Kategoriler
Genel

Engelli Sitelere Erişimin En Kolay Yolu

Güncelleme 24 Mart 2014

Bilgisayarınızdan erişim için aşağıdaki yöntemleri öneririm:

Tor tarayıcı yerine mevcut tarayıcılarla devam etmek isterseniz:

kullanabilirsiniz.

Android telefon tablet veya iPhone ve iPad üzerinden ise VPN çözümlerini öneririm.

Uygulama mağazalarından Hotspot Shield veya Phisiphon(Andorid) önerebileceğim uygulamalardır.

Daha detaylı anlatım ve diğer alternatifler için şu sayfada hazırlanan rehberi okumayı da tercih edebilirsiniz: http://www.sendika.org/2014/03/acil-erisim-merkeziredhackeditor-tumblr-com/


Aşağıdaki yazıda anlatılan yöntemin geçerliliği kalmamıştır.

Erişime engellenen web sitelerine nasıl erişebileceği ile ilgili daha önce bir yazı yazmıştım, o yazımda DNS adresini değiştirmek ve hosts dosyasını düzenleyerek erişime engellemiş sitelere nasıl ulaşılabileceğini anlatmaya çalışmıştım. Telekomünikasyon alanında engelleme amacıyla yenilikler ardı ardına gelince DNS değiştirme yöntemibirçok site için işe yaramamakta. Hosts dosyasının değiştirilmesi ise birçok kullanıcıya karışık gelmekte.
İnternet üzerinde çeşitli platformlarda, üçüncü parti yazılımlar ile erişime engelli sitelere erişebileceğiniz söylenmekte. Bunların neredeyse tamamnının zararlı yazılımlar içeriyor olması da kullanıcıların bu yazılımlardan uzak durmasını gerektirmekte.

Bu yazımda ise bu engellenmiş sitelere erişebilmek için çok büyük kolaylık sağlayan bir Firefox eklentisi olan PhZilla’dan bahsedeceğim.

3 Adımda Engelli sitelere giriş:

1- Öncelikle http://www.mozilla.com/tr/firefox/ adresinden Firefox’un son sürümünü bilgisayarınıza indirip kurun. Linux kullanıcısıysanız, Firefox büyük ihtimalle sisteminizde kuruludur, aksi halde dağıtımınızın paket yöneticinisinden Firefox paketini indirip kurun

2- Firefox’u kurduktan sonra, https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/phzilla/ adresinden PhZilla eklentisini kuralım. Bunun için tek yapmanız gereken bu bağlantıdaki sayfada “Add to Firefox” düğmesine tıklamanız. Firefox sizi kurulum için yönlendirecektir ve saniyeler süren kurulumdan sonra Firefox’u yeniden başlatmanızı isteyecektir.

3-Firefox ve Phzilla kurulumundan sonra geriye yapacak birşey kalmıyor. Sadece Firefox’u açın ve araç çubuğuna gitmek istediğiniz sitenin adresini yazın. Adresi yazdıktan sonra fare ile imleci adres çubuğuna getirdiğinizde adres çubuğunda P simgesinin belirdiğini göreceksiniz. tek yapmanız gereken bu simgeye basmak. Diğer proxy’lerin aksine, gezint iyaptığınız sitenin içeriğine hiç bir şekilde bir reklam, veya üst başlık alanı yerleştirilmemektedir. Nadiren yeni pencerelerde açılan sponsor reklamları çıkmaktadır.

phzilla
PhZilla ile erişmek istediğiniz engelli sitenin adresini yazdıktan sonra P simgesine tıklamanız yeterlidir

Sürekli yapılan engellemeler ve en kötü IP aralıklarının erişime engellenmesi ile maalesef herhangi bir nedenle engellenmiş olmayan siteler de bu engellemelerden mağdur olmakta. Örneğin Google’ın IP aralığındaki bir engelleme, Google’ın diğer hizmetlerini de etkilemekte. Bunun gibi sayısız tecrübe yaşadığımızdan artık yazmaya gerek yok. Sadece en kolay çözümü paylaşmak istedim.

ben artık DNS değiştirmek veya hosts dosyasını düzenleme gibi yöntemler yerine sadece PhZilla kullanıyorum.

Erişime engellenmiş siteler ve IP aralıkları ile ilgili http://engelliweb.com/ adında bir site mevcut. Bu siteden hosts dosyanız için gerekli Ip adreslerini edinebilirsiniz. Ayrıca hangi sitelerin engellendiği ve hangi tarihlerde hangi kurum veya makam tarafından engellendiğini de gerekçesi ile birlikte görebiliyorsunuz. Şu anda sitede 14 379 kayıt bulunmakta. Liste kullanıcıların katkıları ile oluşturulmakta, sitede belirtildiği üzere de bu sadece engelli kısaların bir kısmı, gerçek rakamın bunun bir kaç kat fazla olduğu söyleniyor. Sitenin istatistik ve kategori sayfaları ise görülmeye değer.

Özetle Firefox ve PhZilla kullanmanızı şiddetle öneririm. DNS ve hosts yöntemiyle erişemediğim birçok siteye PhZilla ile erişebildiğimi de belirteyim.

Özgür erişimler…

Kategoriler
Genel

Çevrimiçi reklamlar ile ilgili not.

Merhaba,

Epey bir müddet önce günlüğüme Google Adsense reklam gösterim birimleri yerleştirmiştirm, yine epey bir zaman önce bu reklam birimlerini kaldırmıştım.

İleride günlüğümden görebileceğiniz çeşitli özgür yazılım çalışmalarına maddi destek sağlamak amacıyla bugünden itibaren Google Adsense rekjlam birimlerini tekrar günlüğüme yerleştiriyorum. Çok bir gelir getirmeyecektir ama bir kaç Dolar da olsa yine çorbada tuzdur.

Mutlu günler.

Kategoriler
Genel Pardus

Sayılar Önemlidir… Mesela 50…

Nasıl daha iyi bir Pardus diye düşünürken, bu kadar kalabalık bir ülkede ve kayıtlı üye sayısı bu kadar yüksek bir camiada acaba katkı olarak ne kadar geri dönüş alınabiliyor? Belki bir sayı çizgisi tutturmak, bu çizgiyi muhafaza etmek ve yükseltmeye çalışmak işerin ilerlemesini sağlayacaktır… Nasıl yapılacağı konusunda fikrim yok, ama hedefler için gerekli politikalar, politikalar için ise gerekli araçları ve yöntemleri bir şekilde bulabiliriz. İnsanları aktif katkı vermeye teşvik etmek ve devamlı bir yapı sağlamak atomun parçacıklarını teker teker keşfetmekten zor olmasa gerek…  İlla ki bir çözümü vardır….

  • Pardus geliştiricilerine her yıl dışarıdan 50 yeni geliştirici katılsa…
  • Pardus test ekibi 50 kişilik düzenli çalışan bir ekip olsa…
  • Hata takip sisteminde hata avlayan 50 kişi olsa…
  • Pardus çeviri ekibi düzenli çalışan 50 kişi olsa…
  • PardusWiki’ye aktif katkı veren 50 belge yazarı olsa…(Kayıtlı kullanıcı sayısı: 4.436)
  • Yeni sürüm çıkışlarında ve genel tanıtım çalışmaları ile 50 kişilk bir ekip ilgilense…
  • Özgürlükiçin.com ve Pardus-Linux.org forumlarına günlük en az 50‘şer mesaj düşse…(Oi:22.398 Plo: 14.658 kayıtlı üyeye sahip)
  • Yazılı ve internet medyasında ayda 50 Pardus haberi çıksa…
  • Her gün 50 kişi bilgisayarına Pardus kursa…

Herşey çok daha güzel olur sanki….

Sizce nasıl olur?

Mutlu günler…

Kategoriler
Genel

Görünmez kazalara dikkat…

Geçtiğimiz pazar görünmez bir kaza ile hayatımız değişti. Eşim ile bir tur otobüsünde yaşadığımız kaza nedeniyle eşimin omurgasındaki bir kemik kırıldı. Eşimin sırtında 8 adet titanyum vida var ve bugün evlilik yıldönümümüz.

Çok şükür ki, omuriliğinde bir sıkıntı yok, bir müddet dinlenecek. Şimdiden ayağa kalktı ve yürüyebiliyor, ameliyat yarası ve olağan ağrısı hariç bir sıkıntımız yok . Çok şükür, çok şükür…

Siz siz olun görünmeyen kazaların her an olabileceğini aklınızda tutun ve olabildiğince kendinize mukayyet olun. Dikkat edin, araçların düştüğü çukurlar en arka koltukta oturan kişiler için çok tehlikeli olabiliyor.

Bu kötü kazayı da buraya not düşmüş olalım. Bakalım seneye evlilik yıldönümümüzde neler değişmiş olacak….

Kategoriler
Genel

Pardus 2011’in Gidişatı!

Her yeni sürüm ile bazı eksikliklerin hataların gelmesi normal. Fakat önceki sürümlerin aksine bu hatalar düzeltilmiyor/düzeltilemiyor veya ilgi görmüyor ise bu pek normal değil.

Pardus 2011, 20 Ocak 2011 tarihinde yayımlandı. Bu süre bence Pardus için pek verimli geçen bir süre olmadı. Pardus 2011′ çıktığında girilen hata kayıtları iki ayı geçmiş olmasına rağmen hala ortalarda durmakta.

Örneğin ben bu satırları yazarken son sürüm  Firefox 4.0 üzerinde her kelimemin altı kırmızı çizgili yazılmakta. Çünkü hala Firefox öntanımlı olarak İngilizce dilinde imla denetimi yapıyor. Pardus’un hedeflerinde:

Tam Türkçe desteğini, hem karakter yapısının Türkçe’ye uygun (UTF-8 uyumluluğu), hem de kullanıcıya görünen tüm mesaj ve belgelerin Türkçe olması yoluyla sağlaması.

Maalesef bu durum bunun aksi bir gösterge. her sayfada her metin kutusunda İngilizce dil denetimi yapan bir tarayıcının öntanımlı olması yerine, imla denetiminin kapatılması belki de bu hedefe ve Türkçe konuşan kullanıcılara daha doğru bir yaklaşım olacak.

Diğer önemli hatalara gelirsek:

http://hata.pardus.org.tr/show_bug.cgi?id=16053

Birçok kullanıcı kapalı kaynaklı ekran kartı sürücüsü kullandığı için ekranının sol üst köşesinde abuk subuk çizgiler görünmekte. Bu sinir bozucu ve itibar zedeleyici bir hata. Hata kaydını incelerseniz, kullanıcıların farklı şeyler ve çözümler önerdiği fakat bunlara bir cevap alamadığını göreceksiniz(kdm yerine xdm kullanılması vb gibi). Bu tür hatalarda diğer dağıtımlarla eskiden kıyaslama yapılırdı. Bu şekilde çapraz kontrolleri bile yapmak için sanırım kullanıcı kitlesi hevessiz kaldı.

Benim canımı sıkan ve yeni kullanıcıların ciddi anlamda moralini bozan bir diğer hata ise,:

http://hata.pardus.org.tr/show_bug.cgi?id=16486

Pardus 2011, öntanımlı bir DNS sunucusu kullanmıyor, eğer DNS adresinizi değiştirmez iseniz sitelerin açılış sürecinde sinir bozucu bir bekleme/gecikme oluyor. Performans adına çok ama çok kötü bir hata. Forumlarda birçok kullanıcı bu sorunu dili döndüğünce belirtti, ve birçok kullanıcı da DNS adreslerinin değiştirilmesi için yardımcı olmaya gayret etti, başaranlar olduğu gibi başaramayıp küsenler, kızanlar da oldu. Peki son kullanıcıya, hakkaniyetli bir performans alması için DNS değiştirmesini söylemek-buna mecbur kılmak- ne kadar sağlıklı? Kullanıcı Windows XP kullanırken, web sitelerini görüntülemede hiçbir gecikme yaşamıyorsa, Pardus kurup bu gecikmeyi yaşaması Pardus ile ilgili bir sorun, hatanın tekrar değerlendirilmesi için açılmasını da belirttim ama hata kaydı halen “Bende çalışıyor olarak işaretli”.

Bunların dışında, 64 bit paket sorunları (Skype, Wine, POL, Amule-Amule’nin hta kaydı 2 ay önce açılmış ama halen dönüş yok-)

Bunlar özellikle yukarıda belirttiklerim ciddi anlamda “Kalite” sorunları. Şu an Pardus 2011’de Pardus 2009’da yapabildiklerimin birçoğunu yapamıyor olmak(ör. Bilgisayarı TV’ye bağlayıp film izlemek) -Keşke Pardus 2011 daha geç çıksaydı, mesela Mart gibi…- dedirtiyordu fakat gördüğüm üzere keşke Haziranda çıksaymış.

Eğri oturup doğru konuşalım. Pardus’un yaşadığı sorunlar Kalite sorunu diğer sorunların üzerine çıkmaya başladı. Camia/Topluluk gibi konular ön planda görülse de asıl sorun Kalite’de ve Bugzilla’da.

Pardus’un gerçek anlamda bir “Kalite Güvencesi/Yönetimi” politikası var mıdır?

Mutlu günler.


Kategoriler
Genel Pardus

Pardus 2011 geliyor…!

Klasik, Plasma ve Netbook çalışma alanları ile KDE 4.5.5
Klasik, Plasma ve Netbook çalışma alanları ile KDE 4.5.5

Pardus 2011 bugün çıkıyor! Peki siz  hazır mısınız?

  • Topluluk sitelerinde ve PardusWiki‘de ilgili maddelerin güncellenmesine  katkıda bulunun.
  • Pardus 2011’in duyurulması ile bu duyuruyu günlüğünüzde, sosyal ağ sitelerinde, üye olduğunuz forum, mesaj panoları ve e-posta listelerinde yayın.
  • Pardus 2011 kurulumunda yardıma ihtiyacı olanları yalnız bırakmayın.
  • Pardus 2011’i şefkatle sarın, sarmalayın!

Özgürlük İçin... Pardus...

Kategoriler
Genel

Windows Göçmenleri İçin Klasik Masaüstü

Windows’tan Pardus’a göç edenler veya geçenler için ilk başta klasik masaüstü görünümü, yani dizin görünümünü kullanmak belki de en iyisi.

Kişisel gözlemlerim sonucu bu kanıya vardım. En son eşimin bilgisayarına Pardus 2011 kurduğumda bu düşüncem pekişti. Pardus 2011 kurulumundan sonra, Plasma masaüstü ile artık kullanabilirsin, haydi kullan diyemedim. İlk başta gelen o boş masaüstü, ev dizini plasmodi, panel ve Kmenu yeni kullanıcıyı biraz şaşırtıyor, boşlukta hissettiriyor. Gezinmeye bir yerlerden başlamak, uygulamalara erişmek ilk baştaki basit ama aşılması güç sorunlar. Nedeni ise daha önceki bir yazımda belirttiğim nedenle aynı: “Alışkanlıklar…”

Eşimin Pardus 2011’i kullanmaya başlaması için, plasma masaüstünü klasik masaüstü ile değiştirdim, temel kullanıcı ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak uygulama bağlantılarını masaüstüne ekledim(menüden sürükleyip masaüstüne bırakarak), hava durumu saat ve notlar plasmoidleri ile de canlılık verince, bir de panele masaüstünü göster, ve tarayıcı kısayollarını ekleyince “oldu”.

Eşim artık bir Pardus 2011 kullanıcısı, hem de benden önce 🙂

Kullanılabilir Klasik Masaüstü
Kullanılabilir Klasik Masaüstü

Son not:Kaptan ile gelen dizin görünümü seçiminde, tarayıcı gibi çok kullanılan uygulamalardan birkaçına masaüstünde yer verilirse çok iyi olur diye düşünüyorum.

Mutlu günler.

Özgürlük İçin... Pardus...

Kategoriler
Duvar Kağıtlarım Genel

Arıza Pardus Duvar Kağıtlarım!

Sene 2007 olsa gerek… Sanatta kişisel zirvelerimin doruklarında gezinmekteyim(!). Ne amaçlıydı bilmiyorum ama eğlenmiştim sanırım. Şimdi de yıllanmış sirke olmasa da, maziye ayna tutmak adına paylaşayım dedim.

Kadir İnanır, Cüneyt Arkın ve İsmail YK-Saybörg(Post-apokaliptik) konulu 3 çalışmam olmuştu. Cüneyt Arkını bulamadım, (Kavga filmi afişinden esinlenmiştim…Bir yerlerde gizleniyor olsa gerek…)

Kadirizm:

Kadirizm
Kadirizim

İsmail YK-Sybörg(Post-apokaliptik bir çalışma)

İsmail YK-Saybörg
İsmail YK-Saybörg

Dediğim gibi neyi amaçladım nasıl oldu bilemiyorum… Ama zaman çok çabuk geçiyor 2007-2011, dün gibi…

Pardus 2011’i beklerken bir paylaşım olsun dedim. Bu kadar başarılı olmasa da diğer çalışmalarımı Kde-Look sayfamda görebilirsiniz.

Not: PardusWiki’ye uğramayı unutmayın. Bugünlerde çok hareketliyiz, çok!

Mutlu günler.

Özgürlük İçin... Pardus...

Kategoriler
Genel Pardus

Sistem Bilgileri, Pardus Kullanıcı Anketi, PardusWiki

Fazla zamanım olmadığı için başlıkta belirttiğim üç konu ile ilgili yazacaklarımı kısa notlar olarak yazmak istedim.

1. Alışkanlıklar: Bilgisayarım simgesi ve Pardus’taki “Sistem Bilgileri” sayfası.

Windows işletim sisteminden kalma bir alışkanlık olarak, ve işyerinde Windows XP kullanıyor olmamdan dolayı, ne zaman sabit disklerimi gezecek olsam gözüm bilgisayarım simgesin aramakta. Oysa Dolphin dosya yöneticisi ile sağ tarafta bulunan bağlar ile bu mümkün. Fakat sabit disklerim ile ilgili gerekli kapasite rakamlarını ilk bakışta bu yolla almam doğrusu zor.

Pardus, alışkın olduğumuz bilgisayarım penceresinden daha gelişmiş imkanlar sunan bir sistem bilgisi ekranına sahip. Konqueror programını açıp adres çubuğuna ” sysinfo:/” yazarak sistem bilgileri ekranına ulaşabilmektesiniz.

Bahsettiğim gibi, bu bilgilendirme penceresine kolayca erişebilmek kolaylık olurdu. Sanırım Pardus 2007’de bunun için bir masaüstü yapılandırma dosyası hazır gelmekteydi.(o zamanlar klasik masaüstü dizin görünümü vardı… Mark’ın Mark olduğu zamanlardı…). Pardus 2009’da ise öntanımlı gelen masaüstü dizininde sistem bilgilerine ulaşabileceğimiz bir .desktop yapılandırma dosyası yok. Bu nedenle kendimce şöyle bir desktop dosyası oluşturdum.

Bilgisayarım simgesi
Bilgisayarım simgesi

Oluşturduğum .desktop yapılandırma dosyasına tıklayarak kolayca sistem bilgilerini görebilmekteyim:

Sistem Özellikleri
Sistem Bilgileri

Sistem bilgileri ile, sabit disk ve usb çubuk ve diğer harici disklerinizin boyutlarını, ağ durumunuzu, ekran karınızın özelliklerini(3B desteği!), işlemcinizin özelliklerini, sisteminizde yüklü Pardus sürümü, Ram ve takas alanı gibi bilgilere erişebiliyorsunuz.

Sistem bilgileri ne yazık ki Pardus 2009’da ön planda görülmediği için özellikle yeni kullanıcıların bu bilgilere kolayca erişemediklerini düşünüyorum.

Sistem bilgilerine yukarıda yazdığım gibi Konqueror programının adres çubuğuna “sysinfo:/” yazarak erişebilir, veya benim yaptığım gibi bir desktop dosyası hazırlayabilirsiniz.

.desktop dosyasını Kwrite veya kate gibi bir metin editörünü açıp:

[Desktop Entry]
Comment[tr]=Bilgisayarım
Comment=Bilgisayarım
Exec=/usr/kde/4/bin/konqueror sysinfo:/
GenericName[tr]=Bilgisayarım
GenericName=Bilgisayarım
Icon=computer
MimeType=
Name[tr]=Bilgisayarım
Name=Bilgisayarım
Path=
StartupNotify=true
Terminal=false
TerminalOptions=
Type=Application
X-DBUS-ServiceName=
X-DBUS-StartupType=
X-KDE-SubstituteUID=false
X-KDE-Username=

satırlarını kopyaladıktan sonra farklı kaydet diyerek “Bilgisayarım.desktop” ismi ile oluşturabilirsiniz.( bilgisayarım yerine başka birşey de yazabilirsiniz, önemli olan .dekstop ifadesinin dosya adında bulunmasıdır)

Bu yönemle uğraşmak istemiyorsanız, sizin için hazırladığım .desktop (Bilgisayarım.desktop) dosyasını bu adresten indirdikten sonra sıkıştırılmış klasörü masaüstünüze açarak elde eldebilirsiniz.

2. Pardus Kullanıcı Anketi

Pardus Kullanıcı Anketi
Pardus Kullanıcı Anketi

Hazırlamış olduğum ve burada duyurduğum “Pardus Kullanıcı Anketi”ne katılım beklentimin üzerinde gerçekleşmekte. Şu anda 300’den fazla katılımcı anketi doldurdu.

İlk duyurumda belirttiğim gibi öylesine bir anket hazırlamak için yola çıktığımda bu derece bir katılım olacağını düşünmemiştim. Sadece günlüğümün ziyaretçilerin katılacağını düşündüğümden, bir topluluk sitesi veya e-posta listesine mesaj bırakmamıştım. Sağolsun değerli Pardus kullanıcıları benim yerime anket duyurusunda bulununca yüksek bir katılım gerçekleşmiş oldu 🙂 Anketi aralığın ilk haftasında sonlandırmayı düşünüyorum.Üye olduğunuz, Pardus ile ilgili bölğmleri olan forumlarda henüz paylaşılmamış ise anketi paylaşırsanız çok sevinirim.

Anket sonuçlarının herkese açık olduğunu ve bu adresten ulaşılabileceğini tekrar belirtmek isterim.

Değerli katılımınız için teşekkür ederim.

3. PardusWiki Şenliği

PardusWiki
PardusWiki

PardusWiki şenliği, hedef seçtiği taslak halindeki madde sayısını bir bir azaltarak devam etmekte. Hedef seçilen 185 taslam madde sayısı şu anda 123 maddeye inmiş durumda. Taslak maddelerin birçoğu oyun tanıtım maddeleri. Teknik bilgi gerektirmeyen bu maddleri oyun oynayarak kolayca yazabilirsiniz 🙂

PardusWiki’ye nasıl madde yazacağınızı henüz bilemiyorsanız Server Acim hocamızın sizler için hazırladığı Yeni Başlayanlar İçin PardusWiki Temel Yazım Klavuzunu okuyabilirsiniz.

Katkılarınızı bekleyen taslak maddelere buradan ulaşabilirsiniz

PardusWiki’nin Türkiyenin en büyük ikinci Vikipedisi olduğunu ve PardusWiki ile Tükçe bir özgür yazılım ansiklopedisinin oluşturulduğunu tekrar hatırlatmak istiyorum. Bence özgür yazılım alanında verebileceğiniz en güzel katkı PardusWiki’ye yapacağınız katkılar olacaktır.

Söz uçar yazı kalır;

Forumlarda bilgi uçar, Wiki’de madde kalır  🙂

Mutlu günler.

Kategoriler
Genel Pardus

Pardus Üzerine Tespitler, Eleştiriler, Öneriler #4

Pardus Üzerine Tespitler, Eleştiriler, Öneriler konulu ilk üç(1, 2, 3) yazımından sonra araya biraz zaman girse de “Bilimsel, Kurumsal ve Eğitim Alanında Pardus” konulu dördüncü yazım ile yazı dizimi devam ettiriyorum.

Bilimsel, Kurumsal ve Eğitim Alanlarında Pardus

Pardus’un bireysel kullanımın Türk,yede özgür yazılım ve GNU/Linux farkındalığını arttırmadaki katkısının çok önemli olduğu bir göz ardı edilemez bir gerçek. Birçok kişinin özgür yazılım ve GNU/Linux dağıtımları ile tanışması Pardus sayesine olmakta. Kullanıcılar Pardus ile devam etmese de başka bir GNU/Linux dağıtımı ile yola devam ederek özgür yazılım konusunda talep oluşturmakta.

Bireysel kullanım kuşkusuz bu farkındalığı ve talebi artırıyor, dolayısıyla Pardus veya diğer dağıtımların gelişmesine ve devamlılığına katkı sağlıyor. Bireysel olarak kişisel kullanımımızın bu projeleri devam ettirme konusundaki katkısı geliştirme konusundaki katkısının gerisinde kalmakta. Bunun nedeni ise, bireysel kullanımın rutin ihtiyaçları gidermek amacı ile sınırlı kalması olarak görülebilir. Oysa gelişimi sağlamak için Pardus’un hayatımızın birçok alanında yer almasını sağlamak onu tam anlamıyla “yaşar”kılacak ve gelişimine katkısı daha yüksek olacaktır. Basit ihtiyaçların yanında gerçek anlamda amaca ve üretkenliğe yönelmek çözüm ve yenilik üreterek hem içsel hemde dışsal fayda sağlayacaktır.

Bireysel kullanım dışında, daha farklı amaçlardaki kullanımları tanımlama yapmak gerekirse, benim açımdan bu alanlar Bilimsel, Kurumsal ve Eğitim alanları olacaktır. Bu üç alan gündelik yaşamımızda bilginin en yoğun şekilde kullanıldığı ve topluma fayda yaratan temel alanlardır.

Dünyada bu temel alanlara eğilmiş onlarca özgür yazılım ve GNU/Linux dağıtımı bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, birçoğumuzun bildiği Red Hat, Novell gibi GNU/Linux dağıtımları kurumlar ve şirketlere yönelik çözümler üretmekte, Scientific Linux gibi dağıtımlar ise bugün dünyanın en büyük bilimsel projelerin çekirdeğini oluşturmakta, ayrıca eğitim alanında onlarca ülke kendi eğitim sistemleri için GNU/Linux dağıtımlarını geliştirmekte/desteklemekteler.

Pardus ve Türkiye açısından durumu kısaca değerlendirmek gerekirse PardusWiki’nin bu sayfasında Pardus’un bireysel kullanım dışında kullanıldığı kamu, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve özel sektör kurumları bulunmakta elbette sınırlı bir liste, sınırlı ifadesi sadece “bilinen” kullanıcılardan oluşmasını ifade ediyor. Fakat dikkat edilmesi gereken konu, bu listede adı geçen kurum ve kuruluşların ne yoğunlukta Pardus kullandıkları olacaktır. Örneğin bu listede başı çeken ASAL’da birçok bilgisayarda Pardus 2007 tabanlı Kurumsal 1 kurulu olmasına rağmen çalışanların Windows işletim sistemi kullanma eğiliminde olması ve Pardus yüklü makinelerin boş olması benim 2009 yılında Ankara’daki bir Askerlik Şubesindeki gözlemimdi.

Yukarıda bahsettiğim gibi artık çok büyük şirketler haline gelmiş Linux tedarikçileri, veya farklı ekonomik/teknik kapasiteye sahip diğer ülkelerin çözümleri ile Pardus projesini kıyaslamak pek doğru olmayacak, nedeni ise çok kere dile getirilen işgücü eksikliği ve ekonomik nedenler olarak basitçe özetlenebilir. İşletim sistemini işler halde tutmak için yoğun çaba sarf eden bir ekipten bu gibi özel çalışma gerektiren ve ciddi neticeler beklenen bu alanlarda özel çözümler sunmaları beklenemez. Öyle ki , ilgi alanları farklı yönde olan insanlardan bu ürünleri ortaya çıkarmalarını da beklemek çok yersiz olmakta;

*Pardus geliştiricileri;

Muhasebeci değiller, Şirket yöneticileri değiller, müşteri ilişkileri, insan kaynakları departmanı çalışanı değiller, satıcı veya bankacı olmadıkları gibi sigortacı veya avukat da değiller, eczacı değiller, bir kamu kurumunda sosyal hizmet veren memurlar olmadıkları gibi noterde veya mahkemede yazman da değiller…

Fakat bu yazdıklarımın hepsinin bilgi işlem personelleri bulunmakta veya dışarıdan bilgi işlem hizmeti tedarik etmekteler. Burada dikkat edilmesi gereken özellikle büyük şirketlerin onlarca veya yüzlerce bilgi işlem personelinin faaliyet alanında saatlerce ders aldığı ve çözüm sunduğu alanda hizmet veren kişiler kadar donanımlı olduklarıdır.

*Pardus geliştiricileri kendi alanlarında akademik kişiliklere sahip olsalar da;

İstatistikçi değiller, iktisatçı değiller, laborant değiller, kimyager olmadıkları gibi biyolog da değiller, değiller, sosyal bilimci değiller, makine mühendisi veya fizik bilimcisi de değiller, matematikçi, inşaat mühendisi, mimar veya elektronik mühendisi de değiller…

Zaten bu saydıklarımın hepsinin Pardus geliştiricisi olması, veya geliştiricilerin bu alanlarda bilgi sahibi olmasını da beklemek fazlası ile uçuk olurdu. Burada dikkat edilmesi gereken ise, bu saydığım alanlara özgü üretilen yazılımların “çok büyük şirketler” tarafından üretilip üniversitelere satıldığı, kullanım lisanslarının binlerce Türk Lirası olduğudur. Bunun yanı sıra bu alanlarda üretilen özgür yazılımların Üniversite menşeli olmasıdır.

*Pardus geliştiricileri kendi uzmanlık alanlarında iyi birer eğitmen olsalar da;

Öğretmen değiller, okul yöneticisi veya özel bir kurs işletmecisi değiller, temel eğitim almış olsalar da şu anda okul öncesi eğitim veya ilköğretim öğrencisi de değiller, uzaktan eğitim sunan bir kurum yöneticisi olmadıkları gibi uzaktan ders veren bir eğitimci de değiller…

Olmalarını düşünmek yine çok ama çok yersiz bir beklenti.

Bütün bu saydıklarım ve bu alalardaki ihtiyaçları yan yana koyduğumuzda terazide dengeyi bulmak için yüzlerce kişiye ihtiyaç olduğunu görmemek ve için mantık sınırları dışında yaşamak gerekiyor. Bu kadar çok insan gücünün asla Pardus Projesinde olamayacağını bilmek birinci kabullenme olarak beynimizde yer etmeli.

Bilimsel, Kurumsal ve Eğitim alanlarında bunları düşününce insanın içini karamsarlık basmamasına imkan yok, “amma lakin ki öyle  değildir”. Bu noktada izlenecek yöntem basit ve tektir. Eskilerin dediği gibi birlikten kuvvet doğar, veya daha sosyal bir kavram “örgütlenme” veya diğer bir tanımlama ile “Lonca” gibi bir yapılanma bu konudaki tek çıkar ve makul yoldur.

Say yasası, iktisatta her arzın kendi talebini doğuracağı fikrine dayanmaktadır. Fakat yine alıntı yapmak durumundayım;”amma lakin ki öyle de değildir“. Birçok alanda olduğu gibi özgür yazılım alanında da talep yoğunluğu arza neden olamaktadır. Dolayısıyla bu konuda değerlendirmeler talep taraflı yapılmalıdır.

Birbirinden habersiz aynı şeyleri talep eden insanların bir araya gelmesi ve artan toplan talep ile insanların taleplerinin başka kişiler tarafından karşılanacağı gibi, bu insanların talebi kendi içlerinden de kendi ihtiyaçlarına çözüm refleksi ile karşılanacaktır. Örneğin bir istatistik yazılımını talep eden bin kişi düşünün, bu bin kişi dışarıdan bu yazılımı temin edebilecekleri gibi, kendi içlerinde yetenekli insanlar tarafından da bu yazılımı üretebilme ihtimaline sahiptirler, bu ihtimal asla dışlanamaz ve özgür yazılım felsefesi gereği söz konusu yazılımın üretilmesi yüksek bir ihtimaldir, ki neticesi de mevcuttur.

Birleşme, örgütlenme, lonca gibi tanımlasam da bugün bunun biraz daha farklı bir sistemi de uyarlayabiliriz “Kümelenme”. İlk defa 1980’li yılların başında hayata geçirilen ve aynı iş kolunda faaliyet gösteren firmaların aynı coğrafi bölgede yoğunlaşmasını ifade eden “kümelenme modeli” Pardus ve bu üç temel alanda yorumlanabilir. Aynı coğrafyada yoğunlaşma ifadesini, aynı platformlarda birleşme olarak farklılaştırırsak, örneğin Eğitim alanı için eğitimcileri bir araya getirecek, onların ortak taleplerini takip edecek, çözümleri ve iyi uygulamaları paylaşacakları ve en önemlisi birbirlerinden destek alacakları bir platformun gerçek anlamda başarılı olacağını düşünüyorum.

Konuyu fazla dağıtmadan kısaca başlıklar halinde dökeceğim

Bilimsel Alanda Pardus

Pardus’un şu anda Bilimsel alanda(bilgisayar bilimleri dışında) bir varlık gösterdiği söylenemez. Önemli bazı bilimsel yazılımlar depoda mevcut olsa da, yukarıda bahsettiğim durumdan dolayı ve Üniversitelerden ve Güzide Üniversite öğrencilerimizden belli bir talep olmadığı için birçok şey atıl durumda seyretmekte. Bilgi teknolojilerine yakın, internet erişim imkanı bulunan ve yüksek işlemci gücüne sahip bilgisayarlara sahip günümüz öğrencileri, 1980 yıllarındaki imkanları göz önüne aldıklarında, bugün neler yapabileceklerini ve özgür yazılım ile bilime nasıl katkı verebileceklerini kafalarında değerlendirmeliler.

Pardus’un Bilimsel alandaki etkisizliği konusunda geliştiricilerde bir kabahat görmüyorum, fakat Türkiye’de müspet bilimlerde araştırma ve geliştirme faaliyetlerini ülke kalkınmasındaki önceliklerine göre geliştirmek, özendirmek amacı ile kurulan ve faaliyet gösteren “Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu(TUBİTAK)” yani Pardus projesini yürüten kurumun bu listede parantez içinde “(kısmen)” ifadesi ile bile yer almıyor olması gerçekten kötü bir durum. Kendi kullanmadığı işletim sistemini Türkiye’de bilimsel araştırmalarda kullanmaya teşvik etmesini de beklememek lazım.(Bu konuda bir yanlış varsa lütfen beni düzeltin bu listede o ismi görecek olmak beni çok mutlu edecektir)

Mevcut durum bu iken, çözümü de yukarıda bahsettiğim örgütlenme ile yine ülkemizin bilim yolunda ilerleyen genç bilim insanlarının oluşturacağı talep ve karşılıklı etkileşim ile olacaktır.

Kurumsal Alanda Pardus

Pardus projesinin bireysel kullanım dışında sunduğu temel ürün “Pardus Kurumsal” sürümü. Çok önemli, çok teknik konuları barındıran bir konu, kurumsal alanda Pardus kullanımı. Bu konuda aslında bir fikrimin olması pek söz konusu değil. Pardus Kurumsal 1’i deneme imkanım olmadı, Kurumsal 2 ise henüz geliştirilme aşamasında ayrıca Kurumsal çözümler ile ilgili de pek teknik bilgim yok.(örn bir sunucu nasıl kurulur, istemcilerin kurulumu&bakımı ortak yazıcı tanımlama, kurum içi mesajlaşma kurulumu, ortak veri tabanı vb)

Teknik konularda eminim Pardus geliştiricileri gerekenleri yapıyorlardır. Benim dikkat çekmek istediğim nokta, Kurumsal alanda Pardus’un kullanılabilirliği ve işletmelere/kurumlara özel çözümlerin nasıl ve ne kadara sunulacağıdır. Sadece iki konuya değineceğim:

*Bir işletme Pardus Kurumsal kullanmaya başladı, çeşitli kamu ihaleleri var ve firma bunları takip ediyor. Fakat ne yazık ki birçok internet sitesi düzgün bir biçimde kodlanmadığı için doğru şekilde görüntülenemiyor, veya çeşitli çevrimiçi servislere giriş yapılamıyor. Malum durumda Internet Explorer ile doğru görüntülenebilen bu hizmetlerden bu işletme nasıl yararlanacak ? İhale duyurularının ve başvuruların yapıldığı site standartlara uymuyor diye firma bu ihalelere katılamayacak mı ? Alternatif olarak nasıl bir yaklaşım ve çözüm sunmak gerekir, Kurumsal 2 ile birlikte IEs4Linux kurulu mu gelmeli ? Veya işinizi görmez ise IEs4Linux veya Wine ile kurabilirsiniz mi denmeli? Bu konu kafamı gerçekten kurcalıyor…Veya dosyaların doğru görüntülenmesi, personelin farklı bir işletim sistemine uyum süreci, vb gibi küçük ama Kurumları Pardus kullanımından caydıran sorunlar….

*Pardus kullanan bir işletme, kendine özgü bir çözüm için bir yazılım şirketini davet etti, atıyorum kendi isteklerine göre bir stok takip programı yaptırmak istedi(veya başka bir program düşünün) bunu kaç kişiye yaptırabilecek veya ne kadar bir maliyeti olacak. Pardus’un teknik desteğini profesyonel olarak kimlerden ve ne kadarlık bir ücret karşılığı alabilecek(Windows ile karşılaştırmalı olarak) ? Ben işletmeci olsaydım bu sorular kafamı kurcalardı.

Kurumsal alanda Pardus kullanımı imkan/maliyet ve karşılığında pazarlama ile üçlü bir düğüm olarak durmakta. Özellikle pazarlama kısmı tamamen kapalı bir kutu. Kamu kurum ve kuruluşlarında Pardus kullanımı konusu içimi o kadar bulandıracak bir konu ki es geçiyorum…

Eğitim Alanında Pardus

Pardus’un geleceği konusunda en ümitli olduğum alan Eğitim alanı. Dünya’da özgür yazılımın eğitim alanındaki kullanımı hızla artmakta ve çok başarılı özgür yazılım ürünleri ve dağıtımları ortaya çıkmakta. Son günlerde fırsat buldukça eğitim yazılımları ve eğitim alanını hedef seçmiş GNU/Linux dağıtımlarına gez gezdirmekteyim. Gerçekten çok başarılı ürünler ortaya çıkmış durumda ve hali hazırda bütün güzelliği ile kullanılmayı beklemekte.

Pardus’un okullarımızda yaygınlaştırılması gerektiği herkesin ortaya attığı öncelikli fikirlerden. Çok haklı olduklarını düşünüyorum. Taşlaşmış eğitim sistemi içerisinde emeklerini takdir ettiğim öğretmenler bu konuda çaba göstermekteler. Yeniliğe açık bu öğretmenlerin çabaları ile hem öğrenciler Pardus ile tanışarak hem kendilerini geliştiriyor ve çok yönlü bilgisayar okur yazarlığı kazanıyorlar. Bu hem Pardus projesinin hemde gençlerin geleceği açısından çok önemli, belki Pardus kullandıkları için bir işe girecekler veya bilgi işlem alanına ilgi duyup ileride özgür yazılım üretecekler kim bilir…

Bu özverilerin yanında, yaşanan mevcut sorunlar can sıkmakta, Milli eğitim bakanlığı ile çeşitli konularda protokoller imzalanmış olsa da, Milli eğitim bakanlığından öğrenci ve öğretmenlerin hizmet aldığı birçok servise Pardus ile erişmek/giriş yapmak bildiğim kadarı ile hala mümkün değil. Bir taraftan bilgisayarlara ikinci işletim sistemi olarak Pardus kurdurmak, veya bilgisayar eğitmenlerine Pardus eğitimi verdirmek, diğer taraftan da en basit ve temel servislerden mahrum bırakmak insanların zihninde büyük anlamsızlık boşlukları oluşturmakta.

Milli eğitim Bakanlığı’ından bahis açılmışken, okullarda ve kurumda tamamen Pardus kullanımının zorunlu kullması fikri birçok kişi tarafından dile getirildi. Türkiye’nin 81 ilinde okullara teknik destek verebilecek personelin eğitilmesi Milli Eğitim Bakanlığının ne kadar zamanını alır ve bilemiyorum, bu hizmeti dışarıdan almaya kalkarsa bu ne kadar mümkün olur onu da bilemiyorum. Türkiye’deki binlerce okulun ihtiyaçlarına 45-50 kişilik Pardus geliştirici ekibi ne kadar yetişebilir onu da bilemiyorum. Henüz böyle bir şey için erken denilse de, geç olan bir şey var ki o da Pardus ve Milli Eğitim Bakanlığı servislerine erişim sorununun halledilememesidir.

Eğitim alanında Pardus kullanımında bütün yük öğretmenlerimize düşüyor. Bu noktada bu konunda özveri gösteren öğretmenlerin bir araya gelip, ihtiyaçlarını belirlemesi, bu ihtiyaçlarını karşılalayacak yazılımları araması bulması veya geliştirilmesini talep etmesi gerekmekte. ve en önemlisi özverili çabaların devamı gerekmekte. Öğretmenler gibi birçok ilköğretim okulu öğrencisi Pardus kullanımını yaygınlaştırmaya çalışmakta, tepki görmeyi göze alarak bunu yapan birçok öğrenci hayal kırıklıklarına rağmen yola devam etmekteler.

Başarılı eğitim temelli GNU/Linux dağıtımlarını incelemek Bu noktada Pardus depolarını eğitim yazılımları ile zenginleştirmekte yol gösterici olacaktır. Bu konuda eğitimciler tarafından  bu adresteki dağıtımlar incelebilir (UberStudent’a dikkat çekmek isterim)

Sonuç olarak:

Bilimsel Kurumsal ve Eğitim Alanlarında Pardus kullanımı şu anda pek varlık göstermemekte. Yaşamın bu temel alanlarında kullanımın artırılmasını sağlamak projenin gelişimi ve devamlılığı açısından bence çok önemli bir yer tutmakta. Bu konuda Pardus geliştiricilerinden ziyade, bu alanlarda Pardus kullanmak isteyen, daha doğrusu Pardus’u kullanılabilir kılmayı isteyen kişilere görev düşmekte. Yukarıda bahsettiğim örgütlenme, vb gibi bir yapılanma mutlak gerekli bir konu. Fakat bu durumda böyle bir yapılanmanın hemen netice vermesini beklemek güç. Örneğin topluluk sitelerinde özel bölümler açmak önemli olacaktır fakat katkısı yavaş bir ivme ile olacaktır. Bunu yaparken ilk yazılarımda belirttiğim kullanıcı profilin belirlenmesi gibi bir çalışma ile bu alanlardaki kullanıcıları tanımak ve yabancıların “agent” bizim de mümessil veya temsilci diyebileceğimiz kişilerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu şekilde çeşitli meslek grupları, kullanım alanları ve ihtiyaçların belirlenmesi mümkün olacaktır.

Aklımda gönüllü bütün Pardus kullanıcıları tarafından doldurulabilecek şöyle bir form bulunmakta:

Ad, Soyad:

Yaş:

Meslek:

Mesleğiniz/Göreviniz:

Pardus’u bireysel kullanım dışında Akademik, İş veya Mesleki amaçla kullanıyor musunuz ?:

Mesleğinizde hangi yazılımları kullanıyorsunuz :

Kullandığınız yazılımların açık kaynak muadiller var mıdır ? Varsa nelerdir:

İşiniz/Mesleğiniz ile ilgili hangi yazılımları Pardus Deposunda görmek isterdiniz:

Pardus’un Bilimsel, Kurumsal, Eğitim alanlarında gelişmesine katkı vermek ister misiniz ?:

Yukarıdaki alanlarda nasıl bir katkı verebilirsiniz ?:

Yazılım geliştirme() Yazılım test etme() Yazılımlar ile ilgili Türkçe Belge Yazma() Çeviri() Diğer……..

Özensiz yazmış da olsam böyle bir form ve bu bilgilerden bir veritabanı oluşturmak, organize olmak çok daha kolay ve verimli olacaktır gibime geliyor.

Pardus Üzerine Tespitler, Eleştiriler, Öneriler ile ilgili beşinci ve son yazım Pardus ve Geleceği’nde görüşmek üzere.

Mutlu Günler.