Ana sayfa Blog Sayfa 27

Pardus Başlangıç Sayfası- Sonunda

4
Pardus Başlangıç Sayfası
Pardus Başlangıç Sayfası - http://bluzz.net/pardus

Ne zamandır aklımda olan Pardus için bir “Başlangıç Sayfası” fikrini sonunda hayata geçirmiş bulunmaktayım. [ http://bluzz.net/pardus ]

Meşhur Ubuntu 8.04 Başlangıç Sayfası ile aklıma düşen bu fikiri uygulamada daha işlevsel bir hale dönüştürüp ortaya çıkarmaya çalıştım şöyle ki ;

Tarayıcımı ilk açtığımda pardus ile ilgili bakmak istediğim ve takip ettiğim siteler ve son haberlerine çabucak göz gezdirebilmek google araması ve hemen elimin altındaki pardus bağlantıları vs…

İçeriğindeki aktif RSS destekli takip edilen siteler :

  • Pardus-linux.org Forumu& Gezegeni
  • PardusGezegeni
  • Özgürlükiçin Haberleri&Forumu&Gezegeni

Ayrıca bunların yanı sıra ilerleyen zamanda talebe göçre birde internet gazetesi haber beslemesi koyup koymamakta kararsızım.

Umarım beğenir ve açılış sayfanız olarak kullanırsınız.

Pardus Kde4 Başlangıç Simgeleri

3

Epeydir aklımda olan ve PC-BSD deki başlatıcı logosuna özenerek hazırladığım kde4 başlatıcı simgelerini paylaşmak bugüne kısmetmiş umarım beğenirsiniz. Simgeyi değiştirmek için burada anlatıldığı gibi http://anilozbek.blogspot.com/2008/08/k … devam.html

Alıntı:
dosyaların adını start-here-kde.png olarak değiştirin ve kullandığınız simge setinin ilgili dizinlerine kopyalayın:
/usr/kde/4/share/icons/oxygen/16×16/places

/usr/kde/4/share/icons/oxygen/128×128/places

Kopyalama işlemini bitirdikten sonra Sistem Ayarları’ndan farklı bir simge seti seçin sonra tekrar kullandığınız simge setine dönün, yapmış olduğunuz değişikler hemen aktif olacaktır

Sarı Pardus :

sari-start-here-kde
sari-start-here-kde
Sarı Pardus
Sarı Pardus

Beyaz Pardus :

beyaz1-start-here-kde
beyaz1-start-here-kde
Beyaz Pardus 1
Beyaz Pardus 1

Kırmızı Pardus :

kirmizi-start-here-kde
kirmizi-start-here-kde
Kırmızı pardus
Kırmızı Pardus

Beyaz II Pardus :

beyaz2-start-here-kde
beyaz2-start-here-kde
Beyaz II Pardus
Beyaz II Pardus

İçlerinden bir favori seçemedim, sarı klasik ,beyaz ise çalışan kde4 cd sinde kulanılmış ve de şık, kırmızı biraz daha seçkin, şu anda ise beyaz II tercihim basit ve şık. Umarım beğenirsiniz.

Bu arada laptop maceram kde4 de de devam ediyor. Malesef kde4- nvidia performans sorununu bende yaşıyorum, plazma masaüstüm çok yavaş ,programlarda ise bir sorun yok. Duvar kağıdım bile piksel piksel görünüyor malesef. Nvidia bu konuya eğilecekmiş düzeltecekmiş vs haberleri okudum, beklemekten başka elden birşey gelmiyor. Eski ati 9550 kartımda bile daha performanslı bir kde4 tecrübem olmuştu.

Malesef bir müddet daha bilgisayarımdan tam verim alamayacağım…Bekleyelim artık..

Bir Laptop Hikayesi !

2
Espanyol:1-Barcelona:2
Espanyol:1-Barcelona:2
Real Betis:1-Real Madrid:2
Real Betis:1-Real Madrid:2
S.Gijon:0-Villareal:1
S.Gijon:0-Villareal:1

=(Eşittir)

Compaq Presario Cq50-115TR
Compaq Presario Cq50-115TR

Buradaki denklemin sonucu neticesinde ne zamandır özlemini çektiğim dizüstü bilgisayara sahip oldum. gerçekten güzel ve hoş bir makina fiyatı ise kampanyalı ve bütçeme çok uygun geldi.

Son Durum Düzeltme 23/10/2008 -Herşey Yolunda 🙂

Durum ve sorunlar şöyle :

  • SES DURUMU :Sorun hata bildiriminden sonra çözüldü,yeni alsa paketleri 1.0.18 sorunu çözdü Altec Lansing hoparlörlerimden çok güzel ses alıyorum,windows ortamından daha iyi—- .Hata takip sistemine çözümü,
  • WIRELESS ( Kablosuz Bağlantı ) : Malesef Ağ yöneticisi Broadcom 802.11bg kablosuz kartımı görmedi, hali ile ndiswrapper ile windows sürücülerini yükledim, kendi sürücüleri ile çalıştıramadım buradaki kablosuz yönergesi ile tanıttım,bir wireless modemim veya şifrem olmadığından henüz bir ağa bağlanma imkanım yok, fakat etraftaki başkalarına ait kablosuz yayınları görebiliyorum.
  • Ekran KARTI SÜRÜCÜSÜ: Depodan Yükledim Sorun yok 3b aktif.
  • COMPIZ-FUSION : Çalışıyor.Xorg conf’da el ile default depth i 24 yapmayı unutmayın,
  • KDE4: Denendi test deposundaki Nvidia 177.80 sürücüleri ile Gördüğüm en iyi KDE4 ortamı.

-Yeni Hali-

Şu anda üzerine kurulabilen en iyi linux dağıtımı Pardus  !
Diğerleri :

Mandriva 2009: Çok vasat

Ubuntu: 8.10 henüz Ekran kartını görmüyor kurlulamıyor- 8.04 açılışta boot seçeneklerini elle düzeltmeden açılmıyor, busybox hatası veriyor, açılış menüsünde “quiet splash” ı silip all_generic_ide ibaresini ekleyin. Ayrıca Internet bağlantısı kablolu/kablosuz başaramadım opendns ve ipv6 yı öldürme yolları da dahil modemi bile pingleyemedim, mandiriva’da da aynı sorun  mevcuttu fakat /etc/modprobe.conf dosyasına  install ipv6 /bin/true satırını ekleyince çözülmüştü.

Fedora 10 beta : Ubuntudaki gibi ekranı göremiyor, başlamıyor bile .

-English : If you have a HP Compaq Presario CQ-50  series ( 115 etc)  you should choose Pardus Linux Distrobution, which will give you the best performance both KDE 3.5 and KDE 4 with full hardware support, if you want to try Pardus (For Now you should add test repos to the package manager , for the newest nvidia 177.80 and alsa 1.0.18,and install two alsa packages found here http://cekirdek.pardus.org.tr/~ozan/dist/binaries/) This two improvements will be in the stable repo soon ! (in 1 or 2 weeks).

Dont even try to install other major distros(ubuntu and fedora you cant even boot,or get into X and creepy sound,mandriva,suse ) cos i tried and it is nearly impossible to get a satisfying performance. Try Pardus Linux you will be %100 satisfied http://www.pardus.org.tr/eng/index.htmlhttp://distrowatch.com/pardus

Gezegene İniş…

0

Bende artık buradan sesimi duyuracağım. Bana yer verdikleri için Pardus-Linux.org ekibine teşekkür ediyorum.
İlk defa bir gezegende yazılarımı paylaşma fırsatı buluyorum. Gezegen tercihim olarak burayı seçmemde tek bir kriter yeterli oldu ;
1) Pardus-Linux.org Gezegeni tamamen özgürdür! Bloglarınızda içeriğinizin ne olacağına kimse karışmaz, sansür uygulanmaz! Düşüncelerinizi diğer Pardus kullanıcılarıyla özgürce paylaşabilirsiniz!

Not: Unutulmamalıdır ki içerikte sınır olmamakla beraber yasal sınırlar mevcuttur. Olası yasal sorunlardan blog sahibi sorumludur.

Zaten gezegenin de tek kriteri bu, ve buna bağlı kalındığını gördükçe içim rahat ve güvenerek gezegene iniş talebinde bulundum.

Bu hoşbulduk yazısını canlı ve özgür bir gezegen dileklerimle kapatırken bir sonraki yazımda Pardus üzerine istek düşünce ve eleştirililerimi derleyip maddeler halinde paylaşmak istiyorum.

Bknz. Bu yazı ve yorumları.

Cep Telefonumdan Enstantaneler

0

Hafızası dolan cep telefonumda temizlik yaparken çektiğim enteresan resimleri paylaşmak istedim. Megapiksel bile olmayan kamerasıyla ancak vga 640×480 çözünürlüğünde resim alabiliyorum ;

  • Devlet dairelerinde ve ankara otogarında karşılaştığım esiden kalma tanıdık sivil savunma posterleri, bu aralar böyle başlıklardan kitap bile çıkarılabilir

    Nükleer Savaşta Hayatta Kalmanın 11 Yolunu Öğreniniz
    Nükleer Savaşta Hayatta Kalmanın 11 Yolunu Öğreniniz
  • Bursa’da kanalizasyon akıtılan bir derede pis suların içinde onlarca kaplumbağa, köprünün iki tarafı da kaplumbağa kaynıyordu

    Pis suda üremiş kaplumbağalar
    Pis suda üremiş kaplumbağalar
  • Bu yaratıcı projeyi youtube ardından ankara otogarında (AŞTİ) gördükten sonra arkadaşlara bahsederken projenin fikir babası ve Ankara’daki ilk uygulamacısının aslında bir arkadaşım ve çalıştığı fotoğraf stüdyosu olduğunu öğrenince olayın arkaplanı ve zamanında çok iyi satış yaptıklarını da öğrenmiş oldum. Çeşitin bol olduğu cdlerde Ankaralı Turgut, Yasemin ve diğer “Ankaralı,Angaralı” sanatçıların görüntülü performansları da mevcut, fiyatı ise 6 YTL .

    Ankara Pavyon Geceleri Müzikli ve Görüntülü VCD
    Ankara Pavyon Geceleri Müzikli ve Görüntülü VCD
  • “Bir istanbul Klasiği” E-5 üzerinde dünya standarlarını sarsan, traji-komik ansızın biten ve önü kapalı yaya yolu,yanlış hatırlamıyorsam Yeni Sahra civarı ;

    Talihsiz Kaldırım
    Talihsiz Kaldırım
  • Sayın Erkan TEKMAN için ; Pardus büyümeye devam ediyor 🙂 Güzide bir ilçemizde Pardus işletim sisteminnin adaşı bir  şirket. (Rahatsızlık verilmemesi için gerekli yerleri sildim)

    Pardus Technologies
    Pardus Technologies
  • İzmir Enternaysonel Fuar’ından en tanıdık sahne, lunaparktaki Ege Güneşi Oyuncağı

    Ege Güneşi
    Ege Güneşi

Geçmişe Dönüş…

0

Rus askeri tatbikatı

Soğuk savaş her an patlak verebilir diye düşünürken ve taslak bir yazı yazmışken yayınlamakta geç kalmam üzerine sıfırdan yazmak durumundayım :
Rusya Federasyonu ve Batılı Devletler arasında “Soğuk Savaş” resmen başlamıştır.

Bu soğuk savaş, SSCB-ABD arasındaki soğuk savaştan farklı temellere dayanmakta ve hamleler dengeden öteye meydan okumaya yönelik durumdadır.

Geçmişe dönüp baktığımızda klişe iki kutuplu dünya, üçüncü dünya sınıflandırmasının kaynağı olan dünyaya fikri ve ekonomik hâkim olma mücadelesi kağıt üzerindeki soğuk savaş nedeni durumunda. Komünizm ve Kapitalizm, gücün dünya üzerinde hakimiyet kurması için gücün ihtiyaç duyduğu modeller olarak kağıt üzerinde fikri taraflar olarak yer almıştır. Tabi ki bu soğuk savaş sırasında uygulanan politikanın çıkarına uygun roldür, bu düşünce sistemlerinin temeli ve nihai amaçlarından bahsetmiyorum.

Dünya üzerindeki hakimiyet mücadelesini sona erdiren SSCB’nin dağılması ve Irak’ın işgalinde kesin olarak ispatlanan dünya üzerindeki Amerikan hakimiyeti, yine yeni dünya düzeninde enerjiye aç bir tüketim canavarı olarak yeni “Nemesis*”i Rusya Federasyonunu yarattı.

Öncelikle şunu kavramak gerekiyor. Bu yeni savaşta tarafların en azından Rusya’nın dünyaya hakimiyet isteği bir neden değil, bu soğuk savaşta Rusya’nın başlangıç noktası:  Rusya ve çıkarları…  Bu sefer Rusya’nın düşmanı ABD ve güdümündeki NATO değil; Rusya’nın çıkarları karşısında olan herkes !

Geniş bir coğrafyaya yayılan bu çıkar alanı, küresel enerji ve doğal kaynaklar pazarı ile bütün dünya ekonomisini de içine almakta. Spekülatif durumlarda fiyatı artan petrol ve türevleri gergin zamanlarda artmaya devam edecek ve Rusya daha da zengin olacaktır, bu zenginliği gerginliği yani yeni Soğuk Savaşı devam ettirmek için askeri harcamalarda kullanıp tam anlamıyla silahlanma, “Gear Up” denilen Askeri Vitesi büyüterek bölgesel çıkarları için korkutucu askeri gücünü kullanacaktır. Bu güç kullanma yeni gerilim,yeni gelir ve yeni güç döngüsünde Rusya’yı daha ileriye taşıyacaktır.

Şu anda Amerikan veya NATO müdahalesi kadar uzak olan tek bir şey görünüyor “Uzlaşma”.  Çarlık rejimi türevi kukla,kuklacı idaresinde ekonomik gücü devlet tarafından yönlendirilen ülke patronu zenginlerin elinde kurulu bu düzen gücünü bir ideolojiden değil kapitalizmin temeli olan paradan almakta. Teknik olarak Rusya’ya ekonomik bir yaptırım mümkün görünmüyor, sonuçları dünya pazarını yerle bir edebilecek kadar kötü böyle bir yaptırım tehdidi ise Türkiye’yi ekonomik bir krize sokacak kadar keskin olabilir.Ekonomik pokerde Rusya’nın eli gerçekten çok güçlü.

Askeri olarak 90’ların başında batan geminin mallarını olan askeri mühimmat ve ağır silahların (tank,top vs)

ton usulü Rus  komutanlar tarafından gizlice satıldığı, geride kalanların fiziki ömürlerini doldurduğu ve hatta kullanılabilir olan silahların eski nesil olduğunu bilen dünya Rusya’yı zayıf görmekte haklı idi. S.T.A.R.T anlaşması ve nükleer silahsızlanma dünyayı kıyamet senaryolarından uzaklaştırırken,en azından öyle görülürken Amerika’nın “Füze Kalkanı” projesi bir gökyüzü ittifakı olmak yerine nükleer kıyamet tehdidinin tetikleyicisi oldu.Eski depolar açıldı ve ardından Rusya kendi kaynakları ile zorlanmadan benzer bir sistem geliştirdi. Hali hazırda binlerce füzeye sahip olan Rusya, bu yeni zenginliğiyle elde ettiği askeri güç ile Gürcistan’a karşı yaptığı saldırıda kara ordusunun da modern şartlara uygun olduğunu hızlı ve acımasızca gösterdi. Rusya kasti olarak aşırı güç kullanarak, savaş alanı dışındaki saldırıları ile, tarihte dedelerimin yaşadığı Rus askeri vahşetini tipik Rus intikamı olarak dünyaya ve diğer eski Sovyet Cumhuriyetlerini iftiharla göstermiş bulundu.

Amerika’nın güçlü Gürcistan projesi, Rus tahriklerine kapılarak suya düşmüş ve bölgedeki Gürcü varlığı temelinden sarsılmış durumda bulunuyor.

Enteresan durum ise : Dünyayı yakıp yıkan G.Bush ve ekibinin Soğuk Savaş tecrübelerinin olmayışı ve aciz durumda olayları izlemeleridir. Azrail ile karşılaştırılan Rice,  I.Soğuk savaşın ardından geçen dönemdeki rafa kalkmış doktrinler ve siyasi hamlelerden habersiz ve duruma olabildiğince uzak kalmıştır. Dünyanın en güçlü hava kuvvetine sahip bir ülke, Gürcistan’a desteğini bugünlerde 2-3 gemiyi boğazlardan Ali Cengiz oyunları ile geçirmek yerine Rus saldırısının ilk günü Tiflis havaalanına dev kargo uçaklarını indirerek gösterebilirdi. Bu veya bunun gibi basit yöntemlerle en azından Rusya şimdiki kadar cesurca hareket edemezdi.

Şu anda herkesin gördüğü, Afganistan ve Irak’la oynayan insanların korktuğu, dünyaya mutlak güç olarak propaganda yapılmasında bu ülkelerin korkaklara malzeme olduğudur. Demek ki süper güç, dişini geçirebildiğine süper güç olmak durumundaymış.

Askeri ve ekonomik olarak masaya yatırdığımızda Amerika’nın mutlak üstünlüğü bulunmakta ve bu tartışılmayacak kadar açık. Fakat eli güçlü olan taraf ise Rusya.

Rusya ve çıkarları karşısında olanların arasındaki bu yeni “Soğuk Savaşın” kısa ve orta dönemdeki galibi bugünden Rusya’dır.

Amerikanın korkusunu belli etmesi ile Rusya cesaret toplamış ve gözünü bölgesindeki eski uydularına dikmiştir, sıradaki eski Sovyet Cumhuriyetleri fiziki olarak olmasa da görünmez olarak Rusya güdümüne girmeye zorlanmaya başlanacaktır. Bu görülür bir gerçek ve sıradaki büyük gerilimin adresi ise: Ukrayna’dır. Eski cumhuriyetlerden Rusya’ya karşı olan en güçlüsü olan Ukrayna, askeri olarak daha güçlü ve yüzünü batıya dönmüş durumdadır. Bu tehlike üzerine de zaten NATO’YA acil üyelik talebini yinelemiştir. Rusya’nın Sivastopol limanını kullanım hakkı su üzerinde görülen gerilim sebebi iken geçmişten gelen güdümden çıkma arzusu esas nedendir. Kötü senaryoda I.Dünya savaşında boğaza sığınan Alman gemilerinin bombaladığı Sivastopol, tekrar bu sefer NATO gemilerince bombalanıp yeni dünya savaşını çıkarması olabilir. Bu olmayacak bir durum değildir, gerilimin kaynağı olan yerde Rusya’ya verilecek en sert askeri yanıt, bir haddini bildirme olarak masaya yatırılan onlarca senaryodan biri olabilir.

Senaryolara fazla inmeden özetlersek, bu bir soğuk savaştır ve bütün dünyanın gözü önünde hamleler yapılmaya başlanmıştır. Umarım daha kötüye gitmez ve barış ortamı yeniden sağlanır. Kafamdaki soru ise bu küresel ekonomik durgunlukta böyle bir Soğuk Savaş ortamı acaba taraflara müşterek bir çıkar mı sağlamakta?

*Nemesis: Can Düşmanı, daimi en büyük düşman.2- http://tr.wikipedia.org/wiki/Nemesis

Ntv Yeşil Ekran (!)

0

DÜZELTME : Bu yazıyı yazdıktan 2 hafta sonra ancak televizyon izleyebildim, NTV aşağıda eleştirdiğim eksiklikleri giderecek yayınlar ve haber programlarını hayata geçirerek  eleştirilerimi yersiz bırakmıştır,kendilerine teşekkür ediyorum ayrıca CNNTürk kanalını da  aynı şekilde programları yayına soktukları için tebrik ediyorum.

Küresel ısınma gün geçtikçe karşımızdaki en ciddi tehlike olmaktan uzaklaşıp, hayatımızı yönlendirdiğimiz bir trend, hatta trendsetter şekline bürünmekte.

Bu yazıyı yazarken özerllikle titiz olmak istiyorum, bunun nedeni ise yapılan en küçük katkıya duymuş olduğum saygıdan kaynaklanmakta. Eleştirilerimin dayandığı nokta ise ,herkesin üzerine düşeni yapması ve olaya doğru yerden yaklaşılmasıdır.

Ntv, izlediğim kadarıyla yeşil kuşağında bireylere yönelik minimalist tedbirler ve uygulamalar yanı sıra, yine tüketim için doğa dostu ürünleri özendiren ürün teknolojileri ve dünyayı değiştirecek küçük fikirler ekseninde yayınını sürdürmekte.

Burada sorgulamamız gereken, bir haber kanalı oalrak Ntv televizyonunun, haber kanalı kimliğinde ,bu elbiseye daha iyi oturacak çevreci habercilik yapması gerekirken,ki burada kastım küresel ısınmaya karşı küçük ölçekli ve bireylerin tedbirleri yerine, gerçek ve büyük ölçekli olaylara yaklaşımı ; Sanayi atıkları, gaz salınımları , çöp skandalları ve benzeri gibi büyük ve ciddi tehditlere yayınlarında yer vermemesi. Hiç bir haber bülteninde gizli çevre cinayetlerine yer verildiğini göremedim ,hiç bir bültende bir çekre skandalı için özel bir dosya açıldığına rastlamadım (ulusal basında aynı aynda patlak veren skandallar hariç). Gerçek anlamda araştırmacı ve çevreyi kirleten bir sanayi bölgesinin sanayicinin peşine düşüldüğünü zannetmiyorum.

Bu kadar keskin konuşmam elbette dayanaksız olamaz, sanayi bölgelerini gezen ve bu çevrede yaşayan herkesin bildiği gibi : Fabrikaların gece yaptıkları zararlı gaz salınımları, sıvı işlem atıklarının verildiği dere ve çaylar 70’li yıllardaki filmlerden kalma değil gerçek ve çok acı bir şekilde yaşanılıyor, sözde kurulan arıtma tesisleri ise basit dinlenme havuzları oalrak çalıştırılıyor,nedeni ise arıtma işleminde kullanılan kimsayal ve katkılarının çok pahalı olması ve işletme maliyetini artırması…  Verimli ovalara kurulan sanayi bölgeleri çevresindeki küçük akarsuları göz göre göre kirleterek adeta zehir dolu damarlar gibi toprağı zehirlemekte,ve bu zehirler ve ağır metaller kaçınılmaz olarak yer altı sularına karışmakta.
Haftasonlar televizyonlardaki Kobi-Finans programlarında anlatılan başarı hikayelerinin arkasında malesef çok ciddi çevre cinayetleri yer almakta.

Özellikle sanayi bölgelerindeki bu sorun gayet net ve ortada iken tedbir ve önlem kavramları işbilen sanayi yönetimleri ile acarlık yaparak göz boyama ile aşılmakta, yaptırım ise tamamen hayal.

Ntv, madem çevreci kılıcını eline almış bulunmakta, gerçek,yaşadığımız ve büyük ölçekli olayların üzerine gitmesi gerekir. Aksi taktirde 9 tane çevre katili fabrikası olan ve sözde çevre dostu üretim yapan ( ki bu sadece trendden nemalanmak amacındaki pazarlama kampanyasıdır) fırsatçılardan bence bir farkı olmayacaktır. Belki de böyle pasifist yaklaşımın uyacağı teknik ve bilimsel bir belgesel kanalı formatına geçmeli NTV,çünkü ancak o zaman bir haber kanalından halkın talep ettiği araştırmacı ve sorgulayıcı haberciliği yapmak gerekliliğinden kurtulabilirler.

Kısacası çevre dostu olmak zor iştir, cesur,keskin ve şeffaf olmak gerekir, gözün gördüğünün üzerine gitmek, kimseyle aram bozulur korkusunda ortayolcu olamamk mert olmak gerekir.

Dürüstçe kendi fikrimi belirtirsem : NTV’nin bu yayını ve çevreci bilinci, bana hiç inandırıcı gelmedi ;gerçeklik ve gerçekçilikten uzak, bir kesimin ilgisine muaffak olmak için yapılmış ve havada kalan bir yayıncılık etiketi.

Bu fikrimin değişmesi için ülkemizdeki yaşanan çevre sorunlarını gözümüzün içine soka soka haber yapması, yaptırım için kamuoyunu uyarması yeterlidir 🙂

Yırtık Paralarınızı Değiştirin !

16

Eğer hasarlı; yırtık veya bir kısmı eksik paralarınız varsa bunları değiştirebilirsiniz. Şöyle ki TCMB’nin Türk Lirasını ve İtibarını Koruma ile ilgili mevzuatından da anlaşılacağı üzere, “Bir ülkenin dolaşımındaki banknotların kalitesi o ülkenin gelişmişliğinin göstergesidir.”

Yırtık Para, hasarlı para, hasarlı banknot
Yırtık Para

Böylece ben de buna dayanarak bir kaza şekilde(!) yırtılmış, 14 15 parçaya ayrılmış ve bir kısmı eksik 50 Yeni Türk Liramı değiştirdim. Nasıl mı?




Hasarlı ve eksik banknotları Merkez Bankasına götürerek değiştirebilirsiniz, banknotun yırtılmış ve kaybolmuş parçaları, yani eksik kısmı %50 den az ise banknotun değerinde bir eksilme olmuyor, fakat banknotun eksik kısmı %50 den fazla ise paranız değiştirilemiyor.

Ben ise Merkez bankasına gitmedim, Ziraat Bankasının para değişimi yaptığını öğrendikten sonra Ziraat Bankası Moda Şubesi’ne gittim, yırtık olan parayı evde puzzle edasında bir güzel birleştirmiştik [ 🙂 ] görevli bayana parayı gösterince, kendilerinin değişim yapmadığını sadece Merkez Bankasına yolladıklarını söyledi, bende parayı görevli bayana teslim ettim, sağ olsunlar çok sıcak davrandılar, bir tersleme veya bu ne halde bir para alamayız gibi bir durum olmadı, paranın seri numarasını ve telefonumu bir dekonta yazdı ve para yollama işleminin Perşembe günleri olduğunu söyledi, ben de ilgilendikleri için teşekkür ederek çıktım.

Banknotun parçalara bölünmüş, ve köşesinin bir kısmının yırtık olduğu için değiştireceklerini ümit etmiyordum, ayrıca değiştirilse bile bankada karambole düşebilir diye düşünmek de aklımdan geçmedi, elimde sadece elle yazılmış bir seri numarası ve telefonumun olduğu bir dekont vardı ne bir imza ne başka bir şey…

Tam 1 hafta 1 gün sonra, Ziraat Bankası Moda Şubesinden arandım, paramın değiştirilmiş olduğunu ve gelip alabileceğimi söylediler. Hemen gittim, paramı teslim aldım, görevli bayana(Semra Hanım) çok teşekkür edip sağlam banknotuma kavuştum.

Böylece hem piyasadan hemde cebimden 50 YTL kaybolmamış oldu. Ayrıca Türk Lirasının itibarına küçük bir katkıda bulunmuş oldum.

Bu yüzden eğer eksik, yırtık veya herhangi bir şekilde hasarlı bir paranız varsa hiç durmayın değiştirin 🙂
TCMB ve TCZB ‘na Teşekkürler….



Firefox 3 İndirme Günü Dünya Rekoru Denemesi

0

Download Day 2008Firefox 3’ün final sürümünün çıkmasına saatler kaldı (aslında çıktı) rekor denemesi olarak bugün “Türkiye Saati ile 20:00’da” start alacak, 24 saat sürecek indirme maratonunda dünya rekorunun kırılması bekleniyor.
Mozilla Vakfı bunun için http://www.spreadfirefox.com/en-US/worldrecord/ katılımcıları topluyor, burada “Pledge Now” a tıklayarak katılımınızı yapın, Şu anda Türkiye Saati ile 14:30’da Türkiyeden 13,607 kişi katılımcı olmuş durumda. Katılım çok basit ülkenizi listeden seçip e-mail adresinizi yazınca kayıdınız tamamlanıyor, ve size bir e-posta geliyor. Bu e-postada katılımınız ve eğer bundan sonra “Rekor Günü” ile ilgili e-posta almak istemezseniz tıklayacağınız link bulunuyor.
Rekor istatistiklerinde Türkiye’nin de üst sıralarda bulunmasına bir katkı da sizden gelsin.

Rekor Günü Tanıtımı ve Katılımı Artırmak İçin: http://www.spreadfirefox.com/en-US/worldrecord/getinvolved
Mozilla Parti Merkezi ve Firefox 3 Çıkış partisi için :

http://mozillaparty.com/en-US/events/index/cat:1

Eğer beklemem rekor denemesi beni ilgilendirmez direk indirmek istiyorum diyorsanız sizin için : (yapmayın tavsiye edilmez, )
Windows : ftp://releases.mozilla.org/pub/mozilla.org/firefox/releases/3.0/win32/tr/Firefox%20Setup%203.0.exe

Linux :
ftp://releases.mozilla.org/pub/mozilla.org/firefox/releases/3.0/linux-i686/tr/firefox-3.0.tar.bz2

Download Day 2008

Pardus 2008 ve Yenilikleri

3

Pardus’un ilk sürüm adayı RC1’i virtualbox yerine sabit diskime kurup denemenin vakti çoktan gelmişti. Sistemişmde yüklü olan 2007.3’ü kişiselleştirdiğiğim için ve içindeki dosyalardan dolayı silemedim, yerine gparted programını kullanarak, ntfs disk bölümümdeki boş 6 Gb’ı alıp yeni bir bölüm oluşturdum, tabi disk bölünümdeki verileri koruyarak.

Pardus 2008 Kde 3.5.9 Duvar kağıdı “Mavi Leopar”ın tamamen kendi imalatımız olduğunu gururla belirtmek isterim tıpkı aşağıdaki diğer duvar kağıtları gibi.

Öncelikle merak ettiğim ati kullanıcılarını bekleyen sürprizlerdi, gerçekten de ekran kartından şikayetçi biri olarak beni mutlu eden gelişmelerdi. Görünü Yöneticisi ile ekran ayarları ,sürücü ayarları ve benim için önemli olan monitör ve çözünürlük ayarları gerçekten harika, depodaki ati drivers paketi ise son sürüm. Böylece daha önce aldığım “Frekans aralık dışı 75/61 hz” hata mesajı ve kdeTV olsun KDE4 ortamı olsun özünürlük sorunlarından kurtuldum.

Ama daha da güzeli artan performansı ile “Compiz Fusion” eskisine nazaran çok daha hızlı, kasmayan ve en önemlisi firefox ta sayfaları aşağıya kaydırırken takılmayan bir 3 boyutlu masaüstüm olması.
İşte kendi İmkanlarımla kaydettiğim ekran videosu kayıdım, izlemeden önce Şunu altını çizerek belirtmeliyim ki ; Compiz Fusion performansı Gerçekten iyi fakat ekran kayıt programını da yanı anda ve sanırım yüksek fps oranında çalıştırınca birde üzerine alev efekti vs 128 mb ati 9550 emektar ekran kartımı biraz kastı ama kesinlikle video kaydı programı çalışmıyorken performansı sorunsuz. O yüzden yanlış anlaşılma olmasın.

Kullandığım program “Qt-recordmydesktop” pardus 2007 katkı deposunda var, diğer kayıt programlarını Pardus 2008’de çalıştıramadım, fakat güzel bir program şu iki paketi kurarak Pardus 2008’de kulalnabilirisniz :

http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2007/recordmydesktop-0.3.7.1-8-1.pisi

http://paketler.pardus.org.tr/contrib-2007/qt-recordmydesktop-0.3.7-6-6.pisi (arayüz)

Program menüde Çoklu Ortam bölümünde belirecektir.

Pardus 2008’in diğer bir yeniliği ise hızı, fakat ben benim için en önemli olan kısma KDE4 masaüstü seçeneğinden bahsetmek istiyorum.

Pardus 2008 Kde 4Paket yöneticisinden “KDE4 Masaüstü” paketlerini yükleyip konsoldan (ctrl+alt+f1) root olup “service kdebase stop” ve service dkebase4_workspace start komutunu vererek “şık” KDE4 masasütüne geçebilirsiniz.

Depodaki paketler 4.0.80 Yani KDE 4.1 Beta, hali hazırda belirtilen sorunlarıun birçoğu çözülmüş fakat yine de ufak tefek çökmeler ve program desteği pek yeterli değil, beni sevindiren ise Kubuntu da denememe rağmen “Kullanabildiğim” ilk KDE 4 ortamının pardus Geliştiricileri tarafından uyarlanması, nedeni ise malum çzöünürlük problemi, önceden olsa yandaki net görüntü yerine bulanık ve ne olduğu okunmayan harflerden oluşan menüler olurdu, fakatt şimdi ise cam gibi KDE4 masaüstüm var.

pardus-2008-kde4

Görsellik olarak en çok hoşuma giden ise gnome de olan bozulmadan boyutlandırılabilen simgeler (firefox simgesine bakınız).

pardus-2008-kde4

Plasmoid’ler ise günden güne artan özellikler sunmakta fakat nasıl kurulacağı konusunda pek fikrim yok henüz Kde-Look.org da güzel uygulamaları mevcut.

Kde4’ün gelişmiş Pencere Efekt Etkileşimleri yanısıra Compiz Fusion da sorunsuz çalıştı.

Ati sürücülerinin performansları artıkça daha zevkli bir çalışma ortamımın olacağı kesin.

Bunun bir sürüm adayı olmasından kaynaklanan ufak tefek hatalar olması gayet normal, 2 tanesini de pardus hata takip sistemine bildirmek bana nasip oldu,ve hemen konulara ilgili kişiler töneldi, pardus diğerlerinden farklı yapan da bu.

Pardus 2008 için yaptığım “Mavi Leopar / Blue Leopard” duvar kağıdım tıklayarak indirebilirsiniz. Ve Kde-look Sayfası beğendiyseniz Puan verebilirsiniz.

Ayrıca Kadirizm Duvar kağıdı —>tıklayınız.

Rumeli Hisarı Duvar Kağıdı —->tıklayınız.