Kategoriler
Borsa ve Yatırım Kültür-Sanat Kitap Kitap incelemesi

“Borsa Kralı” Nasrullah Ayan’ın “Macera Kitabı”

Türkiye Cumhuriyeti kurulduÄŸundan itibaren epeyce bir müddet kendisini batılı kapitalist sistemin sermaye piyasası araçlarından olabildiÄŸince uzak tutmaya çalışan bir ülkeydi. Karma ekonomik model, devlet planlaması, yol verilen tacirler, el verilen sanayiciler derken bu “ucube” halini almış bir ekonomik sistem yüzlerce zengin yarattığı gibi milyonlarca kiÅŸinin sırtına da kalkınmanın bedelini yükledi.

Tabi bu yazıyı yazarken yakın Cumhuriyet tarihinin ekonomik ve finansal politikasını derinlerine inmeyeceÄŸiz elbette. Ama 24 Ocak 1980’de açıklanan meÅŸhur “24 Ocak Kararları” sonrasında yaÅŸanan hızlı finansal dönüşüm sebebiyle sonraki yılalrda yaÅŸanan finansal krizler ve “olaylar” -hatta trajediler diyebiliriz- hepsi bu karman çorman sistemi kapitalizmin kuralına uydurmak için yapılan ayarsız geçiÅŸin sonucu. Ãœlkemizin bu geçiÅŸ esnasındaki kanun ve mevzuat boÅŸluklarını – eksiklerini futbol sahasında basketbol ve hentbol kurallarına göre maç yapmaya benzer bir durum olarak görebiliriz. Yöneticilerimizin “Biz artık tam anlamıyla Serbest Piyasa kurallarına göre oynamaya baÅŸlayacağız dedikten sonra”:

– “Aa bi dakika kuralların (Sermaye Piyasası düzenlemeleri) yazılı olduÄŸu kitabın içi boÅŸ”
– “Olur mu insanlar bir ÅŸeyler yapmaya baÅŸladı, finansal ürünler çıkarıyorlar, piyasa geliÅŸiyor”
– “Ses etmeyin, herkes halinden memnun ise ellemeyin, devam etsinler o zaman”
– “Efendim, iÅŸler karıştı, iÅŸ kontrolden çıkıyor. Şöyle şöyle düzenlemeler varmış bu iÅŸte biz yapmamışız, yapalım mı?”
– “O düzenlemeler vaktinde olması gereken düzenlemeler, biz durumu kurtarmak için ‘kendimize gerekli’ olan düzenlemeleri yaparız”
– “Ama efendim, sonuçları vahim olur”
– “Bize bir ÅŸey olmasın, sonrası Allah kerim, ilerde düzeltiriz”
(…20 Yıl sonra olması gereken gerekli düzenlemeler yapılır, oyun doÄŸru kurallarla oynanır…)

Yakın piyasa tarihimizi birçok kişi benzer şekilde aktarmakta. İşte Nasrullah Ayan da bu dönemde yukarıdaki diyalogda bahsedilen kişilerden birisi.

Zamanında Borsada Önden KoÅŸanlar adlı kitabı okumak için elime aldığımda Türkiye’de borsanın ilk kuruluÅŸunda fırtınalar estiren bu kiÅŸiler  için “herhalde bu kiÅŸiler ÅŸu an çok zengindirler” diye bir fikre kapılmıştım. Fakat kitabı okuyunca durumun hiç de öyle olmadığını, birçok kiÅŸinin finansal piyasalarda hızlıca edindiÄŸi servetleri aynı hızda ve dramatik ÅŸekilde kaybettiÄŸi, diÄŸer bir grubun ise açılan soruÅŸturmalar nedeniyle ciddi miktarda parasal ceza ve “iÅŸlem yasağı” cezalandırıldığını öğrenince ülkemizdeki parasal piyasalarla ilgili fikirlerim deÄŸiÅŸmiÅŸti.

Nasrullah Ayan’da bu önde koÅŸan kiÅŸilerden birisi olarak bir uçtan bir uca kendi hayatını ve “para kazanma” yolunda hızlı baÅŸlayan ve sonrasında talihsiz serüvenlerle kaybettiÄŸi servetini “kendi aÄŸzından” anlatmak için bu kitabı yazmış.

Kitap samimi bir ağızla yazılmış bunun yanı sıra genelde sıkıcı ve karmaşık olarak algılanan finansal piyasa hikayelerini herkesin anlayabileceÄŸi dilde bir basitlikle anlatıyor. Kitapta olayların anlatılış biçimi keyifli ve akıcı bir dille yazılmış, gerek yerinde özeleÅŸtiri ve samimi itiraflar gerekse iÅŸin “incelikleri” basit ve pratik bir dille anlatılmış. Nasrullah Ayan’ın zekasını ve becerisini kitabı yazarken de göstermiÅŸ sanki.

Borsa, ticaret, Türkiye’nin yakın tarihi ve 24 Ocak Kararları, Banker skandalı, Altın kaçakçılığı, hayali Ä°hracat, 90’lı yılların enteresan olayları gibi konularda ilgiliyseniz kesinlikle okumanızı öneririm.

Kitabın ve Nasrullah Ayan’ın serüvenlerinin kısa bir özerini yazmak gerekirse, dönemin sınır illerinin meÅŸhur iÅŸi olan kaçakçılık ekosisteminde Antep’li bir ailenin gerçekten kıvrak bir zekaya sahip oÄŸlu olan Nasrullah, mal ticareti ile baÅŸladığı hayatında fırsatları deÄŸerlendirerek çoÄŸu zaman da yaratarak ciddi kazançlar elde ediyor. Bu süreçte, piyasanın fırsat pencerelerini kollarken piyasanın mevcut oyuncularını da zeka dolu hamlelerle devre dışı bırakmayı beceriyor genç Nasrullah. Ãœlkenin sıkı döviz ve kur politikası ise en büyük kar fırsatını yakalamasına izin veriyor. Bu fırsatları kullanmak için ise bazı abra kadabra numaraları ve uluslararası çevresini çok iyi kullanıyor. Tabi hiçbir fırsat  penceresi sonsuza kadar açık deÄŸil, bu fırsat pencereleri kapanırken Nasrullah ülkemizde yeni kurulmuÅŸ ve kara düzende yürüyen taze Borsa ile tanışıyor ve burada spekülasyon (üç yatırım beklentisinden biri) ile büyük miktarlarda para kazanıyor. Borsanın yeni oluÅŸu ve hisse deÄŸerlemesi gibi kavramların zayıf olması burada inanılmaz fırsatlar yaratıyor, örneÄŸin EreÄŸli gibi bir sanayi devinin ederini devletin bile bilmemesi ÅŸu an bize çok ilginç gelebilir (belki de gelmeyebilir ¯\_(ツ)_/¯ ). Sonrasında ise piyasadaki mevzuat eksikliÄŸi nedeni ile oluÅŸan finansal bir balonun patlaması ve ardından devletin intikam almak için izlediÄŸi yol…

Kitabı anlattığı olaylar dışında bir de Nasrullah Ayan’ın kiÅŸiliÄŸi yönünden baktığımızda çok ilginç ÅŸeyler görmekteyiz. Nasrullah Bey’in kendini ve olaylar karşısındaki davranışlarını anlatışından yola çıktığımızda;

  • Zeki; okula devam etmese de konuyu kavrayıp üniversite sınavını kazanabilen, bir de gelecekteki eÅŸine ders çalıştırabilen. Ki bunları yaparken bir yandan da bakliyat ihracatı peÅŸinde koÅŸturuyor.
  • Ticari refleksi yüksek; giriÅŸken ve “yerinde ve iÅŸe yarar bir hadsizlik” yapabilecek kadar cüretli ve yerinde nükteci.
  • Yurt dışı baÄŸlantısı olan ve sermaye yönünden ÅŸanslı
  • O döneme göre çok uluslu iÅŸler yapabilecek kadar yabancılarla iletiÅŸim saÄŸlayan – Birden çok yabancı dil biliyor mu yoksa tercümanlar sayesinde mi iÅŸleri yürütmüş, bu kitapta göremediÄŸim fakat çok merak ettiÄŸim bir husus. Åžayet birden çok yabancı dil öğrenmiÅŸ ve kendi iletiÅŸim ihtiyacını kendisi saÄŸlamışsa -ki ticaret dili vs- bu da büyük bir baÅŸarı.
  • Mevzuata ve diÄŸer ülkelerin ihalat/ihracat rejimlerine hakim. Bu da hem danışmanlık hem de çokça okuma yapmayı gerektiren bir husus
  • Bir ÅŸekilde finansal okur yazarlık öğrenmiÅŸ, bilanço ve ÅŸirket deÄŸerleme konularına bugün bile Türkiye’de doÄŸru düzgün ilgi gösteren yatırımcı yok.
  • Sadece al-sat iÅŸi yapmıyor aynı zamanda gerçek anlamda bir piyasa yapıcısı. Şöyle ki piyasadaki yatırımcı sayısının artması için Borsa Dergisi ve Türkiye’de bir ilk olarak Borsa Dizisi yaptırıyor. Bu da vizyon gerektiren bir giriÅŸim. ÇoÄŸu kiÅŸi bunu boÅŸa para harcama olarak deÄŸerlendirir.
  • Bu iÅŸleri yapan birçok kiÅŸi aksine saÄŸ/merkez-saÄŸ görüşlü deÄŸil. Sol görüşlü “Kızıl” lakaplı bir borsacı
  • Açığa mal satma konusunda ÅŸanssız – takıntılı, belki de baÅŸarısız bir kumarbaz.

Nasrullah Ayan çok görüldüğü kadarıyla çok kıvrak bir ticari zekaya sahip, çok uluslu iÅŸleri kotarabilecek kadar iletiÅŸim becerisi yüksek, bunun yanı sıra sürekli geliÅŸime açık ve sürekli öğrenen bir insan. Bunu geçmiÅŸinde sınır ticareti yapan bir basit tüccardan çapraz parite iÅŸlemleri yapabilen bir “trader” a dönüşmesinden ve sonrasında ise sermaye piyasalarını yoktan oluÅŸturan bir kurucu olmasından görebiliyoruz. O dönemde bunları yapabilmek müthiÅŸ… Kelimelerle tarifi yok.

Kazık yediÄŸi kiÅŸiler bölümü ise 80’li yıllarda doÄŸan insanların iyi tanıdığı “meÅŸhur simaların” geçmiÅŸlerine güzelce ayna tutmakta.

Tabi kitabın sonu aslında en büyük hayat dersini vermekte, hepimizin aç olduÄŸu baÅŸarı ve paranın göreceli olduÄŸunu anlamamızı ve kiÅŸinin hayatta alacağı en büyük faydanın -mutluluk diyelim-  zenginlikle deÄŸil kalıcı mutluluk ve refahla oluÄŸunu çok güzel anlatıyor.  ZenginliÄŸin “yaÅŸanacak yıllarımızı” feda edip elde ettiÄŸimiz bir sabun köpüğü olduÄŸunu bilseydiniz, yine paranın amansızca peÅŸinden koÅŸar mıydınız?

Borsa Kralı Nasrullah Ayan
“Borsa Kralı” Nasrullah Ayan

Nasrullah bey, elbette kendiyle barışık bir kiÅŸi olarak geçmiÅŸiyle ilgili bir topyekün bir piÅŸmanlık duymamakta, mutluluÄŸun sırrı da bu tabi, ama aradaki küçük “keÅŸke”lerin ağırlığı sanki “piÅŸman deÄŸilim”lerden çok daha fazla bir özgül ağırlığa sahip.

Nasrullah Ayan kitabında olayları anlatırken okuyucuya kendisini hakkında epeyce fikir veriyor. Öyle kendine övünç satırları değil bunlar, daha çok okuyucuyu kendisi yerine koyarak, okuyucuya olaylar ve sonrasındaki durumla ilgili eylem ve yargıda bulunma imkanı da veriyor.

Özetle bu yılları Nasrullah Ayan’ın birinci aÄŸzından dinlemek ve görme imkanı veren baÅŸarılı bir kitap. Ä°lk basım olduÄŸu için bazı yerlerde bölüm tekrarı bazı yerlerde ise tarihlerde birtakım hatalar var ama önemsenecek kadar büyük deÄŸil.

***

Aslında böyle kitaplar bireylerden çok toplumu da anlamakta çok faydalı oluyor. Sermaye piyasası’nda “zengin olmak” isteÄŸini sonsuz getiri olaslığıyla iradenin aç gözlüğe, alın terinin ise kolay paraya tercih ediliÄŸi toplu bir “çılgınlık hali” olarak deÄŸerlendirebiliriz. Ne hikmetse (!) tam da bu “çılgınlık hali” insanlara para kaybettiriyor, sonrasında da kaybedilen parayı kazanmak için tüm birikimlerini daha riskli araçlarda tükeniyor. Bir de buna ek olarak “fırsatçı ÅŸark kurnazları var” ki onlar da iÅŸin sonunda maÄŸdur oluyor. Bir zamanlar Deli Yürek diye bir dizi vardı, orada 500.000 TL ederi olan bi evi 200.000 TL’ye  almak için dolandırıcıya para kaybeden insanlar mafya’dan yardım istiyordu, mafya ise bu insanları kovuyor ve “500.000 ederli vi 200.000 TL’ye alırken uyanıktınız da dolandırılınca mı saf maÄŸdur” oldunuz diyordu. Borsada da benzer bir “maÄŸdur” yatırımcı kitlesi daimi olarak var. Alın terim, kazanırken çok zorlandım dedikleri birikimlerini para yatırınca birden 10 kat gideceÄŸini zannettikleri hisselere yatırıp sonrasında da paraları batınca maÄŸdur olan bir kitle bu. Ah be kardeÅŸim, çok zor kazandım diyorsun iÅŸte, kazanmak kolay deÄŸil iÅŸte, birden zengin olma hevesiyle onca yılını heç ettin iÅŸte… Ä°ÅŸ iÅŸten geçtikten sonra ise gerçekle yüzleÅŸmenin acısı ve alın terine karşı açgözlülüğün sebep olduÄŸu iç ihanetin piÅŸmanlığı.

Bir diğer grup ise daha yüksek bir sermaye ve biraz daha iyi bir finansal okur yazarlığa sahip, üstüne üstük bir de piyasa oyunları yapamasa da bu oyunlara katılan, yukarıda andığımız geniş toplum kitlesini de peşine takan kişiler.

Ä°ÅŸte “Borsa Kralı” kitabında Nasrullah Ayan ve diÄŸer Kralların karşısındaki maÄŸdur kitle de bunlar. Bir kurt sürüsü düşünün, birlikte avlanıyorlar ama sürünün liderini devirerek bütün avı kendileri yemek istiyorlar. Veya kontlar ve lordların hem krala sadakat sunmaları hem de halk desteÄŸiyle onu devirmek istemeleri gibi… Açgözlülüğün felakete sürüklediÄŸi onca örnek.

Benim düşüncem genelde ÅŸu oluyor orta ve küçük ölçekli yatırımcıysanız “Yatırım amacı dışında” finansal piyasalara para koymayın, diÄŸer bir deyiÅŸle “Paranız kıymetliyse spekülatif iÅŸlere girmeyin”. Ne siz üzülün ne de size baÅŸkası üzülsün. Ya peki ne yapalım derseniz, en basit ve en gene lyatırım tavsiyesi olarak  “Yatırımcı olun, düzenli temettü ödeyen iyi ÅŸirketlerin hisselerini uzun vadeli bir hedefte elinize para geçtikçe azar azar toplayın.”.

Mutlu günler.

Kendime not: Okuduğum her kitapla ilgili kısa bir yazı yazayım diyorum, ne zaman yazsam uzun oluyor, sonraki yazılar için üşengeçlik doğuruyor. Neyse şurası Goodreads hesabım, siz de açın iyi oluyor.

Kategoriler
Kitap

Kitap incelemesi: Mars Yıllıkları – Ray Bradbury

Mars Yıllıkları’nı 2016 yılında okumak biraz GeleceÄŸe Dönüş gibi… Ray Bradbury tarafından 1950 yılında yazılmış ve onun hayalinde 1999 yılından sonra yaÅŸanan gezegenlerarası bir maceranın biraz sıra dışı bir anlatımı olan bu kitap günümüzdeki hayallerle uyuÅŸmasa da baÅŸarılı bir bilimkurgu eseri olarak birçok tavsiye listelerinde (örneÄŸin Le Monde yüzylın 100 kitabı) yerini almış.

Mars Yıllıkları - Ray Bradbury
Mars Yıllıkları – Ray Bradbury

Kitap 1999 yılının “Roket Yazı“nda insanoÄŸlu’nun Mars’a ilk kez keÅŸif gemileri göndermesiyle baÅŸlayan kolonileÅŸmesini beklentinin dışında gerçekleÅŸen bir akışıyla anlatıyor. Kitap yıllıklar halinde ve 27 hikayeden oluÅŸuyor (sonrasında 22 hikaye daha yazılmış), 382 sayfa, akıcı…

Yazarın en meÅŸhur kitabı olan ve distopyanın ileri üçlüsünde yer alan Fahrenheit 451 (hakkında çok ÅŸey iÅŸittiÄŸim ama henüz okumadığım) kitabı gibi bu kitap da iyimser bir ağırlıkta deÄŸil, genel kanı olarak kötümser bir kitap olarak nitelendirilmiÅŸse de bence daha çok “ÅŸaşırtıcı” olmasıyla ön plana çıkıyor.

Mars kolonileşmesi ve diğer gezegenlere yerleşme konularında meraklı birisi olarak keşif ve kolonileşme hikayesinin anlatılışı ve tahmin edilemez sürprizlerle süslenmesi kitabı önemli kılmakta.

Bugün Mars gezegeninin yüzeyini bir tıkla gezinebiliyor olmamız sayesinde kendimizi Mars’ı neredeyse komÅŸu bir ülke kadar tanıyor sayabiliriz. Belki bu nedenle bu kitapta anlatılan Mars bize yabancı gelebilir. Fakat tekrar etmek gerekirse kitabın yazıldığı yıl 1950 ve o dönemde Mars’ın seçilebilir bir fotoÄŸrafı bile yoktu. Ä°nsanoÄŸlu ilk Mars fotoÄŸafını 1976 yılında Viking 1 sayesinde görmüş. O yıllarda yaÅŸanan “Marslılar!” paniÄŸi ve hayal dünyasını ana akım olarak deÄŸerlendirirsek, Bradbury o anki yaygın düşüncenin dışında bir Mars ve Marslılar tablosu çizmekte ve insanoÄŸlunun medeniyet sürecini buradan eleÅŸtirmekte.

Kitapla ilgili şöyle kısa ve güzel bir inceleme var. Bunun gibi bir kaç inceleme daha okunabilir. Zaten ben de yazsam bunlardan farklı bir inceleme yazmazdım. İçerikle ilgili olarak, Edgar Allan Poe‘nun kısa öküsü “Usher Evi’nin Çöküşü“ne atfen yazılan “Usher II” kitabın içine diÄŸer hikayelerden farklı ÅŸekilde yerleÅŸtirilmiÅŸ, sanıyorum ki yazar burada ustaya saygı için bunu özellikle yapmış ve kitap için deÄŸil de özgün “Usher Evi’nin Çöküşü” hikayesini ve Edgar Allan Poe’yu tanıtmak (büyük yazar, tanıtıma ihtiyacı mı var demeyin lütfen) için yapmış sanki. DoÄŸrusu ben de merak ettim. Zaten elimde olan “Edgar Allan Poe – Tüm Hikayeler” kitabını okumak için içimde bir merak oluÅŸturdu, saÄŸolsun.

Özetlersek, bilimkurgu’ya merakınız varsa okunması gerekenler listenizde olsun. Ray Bradbury’nin kitabın başında dediÄŸi gibi bilimkurgu ve edebiyatı bir araya getirmek zor bir iÅŸ, 66 yıl sonra deÄŸiÅŸen çok ÅŸey yok. Bu nedenle Ray Bradbury iyi bir kitap ortaya koyabilmek için bilimkurgunun boÄŸucu teknik/tekonolij detayından uzak ve aynı ÅŸekilde felsefi derinliÄŸin sıkıcılığından uzak yeterli bir medeniyet sorgulaması.

Puanım 4/5.

Bir kitabı okuduktan sonra kliÅŸe tabirle -damakta bıraktığı o tat; kitabın hikayesini, karakterlerini ve bitiÅŸini düşünmek, kitap ve yazarla ilgili internette biraz araÅŸtırma yapmak – ne büyük ÅŸans ki dönemimizde internet var- bence çok keyif verici bir etkinlik. Her kitaptan sonra az çok vakit harcıyorum bu iÅŸe. FarkettiÄŸim ÅŸu ki, kitabı bitirdikten sonra en çok sevdiÄŸim ÅŸey kitabın karakterlerini, geçtiÄŸi mekanları görselleÅŸtiren çizim/illüstrasyonları incelemek, filmi çekilmiÅŸse ona bir göz atmak çok hoÅŸuma gidiyor.

Mars Yıllıkları’nın Sovyetler BirliÄŸi’nde çekilen bir filmi ve ABD’de de çekilen bir dizi filmi  varmış (youtube), dizifilmin adı en sevdiÄŸim alakasızlıkla “Dünyaya Ä°htar” diye Türkçeye çevrilmiÅŸ 🙂 Ama benim daha çok hoÅŸuma giden çizimler, ÅŸuraya da Les Edwards‘ın yaptığı çizimleri aktarayım:


image description

Martian Chronicles: Canal RendezvousOne of eight artworks commissioned by Hill House Publishers for their definitive edition of The Martian Chronicles by Ray Bradbury. This edition was never published and Subterranean/PS Publishing did not use this artwork in their edition, but commissioned 5 new artworks.

Buy the original artwork?

Sold


image description

Martian Chronicles: Rocket SummerOne of eight artworks commissioned by Hill House Publishers for their definitive edition of The Martian Chronicles by Ray Bradbury. This edition was never published and Subterranean/PS Publishing did not use this artwork in their edition, but commissioned 5 new artworks.

Buy the original artwork?

Sold


image description

Martian Chronicles: Green TownOne of eight artworks commissioned by Hill House Publishers for their definitive edition of The Martian Chronicles by Ray Bradbury. This edition was never published and Subterranean/PS Publishing did not use this artwork in their edition, but commissioned 5 new artworks.

Buy the original artwork?

Sold


image description

Martian Chronicles: Green MorningOne of eight artworks commissioned by Hill House Publishers for their definitive edition of The Martian Chronicles by Ray Bradbury. This edition was never published and Subterranean/PS Publishing did not use this artwork in their edition, but commissioned 5 new artworks.

Buy the original artwork?

Sold


image description

Martian Chronicles: SandshipOne of eight artworks commissioned by Hill House Publishers for their definitive edition of The Martian Chronicles by Ray Bradbury. This edition was never published and Subterranean/PS Publishing did not use this artwork in their edition, but commissioned 5 new artworks.

Buy the original artwork?

Sold


image description

Martian Chronicles: Mr K And The Bee GunOne of eight artworks commissioned by Hill House Publishers for their definitive edition of The Martian Chronicles by Ray Bradbury. This edition was never published and Subterranean/PS Publishing did not use this artwork in their edition, but commissioned 5 new artworks.This image is from my favourite story in The Martian Chronicles. The idea of the bee gun is wonderful.

Buy the original artwork?

Sold


image description

Martian Chronicles: The WatchersOne of eight artworks commissioned by Hill House Publishers for their definitive edition of The Martian Chronicles by Ray Bradbury. This edition was never published and Subterranean/PS Publishing did not use this artwork in their edition, but commissioned 5 new artworks.

Buy the original artwork?

Sold


image description

Martian Chronicles: Ray BradburyThis portrait of Ray Bradbury was commissioned by Hill House Publishers for their ill fated edition of The Martian Chronicles. That edition was never published but this artwork was used in the Subterranean/PS edition. The Master. What do you say when you are asked to illustrate such a classic? Yes please!

Buy the original artwork?

Sold


image description

The Martian Chronicles; There Will Come Soft RainsOne of five interior illustrations commissioned by Subterranean Press and PS Publishing for their definitive edition of The Martian Chronicles by Ray Bradbury

Buy the original artwork?

 

Sold


image description

The Martian Chronicles; The Third ExpeditionOne of five interior illustrations commissioned by Subterranean Press and PS Publishing for their definitive edition of The Martian Chronicles by Ray Bradbury

 

Buy the original artwork?

 

Sold


image description

The Martian Chronicles; And The Moon Be Still As BrightOne of five interior illustrations commissioned by Subterranean Press and PS Publishing for their definitive edition of Ray Bradbury’s The Martian Chronicles.

 

Buy the original artwork?

 

For Sale… £950


image description

The Martian Chronicles; The Silver LocustsOne of five interior illustrations commissioned by Subterranean Press and PS Publishing for their definitive edition of Ray Bradbury’s The Martian Chronicles.

Buy the original artwork?

 

For Sale… £950


image description

The Martian Chronicles; Off SeasonOne of five interior illustrations commissioned by Subterranean Press and PS Publishing for their definitive edition of Ray Bradbury’s The Martian Chronicles.

Buy the original artwork?

For Sale… £1250



***

Kindle aldıktan sonra tekrar okumaya döndüğümü söylemiÅŸtim. Her kitabı okuduktan sonra kısa bir yazı yazayım, uçup gitmesin diye de bir ilke belirlemiÅŸtim ama maalesef ÅŸimdiye kadar bunu yapamadım. Mars Yıllıkları kitabıyla kaldığım yerden devam edeyim… Bol baÄŸlantılı ve vakit alan bir yazı oldu.

Mutlu günler.

 

Kategoriler
Kitap

Kitap incelemesi: 1Q84 – Haruki Murakami

Kindle aldıktan sonra -şükür- tekrar kitap okumaya baÅŸladım. Yılda bir kitabı sürüncemede bırakıp bitiremeyen ben bir ayda kalınca üç kitap okudum. OkuduÄŸum üçüncü ve en kalın kitap Haruki Murakami’nin 1Q84 adli eseri idi. Kağıt hali tam 1280 sayfa… Dile kolay, o yüzden bir kaç satır da olsa bir ÅŸeyler karalamak istedim.

Daha önce hiç Murakami kitabı okumamıştım, uzak doÄŸulu yazar da pek okumamıştım. Aklımda kalan ve uzak doÄŸuda geçen okuduÄŸum tek kitap Åžibumi idi…

Kitabı okumayanlar olabilir, spoiler vermek istemiyorum fakat biraz da açık yazmak istiyorum, umarım dengeyi yakalayabilirim.

1Q84

1Q84'ü gerçekten kalın bir kitap, kağıt halde okumak akıl karı değil!
1Q84’ü gerçekten kalın bir kitap, kağıt halde okumak akıl karı deÄŸil! Elde gezmez, sırt aÄŸrısı yapar, masada okumak lazım. E-kitap olarak okumak daha mantıklı bir seçim…

Kitabın adı dikkat çekici, malum 1984 George Orwell yılı, bu kitap da 1984 yılında geçiyor, fakat içindeki Q ingilizce Question Mark’tan (soru iÅŸareti) gelmekte.  Garip bir yıl olduÄŸunu buradan anlayabiliriz. Kitap 1280 sayfa, Japonya’da 3 cilt olarak yayımlanmış… Sanıyorum bu nedenle bu kadar uzun, tek cilt olsa kesinlikle bir 400 sayfa falan kısa olabilirmiÅŸ. Sanıyorum ki okuyanlar bu konuda hemfikir.

Kitap ne anlatıyor derseniz, belli zamanlarda yolları kesiÅŸmiÅŸ insanların farklı nedenlerle – ki bu nedenleri asla bilemeyiz – tekrar kesiÅŸmesi üzerine kurulu bir hikaye anlatıyor. DoÄŸrusunu söylemek gerekirse kitabı bu kadar meÅŸhur yapan bu hikayedir herhalde. Oldukça ilginç, çok güçlü olmasa da naif imgelerle okuyucuya bir ÅŸeyler bırakıyor ama en önemlisi sürükleyici, sıkılmadan okunabiliyor.

Kitapla ilgili farklı yazılara bakmışsanız ‘paralel evren, paralel hayatlar vesaire üzerine esrarengiz bir yolculuk’ vb tanımlar gözünüze çarpmıştır. Kitap bilimkurgu kitabı deÄŸil, paralel evrenler falan ehh.. diye düşünülmemeli, bir Interstellar bile deÄŸil, sadece masalın bir parçası.

Hikaye ilginç, sürükleyici dedim ama doÄŸrusu bir hayat dersi vermiyor. OkuduÄŸum 1280 sayfa bana pek bir ÅŸey katmadı, bir felsefesi de bence yoktu, bakış açıma da bir artısı olmadı… Bu bakıma benim için bir zaman kaybı, fakat diÄŸer taraftan okuması zevkli bir kitaptı. Uzun süren güzel bir bilmeceli film izlemiÅŸ gibi bir eÄŸlencesi var. Yaklaşık 13 saat gibi bir okuma süresi olduÄŸunu kabaca hesap ettiÄŸim bir film izlemiÅŸ saydım kendimi.

Åžibumi’deki gibi gibi deÄŸiÅŸik cinayet yöntemleri uygulayan bir adalet dağıtıcı olan Aomame ve ilkokul aÅŸkı Tengo 1Q84 yılında gayet ilginç bir kurguda baÅŸkahramanlar olarak hikayede yer etmekte. Kitaptaki ana karakterler ve kurumlar dışında bir de yan unsur olarak NHK var ki okurken bolca küfür ettim.

NHK’dan kısaca bahsetmek gerekirse, bizdeki TRT, kitapta anlatılan doÄŸru ise, bizdeki elektrik faturasından alınan TRT payı Japonya’da namevcut olsa gerek, NHK Japonya genelindeki televizyon sahibi hanelere her ay tahsildar yollayıp mecburi bir ücret toplamakta. Kapıyı kırmasa da psikolojik olarak haneye tecavüz eden NHK tahsildarları… Okursanız siz de bolca küfür edeceksiniz, Türkiye’de iyi ki böyle aptalca bir yöntem yok, aksi takdirde çok cinayet iÅŸlenirdi…

Kitaba dönersek, sanıyorum kadınların biraz daha içselleÅŸtirebileceÄŸi bir hikaye, ben çok içselleÅŸtiremedim… Bu yüzden ‘oooouu iyi kitap’ diyemiyorum.

Kitap içerisinde aklımda kalan bir de Kediler Åžehri hikayesi idi. Hikaye içinde hikaye….

İyi hikaye, sürükleyici anlatım ile güzel zaman geçirebilirsiniz, ama size katkı olarak ne verir bilemiyorum.

Murakami

Yazardan bahsetmek gerekirse, daha önce bir eserini okumadım, yaÅŸayan çok büyük romancı diyorlar… Ä°yi kitap, temiz kurgu, anlatımı güzel -çevirisi de çok baÅŸarılı olmuÅŸ, sırıtan bir ÅŸey yoktu-, ama büyük bir yazar deÄŸil bence. Nedenine gelirsek, kitaptan sonra baÅŸka bir kitabı olan Zemberek KuÅŸunun Güncesini biraz okudum, sanki bir ÅŸablon üzerinden yeni bir hikayede benzer imgelerle bir reçete üzerinden yazılmış gibi… Dosto ile aynı kategoriye sokmak haksızlık olur. Hani derler ya, tekniker – mühendis, kalfa – usta farkı diyelim. Goodreads sayfasında gözüme çarpan ÅŸu çizelge bahsettiÄŸim ÅŸablon olayını daha iyi anlatıyor. Görünce – evet -evet dedim.

Murakami Romanlarının Dökümü
Murakami Romanlarının Dökümü

Bonus i̤erik РSpoiler i̤erir

Yazarım hikaye örgüsü kabiliyeti güzel, 1280 sayfalık eserde ince bağlar özenle ayarlanmış. Onunla ilgili de şöyle güzel karakter ve olay örgü şemaları gördüm[1] [2] [3]. Bunları hazırlamak çok zaman almış olsa gerek.

Şemaların üzerine tıklayınca büyük halleri yeni sekmede açılacaktır.

1. Cilt karakter ve olay örgü şeması - 1Q84- Murakami
1. Cilt karakter ve olay örgü ÅŸeması – 1Q84- Murakami
2. Cilt karakter ve olay örgü şeması - 1Q84- Murakami
2. Cilt karakter ve olay örgü ÅŸeması – 1Q84- Murakami
3. Cilt karakter ve olay örgü şeması - 1Q84- Murakami
3. Cilt karakter ve olay örgü ÅŸeması – 1Q84- Murakami

Ayrıca 1Q84’ün karakterleriyle ilgili ÅŸurada güzel çizimler var https://www.behance.net/gallery/10911733/Haruki-Murakami-1Q84 

Aomame
Little People
Little People

Little People üzerine aslında biraz konuÅŸmak gerek… Biraz masalsı bir imge olsa da sanıyorum insanları yönlendiren kolektif bilinçaltı Little People üzerinden anlatılmaya çalışılmış, daha doÄŸrusu inceden dokundurulmuÅŸ, Little People’ın gizemi kitapta çok aralanmıyor.

Little People ingilizce küçük adamlar demek, Gulliver’in seyahatlerinde karşılaÅŸtığı ‘Liliput’lar da sanıyorum Little People kelimesinden türetilmiÅŸti. Benzerlikleri yok sanıyorum…

Little People ile ilgili daha garibi yeni baÅŸladığım  OÄŸuz Atay’ın Tutunamayanlar adlı kitabında Turgut Özben’in cenaze rüyasındaki küçük adamların da benzer ÅŸekilde tarif edilmesi -özellikle yüzlerinin belirsiz olması – beni ÅŸaşırtı…

Mutlu günler.

Kategoriler
Kitap

Kitap Tanıtımı: İlizarov Günlüğü

Dostum Sezai Yeniay ilk kitabını ‘Ä°lizarov Günlüğü’nü geçtiÄŸimiz hafta Google Play Kitaplar’da yayımladı. Zor bir zamanında yazdığı ve el birliÄŸi ile hazırladığımız bu kitabın burada tanıtımını yapmaktan da kıvanç duymaktayım.

İlizarov Günlüğü
İlizarov Günlüğü

“Sanıldığının aksine doÄŸa en mükemmele evrilmiyor, en kolaya evriliyor…” – Sezai Yeniay, Ä°lizarov Günlüğü

Sezai’nin kitabı bir günlük… ÇocukluÄŸunda geçirdiÄŸi bir trafik kazası neticesinde yaÅŸadığı onca ameliyattan sonra bir son ameliyatın hikayesi. Ä°lizarov tekniÄŸi ile kemik uzatımı sürecinde yaÅŸadıklarını teÅŸvikimizle, baÅŸkalarına da faydalı olsun diye, bir internet günlüğünden (http://ilizarovgunlugu.wordpress.com/) yazmaya baÅŸlamıştı. BittiÄŸinde bunu kitaplaÅŸtırmak için kendisine söz vermiÅŸtim. Geç de olsa eÅŸimin yardımı ve özgür yazılım araçlarıyla bunu baÅŸardık.

Kitabı değerlendirmek gerekirse, İlizarov Günlüğü ameliyatı ve teknik-tıbbi yaşananları anlatan bir kitap değil. Kitabı okuduğunuzda kader, talih ve hayatın ne kadar çileli olabileceği ve insanın bir şekilde bu zorlu engeller karşısında kendine bir yol çizebileceğini ve başarabileceğine dair inancınız pekişecektir.

Ä°ki gün önce hayatta ortalama bir insanın sahip olabileceÄŸi birçok ÅŸeye sahip bir insan olan Mehmet PiÅŸkin’in intiharı üzerine hayatı sorgulamış olabilirsiniz… Benzer bir çok örnek gibi, Ä°lizarov Günlüğü ve Sezai’nin hayatını önümüze koyduÄŸumuzda, insanın en temel içgüdüsü olan yaÅŸama güdüsünün ne kadar doÄŸal ve doÄŸru olduÄŸunun görüleceÄŸini düşünüyorum. Mutlak içgüdümüz olan yaÅŸamın asla bize mutlu tarafını garanti etmediÄŸini ve hayat oyununda kuralları biz belirlemesek bile mücadele gücümüzün tahminimizden de üstün olması sayesinde kazanacağımızı düşünüyorum. Galiptir bu yolda maÄŸlup da diyebiliriz. Türümüz böyle… Yoksa alçılanmış kırık ayağı ile kağıt toplamaya çalışan çocuÄŸun yaÅŸam mücadelesini nasıl açıklayabiliriz ki?

En zor en umutsuz anlarda bile zaman içerisinde -bazen ‘o zaman’ durmuÅŸ ve geçmiyorcasına can yaksa bile- bir çıkış muhakkak vardır.

Bu nedenle Ä°lizarov Günlüğü’nü okumanızı öneririm.

Kitabın hazırlanışı ile ilgili teknik kısma gelelim. İlizarov Günlüğü tamamen özgür yazılım kullanılarak yazılmış ve e-kitap biçimine dönüştürüldü; GNU/Linux tabanlı özgür işletim sistemleri üzerinde LibreOffice Writer ile yazıldı, LibreOffice için Writer2epub eklentisi ile e-kitap biçimine dönüştürüldü ve e-kitap yönetim yazımları Calibre ve Sigil ile son şekli verildi. Lisans olarak ise özgür bir lisans olan CC BY-SA 4.0 ile lisanslandı.

Eşim ve benim için bu ilk editörlük ve e-kitap oluşturma deneyimimiz oldu.

Ä°lizarov Günlüğü’nü serbest ÅŸekilde dağıtmanın yanı sıra, bir sayısal yayıncılık platformunda yayımlamak kitabı daha bir kitap havasında görmemizi saÄŸladı. (Eh biraz eski kafa bizde de var, kitaplar sanal da olsa bir raf üzerinde görülmeyi hakediyor diye düşünüyoruz…)

Nihayet Sezai kitabı Google Play Kitaplar‘da da yayımlamayı baÅŸardı.

lİlizarov Günlüğü Google Play'de
Ä°lizarov Günlüğü Google Play’de

Kitabı Google Play Kitaplar‘dan ücretsiz indirebilirsiniz, Google Books uygulaması ile cep telefonunuzda ve tabletinizde veya web okuyucusu ile masaüstü bilgisayarınızda okuyabilirsiniz. Kitabı okuduktan sonra yorum ve deÄŸerlendirmenizi kitabın sayfasından yapmanız güzel olacaktır.

Kitabın epub, mobi ve PDF biçimleri de dilerseniz şurada mevcut.

Neyse çok uzatmadan, kitabı indirebileceğiniz bağlantıları paylaşarak yazıyı sonlandırayım.

Son olarak, birçok kiÅŸinin faydalanacağı bir birikimi sunduÄŸu için Sezai’yi tekrar kutluyorum. Kitabın editörlüğünü devralarak sürüncemeden kurtaran eÅŸime buradan bir kez daha teÅŸekkür ediyorum.

Ä°yi okumalar.