shaun of the dead

Geçen hafta izlediğim “Hot Fuzz” filminden sonra bu film ekibinin 2003 yılında yaptığı “Shaun Of The Dead” filmini izledim,Konusunu bilmeden izlediğim bu filmde, grip virüsü türevi bir virüs insanları zombi* lere çeviriyordu.Gayet eğlenceli bir İngiliz komedisiydi.(imdb.com:8/10)

Filmi izledikten sonra bu yılki gündem olan “Noro Virüs” aklıma geldi, İngilterede milyonlarca insanı yatağa düşüren bu virüs,bana bir “acaba” dedirtti.Sars, H5N1 yani kuş gribi,virüslerin değiştim geçirmesi  gibi paranoyak düşünceleri ateşleyen nedenler bu kadar abartılı da olmasa ileriye yönelik insanda kaygılar oluşturmuyor değil.

Filmde bu kıyamet olayının medya tarafından ele alınışı ve filmin kahramanları olan sıradan insanların bu gündemi sallamamaları çok iyi ele alınmış bir nokta.Virüs her yere yayıldıktan sonra televizyonların da yayınlarının durması etkileyici bir sahneydi.

Bu ara tekrar gündeme oturan kıyamet filmleri,genellikle biyolojik kökenli ,Resident Evil 3, I am a legend vs.

noro virus

Peki bütün insanlığı bu kadar hızlı yok edebilecek bir virüsün ortaya çıkması mümkün mü ? Bu galiba mümkün,kuş gribi virüsünün normal grip virüsü gibi havadan bulaşma özelliği kazandığını bir düşünsenize…

Hastalık her ne kadar ölümcül olsa da yoğun tedavi uygulamaları ile kurtulabilen insanlar var,pekala ya herkes hasta olursa,bu kadar insanı nerede ve nasıl özenle tedavi edebilirsiniz ki,herkesin hasta olduğu bir ortamda ölen insanların bedenlerini kaldıracak insanları nereden bulabilirsiniz,bu bedenler toprağa gömülmedikçe  daha fazla mikrop yayacaklardır.

Tedavi konusunda filmlerde olduğu gibi bir aşı bulunduğunu düşünelim,ve bu aşı küresel salgından hemen sonra bulunsun, iki gün içerisinde acaba dünya nüfusunun yüzde kaçı enfekte olur,ve yüzde kaçı ölür ?
Bu aşının kısa süre içerisinde labaratuar ortamından çıkıp,lojistik olarak ülkelere dağıtılması,ve bu ülkelerde insanlara ulaştırılması kaç gün sürer ?

Tabii burada aşının yan etkileri,ya da tetikleyici etkilerini, ülkelerin birbirlerine karşı tutumu ve politik nedenlerle uygulayabilecekleri boykot nedeniyle ortaya çıkabilecek görülmemiş bir soykırımı hesaba katmıyoruz.Örneğin böyle bir senaryoda Afrika kıtasında insan kalacağına pek ihtimal veremiyorum,nedeni ise bu tedaviyi bulan ve aşıyı üretip dağıtan ülkelerin büyük nüfuslarının talebi,ve stok istekleri dururken,kimse normal koşullarda ölüm oranı bu kadar yüksek bir coğrafya için zaman kaybetmeyi düşünmez, bunu fırsat maliyeti olarak görebilirler, tedaviyi Afrika’daki bir insana ulaştırana kadar Avrupadayaşayan yüzlerce insana bu tedavi götürülebilir diye düşünülür.

Şimdi senaryoda ki tek ve önemli ayrımın tedavi olduğunu düşünürsek ;

1-Tedavi Bulunur İse : Dünya nüfusunun büyük bir kısmı yok olcakatır, bu konuda yapılmış bir projeksiyon çalışması var mı bilmiyorum ama dünya nufus dağılımına bakarsak küçük çoğrafyalardaki büyük şehirlerde yaşayan milyonlarca insan kısa sürede hayatını kaybedecektir,kabaca şahsi tahminim dünya nüfusunun %95’inin tedavi bulunsa da yok olacağıdır.

2-Tedavi Bulunamaz İse : Kabaca hepimiz yok oluruz,Shaun Of The Dead filmindeki gibi televizyonlarda “Kıyamet” yazısı güç şebekeleri iflas edene kadar ekranlarda kalır.Virüsün ulaşamayacağı izole yerler (teknik olarak mümkün ise) yüksek dağlar gibi,buralarda yaşayan insanların yeni bir medeniyet kurup çoğalması da biyolojik tehlike nedeni ile şehirlere ve verimli alanla inememeleri nedeni ile mümkün olamayacak gibi görülebilir.Belki yıllar sonra virüsün etkinliğini yitirmesi (Güneşin  UltraViyole ışınlarının virüslerin yapılarını bozması gibi ) gibi bir olay gerçekleşir ise bile, bu kalan insanların yıkımı temizlemesi ve yeni bir medeniyet kurmaları imkansız denilecek kadar zor ve şu andaki yapıya ulaşmaları yüzyıllar alacak bir süreç gibi düşünebiliriz.

Sonuç olarak bin yıllar boyu insanlığın emeği ile ortaya çıkan medeniyetimiz ve dünya üzerindeki varlığımız sadece bir kaç gün içerisinde yok olabilecek kadar hassas bir durumda.Olumlu düşünceye bizi geçmişe yönelendirebilir, Veba, Çiçek gibi kıyamet hastalığı adaylarını düşünebiliriz,fakat şunu unutmamalıyız ki,doğanın kendi dengesi içerisinde ortaya çıkan bu hastalıklar ile insanoğlunun kendi eliyle doğanın dengesini bozması sonucu ortaya çıkan mikroplar kesinlikle bir tutulamaz,ve etkileri tahmin edilemez.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here