Kategoriler
Pardus

Pardus Başlangıç Sayfasında Büyük Yenilikler !

Yeni Başlangıç Sekmesi
Gazeteler Sekmesi
Yeni Gazeteler Sekmesi

Pardus kullanıcıları için hazırladığım “Başlangıç sayfası”nın ilgi görmesi üzerine, daha iyisini sunabilmek için kolları sıvadım.Ve karşınızda “Gazeteler Sekmesi” ve “Portal Bağlantıları” bu iki büyük yenilikle birlikte değişenler :
http://bluzz.net/pardus

  • Gmail, yahoo, mynet,facebook gibi en sık kullandığınız  17 siteye bağ
  • Şık ikonlar ve yeni tasarım,daha temiz bir görüntü.
  • Yeni Gazeteler Sekmesi
  • 8 gazeteden yayın akışı ve 15 haber kanalına bağ.
  • Gereksiz www etiketinden kurtulma ; artık,adres çubuğunuzda sadece bluzz.net/pardus görünecek (hem www. hemde bu etiket olmadan da sayfaya erişebilirsiniz)
  • Arama optimizasyonu
  • WP-Cache özelliği ile daha hızlı açılış. ( Trafik arttıkça daha hızlı sorgulama ve önbellekleme, tam tersi durumda eğer o son 1 saatte birtek siz girmişseniz ilk açılışta 1 kereye mahsus 3-5 saniye sorgulama ve akış okuma gecikmesi olabilir ama giren kişi sayısı arttıkça bu sorgu süreci statik html sayfa oluşturma durumu iyileşecektir.)

İlginiz için teşekkür ediyorum, iyileştirmeler yapmaya devam edeceğim.

Bu arada değerli pardus geliştiricilerinden (her ne kadar hybernation modunda olduğunu söylese de 🙂 ) A.Murat Eren‘e şuradaki yazıma içtenlikle ve samimiyetle yazdığı yorum için çok teşekkür ediyorum beni gerçekten çok mutlu eden bir yazı, ve sizin de okumanızı istiyorum.

Mutlu Günler !

Kategoriler
Genel

Pardus Üzerine Notlar,Eleştiriler,Öneriler…

Pardus-Linux.org gezegenindeki ilk yazımda da belirttiğim üzere ,pardus konusunda eleştirilerim görüşlerim ve önerilerim üzerine epeydir bir yazı yazmayı düşünmekteydim ve kısmet bugüne imiş.

Herşeyden önce bu yazıyı okurken yazının temeline oturttuğum iki temel düşünce var, yazımı bu temel düşünceler ekseninde okuyup değerlendirirseniz sevinirim.

  1. Pardus Gerçekten iyi ve üzerinde çok emek harcanmış başarılı bir linux dağıtımıdır, diğer büyük dağıtımlardan aşağı kalır bir yanı yoktur,aksine birçok artısı da mevcuttur.
  2. Eleştiri ne kadar sert olsa da yapıcı yönü vardır, eleştiri yersiz de olsa dikkate almak gerekir ve aksine cephe almamak ; eleştiriyi yapan kişinin fikirlerini belirtme özgürlüğüne saygı göstermek gerekir. Eleştiri olmadan eksikleri görmek zorlaşır ve, eleştirinin yapıcı yönünü kabul etmek alçakgönüllü ve erdemli bir davranıştır.

Dedikten sonra görüşlerimi aktarmaya başlayabilirim.

Pardus ve Topluluk : Kullanıcısız bir işletim sistemi düşünmek ne kadar havada kalır ise, kullanıcılarını göz ardı eden bir işletim sistemi de o kadar havada kalır ve geleceğe yönelik kayıpları bugünden alır. Mevcut ortamdaki taraflaşma ortadan kaldırılmalı ve bir uzlaşı ortamı yaratılmalı.
Daha da açmak gerekirse diyalog ortamı ve faydalar çerçevesinde 10910 üyeli ve aktif bir destek forumu nedeni ne olursa olsun göz ardı edilmemeli,kişisel yanlışlar ve tutumlar bu kadar insana mal edilemez.

  • Özgür felsefede özgürlük temasında hareket ediliyorsa , insanlara alternatifini göstermeden tek bir adrese Öİ’ye yönlendirme ne kadar doğrudur ? Bu bir manipülasyon sayılmaz mı ? Özgürlükiçin sitesi özellikle son yeniliklerinden sonra gerçekten ilerleme gösterdi ,fakat bu destekli ve planlanmış bir proje olmasına rağmen açık yüreklilikle kabul etmek gerekir ki yeterli değil, içerik olarak çok eksik.
    Bu adreste Sayın Erkan Tekman’ın yazısından da anladığımız üzere özgürlükiçin sözleşmeli firma tarafından idare edilen bir hizmet sitesi,ve bunun için çaba gösteriyor, fakat gerçek anlamda olması gereken hedefleri aktiviteyi ne kadar yakaladı ? Pardus-linux.org arşivindeki bilgiler Öİ içeriğine kıyaslandığında acaba kaç kat zengin bir içerik kıyaslamış oluruz. Veya destek forumlarında bir soruya ortalama kaç gün/saat içerisinde cevap gelmektedir ? Cevap yazan kişi görev sahibi moderatör mü yoksa gönüllü yardımcı olmak isteyen insanlar mıdır ?
    Böyle iki oluşum neden aynı anda ortak paydada kullanılmıyor ? Neden yok sayılıyor ? En olmadık Rekabetten neden faydalanılmıyor ki ? Çıta acaba rekabet olmadan nasıl yükselecek ?
  • Pardus geliştiricileri : Çoğumuz anasayfadan sonra birde pardus gezegenine uğruyoruz, ama gezegende yeni bir yazı okumak gezegende hayat belirtisi bulmaya benziyor. Geliştiriciler çok yoğun çalışıyor olabilirler fakat 15’er dakikalarını ayırıp yeni neler oluyor, neler üzerinde çalışıyorlar veya paylaşmak istedikleri herhangi birşeyi okuyuculara aktarmak çok mu zor, yoksa gezegeni gözardı etmek çok mu kolay ?

Detaylarda Pardus :Çok ufak şeyler bazen insanların görüşünü değiştirebilir, özellikle disiplinli ve ciddi insanlar karşılarındaki projenin ciddiyeti konusunda izlenimlerini küçük şeylerden edinirler

  • Firefox’taki yer imleri : Bize çok geniş kısayol imkanı sunan bu yer imlerinden acaba kaç tanesi ölü olmayan site veya kaç tanesi Firefox’u destekliyor ? Haberler->E-haber->Açık Gazete trajikomik bir örnek,sitede en son haberlerin(manşetler) üzerine gelip kendiniz görünüz,bu site hiçbir zaman firefoxa uygun olmadı. Sitede gezinemedikten sonra yer imlerinde olması biraz ironik değil mi ? Yer imlerini ekleyenler acaba bunun farkında olmadılar mı veya hiç açık gazeteyi ziyaret etmediler mi ? Bozuk standartlara karşı olan insanlar bozuk standartlara sahip olan bir siteyi kullanıcılara neden sunar ki ?

Genel Olarak :

  • Pardus Anasayfası : Tasarım olarak biraz geride kalmadı mı ? Pardus’un bir linux dağıtımı,ondan da ziyade bir işletim sistemi olduğunu insanların anlaması çok zor. Yeni bir tasarım yeni bir içerik, yeni belgeler ve İnsanların ilgisini artıracak bir yapıya kavuşması gerekmez mi. Diğer dağıtım siteleri ile karşılaştırabilirsiniz.
  • Diğer Dillerdeki Pardus Siteleri : Italyanca pardus ölü durumda, şu anda özveri ile yürütülen birtek “Hollandaca Pardus” vardı ,fakat ona da bu aralar erişmek mümkün değil,forumu ile birlikte uçmuş görünüyor, ki distrowatch sitesindeki uluslararası forumdu. İngilizce pardus sitesi ise yine doyuruculuktan uzak ve vasat, anasayfaya en azından şık bir ekran görüntüsü koymak zor olmasa gerek.
  • Distrowatch/pardus: Distrowatch linux dağıtımlarının tartıldığı bir site, Pardus şu an son 6 aylık verilere göre günde 207 kez görüntülenme ile 35.sırada, kötü bir sıra değil ama pardus çok daha iyisini hak ediyor. Son 3 aylık ve 30 günlük verilere bakarsak ise durum vahim 50. sıralara çoktan düşülmüş durumda. En azından diğer dağıtımlar gibi arada pardus bülteni ve Güncel tutulan tam paket listesi ile albenisi artırılabilir.Baktığımızda diğer ciddi dağıtımlarda birçoğu paket listesini tam olarak distrowatch’ a aktarmış durumda(ubuntu,opensuse,mandiriva gibi ilk 10 dağıtım).Bu ciddiyet açısından önemli.Birde Distrowatch sayfasındaki bağlantılardan kaçı işe yarar bağlantı ?

Özetlersek : Pardus projesi geçen zamanda çok şey başardı ve başarıları daha büyük sorumluluklar ve daha fazla kullanıcı beklentisi getirdi. Daha ileriye gitmek için dünyaya açılma hedefine odaklanılmalı ki farklı atmosferdeki insanların katkılarına kesinlikle ihtiyaç var. Bu katkıları elde edebilmek için gerekli altyapı oluşturulmalı ve bunun idaresi için gerekirse gönüllü kullanıcılardan destek alınmalı, yetkinlik testinden sonra gerekli öncülük görevini üstlenecek birçok kullanıcının varlığından eminim

Önerilerim :

  • Yeni bir pardus başlangıç sayfası Türkçe ve Uluslararası: Uluslararası versiyon için gerekirse pardus.org gibi bir alan adı paraya kıyılıp alınmalı ki en.pardus.org, de.pardus.org gibi subdomainler ile tek çatı altından idare edilebilmeli ( Tanıtım,Dökümantasyon,Wiki) ve bunlar için gerekli niteliğe sahip gönüllülerden yardım istemekten çekinilmemeli(yetkinlik testi). (alan adına pardus.org a alternatif bir isim aklımda var, kötü emelli kişiler için gizli tutuyorum 🙂 )
  • Distrowatch sayfasına çeki düzen verilmeli.
  • Özgürlük İçin ısrarına devam edilse de diğer gönüllü siteler ve oluşumlar yapıcı şekilde desteklenmeli kimse Pardus projesinin kötülüğünü düşünmüyor.
  • Pardus başlangıç sayfası : Ben bunun için elimden geldiğince örnek bir sayfa hazırladım, burada duyurusunu yapmıştım ve BURADA. Bunun gibi bir sayfa firefoxta açılış sayfası olsa güzel olur (türkçe ingilizce) arama sonrası sponsor reklam geliri ile de talep edenlere bedava cd yollama projesi hayata geçirilip finanse edilebilir.
  • Pardus Dükkan nerede kaldı ? (pardus dükkan ihalesi ile birlikte ukaeka duyurularında birde teknik hizmet ihalesi vardı,şu an yayında yok ama ne olduğu hakkında fikri olan ?) Pardus dükkan Öİ bünyesinde hizmete girecekti, hazır öi demişken : E-dükkan-temalar-ParDon nerede kaldı acaba ? Tema konusunda sanat.pardus.org iyi bir ders olmadı mı ? İnsanları kde-look ‘ a yönlendirmek daha akıllıca değil mi ?
  • Ufak tefek eksikler giderilmeli, özellikle firefox bağlantıları derhal elden geçmeli.

Ve en önemlisi John Lennon‘dan “Give Peace a Chance” şarkısı özümsenene kadar dinlenmeli kavgalara küskünlüklere, göz ardı etmelere son verilmeli. Gerekirse öpüşülüp barışılmalı.

Listeye şu anda aklıma gelmeyen şeyleri ilerde ekleyebilme hakkımı saklı tutarım 🙂

Eleştirilerimin hoşgörü ile karşılanmasını umar, Saygılar sunarım.

Kategoriler
Pardus

Pardus Başlangıç Sayfası- Sonunda

Pardus Başlangıç Sayfası
Pardus Başlangıç Sayfası - http://bluzz.net/pardus

Ne zamandır aklımda olan Pardus için bir “Başlangıç Sayfası” fikrini sonunda hayata geçirmiş bulunmaktayım. [ http://bluzz.net/pardus ]

Meşhur Ubuntu 8.04 Başlangıç Sayfası ile aklıma düşen bu fikiri uygulamada daha işlevsel bir hale dönüştürüp ortaya çıkarmaya çalıştım şöyle ki ;

Tarayıcımı ilk açtığımda pardus ile ilgili bakmak istediğim ve takip ettiğim siteler ve son haberlerine çabucak göz gezdirebilmek google araması ve hemen elimin altındaki pardus bağlantıları vs…

İçeriğindeki aktif RSS destekli takip edilen siteler :

  • Pardus-linux.org Forumu& Gezegeni
  • PardusGezegeni
  • Özgürlükiçin Haberleri&Forumu&Gezegeni

Ayrıca bunların yanı sıra ilerleyen zamanda talebe göçre birde internet gazetesi haber beslemesi koyup koymamakta kararsızım.

Umarım beğenir ve açılış sayfanız olarak kullanırsınız.

Kategoriler
Pardus

Pardus Kde4 Başlangıç Simgeleri

Epeydir aklımda olan ve PC-BSD deki başlatıcı logosuna özenerek hazırladığım kde4 başlatıcı simgelerini paylaşmak bugüne kısmetmiş umarım beğenirsiniz. Simgeyi değiştirmek için burada anlatıldığı gibi http://anilozbek.blogspot.com/2008/08/k … devam.html

Alıntı:
dosyaların adını start-here-kde.png olarak değiştirin ve kullandığınız simge setinin ilgili dizinlerine kopyalayın:
/usr/kde/4/share/icons/oxygen/16×16/places

/usr/kde/4/share/icons/oxygen/128×128/places

Kopyalama işlemini bitirdikten sonra Sistem Ayarları’ndan farklı bir simge seti seçin sonra tekrar kullandığınız simge setine dönün, yapmış olduğunuz değişikler hemen aktif olacaktır

Sarı Pardus :

sari-start-here-kde
sari-start-here-kde
Sarı Pardus
Sarı Pardus

Beyaz Pardus :

beyaz1-start-here-kde
beyaz1-start-here-kde
Beyaz Pardus 1
Beyaz Pardus 1

Kırmızı Pardus :

kirmizi-start-here-kde
kirmizi-start-here-kde
Kırmızı pardus
Kırmızı Pardus

Beyaz II Pardus :

beyaz2-start-here-kde
beyaz2-start-here-kde
Beyaz II Pardus
Beyaz II Pardus

İçlerinden bir favori seçemedim, sarı klasik ,beyaz ise çalışan kde4 cd sinde kulanılmış ve de şık, kırmızı biraz daha seçkin, şu anda ise beyaz II tercihim basit ve şık. Umarım beğenirsiniz.

Bu arada laptop maceram kde4 de de devam ediyor. Malesef kde4- nvidia performans sorununu bende yaşıyorum, plazma masaüstüm çok yavaş ,programlarda ise bir sorun yok. Duvar kağıdım bile piksel piksel görünüyor malesef. Nvidia bu konuya eğilecekmiş düzeltecekmiş vs haberleri okudum, beklemekten başka elden birşey gelmiyor. Eski ati 9550 kartımda bile daha performanslı bir kde4 tecrübem olmuştu.

Malesef bir müddet daha bilgisayarımdan tam verim alamayacağım…Bekleyelim artık..

Kategoriler
Genel Pardus

Bir Laptop Hikayesi !

Espanyol:1-Barcelona:2
Espanyol:1-Barcelona:2
Real Betis:1-Real Madrid:2
Real Betis:1-Real Madrid:2
S.Gijon:0-Villareal:1
S.Gijon:0-Villareal:1

=(Eşittir)

Compaq Presario Cq50-115TR
Compaq Presario Cq50-115TR

Buradaki denklemin sonucu neticesinde ne zamandır özlemini çektiğim dizüstü bilgisayara sahip oldum. gerçekten güzel ve hoş bir makina fiyatı ise kampanyalı ve bütçeme çok uygun geldi.

Son Durum Düzeltme 23/10/2008 -Herşey Yolunda 🙂

Durum ve sorunlar şöyle :

  • SES DURUMU :Sorun hata bildiriminden sonra çözüldü,yeni alsa paketleri 1.0.18 sorunu çözdü Altec Lansing hoparlörlerimden çok güzel ses alıyorum,windows ortamından daha iyi—- .Hata takip sistemine çözümü,
  • WIRELESS ( Kablosuz Bağlantı ) : Malesef Ağ yöneticisi Broadcom 802.11bg kablosuz kartımı görmedi, hali ile ndiswrapper ile windows sürücülerini yükledim, kendi sürücüleri ile çalıştıramadım buradaki kablosuz yönergesi ile tanıttım,bir wireless modemim veya şifrem olmadığından henüz bir ağa bağlanma imkanım yok, fakat etraftaki başkalarına ait kablosuz yayınları görebiliyorum.
  • Ekran KARTI SÜRÜCÜSÜ: Depodan Yükledim Sorun yok 3b aktif.
  • COMPIZ-FUSION : Çalışıyor.Xorg conf’da el ile default depth i 24 yapmayı unutmayın,
  • KDE4: Denendi test deposundaki Nvidia 177.80 sürücüleri ile Gördüğüm en iyi KDE4 ortamı.

-Yeni Hali-

Şu anda üzerine kurulabilen en iyi linux dağıtımı Pardus  !
Diğerleri :

Mandriva 2009: Çok vasat

Ubuntu: 8.10 henüz Ekran kartını görmüyor kurlulamıyor- 8.04 açılışta boot seçeneklerini elle düzeltmeden açılmıyor, busybox hatası veriyor, açılış menüsünde “quiet splash” ı silip all_generic_ide ibaresini ekleyin. Ayrıca Internet bağlantısı kablolu/kablosuz başaramadım opendns ve ipv6 yı öldürme yolları da dahil modemi bile pingleyemedim, mandiriva’da da aynı sorun  mevcuttu fakat /etc/modprobe.conf dosyasına  install ipv6 /bin/true satırını ekleyince çözülmüştü.

Fedora 10 beta : Ubuntudaki gibi ekranı göremiyor, başlamıyor bile .

-English : If you have a HP Compaq Presario CQ-50  series ( 115 etc)  you should choose Pardus Linux Distrobution, which will give you the best performance both KDE 3.5 and KDE 4 with full hardware support, if you want to try Pardus (For Now you should add test repos to the package manager , for the newest nvidia 177.80 and alsa 1.0.18,and install two alsa packages found here http://cekirdek.pardus.org.tr/~ozan/dist/binaries/) This two improvements will be in the stable repo soon ! (in 1 or 2 weeks).

Dont even try to install other major distros(ubuntu and fedora you cant even boot,or get into X and creepy sound,mandriva,suse ) cos i tried and it is nearly impossible to get a satisfying performance. Try Pardus Linux you will be %100 satisfied http://www.pardus.org.tr/eng/index.htmlhttp://distrowatch.com/pardus

Kategoriler
Pardus

Gezegene İniş…

Bende artık buradan sesimi duyuracağım. Bana yer verdikleri için Pardus-Linux.org ekibine teşekkür ediyorum.
İlk defa bir gezegende yazılarımı paylaşma fırsatı buluyorum. Gezegen tercihim olarak burayı seçmemde tek bir kriter yeterli oldu ;
1) Pardus-Linux.org Gezegeni tamamen özgürdür! Bloglarınızda içeriğinizin ne olacağına kimse karışmaz, sansür uygulanmaz! Düşüncelerinizi diğer Pardus kullanıcılarıyla özgürce paylaşabilirsiniz!

Not: Unutulmamalıdır ki içerikte sınır olmamakla beraber yasal sınırlar mevcuttur. Olası yasal sorunlardan blog sahibi sorumludur.

Zaten gezegenin de tek kriteri bu, ve buna bağlı kalındığını gördükçe içim rahat ve güvenerek gezegene iniş talebinde bulundum.

Bu hoşbulduk yazısını canlı ve özgür bir gezegen dileklerimle kapatırken bir sonraki yazımda Pardus üzerine istek düşünce ve eleştirililerimi derleyip maddeler halinde paylaşmak istiyorum.

Bknz. Bu yazı ve yorumları.

Kategoriler
Genel

Cep Telefonumdan Enstantaneler

Hafızası dolan cep telefonumda temizlik yaparken çektiğim enteresan resimleri paylaşmak istedim. Megapiksel bile olmayan kamerasıyla ancak vga 640×480 çözünürlüğünde resim alabiliyorum ;

  • Devlet dairelerinde ve ankara otogarında karşılaştığım esiden kalma tanıdık sivil savunma posterleri, bu aralar böyle başlıklardan kitap bile çıkarılabilir

    Nükleer Savaşta Hayatta Kalmanın 11 Yolunu Öğreniniz
    Nükleer Savaşta Hayatta Kalmanın 11 Yolunu Öğreniniz
  • Bursa’da kanalizasyon akıtılan bir derede pis suların içinde onlarca kaplumbağa, köprünün iki tarafı da kaplumbağa kaynıyordu

    Pis suda üremiş kaplumbağalar
    Pis suda üremiş kaplumbağalar
  • Bu yaratıcı projeyi youtube ardından ankara otogarında (AŞTİ) gördükten sonra arkadaşlara bahsederken projenin fikir babası ve Ankara’daki ilk uygulamacısının aslında bir arkadaşım ve çalıştığı fotoğraf stüdyosu olduğunu öğrenince olayın arkaplanı ve zamanında çok iyi satış yaptıklarını da öğrenmiş oldum. Çeşitin bol olduğu cdlerde Ankaralı Turgut, Yasemin ve diğer “Ankaralı,Angaralı” sanatçıların görüntülü performansları da mevcut, fiyatı ise 6 YTL .

    Ankara Pavyon Geceleri Müzikli ve Görüntülü VCD
    Ankara Pavyon Geceleri Müzikli ve Görüntülü VCD
  • “Bir istanbul Klasiği” E-5 üzerinde dünya standarlarını sarsan, traji-komik ansızın biten ve önü kapalı yaya yolu,yanlış hatırlamıyorsam Yeni Sahra civarı ;

    Talihsiz Kaldırım
    Talihsiz Kaldırım
  • Sayın Erkan TEKMAN için ; Pardus büyümeye devam ediyor 🙂 Güzide bir ilçemizde Pardus işletim sisteminnin adaşı bir  şirket. (Rahatsızlık verilmemesi için gerekli yerleri sildim)

    Pardus Technologies
    Pardus Technologies
  • İzmir Enternaysonel Fuar’ından en tanıdık sahne, lunaparktaki Ege Güneşi Oyuncağı

    Ege Güneşi
    Ege Güneşi
Kategoriler
Ekonomi Politik

Geçmişe Dönüş…

Rus askeri tatbikatı

Soğuk savaş her an patlak verebilir diye düşünürken ve taslak bir yazı yazmışken yayınlamakta geç kalmam üzerine sıfırdan yazmak durumundayım :
Rusya Federasyonu ve Batılı Devletler arasında “Soğuk Savaş” resmen başlamıştır.

Bu soğuk savaş, SSCB-ABD arasındaki soğuk savaştan farklı temellere dayanmakta ve hamleler dengeden öteye meydan okumaya yönelik durumdadır.

Geçmişe dönüp baktığımızda klişe iki kutuplu dünya, üçüncü dünya sınıflandırmasının kaynağı olan dünyaya fikri ve ekonomik hâkim olma mücadelesi kağıt üzerindeki soğuk savaş nedeni durumunda. Komünizm ve Kapitalizm, gücün dünya üzerinde hakimiyet kurması için gücün ihtiyaç duyduğu modeller olarak kağıt üzerinde fikri taraflar olarak yer almıştır. Tabi ki bu soğuk savaş sırasında uygulanan politikanın çıkarına uygun roldür, bu düşünce sistemlerinin temeli ve nihai amaçlarından bahsetmiyorum.

Dünya üzerindeki hakimiyet mücadelesini sona erdiren SSCB’nin dağılması ve Irak’ın işgalinde kesin olarak ispatlanan dünya üzerindeki Amerikan hakimiyeti, yine yeni dünya düzeninde enerjiye aç bir tüketim canavarı olarak yeni “Nemesis*”i Rusya Federasyonunu yarattı.

Öncelikle şunu kavramak gerekiyor. Bu yeni savaşta tarafların en azından Rusya’nın dünyaya hakimiyet isteği bir neden değil, bu soğuk savaşta Rusya’nın başlangıç noktası:  Rusya ve çıkarları…  Bu sefer Rusya’nın düşmanı ABD ve güdümündeki NATO değil; Rusya’nın çıkarları karşısında olan herkes !

Geniş bir coğrafyaya yayılan bu çıkar alanı, küresel enerji ve doğal kaynaklar pazarı ile bütün dünya ekonomisini de içine almakta. Spekülatif durumlarda fiyatı artan petrol ve türevleri gergin zamanlarda artmaya devam edecek ve Rusya daha da zengin olacaktır, bu zenginliği gerginliği yani yeni Soğuk Savaşı devam ettirmek için askeri harcamalarda kullanıp tam anlamıyla silahlanma, “Gear Up” denilen Askeri Vitesi büyüterek bölgesel çıkarları için korkutucu askeri gücünü kullanacaktır. Bu güç kullanma yeni gerilim,yeni gelir ve yeni güç döngüsünde Rusya’yı daha ileriye taşıyacaktır.

Şu anda Amerikan veya NATO müdahalesi kadar uzak olan tek bir şey görünüyor “Uzlaşma”.  Çarlık rejimi türevi kukla,kuklacı idaresinde ekonomik gücü devlet tarafından yönlendirilen ülke patronu zenginlerin elinde kurulu bu düzen gücünü bir ideolojiden değil kapitalizmin temeli olan paradan almakta. Teknik olarak Rusya’ya ekonomik bir yaptırım mümkün görünmüyor, sonuçları dünya pazarını yerle bir edebilecek kadar kötü böyle bir yaptırım tehdidi ise Türkiye’yi ekonomik bir krize sokacak kadar keskin olabilir.Ekonomik pokerde Rusya’nın eli gerçekten çok güçlü.

Askeri olarak 90’ların başında batan geminin mallarını olan askeri mühimmat ve ağır silahların (tank,top vs)

ton usulü Rus  komutanlar tarafından gizlice satıldığı, geride kalanların fiziki ömürlerini doldurduğu ve hatta kullanılabilir olan silahların eski nesil olduğunu bilen dünya Rusya’yı zayıf görmekte haklı idi. S.T.A.R.T anlaşması ve nükleer silahsızlanma dünyayı kıyamet senaryolarından uzaklaştırırken,en azından öyle görülürken Amerika’nın “Füze Kalkanı” projesi bir gökyüzü ittifakı olmak yerine nükleer kıyamet tehdidinin tetikleyicisi oldu.Eski depolar açıldı ve ardından Rusya kendi kaynakları ile zorlanmadan benzer bir sistem geliştirdi. Hali hazırda binlerce füzeye sahip olan Rusya, bu yeni zenginliğiyle elde ettiği askeri güç ile Gürcistan’a karşı yaptığı saldırıda kara ordusunun da modern şartlara uygun olduğunu hızlı ve acımasızca gösterdi. Rusya kasti olarak aşırı güç kullanarak, savaş alanı dışındaki saldırıları ile, tarihte dedelerimin yaşadığı Rus askeri vahşetini tipik Rus intikamı olarak dünyaya ve diğer eski Sovyet Cumhuriyetlerini iftiharla göstermiş bulundu.

Amerika’nın güçlü Gürcistan projesi, Rus tahriklerine kapılarak suya düşmüş ve bölgedeki Gürcü varlığı temelinden sarsılmış durumda bulunuyor.

Enteresan durum ise : Dünyayı yakıp yıkan G.Bush ve ekibinin Soğuk Savaş tecrübelerinin olmayışı ve aciz durumda olayları izlemeleridir. Azrail ile karşılaştırılan Rice,  I.Soğuk savaşın ardından geçen dönemdeki rafa kalkmış doktrinler ve siyasi hamlelerden habersiz ve duruma olabildiğince uzak kalmıştır. Dünyanın en güçlü hava kuvvetine sahip bir ülke, Gürcistan’a desteğini bugünlerde 2-3 gemiyi boğazlardan Ali Cengiz oyunları ile geçirmek yerine Rus saldırısının ilk günü Tiflis havaalanına dev kargo uçaklarını indirerek gösterebilirdi. Bu veya bunun gibi basit yöntemlerle en azından Rusya şimdiki kadar cesurca hareket edemezdi.

Şu anda herkesin gördüğü, Afganistan ve Irak’la oynayan insanların korktuğu, dünyaya mutlak güç olarak propaganda yapılmasında bu ülkelerin korkaklara malzeme olduğudur. Demek ki süper güç, dişini geçirebildiğine süper güç olmak durumundaymış.

Askeri ve ekonomik olarak masaya yatırdığımızda Amerika’nın mutlak üstünlüğü bulunmakta ve bu tartışılmayacak kadar açık. Fakat eli güçlü olan taraf ise Rusya.

Rusya ve çıkarları karşısında olanların arasındaki bu yeni “Soğuk Savaşın” kısa ve orta dönemdeki galibi bugünden Rusya’dır.

Amerikanın korkusunu belli etmesi ile Rusya cesaret toplamış ve gözünü bölgesindeki eski uydularına dikmiştir, sıradaki eski Sovyet Cumhuriyetleri fiziki olarak olmasa da görünmez olarak Rusya güdümüne girmeye zorlanmaya başlanacaktır. Bu görülür bir gerçek ve sıradaki büyük gerilimin adresi ise: Ukrayna’dır. Eski cumhuriyetlerden Rusya’ya karşı olan en güçlüsü olan Ukrayna, askeri olarak daha güçlü ve yüzünü batıya dönmüş durumdadır. Bu tehlike üzerine de zaten NATO’YA acil üyelik talebini yinelemiştir. Rusya’nın Sivastopol limanını kullanım hakkı su üzerinde görülen gerilim sebebi iken geçmişten gelen güdümden çıkma arzusu esas nedendir. Kötü senaryoda I.Dünya savaşında boğaza sığınan Alman gemilerinin bombaladığı Sivastopol, tekrar bu sefer NATO gemilerince bombalanıp yeni dünya savaşını çıkarması olabilir. Bu olmayacak bir durum değildir, gerilimin kaynağı olan yerde Rusya’ya verilecek en sert askeri yanıt, bir haddini bildirme olarak masaya yatırılan onlarca senaryodan biri olabilir.

Senaryolara fazla inmeden özetlersek, bu bir soğuk savaştır ve bütün dünyanın gözü önünde hamleler yapılmaya başlanmıştır. Umarım daha kötüye gitmez ve barış ortamı yeniden sağlanır. Kafamdaki soru ise bu küresel ekonomik durgunlukta böyle bir Soğuk Savaş ortamı acaba taraflara müşterek bir çıkar mı sağlamakta?

*Nemesis: Can Düşmanı, daimi en büyük düşman.2- http://tr.wikipedia.org/wiki/Nemesis

Kategoriler
Genel

Ntv Yeşil Ekran (!)

DÜZELTME : Bu yazıyı yazdıktan 2 hafta sonra ancak televizyon izleyebildim, NTV aşağıda eleştirdiğim eksiklikleri giderecek yayınlar ve haber programlarını hayata geçirerek  eleştirilerimi yersiz bırakmıştır,kendilerine teşekkür ediyorum ayrıca CNNTürk kanalını da  aynı şekilde programları yayına soktukları için tebrik ediyorum.

Küresel ısınma gün geçtikçe karşımızdaki en ciddi tehlike olmaktan uzaklaşıp, hayatımızı yönlendirdiğimiz bir trend, hatta trendsetter şekline bürünmekte.

Bu yazıyı yazarken özerllikle titiz olmak istiyorum, bunun nedeni ise yapılan en küçük katkıya duymuş olduğum saygıdan kaynaklanmakta. Eleştirilerimin dayandığı nokta ise ,herkesin üzerine düşeni yapması ve olaya doğru yerden yaklaşılmasıdır.

Ntv, izlediğim kadarıyla yeşil kuşağında bireylere yönelik minimalist tedbirler ve uygulamalar yanı sıra, yine tüketim için doğa dostu ürünleri özendiren ürün teknolojileri ve dünyayı değiştirecek küçük fikirler ekseninde yayınını sürdürmekte.

Burada sorgulamamız gereken, bir haber kanalı oalrak Ntv televizyonunun, haber kanalı kimliğinde ,bu elbiseye daha iyi oturacak çevreci habercilik yapması gerekirken,ki burada kastım küresel ısınmaya karşı küçük ölçekli ve bireylerin tedbirleri yerine, gerçek ve büyük ölçekli olaylara yaklaşımı ; Sanayi atıkları, gaz salınımları , çöp skandalları ve benzeri gibi büyük ve ciddi tehditlere yayınlarında yer vermemesi. Hiç bir haber bülteninde gizli çevre cinayetlerine yer verildiğini göremedim ,hiç bir bültende bir çekre skandalı için özel bir dosya açıldığına rastlamadım (ulusal basında aynı aynda patlak veren skandallar hariç). Gerçek anlamda araştırmacı ve çevreyi kirleten bir sanayi bölgesinin sanayicinin peşine düşüldüğünü zannetmiyorum.

Bu kadar keskin konuşmam elbette dayanaksız olamaz, sanayi bölgelerini gezen ve bu çevrede yaşayan herkesin bildiği gibi : Fabrikaların gece yaptıkları zararlı gaz salınımları, sıvı işlem atıklarının verildiği dere ve çaylar 70’li yıllardaki filmlerden kalma değil gerçek ve çok acı bir şekilde yaşanılıyor, sözde kurulan arıtma tesisleri ise basit dinlenme havuzları oalrak çalıştırılıyor,nedeni ise arıtma işleminde kullanılan kimsayal ve katkılarının çok pahalı olması ve işletme maliyetini artırması…  Verimli ovalara kurulan sanayi bölgeleri çevresindeki küçük akarsuları göz göre göre kirleterek adeta zehir dolu damarlar gibi toprağı zehirlemekte,ve bu zehirler ve ağır metaller kaçınılmaz olarak yer altı sularına karışmakta.
Haftasonlar televizyonlardaki Kobi-Finans programlarında anlatılan başarı hikayelerinin arkasında malesef çok ciddi çevre cinayetleri yer almakta.

Özellikle sanayi bölgelerindeki bu sorun gayet net ve ortada iken tedbir ve önlem kavramları işbilen sanayi yönetimleri ile acarlık yaparak göz boyama ile aşılmakta, yaptırım ise tamamen hayal.

Ntv, madem çevreci kılıcını eline almış bulunmakta, gerçek,yaşadığımız ve büyük ölçekli olayların üzerine gitmesi gerekir. Aksi taktirde 9 tane çevre katili fabrikası olan ve sözde çevre dostu üretim yapan ( ki bu sadece trendden nemalanmak amacındaki pazarlama kampanyasıdır) fırsatçılardan bence bir farkı olmayacaktır. Belki de böyle pasifist yaklaşımın uyacağı teknik ve bilimsel bir belgesel kanalı formatına geçmeli NTV,çünkü ancak o zaman bir haber kanalından halkın talep ettiği araştırmacı ve sorgulayıcı haberciliği yapmak gerekliliğinden kurtulabilirler.

Kısacası çevre dostu olmak zor iştir, cesur,keskin ve şeffaf olmak gerekir, gözün gördüğünün üzerine gitmek, kimseyle aram bozulur korkusunda ortayolcu olamamk mert olmak gerekir.

Dürüstçe kendi fikrimi belirtirsem : NTV’nin bu yayını ve çevreci bilinci, bana hiç inandırıcı gelmedi ;gerçeklik ve gerçekçilikten uzak, bir kesimin ilgisine muaffak olmak için yapılmış ve havada kalan bir yayıncılık etiketi.

Bu fikrimin değişmesi için ülkemizdeki yaşanan çevre sorunlarını gözümüzün içine soka soka haber yapması, yaptırım için kamuoyunu uyarması yeterlidir 🙂

Kategoriler
Genel

Yırtık Paralarınızı Değiştirin !

Eğer hasarlı; yırtık veya bir kısmı eksik paralarınız varsa bunları değiştirebilirsiniz. Şöyle ki TCMB’nin Türk Lirasını ve İtibarını Koruma ile ilgili mevzuatından da anlaşılacağı üzere, “Bir ülkenin dolaşımındaki banknotların kalitesi o ülkenin gelişmişliğinin göstergesidir.”

Yırtık Para, hasarlı para, hasarlı banknot
Yırtık Para

Böylece ben de buna dayanarak bir kaza şekilde(!) yırtılmış, 14 15 parçaya ayrılmış ve bir kısmı eksik 50 Yeni Türk Liramı değiştirdim. Nasıl mı?




Hasarlı ve eksik banknotları Merkez Bankasına götürerek değiştirebilirsiniz, banknotun yırtılmış ve kaybolmuş parçaları, yani eksik kısmı %50 den az ise banknotun değerinde bir eksilme olmuyor, fakat banknotun eksik kısmı %50 den fazla ise paranız değiştirilemiyor.

Ben ise Merkez bankasına gitmedim, Ziraat Bankasının para değişimi yaptığını öğrendikten sonra Ziraat Bankası Moda Şubesi’ne gittim, yırtık olan parayı evde puzzle edasında bir güzel birleştirmiştik [ 🙂 ] görevli bayana parayı gösterince, kendilerinin değişim yapmadığını sadece Merkez Bankasına yolladıklarını söyledi, bende parayı görevli bayana teslim ettim, sağ olsunlar çok sıcak davrandılar, bir tersleme veya bu ne halde bir para alamayız gibi bir durum olmadı, paranın seri numarasını ve telefonumu bir dekonta yazdı ve para yollama işleminin Perşembe günleri olduğunu söyledi, ben de ilgilendikleri için teşekkür ederek çıktım.

Banknotun parçalara bölünmüş, ve köşesinin bir kısmının yırtık olduğu için değiştireceklerini ümit etmiyordum, ayrıca değiştirilse bile bankada karambole düşebilir diye düşünmek de aklımdan geçmedi, elimde sadece elle yazılmış bir seri numarası ve telefonumun olduğu bir dekont vardı ne bir imza ne başka bir şey…

Tam 1 hafta 1 gün sonra, Ziraat Bankası Moda Şubesinden arandım, paramın değiştirilmiş olduğunu ve gelip alabileceğimi söylediler. Hemen gittim, paramı teslim aldım, görevli bayana(Semra Hanım) çok teşekkür edip sağlam banknotuma kavuştum.

Böylece hem piyasadan hemde cebimden 50 YTL kaybolmamış oldu. Ayrıca Türk Lirasının itibarına küçük bir katkıda bulunmuş oldum.

Bu yüzden eğer eksik, yırtık veya herhangi bir şekilde hasarlı bir paranız varsa hiç durmayın değiştirin 🙂
TCMB ve TCZB ‘na Teşekkürler….