Genel

Ana sayfa Genel

A Strange Sitemap Parsing Error and the simple Solution

0

Notice: My blog is in Turkish, but I wanted to share the solution of the sitemap parsing error problem so this will be a short post.

The Problem:

Google Search Console shows a “Parsing Error” in your Sitemaps section.
Already tried: Searched Google, read Common XML Sitemap Errors, Validated your XML and its ok, re-created your sitemap, then blamed Yoast or security and caching plugins for blocking Google Crawler to reach your sitemap but nothing helped. Bing and Yandex are just ok and shows no errors on your sitemap.

The cause of the problem: A hacked WordPress website, an unwanted URL injection which affects nearly all pages of your website, so your “sitemap.xml” or “sitemap_index.xml” or whatever its name has the URL injection too.

The weird thing is that if you go to yoursitename/sitemap.xml and view the source, you cannot see any malicious URL, no hidden stuff, but when I tried “Fetch as Google” and Fetch and Render I just saw the weird Asian dating URL’s at the end of the sitemap! Bang! And also there is a “noindex x-robots” meta tag inserted. Maybe by Cloudflare or not.

Here is the fetch as google code:
Fetch as Google:
http://www.website.com/sitemap_index.xml
Indexing requested for URL and linked pages
Googlebot type: Desktop (render requested)
Complete on Wednesday, October 17, 2018 at 3:08:01 PM PDT
Downloaded HTTP response:

TTP/1.1 200 OK
Date: Wed, 17 Oct 2018 22:08:02 GMT
Content-Type: text/xml; charset=UTF-8
Transfer-Encoding: chunked
Connection: keep-alive
Set-Cookie: __cfduid=……2a19aa036ae1539814082; expires=Thu, 17-Oct-19 22:08:02 GMT; path=/; domain=.website.com; HttpOnly
Cache-Control: no-store, no-cache, must-revalidate
Cf-Railgun: 0e497a84f9 0.25 0.498083 0030 cc99
Expires: Thu, 
1
HTTP/1.1 200 OK
2
Date: Wed, 17 Oct 2018 22:08:02 GMT
3
Content-Type: text/xml; charset=UTF-8
4
Transfer-Encoding: chunked
5
Connection: keep-alive
6
Set-Cookie: __cfduid=….1539814082; expires=Thu, 17-Oct-19 22:08:02 GMT; path=/; domain=.website.com; HttpOnly
7
Cache-Control: no-store, no-cache, must-revalidate
8
Cf-Railgun: 0e497a84f9 0.25 0.498083 0030 cc99
9
Expires: Thu, 19 Nov 1981 08:52:00 GMT
10
Pragma: no-cache
11
Set-Cookie: PHPSESSID=d6XDG0kItbR01S%2Ca4uw-x2; path=/
12
Vary: Accept-Encoding
13
X-Robots-Tag: noindex, follow
14
Server: cloudflare
15
CF-RAY: 46b614dd70948339-ATL
16

17
<?xml version=”1.0″ encoding=”UTF-8″?><?xml-stylesheet type=”text/xsl” href=”//www.website……xsl”?>
.

..

.
45
<lastmod>2018-01-22T22:32:21+03:00</lastmod>
46
</sitemap>
47
</sitemapindex>
48
<!– XML Sitemap generated by Yoast SEO –>
49
<center><a href=’http://www.website/kristen-dating-indonesia/’>kristen dating indonesia</a>, <a href=’http://www.website.com/dating-for-drug-addicts/’>dating for drug addicts</a>, <a href=’http://www.website.com/online-dating-advice-chat-room/’>http://www.website.com/online-dating-advice-chat-room/</a></center>

Download Time: 0.535 seconds
© 2018 Google LLC – Webmaster Central – Terms of Service – Privacy Policy – Search Console Help

Solution:

Clean up your hacked WordPress. My Favorite plugins are:

Other Plugins failed:

  • Wordfence: Unable to finish a scan, because I am using a dedicated server, even the minimum settings didn’t help too much server load…
  • Sucuri: The free version has nothing, no malware scan… Firewall, the famous WAF is not available I free version… I am still surprised what people suggest Sucuri so much…
  • All in One Security for WordPress: Not a bad plugin but Malware scan is an external service not included in free version. They explain it as its a complex and dynamic issue to detect and clean…
  • Others: Lots of time spent, but no luck.

Conclusion:

  • Anti-Malware Security and Brute-Force Firewall https://wordpress.org/plugins/gotmls/
  • Security & Malware scan by CleanTalk
    https://wordpress.org/plugins/security-malware-firewall/  (Be quick to clean up your site before the trial period ends)

Both are good plugins, Anti-Malware Security and Brute-Force Firewall deserve a Donation – Sorry Paypal is not available in Turkey. Cleantalk is worth its price, i liked “Send for Analyze” option…

By the help of this combination i was able to scan for malware and injections, a flawless cleaning, then resubmitted the sitemap, when i see that there were no errors i was very happy and also angry for the hours of useless research.

I wrote this blog post because i see many posts about Sitemap parsing error in Google Product Forums and WordPress forums, and you may notice that every WordPress website is under a constant attack and hacked WordPress website numbers are growing very fast.

Take your security measures and try not to be hacked.

 

Neden günlük yazmıyorsunuz!

3
Neden günlük yazmıyorsunuz!
Neden günlük yazmıyorsunuz!
Neden günlük yazmıyorsunuz!
Neden günlük yazmıyorsunuz!

Nedense bir türlü yazmayı alışkanlık haline getiremedi Türkiye’deki özgür yazılım topluluğu… Eskiden ara ara bir şeyler karalanırdı, şimdi ise twitter vb sosyal medya araçlarındaki kısıtlı(140 karakter) ve sınırlı sayıda kişiye ulaşabilen ifadelerden başka bir şey yok. Topluluğu bu şekilde sosyal medyadan takip etmek doğrusu çok zorlayıcı oluyor…

Kendisini topluluğun parçası hisseden birisinin, özgür yazılımla ilgili kısa twitler yollamasının yukarıdaki durumdan ötürü pek de bir manası kalmıyor. İşin magazini dışında(o bunu çıkarmış, buna cici demişler vb) bir paylaşımı da bulunmamakta. Ki bu bilgiler, bir süre sonra hızlıca yok olmakta.

Ayrıca, topluluk olarak üretmemizde, bu kaybolan kısıtlı ve sınırlı iletiler bugüne kadar bir fayda sağlamadı.

Bolca yazalım, düşüncelerimizi paylaşalım, yaptığımız şeyleri, bunların nasıl yapıldığını, yapamadıklarımızı anlatalım. Yapacağımız işlere destekçi arayalım, birbirimize vereceğimiz haberleri 140 karakterden fazlasıyla yapalım.

Bu en azından birbirimize 140 karakterden daha fazla saygı ve birliktelik hissettiğimizi gösterir.

Unutmadan, illa özgür yazılımla ilgili yazmaya da gerek yok, unutmayın ki tıpkı sosyal medyada yazdıklarınızı takipçilerinizin okuduğu gibi, gezegenlere düşmeyen yazılarınızı da elbette birileri okuyor.

İlla ki süper teknik şeyler yazmanıza gerek yok, hayattan, ufak şeylerden(eğlenceli olursa daha güzel tabi:))

Zamanım olmuyor, demeyin, illa destan yazmanıza gerek yok. Kısa bir yazı, belki 15 dakikanızı alacak. Bu, twitter’da kaybolup gidecek onca yerli-yersiz güncellemeyi okumaya harcanan zaman ile kıyaslandığında inanın çok kısa bir süre.

Söz uçar yazı kalır, twitler uçar günlükler kalır…

Mutlu günler.

Sonunda gittik: İstanbul Arkeoloji Müzeleri

5
İstanbul Arkeoloji Müzeleri Ana Bina
İstanbul Arkeoloji Müzeleri Ana Bina

Not: Bu yazıya gelen ziyaretçilerin “Arkeoloji müzesi ödev” şekline arama sorgularıyla geldiğini görüyorum. Tamam siz ödevi bitirmek için geç kaldıysanız buradan faydalanıp ödevinizi yapın, yetiştirin, ama zamanınız varsa lütfenİstanbul Arkeoloji Müzelerine gidin ve görün. Zamanınız kalmamış son akşam bu ödevi yapıyorsanız da ödevi bitirdikten sonra ilk fırsatta gidin. Samimi şekilde söylüyorum, çok güzel gerçekten, kendinize bir iyilik yapın gidin. Dönüşte de Sultanahmet’te veya Hoca Paşa’da köfte yiyin, Gülhaneye aşağı Sirkeci’den Eminönü’ne kadar geze geze inin. Vaktinizi güzel şeylere harcayın. Tadını çıkarın 😉

Onca yıl Beyazıt’da okuyup ta İstanbul Arkeoloji Müzelerine gitmemek… Çok sıradışı değil, sanıyorum ki benim gibi binlerce öğrenci o Gülhane yollarından geçip bu müzelere gitmemiştir…

Bugün ne iyi ki bu müzeye gidip de gördük. Bunca zaman gitmemiş olmanın utancıyla da olsa bu geziyi kısaca günlüğüme not etmek istedim. Keşke bundan 10 önce gitseymişim. Veya lisede okul gezisinde Sultanahmet – Topkapı’nın yanına vaktimiz olsaymış da gitseymişiz.

Sultanahmet – Topkapı – Ayasofya ve de Yerebatan sarnıcı arasında insanın burayı atlaması doğal. hem de günü birlik gezilerde o yorgunlukla Türk insanı hayatta çekmez arkeoloji tantanasını…. Siz siz olun en azından 2 saatinizi ayırıp girin bu güzel müzeye…

Londra’ya gidip British Museum’da aaa diye ağız açıyorken İstanbul Arkeoloji Müzelerini bu kadar geç görmekten çok hicap duydum…

Müze Hakkında

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Ana Bina
İstanbul Arkeoloji Müzeleri Ana Bina – Etkileyici değil mi? Sanki Türkiye değil burası…

Müze, Türkiye’nin ilk müzesi, kurucusu Osman Hamdi Bey(Kaplumbağa Terbiyecisi). Müze hakkında hem vikipedi sayfasında hem de müzenin kendi sitesinde detaylı bilgi mevcut. Yapı olarak da muhteşem bir görünüşe sahip olan müze, zamanında İmparatorluk Müzesi olarak kurulmuş.

Müze içerik olarak çok ama çok zengin.

  • Şark Eserleri
  • Arkeoloji Müzesi
  • Çinili Köşk Müzesi

olarak üç bölümden oluşmakta.

Ulaşım ise çok kolay. Müze Gülhane Parkı’nın ve Topkapı Sarayı’nın arasında bulunmakta. Gülhane Parkı’nın girişinde sağa ayrılan yol ile ulaşılabildiği gibi, Topkapı Sarayının önündeki bahçeden de aşağı sola kıvrılan yol ile erişmek mümkün. Sitesindeki ulaşım bölümünde kroki var ama nasıl bir yolu takip edeceğiniz yazmamış. Bence bu çok önemli çünkü bilindiği üzere tarihi yarımadanın sokakları biraz karışıktır.

Bir önemli eksik de bunca kişinin geçtiği Alemdar Caddesinde bu müzeye ait bir adet işaret levhasının olmayışı. Onca sene geçtim o yoldan levhasını görmedim. Levha bir tek Gülhane parkının girişinde, orada da ana yola odaklanmışsanız görmeniz imkansız. En kolayı Gülhane Parkına girin ve sağa doğru kıvrılın.

Giriş ücreti 10 TL. Müzekartınız varsa ek bir ücret ödemeden girebilirsiniz. Müzekartınız yoksa kapıda alabilirsiniz. Zaten, Topkapı, Ayasofya’ya da girerseniz Müzekart maliyeti üzerine tasarrufa bile geçersiniz. Muhakkak Müzekart alın.




Şark Eserleri Müzesi:

Eski Şark Eserleri Müzesi
Eski Şark Eserleri Müzesi

Bu müzeyi çok sevdim. içerisinde;

Eski Mısır eserleri: Yazıtlar mumyalar heykeller hatta mini sfenks bile mevcut.

Güney Mezopotamya, Mezopotamya, Babil, Arap yarımadasına ait eserler mevcut. Bu eserlerden kapı aslanları vb eserlerin kısımlarını British Museum’da görmüştüm.

Öne çıkan eserler: Arami yazıtlı güneş saati, Mısır mumyaları, Adap Kralı Lugal Dalu’nun heykeli, Kadeş Antlaşması (tarihteki ilk yazılı antlaşmadır) Boğazköy sfenksi Kapı aslanı Hammurabi Kanunları gibi birçok çivi yazıtı mevcut.

Çocukluğumdan hevesim Mumya görmekti. Türkiye’de de olduğunu sanmıyordum, fakat bu müzede mumyaları görünce şaşırdım doğrusu. Hem kabıyla hem de mumyasıyla gayet iyi durumda eserler mevcut.

Şark Eserleri Müzesindeki Mumyalar
Şark Eserleri Müzesindeki Mumyalar

Benim gezmekten en çok sevk aldığım yer burası oldu.

Arkeoloji Müzesi:

Girişte bizi karşılayan heykel
Girişte bizi karşılayan heykel

Ana müze. Bu müzede muazzam eserler bulunmakta. Özellikle lahitler konusunda sanırım dünyanın en zengin müzesi. Öyle ki bahçesinde yağmura kara bırakılmış lahitlerle bile İngilizler 4 tane müze yapar. O derece. Ayrıca içeride muazzam heykeller bulunmakta. Müzenin en etkileyici eseri, İskender Lahti. Çok muazzam büyüklükte(sanırım dünyanın en büyük lahtiymiş) üzerindeki işlemeler o kadar detaylı ki… Ayrıca sadece beyaz değil, kırmızı mermer veya bir boya kullanılmış, bu sayede kan temsilleri çok etkileyici. Müzenin en önde gelen eseri için sadece bir resmin yetmeyeceğini ve gitme durumu olmayanların da görmeleri için bir video çekmenin faydalı olacağı düşüncesiyle ben de küçük bir kayıt yaptım ve youtube.com sitesine yükledim. Ne yazık ki Canon EOS 500 makinem’in hafıza kartını evde unuttuğum için bu fotoğraflar ve çekimleri eşimin cep telefonuyla yaptım.

http://youtu.be/-j_eHKH_Prw

Eserle ilgili detaylı bilgiyi şu sayfadan edinebilirsiniz: http://www.istanbularkeoloji.gov.tr/web/14-51-1-1/muze_-_tr/koleksiyonlar/arkeoloji_muzesi_eserler/iskender_lahdi

Ayrıca bu bölümde de bir kaç mumya değişik biçimlerde sunulmakta. Bir tanesi zeminin altına yapılmış cam bölmedeydi, üzerinden yürürken fark ettiğinizde korkmamanız elde değildi doğrusu. Bu mumyayı çekemedim. Hem de gidenlere sürpriz olsun.

Ne Krallar Gördü Bu Topraklar!
Ne Krallar Gördü Bu Topraklar!

Aşağıda Lika bölgesinden bir lahit görebilirsiniz. Bu lahitten yüzlercesi Olimpos ve Kekova’da arazide bulunmakta.

Likya Bölgesinden Bir Lahit
Likya Bölgesinden Bir Lahit
İşçilik Muazzam
İşçilik Muazzam
Sidon - Günümüz Lübnan'ından mezarlar
Sidon – Günümüz Lübnanı’ndan mezarlar

Arkeoloji müzesi gerçekten çok fazla esere sahip. Heykellerin olduğu kısım bakımda olduğundan o kısmı göremedik. Ama şunu söyleyeyim ki, eserler zengin bir kumaşçı dükkanındaki kumaş topları gibi ortaya serilmiş. Çok fazla eser var ve bu eserler doğal sit alanlarındakilerin sadece bir kısmı. Bu kadar çok eserden gavurlar 5 müze çıkarırdı doğrusu.

Müzenin genelinde olan bir eksiklik ise, eserlerin tanıtım kartlarının yetersizliğiydi, bazı eserlerde tanıtım kartı yoktu. Yurt dışındaki müzelerde tanıtım kartları eserle ilgili bilimsel bilgi vermenin dışında bizim gibi sıradan ziyaretçileri bilgilendirecek detaylı içeriğe sahiplerdi. Hikayesi, geçmişi neden önemli olduğu gibi bilgilerin eksikliği çok fazla. Tabi böyle olunca eserleri gezmek ister istemez biraz sıkıcı oluyor. Bu bence çok önemli bir eksiklik. Tabi konunun özü tanıtım. Konuya ilk girişimde bahsettiğim üzere müzenin yolunu bulmak zor, esere mi kaldık dememeliyiz. Müze ve eserler çok daha iyi tanıtılmalılar.

Sadece bina önünde değil, ön bahçe de de çok fazla eser mevcut
Sadece bina önünde değil, ön bahçede de çok fazla eser mevcut

Çinili Köşk Müzesi:

Çinili Köş Müzesi muazzam çini eserleri barındırmakta
Çinili Köş Müzesi muazzam çini eserleri barındırmakta

Çinili Köşk önceleri adı üzerinde köşk imiş. Sonradan müze olmuş. Yapının kendi içindeki harikulade çinileri ile birlikte Selçuklu ve Osmanlı Çinileri sergilenmekte. Ayrıca Osman Hamdi Bey’in resimleri de mevcut. Beni en çok etkileyen eser, çinili ve kabartmalı çeşme oldu. Fotoğrafta görünmeyebilir ama Tavus Kuşu sanki 3 boyutlu gibiydi:

Tavus Kuşu Çeşme
Tavus Kuşu Çeşme

Kapanış

Müze muazzam. Mutlaka gidip görmelisiniz. Gülhane Tramvay durağından inin ve Gülhane Parkı girişinden dosdoğru müzeye gidin. Bu müze İngiltere’de olsa, kapısında insanlar girmeye sıra bekler. O derece muazzam eserler mevcut. Bizde ise tanıtım eksikliğinden müze ne yazık ki çok sakin.

Eserler ve müze hakkındaki bilgilere müzenin sitesinden ulaşabilirsiniz. 

Sanattan pek anlamayan biri olarak bu ikinci yazım daha oldu. Diğeri şurada.

Kültür sanat saatimizin sonuna geldik.

Mutlu günler.

Not: Her geziden sonra yazayım diye sonraya bırakıyordum. Hiç yazamadım. Demek ki sıcağı sıcağına yazmazsak olmuyormuş.

YDS – Yabancı Dil Sınavından nasıl yüksek puan alınır?

4

İngilizceyle hepimizin geçmişte bir ara yolu kesişmiştir… Bu yolun ikinci kez kesişmesi büyük ihtimalle “ya ben biliyorum ama bir belge almam lazım” dediğiniz zaman olmakta… Bu belgeyi bazen çalıştığınız iş yerinde dil tazminatı alabilmek için, bazen ise bir yeterlilik ispatına ihtiyacınız olduğu zaman yaşamaktasınız.

Samimi olmak gerekirse, bir dili bilmek ve sınavdan yüksek puan almak tamamen farklı şeyler. Tabi dili bilmeden sınavlardan yüksek puan almak gibi bir şey de yok. Sadece geçmişteki öğrendiklerinizi nasıl kısaca hatırlayabileceğinizi ve biraz da üzerine koyarak YDS sınavından iyi bir puan nasıl alacağınıza yönelik kendi tecrübelerimden birkaç şey yazmamın faydalı olacağını düşündüm.

Konuya ömrünü vermiş bir uzman değilim, İngilizce bilgim de çok süper değil, iş görür bir İngilizceye sahibim, bugüne kadar girdiğim KPDS olsun YDS olsun ihtiyacım olan A notunu bir kaç kez 90-95 aralığında almayı başardım o kadar.

Kendimce, gördüğüm, uyguladığım ve işe yaradığını düşündüğüm kaynaklar ve çalışma yöntemini aşağıda kısa kısa yazayım, belki işe yarar:

1- YSD’ye Hazırlanmaya Başlarken

Bahsettiğim gibi, İngilizce’ye sıfırdan başlamadığınızı vakti zamanında biraz öğrenmiş olduğunuzu var sayıyorum. Bu nedenle öncelikle ne durumdasınız ona bakalım…

a) Ben hızlıca en baştan tekrar etmek istiyorum

b) Benim durumum iyi, bilgimi orta seviyede koruyorum

her iki durumda da kendimizi a seçeneğindeymişiz gibi varsaymamızı öneriyorum. Bu durumda bize en hızlı şekilde yol gösterecek temel bir kitapla devam etmeliyiz, eski bir kitap, klasik sayılabilir “English Grammar in Use“. English Grammar in Use üç farklı için ayrı sürümleri bulunmakta. Aşağıdaki resimde yukarıdan aşağıya Essential = Temel, EGiU = Orta ve Advanced = İleri sürümlerini görebilirsiniz:

English Grammar in Use - Başlangıç, orta ve ileri seviyeler (yukarıdan aşağı sıralı)
English Grammar in Use – Başlangıç, orta ve ileri seviyeler (yukarıdan aşağı sıralı)

Temel İngilizce bilginizi hızlıca toparlamak için Essential Grammar in USe kitabıyla başlanılmasını öneriyorum. Kitapta ünite sayısının fazla olması gözünüzü korkutmasın, her ünite 1 veya 2 sayfa ilk 100 sayfa sizin ihtiyacınız olan konuları kapsamlı şekilde incelemekte. Bu üniteleri hızlıca geçerken örnekler ve ünite sorularını muhakkak yapın derim.

Kitapta ilerledikçe ve bilgilerinizi hatırladıkça kitap size basit ve sıkıcı gelmeye başlayabilir, böyle hissetmeye başladığınızda orta seviye kitabı olan English Grammar in Use’a geçebilirsiniz. Bu kitapta da benzer şekilde kitabın ilk 100 sayfası sizin işinizi görecektir.

2- Kelimeler… Kelimeler… Kelimeler…

Belki de çoğumuzun en çok bunaldığı şey… Zamanında deftere 5’er kez yazarak ezberlediğimiz sürekli kullandığımız kelimelerin birçoğunu unutalı çok oldu değil mi… Hatırlamak da hiç kolay olmayacak… Kelimeleri ezberlemek ilerlemiş yaşınızda çok sıkıcı ve zor gelecektir. Kolayı yok…

Bu konuda önerim YDS’de en çok çıkan kelimelerin derlendiği listelerden ezber çalışmanız ayrıca kelime ezberi için cep telefonu uygulamaları edinmeniz olacaktır.

Örnek kelime derlemelerine şuradan bakabilirsiniz, ayrıca sadece kelime değil, sıfat (advective), fiiller (verbs), öbek eylemler (phrasal verbs), edatlar (prepositions) vb listelere de mutlaka bakın.

Cep telefonu uygulaması için ise, uygulama mağazasına “YDS” yazdığınızda karşınıza birçok uygulama çıkacaktır. Buradan hoşunuza giden uygulama varsa indirin deneyin.

Son olarak, kesinlikle bir kelime listesi yapın, yukarıdaki listelerde ve geçmiş yılların YSD ve KPDS sınavlarında gözünüze çok çarpan ve anlamını ezberlemekte zorlandığınız kelimelerin listesi olsun, arada dönüp baktın.

3- Paragraf soruları…

Çalışma gerektiren bir diğer zorlu alan… Sıkıcı, uzun ve garip konuları işleyen paragraflar yetmezmiş gibi bir de birbirine yakın cevap seçenekleri işi iyice zorlaştırmakta… Çözümlere gelirsek…

Genel olarak vereceğim en iyi tavsiye İngilizce haber ve benzeri tarzda şeyleri mutlaka okuma alışkanlığı kazanılması gerek. BBC gibi yabancı haber sitelerine mutlaka günde bir kez girin ve bu sitelerdeki aktüel haberler dışında olan haber-hikaye türü yazıları okuyun. Hem keyifli konularda okuma yapmış olursunuz hem de sınavdaki paragraflara benzer okumalar yapmış olursunuz. Bu sayede hem algınız yükselir hem de okuma hızınız artar, böylelikle sınavda karşınıza çıkan geniş paragrafın anlam bütünlüğünü tek seferde kavrayıp soruları daha kolay yanıtlayabilirsiniz.

Bu okumalar öyle çok zaman alacak şeyler değil, günde 1 hikaye okusanız yeter de artar bile…10 dakikanızı alır… Anlamını bilmediğiniz kelimelere mutlaka sözlükten bakın.

Buna ek olarak sınavda bu sorulara yaklaşımız da çok önemli olacaktır. Ben öncelikle paragrafın hızlıca bir kere okunması sonrasında ise her soruda önce sorunun okunması sonra seçeneklerin hepsine hızlıca göz atılıp tekrar paragrafa dönülmesi taraftarıyım. Soru türleri ör. “parçada anlatılmak istenen, en yakın, vs” ile ilgili ipuçlarını geçmiş yıllara ait çözümlü sınav sorularında okuyabilirsiniz.

4- Dilbilgisi & Zaman

Zaman konusunda English Grammar in Use’da çalıştıktan sonra, yine genel tavsiye olan yabancı kaynak okumalarının çok yardımcı olacağını düşünüyorum. Bazen göz alışkanlığıyla dahi past + past perfect vb kalıplarla ilgili soruları yapabiliyoruz.

Diğer dikkat edilmesi gereken ve çok soru gelen alanlardan biri ise bağlaçlar… Whereas, when, while… Bunlara ilgili dehangisinin olumlu + olumlu hangisinin olumlu + olumsuz durumlarda kullanılacağına dair notlar alın. Bu size az 5-6 soru kazandırır. Aşağıda bahsedeceğim çözümlü sorularda da göreceksiniz zaten.



5- Sorular…

En önemli bölüm… Geçmiş yıllara ait çıkmış sınav sorularının çözümü… Çevremde yaptığım gözlemlere göre bu soruları çözmeyenlerle çözenler arasında ciddi bir puan farkı oluyor. Öncelikle zaman kazanma, benzer soru biçimine alışkanlık ve en önemlisi ise soru çözümlerinin bize öğrettiği kritik bilgiler.

Biliyorsunuz son yıllarda ÖSYM sınav sorularının sadece bir kısmını yayınlıyor, bu nedenle önceki YDS, KPDS ve hatta ÜDS sınav soruları çok büyük önem taşıyor. Bence bu sınavda başarılı olabilmenin yolu geçmiş yıllardaki çıkmış soruları çözmekten geçiyor.

Kitap önerisi olarak, fasikül halinde yayınlanan çıkmış soruları önerebilirim. Çıkmış soruları öyle laylaylom, bir soruya bakayım bir cevaba gibi çözmenin pek faydalı olacağını düşünmüyorum. Bu sınavları deneme sınavı olarak yapılması daha faydalı olacaktır. Akşam eve yorgun geldiniz, çok vaktiniz yok… Bu durumdaysanız sınavı 2’ye bölüp 40’ar soru şeklinde iki farklı günde yapabilirsiniz. Ha bir de kendinizi tanımanız önemli, mesela ben en çok hatayı ilk 40 soruluk kısımda yapan birisiyim (kelimeler, zamanlar, bağlaçlar vs) bu nedenle çıkmış sorularda sınavın ilk 40 sorusunu yapıyorum.

Çıkmış sorularda çalışmanın püf noktası ise, anlatımlı soru çözümlerini okumak ve eksik olunan noktaları tespit ederek adeta kısa bir özet gibi ders çalışmak. Bu nedenle bu yöntem çok pratik ve sonuca odaklı bir çalışma şekli.

Ben daha önce Goodbye KPDS Goodbye giye bir kitap almıştım… Çok süper olmasa da işime yaramıştı. Şimdi en son sınavlarda ise İrem Yayıncılık’tan çıkan “YDS Çıkmış Sorular ve Çözümleri” kitabıyla hazırlandım. Kitaptaki çözümler güzel, ipuçları pratik fakat bazı dizgi hataları (cevap seçeneği D iken B’yi  yazmak gibi) ve “fantboys” gibi kendi uydurdukları çözüm pratikleri dışında fena değil.

YDS Çıkmış Sorular ve Çözümleri - İrem Yayıncılık - Suat Gürcan, Rıdvan Gürbüz
YDS Çıkmış Sorular ve Çözümleri – İrem Yayıncılık – Suat Gürcan, Rıdvan Gürbüz

Fasikül kitabı internet üzerinden 15 TL’den başlayan fiyatlarla alabilirsiniz. Veya başka bir çözümlü çıkmış sorular seti de alabilirsiniz. Yeter ki çözümler öğretici şekilde yazılmış olsun.

Özetlersek

1- English Grammar in Use kitabını alıp hızlıca üniteleri işliyoruz
2 – YDS’de en çok çıkan kelimeler listelerinden ediniyoruz, tureng.com gibi sözlükleri bolca kullanıyoruz
3-  bbc.com‘daki ilginizi çekebilecek makale/haber-öykü gibi şeyleri okuyoruz (her gün en az 1 tane)
4- Çıkmış Sorular ve Çözümleri kitabı alıyoruz ve deneme sıavı gibi yapıyoruz, hatalarımızı gidermek ve doğrularımızı pekiştirmek için çözümleri güzelce okuyoruz.


Benim önerilerim bu kadar, gördüğünüz gibi sihirli bir ipucu yazmış değilim kimse de yazamaz. Tek çare çalışmak, ben kendi çalışma yöntemimi yazdım, yazdıklarım sizin de işinize yarayabilirse ne mutlu.

Mutlu günler.

 

TBMM E-Dilekçe Portalı ve yurdum insanının halleri

2

Meclisimiz özünde halkın meclisi ama yönetim olarak temsili demkrasi ile gönderdiğimiz milletvekilleri tarafından işletilmekte…

Haliyle özü ile bağını sağlayan bir kaç araçtan biri Meclis bünyesinde kurulan Dilekçe Komisyonu. Bu komisyona yurttaşlar, talep, şikayet ve önerilerini yazılı olarak bildirmekte ve bu komisyon bu dilekçeleri değerlendirerek kamuoyu gündemini ve taleplerini meclisin faaliyetleri içine değerlendirilmek üzere meclise sunmakta.

Dilekçe Komisyonu, hem geleneksel olarak yazılı dilekçeleri almakta hem de e-dilekçe sistemi üzerinden dilekçeleri kabul etmekte. E-devlet sistemi üzerinden de TBMM e-Dilekçe modülü var, fakat aylardır çalışmayan bir modül olarak E-Devlet sisteminin genel randımansızlığına uygun davranmakta…

Benim de bir talebim olduğu için bugün TBMM Dilekçe Portalına (https://edilekce.tbmm.gov.tr) kayıt oldum. Buradan bireysel ve toplu dilekçe yazabiliyorsunuz. Güzel de bir hizmet var toplu imzaya açık dilekçeleri de imzalayabiliyorsunuz.

Talepleri az çok tahmin edebilirsiniz; iş talebi, af talebi, bedelli askerlik, tayin talepleri, katkı kredisi borçlarının silinmesi(hem de ailenin haberi olmadan)… Bunlar genel talepler, bunların dışında, kamu hizmetlerin eksikliği, şikayetler ve hizmet talepleri de diğer öne çıkan talepler… Bunun yanı sıra çaresizlik dolu talepler ve uçmuş talepler de mevcut.

Az çok uç nokta talepleri tahmin edebilirsiniz. Ben de tahmin edebildiğimi düşünüyordum ama şu talebi görünce ne kadar yanıldığımı anladım…

TBMM'ye RiotGames oyunu için verilen dilekçe
TBMM’ye RiotGames oyunu içinde hakaret işitilmesi üzerine verilen dilekçe

Okuduğumda çok güldüm doğrusu… Tek kelimeyle manyakça bir talep! Toplumun içinde bulunduğu ruh hali iki türlü aks ediyor; hem biçimsizce meclis içine hem de şuursuzca meclis dışına bir yansıma bu….

Neler var neler… Bence siz de hem eğlenip hem şaşırmak istiyorsanız TBMM Dilekçe Portalına üye olun ve menüden “İmzalayabileceğim Dillekçeler“e tıklayarak sörfe başlayın! Tabi makul talepleriniz varsa onları da dilekçe yazarak talep etmekten imtina etmeyin. Söz uçar yazı kalır…

Not: RabeaL06 isimli sihirdar hesabı sahibi, ayıp değil mi onca küfür etmişsin adama, terbiyesiz!

 

Kısa Notlar 5…

0

Merhaba,

Çok zamanım olmadığından yine çok kısa notlar halinde bir girdi yazmak durumundayım.

  • Özgürlükiçin.com’da işler iyiye gidiyor. Fakat hala yeni yöneticilere ve -daha da önemlisi- yeni Habercilere ihtiyacımız var. Az sayıda haber girmekten şikayetçi olunuyor(bu arada son iki ayda 2 günde 1 haber oranı yakalanmış) fakat nedense kimse Haberci olmak istemiyor. Haber yazmayan bir topluluk ne kadar haber okur ki diye kendime sormadan edemiyorum.
  • Pardus E-Dergi 2. sayı hazırlıklarına başladık. Yazı yazabilecek kişilerin katkılarını bekliyoruz. Bu sayı için özel bir röportaj da ayarladık.
  • Pardus’un en önemli gündem maddelerinden biri Camia. Çok sorun yaşadığımız, hatta sorunu hala tanımlamaya çalıştığımız bu konu ile ilgili Camia Listesi bu ay hareketli. İşler iyiye gidiyor diyebilirim. Umarım tamamına erdiririz, en azından bir şeyleri ortaya koyabiliriz. Katkıcılar olarak güçbirliği yapmak, süreçleri toparlamak ve hem Türk hem de yabancı Pardusseverlerle işbirliği yapmak için bir sosyal platform oluşturmaya çalışıyoruz. Bu konuda Elgg veya OpenAtrium tabanlı bir çözüm arayışındayız. Detaylar Camia Listesi arşivlerinde.
  • Pardus için bir sosyal sözleşme ihtiyacı devam ediyor. Pardus’a yapılacak katkıları “Şükranla tanıyacak” bir sosyal sözleşme benim hedefim. Bunun için mücadele etmeye devam ediyoruz.
  • Pardus hepimizin, çeşitli nedenlerden dolayı küsen insanlar var, bu kişilerin susması beni çok rahatsız ediyor, doğruları yılmadan susmadan söylemek lazım. Bundan vazgeçmemek lazım, bu küsmeler sadece kalıp süreçleri iyileştirmek için yılmadan çabalayan insanları zayıflatıyor. Sesimizin daha cılız çıkmasına neden oluyor. Gönül koyarak bizi lütfen yalnız bırakmayın.
  • ÇoMAK projesi hala Pardus’a entegre olamadı. Ama birçok masaüstü ortamı kararlı depoda yerini aldı. Bu paketleri depoya almak işin zor tarafı, bu kadar zor olmasa da çok önemli bir şey daha var, bu masaüstlerinin kurulum belgeleri. Pardus projesinin belgeleme politikası hala tam olarak ortada yok. Fakat masaüstleri konusunda şimdiden benimsenmesi gereken bir politika gerek. Bunlar sıradan yazılım kurulumları değil, yapılandırma ve ince ayar(tuning) gerektiren işlemler, bu nedenle bu kurulum belgeleri paket sorumlusu tarafından PardusWiki’ye yazılmalı. Biz nasıl kurulduğunu nasıl yapılandırıldığını bilemiyoruz, ampirik yöntemle deneme yanılma -yamulma- ile ielrliyoruz. Bu doğru değil. Bu belgelerin paketler ile ilgili izleme amaçlı hata kayıtlarında tutulması ve özen gösterilmesi lazım. Ben elimden geldiğince PardusWiki Masaüstü ortamları ‎maddesinde bu ortamların kurulumlarını anlatmaya çalıştım. Şu anda Xfce, LXDE, Enlightenment maddeleri tamam gibi, ama dediğim gibi ince ayar ile ilgili bilgilerin yazılması gerek. GNOME’u Pardus 2011.2 üzerine ÇoMAK deposunu kullanarak kurup çalıştırabildim. Bu maddeyi de ilk fırsatta deneysel kategorisinde yazmalıyız. Bunun dışında Fluxbox depolarda yok, Openbox ile bugün tanıştım, depolarda mevcut. Openbox çok enteresan bir masaüstü ortamı, yalın çalışabildiği gibi KDE veya GNOME ile de entegre olarak çalışabiliyor. Paketçisi PardusWiki’de bizi aydınlatırsa seviniriz.
  • Bazı uygulamaların 64bit’de çalışmaması ile nedeniyle Pardus 2011.2 32bit kurulumu yaptım. Pardus’un indir sayfalarında 32bit bağlantısının yanında “Önerillir” ibaresinin konması gerek diye düşünüyorum. Çok daha iyi 64bit desteği veren Ubuntu  bile indirme sayfasında bu şekilde ibare koymuş.
  • Pardus’un 64bit sürümü ile ilgili çalışma sorunları ile ilgili sevgili Anıl hata takip sisteminde bu işin takipçisi. Güzel gelişmeler de oluyor, sevgili Fatih Arslan ve Taner Güven Ati sürücüleri için 32bit bağımlılıkları hallediyor. 18858 Numaralı hata kaydı. Dileğim Nvidia içinde bu iş kısa zamanda çözülür. Nvidia için 19228 numaralı hata kaydını açtım.
  • Pardus 2011’in bazı hatalarının hala devam etmesi canımı sıkıyor.  İlgilendiğim ve önemli gördüğüm hataları aşağıya yapıştırıyorum
  • ID Önm Önc İşletim Sistemi Atanan Durum Çözüm Özet
    19228 nor P5 Linu farslan YENİ module-nvidia için 32 bit kitaplıklar
    19006 nor P5 Linu gokcen YENİ Password fail.
    18858 nor P5 Linu farslan YENİ module-fglrx için 32 bit kitaplıklar
    17962 nor P5 Linu ozan YENİ Mikrofon çalışmıyor- HDA Nvidia
    17886 urg P5 Linu pamir TEKRAR İngilizce Pardus Wiki Spam Yağmuru Altında
    17211 nor P5 Linu loker ATANDI Official Pardus homepage not updated.
    17076 new P2 Linu bertan YENİ Dilbilgisi denetimi sağlanması
    16346 nor P2 Linu gokcen YENİ İngilizce dışındaki dillerin yazım denetimini elle seçmek gerekiyor
    16209 nor P5 Linu ozan YENİ Kablosuz ağ bağlantısı sık sık kopuyor
    16053 nor P5 Linu farslan ATANDI Ekranda noktalar görünmesi — Blinking black lines and dots
    13883 nor P5 Linu isbaran ATANDI Boinc
    9024 nor P5 Linu admins TEKRAR Knazar Plasmoid Programcığı İsteği
  • Anıl’ın Google+’ında gördüğüm Fold.it projesi çok ilgili çekti. Bir bulmaca oyunu oynayarak protein yapılarını çözüyorsunuzi bu sayede AIDS ve Kanser gibi amansız hastalıklara tedavi bulmaya çalışılıyor. Şöyle ki Fold.it oyuncuları sadece 3 haftada AIDS hastalığı ile ilgili yaklaşık 10 yıldır çözülemeyen bir protein’i çözerek bir ilke imza attılar. Çok enteresan ve zevkli bir oyun. Pardus 2011.2 32bit sürümde sorunsuzca çalışıyor, 64bit’de ise yukarıda bahsettiğim hatadan dolayı henüz çalıştıramadım. Oyunun Fold.it anasayfasından Linux sürümünü indirin, bir dizine açın o dizinde F4 tuşu ile uçbirimi açın Foldit çalıştırılabilir dosyasını uçbirimin içine sürükleyin ve çalıştırın (veya uçbirimde ../Foldit komutunu verin). Tavsiye ederim.

Evet bir yazımızın daha sonuna geldik…

Mutlu günler.

Özgür Ödev

0

ödev Kısa vadeli Sermaye hareketleri,Portföy Yatırımları ve Sıcak Para Olgusuyla ilgili derleme çalışmam.
İhtiyaç Sahiplerine Duyurulur !
Buradan —-> kısa vadeli seramye hareketleri indirebilirsiniz.

Biraz aceleye gelmiş bir çalışma olsa da fena sayılmaz.
Tamamen özgür yazılım ortamında,Pardus işletim sistemi üzerinde OpenOffice programı kullanılarak hazırlanmıştır !
Eylemlerimiz devam edecek !

Sıradaki Eylem :
Genetiği Değişmiş Organizmalar ve Avrupa Birliği Yaklaşımı

Yasadışı Müzik indiren Kadına 1,92 Milyon Dolar ceza

0

Amerika’da 32 yaşında bir anneye verilen ceza 1,92Milyon $ , bu hafifletilmiş hali 2007 yılındaki ilk yargılama sonucu ceza 5,328 Milyon $ imiş.

İnternet üzerinden paylaşım platformlarından (ağlarından) müzik indirdiği ve lisans ihlali yaptığı tespit edilen Jammie Thomas-Rasset’e tekrar yargılama sonucu şarkı başına 82.000 $ lisans ihlal bedeli ceza kesilmiş.

“İbret olsun” veya “Taksimde sallandıracaksın” yaklaşımındaki bu ceza tarihe geçmeye aday. Jurinin kararını duyunca kulaklarına inanamayan Jammie Thomas-Rasset “Benden bu parayı asla alamazlar, bunu da biliyorlar çünkü bu cezayı asla ödeyemem ama sadece tek düşündüğüm çocuklarım, çünkü ben bir anneyim” şeklinde bir açıklamada bulunmuş.

P2P dosya paylaşım ağlarından Kazaa üzerinde, ticari tescil takip firması MediaSentry tarafından takip edilip bilgisayarından dosya paylaştığı tespit edilen zavallı kadının ibretlik bir cezaya çarptırılması çok haksızca.

Bu ağlarda ağın diğer ucundaki milyonlarca insan da aynı suça iştirak etmiş ve o kadın kadar bu suça ortak. Bugüne kadar internetten p2p ile müzik indirmemiş olan kimse var mıdır ?

24 şarkı…Sadece yirmi dört yüz binlerce şarkılık yasadışı arşivi olan insanlar bu haberi okuyunca kahkahalarını tutamamıştır eminim. Şarkı başı 82.000$ den hesap edince….

Size tavsiyem, internet üzerinden amatör şarkıcıların çalışmalarını ücretsizce dağıttığı, yani ister internet üzerinden dinleme isterseniz bilgisayarınıza indirme imkanınız bulunan. Yeni sanatçıları ve müzik türlerini keşfetmenizi sağlayan JAMEDO.com sitesini ziyaret etmeniz .

Haberin orjinal adresi : http://news.yahoo.com/s/ap/us_tec_music_downloading

Dizüstü Bilgisayarınız ve Isınma Sorunsalı

11

Isınma sorunu hemen hemen her elektronik cihazda performans  düşüklüğü yaratmakta ; Masaüstü bilgisayarlar dizüstü bilgisayarlar, uydu alıcıları emektar Playstation gibi.

Hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri haline gelen dizüstü bilgisayarlardaki ısınma sorunu ise çoğumuzun sinirini bozmakta. Her bilgisayarda bu sorun olacak diye bir durum yok, üreticiler ve teknik tercihleri bizi maalesef bu sorunla yüzleştirmekte. Benim kullandığım dizüstü bilgisayar fiyatının uygunluğu ve iyi donanımı ile tercihim olan Hp Compaq Presario CQ50 115TR modeli, tek sıkıntısı üreticinin fanı yanlış konumlandırması (bence). Fiyatı ucuzdur elbette ısınacak diye bir ön yargıya kapılmayın. Bu durumla karşılaştıktan sonra bende böyle bir ön yargıya kapıldım, fanı şimdiki konumunda yerleştirmenin bir model hatası olduğunu ve bu modelin tutmadığı için ucuz olduğunu düşünmüştüm… Ama maalesef bu tercih bütün HP marka dizüstü bilgisayarlarda yapılmış, hepsinin hava tahliyesi aşağıya bakmakta. 1000 modelin de aynı  de aynı 3000 liralık olanının da aynı. Eğer dizüstü bilgisayar alacaksanız ve teknoloji mağazası geziyorsanız size önerim standta gösterilen çalışan dizüstü bilgisayarların hava çıkışına elinizi tutmanız, böylece sıcaklığı kendiniz hissedebilirsiniz. Sıcaklık arttıkça performansın düştüğünü unutmayın.

Hemen korkmayın bu aslında çok büyük bir sorun değil, ama sorun şöyle , hava tahliye kanalından atılan sıcak hava kanal aşağıya baktığı için ve hatta bir kısmını da ekran çerçevesinin uzantısı kapattığı için , atılan hava zemine çarpmakta ve zemin ısınmakta, ve de diğer markalarda olduğu gibi yüksek ayakçaları olmadığı için bu ısınma  işlemci fanının dışarıdan çektiği serin havayı da ısıtmakta.Böylece sistemin sıcaklığı artmakta ve ciddi performans kayıpları yaşanmakta.

Diğer bir sorun ise : TOZ , öyle ki sisteminiz eğer tozlu ise ısınma sorunundan kurtulmanız zor, fanınız toz tutmuşsa , veya tahliye kanalındaki ızgaralarınız toz ile tıkanmışsa sürekli çalışan fan ve gittikçe ısınan sistem canınızı sıkabilir. Mesela bugün yine farkettim ki tahliye kanalından yeteri kadar hava çıkışı olmuyor, bilgisayarı temizlemenin zamanı geldi diye düşündüm. Bir kaç fotoğraf çekip sizlerle paylaşmak istedim.

Eğer sizde aşırı ısınma ve buna bağlı performans sorunu yaşıyorsanız hem mevcut sorunu çözmek hemde ısınma sorunu ile karşılaşmamak istiyorsanız benim yöntemimi deneyebilirsiniz. Roket Bilimi kadar teknik olmasa da onun gibi basit prensiplere dayanmakta.

Adım Adım Gidelim ; Önce Bilgisayarımızı kapatıyoruz

A- : Dizüstü Bilgisayarımızı Tanıyalım ve Temizleyelim :

Dizüstü Bilgisayarın Altı
Dizüstü Bilgisayarın Altı

Yukarda Gördüğünüz resimdekiler :

1-Elektrik süpürgesi  ile kırmızı halka içine alınmış fan bölgesi süpürge tutularak güzelce çekilir, tozlar temizlenir, şanslı iseniz fan deliklerine giren toz yumaklarını görebilirsiniz.

2-Kare içine alınmış bölgeler ise, Sabit disk ve ekran kartı için açılmış havalandırma delikleri, alt kısımda tozdan korumak için bir filtre bulun makta, tek taraflı olduğunu düşünmekteyim. Daha sonra burayı da güzelce çekerek temizleyelim.

3- Tahliye kanalları, en önemli yer, bilgisayarınız fanından temiz ve serin havayı çekip, bu hava ile işlemci ve sistemi soğutuyor, bu işlemde ısınan havayı ise tahliye kanalı ile dışarı atmakta, ne kadar rahat dışarı atarsa sistemden sıcak havayı o kadar çabuk uzaklaştırmış olacaktır. İşte temel sorun da burada yatıyor, bu kanallar şekilsiz ve aşağı bakıyor,zemine çarpan hava kanala geri dönme eğil,imi gösteriyor. Bilgisayarın altındaki ayakçalar ise yeteri kadar yüksek değil maalesef.  Acer ve Asus gibi markalarda bu tahli,ye kanalı havayı aşağı değil yana vermekte ; ki çok mantıklı ve daha yüksek ayakçalar kullanmakta, buda hava sirkülasyonunu rahatlatmakta. Bunun çözümü ise aşağıda “B” Bölümünde bulunmakta.
Tahliye kanalını da güzelce süpürge ile çekiyoruz :

Tahliye Kanalı
Hava Tahliye Kanalı

Böylece sistemimizin soğumasını zorlaştıran zararlı toz birikintilerinden kurtulmuş olduk.

Unutmadan hepsinden değil elbette , kasayı açıp temizlemek daha sağlıklı ama maalesef kasayı açarsak dizüstü bilgisayarımızın garanti şartlarını ihlal etmiş oluruz ve ürünü garanti kapsamı dışına çıkarmış oluruz.

B- Bölümü : Sağlıklı Duruş :

1- Aparat: Bu sorunu ilk yaşadığımda acaba nasıl çözeceğim diye düşünüyordum, herkes gibi bende ilk olarak dizüstü bilgisayarın altına kitap koyarak daha sağlıklı bir hava sirkülasyonu sağlamaya çalıştım, ama hem tam dengede durmuyordu hemde kanalları kapatıyordu, sonra bir çerçeve yapmayı düşündüm daha sonra ise lastik ayakçalarla yüksekliği artırmayı düşündüm. Deneme yanılma yaparken en önemlisi yanımda rahat dolaştırabileceğim yer tutmayacak bir aparat yapmaktı, tam hatırlamıyorum ama sinirle uğraşırken en son rasgele aşağıda görünen aparatı yaptım.

Dizüstü Altlığı
Dizüstü Altlığı

Çıta ve beyaz bant ile yaptığım bu alet o kadar özensiz ve ilkel olmasına rağmen işimi tam anlamıyla gördü. Kenarını köşesini düzeltmeye bile uğraşmadım ve 100 TL ‘lik dizüstü bilgisayarı soğutucularının (altlık) yaptığı işi güzelce yapıyor ; Nasıl mı hava sirkülasyonunu kolaylaştırarak.  Dikkat ederseniz sol kısım, yani tahliye kanılın olduğu kısım biraz  boş bırakılmış orası çok önemli 🙂 Daha teknik bir proje çizimi var ama ticari kaygılarımdan dolayı burada henüz açıklayamayacağım. Sadece bu prototip ile yetinmenizi istemek durumundayım.

2- Aparatın Kullanışı :
Çok basit; çıtayı zemine koyuyoruz , dizüstü bilgisayarımızı ise lastik ayakçalarının üzerinde çıtaya yerleştiriyoruz. Aşağıdaki gibi :

Altlık işbaşında
Altlık işbaşında

İşte bu kadar !

İstediğiniz kadar oyun oynayın, yüksek işlemci gücü gerektiren işlem yapın, bilgisayarınız saatlerce açık kalsın, kafanız artık rahat olsun.

Not: Marka karalamak gibi algılanmasın, ısınma sorunu engelleyici değil, can sıkıcı bir durumdan ibarettir.  teknik olarak şöyle diyebilirim. Paylaşımlı ekran kartımın  (GPU) sıcaklığını sürekli gözlem altında tutuyorum, aparat olmadığı zaman 75c ile işleme göre 90- 95 c sıcaklığı bulmakta,  aynı kullanımda aparat ile ise 58 ila 70 derece arasında çalışmakta.

Birde sistem Windows Vista ile hem daha gürültülü hemde daha çabuk ısınmakta, Pardus 2008 üzerinde KDE4 ve nvidia 180.22 sürücüleri ile hem daha sessiz, hem daha serin hemde daha güzel 🙂

Aman unutmadan ; bilgisayarınızı yata veaaire gibi yumuşak yerlerde çalışır halde bırakmayın, alt kısım gömülebilir ve bilgisayara hava alamaz ve sisteminiz zara görebilir. Kullanıcı kılavuzunda yazdığı gibi sürekli düz ve sert zeminlerde kullanmaya üzen gösterin.


Çılgın Motorcular(Wild Hogs) ve Kamil Koç

0

Sanırım en son yolculuğumda bu filmi 9.kez izledim, ki şanslı olduğumu düşünüyorum duyduklarıma göre 2 ay önce filmi 15 kez izlediğini iddia edenler varmış, otobüs muavinleri (yeni adıyla host) haricinde bu filmin bu kadar çok izlenmesi, diyecek kelime bulamıyorum.

Filmin ->imdb sayfası’nda aldığı 6.1 biraz sevimli verilmiş bir puan olarak göze çarpıyor, film genel olarak vasatın pek üzerine çıkmasa da tam olarak bir “yol filmi”. İlk izleyişlerimde, gerçekten yolculuğun sıkıntısını alan bu film, ne zaman Kamil Koç’ tan bilet alacak olsam acaba dedirtmeye başladı, ta ki en son yolculuğumda İstanbul’dan İzmir’e giderken ilk cd’de “Transformers” filmini izleyene kadar, bu filmi daha önce  izlemiştim (4.kez) ama Türkçe dublajlı izlememiştim,o da aradan çıkmış oldu. Derken Yolculuğun 2. kısmında Balıkesir civarı bir yerde diğer hostun vcd ye uzanıp “Çılgın Motorcular” filmini oynatıcıya takması ile içimdeki “Vahşi Domuz” tekrar uyanıverdi(!).

İlk izleyişimin üzerinden sanırım 5 ay geçti, seyahatlerimin hepsini Kamil Koç ile yapmamama rağmen Vahşi Domuzlar peşimi bırakmıyor.

Daha önce izlemediyseniz özellikle müziklerinden keyif alabilirsiniz, çılgın polis memuruna dikkat, birde unutmadan acı festivalinde Britney Spears havalarında şarkı söyleyen erkek şarkıcı ve diğerleri güzel renkler olsa da bir daha izlemekten ve aynı filmden keyif almaktan korkuyorum.