Pardus Üzerine Tespitler, Eleştiriler, Öneriler #2

4

İlk yazımda belirttiğim üzere Pardus kullanıcılarının sayısı, Pardus geliştiricilerinin durumları, Camia, kullanıcılardan geri bildirim vb gibi yöntemlerle iletişim kurma, e-dükkan gibi konular üzerine “Pardus Üzerine Tespitler, Eleştiriler, Öneriler” yazı dizimin ikinci yazısı ile karşınızdayım.

Pardus ve “Camia”

Pardus camiasını “Pardus kullanıcıları”nın bütünü olarak değerlendirmenin doğru olacağını düşünüyorum. Gerek geliştirici, gerekse “katkıcı” olarak tanımlanan kişilerin de birer Pardus kullanıcısı olduğunu göz önüne alarak bu yazımda “camia”nın büyümesinin gerekliliği üzerine yazmaya çalışacağım.

Şu anda Pardus kullanıcılarının sayısını tespit edebilmenin mutlak bir yolu bulunmamakta. Çeşitli öngörülerle bu sayı tahmin edilmeye çalışılıyor, fakat bugüne kadar yaklaşık bir sayı veya öngörü kimse tarafından dile getirilmedi. Ben kendi değerlendirmelerimi yaparken Türkiye’deki Pardus kullanıcılarının sayısını öngörmekte iki büyük topluluk yapılanması Özgürlükiçin.com ve Pardus-Linux.org sitelerinin üye sayısını göz önünde bulunduruyorum. An itibarı ile Özgürlükiçin.com’un 18548, Pardus-Linux.org’un ise 13981 kayıtlı üyesi bulunmakta. Kendi görüşüme göre birçok kişi her iki sitenin de üyesi durumunda, kaç kişinin her iki sitenin üyesi olduğunu tespit etmenin bir yöntemi olmadığı için, kişisel görüşüm iki kümenin kesişiminin 6.000’den az olmadığıdır. Bu görüşüm doğrultusunda bu iki topluluğa kayıtlı Pardus kullanıcı sayısı 20 bin civarı. Kişisel görüşüm topluluk sitelerine kayıtlı olmayan kullanıcılar da dahil edildiğinde bireysel Pardus kullanıcılarının 50 bin civarı olduğudur. Daha sağlıklı yöntemler olarak açılış sayfası olan Pardus.org.tr ve Özgürlükiçin.com’un tekil ziyaretçi sayısı ile bu sayı öngörülebilir(ziyaretçileri verilerinden işletim sistemi Linux olanlar vs) , ve benim tahminimden çok yukarıda rakamlar çıkabilir. Fakat ben Pardus kullanıcılarını topluluk ile etkileşimleri ve günlük hayatımdaki gözlemlerim doğrultusunda bu rakamda değerlendirmeye devam edeceğim.

Pardus 2007’nin duyurulmasından bu yana 3 yıllık bir zaman geçti. Bu sürede birçok insan Pardus’u indirip denedi, kullandı ve topluluk ile etkileşime girdi. Pardus TÜBİTAK – UEKAE tarafından oluşturulan ve “Kurumsal” müşterileri bulunan bir işletim sistemi olarak değerlendirildiğinde, kullanıcı sayısının “Pazar Payı ve Hedefi” belirlemekte çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu konuda benim yukarıdaki üfürükten tahminlerimden daha ciddi yapılmış bir çalışma olduğunu düşünüyorum, ve yapılmış olduğunu düşünmek istiyorum. Eğer böyle bir çalışma yapılmışsa bu verilerin de paylaşılması gerektiğin düşünüyorum. Kurumsal kullanıcılar ile bireysel kullanıcılar arasında nasıl bir bağ olduğunu ve pazar payı belirlenirken bireysel kullanıcıların ne işe yarayacağını sorabilirsiniz. Şöyle diyelim, Pardus kullanabilen kişi sayısının yüksek olması, Pardus kullanmayı düşünen kurumları cesaretlendirmez mi? Örneğin, bakın 200.000 kişi bu sistemin bireysel sürümünü kullanıyor/kullanabiliyor demek, bence önemli. Veya sözü edilen ekosistem için, bir yazılım firmasına, bir donanım firmasına 200.000 kişilik bir talebin olduğunu gösterebilmek, bu kullanıcı sayısının artışını takip ettirebilmenin getirecekleri bence kayda değer şeyler olacaktır.

Böyle bir çalışmada, eğer kullanıcı sayısı beklenenin altında bir rakamda ise bunu da hep beraber yükseltmek için çaba göstermekten kimsenin kaçacağını zannetmiyorum

Kullanıcı sayısının artışının getirileri, kullanıcıların içerisinden çıkacak geliştiriciler, katkıcılar, çevirmenler, belge yazarları sayısının artmasını da beraberinde getireceği ve Pardus ve özgür yazılım adına daha hızlı bir ivmelenme sağlayacağı kuşkusuz herkesin farkında olduğu bir konu. Proje genelinde çekilen genel sıkıntılar, yetersiz geliştirici sayısı, çok zayıf belgeleme, çeviriler gibi konular olduğundan, çözümü için kullanıcı sayısının artırılmasından başka bir yol bence yoktur. Kullanıcı sayısının artırılması bu nedenle Pardus’un bir numaralı Camia gündemi olarak yerini almalıdır ve beyan edilmelidir. Bu noktada, Proje tarafında tanıtımın artırılmasının yanı sıra topluluk sitelerinin daha fazla kullanıcı kazanmada bugüne kadar neler yaptığı, neleri isteyip de yapamadığı, nelerde yanlış yaptığı doğru şekilde kağıda aktarılmalı, değerlendirilmeli ve iyi uygulamalar paylaşılarak yeni stratejiler izlenmeli. Bu konu çok detaylı olduğundan fazla ileriye gidemeyeceğim, fakat bahsi geçen toplulukların yöneticilerinin bu konu hakkında muhakkak bir şeyler yapması gerekmekte, burada değinmeyeceğim çeşitli nedenlerden dolayı bir araya gelmek istemeyen kişilerin aynı amaç doğrultusunda özveride bulunduğu göz önüne alınırsa, gerekli bildirimleri doğrudan Proje yönetimine bildirmeleri bile bu konuda ilerleme sağlayacaktır. Yapılması gerekenler ve iyi uygulamalar konusunda somut örnek çok örn. banner,sosyal paylaşım sitelerini aktif kullanma, tanıtım ve bilgilendirme yazıları, vb, bunlar dışında bir önerim de Pardus 2011’in indirilme sayısına bir hedef konması (atıyorum 500.000) ve bu hedef doğrultusunda organize olup tanıtım faaliyetleri yürütülmesi olacaktır.

Pardus Kullanıcı sayısı ile ilgili kısmı daha fazla uzatmadan, topluluk sitelerinin Pardus kullanıcılarının sayısının artırılması konusunda eşgüdüm içerisinde hareket etmesi konusunda buradan çağrımın yapıyorum.

Pardus geliştiricisi olmak, belki de camia içerisindeki en zorlu ve çileli yerde olmak demek. Yetersiz sayıda, yapılacak birsürü işin altında çabaladıklarını bugün herkes biliyor. O derece ki herhangi bir konuda Pardus kullanıcıları bile artık birer geliştirici savunmacısı olarak; geliştiricilerin az sayıda olduğunu ve üzerilerindeki iş yükünün çok fazla olduğunu otomatiğe bağlayarak söylemekte. Bu gerçekten kötü bir durum. Bu ortadaki bir sorunun kronik hale geldiğinin en acı göstergesi. Birde ironik boyutu var ki o da geliştiricilerin sayımız az, iş yükümüz çok lafını geliştirici listesi dışında bir yerde dile getirmemeleri ve onların yerine kullanıcıların konuşması. Bu durumda üç temel yanlışlık bulunmakta;

  • Geliştiricilerin sayısının artırılamaması(Geliştiriciden kastımın ücretli UEKAE personeli olmadığı, tüm geliştiriciler olduğunu burada belirteyim)
  • Mevcut geliştiricilerin durumlarının iyileştirilememesi, beklentilerinin karşılanmaması, geliştiricilerin küsüp ayrılması
  • Geliştiricilerin bu durumda olmalarına rağmen topluluğa dönük genişleme çabasında olmaması, veya potansiyel geliştirici adaylarını davet edememeleri

İlk iki yanlışlık gayet bilindik olduğundan üçüncü yanlışlığa değinmek istiyorum. Örnek verelim, şimdiye kadar kaç kez bir geliştiricinin günlüğünde, gelin Pardus’u birlikte geliştirelim, şu şu şuna ilginiz varsa şöyle başlayın, bizimle iletişim kurmaktan çekinmeyin benzeri bir çağrı gördünüz, veya çekilen sıkıntıların çözümüne yönelik birşeyler belirlenerek yürürlüğe konuldu, örnek olarak, çok fazla paketten sorumlu bir geliştirici(yetkin bir paketçi) yeni paketçilerin yetişmesi ve bu sıkıntının paylaşarak çözülmesi için detaylı bir paketleme klavuzu yazdı, wiki belgelerini elden geçirip detaylandırdı, veya başlı başına bu amacı güden bir web sitesi oluşturulmasınına çabaladı (atıyorum haydipisipaketiyapalim.bilmemne.com/pardus.org.tr) (Alman Pardus topluluklarından Pardususer.de ise bir Pisi Kitabı çıkardı). Developer.pardus.org.tr ve henüz olmayan gelistirici.pardus.org.tr bu yönde atılan adımlardan olarak değerlendirsem de, bu siteler ve etkinlikleri ile ilgili bahsettiğim şekilde bir çağrı yapılmadı ve/veya henüz yeterli olgunluğa erişmediği için bir etkin hale gelemediler.

Geliştirici sayısının artırılması, hem Pardus’un gelişimi açısından hemde bireysel kullanıcıların devamlılığının sağlanması açısından hayati bir öneme sahip. İyi reflekslere sahip bir hata takip sistemi ve daha az sorun yaşanan kararlı bir sistem kullanıcı tarafından çok ama çok önemli önceliklerdir.

Mevcut geliştirici yetiştirme süreçleri konusunda detaylı bir bilgim yok. Fakat ara ara aklıma gelen, ve toplumumuzda geçmişten bugüne gelmiş “Çıraklık” yöntemi üzerine acaba bir model geliştirilebilir mi ? Az çok bir temele sahip olup da geliştirici olmak isteyen kişiler, çırak adayı olarak nitelendirilip belirli bir süre, atıyorum 1 yıl boyunca, geliştirici olmaya yönelik bir sürece dahil edilseler nasıl olur ? Yazın yapılan staj yerine daha geniş bir sürede, önce temel bilgilendirme için doküman yönlendirmesi, sonra pratik kodlama için ödev/egzersiz, sonra ara değerlendirme ile yeterli görülenler geliştiricilerin çırağı olsalar(tabi onları en az seviyede oyalayacak şekilde) en azından her geliştirici 1 yılda 1 çırağı geliştirici düzeyine getirebilse, ve bunda süreklilik sağlanabilse Pardus’un ve Pardus kullanacak kurumların ihtiyaç duyacağı nitelikli elemanların da yetişeceğini düşünüyorum. Zor ama imkansız bir yöntem değil, sadece özveriye dayalı(ki çıraklık ve ustalık sürecinin özü özveridir). Sürecin tamamen dışında olduğum için öylesine aklıma gelen bir şeyi yazdım, o kadar.

Kullanıcı ve geliştiricilerden bahsettikten sonra, kullanıcılara Pardus’un neler verdiği, neler veremediği, nelerin eksik olduğu konularının ciddi olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda Özgürlükiçin.com/Beyin arayüzü dışında genel kullanıcı kitlesini dikkate alan anketlere, geri bildirim formlarının faydalı olacağı görüşündeyim. Kullanıcı portföyünün oluşturulması, kullanıcı alışkanlıklarının belirlenmesi, ve ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik bir niyet göstergesi bile Pardus’u kullanıcı gözünde daya iyi bir yere taşıyacaktır, kullanıcı ile arasındaki bağı güçlendirecektir. Kullanıcı memnuniyeti, kullanıcıların en sık yaşadığı sorunlar, en nefret ettikleri şeyler, en sevdikleri özellikler, en sık kullandıkları uygulamalar, en çok ihtiyaç duydukları depoda olmayan yazılımlar türü eri bildirimlerin alınmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Ve kullanıcı temelli böyle bir projede şimdiye kadar neden böyle bir şey yapılmadı doğrusu anlam veremiyorum. Eğer profesyonel anlamda yaklaşılıyor ise, bir ürün hakkında kullanıcı görüşünü sistemli bir şekilde elde etmenin ne kadar önemli olduğunun farkına varılmalı.

Son olarak e-dükkan konusunda değinmek istiyorum. Gayet açık söylüyorum, bunca kullanıcıyı hayal kırıklığı içerisinde bekletmek çok büyük beceri tebrik ediyorum. TÜBİTAK tarafında sıkıntılar olduğu (ihale süreci vb) söyleniyor, amacı atomu incelemek kadar beceri isteyen bir kapsamda olan bir kurum bir e-dükkan açıp 2 tişört sattıramıyor ise çok yazık diyorum. Bu noktada yanlış anlaşılmalara mahal vermemek adına, bildiğim üzere Özgürlükİçin.com sadece E-dükkan’a yer sunmakta, satış ve geliri ise İhaleyi alan firma ve TÜBİTAK’a gitmekte, yanlışım varsa düzeltin. Bugün Ubuntu mağazasında (http://shop.canonical.com/) kullanıcılarına sevdikleri şeyi yaşamlarının içine katma fırsatı sunarken, Pardus ise kullanıcılarına sadece geçici bir dönem için üzerinde Pardus logosu bile olmayan ürünleri sunabildi. Şimdilerde o bile yok. E-Dükkan ne zamandır kapalı bilemiyorum, ne zaman açıktı onu da hatırlamakta güçlük çekiyorum. Bir Pardus tişörtü almak istiyorum, bir fare altlığı ve kupa, bunları aldığımda sevdiğim bir şeyi hem hayatıma katmış olacağım, hemde ona destek sağlamış olacağım, bir taraftan da Pardus’un tanıtımı yapılmış olacak, iki taraf için de kazan kazan durumu. Sorun ve çözüm ortada iken, çözümün yani e-dükkanın bir an önce açılması gerekliliğinin altını tekrar çiziyorum.

Sonuç olarak; Pardus kullanıcı sayısının artırılması bir öncelik olarak belirlenmeli, bu doğrultuda iki büyük topluluk siteleri tecrübelerini, başarılarını/başarısızlıklarını ortaya koymalı ve iyi uygulamaları paylaşmalı ve yeni yöntemler belirlemeli. Geliştirici sayısının artırılması ve mevcut geliştiricilerin şartlarının iyileştirilmesi sorunu masaya yatırılmış bir sorun, bu sorunun çözümünde yeni geliştiricilerin kazanılması konusunda mevcut geliştiriciler daha aktif ve içermeci bir yaklaşım sergilemeli. Kullanıcı profilinin oluşturulması ve kullanıcılara sunulacak anketler ve formlar ile geri bildirim alınmalı, yani kullanıcılar sistemli bir şekilde dikkate alınmalı. e-dükkan konusundaki sorunlar giderilmeli ve kullanıcılar sevecekleri yeni cici Pardus ürünlerine kavuşmalılar.

Not: Bu yazıda yurt dışındaki “Camia”yı farklı bir yazıda bilahare değinmek için ayrı tuttum. hatırlatma olarak uluslararası tek İngilizce Pardus forumu http://worldforum.pardus-linux.nlye Türkiye’den halen erişilemediğini belirtmek istiyorum.

Bu yazımın da sonuna gelirken daha nispeten daha kısa olacağını düşündüğüm “Pardus ve Kullanıcı İhtiyaçları” konulu yazımda görüşmek üzere.

Yorumlamaktan ve yanlışlarımı düzeltmekten çekinmeyiniz.

Mutlu günler.

4 YORUMLAR

  1. bundan 5 sene önce filan türkiye’deki linux kullanıcılarının sayısının 50bin olduğu söyleniyordu. rakam resmi miydi emin değilim ama ubuntu’nun bu kadar etkin olmadığını düşünürsek aslan payı pardus’a aitti. en azından bugün için düşünürsek bence 50bin den çok çok fazladır pardus kullanıcısı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here