Kategoriler
Film Genel

Bakın kim geri döndü; O geri döndü – Er ist wieder da

Ä°kinci Dünya Savaşı deyince ilk aklıma gelen anahtar kelimeler; Adolf Hitler, Nazi Almanyası, Nazizim veya Nasyonal Sosyalizm, FaÅŸizm, Soykırım… Peki Almaya’da yaÅŸayan ve geçmiÅŸin bu kötü mirasını taşıyan insanların büyük çoÄŸunluÄŸu hatta neredeyse tamamının aklına gelen anahtar kelimeler nelerdir? KuÅŸkusuz utanç, piÅŸmanlık ve nasıl oldu da kendimizi bu kötülüğe kaptırdık veya kandırıldık düşüncesi…

Bunlar kuÅŸkusuz bugüne kadar bize kodlanan anahtar kelimeler. Peki gerçekten bu tanımlanan kodlarımızla iyi tarafta mıyız? Veya düşüncelerimize olan inancımızın saÄŸlamlığı ne kadar? Acaba…? İşte tam da bunları sorgulatan ve aynı adlı romandan uyarlanan bir film “Er ist wieder da“. (Kitap: “Timur Vermes -Er ist wiedar da”: Goodreads, Ä°defix)

Filmin hikayesi şöyle; Adolf Hitler 1945 yılında sığınağında (Führerbunker) saklanırken kendini bir ÅŸekilde 2014 yılında bir çocuk parkında buluyor ve böylece Üçüncü Reich Ä°mparatorluÄŸundan Modern Almanya’ya geçiÅŸin ÅŸokunu yaÅŸarken bir yandan da kendisini tanıtma çabasına giriyor. Haliyle kendisine kimse inanmıyor, halk onu önce akli dengesini yitirmiÅŸ biri sonrasında ise çok yetenekli ve dersini çok iyi çalışmış bir komedyen zannediyor. Fakat kendisi de içinde bulunduÄŸu durumun gerçekliÄŸini reddetmek yerine hızlıca durumu kavrayıp, biraz da aptalı oynayarak, tez elden kendisini tanıtıp hak ettiÄŸi Führerlik makamına kavuÅŸmak istiyor.

Hitler kendini birden 2014 yılında bulur...
Hitler kendini birden 2014 yılında bulur…

Mizah, kara mizah, öz eleÅŸtiri üzerine kurulu filmin bence en baÅŸarılı tarafı 1933’ten itibaren Hitler’in gücü nasıl eline aldığını gösteren “Bu adam çok doÄŸru ÅŸeyler söylüyor, haklı olabilir ve yapacağı ÅŸeyler bizim ihtiyacımız olan ÅŸeyler… Evet böyle bir lidere ihtiyacımız varmış demek ki” algısını iÅŸlemesi, 1933 iklimini 2014’te sunması diyebilirim.

Film, belki de çoktan sıkılmış olduÄŸunuz ciddi ve katı Nazi filmlerinden elbette ki çok farklı. Öyle güzel bir mizahi denge konulmuÅŸ ki filmde acaba Hitler’e gizliden bir sempati duyulması mı isteniyor gibi bir kuÅŸkuya asla düşmüyorsunuz. çok baÅŸarılı bir ÅŸekilde Hitler’in  etkileyici hitabetiyle sorun tanımlama ve “halkının” hak ettiÄŸi en üstün hizmetle sorunları çözmesi ve asıl amacına giden yolda halkın rızasını nasıl kazandığını, ikna sanatını nasıl hünerli ÅŸekilde kullandığını çok kolay hazmedilir bir ÅŸekilde gösteriyor.

2014 yılındaki durumun -ki filmde resmedilen tablo 2016 yılında daha da kötüye gitmiÅŸ durumda- Hitler gibi birinin iktidara gelebilmesi için son derece müsait olabileceÄŸini Almanya’nın ve diÄŸer birçok batı ülkesinin yaÅŸadığı:

  • Göçmen sorunu
    • Göçmenlerin iÅŸlediÄŸi suç ve kabahatleri eleÅŸtirmenin dahi ırkçılık sayılması
  • Selefiler ve Ä°slami yaÅŸam biçimin kendi yaÅŸam tarzlarını bozacağı düşüncesi
  • Mülteciler
  • Ä°ÅŸsizlik ve yoksullaÅŸma
  • Saçma sapan televizyon programları
  • Amaçsız yaÅŸam
  • Düşen kültür seviyesi
  • Ãœretkenlik  ve refah sorunu

gibi sorunlarla ırkçı ve güçlü bir “Lider” çözümüne inandırılmak gerekiyor.

Hitler de “Modern Almanya”yı gezerek bu sorunları dinlemekte ve bir komedi figürü olarak bu sorunları derleyerek kendi popülaritesini artırmakta ve bir yandan da demokrasinin iÅŸlemediÄŸini ve bu sorunları ancak “Güçlü bir Liderle” çözebilecekleri düşüncesini yaymakta. Sonrası ise popüler kültürün iniÅŸleri ve çıkışları…

Hitler’in kendi nihai amacına ulaÅŸmak için kullandığı “kendisine göre sosyalizm” uyarlaması “nasyonal sosyalizm“in söylevini, icraatlarını ve propagandasını az çok hatırlarsak; autobahnlar, yerli sanayi -özellikle silah sanayi-, yatırımlar, halkın otomobili volkswagen vs… bu tür ÅŸeylerin halkın ne kadar hoÅŸuna gittiÄŸini bugün de görmek çok kolay. Filmi izlerken ve aÅŸağıdaki vikipedi baÄŸlantılarını okurken (bence zahmet edip okuyun*) kısa kısa aydınlanma ÅŸimÅŸekleri kafanızda çakacaktır.

Özetle çok başarılı bulduğum bir film.

Belgesel seven biri olarak bolca Ä°kinci Dünya Savaşı belgeseli izledim. Buna ek olarak da bilgisayar oyunu sevdasında bolca Ä°kinci Dünya Savaşı oyunu oynadım hatta Hearts Of Iron II sayesinde dönemin Alman Komuta kademesini dahi öğrendim. Ãœniversitede ise Birinci Dünya Savaşı sonrası yaÅŸadıkları hiperenflasyonlarını gördüm. Ä°zlediÄŸimiz tiyatro oyunları, filmler vs. Genel geçer hatlarıyla dönemi öğrendikçe “Nasıl olur da bu insanlar böyle dehÅŸet verici bir ırkçılığa ve caniliÄŸe dahil olurlar” diye kendime hep sormuÅŸtum. Sanıyorum bir çok insan da aynı soruyu sormakta. Yanıtların bir kısmı bu filmde.

Son olarak filmin baÅŸlangıç bölümünde Hitler’in durumu kavrayabilmek için bir gazete bayiisine gitmesi ve T.C. Sözcü gazetesi okuması, Yıldırım (Blitz) Kuru Temizleme’nin elbiselerini kısa sürede temizleyeceÄŸini düşünmesi gibi Almancı Türklerle ilgili esprilerin de iyi olduÄŸunu söylemek isterim. Ha bir de filmin final sahnesindeki arabayla geçiÅŸ bölümü ve selamlama gerçek kayıtmış, halkın film çekildiÄŸinden haberi yokmuÅŸ.

Filmin IMDB Punaı: 7,1 /10
Bena göre puanı: 8/10

Okumalık:

Yazının başında saydığım anahtar kelimeler kulağımıza aÅŸina gelebilir, hatta o kadar çok duymuÅŸuzdur ki ne olduÄŸunu tam bilmesek bile biliyormuÅŸuz gibimize bile geliyordur. Mesela faÅŸizm… Kendimizi biliyor saysak da eminim çoÄŸumuz doÄŸru biçimde tanımlayamayız. Bu kavramlar o kadar sert ve yakın bir tehlike ki sürekli tetikte olan karşıtlığımızın verdiÄŸi “bilmiÅŸlik” bile tehlikenin gerçek geliÅŸ güzergahını göz ardı etmemize neden olmakta. O nedenle hem hafıza tazelemek hem de bilmeden fikir sahibi olduysak da bilgiyle bu boÅŸluÄŸu doldurmak için kısaca ÅŸu vikipedi sayfalarına bir göz atmak lazım derim:

Mutlu günler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.