgür ofis yazılımları üzerinde yazarken, Türkçenin zenginliklerini daha güzel kullanabileceğimiz ve anlatımımızı güçlendirebileceğimiz bir araç kazanacağız.

Anıl nasıl çalıştığı ile ilgili kısa bir video çekmiş:

Anıl’ın başlatığı ve neredeyse tek başına yürüttüğü bu projenin tamamlanması için katkıya ihtiyaç bulunmakta. Bu çalışmaya iki türlü katkı verebilirsiniz:

- Sözlüğe kelime ve kod katkısı vererek
– Proje katkıcılarına kitap hediye ederek

Kelime ve kod katkısı vermek için sizi şuraya  yazısına ve proje sayfasına alalım https://github.com/maidis/mythes-tr/wiki

Proje katkıcılarına kitap vermek için ise Kitap İstek Listesi’ne doğru buyurun diyelim ve ayrıca üşengeç arkadaşların gözüne çarpar diye Kitap İstek listesini de buraya yapıştıralım:

maidis

Kitap göndermek için Kitap istek listesinde iletişim bilgileri mevcut: https://github.com/maidis/mythes-tr/wiki/Kitap%C4%B0stekListesi

Gelin bu yıl özgür yazılıma seyirci kalmaya devam etmeyin, ucundan tutabileceğiniz projelere katkı verin.

Eş Anlamlılar Sözlüğü en basitinden kelime girerek katkı verebileceğiniz bir proje. Hep birlikte buna sahip çıkarak bu sözlüğe sahip olalım.

***

Meraklılara(ne mutlu onlara ki hiç sıkılmazlar) Anıl’ın bu  proje ile ilgili yazdığı günlük girdilerini okumalarını öneririm:

***

Python programlama dili bilen ve Türkçeye eşsiz bir dil bilgisi denetimi aracı kazandırmak isteyebilecek maceraseverlerin dikkatine:

Malumunuz, Türkçe için tek sahip olduğumuz yazım denetimi aracı olan Zemberek’in ne yazık ki dilbilgisi denetimi özelliği bulunmamakta.

Bu konuda Pardus Hata Takip sisteminde girdiğim hata kaydında öğrendiğim üzere daha önce bu konuda Language Tool kullanılarak bir şeyler yapılmaya çalışılmış, ama yarım kalmış…

Sonrasında ise LibreOffice için daha farklı bir araç olan Phtyon tabanlı Lightproof denetim aracı ortaya çıkmış… Konu ile ilgili yine sağolsun sevgili Anıl deneme amaçlı bir şeyler yapıp iki günlük yazısı yazmıştı:

Bu iki yazıyı okumanızı öneririm.

Geçtiğimiz haftalarda Brezilya’daki LibreOffice Topluluğu’nun neler yaptığını anlattıkları mektuplarını çevirmiştim, bu mektuplarında Lightproof kullanarak bir yazım denetimi aracı ürettiklerini söylüyorlardı…

Neden biz de üretmeyelim? Neden bizim de olmasın?

Bu işe sahip çıkacak babayiğitler yok mu bizde?

Bonus:

Türkçe Konuşma Tanıma Motoru üzerine şöyle bir güzel tartışma başlamıştı. https://plus.google.com/u/0/115269212643703188386/posts/NwKmVUZPa5g

Bu konuda ilgili ve bir şeyler yapabilecek birileri var mıdır ortalıklarda. Çok güzel olmaz mı sizce?

Polemik:

Eş Anlamlı –> Eşanlamlı
Dil Bilgisi –> Dilbilgisi 

konusu da tam polemiklik… Dil derneği ve TDK farklı diyor, bir ara kendi doğrumuzu seçelim:

Mutlu günler.

Delik Kalorifer Peteğini Tamir Etmek

Madem çok kişi yazmıyor gezegene ve madem özgür yazılım ve Linux dışı yazmak istisna değil normal olmuş  ve hatta …. serisine geçiş de yapılmış ise ben de kalorifer peteği nasıl tamir edilir onu yazayım…

Çoğumuz yeni evlerde oturmuyoruz. Eski evler ve eski tesisatın ara ara sorunları olmakta. Bunların en can sıkıcılarından biri kalorifer radyatörünüzün peteğinin delinmesi… Sadece eski evlerde değil bir kaç yıllık radyatörlerde de yaşanabiliyormuş bu sorun…

Bizim evin yaklaşık 20 yıllık tesisatı ile ilgili korktuğum olaylardan biriydi bu. Kışın sıcak su ve yüksek basınç yorulmuş metalin en zayıf yerinden peteği delerek kendini dışarı atabiliyor…

Neyse sonunda bu olay bizim de başımıza geldi. Banyodaki kalorifer peteğinden su damlaları akmaya başladı, ara ara boru giriş yerlerinden su atardı fakat kalorifer suyundaki o pislik o delikleri tıkardı bir şekilde, bekledim devam etti. Anladım ki bu diğerleri gibi değil zor bir iş bizi bekliyor.

Bu durumda yapılacak iki şey var;

1. Tesisatçı çağırmak, petek değişecek vs… Hem maliyet hem ev sahibine dert yan hem de inşaat bir sürü…
2. Kendi göbeğini kesmek, bir şekilde ilerleyen fennin mucizelerinden yararlanmak. Bir şekilde bir pratik çözümü olmalı…

Tabi ben ikincisini seçtim, neticede tamirat tadilat,  hata çözme ilgi alanım. Araştırmaya başladım. Tahminimce endüstri tipi bir yapıştırıcı olmalıydı. Doğruca iş çıkışı Cevahir’deki Koçtaş’a gittim. İş çıkışı muhitteki hırdavatçılar açık olsaydı onlara giderdim, çok daha zevkli oluyor o türlüsü.

Neyse yapışkanların reyonunu bulunca, Bison Epoxy Repair – Aqua ürünü gözüme çarptı. Tam benim aradığım şey gibiydi. Arkasını okudum, delik radyatör tamiri de yazıyordu, emin olayım diye teknik elemana sordum; “Tam senlik” dedi. Eyvallah dedim evin yolunu tuttum…

Eve geldiğimde deliği temizlemek için biraz kurcalarken delik biraz büyüdü ve damlama, enjektörden fışkırmaya döndü. Radyatörün gelen ve giden su vanalarını kapattım, delikten suyun boşalıp su basıncı ile uğraşmadan yapıştırıcıyı uygulamak niyetimdi. Bekledim, bekledim bekledi, basınç biraz azalsa da su kesilmedi… Kapalı devre sistem olmasını bilmeme rağmen giden su vanasını açayım belki peteğin suyu boşalır dedim, o da işe yaramadı. Çünkü devri daimi sağlamak için belli bir su basıncı olduğundan, giden su borusundan da  içeri su giriyordu.

Tahmin ettiğim kalorifer radyatörünün vanasının suyu tam kesemediğiydi. Yanılmamışım da. 1,5 gün geçince sıkıldım, kaçan su basıncı da iyice düşmüşken, yapıştırayım dedim. Kağıt zımparamı bulamayınca, tornavida ucu ile zımparalayayım dedim, -siz sakın yapmayın- tornavida ile sızıntı deliğini iyice deldim. Durum iyice kötüleşmişti…

Neyse, zor durumlarda daha makul çözümlere zorlandığımızdan, bir önceki akşam yüksek basınçlı su ile imtihanım sonucu uygulayamadığı yapıştırıcıdan ders alarak yapıştırmaya başladım. Ama önce epoksi yapıştırıcının nasıl uygulandığını anlatmakta fayda var.

Epoksi yapıştırıcı - Tüp normalde dolu, kalan bu kadar

Epoksi yapıştırıcı – Fiyatı: 16 TL*  Tüp normalde dolu, deneme yanılmalarımdan ve tadialttan sonra kalan bu kadar

Epoksi yapıştırıcdan, kullanacağınız kadarını kesin, ve tek renk olana kadar yoğurun. Sonra da yapıştırmak istediğiniz yere bastırın. Sertleşene kadar bekleyin ve 10 dakika sonra şekillendirin. Kısa sürede çelik sertliğinde ve 24 saat sonra zımparalanabilir bir hale gelecek.

Eğer kalorifer radyatörünüzün vanası normal çalışıyorsa işiniz kolay. Vanaları kapatın, kaloriferden suyun boşalmasını bekleyin, deliğin büyüklüğüne göre 1 gün civarı sürecektir.  Yapıştıracağınız yeri zımparalı ve temiz bir getirin Su kesildiğinde epoksi yapıştırıcıyı tarif edildiği gibi hazırlayın ve bastırarak yapıştırın. Tavsiyem öncesinde yapıştırıcının bir kısmını macun çeker gibi bir iki kat çekmenizdir. Neyse, bu senaryoda iş kolay olduğundan gerisi kolay. Biraz bekleyin şekillendirin, kurusun sonra da ertesi gün zımparalayıp boyayın.

Gelelim benim durumuma yani kötü senaryoya; Durdurulamayan sızıntı, büyüyen delik ve basınçlı yağlı kalorifer suyu. Bu şekilde yapıştırmak imkansız gibiydi. İlk denemelerimde ne kadar bastırsam da su bir şekilde kaçmayı başardı ve biriken basınç ile püskürüp ortalığı mahvetti. Tabi ben deliği büyütmeseydim böyle olmayacaktı…

Ben de faklı bir taktik izledim, yukarıdaki tavsiyedeki gibi, ince ince macun çeker gibi epoksi yapıştırıcıyı uygulamaya başladım, üçüncü kata geldiğimde su zorluyor ve delik açıyordu ama artık kolay olmuyordu bu. Açılan deliğin yanında kalorifer demiri yerine biraz sertleşmiş epoksi katmanı olduğundan ölümcül vuruşu yapmam daha kolay oldu, bir kalın katman daha, epeyce bastırdım ve bekledim ve su kesilmiş gibiydi. Peşine de biraz daha kalın bir baş parmak büyüklüğünde epoksi yapıştırıcı ile bitirişi yaptım. Kenarları iyice bastırarak epoksinin tam yapışmış olduğundan emin oldum, açılmasın diye iyice uçlarını bastırarak kapattım. Sonuç müthiş oldu. Bir tek boyası kaldı:

Epoksi yapıştırıcı ile kapatılmış kalörifer iptek deliği

Epoksi yapıştırıcı ile kapatılmış kalörifer petek deliği artanı da kenara köşeye sürdüm. Bir tek boyası kaldı.

Sabah baktığımda çelik gibiydi. Bilginiz olsun, bu yapıştırıcı özellikle ıslak yüzeylerde çok etkili.

Bilginize olsun, bir gün lazım olur.

*Koçtaş fiyatı. Aynısı Topkapı’da 3 TL diyenler :)