Kategoriler
Genel LibreOffice

Freedomsponsors.org: Destek olun & Harçlık Kazanın

Özgür yazılımın gönüllü katkıcıların emekleriyle oluşturulduğunu elbette hepimiz biliyoruz. Yazılım gelişip büyüdükçe de sunucu, dernek, özel emek gerektiren işler vb çeşitli maliyetler de ortaya çıkıyor. Bu maliyetler de gönüllülerin bağışlarıyla veya özgür yazılım üzerine iş yapan şirketler veya bazı vakıf ve kamu kurumlarının desteğiyle karşılanmakta…

Linux çekirdeği veya LibreOffice gibi büyük özgür yazılım projelerinde bu maliyetler elbette çok daha büyük oluyor ve bunlar büyük sonsorların desteğiyle karşılanmakta. Örnek verirsek, Linux Vakıfı’nın devasa sponsorları şurada: http://www.linuxfoundation.org/about/members LibreOffice’in ise “büyük” sponsorları benzer bir şekilde “Danışma Kurulu -Advisory Board” altında görülebilir:
https://www.libreoffice.org/about-us/advisory-board/

LibreOffice Danışma Kurulu‘nda yer almak, bu şirketlere iş yaptıkları ekosistemin ihtiyaçlarına göre LibreOffice’in seyri ve gelişmesinde söz sahibi olma hakkı tanıyor. Elbette yıllık belli bir ücretle şirketler ve kurumlar bu kurula katılabiliyor. Kurulun ücretleri tam zamanlı geliştirici sağlama ve çalışan sayısına göre değişiyor. Detayları burada görebilirsiniz: https://wiki.documentfoundation.org/TDF/Advisory_Board

Kurulda dikkat çekmek istediğim King Abdulaziz City for Science and Technology (KACST). Bu kurumu Suudi Arabistan’ın TÜBİTAK’ı olarak kabaca tanımlayabiliriz. LibreOffice’in gelişmesine ve Arabistan’da kullanılımı üzerine epeyce iş yapıyorlar. LibreOffice’in Arapça sürümüne ve soldan-sağa yazılan dillere yönelik yazım desteği ve iyileştirmeleri bu kurum sayesinde oldu diyebiliriz. Bnkz:
http://blog.documentfoundation.org/2013/06/25/the-document-foundation-welcomes-a-new-member-of-the-advisory-board-king-abdulaziz-city-for-science-and-technology-kacst-of-saudi-arabia/

Ben TÜBİTAK’ın da LibreOffice Danışma Kurulu içierisinde yer alması gerektiğini düşünmekteyim. Kurumsal pazarı hedefleyen bir Linux dağıtımın iş modelinde temel teşkil eden bir bileşen olan LibreOffice’in gelişimi iş modelinin de sağlıklı ilerlemesi ve sorunları birincil elden çözülmesi gibi çok önemli faydalar sağlayan çok büyük bir avantaj. Ben TÜBİTAK yönetiminde olsam kesinlikle bu kurula TÜBİTAK’ı dahil ederdim… Yıllık ücretler çok görünmesin, gerçekten edilen tasarrufun yanında bu tutarlar para değil.

Kısa bir giriş yapmak istemiştim ama yine kaptırdık. Yukarıda yazdıklarım başka bir yazının ana konusu olsun ve konuya geri döneyim…

****

Yukarıda kabaca özgür yazılımın mali tarafını anlatmaya çalıştım. Gelin görün ki bir tepeden yönetim ve istihdam modeliyle de yapılamayan bazı şeyler var. Bunlar aslında özgür yazılımın ilerlemesinde yenilikçiliği temsil eden şeyler. Çoğunlukla iyileştirmeler ve yeni özellikler kullanıcılar tarafından talep edilmekte ve geliştiricilerin başının etini yiye yiye onların ilk uygun zamanlarında yapılmayı beklemekte…

Özellikle gönüllü geliştiricilerin sürekli boş zamanı olmadığı ve kendi istekleri dışında(veya bağlı olduğu organizasyonun iş listesi dışında) özgür yazılımda sürekli bir sorumluluğu olmadığının bir kez daha altını çizmek istiyorum. Tabi birçoğunun da ya öğrenci ya da serbest çalışan(freelancer) kişiler olduğunu da hatırlatayım…

Onlarca özelli isteği ve az bir iş gücü denklemindeki çözümsüzlük için işte tam burada Freedomsponsors.org devreye giriyor.

Freedomsponsors.org
Freedomsponsors.org

Freedomsponsors.org, özgür yazılımdaki genel bağış mantığından farklı olarak, iş ve çözüme yönelik bağış mantığını benimseyen, belirli bir iş, bir hata için gönlünden ne koparsa destek olarak geliştiricileri motive etmeyi amaçlayan ve sonuç olarak da özgür yazılımın gelişmesine katkı sağlamaya çalışan bir aracı site.

Çalışma mantığı çok basit, herhangi bir özgür yazılım projesindeki bir gelişme için – genellikle o yazılımın hata takip sistemine girilmiş bir hata kaydını temel alarak- bireylerin “şu işi halledin ben şu kadar lira benden, helali hoş olsun” diyerek vaad ettikleri bağışların söz konusu işin/hatanın çözülmesi üzerine hatayı çözen kişiye ödenmesi şeklinde…

Güzelliği ise, hem istek sahibinin gönlünden kopan küçük bir miktarla kişisel olarak beklentinin gerçekleşmesi, hem de hatayı çözen kişinin – büyük ihtimalle geçimini sağlamak için zorlanan bir kişi veya ailesinin yükünü hafifletmeye çalışan bir öğrenci oluyor bu- bu emeğinin karşılığında para kazanması.

Buradaki sponsorlu iş listesine baktığınızda genellikle ürünün normal gelişimine ek olan özellikler olduğu için işin doğasını bozmayan ve destekleyici bir yapı karşımıza çıkıyor.

Freedomsponsors.org ile ilgili daha önce bizim camiada pek yazılı bir şey görmemiştim. Google+ üzerinde sanıyorum Anıl Özbek ve Emir Yâsin Sarı‘nın konuyla ilgili girdileri vardı…

Ben de bugün bu işe dahil olayım dedim ve LibreOffice ile ilgili ilk sponsorluk kaydımı girdim. Söz konusu kayıt, LibreOffice’de değişiklikleri izlerken değişiklikleri kısmi kabul özelliğinin kazandırılmasıyla ilgili bir hata kaydım üzerinden yaptım. Bu özellikle editörler ve şirketlerde birlikte çalışan kişilerce ihtiyaç duyulan bir iyileştirme. Bu özelliğin kazandırılması için ben 20 USD’lik bir sponsorluk kaydı girdim:
http://freedomsponsors.org/core/issue/429/

LibreOffice ile ilgili mevcut kayıtları -başarılı olanlar- ve açık teklifleri şuradan görebilirsiniz: http://freedomsponsors.org/project/149/LibreOffice#/LibreOffice

Freedomsponsors.org adresinde sadece LibreOffice yok, Xorg’dan tutun, Linux çekirdeğine, Scribus’a kadar onlarca özgür yazılım projesi yer almakta.

Eğer sizin de istediğiniz bazı özellikler/çözülmesi için fazladan emeğe ihtiyaç olan hata kayıtları varsa, bu platformda sponsor olmanızı öneririm. sadece bireysel olarak değil, çalıştığınız şirketin ihtiyaçları için de buradan sponsor olabilirsiniz. Ki cömert sponsor kayıtları genellikle bu yazılımları iş modellerinde kullanan şirketler tarafından girilmiş.

Freedomsponsors.org sitesinin kullanımı çok basit, üye oluyorsunuz, para ödemek için bir PayPal hesabına ihtiyacınız var. Şayet bir kredi karınız varsa PayPal‘e üye olmak 5 dakika bile sürmüyor(ben de ilk kez üye oldum, kolaymış gerçekten). Ayrıca yeni elektronik para birimi Bitcoin ile de ödeme yapıp ödeme alabiliyorsunuz.

Freedomsponsors.org sitesindeki kayıtlı projeler şurada:
http://freedomsponsors.org/project/ Kayıt gireceğiniz proje bu listede yoksa hiç merak etmeyin dilediğiniz özgür yazılım projesini kolaylıkla kayıt edebiliyorsunuz.  Sitenin genel kullanımı çok kolay…

Sitede sponsorluk dışında, Kickstarter(topluluk fonlaması) özelliği de mevcut. Siteyi bu amaçla da kullanabilirsiniz. Site işleyiş maliyeti olarak sponsorluk ödemelerinden küçük bir komisyon almak dışında ek bir maliyet çıkarmıyor… Detayları siteden alabilirsiniz.

Çağrım iki taraflı, hem geliştirme isteyen kişiler ve şirketlere, hem de ek gelire ihtiyacı olan öğrencilere. Gelin bu platformda özgür yazılıma destek olun. Öğrenciler ve serbest çalışanlar siz de hem özgür yazılıma katkı verin, hem de  ek gelir kazanın!

Mutlu günler.

Konu dışı: LibreOffice’in resmi twitter hesabı açıldı, takip ediniz:
https://twitter.com/LibreOffice


LibreOffice Türkiye topluluğumuzun hesabını henüz takip etmediyseniz onu da takip ediniz:
https://twitter.com/LibreOfficeTurk

Kategoriler
LibreOffice

LibreOffice Android sürümüne geliştirici olun!

LibreOffice bildiğiniz üzere Windows, GNU/Linux, Mac OS X, BSD platformlarında kullanılabilir bir özgür ofis yazılımı.

Michael Meeks LibreOffice Android sürümünü anlatıyor:

GSoC 2012 öncesinde Android’in yükselişiyle LibreOffice’de mobil platformlarda yerini almak için planlarını yapmıştı. GSoC 2012 sonrasında da hızlanan geliştirme çalışmalarıyla bir şeyler oluşmaya başlamıştı.

LibreOffice Android
LibreOffice Android

Fakat bu platformdaki gelişme istenenin epeyce gerisinde kalmış bulunuyor. Sebebi ise malumunuz geliştirici eksikliği…

Gördüğüm o ki Andorid’in popülerleşmesiyle ülkemizde de Andorid geliştiriciliği hız kazanmış; birçok genç arkadaş bu konuda epey ilgili ve mesafe kat etmiş.

LibreOffice’in masaüstü sürümü için geliştirici çıkarma işinde ülkemiz geride kaldı. Neden bu açığı LibreOffice Android sürümünde kapatmayalım? Madem Android geliştiriciliği  ülkemizde bu denli popüler, gelin LibreOffice’in Android sürümüne katkı verin.

Lafı çok uzatmaya gerek yok aslında. LibreOffice’in Andorid sürümü hepimizin ihtiyacını giderecek bir ofis yazılımı olacak.

Gelin bu geliştirme sürecinde yerinizi alın.

Proaktif olun!

Proaktif demişken, sürekli bu kelimeyi tekrar ediyorum. Proaktif nedir derseniz, elini taşın altına koyan, şartların oluşmasını beklemeden insiyatif alarak işi halletme diye kabaca tanımlayabilirim. Özgür yazılım katkıcısıysanız elinizi taşın altına sokmaktan çekinmemelisiniz. Bekleyeceğiniz bir şey de yok, her toplulukla kendinizi tanıtın elinizden geleni ortaya koyun, bunu yapabilirim deyin ve yapın. Bu kadar. Nazlanmaya, acaba demeye hiç gerek yok. Üreten veya üretmeye niyeti olan kişi her yerde memnuniyetle karşılanacaktır.

LibreOffice’in Android sürümüne katkıcı olmak için şu sayfadan başlayabilirsiniz: https://wiki.documentfoundation.org/LibreOffice_on_Android

Günlük sürümler şurada: http://dev-builds.libreoffice.org/daily/master/Android-ARM@24-Bytemark-Hosting/current/

Kod şurada: http://cgit.freedesktop.org/libreoffice/core/tree/android

Geliştirici sayfaları: https://wiki.documentfoundation.org/Development http://tr.libreoffice.org/get-involved/gelistirici/ https://www.libreoffice.org/developers/ Türkçe geliştirici listemiz hakkında da şuradan bilgi alabilirsiniz.

Geri durmayalım! LibreOffice Android sizin elinizde şekillensin.

Not: Bu arada LibreOffice’i rollAPP ile iPad ve ChromeBook/Chrome üzerinde kullanabiliyorsunuz: 

 – LibreOffice, RollApp ile iPad ve Chromebook’larda

Kategoriler
Genel

Neler Yap-a-mıyorum…

2013 senesinin son çeyreği benim için zaman yönetimi açısından çok verimsiz geçen bir dönem oldu. Son üç ayda doğrusu elle tutulur pek bir şey yapamadım, daha doğrusu neticelendiremedim.

Aslında durum şu ki, ahtapot gibi onlarca işin ucundan tutmuş durumdayım. Ama hepsini çekip çevirecek gücüm elbette yok. Biraz daha organize olabilmek adına yapılacaklar listeleriyle durumu toparlamaya çalıştım ama gidiş bu ya, bu sefer de listeler kabardı, yeni listeler vs. vs…

Tabi iş, doktora bir yandan bir yandan da insanın kendine zaman ayırması denklemin diğer tarafında ise hobim olan özgür yazılım -ağırlıklı olarak LibreOffice- beni epeyce yorgun kıldı.

Sırf LibreOffice için yapılacak listelerimi tamamlamak için en az 20-25 gün tam mesai uğraşabileceğim onca iş var. Diğer taraftan da ödev ve okulla ilgili olan kitaplar hariç bir kitap bitirebilmiş değilim. Bir yandan da Sezai’nin İlizarov Günlüğü’nü e-kitap haline dönüştürmesine yardımcı olmak için editörlük yapma işi var ki kaç aydır zaman ayıramadım…

Zaman gerçekten izafi bir kavram, yıllar geçtikçe daha hızlı akıyor gibi. Tam nerede duymuştum hatırlamıyorum ama yaklaşım şöyle bir sözdü “Hayatın ne kadar yoğunsa o kadar iş yapabilmişsin demektir.” Bu minvalde hep düşünüyorum, “zaman yok… zaman yok… az zaman bulayım öyle yaparım” diye işleri öteleye öteleye aslında birbirinden bağımsız ve kopuk onca boş zamanı değerlendirememişim… Oysa geriye dönüp baktığımda bağımsız ve kopuk zamanı çok heba ettiğimi daha iyi görebiliyorum.

Çalışan ve boş zamanı sınırlı olan insanların kesinlikle zamanını iyi planlaması gerekiyor. Yapmak istediğimiz işe ayıracağı zamanı iyi korumak, bilgisayar başındayken çer-çöp internet sörfü veya sosyal medya gibi feci şekilde hızlı zaman tüketen alışkanlıklardan kesinlikle uzak durmak gerekiyor. Bir de çalışmayı bölmemek…

Çok fazla birikmiş şey varsa geri dönüp toparlanmaya çalışmak ise ayrı bir ızdırap…

Tabi ki özellikle özgür yazılım konusunda hiçbir şekilde “bir şeyler yapmak” zorunda değilim. Her ne kadar insanlar katkıcıları katkı verme yükümlülüğündeki insanlar gibi görse de, böyle bir yükümlülük ve sorumluluk yok. Hatta bu algıyı yıkmak için hiçbir şey yapmamak nasıl olurdu düşünmüyor değilim…

Sanki ülkemizde özgür yazılıma katkı vermek birilerinin işiymiş gibi bir algı oluşmuş gibi. Nasılsa birileri yapıyor da bir başka algı. Yapılmalı, edilmeli diyen talepkar duruş sahipleri azalsa da şiarımızı tekrar etmeliyiz

Yapabilecek durumdaysan yapmalısın arkadaşım!

***

Son üç ayda sadece LibreOffice Türkiye’nin sair işleriyle uğraşmadım elbette. LibreOffice Küresel Pazarlama çalışmalarına zaman ayırdım, Kalite-Güvence/hata kayıtları, LibreOffice’in Twitter’da ve diğer sosyal ağlardaki tanıtım çalışmaları da haylice zamanımı aldı.

Çevirilere bu dönem çok vakit ayıramadım. Wiki‘ye sınırlı, belge yazmaya da keza aynı. Forum‘u yanıtsız bırakmamaya çalıştım, en azından bu konuda başarılı olduğumu söyleyebilirim. Kullanıcılarımızın sorunlarından birçok hata kaydı çıkardım ve bu kayıtlar LibreOffice’in gelişmesine fayda sağlayan hatalardı. Türkiye’de pazarlama adına bir faaliyet gösteremedik. LibreOffice Türkiye Twitter hesabından sınırlı bir iletişimle tanıtım faaliyeti yapmaya çalıştım ama maalesef zaman yetmedi. Şirketler ve Kurumsal kullanıcılara yönelik Önerilen Çözüm Ortağı gibi fikirlerimizi hayata geçirecek zaman olmadı. Fatih Projesi ve LibreOffice’in durumuyla ilgili 1 cm bile ilerleyemedik. Fatih zaten ne olduğu hakkında biraz fikrimiz olan fakat nasıl yürütüldüğüyle ilgili hiç bir fikrimiz olmayan adeta kapalı bir proje… Bu konuda gönüllü olacak ve bu işin sıkıca takipçisi olacak arkadaşlara ihtiyacımız var…

LibreOffice Türkiye Geliştirici ekibi de başarısız olduğumuz bir diğer nokta oldu. Çok beklentim olmadığı için fazla bir hayal kırıklığına uğramadım ama ilgisizlik gerçekten beni üzdü. Genç arkadaşların sahiplenmesi gerekirdi. LibreOffice’in içermeci yapısı ve EasyHack ile başlayan süreçleri yurt dışında çok iyi çalışıyor fakat maalesef biz Türkiye’de yine üretime katılamadık. Bu yıl tek tesellimiz Efe Gürkan Yalaman’ın GSoC’da “ExpertConfig” çalışmasını yapmış olması. Geçen yıl da Gökçen Eraslan Sayısal İmza desteğiyle GSoC’da yer almıştı.

Her ne kadar GSoC’da yer almak harika bir şey olsa da, kod katkıcısının devamlılığını göremedik. Zaten şu an ülkemizden de bildiğim başka tek satır kod yazıp LibreOffice’e göndermiş kimse yok. Bence bu çok utanılacak bir durum. Çok utanıyorum doğrusu. Daha fazla kaça bölünebilirim bilmiyorum ama bu konuda da bir şekilde çağrı yapmaya devam edeceğim.

LibreOffice’in çoğu “kağıt kesiği” olan onlarca EasyHack yeni geliştirici adaylarını beklemekte.

Başarısızlıkları sıralarken yazım denetimi, dilbilgisi denetimi ve eş anlamlılar sözlüğü gibi Türkçe ile ilgili hususlara hiç girmek istemiyorum. Sevgili Anıl‘ın Türkçe Eş Anlamlılar Sözlüğü konusundaki çabalarının  desteksiz kalması, dilbilgisine yönelik ne yeterli teknik elemanın ne de ilgilin olması beni çok üzmüştü. Tek sevindirici haber ise Zemberek’in yeni sürümüne yönelik umut ışığının olmasıydı Burdan tekrar sesleniyorum, kod katkısı verebilecek herkesi Zemberek Projesine katkı vermeye davet ediyorum.

Wiki ve belgelendirme konusunda da bu yılı başarılı geçmiş sayamıyorum. Bu konuda da tonla yapılacak iş var. Kalite kontrol vb gibi konularda sınırlı ve bireysel çabalarımız olsa da tatminkar işler çıkardığımız söylenemez.

Özetle, tam işleyen bir topluluk olamadık henüz. İlgi ve alaka yok denecek kadar az, çeviri ekibi hariç -ki burada da hızımız düştü- bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az kişi işleri idare etmeye çalışıyoruz. Hala doğru düzgün Makro ve Basic bilen birisini bulamamış olmamız üzücü.

Topluluk oluşturabilmek, işlerliğini devam ettirebilmek çok anlamadığım işler. Ben topluluk yöneticisi değilim, bir topluluk yöneticimiz de yok. İşlerin devam etmesi için harcadığım zaman yerine topluluğu geliştirmeye daha fazla zaman ayırsaydım diye düşünüyorum ama daha iyi olacağını zannetmiyorum. Jenerasyona bağlı kaybedilen şeyler var, yaklaşık 8 yıl önce başladığım özgür yazılım serüveninde bir üst jenerasyonun çalışkanlığına imrenirdim. Şimdi bu üst jenerasyon 40’lı yaşlarda ve çoğunun zamanı tükenmiş vaziyette, aşağıdan gelen bir jenerasyonu geçtim birey bile yok. Arafta kalmış zombi-katkıcı gibi hissetmiyor değilim. Ne kadar sürdürebileceğimi bilmiyorum ama yapmazsam yapacak kimse olmayacak, bu da üzerimde baskı kurmuyor değil. Keyiften zorunluluğa geçiş iğrenç bir duygu. Yalnız kalmak ise bir o kadar kötü. Proaktif arkadaşlara ihtiyacımız var…

Eskiden ne güzelmiş oysa…

Demeyeceğim!
Demeyeceğim!

Yapamadıklarımızı yazdım. Yaptıklarımız emin olun daha fazla. Ama bundan daha fazlasını şu halimizle yapamayız. Daha iyisi için katkıcı olun. Davetimiz gönüldendir.

Kategoriler
Genel LibreOffice LibreOffice Rehber Yazıları

Önemli belgelerle çalışırken belge kaybından korunmak ve belge kurtarmak

Belge kaybını, ofis yazılımı penceresinden baktığımızda; çalıştığınız belgelerinizin ofis yazılımınız tarafından açılamaması veya belgenizin sisteminiz tarafından bir şekilde yok edilmiş olması veya kullanıcı hatası ile yanlışlıkla silinmiş olması olarak tanımlayabiliriz.

Peşin olarak şunu söyleyebilirim ki, belge kaybının dini, milleti, rengi yoktur… Tüm insanlığı etkileyen acı verici bir kabustur.

Belge kaybı, ofis yazılımı, işletim sistemi özelinde bir sorun değildir. Her işletim sistemi ve ofis yazılımında belge kaybı sorunu bir şekilde yaşanmaktadır. İşletim sistemi ve ofis yazılımı ise belge kaybının tek değişkenleri değildir; ani kapanmalar, minik(!) donanımsal hatalar, elektrik şebekesindeki küçük bir gel-git ve diğer birçok etken de bilgisayarınızın işleyişinde anormalliğe yol açmakta ve verilerinizde bozulmaya sebebiyet vererek belge kaybına uğramanıza neden olmaktadır.

Kısaca, Keban Barajı’nın türbinlerinde kanat çırpan bir kelebek, sizin 6 aydır gece gündüz yazdığınız tezinizi, 3 yılınızı adadığınız kitap taslağınızı veya şirketinizin son 3 yıldır hesaplarını tuttuğununuz hesap tablonuzu yok edebilecek sizin özelinizde bir sayısal fırtınaya sebep olabilir…

Yine ofis yazılımı penceresinden bir yazı olacağını son kez hatırlatmakta fayda görerek devam edersem….

Belge kaybı Microsoft Office ve LibreOffice’de ve diğer ofis yazılımlarında da yaşanan bir sorun. Ben bugüne kadar LibreOffice ile şükür ki böyle bir sorun yaşamadım, fakat ne yazık ki işyerinde mecburi olarak kullandığım Microsoft Office ile bu tür sorunları yaşamaktayım. Elbette, LibreOffice’de bu sorunu yaşayan kullanıcılar var ve elimden geldiğince belge kurtarmada yardımcı olmaya çalışıyorum. Microsoft Office ile birlikte çalışanlar ve Microsoft Office dosya türü (doc(x), .xls(x) gibi uzantılar) biçimini kullananlar sorun yaşayan kişilerin başını çekiyor. Yazının ilerleyen bölümünde Micrsoft Office’in kapalı dosya biçimlerinin neden kullanılmaması gerektiğine ve neden ODF kullanılmasına de değineceğim.

Ee, şimdi böyle bir tehlike var ise, yazılım geliştiricileri hiçbir tedbir almıyor mu? Tabi ki bu her zaman hesap ediliyor ve genellikle birçoğumuzun pek sevmediği “Belge Kurtarma Sihirbazı” gibi araçlar ile yazılım belgeleri sizin için kurtaracak çözümler üretmeye çalışıyor. Tabi bu sihirbaz, çoğu zaman belgeleri istenildiği gibi kurtaramıyor veya başarısız oluyor… Bu sebeple de bu aracın kullanıcılar tarafından pek sevilmediği görülüyor…

Önemli olan sorunu yaşadıktan sonra ne yapacağınız değil, yaşamamak için alacağınız tedbirlerdir. Bu sebeple, LibreOffice ile ilgili aşağıdaki rehberi hazırlamaya lüzum gördüm.

LibreOffice ile önemli belgeler üzerinde çalışırken alabileceğiniz önlemler:

1- Otomatik kaydetme sıklığını artırın:

Otomatik kaydetme belirlenen zaman aralıklarda belgelerinizi otomatik olarak kaydetmeye yarar. Otomatik kaydetme sıklığı varsayılan olarak 15 dakikada olarak gelmektedir. Bu sıklığı 3 veya 5 dakikaya indirebilirsiniz veya dileğinize göre 1 dakikaya da indirebilirsiniz.

Otomatik kaydetme sıkılığı
Otomatik kaydetme sıkılığı

Otomatik kaydetme sıklığını Menü ->Araçlar ->Seçenekler -Yükle/Kaydet yoluyla değiştirebilirsiniz.

2- Her zaman yedek kopya oluşturun:

Yedek kopyalar(backups), belgelerinizin bir kopyasını güvenlik için .bak uzantısıyla kaydeder. Belgenizde bir sorun yaşadığınızda ki bu genellikle “Yanlışlıkla sildim eyvah” olur, yedek kopya ile belgenizi geri getirebilirsiniz.

Bu seçeneği: Menü ->Araçlar ->Seçenekler -Yükle/Kaydet yoluyla  etkinleştirebilirsiniz.

Oluşturulan yedek kopyaların tutulduğu yer sisteminize göre değişmektedir. LibreOffice’in yedeklerinizi nerede tuttuğunu Menü ->Araçlar ->LibreOffice -Yollar bölümünde “Yedekler satırında” görebilirsiniz.

Oluşturulan yedeği kullanmak istediğiniz zaman ise, yedek konumunu açın ve dosyadınız.bak isimli dosya sağ tıklayıp Birlikte Aç – LibreOffice seçeneği ile yedeğinizi açabilir veya dosya uzantısını dosyanın gerçek uzantısı ile değiştirip çift tıklama ile açabilirsiniz.

– https://help.libreoffice.org/Common/Saving_Documents_Automatically/tr

3- Bulut ile çalışın

LibreOffice ile tam olarak bir entegre edilmiş bir bulut servisi olmamasına rağmen, üç farklı şekilde bulut ile etkileşebilirsiniz.

a- LibreOffice ve Google Drive(Doğrudan – CMIS):
b- LibreOffice OpenOffice.org2GoogleDocs – export & import to Google Docs, Zoho, WebDAV Eklentisi- 
c- Dropbox, Yandex.Disk ve SkyDrive ve Google Drive gibi depolama hizmetleri

Benim buradaki tercihim c seçeneği. Kısaca bu seçeneği anlatacağım…

Bulut depolama hizmetlerinin bir özelliği olan yerel klasör eşlenmesi belge yedeklemek için harika bir yöntem.

Mantığı şöyle, başka yerden erişmek istediğiniz veya yedeklemek istedğiniz klasörleri bilgisayarınızdaki bulut hizmeti yazılımı ile seçerek eşlenmesini sağlıyorsunuz. Eşleme gerçek zamanlı oluyor, yani dosyayı kaydettiğinizde dosya değişiyor ve bulut yazılımı dosyanızı buluta yükleyerek eşlemiş oluyor. Bilgisayarınız bozulsa, çalınsa veya bir şekilde yerelinizden belgenize erişememniz durumunda belgenizin bir kopyası bulutta oluyor.

Bu yöntem ile sadece belgenizi değil geçici dosyaları ve yedek kopya(backup) dosyalarını da bulutla eşleyerek çalışabilirsiniz.

Bu yöntem için tabiki bu servislere üyelik ve internet bağlantısına ihtiyacınız var. Bağlantınız olmadığı takdirde eşleme gerçekleşmiyor, sisteminiz internete tekrar bağlandığında eşleme devam ediyor.

Bu servisler arasında bir öneri yapmam gerekirse, ODF biçimini tarayıcıdan görüntülemeyi destekleyen  ve eşleme için Linux istemcisi olan Yandex.Disk olacaktır. SkyDrive ODF biçimini çevrimiçi okuma yazma imkanı sunsa da Linux istemci yazılımı olmadığından tercih etmiyorum. UbuntuOne, Dropbox, ve Google Drive ise ODF biçimlerini görüntülememekte sadece dosya olarak saklamakta.

Bulut konusunda gizlilik ve güvenlik gibi kaygılarınız var ise -ki kaygılanmakta haklısınız Microsoft, Google… NSA, Prism vs…-, OwnCloud ile kendi özgür bulutunuzu oluşturup aynı eşleme işlemini yapabilirsiniz.

4- Sürümler ile çalışın

Sürümler benim bugüne kadar gerektiği kadar kullanmadığım fakat çok faydalı olduğunu düşündüğüm bir özellik.

Çalışma mantığı şöyle, belgenize ekleme veya değişiklik yaptığınızda eski halini de korumak istiyorsanız sürekli farklı kaydet yerine -ki neticesi şu isimli dosya kalabalıklarıdır- son1.odt, son2-son3..son-final…. son final kesin.odt) sürümleri kullanmak hem daha güvenli hem de dosya kalabalığında kaybolmazsınız. Her sürüm tek bir dosya içerisine kaydedilir ve bir ana belge içerisinde aynı belgenin birden çok sürümü saklanır. Hangi sürümü açmak istiyorsanız onu seçer ve açarsınız.

Sürümleri kullanmak çok basittir. Mevcut belgenizde bir değişiklik yaptıktan sonra kaydetmek istediğiniz zaman

Dosya-Sürümler yolunu izleyin açılan iletişim penceresinde “Yeni Sürüm Kaydet” düğmesine basın ve sürüm açıklaması girerek sürümünüzü kaydedin.

LibreOffice'de sürümler ile çalışmak
LibreOffice’de sürümler ile çalışmak*

Sürümleri kullanmanın bir diğer avantajı ise, belge içi bilgi kaybını engellemeyi sağlaması, yukarıda bahsettiğim tonla saçma dosya adı içerisindeki bilgilere olan hakimiyet kaybolmakta. Bunun da önüne geçmek için Sürümler iletişim penceresinde karşılaştırma özelliği bulunmakta.

Sürümler, LibreOffice’de sadece ODF dosya biçimi ile desteklenmektedir. Writer, Calc, Impress, Draw, Base, Formül ve HTML gibi bütün bileşenlerde desteklenir.

*-https://help.libreoffice.org/Common/Versions/tr

5- İsviçre Çakısı – Writer Tools eklentisi

Bu eklenti çok işlevsel ve birçok özelliği içerisinde barındıran adeta bir İsviçre  Çakısı işlevi görmekte. Yedeklemekle ilgili şu özellikleri sunuyor

– Eposta yedeklemesi
– Çoklu Biçimde Kaydet
– Uzak Yedekleme
– Amazon S3 yedekleme

Eklentiyi şu adresten indirebilirsiniz: http://extensions.openoffice.org/en/project/writers-tools

Burada Çoklu Biçimde Kaydetmek ilginizi çekebilir diye düşünüyorum, sadece bu işi yapan şu eklentiyi öneririm: http://forum.libreoffice.org.tr/viewtopic.php?f=12&t=474

———————-

Tedbirler böyleydi. Bu tedbirlerden biri veya birkaçını aldığınız takdirde büyük ihtimalle belge kaybı sorunu yaşamayacaksınız.  Şimdi de gelelim şayet böyle bir sorun yaşandığında yapılması gerekenlere.

Belge kaybı yaşanması durumunda öneriler.

1- Belge kaybınızın türü Belge Bozulması ise (Belgeniz açılırken ofis yazılımınız “Belge açılırken hata” veya “Belge açılamıyor” türü bir hata veriyor ise)

1.1. Belgenizin bir kopyasını bilgisayarınızda farklı bir dizine kaydedin.
1.2. Ofis yazılımınız belgelerinizin yedek kopyasını tutuyor ise yedeklerin tutulduğu dizine gidip yedek dosyasına ulaşmaya çalışın.

1.3 Yedek dosyasına ulaşamıyorsanız;

1.3.1 Dosya Türünüz Microsoft Office biçimleri(doc, xls, ppt vb) ise:
Yedek dosyası tutmuyor iseniz, ofis yazılımınızın geçici dosyaları tuttuğu (sisteminize göre tmp, temp, temporary diye adlandırılan) dizinleri bulun. LibreOffice’in varsayılan geçici dosya dizinini Menü ->Araçlar ->LibreOffice -Yollar altından öğrenebilirsiniz. Diğer bir ofis yazılımı kullanıyorsanız, ilgili yazılımın yardım merkezinden bu dizinleri öğrenebilirsiniz..

Geçici dosyalar, yazılımız o belge ile çalışırken kenarda tuttuğu dosyalardır, bu dosyalar genellikle yazılım kapandığında kaldırılır. Bazen ise sisteme göre tutulabilir. Burada bir veri kurtarma yazılımı(RecuvaTestDisk) ile geçici dosya dizinindeki silinmiş geçici dosyalar kurtarılabilir ve eski çalışan bir sürüm elde edilebilir. Bu yöntemle dosya kurtarılması biraz şans işi olssa da bunu başardığını iddaa eden kullanıcılar da mevcuttur.

1.3.2 Dosya Türünüz ODF(odt, ods, odp vb ise):

ODF biçimlerini kullandığınız için Gerçekten çok şanslısınız! Çünkü ODF açık bir standarttır ve dosyanın (teknik) yapısına erişme şansına sahipsiniz. Basitçe dosyanızı sıkıştırılmış bir dosya gibi düşünün… Oysa Microsoft Office’in dosya biçimleri kapalı standartta olduğundan, dosyanın içeriğine girme şansınız bulunmamakta ve bu türde kaydedilmiş ve bozulan dosyaları – hele bir kodlama ve biçem sorunu ise- içeriğine girerek kurtarma şansınız ortadan kalkmaktadır.

Açılmayan dosyanızın bir kopyasını alın
Bu kopyanın uzantısını .zip şeklinde değiştirin ve .zip uzantılı dosyayı bir dizine çıkartın.

Aşağıdaki resimde göreceğiniz üzere, ODF dosya türünün iç yapısını görebilmekteyiz. Belge içeriğiniz content.xml içerisinde tutulmakta, ve styles.xml içerisinde ise belge içindeki biçemleriniz tutulmakta.

ODF Dosya Yapısı - uzantı Zip olarak değiştirilip klasöre çıkartıldıktan sonra
ODF Dosya Yapısı – Uzantı zzip olarak değiştirilip klasöre çıkartıldıktan sonra içeriği gezebildirsiniz.

Hatalı dosyanızı açmaya çalıştığınızda verilen uyarı hatanın hangi bileşende olduğunu size gösterecektir. Biçemle ilgiliyse styles.xml içerisindeli hatalı XML etiketlerini ayıkladığınızda sorun hallolacaktır.  XML dilini bilmememiz normali bu sebeple yardımcı yazılımlar ile bu işi halledebilirsiniz. EMACS yazılımı hatalı XML etiketlerini işaretleyebiliyor diğer alternatifler ise Notepad+ http://notepad-plus-plus.org/ ve http://sourceforge.net/projects/npp-plu … L%20Tools/ önerilebilir*(http://forum.libreoffice.org.tr/viewtopic.php?f=6&t=202).

Diğer tercihiniz ise düz metin belgeleri ise, content.xml’in içeriğini basitçe kopyalayıp kurtarmak olabilir.

Bu yöntemle ODF biçimli dosyalarınızı çok büyük olasılıkla kurtaracaksınız.

2. Belge Kaybı türünüz silinme yokolma ise:

2.1 Ofis yazılımınız belgelerinizin yedek kopyasını tutuyor ise yedeklerin tutulduğu dizine gidip yedek dosyasına ulaşmaya çalışın.

2.2. Yedek dosyasına ulaşamıyorsanız;

2.3.1 Veri kurtarma yazılımları

Veri kurtarma yazılımları, sabit diskinizde silinen verileri geri kurtarmanıza yardımcı olur. Linux altında testdisk ve Windows altında Recuva ücretsiz veri kurtarma yazılımlarınıdır. Bu yazılımlardan yardım alarak silinen veya yok olan dosyalarınızı kurtarmayı deneyebilirsiniz.

2.3.2 Geçici dosyalar ve veri kurtarma
Yedek dosyası tutmuyorsanız, ofis yazılımınızın geçici dosyaları tuttuğu (sisteminize göre tmp, temp, temporary diye adlandırılan) dizinleri bulun. LibreOffice’in varsayılan geçici dosya dizinini Menü ->Araçlar ->LibreOffice -Yollar altından öğrenebilirsiniz. Diğer bir ofis yazılımı kullanıyorsanız, ilgili yazılımın yardım merkezinden bu dizinleri öğrenebilirsiniz..

Geçici dosyalar, yazılımız o belge ile çalışırken kenarda tuttuğu dosyalardır, bu dosyalar genellikle yazılım kapandığında kaldırılır. Bazen ise sisteme göre tutulabilir. Burada bir veri kurtarma yazılımı(Recuva-TestDisk) ile geçici dosya dizinindeki silinmiş geçici dosyalar kurtarılabilir ve eski çalışan bir sürüm elde edilebilir. Bu yöntemle dosya kurtarılması biraz şans işi olssa da bunu başardığını iddaa eden kullanıcılar da mevcuttur.

———————-

Epeyce uzun bir yazı oldu sanırım. Umarım işe yarar, ilk fırsatta yazılın “Belge” kısımlarını derleyip üslubu elden geçirerek LibreOffice Türkiye vikisine koymayı düşünüyorum: http://wiki.libreoffice.org.tr/Ana_sayfa

LibreOffice ve diğer özgür ofis yazılımları ile ilgili sorularınızı ve yaşadığınız sorunlar ile ilgili forumumuz(http://forum.libreoffice.org.tr) ve eposta listemiz(http://tr.libreoffice.org/get-help/) her daim hizmetinizdedir. Katkılarınızı da bekleriz.

Mutlu günler.

Kategoriler
Genel

İyi Bayramlar!

Kampanya-2

Kategoriler
Genel

Sesle Günlük Girdisi- 1

Merhaba

Daha önce sesli günlük girdisi yazmıştım( Sesli Günlük Girdisi No: 1 | bluzz.net – http://blog.bluzz.net/sesli-gunluk-girdisi-no-1/)… Şimdi ise cep telefonumun marifetlerini kullanarak sesle günlük girdisi yazıyorum.

Sesle günlük girdisi yazmak sesli günlük girdisi yazmaktan daha kolay. Sadece arada bir düzeltmek için geri dönüyorum o kadar. Fakat sesli günlük yazarken sürekli yanlış konuşma baskısı ve ulan şimdi ne diyeceğiz korkusu bu yazı biçiminde yok. Bu şekilde dikte etmek gerçekten çok kolay.

Sesle nasıl yazıldığını kısaca anlatayım, bu Android sisteminin Google ses işleme hizmeti üzerinden sesten metne (speech to text) hizmeti sayesinde yapıyorum. Android klavyesindeki mikrofon simgesi ile sesten metne aracı çalışıyor… WordPress android uygulaması üzerinden günlüğüme bağlanıyorum ve bu satırları kolayca dikte ederek yazdırabiliriyorum. Hızlı konuştuğum zaman kelimelerde hata olabiliyor fakat yavaş tane tane ve düzgün bir diksiyonla konuştuğumda kelimeler çok başarılı şekilde tanımlanıyor.

Cep telefonu kullanıcıları için sesten metne çok harika bir özellik özellikle benim gibi parmakları büyük kullanıcıların küçük klavyelerde yazı yazması gerçekten ızdırap. Bu yüzden konuştup yazdırmak sadece günlük uygulaması için kullanılan bir özellik degil. Android klavyesi ile diğer bütün uygulamalarda sesle yazıdırabiliriz… Ayrıca Evernote uygulamasında da sesle yazılan not tutabiliyor bu da hayatın hızlı akışında aklınıza gelen şeyleri unutmadan ve zahmetsiz bir şekilde not almanızı sağlıyor.

Sesten metne dönüştürme şu anda sadece google sayesinde Türkçe kullanılabiliyor. Ne yazık ki diğer dillerin özgür yazılım da geliştirilen ses tanıma motorları olmasına rağmen Türkçenin henüz çalışır ve dağıtılabilir 1 ses tanıma motoru bulunmamakta bu konuda daha önce yapılmış daha doğrusu başlamış projeler olmasına rağmen şu anda aktif olarak geliştirilen bir proje yok.

Bu konuda google plus sayfamda güzel bir tartışma bulunmakta, mutlaka okumanızı öneririm:

Geliştiriyorlar, izliyoruz –
https://plus.google.com/app/basic/stream/z121zhmiqmnpu14w304ccrs5mk23spj5qhw

Fakat bu konuda çalışma yapmak ister kimse ortaya çıkmadı bu çok zor bir proje ve devamlı ve ilgili katkı bekleyen bir geliştirme süreci gerektiriyor. Türkçe konuşan özgür yazılım katkıcılarının ilgisini çekmek çok zor.

Bir de dil olunca konu, TÜBİTAK ses laboratuarı, TDK ne işe yarıyor diyebilirsiniz. Bize yarayan bir şey yaptıklarını söyleyemem.

Özgür yazılımın boynu her zaman kalın olmalıdır. Ancak yaparsan olur!

Mutlu günler

(Not: Sesle yazdırdıktan sonra düzeltmeleri yine cep telefonu üzerinden yaptım. Tamamen mobil bir girdi oldu. Düşününce amaan, zor olur demiştim ama çok kolay oldu.)

Kategoriler
Genel LibreOffice

LibreOffice 4.1 ile Yan Panel geliyor!

LibreOffice 4.1 ile bir çok yeni özellik geliyor. Özellikler şu sayfada sıralanmış https://wiki.documentfoundation.org/ReleaseNotes/4.1

Ama en göze çarpan özellik Yan Panel:

LibreOffice 4.1. Yeni Yan Panel
LibreOffice 4.1. Yeni Yan Panel*

Özgürlük her zaman değişimdir, daha fazla değişikliği ise —> bu adresten görebilirsiniz 

 

 

Kategoriler
LibreOffice Pardus

Linux ile Uzay İstasyonu ve Ötesine

Bugün LibreOffice özel listelerinde gördüğüm bir haberi Türkçeye çevirip buradan aktarmak istedim. Haberin konusu NASA’nın uzay istasyonundaki dizüstü bilgisayarlarda Windows kullanmayı bırakıp bu bilgisayarlarda Linux kullanmaya karar vermesi, haliyle bu da demek oluyor ki kişisel kullanımdaki Linux ile birlikte LibreOffice de artık uzaya çıkıyor.

E-posta listesinde denildiğine göre -bazımız için bilindik şeyler- NASA epeyce zamandır komuta ve kontrol sistemlerinde GNU/Linux kullanmakta ayrıca başlıklı roketler, küçük araçlar, uydular ve Mars Rover’ları gibi araçlarda Unix ve GNU/Linux sistemleri kullanmakta. Sadece NASA değil elbette GNU/Linux’u ileri teknolojide kullanan, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın sahibi İsviçre’nin meşhur CERN laboratuvarlarında bilgisayarlarda kendilerine özel ürettikleri “Scientific Linux” dağıtımı koşmakta diyerek habere dönelim.

——————————————%<——————————————

“Evinizde yapabileceğiniz Linux ile çalışan Iron Man elbisesi hikayemin aksine, bu hikaye bilim kurgu değil. NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu(ISS-International Space Station)’nda bulunan dizüstü bilgisayarlarda Windows kullanmayı bırakıp bu bilgisayarlarda Linux kullanmaya karar verdi ve uzaydaki ilk insansı robot R2 gerçekten Linux ile çalışıyor.

Bu bilim kurgu değil. Bu R2, uzaydaki ilk insansı robot ve Linux ile çalışıyor. (Resim: NASA)
Bu bilim kurgu değil. Bu R2, uzaydaki ilk insansı robot ve Linux ile çalışıyor. (Resim: NASA)

United Space Alliance üstlenicisi, NASA’nın Hesaplama Uzay Operasyonları müdürü ve ISS’nin Dizüstü ve Ağ Tümleştirme Takımları lideri Keith Chuvala NASA’nın ISS bilgisayarlarını Linux’a taşımaya karar vermiş olduğunu belirtti. “Anahtar işlevlerimizi Windows’tan Linux’a taşıdık çünkü biz kararlı ve güvenilebilir – ki kurum içi kontrolü bize verecek bir işletim sistemine ihtiyaç duyduk. Böylece eğer bir yamaya, ayarlamaya veya  uyarlamaya ihtiyaç duyduğumuzda yapabileceğiz.”

Özellikle, ISS astronotları Debian 6 koşan bilgisayarlar kullanacaklar. Önceleri bazı yerleşik bilgisayarlarda Scientific Linux veya Red Hat Enterprise Linux(RHEL) klonu kullanılmıştı. Debian’ın en yeni sürümü olmamasına rağmen, Debian 7 henüz yeni çıktı, Debian eğer iyice test edilmezse ve güvenilmezse Debian hiçbir şeydir.

Linux’un ISS’de ilk fırlatılışından beri kullanulması(PDF bağlantısı) ve NASA yer operasyonlarının neredeyse Linus Torvalds’ın Linux’u yarattığı günden beri onu kullanmasına rağmen, uzayda kişisel bilgisayarların kullanıldığı pek görülmemiştir. “Gerçekten tıklanan şeyler” diyor Chuvaka röportajında “Linux’un dünyayı nasıl gördüğünü, bir şeyin başka bir şeyi etkilemesindeki birbirine bağlılığı anlamamızdan sonra başka bir dünya görüşüne ihtiyacınız var. Benim epeyce Linux tecrübem var, fakat diğerlerinin bunu kaptığını görmek heyecan vericiydi.”  

Uçuş-içi dizüstü bilgisayarlarda görülmesine ek olarak, Linux ayrıca Robonaut(R2), uzaydaki ilk insansı robot, üzerinde de koşmakta. Şu anda istasyonda ve deneme kipinde olan R2, astronotlar için çok tehlikeli ve yorucu görevleri yerine getirmek için tasarlanmış.

Astronotlara yardım etmek ve Bilgi Teknolojileri uzmanlarına hız kazandırmak için, NASA The Linux Foundation(Linux Vakfı)‘a güveniyor. Chuvala’nın açıkladığı üzere “NASA olabildiğince çok türlü”.

“Yoğun biçimde Debian Linux, bunun yanısıra çeşitli RHEL/Centos kurulumu aldılar. Çünkü bizim eğitimimiz dağıtım çeşitliliğine uygun olarak esnek, bu farklı çevreleri tek bir eğitim oturumunda gösterme imkanımız var. Başka bir eğitim organizasyonu bunu sağlayamaz.”

Ayrıca diğer hiçbir işletim sisteminin Linux kadar esnek olmadığını da belirtmeliyim. Süperbilgisayarlardan robotlar ve masaüstlerine, NASA cevabın Linux olduğunu bulmuş.

Kaynak: ZDNET – To the space station and beyond with Linux, Steven J. Vaughan-Nichols  http://www.zdnet.com/to-the-space-station-and-beyond-with-linux-7000014958/

——————————————%<——————————————

Görüldüğü gibi bulunmuş cevabı tekrar aramaya gerek yok. Linux’un insanlık için ne kadar faydalı olabileceğini görmek varken hala kapalı kaynak teknolojilere dayanarak ilerlemenin pek de geleceği yok gibi, o sebeple beyhude yatırımlar yapmamak lazım, bunun yerine özgür yazılıma destek vermek gerekmekte. Kamunun çıkarına olan da budur.

Çok uzatmaya, açık olana yorum katmaya gerek yok. Dilerim bizim de kurum ve kuruluşlarımız da bir an önce özgür yazılıma geçiş için öncü adımlar atarlar. Geç oluyor…

Mutlu günler.

Kategoriler
LibreOffice LibreOffice Rehber Yazıları

LibreOffice Yardım içeriği artık çevrimiçi!

LibreOffice özgür ofis ve üretkenlik yazılımının gömülü yardım içeriği artık Türkçe olarak da çevrimiçi erişilebilir durumda!

https://help.libreoffice.org/Main_Page/tr adresinden Türkçe yardım içeriğine ulaşabilirsiniz.

LibreOffice Çevrimiçi Yardım İçeriği Türkçe Olarak Yayında!
LibreOffice Çevrimiçi Yardım İçeriği Türkçe Olarak Yayında!

Yaklaşık 1,5 yıldız çevirmekte olduğumuz ve 440.000 kelimeden oluşan bu yardım içeriğinde LibreOffice ile ilgili neredeyse bütün yardım konuları mevcut. 440.000 kelime demişken ikibuçuk Tutunamayanlar kitabı kadar ediyormuş.

LibreOffice Yardım Nedir?

Gözlemimin, ülkemizdeki bilgisayar kullanıcılarının gerek LibreOffice, gerekse diğer uygulamalarda yardım içeriği hiç kullanılmamakta. Bunun alışkanlık, bu içeriklerin Türkçe olmaması gibi nedenler de olabilir. Ama en önemli sebebini, kendi kendine öğrenmek yerine doğrudan çözüme odaklı, yardımı başkalarından bulma beklentisi ile araştırma yapmaktan imtina etmek olarak görüyorum.

Daha önce de söylemiş olabilirim, tekrar etmekte fayda görüyorum, çünkü bu kazanmamız gereken bir alışkanlık. İşyerinde kaç defa satır sonu boşluk kaldırmak, paragraf girintilemek ile ilgili aynı sorulara cevap verdim bilemiyorum, ama gördüğüm o ki, “soru ->cevap” süreci bir sonraki anlık ihtiyaçta “aynı soru->aynı cevap” sürecini beraberinde getiriyor. Oysa kendi kendine yardım almak öğrenmenin en temel ilkesi, en azından insanı düşünmeye teşvik ediyor.

Bu sebeple, LibreOffice ve diğer yazılımlarla ilgili yardıma ihtiyacınız olduğunda eğer varsa gömülü yardım içeriğine başvurmaya özen gösterelim. Yardım içeriği genellikle F1 kısayol tuşu veya menü çubuğunda Yardım başlığından erişilebilir durumda sizi bekler.

LibreOffice  Yardım (Gömülü)
LibreOffice Yardım – Tamamen Türkçe (Gömülü)

Çevrimiçi yardım neden önemli?

Çevrimiçi yardım içeriğinin bence en önemli faydası, en temel alışkanlığımız ve ilk danışma merciimiz olan Google aramaları neticesinde LibreOffice kullanıcılarının sorularına yanıt bulabilecekleri sonuçlara ulaşabilecek olmalarıdır. Yüksek sayfa puanı(pagerank) ile kullanıcılar bu sayede birinci elden yardım içeriğinde sorularına karşılık gelebilecek sayfalara ulaşabilecekler.

Yani özetle, Google’a “LibreOffice paragraf girintilemek” yazıldığında karşınıza 1. sırada şu maddemiz gelecek Paragrafları Girintilemek – LibreOffice Help

Ne kadar güzel değil mi 🙂

Çevrimiçi yardımın önemli gördüğüm diğer iki faydası ise;

– Yardım içeriğinden haberdar olmayan kişilere bilgilerin ulaştırılması
– Yardım içerik paketleri sunulmayan veya Türkçe olarak sunulmayan Linux dağıtımlarını kullanan kişilerin de bu içerikten faydalanabilmesi

Bu bir başarı mı?

Kesinlikle bir başarı. LibreOffice’in koskoca yardım içeriğinin çevrimiçi sunulması hem bir gereklilik hem de LibreOffice’in elini güçlendirmekte.

Türkçenin de diğer dillerin yanında yer alıp yardım içeriği yayınına başlaması benim için çok sevindirici oldu. Bu LibreOffice Türkiye Topluluğu’nun büyük bir başarısıdır.

İstatistikler geldikçe ne kadar kişinin bu sayfaları ziyaret ettiğini ve kalma sürelerini gördükçe eminim onca içeriği boşa çevirmediğimiz bir kere daha ispat edilecek. -Bakın yine çevrımdışı yardım içeriğinin kullanılacağından çok ümidim yok, ama yardım içeriğini çevirmiş biri olarak şunu söyleyebilirim ki içerik çok zengin arkadaşlar, kaçırmayın.

Bu bir başarı ama bir devrim değil elbette. Sadece Türkçe için değil, diğer topyekün bütün yardım sitesi ile ilgili yeni planlar mevcut. Benim de önerilerim oldu bu konuda, sıkıcı bir wikiden biraz öteye gitmek adına, sosyal paylaşım araçlarının entegre edilmesi gibi şeyler önerdim. bakalım yenilenme neleri getirir…

Yeni kitaplar da geldi!

Daha önce TÜBİTAK tarafından hazırlatılan LibreOffice Writer ve Calc kitaplarını duyurmuştuk. LibreOffice için hazırlatılan kitap serisinde iki kitap daha yayınlanmış; Draw ve Impress kitapları. Bu kitapları da TÜBİTAK – Pardus – LibreOffice portalından indirebilirsiniz https://www.pardus.org.tr/web/libre-ofis/belgeler.

Kitapları paylaştığımız forum sayfalarından da paylaşayım:

Ayrıca diğer belge ve kitaplara belgelendirme(http://tr.libreoffice.org/belgelendirme/) ve wiki(http://wiki.libreoffice.org.tr/Ana_sayfa) sayfamızdan erişebilirsiniz.

Mutlu günler.

****************************<>***************************

Bütün çocukların 23 Nisan Bayramını kutluyorum. En çok da işçi çocukların, fakir çocukların ve köylü çocukların bayramını kutluyorum. http://blog.bluzz.net/23-nisan-ozveri-ve-fedakarlik/

****************************<>***************************

Kategoriler
LibreOffice

Belge Özgürlüğü en güzel kek-pasta ile kutlanır!

Ne mutlu ki Nermin Canik gibi çalışkan bir arkadaşımız var ve bu yıl Belge Özgürlüğü Günü‘nü ülkemizde bu günü tanıtmak için arı gibi dört bir yandan tanıtım çalışmalarını yürütüyor.

Geçtiğimiz yıl ülkemizdeki -bildiğim- tek kutlamayı da organize eden kendisiydi. Bu da kendisinin küresel çapta meşhur olan pastası:

Nermin'in geçtiğimiz yıl yaptığı Belge Özgürlüğü Günü pastası.
Nermin’in geçtiğimiz yıl yaptığı Belge Özgürlüğü Günü pastası.

Nermin’in geçen yılki organizasyonla ilgili yazısını buradan okuyabilirsiniz

Bir de Nermin’in bu yılki yaptıklarını şuradan okuyun ve bir de sahip olduğumuz harika internet sitesine bakın. http://belgeozgurlugu.org.tr

Dikkatinizi esas çekmek istediğim nokta, mütevazı bir pastadan başlayarak, bugün Nermin’in sürüklediği bu çalışmalar ile ne kadar ileriye gidildiği, ne kadar çok insana halihazırda sosyal medyadan ulaşıldığı.

Gerçekten çok büyük bir iş başardı Nermin. Kendisine buradan teşekkür ediyorum, takdir etmemek için nasıl bir insan olmak gerekir diye düşünüyorum.

Bazı kişiler çalışkan arkadaşımıza garip şekilde eleştirilerde bulunup canını sıkmışlar…

Her söylenen boş lafa aldırış etseydik, bugün hiç ilerlememiş olurduk. O kadar çok konuşup en kolay işe bile katkı vermeyen insanlar var ki, aldırış etmenin hiçbir gereği yok.  Tabi boş laf sınırları da bir hayli geniş olunca Nermin’e hiç üzülmemesi gerektiğini buradan da tekrar edeyim.

Tek bir örnek vererek konuyu geçelim;

Zatı muhteşemin biri demiş ki

Pasta kesmek etkinlik mi?

Evet hem de Belge Özgürlüğü Günü için en güzel etkinliklerden biri! Bakınız belge Özgürlüğü keki ile ilgili tarif bile mevcut:

1- Önce DFD güvercini logomuzu döktürüyoruz. Logonun svg kaynağı ->şurada ben buradan sadece .png  küçük resim koyabiliyorum.

Kekiniz için Belge Özgürlüğü Güvercin logosu
Kekiniz için Belge Özgürlüğü Güvercin logosu

2- Sonra yaptığımız kekin üzerine logoyu yerleştiriyoruz.(svg)

Belge Özgürlüğü Günü Keki nasıl yapılır
Belge Özgürlüğü Günü Keki nasıl yapılır

Buyrun işte Belge Özgürlüğü Günü en güzel ve mutlu şekilde böyle kutlanır. tatlı tatlı kekler yenir, güzel güzel konuşulur bu gün anılır.

Belge Özgürlüğü Günü elbette dünyanın en önemli günü değil, ama bu günü önemli kılan, Belge Özgürlüğü’nün nasıl göz ardı edildiğidir. Tek amacı belge Özgürlüğü’nün önemli olduğu bilincini yaymak için düzenlenen bu güzel gün, elbette biz özgürlük severler olarak eğlenceli ve mutlu en önemlisi de tatlı şekilde kutlanacaktır. Eğlenebildiğimiz sürece gönüllü şekilde katkı verebiliriz unutmayın. bu sebeple tatlı şeyler ile neşemizi yüksek tutmalıyız.

Unutmayalım ki tatlı yiyip tatlı konuşarak Belge Özgürlüğü Günü harika bir şekilde kutlanır. Hem de en alasından kutlanır!

Tabi unutmadan söyleyeyim, ülkemizden gelen anlamsız olduğunu düşündüğüm olumsuz tepkilerden daha önemlisi, yurt dışından gelen güzel tepkiler. DFD ekibi ve FSFE ekibi teşekkürlerini ve takdirlerini sunarak, ülekmizde Belge özgürlüğü Günü için yapılan etkinlikleri dünya çapında ağlarına duyurdular. https://twitter.com/fsfe ve http://twitter.com/documentfreedom adreslerinden bakabilirsiniz.

Ben işimden dolayı bir kutlamaya katılamayacağım, ama bu yıl bu gün ülkemizde 3 farklı yerdeki etkinlikle kutlanacak: http://belgeozgurlugu.org.tr/

Ankara:
1) 
BMO-Belge Özgürlüğü Günü (2013) Buluşması
2) Siemens Ankara ofisinin çalışanları broşürler dağıtarak, sohbet ederek Belge Özgürlüğü Günü’nü kutlayacak.

İstanbul:
1) 
İstanbul HackerSpace Belge Özgürlüğü Günü’nü Kutluyor

İzmir:
1) 
İzmir-Belge Özgürlüğü Günü (2013) Buluşması  

2) Gönüllü bir ekip Tübitak’ın liselerarası proje yarışmasına katılarak, birçok farklı şehirden katılan öğrenci ve öğretmenlere açık standartlar, açık belge biçimlerinden bahsederek, broşür dağıtarak Belge Özgürlüğü Günü’nü kutlayacak.

Fırsat bulursak belki biz de evde eşimle kendi pastamızı yapar üzerine Belge Özgürlüğü logosunu koyarız. O da bizim evin kutlaması olur 🙂

Şimdi bunca yazdıktan sonra, “Nedir arkadaşım bu Belge Özgürlüğü onu demedin, önce bir deseydin, de hele…” diyen arkadaşlara hak vererek, onlardan sadece 5 dakikalarını ayırarak;

– Harika olduğunu düşündüğüm Belge Özgürlüğü Sunumu:

– Belge Özgürlüğü Günü-İzlem Gözükeleş (Bilim ve Gelecek)

Yazılarını okumalarını öneririm. Hiç sıkıcı değil, özellikle sunum çok eğlenceli ve öğretici.

Daha fazlasını elbette ki http://belgeozgurlugu.org.tr adresinden öğrenebilirsiniz.

Nermin’e bir kez daha çabaları için teşekkür ediyorum ve herkesin Belge özgürlüğü Gününü kutluyorum.

Mutlu Belge Özgürlüğü Günleri.