Pardus

Ana sayfa Pardus
Pardus Linux

Bilgisayarınızda Mutlaka Bulunması Gereken Programlar Windows vs Pardus

18

Bilgisayar kullanıcılarının birçok internet sitesinde göremeye alışık olduğu “klişe” konulardan olan başlığımızı üzere, bu klişe de diğerleri gibi windows platformuyla ilgili olarak sıkça kendine gündemde yer bulmakta. Bende esen rüzgar ile Windowstaki bu programlarla Pardus üzerindeki programları şöyle bir kafa kafaya çarpıştırayım dedim, bakalım hangi yumurta daha sağlam çıkacak. Aslında galip baştan belli, çünkü aşağıdaki listede windows programları çoğunlukla ücretli veya deneme süresi sınırlı iken Pardus programları tamamen ücretsiz ve paket deposundan iki tıklama ile kurulabilir durumda 🙂 Evet başlayalım, bunun için http://www.chip.com.tr/galeri/20-farkli-kategoride-40-muthis-yazilim_957_01.html bu adresteki 20 Farklı Kategoride 40 farklı program adlı listesini temel alalım. Başlıyoruz. Üstte Windows programı altta ise Pardus programını yazalım.

  • Avira Antrivirus Personal Free : Adı üzerinde kişisel kullanımı ücretsiz antivirüs yazılımı.
    • Pardus virüs geçirmezdir,Pardus üzerinde çalışabilecek bir virüs yoktur,dolayısıyla antivirüse ihtiyacınız yoktur.Ancak taşınabilir bellekler ve Windows kurulu disk bölümlerinizi tarayabilmeniz için depoda çok güçlü bir antivirüs olan ClamAv(KlamAv arayüzü) mevcuttur, bununla windows virüslerini imha edebilirsiniz.
  • Ad Aware Free: Bu da sisteminizden spyware,malware ve çeşitli trojanları temizlemeniz için bir araç, diğerleri gibi üst verisyonları ücretlidir.
    • Pardus üzerinde zararlı yazılımlar da çalışmaz,size bir zarar veremez 🙂
  • Free Download Manager: İnternetten dosya indirmek için bir program,indirmelerinizi duraklatıp devam ettirebilirsiniz
    • Pardus üzerinde kurulu gelen yetenekli Kget programı ile çok daha hızlı ve kolay bir indirme işlemi gerçekleştirebilirsiniz.
  • Getright Download Manager: Tıpkı yukarıdaki Freeware Download Manager gibi aynı işlevi yapar.
    • Pardus üzerinde kurulu gelen yetenekli Kget programı ile çok daha hızlı ve kolay bir indirme işlemi gerçekleştirebilirsiniz.
  • Pictomio, bilgisayarınızda bulunan resimleri görüntülemenize imkan veren ve aynı zamanda bu resimleri slayt şov formatına dönüştürebilen bir araçtır.
    • Pardus üzerinde kurulu gelen Digikam uygulaması çok çok daha ileri boyuta bir dijital fotoğraf yönetim uygulamasıdır.Aklınıza gelebilecek her türlü işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Sayısız resim düzenleme özelliğinin yanı sıra, resimlerinizden takvim yapabilir, tek tıklama ile resimlerinizi Digikam üzerinden facebook,picasaweb,flickr ve diğer web sitelereine zahmetsizce yükleyebilirsiniz
  • ACDSee Photo Manager 2009:  Tanıdığınız bir resim görüntüleme ve düzenleme aracıdır.
    • Pardus üzerinde kurulu gelen Digikam programının yanı sıra Gwenview programı tahmin edebileceğinizden daha ileri kolaylıklar sunmakta, gelişmiş arşiv yönetimi ve ek özellikleriyle şu anda tartışmasız en iyi resim gösterici ve resim düzenleme programıdır.
  • Google Picasa: Google’ın resim arşivleme ve düzenleme aracı ile bilgisayarınızdaki bütün resimlere hakim olabilirsiniz. Ve bunları Picasaweb ve blogger sitelerinize yükleyebilirsiniz.
    • Pardus üzerinde Digikam ve Gwenview ikilisi, Pisaca’ya kafa tutmanın ötesinde birçok yönde daha ileri özelliklere sahiptirler. Bunun yanı sıra dilerseniz Picasa’yı Pardus’a da kolayca kurabilirsiniz.
  • AutoPhoto Editor: Rakiplerine göre daha zayıf bir fotoğraf düzenleme aracı.
    • Pardus üzerindeki alternatifleri Digikam ve Gwenview ve diğer resim düzenleme araçlarının rakibi olamaz.
  • Free Ultra Video Editor: AVI, MPEG ve WMV gibi birçok video formatını destekleyen ve ücretsiz bir video düzenleme aracı.
    • Pardus üzerinde ücretsiz olarak profösyönellerin kullandıkları video düzenleme araçları sizi beklemekte, film stüdyolarından reklam ajanslarına birçok uzman Avidemux, Kino, Kdenlive programlarını kullanmaktadır. Fazla söze gerek yok.
  • SuperDVD Video editor: Adı üzerinde bilgisayarınızdaki çokluortam dosyalarınızdan DVD oluşturma aracı.
    • Pardus üzerinde Avidemux, Kino, Kdenlive yanı sıra QDVDAuthor ile bu işlemlerinizi kolaylıkla yapabilirsiniz
  • Free Video Converter: Free Video Converter ile videolarınızı farklı video formatlarına dönüştürebilirsiniz.
    • Pardus platformu size çoklu ortamda çok daha güçlü bir altyapı ve ileri düzeyde işlem yağma fırsatı sağlar, ister kolay arayüz olan Mconverter ile isterseniz konsol üzerinden daha detaylı ve ileri düzeyde dönüştüme işlemlerinizi ffmpeg ile gerçekleştirebilirsiniz
  • Total Video Converter: Ses ve videolarınızı farklı formatlara çevirmenizi sağlayan bir program.
    • Pardus platformu size çoklu ortamda çok daha güçlü bir altyapı ve ileri düzeyde işlem yağma fırsatı sağlar, ister kolay arayüz olan Mconverter ile isterseniz konsol üzerinden daha detaylı ve ileri düzeyde dönüştürme işlemlerinizi ffmpeg ile gerçekleştirebilirsiniz
  • Audacity: Ücretsiz bir ses düzenleyicisi olan Audacity ile ses dosyalarınızı düzenleyebilir ve kayıt işlemini gerçekleştirebilirsiniz.
    • Pardus açık kaynaklı olan Audacity’nin gerçek yuvasıdır 🙂
  • Nero9 ve Express Burn : Bu iki program ile CD/DVD yazabilir ve imaj dosyası oluşturabilirsiniz
    • Pardus üzerinde yetenekli  K3b ve işinin ehli Brasero ile işler çok kolay.
  • OpenOffice.org: Microsoft Office’in güçlü bir alternatifi olan OpenOffice.org, kelime işlemciden hesap tablosuna ve PowerPoint tarzı sunum uygulamalarına kadar birçok açıdan Microsoft’un popüler paketi Office ile boy ölçüşebilecek kullanışlı bir Ofis paketi.
    • Pardus açık kaynak ofis paketi olan OpenOffice.org’un ait olduğu gerçek evidir.
  • Comodo Firewall Antivirus ve Zone Alarm Security Suite: Hem güvenlik duvarı hem de antivirüs fonksiyonları bulunan  güvenlik yazılımları.
    • Pardus üzerinde antivirüse gerek yok demiştir. Güvenlik duvarı ise Pardus’un en güçlü yönlerinden biri, geliştiricilerin yazdığı güvenlik duvarı bir ateş duvarı olmaktan öte. Ayrıca Knazar programı da bilgisayarınızı ve korumada çok önemli işlevlere sahiptir.
  • Winzip,7zip,WinRar : Dosya sıkıştırma ve arşivleme programları.
    • Pardus üzerindeki en yetenekli programlardan olan Ark arşiv yönetici kurulu gelmekte ve bütün formatlarda size destek sunmaktadır.
  • PersonalWebkit ve Antenna Web desing Studio:  Dreamweaver ve ExpressionWeb programlarına alternatif web sitesi yaratmanızı sağlayan yazılımlar.
    • Pardus üzerinde Quanta++ , NVU ve Kompozer ile web tasarım,kodlama  ve web sitesi oluşturmayla ilgili bütün ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.
  • Ccleaner : Sistem üzerindeki  hayli dağınık durumdaki işe yaramayan geçici sistem dosyalarını,önbellekleri, çöp kutusunu ve kayıt defterindeki gereksiz girdileri silmeye yarayan bir sistem bakım aracı.
    • Pardus üzerinde fazla temizliğe gerek yoktur, önbelleği ve geçici dosyalarızı Sweeper siler süpürür, viledalar.
  • Filezilla: Ücretsiz ve yetenekli bir ftp istemcisidir.
    • Pardus diğer açık kaynkalı uyguşamalar gibi Filezilla’nın da anavatanıdır.
  • Partition Magic: Sabit diskinizi bölümlere ayırmanızı ve var olan bölümlerin boyutlarını değiştirebilmenizi sağlayan bir program.
    • Pardus üzerinde bu işin gerçek ehli olan Gparted ve QParted ile çok daha güvenli bir disk yönetimine sahip olursunuz.
  • Bittorent: Birçok bittorent uygulaması ile p2p dosya paylaşımı yapabilirsiniz, Bitcomet,utorrent Azureus gibi uygulamalar popülerdirler.
    • Pardus üzerinde şimdiye kadar ki en kolay kullanıma sahip bittorent istemcisi Ktorrent mevcuttur, dahili tarayıcısı ile torrent duyuru sitelerini gezebilir, dahili torrent arama motorları ile tek tıklama ile dosyaları indirmeye başlayabilirsiniz.
  • Limewire: P2P ağlardan dosya paylaşımı yapmanızı sağlayan bir program.
    • Pardus üzerinde limewire’ı paket yöneticisinden iki tıklama ile kurabilirsiniz.

Epeyce bir yazı oldu umarım Pardus kullanmanın güzelliklerine biraz dikkat çekebilmişimdir. Daha fazlasını merak ediyorsanız Windows üzerindeki programların Pardus eşdeğerlerini gösteren güzel bir liste  burada pardus vikisinde mevcut . Bu programların tamamını paket yöneticisinden sadece iki tıklama ile kurabilirsiniz. Hepsi ücretsiz ve özgür şekilde sizi beklemekte. Son olarak benim en sevdiğim Windows ve Pardus farkları,

  • Pardus üzerinde virüslerle,antivirüslerle boğuşmaya gerek olmaması, güzenli ve korkusuzca internette gezinme,sistemimin çökeceğinden korkmama,
  • Gün geçtikçe performansı düşen bir sistem yerine, hergün ilk günkü gibi, hatta daha iyi bir sisteme sahip olma.
  • Format çilesi,onlarca sürücü cd’si içinde boğulmama,intertetin çöplüklerinde sürücü arama derdinin olmaması,
  • Zemberek yazım denetleyicisi ile yazım programları dışında tüm sistemde imla denetiminin zahmetsizce ve otomatik yapılabilmesi,
  • En güzeli ise internet hızımı sonuna kadar kullanabilme,windows 4 vitesli Murat iken Pardus 5 vitesli Doğan 🙂

Sevdiğim farkların sadece bir kısmı bunlar. Sizde özgürce bir adım atın ve bilgisayarınızın tadına varın. Pardus ile tanışın :

Özgür Uygulamalarla Tanışın!

Öne çıkan uygulamalar için tıklayın->http://tr.pardus-wiki.org/PU:İçindekiler

http://www.pardus.org.tr

Pardus 2009.1 Anthropoides Virgo Flies In the Sky !

0
Pardus 2009.1 Anthropoides Virgo
Pardus 2009.1 Anthropoides Virgo

Onur Küçük has announced the final release of Pardus Linux 2009.1: The latest stable release of the 2009 family, Pardus Linux 2009.1 is ready. Pardus Linux 2009.1 comes with the latest stable KDE release, enhanced hardware support, and bigger software archive with up-to-date packages such as KDE 4.3.4, Linux kernel 2.6.31.11, OpenOffice.org 3.1.1, Mozilla Firefox 3.5.7, GIMP 2.6.8, X.Org Server 1.6.5, Python 2.6.4 and many more in just one CD. With the 2009.1 series, the Pardus ISO files are generated as hybrid images which can be burned to a CD, DVD or dumped to a hard disk-like media, such as a USB stick. The Pardus team thanks to you all who have developed, tested, translated and supported Pardus Linux. Here is the brief release announcement. Download the installation CD image from here: Pardus_2009.1.iso (683MB, MD5). A live CD with support for English and Turkish languages is also available: Pardus_Calisan_2009.1.iso (697MB, MD5).

The Official Release Announcement:

Latest stable release of the 2009 family, Pardus 2009.1 is ready ! You
can download this release from Pardus FTP servers;

* Multilanguage Installation image
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2009.1/Pardus_2009.1_Anthropoides_virgo_International.iso

* Turkish and English Installation image
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2009.1/Pardus_2009.1_Anthropoides_virgo.iso

* Turkish and English Live image
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/calisan/2009.1/Pardus_Calisan_2009.1_Anthropoides_virgo.iso

Users of Pardus 2009 will automatically switch to 2009.1 with
tonight’s package updates.

Pardus 2009.1 comes with the latest stable KDE release, enhanced
hardware support, bigger software archive with up to date packages such
as;

KDE 4.3.4
Linux kernel 2.6.31.11
OpenOffice.Org 3.1.1.5
Mozilla Firefox 3.5.7
Gimp 2.6.8
Xorg 1.6.5
Python 2.6.4

and many more in just one CD.

With the 2009.1 series, Pardus ISO files are generated as Hybrid
Images. The same Hybrid Image can be burned to a CD, DVD or dumped to a
harddisk like media, like a USB stick. More info can be found in the
README file next to ISO images.

For a smooth Pardus experience, please verify the checksum of the ISO
files after you have downloaded, and if you will burn the images to
CD, use quality CD’s and burn the CD in DAO mode with 16x speed.

Pardus Team thanks to you all who has developed, tested, translated
and supported Pardus.


Onur Küçük Knowledge speaks,
<onur.–.-.pardus.org.tr> but wisdom listens

And here is it !

Pardus 2009.1 Anthropoides Virgo
Pardus 2009.1 Anthropoides Virgo

And also it is here

Pardus 2009.1 Anthropoides Virgo
Pardus 2009.1 Anthropoides Virgo

Hello,

Latest stable release of the 2009 family, Pardus 2009.1 is ready ! You
can download this release from Pardus FTP servers;

* Multilanguage Installation image
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2009.1/Pardus_2009.1_Anthropoides_virgo_International.iso

* Turkish and English Installation image
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2009.1/Pardus_2009.1_Anthropoides_virgo.iso

* Turkish and English Live image
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/calisan/2009.1/Pardus_Calisan_2009.1_Anthropoides_virgo.iso

Users of Pardus 2009 will automatically switch to 2009.1 with
tonight’s package updates.

Pardus 2009.1 comes with the latest stable KDE release, enhanced
hardware support, bigger software archive with up to date packages such
as;

KDE 4.3.4
Linux kernel 2.6.31.11
OpenOffice.Org 3.1.1.5
Mozilla Firefox 3.5.7
Gimp 2.6.8
Xorg 1.6.5
Python 2.6.4

and many more in just one CD.

With the 2009.1 series, Pardus ISO files are generated as Hybrid
Images. The same Hybrid Image can be burned to a CD, DVD or dumped to a
harddisk like media, like a USB stick. More info can be found in the
README file next to ISO images.

For a smooth Pardus experience, please verify the checksum of the ISO
files after you have downloaded, and if you will burn the images to
CD, use quality CD’s and burn the CD in DAO mode with 16x speed.

Pardus Team thanks to you all who has developed, tested, translated
and supported Pardus.


Onur Küçük Knowledge speakHello,

Latest stable release of the 2009 family, Pardus 2009.1 is ready ! You
can download this release from Pardus FTP servers;

* Multilanguage Installation image
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2009.1/Pardus_2009.1_Anthropoides_virgo_International.iso

* Turkish and English Installation image
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/kurulan/2009.1/Pardus_2009.1_Anthropoides_virgo.iso

* Turkish and English Live image
ftp://ftp.pardus.org.tr/pub/pardus/calisan/2009.1/Pardus_Calisan_2009.1_Anthropoides_virgo.iso

Users of Pardus 2009 will automatically switch to 2009.1 with
tonight’s package updates.

Pardus 2009.1 comes with the latest stable KDE release, enhanced
hardware support, bigger software archive with up to date packages such
as;

KDE 4.3.4
Linux kernel 2.6.31.11
OpenOffice.Org 3.1.1.5
Mozilla Firefox 3.5.7
Gimp 2.6.8
Xorg 1.6.5
Python 2.6.4

and many more in just one CD.

With the 2009.1 series, Pardus ISO files are generated as Hybrid
Images. The same Hybrid Image can be burned to a CD, DVD or dumped to a
harddisk like media, like a USB stick. More info can be found in the
README file next to ISO images.

For a smooth Pardus experience, please verify the checksum of the ISO
files after you have downloaded, and if you will burn the images to
CD, use quality CD’s and burn the CD in DAO mode with 16x speed.

Pardus Team thanks to you all who has developed, tested, translated
and supported Pardus.


Onur Küçük Knowledge speaks,
<onur.–.-.pardus.org.tr> but wisdom listens
s,
<onur.–.-.pardus.org.tr> but wisdom listens

Bir Tezin Hikayesi…

5

Yüksek Lisans tezimi Pardus üzerinde tamamen özgür yazılımlar kullanarak yazmıştım. Tezimin hikayesini Özgürlükİçin E-Dergi’nin 34. sayısı için kaleme almıştım. 

Birilerine faydası dokunur diye -en azından arama motorları ve paylaşım kolaylığı açısından- günlüğüme de aktarmak istedim. Belki bu sayede özgür yazılımla üretmek isteyen birkaç kişiye daha ulaşmış olurum…

Tıpkı başka bir Dünya’nın mümkün olduğu gibi, özgür yazılımla da üretmek mümkün! Hem de tahmin etmeyeceğiniz kadar kolay ve nitelikli şekilde…

Bir Tezin Hikayesi

Tezim - Avrupa Birliği'nde Yoksullukla Mücadele ve Türkiye'nin Uyum Sürecindeki Yeni Uygulamalar
Tezim - Avrupa Birliği'nde Yoksullukla Mücadele ve Türkiye'nin Uyum Sürecindeki Yeni Uygulamalar

Pardus, kişisel kullanımın dışında, kişisel üretim için de barındırdığı özgür üretim araçları ile bu gibi ihtiyaçlarımızı karşılamakta oldukça başarılı bir GNU/Linux dağıtımı. Bundan yaklaşık 4 yıl önce, 2007 yılında, Yüksek Lisans eğitimine başladım. İstanbul Üniversitesi’nde tamamladığım lisans eğitimimden sonra, yüksek lisans eğitimi için de tercihim yine okulum oldu. Avrupa Birliği Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başladıktan birkaç ay sonra Pardus ile tanıştım.

Aslında özgür yazılımla tanışmam ve özgür yazılım kullanma isteğim, biraz daha geriye gidiyor. Lisans eğitimim sırasında Firefox ve OpenOffice.org kullanmaya başlamıştım. Öğrencilik, ekonomik koşullar ve genel kabul görmüş “korsan yazılım” kültürü, bilgisayarımın işletim sistemi ve ofis yazılımı tercihimi, zoraki ve bilinçsiz bir şekilde, korsan yazılımdan yana kullanmaya itmişti. Lisansın son yılında tanıştığım OpenOffice.org, benim için bir dönüm noktası oldu. Okulda verilen ödevleri yaparken, emeğimi korsan bir yazılım üzerine dökmek beni içten içe rahatsız etmeye başlamıştı. Emek veriyordum, fakat bu emeği ortaya döktüğüm yazılımı kullanarak emek hırsızlığı yapıyordum ayrıca. Özgür değildim ve bu nedenle yaptığım çalışmalarda bu beni rahatsız ediyordu. OpenOffice.org ile tanıştığımda, Windows işletim sistemi üzerinde kullansam da, biraz rahatlamıştım ve çok daha rahat çalışabiliyordum. Lisansta çok ödevim olmasa da, yüksek lisansın başlangıcında bütün çalışmalarımı OpenOffice.org üzerinde yapmaya başlamıştım.

Aynı yıl Pardus 2007 yavaş yavaş tanınmaya başlamıştı. Birkaç forumda Pardus hakkında birkaç yazı okumuştum, ama denemeye pek cesaret edememiştim doğrusu. Bilgisayarımda Linux kullanabilmek aslında çok daha gerilerden gelen bir fantazimdi. Fakat o zamana kadar bilgisayar dergilerinden gördüğüm kadarıyla, konsol komutları sabit disk biçimlendirme işlemleri ve metin tabanlı kurulum beni çok ürkütmüştü. Pardus hakkında biraz okuyunca, Pardus’un getirdiği kolaylıklar ve son kullanıcı hedefi ve en önemlisi Türkiye’de geliştiriliyor oluşu beni cesaretlendirdi.

Pardus ile tanıştıktan sonra kısa süre içerisinde Pardus’a alıştım. Halihazırda tanışmış olduğum özgür ofis yazılımı OpenOffice.org ile araştırmalarımı, ödevlerimi halletmeye başladım. Özgür ofis yazılımının yanında, esas olarak kullandığım işletim sisteminin de özgür olması ile yukarıda bahsettiğim rahatsızlık duygusu ve kısıtlanmışlık hissi kayboldu. Özgür bir platformda çalışıyor olmak, insanlığın ortak emeği ile sanki bana kişisel olarak bir şeyler üretmem için sunulmuş bir fırsat gidiydi. Çok rahatlamıştım ve üretme hevesim çok fazlaydı. Şimdi bile özgür yazılımın kişisel üretim için sunduğu imkanları görünce aynı hisse ve şevke kapılıyorum. Sanki birileri bana sistem burada, araç burada, sen yeter ki üret diyor. Daha açıklayıcı olmak gerekirse, Mahmut Tuncer’in dile getirdiği gibi, şeker var, un var, yağ var ne duruyorsun yaklaşımı diyebiliriz.

Temel sisteme ve üretim araçlarına “özgürce” ve bir bedel olmadan sahip olduktan sonra, bu temelde kendi adıma bir şeyler yapmak bana haz vermeye başlamıştı. Bunların farkına vardığımda ise kendi kendime “Yüksek Lisans tezimi tamamen Pardus üzerinde yazabilir miyim acaba, nasıl olur ki?” diye sormaya başladım. Bu soruma “Evet, bunu yapabilirim, ben özgür bir işletim sistemi üzerinde Tezimi özgürce yazabilirim, insanlığın ortak bilgi birikimi bu imkanları bana sunduktan sonra ben neden özgür bir tez yazamayayım ki?” cevabını vermem uzun sürmedi. Ders yılı boyunca ödevlerimi ve çok olmasa da araştırma çalışmalarımı Pardus üzerinde sürdürdüm.

Ders yılını tamamlamamım ardından, malum ülkemizin işsizlik sorunu, ve diğer özel nedenler dolayısıyla yüksek lisans eğitimimin ilk tez yılını boş geçtim diyebilirim. Zaten lisans eğitimim de de benzer nedenlerle çok iyi bir öğrencilik dönemi geçirememiştim. Tez konumu belirlemem ve en önemlisi bu konuda çalışmaya başlamam bir hayli sürdü. İş bulmamın ardından, ekonomik olarak güvenceye kavuşmam, bu sayede evlenerek hayatımı sevdiğim insanla birleştirmeme vesile oldu. Bu gelişmeler, ülkemizde bir lüks olarak algılanan yüksek lisans eğitimini tamamlamak için bana güç verdi.

Tez Yazmaya Başlamak…

İlk bölümde anlattığım hikaye kısımının ardından konunun özüne dönelim… Bir akademik çalışma olan yüksek lisans tezi; belirli şekil şartlarına sahip, akademik ölçüler ve gereklilikler doğrultusunda hazırlanması mecbur olan yazılı çalışmalardır. Tezinizi daktiloda yazabileceğiniz gibi, modern teknolojiyi kullanarak bilgisayar üzerinde de yazabilirsiniz. Ben modern bir üretim seçeneği olan bilgisayarı seçtim.

Bilgisayar üzerinde bir tez yazmanız için temelde bir kelime işlemciye ihtiyaç duyarsınız. Bu kelime işlemci gelişmiş bir kelime işlemci olabileceği gibi konsol tabanlı bir metin editörü de olabilir. Bu konuda Pardus üzerinde alternatiflerini şunlar olabilir:

  1. Basit metin editörü(ör. konsol tabanlı, Kwrite, Gedit vb)

  2. Ofis yazılımları-Kelime İşlemci(ör. OpenOffice.org/LibreOffice, Kword, AbiWord vb)

  3. LaTeX editörü(ör. Lyx, Kile, Tex, Texmaker vb)

Bu seçeneklerden üçüncüsü olan LaTex konusuna kısaca değinmek gerekirse; LaTeX akademik çalışmalar için oluşturulmuş bir belge hazırlama sistemidir. Genelikle fen bilimleri ve matematik alanında kullanılsa da sosyal bilimler alanında da yoğun olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde de birçok üniversite bu alanlarda çalışmaların LaTeX üzerinde yapılamasını tavsiye emekte ve bunun için yönerge ve rehberler yayınlamaktadırlar. Latex akademik çalışmaların dışında, kitap ve diğer çeşitli belgeleri yazmak için de kullanılmaktadır. LaTeX belgelerinin kağıt ortamında en iyi çıktıyı verdiğinin de altını çizmeyi ihmal etmeyeyim. LaTeX konusunda daha fazla bilgi için ilgilenen arkadaşlar Google, PardusWİki ve Özgürlükİçin.com’da arama kutucuğuna LaTeX yazıp detaylı bilgi edinebilirler.

LibreOffice Özgür Ofis Yazılımı
LibreOffice Özgür Ofis Yazılımı

Benim bu seçenekler arasındaki tercihim Kelime İşlemci’den yana oldu. Bu seçimi yapmamın nedeni ise o güne kadar az çok hakim olduğum bir yazılım olması ve bu yazılımların diğer seçeneklere göre bana daha kolay kullanılabilir gelmesiydi. Bu karar basit gibi görünse de, özellikle LaTeX ile kıyaslanınca zor bir karardı.

Yardımcı yazılımlar…

Tezimi yazacağım platforma karar verdikten sonra işler benim için biraz daha kolaylaşmıştı. Bundan sonra sıra tez çalışmam için ihtiyacım olan yardımcı yazılımları belirlemekteydi.

Tezim için temel oluşturabilmek için birçok makale ve kitap okumam gerekiyordu. Bu makale ve kitaplar basılı ortamda olduğu gibi elektronik ortamda da bulunmaktaydı. Elektronik ortamda bulunan kitap ve makaleler genellikle PDF ve ofis dokümanı biçimindeydi. Ofis dokümanlarının üzerinde çalışmak kolaydı, fakat PDF biçimindeki belgelerde çalışmak o kadar kolay değildi.

Bildiğiniz gibi PDF biçimindeki dosyalar, ya metin halindedir ya da salt görüntü halindedir. Metin halindeki PDF belgelerininden metini seçebilir ve ofis belgelerine aktararak üzerlerinde çalışabilir not alabilirsiniz. Fakat görüntü halindeki PDF dosyaları üzerinde çalışmak hiç kolay değildir. Windows platformunda bu dosyaları okumak için kullandığınız Adobe Reader yazılımı ile bu dosyaları sadece görüntüleyebilirsiniz. Oysa Pardus üzerinde gelen belge görüntüleyici Okular size bu belgeler üzerinde çalışmak için mükemmel araçlar sunmakta.

Okular - Özgür Belge Görüntüleyici
Okular - Özgür Belge Görüntüleyici

Okular’ın size sunduğu en önemli özellikleri, PDF dosyaları içerisinde yer imleri koymak, önemli yerlerin altını çizmek, buraları serbest biçimde işaretlemek ve not almak olarak sayabilirim. Salt görüntü halindeki PDF dosyaları üzerinde not alabilmek, ve çalıştığınız bütün PDF dosyaları üzerinde aldığınız notları ve yer imlerini tek pencereden görebilmek, bu notlara hızlıca ulaşabilmek mükemmel bir şey! Okular ile bir PDF dosyası açın ve F6 tuşuna basarak neler yapabileceğinizi kendi gözleriniz ile görün derim!

Ben Okular belge görüntüleyicisinin yanında, Okular’a göre çok daha hızlı olan bir belge görüntüleyici olan Evince yazılımını aslında daha fazla kullandım. Okular nedense birkaç belge ile aynı anda çalışırken, özellikle görsel olarak zengin belgelerde performans düşüklüğü yaratıyor. Evince ile PDF dosyalarını çok daha hızlı ve kolay görüntüleyebiliyorsunuz.

KNotes- KDE Masaüstü Notları
KNotes

Belge görüntülemenin dışında, çok önemli bir ihtiyaç ise not tutmak. Pardus üzerinde gelen masaüstü notları çok işe yarıyor. Notlarınızı daha organize olarak tutmak isterseniz, Basket yazılımı tam sizlik. Bir diğer alternatif ise notlarınızı bir ofis belgesinde tutmak. Ben bu üç yöntemi de kullandım. Hızlı notlar için KNotes masaüstü notlarını, planlama için Basket’i ve kontrol için ise ofis belgelerini not tutmak için kullandım.

Biraz ileri teknoloji…

Belge yazmak, görüntülemek, not almak temel düzeydeki yazılımlar ile başarılabilecek işlerdi. Ama araştırma sürecini daha hızlandırmak için biraz ileri teknolojiye ihtiyaç duymaktaydım. Bilgisayarımdaki kayıtlı tüm belgelerin içine tek tek girmek, sayfalarca belge arasında bir kavramı aramak, bu işin nasıl olacağı doğrusu kafamda bir soru işaretiydi. Google’de arama yapmak bildiğiniz gibi bilgisayar yerelinde arama yapmaktan çok daha kolaydı. Ama benim bilgisayarımda topladığım belgelerin içeriğinde de arama yapabilmem gerekirdi.

Nepomuk - Semantik Masaüstü Aracı
Nepomuk - Semantik Masaüstü Aracı

Bu noktada devreye ileri teknoloji ürünü olan Nepomuk ve Strigi servisi girdi. Belgelerimi tuttuğum dizini Nepomuk ve Strigi servisine indekslettirdim. Nepomuk sayesinde bu dosyalara etiketler koydum, işime ne kadar yaradığına göre ise dosyaları 5 yıldız üzerinden oyladım. En önemli kısım olan dosya içeriğinde arama işlemini ise Strigi ile hallettim. Dolphin’de arama kutucuğuna aramak istediğim kelimeyi yazdığımda bu dosya adında ve içeriğinde o kelimeyi içeren bütün belgeler karşıma çıktı. Bu sayede araştırma sürecim çok hızlandı. Onlarca dosya ve binlerce sayfa arasından bir kelimeyi, bir terimi daha kolay olamazdı doğrusu.

Zotero, Çok Büyük İhtiyaç!

Zotero - Yeni nesil Araştırma Aracı
Zotero - Yeni nesil Araştırma Aracı

Tezlerin şekil şartlarına tabi olduğunu belirtmiştim. Bu şartlardan en önemlisi ise tezlerde kullanılan dipnotlar ve kaynakça kısımlarının bulunması. Tezi yazarken yararlandığınız onlarca kaynağı doğru şekilde belirtmelisiniz ve doğru biçimde tezinizde yer vermelisiniz.

Tez yazarken kullandığım OpenOffice.org(ve daha sonra LibreOffice yazılımı), dipnot ve kaynakça konusunda kendi iç araçlarına sahipti. Bu araçlar maalesef tıpkı Microsoft Office Word yazılımındaki gibi bu alanlarda zayıftı. Öntanımlı olarak gelen dipnot ve kaynakça biçimlendirmesi kişiselleştiremiyor ve toplu hale kontrol edilemiyordu, aynı zamanda geriye dönüp bu girdileri düzenlemek ise hiç kolay değildi. Basit olarak zamanınız var ise manuel dipnot girişi ve kaynakça oluşturabilirsiniz. Bunun yanı sıra çevrimiçi hizmetleri kullanarak bu ihtiyacınızı giderebilirsiniz.

Maalesef bu yöntemlerin hiçbiri bana makul gelmedi. Bu konuda araştırma yaparken, belki de tezim için en önemli araç olan Zotero ile karşılaştım.

Zotero, akademik alanda çalışan insanlar için bulunmaz bir nimet! Sundukları ile sizi çok büyük sıkıntılardan kurtaran mükemmel bir uygulama.

Firefox candır!
Firefox candır!

Zotero temelde bir Firefox uygulaması. Ofis yazılımız ile iletişim kurup bilgisayarınızdaki veya internette gezinirken karşılaştığınız bir eseri kütüphanenize almanızı, akademik biçemde olarak kaynak gösterebilmeniz için gerekli bilgileri kolayca girerek bu kaynakları elinizin altında tutabileceğiniz bir uygulama. Zotero sadece bununla sınırlı kalmayarak, araştırma yapanlar, kitap, belge, kılavuz yazanlar için bulunmaz nimetler sunuyor. Zotero ile araştırma yapmak, kaynak toplamak ve kütüphane oluşturmak çok kolay.

Zotero’nun sunduğu imkanlar bununla da sınırlı kalmıyor. Sunduğu ücretsiz üyelik servisi ile, kütüphanenizi, notlarınızı ve dosyalarınızı(100MB’a kadar ücretsiz) Zotero sunucusu ile eşleştirebiliyorsunuz. Bu sayede tez çalışmalarınıza internete bağlı olan herhangi bir bilgisayardan da devam edebiliyorsunuz. Bu servisin sağladığı en önemli özellik ise, veri güvenliği. Düşünsenize, çalışmanızda kullanmak için yaklaşık 100 eserlik bir kütüphane oluşturdunuz, hepsinin eser adından tutun, basım yılı, yayınevi çevirmeni gibi gerekli bilgilerini yazdınız. Ya bilgisayarınıza bir şey olursa, ya bunca veri ve veri bilginiz giderse, ya bilgisayarınız çalınırsa? Zotero, sizin için bu senkronizasyonu otomatik olarak yaparak sizi büyük bir sıkıntıdan kurtarıyor.

Zotero’yu kısaca tanıttıktan sonra, Zotero’yu Pardus üzeridne nasıl kullanılacağına değineyim. Zotero dediğim gibi bir Firefox eklentisi, Zotero’yu kendis sitesinde kolayca indirip yükleyebilirsiniz. Zotero’yu Firafox’a kurduktan sonra, yapılaması gereken önemli bir iş kalıyor. Zotero ve Kelime İşlemci’yi birbirine bağlamak. Bunun için, Zotero’nun kendi sitesinden kelime işlemciniz için uygun eklentiyi bulup kuruyorsunuz (http://www.zotero.org/support/word_processor_plugin_installation) Pardus 2011 için Zotero 2.1 ve Zotero 2.1 için OpenOffice.org/LibreOffice eklentisini seçebilirsiniz. Bu eklentileri kurduktan Firefox yeniden başlayacak ve yeni bir pencerede Zotero yapılandırma ekranı ile karşılaşacaksınız. Hiçbir ekstra ayar yapmadan “İleri” düğmesine tıklayarak kurulumu tamamlayabilirsiniz. LibreOffice programını açtığınızda araçlar çubuğunuzda Zotero araç çubuğunu göreceksiniz. Pardus 2009 üzerinde nasıl kurulum yapılacağı konusunda ise PardusWiki’deki Zotero maddesine bakabilirsiniz.

Zotero araç çubuğunu, çok basit bir kullanıma sahip. Sadece 7 tane düğmeye sahip bu düğmeler sırasıyla; Başvuru(Dipnot) ekle, Başvuru(Dipnot) Düzenle, Kaynakça(Bibliyografya) ekle, Kaynakça(Bibliyografya) düzenle, Yenile ve Zotero alan kodunu temizle. Daha kolay bir menü olamazdı doğrusu… Eser Bilgilerinizi Firefox üzerinde oluşturun, internette gezerken eser toplayın, tek tıkla bunları dipnot olarak ekleyin, tek tıkla kaynakça oluşturun, tek tıkla bütün belgelerinizi güncelleyin.

Bir belgede Zotero düğmelerine ilk kez tıkladığınızda size belgenizde hangi dipnot ve kaynakça sitili kullanmak istediğinizi soracaktır. Öntanımlı olarak dünyada yayıgın olarak kullanılan Modern Language Association, Harvard Reference Format, American Sociological Association, Chicago Manual of Style gibi birçok biçim karşınıza çıkmakta. Eğer okulunuz bu biçemleri öneriyorsa listeden seçip hemen atıf yapmaya, dipnot koymaya ve kaynakça oluşturmaya başlayabilirsiniz. Fakat benim okulum gibi okulunuz bu biçemler dışında bir biçem istiyorsa yapabileceğiniz iki şey bulunmakta. Birincisi, Zotero’nun sitesinden ekstra biçimler indirebilirsiniz, binlerce biçim sizin kullanımınız için Zotero Biçim Deposunda(bu adreste http://www.zotero.org/styles ) sizi bekliyor, buradan biçim önizlemelerini de görebiliyorsunuz. Eğer şanslıysanız okulunuzun istediği biçimi buradan tek tıklama ile (“Install”) kurabiliyorsunuz. Eğer istediğiniz biçim burada da yoksa Zotero size bir alternatif daha sunuyor. Bu ikinci seçenekte, kendi biçiminizi kendiniz oluşturabiliyorsunuz. Bu ikinci seçenek için Zotero size bu işi nasıl yapacağınız konusunda bir belgeleme sunuyor, belgeleme İngilizce (http://www.zotero.org/support/dev/citation_styles), biraz XML biliyorsanız, diğer stillerden de kopya çekerek kendi stilinizi oluşturabilirsiniz.

Ben, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tez hazırlama yönergesine göre kendi Zotero stilimi kendim oluşturdum. Elimden geldiğince doğru yapmaya çalıştım, bazı yerlerde küçük sıkıntıları olsa da işimi gördü. Bu biçim dosyasını http://bluzz.net/tezim adresi altında bulabilirsiniz.

Zotero konusununda son olarak, Zotero’nun çok güçlü bir araştırma aracı olduğunun altını tekrar çizmek isterim, kendi sitesinden izleyebileceğiniz tanıtım videolarında da görebileceğiniz gibi, çok yetenekli ve zeki bir araç. Basit düzeyde bireysel kullanımın yanı sıra, bir araştırma grubunda çalışıyorsanız, ortaklaşa çalışma ve konusunda da araştırma grupları kurarak veya hazır gruplara katılarak ortak kütüphaneler oluşturup bu kütüphanelerden ve notlarından faydalanabiliyorsunuz. Diğer taraftan Sosyal Paylaşım paralelinde, Zotero kullanan kişileri ve çalıştıkları disiplinleri(bilim dallarını, ilgi alanlarını) görebiliyorsunuz. Örneğin Makine Mühendisliği veya Nöroloji konusunda araştırma yapıyorsanız, yurt dışında sizinle aynı alanda çalışabilen kişileri ile Zotero üzerinden iletişime geçebilir, kaynakça paylaşımında bulunabilirsiniz. Bu da gerçekten bulunmaz bir nimet, özellikle ülkemizde yurt dışındaki kişiler ile irtibata geçmenin zor olduğunu göz önüne alınca, üretimi ve araştırmayı paylaşmak Zotero’nun bize sunduğu çok güzel bir imkan.

Son Söz….

LibreOffice Özgür Ofis Yazılımı
LibreOffice Özgür Ofis Yazılımı

Yukarıda bahsettiğim araçlar özellikle Zotero, tez yazım sürecimi inanılmaz kolaylaştırdı. Zemberek imla denetimi ile tez genelinde yazım denetimi sağladım. OpenOffice.org/LibreOffice Calc ile tablolar, çizelgeler ve grafikler oluşturdum, bunları kolayca Kelime işlemci içerisinde kopyaladım, ve kelime işlemci içerisinde de düzenleyebildim. Bazı ham veri, virgülle ayrılmış veri(CSV)’leri çevirmede Gedit’i kullandım. PDF dosyalarını birleştirmede, kesmede sevgili Fırat Özgül’ün yazmış olduğu Harman yazılımını kullandım. Elbette ara ara yaşadığım sorunlar, hatalar oldu. Sorunları çözmem zor olmadı, hatalar içinse hata kaydı girdim. Hatta bazı iyileştirme önerilerinde de bulundum. Tezimi yazmaya başladığımda OpenOffice.org kullanırken, tezimi yazarken yaşanan gelişmeler neticesinde tezimi, LibreOffice kullanarak bitirdim. Bu süreçte LibreOffice yerelleştirmeleri için çalışmalara katıldım, LibreOffice’in bugün %100 Türkçe bir arayüz ile karşımıza gelmesine katkı verdim, tr.libreoffice.org sitesi için çalışmalarda bulundum.

Tez yazım sürecimde, ne Pardus ne de kullandığım diğer özgür yazılımların hiçbiri beni yarı yolda bırakmadı! OpenOffice.org ara ara çökse de belgelerimi hep kurtardı, LibreOffice’de ise (Knazar değmesin!) henüz çökme yaşamadım. Bu açıdan Pardus ve üzerinde gelen yazılımlarda emekleri geçenlere çok teşekkür ediyorum.

Tezimi tamamen, Pardus üzerinde, başka bir platform veya bir araç kullanmadan yazmak benim hayalimdi. Bunu gerçekleştirebildiğim için çok mutluyum. Pardus’un bir üretim platformu olduğunu sürekli belirtmekteyim. Bilgisayarın sadece internet ve eğlence aracı olmadığını bir üretim aracı olduğunu tekrar belirmek isterim. GNU/Linux’un insanlara sunduğu fırsatlardan yararlanarak benim de kendimce bir ürün ortaya koyabilmem, bunun kabul görmesi beni manevi açıdan çok mutlu etti.

Eğer siz de akademik alanda araştırma yapıyorsanız, bu araştırmalarınızda ve tez çalışmalarınızda Pardus kullanmanızı şiddetle öneririm. Yukarıda bahsettiğim bütün yazılımlar ve size sunduğu ileri teknolojiler ile Pardus araştırma alanında diğer rakiplerinden geride kalmıyor!

Son olarak bu süreçte içimde kalan bir iki husustan bahsedeyim. Birincisi tezimi yazarken kullandığım yazı tipi, tez yönergesine uyun bir seçim yaptım, seçenekler arasından Times New Roman karakterini seçtim, alternatif olarak özgür bir yazıtipi olan Liberation Serif’i seçebilirdim, veya Arial yerine Liberation Sans’da seçimim olabilirdi. Gerek zaman gerekse bu tiplerin döküm alacağım bilgisayarlarda nasıl görüntüleneceğini bilmediğimden bu şekilde yapmak durumunda kaldım. Ama biraz daha zamanım olsaydı, yazıtipini değişik kullanmak isterdim.

İkinci olarak ise, gerek okulumun sitesinde, gerekse YÖK tez bankası ve Tez yönergelerindeki anlatımların tamamı Windows sistemleri üzerinde kullanılacak uygulamalar ile ilgili, biraz zamanım olsaydı bu yönergeleri Linux üzerinde kullanılacak yazılımlar ile değiştirip paylaşmak isterdim. Maalesef bunları yetiştiremedim.

Yapabildiğim şey, modern yazılımlar ve araştırma araçları ile Pardus’u bir araya getirebilmek ve bununla bir Tez ortaya koyabilmek oldu. Bu sayede Pardus’un araştırma alanında da kullanılabileceğini ve diğer sistemlerden hiçbir eksiği olmadığını gösterdiğim düşünüyorum.

Umarım yakın zamanda, Pardus üzerinde hazırlanan diğer tezleri, Pardus üzerinde yazılan kitapları ve eserleri görebiliriz.

Bu yazıya konu olan “Avrupa Birliği’nde Yoksullukla Mücadele ve Türkiye’nin Uyum Sürecindeki Yeni Uygulamalar” konulu tezimin bu yazı ve e-dergi’nin bu sayısına özel sürümünü http://bluzz.net/tezim adresinde bulabilirsiniz.

Merkalıları için Bağlantılar:

1-Libreoffice (http://tr.libreoffice.org)

2-OpenOffice.org(http://www.openoffice.org.tr)

3-Zotero, (www.zotero.org)

4-Okular, (http://tr.pardus-wiki.org/Okular )

5-BasKet, (http://tr.pardus-wiki.org/BasKet)

6-Knotes, (http://tr.pardus-wiki.org/KNotes)

7-Nepomuk, (http://nepomuk.semanticdesktop.org/)

LibreOffice ile Ön Sayfa(Kapak) oluşturmak ve numaralandırmak

LibreOffice’in hangi versiyonuyla geldiğini tam bilemesem de, epeydir aklımda olan ve kısaca yazmak istediğim güzel bir özellik; LibreOffice’in Ön Sayfa oluşturucusu.

OpenOffice.org zamanında olmayan bu özellik, bir çok insan için sinir bozucu olan, bölüm oluşturma, bölümlere numaralandırma şartlamaları yapma vb angaryaları ortadan kaldırıyor. Tıkla ve devam et gibi hoş bir işlev.

Şimdi eskinden nasıl yapıldığını merak etmek isteyenler, şuralara bakabilir:

Bunları geride bırakırsak, yapmanız gereken oldukça basit.

Boş bir belge açın,

Ekle-> Alt Bilgi-> Varsayılan’ı seçerek belgenize bir alt bilgi alanı ekleyin. Unutmayın ki metin alanına sayfa numarası eklemek hem amatörcedir hem de bu alanları anlamadan silersiniz. Bu nedenle, sayfa numarası, dipnot, sürekli uyarı metni, şirket anteti vb gibi girdileri yaparken hep üst bilgi veya alt bilgi alanı kullanın)

Şimdi Alt Bilgi alanına tıklayın, Menü’ye gelin Ekle-Alanlar-Sayfa Numarası’na tıklayarak otomatik sayfa numaralandırıcıyı bu alana ekleyin.

Kapağımızı yazalım, sonra Biçim -> Ön Sayfa yoluyla ön sayfa ekleme ayarlarını yapalım.

Mevcut sayfamızı ön sayfya dönüştürmek istediğimizden bu seçeneği tercih ediyoruz. Şayet hali hazırdaki belgelere bir ön sayfa veya kapak eklemek isterseniz, Yeni Ön Sayfalar ekle seçeneğiyle, boş yeni ön sayfalar ekleyebilirsiniz.

Burada numaralandırmayla ilgili püf noktası; Sayfa Numaralandırmasını ön sayfadan sonra yeniden başlat seçeneğini seçmek. Bu seçeneği seçtiğiniz zaman ön sayfanızda numara olmayacak ve sonrasında gelen sayfa dilediğiniz numaradan başlayacaktır.

LibreOffice'de Kapak Sayfası Oluşturmak
LibreOffice’de Kapak Sayfası Oluşturmak

 

Ön sayfa ekle seçeneğinde gerekli tercihlerden sonra, Tamam düğmesine tıkladığınızda ön sayfadaki numara hanesinin gittiğini göreceksiniz. Enter tuşuyla ikinci syafaya geçtiğinizdeyse, o sayfanın istediğiniz numaradan başladığını göreceksiniz.

Eğer iç kapaklı veya bastırılacak bir belge(kitap, rapor vs vs) çalışıyorsanız, iç ön sayfa için gerekli ayarları da bu kutucuktan yapabilirsiniz.

***

Şimdiye kadar eksikliğini tez yazarken hissettiğim, LibreOffice ile gelen ve geç farkettiğim ve yazmakta da epey bir geç kaldığım bir özelliği de buraya not düşerek kafamdaki bir işi daha bitirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Eğer yok efendim hala “…zor geldi, anlamadım, karışık yaa” diyorsanız, üzülmeyin sizler için de bir şablon ana belgemsi bir şey hazırladım. belge içinde numaralandırma, içindekiler dinizi oluşturma gibi temel ipuçları da var. Buyrunuz, afiyet bal şeker 😉

LibreOffice'de Kapak ve İçindekiler Dizini ŞablonuLibreOffice’de Kapak ve İçindekiler Dizini Şablonu

 

Efendim, dünyanın en güzel eylemi okumak… Okumak için de yazı lazım, yazıyı yazmak için araç lazım… Böyle güzel özgür bir aracımız LibreOffice’i ben kendim ve ailem kullanıyorum. Çok güzel bir araç, nefis… Her gün bir sayfa yazıyorum. LibreOffice çok güzel bir özgür yazılımdır. İndirin, yoğun bir şekilde kullanın! Her işinizi görür, çok faydalıdır, hesap tablosu yaparsınız, sunum hazırlarsınız, veritabanı oluşturursunuz, aklınıza gelmeyecek binbir faydası vardır bu ofis yazılımının.

Bolca yazın, üretin paylaşın ki bolca okuyacak ürün çıkaralım ortaya. Kendi dilimizce güzel özgür eserlere hasretiz. İçinde tam 5 bileşen bulunan LibreOffice’i kullanınız, tavsiye ediniz.

(Bal Deresi reklamlarına sevgilerimle)

Okular’da PDF üzerine not yazmak ve daha fazla okuma alanı!

1

Okular bence GNU/Linux üzerindekien iyi belge görüntüleyicisi. Her ne kadar Evince kadar hızlı olmasa da sunduğu araçlarla Evince’in çok önünde…

Okular’ın sunduğu araçlar arasında -bir öğrenci, kendince araştırmacı, çalışan olarak- bence en öne çıkanlar; Belge üzerinde vurgulama yapmak, not yazmak, yer imleri eklemek  gibi özellikler. Yapılan her vurgu, not ve ekleme belgede yer imlerine de ayrıca kaydoluyorbu sayede de inanılmaz şekilde geriye dönme şansınız oluyor.

Tez yazarken veya ödev hazırlarken çok önemli bir yardımcı… Onlarca pdf belgesi okuyorsunuz ve sonra aldığınız notları işaretlediğiniz yerleri kolayca bulabiliyorsunuz. Harika! Yalnız dikkat edilmesi gereken, Okular bu yer imleri ve notları dosyada değil, yerelinizde tuttuğu için belgenin yerini değiştridiğinizde yer imi ağacındaki im çalışmayacaktır. Bunun yerine belgeyi “Farklı kaydet” derseniz, notlar da PDF dosyası içerisine dahil edilecektir. Böylece bu dosyayı başka birine gönderdiğinizde notlarınız ve işaretlemeleriniz de alıcının bilgisayarında da okunabilecektir. *

Önemli Bilgi:

Okular’ın 0.15 sürü ile birlikte PDF belgeleri üzerine yazdığınız notlar, yaptığınız işaretlemeler doğrudan PDF dosyasının içine kaydedilebiliyor, böylece farklı bir okyucuda bu PDF dosyasını açtığınızda notları görebiliyorsunuz. Pardus’ta hangi sürüm vardı hatırlamıyorum, ama şu anda 0.15.3 sürümü mevcut.

Örneğin bir PDF dosyası üzerinde çalıştınız ve not aldınız, bunu Windows üzerinde Adobe Reader ile açan bir kullanıcı, sizin yaptığınız bütün işaretlemeleri ve notları görebilir, bunları tıpkı kendi okuyucusundaki gibi düzenleyebilir veya kaldırabilir.

Bu iş hayatında da çok kullanılan (taslaklar, incelenecek belgeler, yorum ve bildirimlerde) bir özellik olduğu için bir kez daha not düşeyim dedim. PDF üzerinde not almak için Linux size yeter. Sadece okular değil, Xournal gibi yazılımlar ile de PDF dosyalarına not veya işaretleme ekleyebilirsiniz. Özgür olmayan Mendeley’in de bunu yapabildiği söyleniyor.

Şöyle iki ekran görüntüsü ekleyerek olayı pekiştirelim. Resmet gönder, yoksa yaşanmamıştır demesinler.

Okular'da PDF'lere not yazmak, işaretlemek
Okular’da PDF’lere not yazmak, işaretlemek

Aynı dosyayı Windows üzerinde Adobe Reader ile açınca:

Okular notları ve işaretlemeleri Adobe Reader'da  sorunsuz şekilde görüntüleniyor.
Okular notları ve işaretlemeleri Adobe Reader’da sorunsuz şekilde görüntüleniyor.

Sonuç mükemmel!

PDF dosyalarında değişiklik ve eklemeler yapmak için ise LibreOffice Draw’da PDF içe aktarmayı kullanabileceğinizi de tekrar hatırlatayım.

Neyse, konuyu iyice yaymadan, bu yazıyı yazmaya başlarken Okular’ın okuma alanı ile ilgili bir yazı yazmaktı amacım. Bu konuya gelirsek, geçen hafta doktora ödevi yaparken onlarca PDF biçiminde makale rapor vb okurken, tez yazdığım zamanlardan aklımda kalmış bir konuda hata kaydı gireyim dedim, tam hatırlayamadığım bir konu fakat Okular’ın araç çubukları sabitti ve yerkerini değiştiremiyorduk. Bunun çok önemli bir handikapı vardı, okunur alanı genişletemeyince daha çok miktarda yazıyı aynı büyütme seviyesinde okuyamıyorduk. illa ki yazılar küçülmeliydi, bu da okuma konforunu düşüren bir öğreydi, özellikle dizüstü ekranları geniş oluğundan, gerçek sayfa boyutu hissi almak için çok küçük yazı karakterleri ile okuma yapmak zorunda oluyorduk. Üst menü ve sayfa numarası çubuğu gereksiz yer tutuyordu, aynı şekilde yatay sayfaları da görüntülerken sağ ve sol araç çbukları çok yer kaplıyorud.

Uzatmadani KDE harta takip sisteminde bir hata kaydı açtım, sağolsun Kai Uwe Broulik isimli kullanıcı bunu yapabileceğimi söyledi ve tarif etti, doğrusu çok şaşırdım ve bu faydalı ipuçlarını buradan paylaşayım dedim:

Tedaviden önce:

Okular varsayılan görünüm,  P dikey sayfalar için L ise yatay sayfalar için taşıma önerisi
Okular varsayılan görünüm, P dikey sayfalar için L ise yatay sayfalar için taşıma önerisi

Görüldüğü gibi, mevcut alanlar özellikle dikey sayfalar için sıkıntılıydı.

Tedavi:

– Menü araç çubuğunu gizlemek: Araçlar – Menü Çubuğunu Göster(CTRL+M) geri getirmek için belge dışındaki boşluk alanda sağ tıklayıp Menü Çubuğunu göster veya CTRL+M tuş birleşimini kullanabilirsiniz.

– Soldaki araç çubuğunu başka yere taşımak için: Araç Çubuğuna sağ tıklaın ve Araç Çubuğu Konumunu Kilitle’deki işareti kaldırın ve araç çubuğunu dilediğiniz konuma sürükleyin

– Durum çubuğunu gizlemek için: Ayarlar – Sayfa Çubuğunu göster seçeneğindeki şareti kaldırın. Sayfa göstergesini araç çubuğunda da gösterebilirsiniz, çünkü bu haliyle gerçekten yer israfı yapıyor. Bunu yapmak için, araç çubuğuna sağ tıklayın ve Araç Çubuğunu Yapılandır’ı seçin, burada açılacak iletişim penceresinin tepesinde Ana Araç Çubuğu, bağlığı altında bir açılır liste bulunmakta burada <okular_shell> yerine <okular_part>’ı seçin ve Sayfa Numarası bileşenini sağ taraftaki etkin bileşenlere taşıyın. İstediğiniz başka bileşen varsa onları da buradan ekleyebilirsiniz.

– Sol denetim çubuğundaki simegeleri küçültmek – Durum çubuğuna sağ tıklayın ve küçük simgeleri seçin. Küçük resimleri etkinleştirmek veya gizlemek için, Küçük Resimler simgesine tıklayabilirsiniz.

 Tedaviden sonra: 

Okular'ın yeni okuma düzeni
Okular’ın yeni okuma düzeni

Görüldüğü gibi epeyce güzel yer kazandırk. Bu ekran görüntüsündeki resme aldanmayın, şöyle çift sütun ve daha küçük karaktele yazılmış bir makaleyi okurken bu alan çok değerli oluyor… Her sayfada bir ileri bir geri insanın sinirleri bozuluyor…

Benim için çok faydalı oldu bu ipuçları, dilerim sizin de işinize yarar.

Unutmadan, Okular ile sadece PDF dosyası değil, postscript, odf, tiff(fax çıktılarında çok kullanılıyor), djvu, çizgi roman, e-pub biçimindeki e-kitaplar diğer biçimleri görüntüleyebilirsiniz. Bknz: http://okular.kde.org/formats.php

Mutlu günler.

——-

– http://okular.kde.org/formats.php
– https://bugs.kde.org/show_bug.cgi?id=312899
– http://docs.kde.org/stable/en/kdegraphics/okular/annotations.html (Okular’da PDF notları, ve dışa aktarma ile ilgili bilgiler ve ipuçları)

*Diğer bir yöntem ise Dosya-> Dışa Aktar -> Belge Arşivi yolu ile dışarı aktarırsanız, okular uzantılı bir dosya oluşacak ve not ve işaretlerinizi Okular’ın olduğu her yerde açabileceksiniz.

Bilbo Blogger Yazılımı Deneme

4

Bu girdiyi Pardus üzerinde playground deposunda bulunan Bilbo blog editörü ile girmekteyim. Umarım çalışır.
Worpress’de zaman diliminizi ayarlamayı unutmayın.Genel ayarlardan şu an UTC+ 3 dilimi doğru saati veriyor aksi halde zamanlanmış yazı olarak kalıyor yazılarımız. Ses kontorol sii sii.. Deneme…
Düzenleme de çalışıyor ne güzel ne güzel 🙂 Ohh etiket desteği bile var… Daha ne olsun
Birde resim koyalım baklalım olacak mı :
Sparta 2009

Paketçisi mehmet Nur Olcay’ın ellerine sağlık 🙂

LibreOffice görünümü üzerine

3

OpenOffice.org’u ilk kullanmaya başladığım zaman görünüşü biraz garip gelmişti. Biraz eski bir görünüm, pek güzel olmayan düğmeler, garip bir uygulama arkaplanı ve en zor alışabildiğim şey ise metin sınırlarıydı.

Metin sınırları, sayfanın yazılabilir kısmını belli eden sınırlardır. Üst, alt, sağ ve sol boşlukları belirlersiniz sayfayı düzenlerken bu sınırlar size referans olur. Elbette bu sınırları sadece belgeyi düzenlerken görürsünüz. Önizlemenizde ve belgenin çıktısında bu sınırları göremezsiniz.

Benim bu sınırlara alışmam zor olmuştu. Bunların yanı sıra, yazı karakterleri  de ilk zamanlar pek güzel görünmüyordu. Özellikle küçültülmüş, ölçeklerde Java uygulamalarında olan ve pek haz etmediğim pütürlü yazılar gibiydi.

Microsoft Office, özelllikle 2007 sürümü ile görsel bir devrim yapmıştı. Uygulama arkaplanları ve Ribbon arayüzü büyük gelişmelerdi. Ki ben ikisini de çok sevmiştim(Hakkını verelim). Bu arada geçenlerde Microsft Office 2010 gördüm, Word uygulamasının uygulama arkaplanı mavi geçişler yerine LibreOffice’dekine benzer gri bir arkaplan olmuş. Sanırım gözü daha az yorduğu için tercih edilmiş.

Diğer taraftan Mac Os X işletim sistemi üzerinde çalışan iWork 09’un kelime işlemcisi Pages, teknoloji mağazalarında denediğim kadarıyla çok güzel bir yazma keyfi veriyordu. Yazı karakterleri çok güzel işleniyordu(render), çok güzel pürüzsüz harfler çıkıyor ve belge çok güzel görünüyordu. Keza sayfa kabartmaları da sanki bir kağıda yazıyormuş hissi veriyordu.

Bu sayfa kabartmaları benim çok beğendiğim bir özellik, siyah eski tip sınır(bordür) yerine güzel gölgeli kabartmalar, gerçek bir kağıda yazıyormuş hissi uyandırıyor.

OpenOffice.org sayfa kenarları
OpenOffice.org sayfa kenarları

Gerçek kağıda yazıyormuş hissi neden önemli diyebilirsiniz. Neticede aynı belgeyi basit bir metin editörü(not defteri vb) veya konsol üzerinden de oluşturabilirsiniz. Önemli olan tabi ki içerik, ama yazarken keyif almak inanın insana bir kaç satır daha yazmak için keyif veriyor. Yazdığınız şeyin kağıda basılması da ayrı bir keyif. Hayali bir şey sanki, vücuda bürünüyor. Bu nedenle kağıda yazıyormuş hissi benim çok önemsediğim bir konu.

LibreOffice’in OpenOffice.org projesinden çatallanmasından sonra, yıllardır tozlanan görünümde de küçük ama güzel değişiklikler oldu. Menüler temizlendi, gereksiz küçük pürüzler çıkarıldı, yazı işlemesi(text rendering) iyileştirildi ki, bu yukarıda yazdığım pürüzlü yazı karakterlerinin sonu oldu, sayfa kenarlıkları yenilendi, eski siyah bordürler gitti, yerine sayfa kabartmaları geldi. Çok da güzel oldu.

LibreOffice Kelime İşlemci, öntanımlı görünüş
LibreOffice Kelime İşlemci, öntanımlı görünüş

Ben şu şekilde kullanıyorum. Öyle ki artık oldu diyebilirim. Bu şekilde LibreOffice kelime işlemciyi açtığımda yazma hissim kabarıyor. Sanırım burada filmlerin etkisi var, özellikle Apple vurgusu yapan filmlerde uygulamayı tam ekranda çalıştırmak yerine orta pencere gibi kullanmak havalı mı ne:P Dock olarak da Daisy‘i kullanıyorum. Görünümü Mac Os X gibi. Bu arada beni Apple hayranı zannetmeyin. Öyle olsaydım, Pardus üzerinde GNOME kurarak Mac OS X’in tıpkısının aynısı görünüm kullanıyor olurdum. Ki bu mümkün meraklısı araştırsın.

LibreOffice Kelime işlemcim
LibreOffice Kelime işlemcim. Temiz bir kağıda yazmaya başlayacakmışım hissi uyandırıyor. Tabi şu satırlarla: "Bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için...."

Eğer siz de görünümü sadeleştirmek istiyorsanız benim ayarlarım şunlar:

  • Menüleri sürükleyerek veya istemediğiniz araç çubuğunu kaldırarak( Görünüm-Araç Çubukları) alan açabilirsiniz.
  • Görünüm->Metin Sınırları üzerinden tik işaretini kaldırarak, metin sınırlarından kurtulabilirsiniz.
  • Araçlar->Seçenekler->LibreOffice Görünüş veya Writer Görünüş yolu ile uygulama arkaplanını değiştirebilirsiniz. önerim burayı Otomatik’de bırakmanız. Windows üzerinde LibreOffice kullanıyorsanız sanırım koyu gri bir arkaplan öntanımlı gelmekte. Pardus üzerinde gelen arkaplan açık griden biraz hafif bir arkaplan. LibreOffice ile gelen renkler arasına bulamadım. Açık gir ile %10 gri arasında. Ben de KColourChooser ile bu rengi seçtim. Değerleri: HTML: D5D1CF. LibreOffice’de bu rengi renk paletinize ekleyebilir ve uygulama arkaplanında kullanabilirsiniz. Araçlar->Seçenekler->Renkler yolu ile R-Red(Kırmızı), G-Green(Yeşil), B-Bleu(Mavi) değerleri ile bu rengi ekleyebilirsiniz. R: 213, G: 209, B: 207. Dediğim gibi Pardus üzerinde zaten öntanımlı renk bu. Ekstra bir şey yapmanıza gerek yok. Farklı bir renk isterseniz mevcut şablonlardan seçebilir veya, yukarıdaki gibi kendiniz ekleyebilirsiniz.
  • Mevcut simgeleri veya boyutunu sevmezseniz(örneğin simge boyutları size büyük gelirse) Araçlar-Seçenekler-LibreOffice-Görünüm- Simge tipi ve boyutu yolu ile gerekli değişiklikleri yapabilirsiniz. Ben simgetipi olarak Oxygen, boyut olarak ise Küçük seçeneklerini kullanıyırum. Burada gördüğünüz üzere yazıtipi yumuşatması vb gibi seçenekler mevcut. Bunları ellemeyiniz.
  • Görünüm dışında, Bellek seçeneğini öntanımlı olarak 25 gelmekte. Bunu artırrısanız, özellikle büyük veya görsel olarak yoğun belgelerde bir performans artışınız olur. Bunu da buradan not edelim.
LibreOffice ile harfler artık daha yumuşak hatlara sahip
LibreOffice ile harfler artık daha yumuşak hatlara sahip. Belge kenarlıkları ise hoş kabartmalar ile süslenmiş, gerçeklik hissi uyandırıyor.

Pek okumayan yazmayan bir toplumuz, yazmayı keyifli hale getirtirsek biraz daha üretken olabiliriz diye düşünüyorum.

Son Notlar:

+LibreOffice ile ilgili çok güzel kitaplar mevcut, her uygulama ile ilgili, Kelime İşlemci, Hesap Tablosu, Veritabanı vb. özel kitaplar da var. Bu kitapların içeriği oldukça zengin ve hatta bu kitaplar Almanya’da basılı olarak da satılıyor. Maalesef bu kitapların Tükçe versiyonları yok. İngilizce olarak şuradan ücretsiz olarak edinebilirsiniz..

+LibreOffice çevirileri için yardıma ihtiyacımız var. özellikle yardım içeriğinde çok iş var. Eğer gönüllü olarak katkı vermek istiyorsanız şuradan detaylı bilgi alabilirsiniz.

+LibreOffice’in USB’den çalışan sürümünü şuradan indirebilir ve USB belleğinize kurabilirsiniz. İşyerinde zorunlu olarak Microsft Office kullanmamız, ve sisteme de yazılım yükelememem nedeniyle ben kendim için bu çözümü kullandım. Öneririm. En azından ODF belgelerini açmak için bile bir kenarda tutun.

+LibreOffice eklentilerine buradan, şablonlara ise buradan erişebilirsiniz.

-Pardus üzerinde Firefox hala yazım denetimini öntanımlı olarak İngilizce yapıyor…

Mutlu günler.

Pardus, TÜBİTAK ve Gelecek…

16

Bugün Özgürlükİçin.com Haberler bölümünde Pardus 1.0’ın yayımlanmasının altıncı yılını haber yaptık. İlk tam kurulabilen Pardus sürümünü olan 1.0’ın üzerinden altı koca yıl geçmiş, bugün Pardus 2011 var…

Fakat Pardus 1.0.’ın yayımlandığı gündeki geleceğe yönelik büyük umutlar bugün azalmış ve yerini sessizliğin içerisinde kaygı dolu bir bekleyişe bırakmış bulunuyor.

Tübitak tarafında sürecin nasıl buraya geldiğini merak ediyorsanız, son altı ay içinde yaşanan gelişmeleri birazcık araştırmayla bulabilirsiniz.

Pardus tarafında yaşanan yansımaları kısaca tekrar etmek gerekirse:

  • Erkan Tekman şu yazısında http://developer.pardus.org.tr/people/tekman/blog/?p=220 şu an yeni personel alınamayacağını belirtmiş.
  • Pardus’un Tübitak tarafındaki geliştiricileri projeden birer birer ayrılmakta. Pardus’u bu kadar seven ve inanan insanların projeden böylesine ayrılmaları gerçekten kuşku uyandırıcı. Bu kişilerin Tübitak’tan ayrılırken imzaladıkları “konuşmayacaklarına dair” taahhütnameler maalesef ayrılanları sessiz kalmaya zorluyor. Bu kişileri az çok tanıyor oluşum ve yaşanan gelişmeler, sanki bu kişilerin projeden ayrılmaya bir şekilde itilmesi. Kafamda ister istemez bir mobbing yapıldığı şüphesi uyanıyor. Ki aldığım bazı duyumlar da bu fikrimi destekler nitelikte.
  • Tübitak ve Bilgem’de yaşanan olaylar ile ilgili Gizem Belen’in kaleme aldığı şu yazı: http://www.teknokedi.com/tubitaktan-haberler-iyi-degil/ aslında olanı biteni yumuşak hatları ile anlatmakta.
  • Rasat projesinin bir şekilde sonlandırılması, ve aldığım diğer duyumlara göre mevcut projelerde bütçe ve personel azaltılması gibi gelişmeler son derece kaygı verici.
  • Konu ile ilgili Teknokedi forumlarında bir soru sordum. Mevcut durum ile ilgili daha detayı açıklamaları Ali Işıngör Teknokedi Forumlarında, bildiği kadarıyla, şöyle yapıyor: http://forum.teknokedi.com/discussion/comment/1175#Comment_1175 
  • Pardus Proje yönetiminden mevcut gidişat ve gelecek planları ile ilgili bir açıklama yapılmadı henüz. Sanırım konu ile ilgili konuşulması, bu yeni yapılanma sürecinde kurum tarafından istenmiyor.
  • Geliştiricler tarafından tek açıklama, Pardus ekibine neler oluyor sorusu üzerine oluşan yoğun merak üzerine Ozan Çağlayan tarafından şu şekilde yapıldı: http://lists.pardus.org.tr/pardus-kullanicilari/2011-December/069377.html Kendisi kişisel bu cevabında değişim sürecinin devam ettiğini ve Pardus için çalışmaya devam edilmesi gerektiğini söyledi. “Keep Calm and Carry On
  • Benim kişisel görüşüm ise olayların boyutunun biraz daha büyük oluşu.

Daha önce sevgili Server Hoca, Sezai ve Ali Erkan İMREK‘in yazılarında bu yukarıdaki hususlar ışığında Pardus’un geleceği üzerine kaygılar dile getirildi.

Özetle, kişisel görüşüm işlerin pek de yolunda gitmediği yönünde…

Peki ne olacak? Bildiğim kadarıyla çoğu kişinin kafasında iki farklı senaryo mevcut:

  1. Pardus Projesi sona erdirilecek
  2. Pardus’un bireysel sürümü sona erdirilirken yola Kurumsal Serisi ile devam edilecek.

Benim kafamdaki kendi adıma yaşayacağım senaryo ise şu:

  • Pardus projesinin devamı için mücadele edilecek!

Evet, Pardus’un devam etmesi, yaşaması için mücadele edeceğim. Konuştuğum arkadaşlarımla bu kararlı şekilde bu mücadeleyi sürdürmek yönünde hemfikiriz.

Pardus ölmemeli, hiçbir şekilde de ölüme mahkum edilmemeli. Pardus’u ve özgür yazılımı seviyorsak bunun için mücadele etmeliyiz.

Mücadele etmeliyiz, çünkü;

  • Özgürlükİçin mücadele etmek gerekir,
  • Kullanmanın ön koşulu yaşatmaktır,
  • Pardus, bu ülkede insanları özgür yazılımla tanıştıran en büyük güçtür, özgür yazılımın amiral gemisidir,
  • Pardus çok büyük bir projedir, hedefleri ile kıyaslandığında henüz daha yolunun başındadır, Pardus uzun vadeli bir projedir, yarı yolda bırakılamaz,
  • Pardus’un ülkemiz açısından önemi şudur; Bağımsızlık ve bilgiyi işleme özgürlüğü,
  • Pardus yüksek ekonomik getirisi olan bir çözümdür, verdiğimiz vergilerin asla bizim olmayacak ürünlerin lisanslarına gitmesi, sağ duyulu ve ülkesini seven vatandaşların kabul etmemesi gereken bir durumdur,
  • Pardus ile bu ülkede teknoloji üretilmektedir, genç mühendislerimiz istihdam edilmekte ve yerli girişimcilerimiz bu yapıda iş modelleri kurabilmektedir,
  • Fatih gibi büyük kapsamlı bir projede bugün Pardus bir alternatif olmuşsa, bu göz ardı edilip hafife alınacak bir konu değildir, bu özgür yazılımın potansiyelinin ispatıdır,
  • Bugün Fransız mallarının boykot edilmesi gündemde, yarın Alman, İtalyan, Japon, Amerikan malları boykot edilebilir veya bu ülkeler bize arz kesintisine gidebilir. Bugün Renault marka otomobilleri boykot edebilme lüksü bu ülkede var mıdır? Ülkenin yöneticileri Fransız arabalarına binmekte. Devrim arabalarını kenarda tutun. Daha geniş ölçekte, bugün bütün devlet yapısı Microsoft şirketinin kapalı kaynaklı yazılımlarını kullanmakta, yarın ne olacağını bilebilir misiniz? Bilgi güvenliğinin ne kadar ciddi bir konu olduğu ortadadır.
  • Bugün, hükumet yerli otomobil için özel sektörü sıkıştırmakta ve maalesef olumlu dönüş alamamakta. Kayseri’de yerli otomobil için “tek silindirli” motor modelleri yapılmaya çalışılmakta… Sizce de biraz geç olmadı mı? Devrim arabalarını yine bir kenarda tutun.
  • Bugün F-16’ların kapalı kaynaklı yazılımları, dost düşman işaretlemesi vb gibi konular nedeniyle gündeme geldi. Kayseri Tayyare Fabrikasını kenara not alın. Özellikle İsrail ile yaşanan gerilim sonucu bu yazılımların kodları  epeyce bir meblağ verilerek alındı. Sizin olmayan kodlar, sizin olan uçaklardan daha kıymetli hale geliyor. Bilgiye hakimiyet konvansiyonel silahlara hakimiyetten daha değerli, bu bir kez daha ispat edildi,
  • Bilgi çağında en önemli güç bilgiyi işleyebilme, bu işleme imkanını sağlayabilme fırsatıdır. Pardus bu nedenle çağında yerli otomobilden daha büyük bir öneme sahiptir.
  • Pardus bu ülkenin emeğidir. İnsanlığın ortak üretimine bu ülkenin paydasıdır.
  • Pardus, bugüne kadar Dünya çapında son derece olumlu eleştiriler almış ve gururumuzu kabartmıştır. Aynı zamanda özgür yazılım konusunda dünyada konuşulan prestijli bir örnek olmuştur.
  • Pardus’un yaşaması özgür yazılımın gücünün göstergesidir. Pardus’un ölümü ise, hem Türkiye’de hem de Dünya’da özgür yazılım için çok büyük bir enkazdır, prestij kaybıdır. Altından kalkmak, bir kez daha denemek mümkün olmayacaktır,
  • Pardus canlıdır, Pardus’u seven onbinlerce kişi onu canlı kılar. Onu ortadan kaldırmak, sevenlerinin yüreğini yaralayacaktır, kimse sevdiği bir şeyi kaybetmek istemez, buna razı gelmez,
  • Pardus, devlet tarafından desteklenmektedir, vatandaşlarının kullanımına sunulduğu için kamusal yarar söz konusudur, ayrıca lisansı itibarıyla bir kamu malı sayılır. Pardus kullanıcıları olarak, dolaylı olarak bir kamu hizmeti almaktayız, tıpkı diğer kamu hizmetleri gibi, bu hizmete talep vardır, ve kesilmesi bir kamu hizmetinin kesilmesinden farksızdır,
  • Pardus bu ülkenin bir fırsatıdır. Pardus, Devrim arabalarının kaderiyle yüzleşirken, buna sessiz kalmak vebali altından kalkılabilecek bir şey değildir. Pardus tarihin sayfalarına gömülürse, bunu yaşayan bir kuşak olmak, bir özgür yazılımseverin vicdanında bir yara olacaktır. Ben bu yarayı taşımak istemiyorum!

Ben gecenin bu vakti, dağınık da olsa mücadele için “kendimce” haklı gerekçelerimi saymaya çalıştım. Şu anda Pardus’un sona ereceği, adının değişeceği veya yapısının değişeceği ile ilgili kesin bir bilgi bulunmamakta.

Elimden geldiğince durumu özetlemeye çalıştım. Daha fazla sessiz kalmayı kabullenemedim. Bekleyip görmek, belki biraz daha sağduyulu olmak daha makul olabilirdi ama atalarımız ne demiş; “Görünen köy, kılavuz istemez.”

Topluluk olarak kendimizi zor bir kışa hazırlamamız gerekiyor. Çünkü bu sefer gerçekten “Kış Geliyor”…

Mutlu günler.

Linux ile Uzay İstasyonu ve Ötesine

2

Bugün LibreOffice özel listelerinde gördüğüm bir haberi Türkçeye çevirip buradan aktarmak istedim. Haberin konusu NASA’nın uzay istasyonundaki dizüstü bilgisayarlarda Windows kullanmayı bırakıp bu bilgisayarlarda Linux kullanmaya karar vermesi, haliyle bu da demek oluyor ki kişisel kullanımdaki Linux ile birlikte LibreOffice de artık uzaya çıkıyor.

E-posta listesinde denildiğine göre -bazımız için bilindik şeyler- NASA epeyce zamandır komuta ve kontrol sistemlerinde GNU/Linux kullanmakta ayrıca başlıklı roketler, küçük araçlar, uydular ve Mars Rover’ları gibi araçlarda Unix ve GNU/Linux sistemleri kullanmakta. Sadece NASA değil elbette GNU/Linux’u ileri teknolojide kullanan, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın sahibi İsviçre’nin meşhur CERN laboratuvarlarında bilgisayarlarda kendilerine özel ürettikleri “Scientific Linux” dağıtımı koşmakta diyerek habere dönelim.

——————————————%<——————————————

“Evinizde yapabileceğiniz Linux ile çalışan Iron Man elbisesi hikayemin aksine, bu hikaye bilim kurgu değil. NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu(ISS-International Space Station)’nda bulunan dizüstü bilgisayarlarda Windows kullanmayı bırakıp bu bilgisayarlarda Linux kullanmaya karar verdi ve uzaydaki ilk insansı robot R2 gerçekten Linux ile çalışıyor.

Bu bilim kurgu değil. Bu R2, uzaydaki ilk insansı robot ve Linux ile çalışıyor. (Resim: NASA)
Bu bilim kurgu değil. Bu R2, uzaydaki ilk insansı robot ve Linux ile çalışıyor. (Resim: NASA)

United Space Alliance üstlenicisi, NASA’nın Hesaplama Uzay Operasyonları müdürü ve ISS’nin Dizüstü ve Ağ Tümleştirme Takımları lideri Keith Chuvala NASA’nın ISS bilgisayarlarını Linux’a taşımaya karar vermiş olduğunu belirtti. “Anahtar işlevlerimizi Windows’tan Linux’a taşıdık çünkü biz kararlı ve güvenilebilir – ki kurum içi kontrolü bize verecek bir işletim sistemine ihtiyaç duyduk. Böylece eğer bir yamaya, ayarlamaya veya  uyarlamaya ihtiyaç duyduğumuzda yapabileceğiz.”

Özellikle, ISS astronotları Debian 6 koşan bilgisayarlar kullanacaklar. Önceleri bazı yerleşik bilgisayarlarda Scientific Linux veya Red Hat Enterprise Linux(RHEL) klonu kullanılmıştı. Debian’ın en yeni sürümü olmamasına rağmen, Debian 7 henüz yeni çıktı, Debian eğer iyice test edilmezse ve güvenilmezse Debian hiçbir şeydir.

Linux’un ISS’de ilk fırlatılışından beri kullanulması(PDF bağlantısı) ve NASA yer operasyonlarının neredeyse Linus Torvalds’ın Linux’u yarattığı günden beri onu kullanmasına rağmen, uzayda kişisel bilgisayarların kullanıldığı pek görülmemiştir. “Gerçekten tıklanan şeyler” diyor Chuvaka röportajında “Linux’un dünyayı nasıl gördüğünü, bir şeyin başka bir şeyi etkilemesindeki birbirine bağlılığı anlamamızdan sonra başka bir dünya görüşüne ihtiyacınız var. Benim epeyce Linux tecrübem var, fakat diğerlerinin bunu kaptığını görmek heyecan vericiydi.”  

Uçuş-içi dizüstü bilgisayarlarda görülmesine ek olarak, Linux ayrıca Robonaut(R2), uzaydaki ilk insansı robot, üzerinde de koşmakta. Şu anda istasyonda ve deneme kipinde olan R2, astronotlar için çok tehlikeli ve yorucu görevleri yerine getirmek için tasarlanmış.

Astronotlara yardım etmek ve Bilgi Teknolojileri uzmanlarına hız kazandırmak için, NASA The Linux Foundation(Linux Vakfı)‘a güveniyor. Chuvala’nın açıkladığı üzere “NASA olabildiğince çok türlü”.

“Yoğun biçimde Debian Linux, bunun yanısıra çeşitli RHEL/Centos kurulumu aldılar. Çünkü bizim eğitimimiz dağıtım çeşitliliğine uygun olarak esnek, bu farklı çevreleri tek bir eğitim oturumunda gösterme imkanımız var. Başka bir eğitim organizasyonu bunu sağlayamaz.”

Ayrıca diğer hiçbir işletim sisteminin Linux kadar esnek olmadığını da belirtmeliyim. Süperbilgisayarlardan robotlar ve masaüstlerine, NASA cevabın Linux olduğunu bulmuş.

Kaynak: ZDNET – To the space station and beyond with Linux, Steven J. Vaughan-Nichols  http://www.zdnet.com/to-the-space-station-and-beyond-with-linux-7000014958/

——————————————%<——————————————

Görüldüğü gibi bulunmuş cevabı tekrar aramaya gerek yok. Linux’un insanlık için ne kadar faydalı olabileceğini görmek varken hala kapalı kaynak teknolojilere dayanarak ilerlemenin pek de geleceği yok gibi, o sebeple beyhude yatırımlar yapmamak lazım, bunun yerine özgür yazılıma destek vermek gerekmekte. Kamunun çıkarına olan da budur.

Çok uzatmaya, açık olana yorum katmaya gerek yok. Dilerim bizim de kurum ve kuruluşlarımız da bir an önce özgür yazılıma geçiş için öncü adımlar atarlar. Geç oluyor…

Mutlu günler.

Forum tamam – Wiki için iş çok!

0

Sevgili Sabri’nin daha önce yaptığı duyuruda belirttiği üzere LibreOffice Türkiye Forumlarını açmış bulunuyoruz. Forumla ilgili işleri hal-i yoluna koyduk. Şık bir forumumuz oldu! Üyeliğinizi bekliyoruz! Şimdi sıra Wiki’de!

LibreOffice Türkiye Forumları http://forum.libreoffice.org.tr adresinde yayında!
LibreOffice Türkiye Forumları http://forum.libreoffice.org.tr adresinde yayında!

 

Son durumla ilgili bugün Türkçe Kullanıcı Listesine bir e-posta attım. Aşağıya aktarıyorum:

—————————————————–

Merhaba,

İki maddede yazayım:

1- Forum:

Sevgili Sabri’nin çabalarıyla, LibreOffice Türkiye forumunu yayına geçirebildik.Yapılacak işleri elbette var fakar, küçük şeyler ve iyileştirmeler günden güne, el birliğiyle halledeceğimiz şeyler 🙂

Bundan sonra forum için yapabileceğimiz en güzel katkı, foruma ara ara göz atmak olacaktır. Forumu RSS beslemeleriyle takip etmek bildiğiniz üzere çok daha kolay. Firefox, Google Reader veya farklı bir rss okuyucusundan forumu takip edebilmek için:

Tüm Forum: http://forum.libreoffice.org.tr/feed.php
Yeni Konular: http://forum.libreoffice.org.tr/feed.php?mode=topics

Diğer RSS beslemelerini alt forumlarda görebilirsiniz. RSS beslemelerinina adreslerini görebilmek için Firefox’da yer imleri sekmesine tıklayıp Abone ol seçeneğiyle beslemelerinizi seçebilirsiniz. (Konu dışı Not: Firefox’da daha önce bu RSS simgesi adres çubuğundaydı, kim neden kaldırdı anlamadım- Firefox’da Araç çubuğuna sağ tıklayın-> Özelleştir yoluyla RSS singesini alıp araç çubuğunda dilediğiniz yere bırakabilirsiniz. Bu simgeye tıkladığınızda sayfadaki mevcut RSS bağlantılarıyla ilgili menü açılacaktır.)

Bence gereçkten güzel görünen temiz bir forumumuz oldu. Wiki için de umarım aynı şekilde devam ederiz.

2- Wiki

LibreOffice Türkiye wikisi için yapılması gerekenler Forum’dan biraz daha fazla ve zor. Öncelikle bir teknik yöneticiye ihtiyacımız bulunmakta, ve henüz MediaWiki yazılımına haklim bir teknik yönetici bulamadık.

Yöneticide aranan özellikler:

– MediaWiki yazılıma hakim olmak, yama uygulayabilmek, eklenti kurabilmek vb
— Ör. Şu anda engelleyici bir hatamız var Wiki’de küçük resimler gösterilemiyor. Şurada anlatılan yamanın uygulanması lazım: https://bugzilla.wikimedia.org/show_bug.cgi?id=36475 . Bunun dışında anti-spam eklentilerinin de kurulması ivedi bir ihtiyaç
– Veritabanı konusuna bilgisi olan:
— Eski OpenOffice Türkiye Wiki’sinin dosyaları ve SQL veritabanı elimizde(Doruk hocam ve Rail’e teşekkürler) bu eski dosyalar ve Veritabanını kullanarak eski OOo Wikisini eskiwiki.libreoffice.org.tr gibi bir adreste yayına sokmak istiyoruz. Neticede OOo ikisinde onlarca kıymetli madde var. Bu maddeleri yeniden yazmak yerine güncelleyerek LibreOffice Vikisine aktarmak çok daha mantıklı. Wiki katkıcılarının bu aktarım için faydalanmaları amacıyla bu eski wikiyi yayına almalıyız. Ben denedim ama veritabanını mevcut veritabanının içine aktarırken hata aldım…
– Bize zaman ayırabilecek olması:
— Neticede sürekli bir ihtiyacımız olmayacak, ilk kurulumda birkaç saat, işler yolunda giderse de nadiren hal hatır sormak için aradığımızda bize “İyiyim sağol” diyebilcek kadar bir vakit 🙂 Ama en azından ulaşılabilmesi çok önemli 🙂

Özetle, Wiki için teknik yönetici arıyoruz!

——————–

Forum, soru cevap şeklinde ilerleyecektir, ama wiki için yavaştan ve sürekli şekilde maddelerimizi yazmamız gerekmekte. Tabi bir de LibreOffice Kitaplarının Türkçeleştirilmesi var(http://wiki.documentfoundation.org/Documentation/Publications). Hem wiki hem kitaplar ayrı iki koldan işgücü israfı yapmamalı. Bir şekilde belgelendirme politikasını da ilerleyen zamanlarda oluşturacağımızdan ve eşgüdümü sağlayacağımızdan emimim.

Saygılar, selamlar
Zeki

—————————————————–

Umarım kısa sürede bir teknik yönetici bulabiliriz. Eğer bu işi yapmaya gönüllüyseniz lütfen bize ulaşın 🙂
Not: Eğer E-posta listemize üye değilseniz, üyelik için:users+subscribe@tr.libreoffice.org adresine boş bir e-posta gönderebilirsiniz. Size gelecek otomatik cevaptaki yönerge doğrultusunda boş bir yanıt yazıp göndererek üyeliğinizi tamamlayacaksınız. Listenin arşivlerine ise http://listarchives.libreoffice.org/tr/users/  bağlantısı ile ulaşabilirsiniz.Listeye ileti göndermek için yukarıdaki anlatıldığı gibi üyelik işlemlerini tamamladıktan sonra, listeye göndermek istediğiniz e-postayı users@tr.libreoffice.org adresinde gönderilmesi kafidir.