Fatih Projesi: Yolu Pardus ve Özgür Yazılımdan Geçenlere Çağrım – 1

12

Fatih projesi konusuna aylardır farklı bir sessizlik içerisinde bulunuyoruz. Birçok kişinin süreci bildiğini varsayıp giriş kısmını kısa tutmakta fayda var.

Türkiye’nin belki de dünyanın en büyük bilişim hamlelerinden biri sayabileceğimiz Fatih projesinde işletim sistemi olarak Pardus kullanılmasını hepimiz istiyoruz. Gelinen bu noktada elimizde yayınlanan şartnameler artık mevcut- (->Bknz)

Teknik şartnamede:
1.10. Etkileşimli tahta bilgisayarı ve arabirimleri Windows ve Linux (Pardus) son sürümlerine uyumlu olmalı ve sürücüleri temin edilmelidir.

ve
2.39.6. İşletim sistemi Microsoft Windows ve Pardusun son sürümü yüklü olacaktır.

maddelerinde gördüğümüz üzere Etkileşimli(Akıllı) tahtalarda Windows ve Pardus işletim sistemi yüklü olacak.

Bu Türkiye’de Pardus ve özgür yazılım adına ne bir zafer ne de bir mağlubiyet. Fakat bu şartname bu haliyle gösteriyor ki Bu derece önemli bir projede hala kapalı kaynaklı yazılımlara bağımlı kalmışız ve biz üzerimize düşeni yeteri kadar yerine getirememişiz.

***

Bildiğiniz üzere bu konuda bir kamuoyu oluşturmak için şimdiye kadar arada kalan çalışmalar yaptık. CeBIT Bilişim Eurasia 2011 Fuarında Pardus ile çalışan akıllı tahta ve tablet bilgisayarın sunulması birçoğumuza umut verdi.

Peki geç mi kaldık? Hayır geç kalmadık, doğru kamuoyu için hala zamanımız var. Türkiye’de özgür yazılıma gönül vermiş insanların üzerine düşeni yerine getirmesi için hala zamanımız var!

Bu projede Pardus kullanılması, sadece Türkiye için değil özgür yazılım adına dünya çapında bir öneme sahip. Tercihin sadece Pardus’tan yana yapılması, herkes adına büyük bir zafer anlamına gelecek.

CeBIT fuarında yakalanan rüzgar maalesef bu konudaki son şansımız ve bir kamuoyu oluşturmak için en doğru zaman. Öyle ki bu fırsatı ya şimdi değerlendiririz, ya da kapalı kaynaklı yazılımlara karşı hayatımızda aldığımız en büyük mağlubiyeti alırız. Bu en büyük mağlubiyet çünkü, koskoca bir nesli özgür yazılımla tanışmaktan mahrum bırakacağız. Ülkemizde üretilecek teknolojileri ve ülkemizin insan kaynağını geliştiremeyeceğiz. Microsoft’un bu zaferi sadece ülkemizde değil Dünya çapında örnek olacak ve başka ülkelerin de bilgi bağımsızlığına zarar vermiş olacağız.

Bu derece büyük bütçeli bir proje, belki de Dünya’da Linux ve özgür yazılımın gelişmesi için en büyük itkiyi sağlayacak. Ülkemizdeki özgür yazılım iş modellerinin çıkış noktası olacak, genç yazılımcılarımız istihdam edilecek, destek çevre birimleri vb belki de yılların hayali ekosistem bu iş ile canlanacak.

Bu olmazsa ne olacak, hiç birşey, kapalı kaynak teknolojilere bağımlı bir projeye milyar dolarlar akacak, ve projenin ömrü boyunca bu maliyetler olacak. Vergilerimiz  asla bizim olmayan ve bizim insan kaynağımızı bırakın, insanlığın bilgi birikimine fayda vermeyen kar odaklı yazılım kartellerine gidecek. Hiç bir şey değişmeyecek, distribütörler, teknoloji ithalatçıları, çok yüksek saat ücreti ile gelen yabancı sistem uzmanları yine bu ülkede para kazanırken, bizim üretken yazılımcılarımız işsiz gezecek, oldukları noktada kalacak ve bu koca şirketin afiyetle yediği büyük pastanın kırıntılarından faydalanmak için sırada bekleyecek.

Keza, donanım üreticilerimiz kapalı teknolojiler nedeniyle, en fazla ham işçilik sunacak, kendi çözümlerinde lisans bedellerinden dolayı rekabet gücü azalacak, teknoloji üreten kişileri istihdam edemeyecek çünkü bir sahiplenip geliştirebileceği bir teknoloji olmayacak, en iyi ihtimalle yabancı bir üreticinin ürünlerini lisanslı üretecek, yani fasonculuk yapacak.

Bu bu konudaki ilk çağrım,

Geç de kalmış olsak, geri dönülemez bir noktada değiliz. Yolu Pardus’tan ve özgür yazılımdan geçen herkese sesleniyorum,

Fatih projesinde Pardus kullanılması için elinizden geleni yapınız! Yazınız, çiziniz, anlatınız! Bu davayı sahipleniniz, bu sadece Pardus’un değil özgür yazılımın davası. Bir şekilde Pardus ile yollarınızı ayırmış olabilirsiniz, ama bu davada susmak, özgür yazılıma ve özgür yazılımın kaderine ihanettir. Eğer bir arpa kadar bile katkı verebiliyorsanız bunu vermekten kaçınmayın!

Bu fırsat bir kez daha gelmez, bu devri yaşayan insanlar olarak -ne olmuşsa – ne olursa olsun aklın yolu bir ve durmamız gereken yer bir. Eğer bu konuda elimizden geleni ortaya koymazsak, vebali Türk özgür yazılım camiasınadır. Mücadele edip kaybedebiliriz, ama mücadele etmeden kaybettiğimizde kendinizi hala özgür yazılım dostu olarak tanıtabilecek misiniz?

Bugün Türkiye’de dağınık da olsa çok büyük bir kamuoyu yaratabilecek büyüklükte bir camia var. Hali hazırda vatandaşlarımızın da bu konuya bakışı pozitif.

Bu konu LKD sohbet listelerinde ve Pardus-Camia listelerinde tartışılıyor. Gelin hep birlikte tartışalım ve bu konuda bir duruş belirleyip harekete geçelim. Herkes elinden geleni yapsın. Başaramazsak da en azından iyi mücadele etmiş olalım. Yarın geriye baktığımızda hayıflanıp utanmayalım! Kaybedeceksek de en iyi şekilde kaybedelim.

***

Bu konu ile beraber, yolu Pardus’tan geçenlere iki çift sözüm var. Ohloh’da gördüğüm kadarıyla (ne kadar tam bilemiyorum ama) Pardus kod tabanına bugüne kadar 136 kişi katkıda bulunmuş. Bu kişilerinden bugün projeye katkı vermeyenlere sesleniyorum, bu önemli zamanda lütfen geride durmayın. Gelin hem kamuoyu oluşturma çalışmalarına katılın, hem de her şeyi geride bırakarak -yapabiliyorsanız- Pardus’un gelişimine katkı verin, olmadı en kötü bugzilla’da şimdiki aktif geliştiricilere destek olun. Pardus’un yumuşak karınlarını yok etmek de sizin elinizde. Hiç olmadı gelin Camia listesinde 2 kelam edin.

Bugün sosyal medyada rastladığınız #pardus ve fatih mücadelesi, sizin emek ve gönül verdiğiniz hayalleri savunmaya devam ediyor. Bunun siz olmadan yapılması mümkün değil.

Bugüne kadar onca emek verdiniz. Bugün bu emeğinize sahip çıkma zamanı!

***

Bu çağrımın sonuna gelirken şunu özellikle belirtmek isterim. Bu konuda bir şey yapmazsanız ne olur? Bir şey olmaz, Serdar Ortaç’da bu konuda bir şey yapmıyor, hayatı da kariyeri de gayet güzel. Yarın dönüp geriye baktığınızda bu önemli mesele için Serdar Ortaç kadar katkı vermiş olursunuz en kötü 🙂

Ben kendimi bu meseleye Serdar Ortaç’dan daha fazla katkı vermiş, mücadele etmiş olarak hatırlamak istiyorum! Siz de öyle yapın!

Serdar Ortaç

Mutlu günler

Paylaş:

12 YORUMLAR

  1. Garip bir yorum olacak biliyorum fakat serdar ortaçın bir reportajında konu nasıl geldiyse bilgisayarlara gelmesi sonucu şu anki websayfasını kendi yapmamış olmasına rağmen statik html webtasarım yapmayı ftp istemci kullanmayı bildiğini ve hatta hatta linux işletim sistemini bile bir dönem kullandığını belirttiği bir kısım mevcuttu. Yani hayatında hiç işletim sistemi nedir bilmeyenler bile mevcutken serdara biraz fazla yüklendin gibi geldi. 😀

    Ps: Bu yorumun amacı serdarı savunmaktan herkesin kendi mesleğini en güzel şekilde yapması gerektiği. Bir derneğiniz var ve bu dernek kendi görüşlerini bile mevcut hükümet bizden değil diye iletme çabasına bile girmiyorken dandirik bir sanatçı bunu neden yapmıyor en fazla onun gibi oluruz gibi bir ifade vermek garip geliyor bana

    • Merhaba,

      İki bölümde yorumunuza yanıt yazmak istiyorum.

      1.si Serdar ile ilgili olan kısım. Serdar’ı seçmenin nedeni, bilgisayar bilmemesi değili, bir pop-figür olması. Büyük ihtimalle iyi derecede bilgisayar biliyordur, evinde incecik bir macbook pro da olabilir, ses miksaj vb gibi konularda da bilgisayar okur yazarlığının olduğunu düşünüyorum. Yani teknik olarak benden çok daha iyi bilgisayar okur yazarı olabilir. Ama dediğim gibi olay pop figür olması.

      Pop figürler, kendilerine dokunmadıkça etliye sütlüye karışmaz, toplumsal meselelere en -ortadaki- en uzak yerde dururlar, popülaritelerini tehlikeye atmamak için bir duruş sergilemezler.

      Serdar buna ne kadar uyuyor, iç dünyasını bilemem ama, bu kültürün en önünde gideni o olduüu için o bunu temsil ediyor.

      Ya aslında şöyle de bir şey var, bu yazıyı yazarken, Linux deyince aklıma Serdar geldi. Bilemiyorum neden oldu ama, gördüğüm kadarıyla kendisi zeki birisi. Bu nedenle Linux ile çağrışım da yapmış olabilir. Bilemiyorum.

      Yani özetle kendisine özel değil temsilen, mecazen onu koydum(sosyete adıyla metafor). Web tasarımı, ftp ve Linux kullanımı ile ilgili bilgi bulamadım. Ama büyük ihtimalle bu dediklerini Bilkent Üniversitesindeki öğrencilik yıllarında, -seçmeli :P- bilgisayar dersinde vb yapmış olabilir. Ki zaten kendisinin bigi teknolojilerine yabancılığı değil, bu konuda bir şey yapmaması olarak algılanabilecek bir ithamda bulunmuş olabilirim. Ha ben bilmeden yapmışsa, dost meclisinde bile bir şey demişse bu benim ayıbım, ama ben bu işe Serdar’dan daha çok katkı vermeliyim!

      2. kısım ise;
      Meslek demişsibniz, ama Linuxculuk veya özgür yazılımcılık diye bir meslek yok, ki keza LKD bir meslek derneği veya örgütü değil. Derneğin tüzügü ve hedefleri belli, derneğin faaliyetini derneğin tüzüğü deği, üyelerinin enerjisi ile gerçekleşiyor. yani üyeleri bir şey yapmıyorsa dernek de bir şey yapamıyor. Hükümet ile ilgili olan kısım hakkında bilgim yok, ama böyle bir duruşun olduğunu bugüne kadar hissetmedim. Dernek yönetiminin durmasu gereken yerde durduğunu düşünüyorum.

      Serdar’ı dandirik bir sanatçı olarak itham etmedim, en fazla onun gibi oluruz da demedim. En fazla onun kadar katkı veririz dedim. Bu farklı ki şöyle, Serdar Linux kullanıcısı olabilir, hatta belki de LKD üyesi bile oalbilir, ama bu mesele için biz bir şey yapmazsak biz özgür yazılımın pop-figürü, popisi oluruz bknz: Herkesin bir popisi var: http://www.youtube.com/watch?v=xk5YfJOfbLI

      Not: Sanatçıları, ünlüleri sanki arkadaşımcasına adları ile anmayı sevmem. Serdar Ortaç’ı ‘Serdar’ olarak anmak bir efsane olduğundan ben de kendimce eğlenmeye çalıştım 🙂

  2. Yazın güzel olmuş, tebrik ederim (de) biz ne yapabiliriz? Elimizden anca twitter’da #Pardus yazmak ve bloglarımızda bu konu hakkında konu açmaktan başka birşey gelmiyor. 12 yaşındaki kız kardeşime okulda windows öğretiliyor, ben de evde ona Pardus öğretiyor(d)um (şuan şehir dışında üniversitedeyim) hatta bir defasında öğretmeni microsoft word’ün açabileceği formatta (ödev) döküman(ı) istemiş. Ben de “öğretmenine söyle, bizim evde özgür yazılım kullanılıyor, görmesi için bilgisayarına openoffice kursun ona zahmet” deyip biraz tersleyerek geri dönüş yapmıştım. Ama nereye kadar bu ezberci zihniyet? Türkiye neden yurtdışına para vermekte bu kadar ısrarcı bilmiyorum (büyük ihtimal çıkarları vardır birilerinin). Her neyse konu başka yere geldi. Mühim olan biz ne yapabiliriz sorusu. Dilekçe gönderelim, mail gönderelim, birşeyler yapalım mesela yürüyüş yapalım, protesto edelim vs… Ama bunu örgütlemek de yine bu yazıyı yazana düşer gibime geliyor (ki camiada senin ismini duymayan yok gibi). O yüzden sen söyle biz yapalım deyip yazımı sonlandırıyorum.

    Bu arada Serdar Ortaç’ı sevmem ama yetkili biri okusa ciddi konuya laçkalık karıştırdı der bu yazıyı dikkate almazdı diyeyim 🙂

    • LibreOffice/OpenOffice ile M.S. Office’in açabileceği biçemde belgeelr oluşturabilirsiniz. Biraz sert çıkışmışsınız 🙂

      Bu yazıyı yetkili birilerine hitaben yazmadım. Bu bir günlük yazısı laçkalığı da buraya aittir ciddiyeti de. Ayrıca doğruları ne şekilde söylerseniz söyleyin, başka şeyler doğruluğun önüne geçmemeli. Bizim ülkemizdeki “şark” kafasından atamadığımız bir çekincenin yansıması bu dediğiniz.

      Yetkili birilerinin ciddiye alacağı yazılarımızı farklı şekilde yazabiliriz. Bu yazıların yanı sıra Anayasal hakkımız olan ve Anayasanın 74 Maddesi olan Şikaye ve Dilekçe hakkımızı kullanabiliriz.

      Ne yapmamız gerektiğine de birlikte karar vermeliyiz.

      Elinizden gelen küçük bir şey olsa da bunu yapıyor olmanız çok güzel bir şey. Çağrım bu konuda susanlara 🙂

    • Bu işi kimin düzgün yaptığı bakış açısına göre değişen bir şey. Bence de Arch linux bazı şeyleri düzgün yapmıyor, veya ubuntu bazı politikaları ile yanlışlar yapıyor.
      Bu dediğiniz çok öznel bir şey.

      Promote’dan kastınız ne anlamadım, ama kendimiz diye ifade ettiğiniz kavram, hepimize ait bir şey. Bahsettiğiniz Ubuntu ve Arch da size ait değil, onlar da erişebilen herkesin. GNU/Linux ve özgür yazılım felsefesi bu değil. Öncelikle bunu özümsememiş olmanız üzücü. Yani bu siz, biz tutumunuz çok yanlış. Bu da sizin düzgün yapmadığınız bir şey mesela.

      Bu yazımda anlatmaya çalıştığım şeylerin hadi üzerine bir sünger çekelim, bu ülkede insanlar özgür yazılımdan para kazanma şansına sahipken, Pardus ve Özgür yazılım iş modelleri için böyle bir fırsat varken, Arch ve Ubuntu bayraktarlığı yapmanın neresi ülkeme ve dünyaya katkı bunu hiç anlamadım. Ki bu bahsettiğiniz dağıtımları geçtim, SuSe ve Red Hat gelse, profesyonel yöntemle bu işi burada yapmaya çalışsa bile bu iş zor.

  3. Tahtada ön tanımlı Wİndows açılıyor. Pardus u açmak için klavye gerekiyor açmak isteyende yok zaten.Tahtada sunum ,video , pdf ve yazı yazmaktan başka bir şey yapılmıyor zaten.Tahtaya usb belleğimi taktım süsüyle gizli dosya atmış .

  4. Pardusun kullanılması ile ilgili gayretiniz güzel ama insanlar özgür yazılımın dışında bu yazılım onlara ne katacak? bunlar hakkında daha ayrıntılı olarak bilgilendirirseniz kullanabileceklerine inanıyorum. ama en basitinden adobe un programlarını çalıştırmıyor, yada her programın kurulumu diğer win.vb. işletim sistemlerinden daha farklı? office programlarının uzantıları farklı oluyor. uyum sorunu var gibi. neden kullansınlar? önce bunun açıklamasını yapabilirmisiniz? ben kod üretmeyen bir insanım ve neden kullanmalıyım? türk malı olmasının dışında…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here