Tüketicinin Gözünden!

9

Tüketici köşesi,

Uzun zamandır Microsoft yazılımlarını ve sadece Microsoft Windows işletim sistemlerinde çalışan yazılımlardan, ve bunların korsan kopyalarından uzaktayım.

Son zamanlarda teknoloji mağazalarının raflarındaki yazılım kutularının sayısının artışı dikkatimi çekmekte. Bazı teknoloji marketlerinde raflarda aynı üründen yüzlerce kutu bulunmakta, güzel bir şekilde sunulmakta. İşletim sistemi, ofis yazılımı, antivirüs yazılımları artık teknoloji marketlerinin yanı sıra normal marketlerde de satılır bir hale geldi. Buradan yola çıkarak diyebiliriz ki, yazılım artık kitlesel tüketim içinde yerini almış görünüyor.

Bu derece albenili sunulan ürünleri bir tüketici gözü ile değerlendirmek istiyorum. Öncelikle bu ürünlerin fiyatlarına bakalım. Bunu yaparken de 2 senaryo tasarlayalım:

1- Bilgisayar kullanımında temek masaüstü ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran bir öğrenci

2- İşyerindeki temel ofis ve iletişim ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran küçük ölçekli bir işyeri sahibi.

Senaryo 1:

İçerisinde yazılım olmayan bir bilgisayarımız olsun(”Toplama”). Bilgisayarı çalıştırabilecek ve internete erişebilecek bir işletim sistemi, ödevlerimi, projelerimi, sunumlarımı hazırlayabileceğim bir ofis yazılımı ve bilgisayarımı hedef alan saldırılardan ve zararlı yazılımlardan koruyabilecek bir antivirüs&güvenlik duvarı yazılımı.

Şimdi bu ihtiyaçlarımı giderecek yazılımları satın almak için bir mağazaya gidelim, bu çevrimiçi bir mağaza olsun. Bana özel fırsatlar ile bu ürünlerin fiyatlarını listeleyelim

Windows 7 Home Basic İşletim Sistemi : 224,40 TL

Microsoft Office 2010 Ev ve Öğrenci166,86 TL

Eset Nod32 Smart Security 4 :  59,38 TL
——————————————————

TOPLAM                                             : 450,64 TL

Görüldüğü üzere, temel masaüstü ihtiyaçlarımın bir bölümünü karşılamak, ödevlerimi yapmak ve korunmak bana 450,64 TL’ye patladı. Üstelik bu satın aldığım yazılımları adece 1 bilgisayarda kullanabileeğim. Ayrıca bu ürünlerin ekonomik ömrü 2 yıl, bu da demek oluyor ki bu ürünleri kullanmanın 1 yıllık bedeli 255,03 TL bana aylık maliyeti ise 18,75 TL.

Bilgisayar kullanımın temel bir hak olduğu  üzere bu ihtiyaçlarımı gidermek için para ödememek veya bilgisayar kullanabilmek için korsan yazılım kullanıp suç işlememek için tercihimi bir GNU/Linux dağıtımı olan Pardus’tan yana kullansaydım:

Pardus 2011 İşletim Sistemi : 0,00 TL

LibreOffice Ofis Yazılımı : 0,00 TL

Antivirüs yazılımına ihtiyaç yok  : 0,00 TL
——————————————————

TOPLAM                                             : 0,00 TL

Yuklarıda görüldüğü üzere, tercihimi ücretsiz bir Linux dağıtımından yana kullandığım için tek bir bilgisayarda 450,64 TL kar ettim. 3 kardeşim olduğunu düşünürsek, iki kardeşin bilgisayarını özgür yazılım ile donattığımızda küçük kardeş’e 901,28 TL değerinde bir bilgisayar alabiliriz, veya 500 TL civarı bir netbok üzerine de bir bisiklet. Tasarrufunuz, adı üzerine nasıl değerlendireceğiniz sizin tasarrufunuza kalmış!

Senaryo 2:

Yine içerisinde yazılımı olmayan bir “toplama” bilgisayarımız olsun. Aynı ihtiyaçlarımızın yanı sıra, e-posta istemcisi ve veritabanı yöneticisi olan bir ofis paketi ve bilgisayarımızı koruyacak bir güvenlik yazılımına ihtiyacım var. Küçük bir işletmeyiz, çok kapsamlı ağ, iş yönetimi vb yazılımlar kullanmıyoruz.

Windows 7 Ultimate İşletim Sistemi :  456,97 TL

Microsoft Office 2010 Professional : 1.081,38 TL

Eset Nod32 Smart Security 4 :      59,38 TL
——————————————————

TOPLAM                                                             :1.597,73 TL

İşyerimde tercihimi Pardus 2011’den yana kullansaydım:

Pardus Kurumsal2 İşletim Sistemi : 0,00 TL

LibreOffice Ofis Yazılımı : 0,00 TL

Antivirüs yazılımına ihtiyaç yok  : 0,00 TL
——————————————————

TOPLAM                                             : 0,00 TL

Görüldüğü gibi neredeyse 1 bilgisayardan edeceğim tasarruf ile her zaman yanımda taşıyabileceğim bir dizüstü bilgisayar alabilirim, veya bu parayı ticaretimde değerlendirebilirim.

Bu çok  küçük bir işyeri için çok basit ihtiyaçları göz önüne alan bir hesaptı. 4 kişiden fazla çalışanı olan küçük ve orta ölçekli bir Kobi olduğunuzu düşününün. İşin içine sunucu, sanal makineler, bilgi işlem çalışanları ve maliyetlerinin girdiğini düşünün, üzerine de benim bilmediğim diğer alternatif maliyetleri koyun. Ne kadar tasarruf edilebileceğini benim hesaplamam güç.

Kurumsal alandaki ihtiyaçlar ve mevcut maliyetleri konuya hakim birileri hesaplar ise bu farkın ne kadar büyük olduğunun görüleceğine inanıyorum.

Son olarak milyarlarca Amerikan Doları servete sahip kişileri  dar olan gelirimize ortak edip daha da zenginleştirmek yerine, özgür yazılım kullanarak hem ülke ekonomisine katkıda bulunun hem de, insanlığın ortak bilgi birikiminin ilerleyişine destek olun.

Korsan yazılım kullanmayın, özgür ve ücretsiz alternatiflerini tercih edin!

Paylaş:

9 YORUMLAR

  1. Selam,

    gayet guzel bir karsilastirma olmus, fakat biraz tarafli duruyor. Mesela,
    windows uzerine microsoft security essentials (antivirus), ve open/libre office
    kurup ayni seyleri yapabilme olanagimiz var. Ya da, antivirus e 60 tl yerine 160 tl odeyip aradaki farki arttirabiliriz de. Bence tek fark, isletim sistemine odenen para.

    • Merhaba,

      Değerlendirmeniz için teşekkürler. Altını çizdiğiniz noktalar bu yazıyı yazarken göz önünde bulundurduğum unsurlardı. Ama not alınması gereken şeyler var. Bunlardan birincisi Microsft’un daha önce de ücretsiz güvenlik yazılımı sunma deneyimleri olduğu (Windows Defender vb) ne yazık ki bu yazılımlar diğer alternatifleri kadar güçlü olamadıkları gibi, yeni tehditlere de o kadar çabuk yanıt verebileceklerini de düşünmüyorum. Diğer konu olan Windows sistemi üzerinde açık kaynaklı ve ücretsiz yazılımları kullanma konusu da bu yazının temeli zaten. İşletim sistemi olarak Windows veya Mac kullanıp, üzerinde ücretsiz yazılım çalıştırmak bile açık kaynaklı yazılımdan yana tercih meselesidir.
      İşletim sistemi tercihi de OpenOffice.org LibreOffice önermenizden farklı değil. İşletim sistemine ödenen para da hiç ödenmeyebilir, veya tam tersi ücretsiz bir işletim sisteminde ücretli bir yazılım da kullanabilirsiniz.
      Mesele özgür tercihlerin altını çizmek.
      Taraflı olma konusunda ise taraflı bir değerlendirme, ücretli/kapalı kaynaklı yazılım tarafı ile özgür/ücretsiz yazılım tarafını bir açıdan değerlendirmek.
      Mesele sadece işletim sistemi değil. Microsoft Windows ne ise Microsoft Office de odur, değerlendirirken o dursun öbürünü bu çerçevede ele alalım diye bir değerlendirme doğru olmaz diye düşünüyoum. Önemli olan açık kaynak ve ücretsiz yazılımları iyi ve güçlü bir “tam” alternatif/çözüm olarak kıyaslayabilmek 🙂

  2. Bu arada ben libreoffice ile office 2010’u aynı kefeye koymama taraftarıyım. Her ne kadar özgür yazılımı savunsam da bana göre microsoft office ne yazık ki açık ara önde. Ne kadar denediysem de openoffice’de bir türlü tutanamadım. Format uyum sorunlarını bir kenara itersek (bunda microsoftun da payı var)özellikle resim, grafik ve tablolarda oldukça yetersiz kalıyor. Sadece dilekçe filan yazacaksanız da diğer lite free office sürümleri yeterli gibi duruyor. libreoffice’in daha çok yol katetmesi lazım.

    • Microsoft Office 2010 ile LibreOffice arasında kullanım farkları olabilir, fakat kesinlikle aynı kefedeler. OpenOffice.org veya LibreOffice’i sadece dilekçe yazma işlevine indirgerseniz büyük haksızlık etmiş olursunuz.
      Ben OpenOffice.org ile tez yazmaktayım, onlarca tablo, özet tablo, grafik ile sorunsuzca çalışmaktayım. Hazır .xls formatında aldığım tablolar üzerinde bile rahatça çalışabiliyorum. OpenOffice.org Türkiye forumlarını ziyaret ederseniz birçok kullanıcının birçok alanda bu yazılım ile bütün ihtiyaçlarını karşıladığını görebilirsiniz. Sunum’u PowerPoint’ten çok daha ileride. Veritabanı yönetimi vb konularda bütün profesyonel ihtiyaçları karşılamakta.
      Ayrıca ben iş yerinde yoğun olarak Microsoft Ofis programlarını kullanmak durumunda olduğumdan, benzer işleri evde de OpenOffice.org ile yapmaktayım.
      Bunun dışında dünyada birçok ülkede Microsoft Office alternatifleri bireysel kullanımda, özel sektör ve kamuda yoğun olarak kullanılmakta. Bu ofis paketlerinin karşılaştırılmasına buradan bakabilirsiniz:
      http://en.wikipedia.org/wiki/Comparison_of_office_suites#Comparison_of_general_and_technical_information
      StarOffice ve IBM Lotus Symphony gibi kurumsal alanda yaygın kullanılan paketlerin de OpenOffice.org’u temel aldığını unutmayın.

      • microsoft’un fanatiği filan değilim, ancak openoffice’in powerpoint açısından çok ileride olduğunu söylemenize şaşırdım. Ya ikimizin kullandığı open office versiyonları farklı (ki ben genelde son sürümleri kullanırım) ya da sizin eklentileriniz farklı. office 2010’da resimlere çok kolay bir şekilde fotoğraf çerçevesi, yansıma, gölge vb efektler verebilirken open office’de başka bir program kullanmanıza gerek vardır. ( Libreoffice’te vereceğiniz gölge basit 2000’li yıllardan kalma gölge.) Dediğim gibi libre office ile ayrıntılı işler yapmak istediğinizde microsoft office’e göre çok çok daha fazla emek sarfetmek zorunda kalabiliyorsunuz. Bu da daha fazla zaman kaybı, emek kaybı anlamına geliyor.
        Başta da belirttiğim gibi yanlış anlaşıılma olmasını istemediğim için tekrar ediyorum. Özgür yazılım taraftarıyım ancak özgür yazılımların da yeterince iyi olmadığını düşünüyorum (çok başarılı uygulamalar olabilir, office konusunda hala eksik).

        Libreoffice her alanda kullanablirsiniz buna herhangi bir lafım yok, ancak iş ayrıntılara geldiğinde, profesyonellik gerektirdiğinde daha çok yol katetmesi gerekiyor.

        Karşılaştırmalarda dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Örneğin ben karşılaştırma unsuru olarak “Resimlere gölge ekleme özelliği” demiş olsam, libreoffice ve microsoft office aynı kefede yeralacaklar. Ancak herikinin eklediği gölgeleri karşılaştırdığınızda aradaki farkı anlayacaksını. Demek istediklerim bundan ibaret.

        Çok fazla kafa ütüledim. iyi günler

  3. Merhabalar,
    Benim soylemek istedigim, bu verdiginiz senaryolardaki orneklerin cok da tutarli olmadigi. Yani, tamam evet gnu/linux kullanarak tasarruf ediyorsunuz sonucta, fakat tasarruf ettiginiz miktar orneklerde verdiginiz miktar kadar degil.

    Senaryo 1 de, 224.40 , ve 2 de, 456.97 TL kar ediyorsunuz. Cunku, lisansli bir windows kullanip, uzerinde acik kaynak kodlu yazilimlar kosturma sansiniz zaten var.Dolayisiyla, ofis yazilimi / antivirus ornek vermek cok ta faideli degil.

    Yani, otobusun arkasindan da kossaniz, taksinin arkasindan da kossaniz, gideceginiz yere vardiginizda ettiginiz kar, taksi ucreti degil, otobus ucreti kadar.(Normal sartlar altinda[sıfır celcius derece ve 1 atmosfer basınç altında])

    Saygilar..

    • Cunku, lisansli bir windows kullanip, uzerinde acik kaynak kodlu yazilimlar kosturma sansiniz zaten var. Dolayisiyla, ofis yazilimi / antivirus ornek vermek cok ta faideli degil.

      Sanırım işletim sistemi, öntanımlı olarak sizin değerlendirmelerinizde yer alıyor. İşletim sistemi de bir yazılım ve ikinci sözlediğiniz şey onun için de geçerli. Tersi olarak ücretsiz bir işletim sisteminde ücretli bir yazılım da kullanabilirsiniz, size kalmış illa bu böyle olacak diye bir şey yok. Sonuçta işletim sistemi de bir yazılım, onun üzerinde zaten çalışıyor farklı bir şey, neyin çalıştığını seçmek farklı bir şey. Ofis yazılımını ücretsiz seçerseniz, o kadar tasarruf edersiniz, işletim sistemini de ücretsiz seçerseniz ofis yazılımı+işletim sistemi tutarı kadar tasarruf edersiniz. İlla böyle olacak diye bir şey yok, tercih meselesi. Ben en çok tercih edilen ücretli yazılımları grupladım.

  4. Şahsen 6-7 yıllık bilgisayar kullanıcısı ve 3 yıllık amatör programcıyım, hiç bir zaman program yada işletim sistemine para vermedim. (İstanbul Kıyamet Vakti hariç türk yapımı olduğu için desteklemek amacıyla bir kaç kere Plus almıştım, o yüzden oyunlar hariç :P) Sakın ha sakın bundan gurur duyduğum anlaşılmasın. Öğrenci olduğum, dolayısıyla param olmadığı için korsan kullandım. Biraz konu saptı ama neyse, benim burda anlatmak istediğim aslında 1. Senaryonun yanlış olduğu türk ev kullanıcısının programlara para vermediğidir. Tabiki bilgisayar alırken işletim sistemine verdiği para hariç.

    • 1. Senaryoda korsan yazılım kullanmak -istemediği- için “toplama” diye tabir edilen içinde yazılım ile gelmeyen bir bilgisayar kullanıcısı var. Dolayısı ile işletim sistemine de ilk başta bir para verilmemekte.
      Senaryoda bir yanlışlık yok, ama realite olarak altını çizdiğiniz şey çok önemli, korsan yazılımdan yana tercih kullanan bir ev kullanıcısı, işletim sistemini de eşinden dostundan korsan bir dvd ile kurabilir (ki genelde böyledir). Türk ev kullanıcısı genellikle ne işletim sistemine ne de başka bir yazılıma para vermek niyetinde değildir.

      Ama yanlış örnekten yola çıkmamak lazım:

      Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda yapılan son değişiklikler 12 Mart 2004 tarihinde Resmi Gazate’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
      Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre korsan yazılım kullanılması, kopyalanması veya satışa sunulması halinde uygulanacak cezalar aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir :
      – 150 milyar TL’ye kadar ağır para cezası;
      – 4 yıla kadar paraya çevrilmeksizin hapis;
      – 3 seneye kadar meslek veya ticaretten men;
      – Korsan yazılım yüklü bilgisayarlara el konulması

      http://www.bsa.org.tr/yasalyaptirimlar.html

      Ülkemizde korsan yazılım kullanmak maddi ve hapis cezası olan bir suçtur. Belki’de ülkemizde mevcut olan en yoğun suçlardandır. Korsan yazılım ne kadar suç olduğu, korsan partisi kendi başına ayrı bir tartışma konusu.

      Ama altını çizmek istediğim özgür ve ücretsiz yazılımların, bizim bilgisayar kullanımı hakkımızı temin ettiği ve bunun yanı sıra bize ekonomik olarak da faydalı olduğudur. Yoksa geri kalan herşey tercih meselesi, dilediğinizi yapmakta özgürsünüz.

      http://www.bsa.org.tr/korsanlikcesitleri.html

      Korsanlık, kullanım kısıtlamaları, yıllık lisans yenilemeleri gibi zingirlerin altında ezilmeyin. Özgür yazılımla rahata erin!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here