Kategoriler
LibreOffice Pardus

Linux ile Uzay İstasyonu ve Ötesine

Bugün LibreOffice özel listelerinde gördüğüm bir haberi Türkçeye çevirip buradan aktarmak istedim. Haberin konusu NASA’nın uzay istasyonundaki dizüstü bilgisayarlarda Windows kullanmayı bırakıp bu bilgisayarlarda Linux kullanmaya karar vermesi, haliyle bu da demek oluyor ki kiÅŸisel kullanımdaki Linux ile birlikte LibreOffice de artık uzaya çıkıyor.

E-posta listesinde denildiÄŸine göre -bazımız için bilindik ÅŸeyler- NASA epeyce zamandır komuta ve kontrol sistemlerinde GNU/Linux kullanmakta ayrıca baÅŸlıklı roketler, küçük araçlar, uydular ve Mars Rover’ları gibi araçlarda Unix ve GNU/Linux sistemleri kullanmakta. Sadece NASA deÄŸil elbette GNU/Linux’u ileri teknolojide kullanan, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın sahibi Ä°sviçre’nin meÅŸhur CERN laboratuvarlarında bilgisayarlarda kendilerine özel ürettikleri “Scientific Linux” dağıtımı koÅŸmakta diyerek habere dönelim.

——————————————%<——————————————

“Evinizde yapabileceÄŸiniz Linux ile çalışan Iron Man elbisesi hikayemin aksine, bu hikaye bilim kurgu deÄŸil. NASA, Uluslararası Uzay Ä°stasyonu(ISS-International Space Station)’nda bulunan dizüstü bilgisayarlarda Windows kullanmayı bırakıp bu bilgisayarlarda Linux kullanmaya karar verdi ve uzaydaki ilk insansı robot R2 gerçekten Linux ile çalışıyor.

Bu bilim kurgu değil. Bu R2, uzaydaki ilk insansı robot ve Linux ile çalışıyor. (Resim: NASA)
Bu bilim kurgu değil. Bu R2, uzaydaki ilk insansı robot ve Linux ile çalışıyor. (Resim: NASA)

United Space Alliance üstlenicisi, NASA’nın Hesaplama Uzay Operasyonları müdürü ve ISS’nin Dizüstü ve AÄŸ TümleÅŸtirme Takımları lideri Keith Chuvala NASA’nın ISS bilgisayarlarını Linux’a taşımaya karar vermiÅŸ olduÄŸunu belirtti. “Anahtar iÅŸlevlerimizi Windows’tan Linux’a taşıdık çünkü biz kararlı ve güvenilebilir – ki kurum içi kontrolü bize verecek bir iÅŸletim sistemine ihtiyaç duyduk. Böylece eÄŸer bir yamaya, ayarlamaya veya  uyarlamaya ihtiyaç duyduÄŸumuzda yapabileceÄŸiz.”

Özellikle, ISS astronotları Debian 6 koÅŸan bilgisayarlar kullanacaklar. Önceleri bazı yerleÅŸik bilgisayarlarda Scientific Linux veya Red Hat Enterprise Linux(RHEL) klonu kullanılmıştı. Debian’ın en yeni sürümü olmamasına raÄŸmen, Debian 7 henüz yeni çıktı, Debian eÄŸer iyice test edilmezse ve güvenilmezse Debian hiçbir ÅŸeydir.

Linux’un ISS’de ilk fırlatılışından beri kullanulması(PDF baÄŸlantısı) ve NASA yer operasyonlarının neredeyse Linus Torvalds’ın Linux’u yarattığı günden beri onu kullanmasına raÄŸmen, uzayda kiÅŸisel bilgisayarların kullanıldığı pek görülmemiÅŸtir. “Gerçekten tıklanan ÅŸeyler” diyor Chuvaka röportajında “Linux’un dünyayı nasıl gördüğünü, bir ÅŸeyin baÅŸka bir ÅŸeyi etkilemesindeki birbirine baÄŸlılığı anlamamızdan sonra baÅŸka bir dünya görüşüne ihtiyacınız var. Benim epeyce Linux tecrübem var, fakat diÄŸerlerinin bunu kaptığını görmek heyecan vericiydi.”  

Uçuş-içi dizüstü bilgisayarlarda görülmesine ek olarak, Linux ayrıca Robonaut(R2), uzaydaki ilk insansı robot, üzerinde de koşmakta. Şu anda istasyonda ve deneme kipinde olan R2, astronotlar için çok tehlikeli ve yorucu görevleri yerine getirmek için tasarlanmış.

Astronotlara yardım etmek ve Bilgi Teknolojileri uzmanlarına hız kazandırmak için, NASA The Linux Foundation(Linux Vakfı)‘a güveniyor. Chuvala’nın açıkladığı üzere “NASA olabildiÄŸince çok türlü”.

“YoÄŸun biçimde Debian Linux, bunun yanısıra çeÅŸitli RHEL/Centos kurulumu aldılar. Çünkü bizim eÄŸitimimiz dağıtım çeÅŸitliliÄŸine uygun olarak esnek, bu farklı çevreleri tek bir eÄŸitim oturumunda gösterme imkanımız var. BaÅŸka bir eÄŸitim organizasyonu bunu saÄŸlayamaz.”

Ayrıca diğer hiçbir işletim sisteminin Linux kadar esnek olmadığını da belirtmeliyim. Süperbilgisayarlardan robotlar ve masaüstlerine, NASA cevabın Linux olduğunu bulmuş.

Kaynak: ZDNET – To the space station and beyond with Linux, Steven J. Vaughan-Nichols  http://www.zdnet.com/to-the-space-station-and-beyond-with-linux-7000014958/

——————————————%<——————————————

Görüldüğü gibi bulunmuÅŸ cevabı tekrar aramaya gerek yok. Linux’un insanlık için ne kadar faydalı olabileceÄŸini görmek varken hala kapalı kaynak teknolojilere dayanarak ilerlemenin pek de geleceÄŸi yok gibi, o sebeple beyhude yatırımlar yapmamak lazım, bunun yerine özgür yazılıma destek vermek gerekmekte. Kamunun çıkarına olan da budur.

Çok uzatmaya, açık olana yorum katmaya gerek yok. Dilerim bizim de kurum ve kuruluÅŸlarımız da bir an önce özgür yazılıma geçiÅŸ için öncü adımlar atarlar. Geç oluyor…

Mutlu günler.

Kategoriler
Pardus

Debian Pardus Seçkisi 2011.3RC1 diye bir şey gördüm.

Yeni Pardus’un Debian tabanlı olduÄŸu ile ilgili daha önce yazmıştık. Bu “Yeni Pardus”un sadece “Kurumsal Sürüm” olduÄŸunu düşünüyordum. 1 – 2 - 3

Özgürlükİçin.com forumlarında  ve sevgili CoÅŸkun AktaÅŸ’ın Camia listesinde attığı mesajda gördüğüm üzere http://lists.pardus.org.tr/pardus-camia/2012-August/000946.html 2011.3 RC1 diye adlandırılan Debian seçkisi(?) Pardus KDE dışında diÄŸer masaüstü ortamlarıyla da sunulmuÅŸ. (Adrese artık eriÅŸilmiyor sanırım)

Daha önce de bir çok kiÅŸinin defalarca yazdığı gibi, aslı Debian olan bu çalışmanın Pardus olarak adlandırılması doÄŸru deÄŸil. Ben orasında deÄŸilim iÅŸin…

Benim asıl söylemek istediÄŸim; TÃœBÄ°TAK yönetiminin doÄŸru yolda olmadığıdır. Danışma Kurulu hala bir resmiyet kazanmamış, resmiyeti beklemeden hiç bir fikir ve temasta bulunmadan, bir özgür yazılım projesinde camiadan katkı almadan… Daha da kötüsü, ne kodu ne de hata takip sisteminde bileÅŸeni olmadan ve testi yapılmadan bir özgür yazılım projesi yönetilmeye çalışılmakta.

Kapalı kapılar ardında birilerine Debian’ı Pardus diye sundurmak. Ki kimler yapıyor, nasıl bir iÅŸ modeliniz var diye sormuyorum artık. Çünkü duyduklarım ve baÅŸkalarından duyduklarımın kesiÅŸiminde yalanlar var… Beni de ilgilendirmiyor aslında…

Bu özgür yazılım deÄŸil! Bu iÅŸ böyle olmaz! Dışarıdan da böyle bir modele ben kendi adıma ne olursa olsun katkı vermem söz konusu olamaz. Camia’yı geçtim, Danışma Kurulu’nu yok sayan bir yönetim anlaşıyla TÃœBÄ°TAK bir yere varamaz.

TÃœBÄ°TAK yönetimine, Pir Sultan Abdal’ın “Güzel Aşık Cevrimizi” isimli  eserinden ÅŸu dizelerini yazmak istiyorum:

Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi…

Bu gönüllülük iÅŸi, rıza iÅŸi… Yoksa olmaz…

Bu eserin bestelenmiÅŸ halini dinlemek isteyenler için de şöyle iki baÄŸlantı vereyim: Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın performansı

http://youtu.be/ZLq_m3bOelI

Daha eskilerden Cem Karaca ve KardaÅŸlar

http://www.youtube.com/watch?v=ua85MxYR3-8

Eserin diğer yorumlamaları(Türkü, İlahi ve Burak Kut(!) biçimleri) için tıklayabilirsiniz.

Kategoriler
Pardus

Pardus Danışma Kurulu ve Pardus’un sonu…

Uzun zamandır Pardus ile ilgili bir ÅŸey yazmaktan çekiniyorum. Yazacak hevesim, heyecanım kalmadığı gibi, yapabileceÄŸim bir ÅŸey de yok…

Lakin gelişen olaylar insanı ister istemez yazmak durumunda bırakmakta. En son yapılan basın toplantısında söylenenler üzerine yaşadığım şaşkınlıkla, söylenenlerin takipçisi olunması gerektiğini yazmıştım. Bugün ise gündem Pardus Danışma Kurulu toplantısı.

Masada olmadığımdan ve herhangi bir topluluk sürecinde yer almadığımdan hatta epeydir de Pardus kullanmadığımdan, yazacaklarımı sokaktaki vatandaş olarak yazacağım.

Pardus Danışma Kurulu’nun Ä°lk Toplantısı

Kurulun toplantısıyla ilgili sevgili Sezai[1], Doruk Hocam[2] ve Necdet Hoca[3] gayet güzel ve detaylı yazılar yazmışlar. Toplantı esnasında Sezai’nin twitter yayını ve akÅŸamında telefon görüşmemizle yazılanları da birleÅŸtirerek kendi görüşlerimi, daha doÄŸrusu sorularımı  sıralayayım.

  • Pardus mu yoksa Pardus logolu Debian mı?
Toplantıdan önce, Necdet Hoca’nın gidip tespit etmesiyle Pardus logolu Debian yüklü akıllı tahtaları gördük. DoÄŸrusu bunun hikayesi biraz daha karışık. Şöyle ki; 23-24 Mart’ta yapılan Pardus’un Yarını Çalıştayı’nda gelen yabancı misafirler ve Ahmet Kaplan(ve birkaç kiÅŸi daha) *deb paket sistemi veya Debian türevi veyahut bir Fedora Spin’i gibi bir yol üzerinde adeta kulis yapmaktaydılar. Tarih önemli 23- 24 mart, altını çizelim.
Akabinde yaÅŸanan geliÅŸtirici ayrılıkları, sessizlik bir iki ay sürdü. O arada bir duyum aldım(Sarı çocuk senden) ki Dr. Ahmet Kaplan Pardus’u Debian tabanlı yapacakmış. Duyumdur dedim, bir iki kiÅŸinin kulağına çıtlattım, yok yani teyit gelmedi… Derken çalıştayda konuÅŸulan gibi 0 geliÅŸtirici hedefine varıldı ve yaklaşık 1 ay sonra Hoca’nın paylaÅŸtığı 28 Haziran tarihli fotoÄŸraf karesi:
Pardus Logolu Debian, a.k.a Yeni Pardus
Pardus Logolu Debian, a.k.a Yeni Pardus
Burada tarih önemli, burada sistem kurulum tarihi gösteriliyor sanırım, bu da 15 Nisan tarihi… Åžimdi şöyle basit bir matematik hesabı yaparsak, bu tahtalar yurdun dört bir tarafına dağıtılıyor ve ilk parti pilot okullara dağıtım 20 Åžubat 2012’de baÅŸlamış: http://fatihprojesi.meb.gov.tr/tr/duyuruincele.php?id=14 Pilot okullardaki böyle miydi bilmiyorum ama Çanakkale’ye gelen tabletin ilk Pardus görünümlü Debian olmadığı kesin… Şöyle az biraz geriye alırsak, üretim sürecinde 15 Mart’a geliriz… Ki daha öncesinde bunun  olduÄŸundan şüpheliyim. Yani olay ÅŸu ki:
– Biz o Çalıştay’dayken  Vestel Fabrikasında tahtalara Pardus görünümlü Debian yüklenmekteydi… Öyle midir?
Sorularımı sormadan önce, olayı değerlendirmek isterim:
  • Debian’ı alıp Pardus diye adlandırmak ahlaki(etik demek daha mı kabullenir bir ifade?) bir davranış deÄŸil. Önünde bir engel olmasa bile ahlaki deÄŸil. Sadece bir kandırmaca o kadar.
  • Öyle ki, yarın LibreOffice’i alıp TürkOfis veya KamuOfis adında dağıtmaktan ne farkı var. Buyrun yolu da göstereyim, ÅŸu anki LibreOffice paketine dahil olmayan Zemberek yazım denetleyiciyi alın, Windos, Mac OS X ve Linux kurucularına katın, buyurun mis gibi Türkiye için özelleÅŸtirilmiÅŸ ofis paketi. Uygulaması ise iÅŸletim sistemiyle uÄŸraÅŸmaktan daha karlı. Bal yaÄŸ sür ye…!
  • Böyle iÅŸ olmaz…!
  • Açık söyleyimi bu bir skandaldır. TÃœBÄ°TAK ve ULAKBÄ°M adına bir skandaldır. Hem skandaldır hem de kandırmacadır. Kesinlikle çözüm deÄŸildir.
  • Yani hangi cesaretle böyle bir karara varılmış, anlamak imkansız. Olabilir, Debian Türevi yapılır, ama bunu Pardus diye satmaya kalkmak nasıl bir cesarettir anlamıyorum…
Sorularım şunlar:
  • Bu karara ne zaman varılmıştır?
  • Bu Pardus Görünümlü Debian’ı kim yapmıştır?
  • Neden mevcut hiçbir Çözüm Ortağı’na danışılmamıştır, bu firmalar ile iÅŸ yapılmamıştır?
  • Bu bir özgür yazılım projesiyse kodları nerededir?
  • Hata takip sisteminde kayıtlı bir ürün var mıdır?
  • Bu ürün yaptırılırken, hali hazırda Pardus projesinde çalışan(henüz istifa etmemiÅŸ) personelin bu iÅŸten haberi var mıdır?
  • Lise öğrencilerinin yaptığı ÅŸekilde bir dağıtımın adını deÄŸiÅŸtirmek TÃœBÄ°TAK’a yakışmış mıdır?
  • Bilim ve teknoloji üretecek bir kurumun vizyonu bu kadar mıdır?
  • Debian’ın adını deÄŸiÅŸtirme iÅŸi sizce bir proje yönetimi midir? Sofistike çözümünüz bu mudur?
  • Teknik sıkıntılarımız oldu derken bir yandan da projedeki geliÅŸtiricileri tek tek projeden uzaklaÅŸtırmanın gerçekçi bir açıklaması var mıdır?
  • TÃœBÄ°TAK hem geliÅŸtiricileri uzaklaÅŸtırırken “bir sürücüyü” halledemeyecek kadar acz içinde midir? OlduÄŸunu hiç sanmıyorum!
***
Anlamadığım bir çok nokta var…
  • Madem Kamu’da Debian’a geçmek için bir istek var, bunun için TÃœBÄ°TAK’a neden ihtiyaç var? Hali hazırda piyasada bu iÅŸi yapabilecek firmalar var, SGK buna geçmek istiyorsa, kendi bütçesinden ihale ederek bu geçiÅŸ için hizmet alır. TÃœBÄ°TAK’ın rolü nedir? Yani görevi özgür yazılıma göç için ÅŸevk ve destekse, bunu yapmak için destek programları yapılsın, KOSGEB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı hem göç ortağına hem de göç edecek KOBÄ° ve Kamu kuruluÅŸlarına maddi fırsat saÄŸlasın. Burada Bilim ve Teknoloji üretimi nerede?
  • Kamu Temsilcisi, bu Debian-Pardus ile yola devam demiÅŸ, Çalıştay’da uzun süredir TÃœBÄ°TAK’tan destek alamadıklarını söylemiÅŸlerdi, acaba Debian olursa kendi iÅŸimizi de kendimiz görürüz, göbekten baÄŸlı olmayız diye mi düşündü?
  • Yine Kamu temsilcisi, hangi cesaretle tek bir geliÅŸtiricisi olmayan TÃœBÄ°TAK ile sözleÅŸme imzalar, nesine güvenir? Ben olsaydım, kesinlikle böyle bir imza atmazdım. Bu derece belirsizlik içerisinde ve bir iÅŸe girmek çok riskli… Geri planda ne sunuldu hangi hedefler ve planlamalar yapıldı bilemiyorum elbette…
  • Düşünsenize, kimin yaptığı belli olmayan, hiçbir yerde kodu olmayan ve hiç geliÅŸtiricisi olmayan bir iÅŸletim sistemine 85.000 bilgisayarı göç ettirmek için sözleÅŸme imzalıyorsunuz… Her ÅŸeyi geçtim, ya o kodların arasında farklı bir kod varsa, nereden bileceksin, üretim aÅŸaması ÅŸeffaflığı nerede… Özgür yazılımın en önemli güvenlik sübabı olan kodları herkesin görebilmesinden feragat ederek nasıl güvenildi? Bunun kaç gün testi yapıldı, testçisi kimdi… Çok merak ediyorum ve yanıtını bekliyorum…

Kurul Ãœzerine:

DoÄŸrusu Kurul’un mevcut hali, daha doÄŸrusu TÃœBÄ°TAK tarafında görülen hali beni hiç memnun etmedi. Bu kurul aslında Pardus için deÄŸil, TÃœBÄ°TAK için son ÅŸanstır. Şayet bu kurulun iÅŸlevi olmaz ise, açık söylüyorum, ÅŸu an camia gözünde eksilerde seyreden TÃœBÄ°TAK’a olan güven asla olumluya çıkmaz, topluluktan destek alamaz ve baÅŸarısızlığa mahkum olur. Ne olursa olsun, ne kadar para harcarsanız harcayın, özgür yazılım dinamikleri dışında hareket edip hazır ürünlerden menfaat bekleyip ve baÅŸarı saÄŸlamaya çalışırsanız sonunuz büyük düş kırıklığı olur. Elinizde kalan tescilli bir baÅŸarısızlık olacaktır.
Toparlamak gerekirse, ben de ÅŸunu düşünüyorum, deb ise deb, rpm ise rpm, bunun kararını Danışma Kurulu vermeli. Debian türevi olarak da yola devam edilir, biz Pardus’u çoktan öldürdük, üzerine toprağı da attık, mermer mezarıysa TÃœBÄ°TAK bu Fatih projesiyle kurarken bir ZOMBÄ° yarattı. Bu Pardus deÄŸil… Buna Pardus dememek gerek…
***

Toplantının karar vermeye karar vermek sonucu ve Danışma Kurulu’nun Bilim Kurulu onayına sunulması, ve ÅŸayet böyle bir kurul onay verecekse bu onayın neden önceden alınmamış olması, demo toplantıda “Kafamızı bozmayın, Bilim Kurulu’ndan olumlu netice çıkmazsa ‘-Biz burdaydık ve siz hiç olmadınız ki!’ deriz” gibi bir aba altından sopa göstermek miydi? Bu da kafamda ayrı bir soru iÅŸaret olmadı deÄŸil.

TÜBİTAK basın toplantısı akabinde de bu kurul ile bozuk bir yolda son sürat gitmeye çalışan bir araba gibi, her an takla atıp uçurumun dibine yuvarlanabilir. Kurulda konuşulanlar üzerine gördüğüm, yönetimin bu kurula şiddetle ihtiyacı olduğudur. Parayla böyle bir danışman bir ekip tutulamaz.

Ben danışma kurulundaki TÜBİTAK dışı üyelere sonuna kadar güveniyorum. Pardus -şimdilik- olmasa da, özgür yazılımın gelişmesi için çok doğru şeyler ortaya koyacaklardır.

Bekleyip göreceğiz.

Mutlu günler.

Kategoriler
Genel

Çeviriler, Diller, Nüfus ve GeliÅŸmiÅŸlik…

LibreOffice’in arayüz çeviri çalışmalarını %100 seviyesine çıkardıktan sonra, çok daha zor ve uzun bir çaba gerektiren “Yardım” içeriÄŸinin de çeviri oranının yükselmesine odaklandık…

Fark ettiniz mi bilmiyorum ama, özgür yazılımlar katkıcılığı olarak çeviri çalışmalarında genel olarak pek iyi durumda değiliz. Gerek KDE, Gerek GNOME gibi büyük özgür yazılım projelerinde arayüz dışında neredeyse yardım içeriğinde etliye sütlüye dokunulmamış. (Bknz: http://nyucel.blogspot.com/2012/01/hangi-masaustu-ne-kadar-turkce.html?showComment=1326196000189#c5489711096077814770)

Buradan kabaca ÅŸu neticeyi çıkarabiliriz, kullandığımız uygulamalarda sadece araüz üzerinde bir etkileÅŸim bize yetiyor. O yazılımın özelliklerini kavramak için ilk elden yardım içeriÄŸinden yardım almıya pek ihtiyacımız yok, veya yardım içeriÄŸine tenezzül etmiyoruz…

Oysa hepimizin ÅŸiayet ettiÄŸi, yapamamak, veya Nasıl yapılır? Nedir? sorularının cevapları çoÄŸu zaman bu yardım içeriklerinde yer alıyor. Bu içeriÄŸe göz atmadan soluÄŸu google’da almak veya nasıl yyaparım diye sorup baÅŸka insanların zamanını tembellik ile çalmak daha kolay sanırım.

Çok uzatmadan, ÅŸunu unutmamak gerekir ki bu yazılımları yazan kiÅŸilerin oluÅŸturdukları bu yardım içerikleri, o yazılımla ilgili sizi kilitleyen bir çok bilinemeyeni güzellikle anlatmakta… Kimse kendini “Bilgisayardan anlarım” havalarında görmeyip alçakgönüllü ÅŸekilde bu yardımlara kısaca göz atarsa her ÅŸey daha kolay ilerler sanıyorum…

***

Yazı baÅŸlığına gelirsek… Bir müddettir bilgisayarımda Ubuntu kurulu(üzerinde KDE kullanıyorum, nedense Kubuntu’dan daha baÅŸarılı). Bunun sebebi, özellikle LibreOffice çevirilerinde güncel sürüm üzerinde çalışma imkanı bulmak, bildiÄŸimiz üzere Pardus 2011 serisi sona erdiÄŸinden güncel LibreOffice paketleri sunulmamakta.

LibreOffice 3.5 yayımlandıktan sonra, hevesle PPA(Personal Package Archieve-KiÅŸisel Paket ArÅŸivi)’lara düşer düşmez kurdum. Fakat beni haya kırıklığına uÄŸratan bir ÅŸeyle karşılaÅŸtım; LibreOffice için Türkçe yardım paketi maalesef bulunmuyordu… Bira araÅŸtırdım, önceki sürümlerde bir ara çıkmış. Ama ÅŸimdi maalesef yok…

Peki dedimi, The Document Foundation tarafından sunulan *.deb paketini indirip kurayım dedim. LibreOffice Türkiye sitesinden indirdim, fakat ne yazık ki “Bağımlılıkların UyuÅŸmamasından” kurulamadı. LibreOffice’i TDF paketlerinden kurabilirdim, ama sistem ile uyumlu iyi performans veren Ubuntu paketlerini bekledim. Uygulama Ubuntu deposundan, yardım TDF *deb’lerinden olmadı(CoÅŸkun abi, bu kısım senin için, her *deb’in eti yenmiyor görüldüğü üzere :))

Velhasıl-ı kelam, dedim, bari bir hata kaydı açayım, paket isteğinde bulunayım. Bir de alla alla, neden Ubuntu Türkiye topluluğu bu pakete sahip çıkmamış dedim, temkinli şekilde hata kaydını girdim (https://bugs.launchpad.net/ubuntu/+source/libreoffice/+bug/943663).

Hata kaydına yanıt olarak Björn Michaelsen, debian paketçisi arkadaşı Rene Engelhard ile %80’den aÅŸağı çeviri oranına sahip yardım yerellerini paketlememe taraftarı olduklarını söyledi.

Biraz ağrıma gitti, içe doğru burkuldum doğrusu, dilimiz Türkçemizin bu kriterin altında kalmasına üzüldüm. Bir yabancı dil bilmeyen sadece kendi dilini konuşan LibreOffice kullanıcılarının bu yazılımı tam verimli kullanabilmesi, kendilerini geliştirmesi için özgür yazılım tarafında bir seçenek sunulmaması da ayrı bir üzüntü.

Sevgili  Björn Michaelsen, dile sahip çıkma refleksine atfen, yarım içeriÄŸi için kendi paketlerimizi oluÅŸturmaya teÅŸvik edici tavsiyelerde bulundu. haklıydı da, baÅŸkalarından bu beklenmemeliydi. Maalesef *deb apketi yapmayı, bunu Ubuntu’Ya uygun ÅŸekilde yapmayı bilmiyorum. Bilen biri varsa LibreOffice 3.5 için Türkçe yardım içeriÄŸini paketleyip PPA’sını sunarsa çok mutlu olurum.

Bu arada baktım da yine başlığa gelememişiz. Napalım, yazı çok uzadı, başlığı özetleyerek bir sonraki yazıya devredelim.

AÅŸağıda, LibreOffice Yardım içeriÄŸinin dillere göre çeviri yüzdelerini görebileceÄŸimiz sıralı bir tablo hazırladım. Bu tablo aslında çok ÅŸey anlatıyor. LibreOffice’in kiÅŸisel bir üretkenlik takımı olduÄŸu düşünülünce, hem kiÅŸisel hem de kamu, özel sektör ve yerel yönetimlerde kullanıldığı da hesaba katılınca. Hem insanların kendi dillerine sahip çıkması hem de özgür yazılım kullanmak ve bunu tam kapasiteyle kullanmak adına çok iyi fikirler veriyor. Zamanım olsaydı bu oranları, ülkelerin nüfuslarına ve geliÅŸmiÅŸlik oranlarına göre karşılaÅŸtıracaktım ama olmadı. Zaten tablo açık.(Son etkinliÄŸi olmayanlar, çeviri kaynaklarının LibreOffice 3.5 branşı yaratıldıktan sonra bir ekleme veya deÄŸiÅŸikliÄŸin yapılmadığı manasına gelmekte)

İsim İlerleme Özet Toplam Kelime Son Etkinlik
Almanca 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-28 16:41 (Kü)
Bulgarca 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-26 20:33 (mbalabanov)
Çince (Çin) 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-22 12:37 (xslidian)
Danimarkaca 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-22 19:34 (lodahl)
Fince 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-21 18:41 (hatapitk)
Fransızca 100 Tamamlandı 438.349 2012-03-01 18:39 (sophie)
İngilizce (Birleşik Krallık) 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-24 12:43 (sswales)
İtalyanca 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-25 12:11 (valtermura)
Macarca 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-22 19:32 (timar)
Polonyaca 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-21 11:30 (manveru1986)
Portekizce 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-22 20:20 (smarquespt)
Portekizce (Brezilya) 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-21 16:22 (olivier)
Yunanca, Çağdaş (1453-) 100 Tamamlandı 438.349 2012-02-21 12:44 (dmtrs32)
Dutch 99 155 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-02-23 11:35 (kees538)
Khmer 99 205 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-01-13 04:43 (khem)
Catalan 97 14296 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-03-01 08:12 (jmontane)
Çince (Tayland) 97 13502 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-02-26 20:53 (Zerng07)
İsveçce 97 14032 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-01-13 15:58 (nikjoh)
Japonca 97 13090 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-02-26 16:12 (naru0ga)
Rusça 97 13067 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-01-12 15:41 (bormant)
Spanish 97 15197 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2011-11-22 15:45 (timar)
Catalan (Valencia) 96 16170 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
İngilizce (Güney Afrika) 96 16438 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Korece 96 16154 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-01-12 03:32 (hqwater)
Oromo 94 28365 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Bengalce 92 36536 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Çekçe 91 37466 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-03-03 12:29 (khagaroth)
Baskça 89 47077 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-01-07 03:16 (MPascual)
Makedonyaca 87 56610 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Tajik 87 54919 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Vietnamca 86 60230 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Dzongkha (Butan) 82 80693 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Nepali 80 86099 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Tibetçe 78 98343 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Norwegian Bokmål 75 111591 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-03-02 17:26 (olorin)
Gujarati (Hindistan) 72 121423 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Estonyaca 70 131943 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-03-02 14:19 (Mihkel)
Slovakça 58 184175 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-03-01 17:07 (milos)
Galiçya dili 54 199514 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Ä°branice 53 207201 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-01-26 09:46 (Yaron)
Türkçe 44 247262 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-02-28 16:02 (zeki)
Norwegian Nynorsk 35 285617 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Esperanto 34 290462 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-03-03 09:10 (donaldo)
Boşnakça 28 317402 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Gürcüce 23 336754 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Endonezyaca 22 340100 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-02-27 10:39 (catursusetyo)
Sinhala 13 380518 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Uighur 13 381710 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-01-31 10:18 (Sahran)
Hindi 12 387720 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Ä°zlandaca 12 387922 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Ukrainian 10 396175 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Arnavutça 9 399101 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Hırvatça 8 402828 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Asturian 1 437770 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349 2012-02-23 01:46 (Xuacu)
Luxembourgish 1 438164 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349
Urduca 0 438349 kelimeye dikkat edilmesi gerek 438.349

 

Dillerine sahip çıkan ve özgür yazılımda dillerini yaÅŸatan insanlara hayranlık duyuyorum. Büyük sabır ve emek gerekmekte. ÖrneÄŸin LibreOffice yardım çevirileri, dile kolay 438.349 kelime… Son dönemde 15.000 civarı kelime çevirdik, ibreyi sadece %3 oynatabildik…

LibreOffice çeviri çalışmalarına katılamak isterseniz aşağıdaki adreslere bir göz atın:

http://wiki.documentfoundation.org/Language/Pootle/tr
http://wiki.documentfoundation.org/Language/tr