Sonunda tezimi enstitüye teslim ettim, ve artık kendime zaman ayırabiliyorum. Epeydir yazmaya fırsat bulamamıştım. Nihayet artık yazabiliyorum. Bu yazımın konusu da daha önce bir kaç kere yazdığım “Pardus üzerine eleştiriler ve notlar”. Artık bu konudaki yazılarımı numaralandıracağım, önceki yazıları es geçiyorum, çünkü bu yazımda da onlardan farklı bir şey demeyeceğim. Bazı tespitlerde bulunmaya, eleştiriler(bunlar büyük çoğunlukla olumsuz olacak, çünkü olumlu eleştirileri sürekli yapmaktayım) yapmaya ve önerilerde bulunmaya çalışacağım. Aslında kolay bir yazı dizisi olacak, çünkü herkes tarafından görülen, çözümü bilinen ve nedense üzerinde hiçbir şey yapılmayan konuları yazacağım. Bunları aslında buraya değil, pardus-camia listelerine yazmayı düşünmüştüm, hatta bugün bu e-posta listesine üye oldum. Fakat yazacağım şeyleri daha rahat ifade edebilmek ve birden fazla konuda görüşlerimi belirtmek için buradan yazmanın daha doğru olacağı kanaatine vardım.

Pardus üzerine tespitler, eleştiriler, öneriler konulu beş yazı yazmayı düşünüyorum. Kesin olmasa da kısa bir zaman içerisinde bu yazıları tamamlamayı düşünüyorum. Yazıların daha düzenli olması açısından bu yazıların konularını yazmak istiyorum;

Konu başlıkları yukarıdakiler olacak, yazıların seyrinde bu başlıları takip etmeye, içeriği de başlıklara uyun olarak seçmeye özen göstermeye çalışacağım. Bu yazıları neden ve ne sıfatla yazdığım gibi bir soru olur ise, tek vereceğim yanıt; yazamam için bir neden olmadığı olacaktır. İlk yazı ile başlayalım

Genel Durum Ve Temel Yanlışlar

Pardus ilk ortaya çıktığından bu yana hepimizin göz bebeği, ilgi odağı durumunda. Şöyle geriye dönüp baktığımda iki şeyi hızlıca hatırlayabiliyorum ve konuşulanların izlerini görüyorum, birincisi “milli işletim sistemi” ikincisi ise daha taze bir kavram olan “özgürlük için Pardus” yaklaşımı. İlk yaklaşım olan “milli işletim sistemi” konusunda yaşanan tartışmalar, eleştirilerin eksi yönde katkılarını tespit etmek güç değil. Daha yeni bir tartışma olan ve Pardus’un oluşturulmasında kullanılacak “özgür olmayan bir araç”tan kaynaklanan tartışmalar, ise “özgürlük” yaklaşımına büyük eksiler sağladı. Bence bu ikinci tartışma, ilkine oranla çok daha fazla hasar ve belirsizlik bıraktı. Nedeni ise bu sefer konunun özgür yazılımın ve Pardus kullanıcılarının “öz”ü ile ilgili olmasıydı. Bu iki konunun detayına burada girmenin fazlaca bir anlamı yok, burada esas nokta ve ders alınması gereken şey bu iki büyük tartışma ve geride bırakılan “Kimlik Sorunu”. Bu çok basit ve göz ardı edilen bir sorun, belki birileri çıkıp Pardus nevi şahsına münhasır’dır kimlik sorunu yoktur diyebilir, fakat şu iki sorunun cevabını olması gerektiği gibi ve “öz”e dayanarak yanıtlamak maalesef güçtür;

  • Pardus nedir, neleri amaçlar ?
  • Neden Pardus kullanılmalı ?

Birçok insan bu iki soruya yukarıdaki iki tartışmanın etrafından geçmeden cevap veremeyecektir. Rafa kalkan ilk tartışmanın ardından, daha kabul gören “özgürlük için” anlayışı ise, sadece gölgesini kovalayabildiğiniz bir varlık gibi sizi yalnız bırakmaktadır(keşke böyle olmasa). Pardus anasitesinde bu sorulara verilebilecek en dolambaçlı ve en havada kalan cevaplar verilmeye çalışılmış(bknz.http://www.pardus.org.tr/hakkinda/). Görüldüğü üzere Pardus maalesef kendisini anlatamamaktadır. Ve şu an yeni kullanıcıları kendisine çekebilmek için bir nedeni maalesef yoktur. Pardus’un artık daha net şekilde kendini ifade etmesi gerekmektedir. Bu nedenle neyi hedeflediğini, ne olduğunu güçlü ve söylediklerinin altını çizerek söyleyememe aciziyetinden kurtulmalıdır. Örneğin; Pardus bilgisayar kullanıcılarına bir hizmet(service yazalım bazıları böyle anlar&böyle yabancı kelimeleri sever) sağlıyor, yenilik yaratıyor ise veya bilgi işlem teknolojisine bir katkı sağlıyor ise bunlar net şekilde belirtilmelidir.

Tüm bunlara ek olarak Pardus’un kime hitap ettiği de belli değildir. Pardus ile neler yapılabileceği bugüne kadar hiçbir zaman açık bir şekilde ortaya konmamıştır. Hedef kitlesi belli olmadığı üzere bu hedef kitlesine ulaşmak için bir yol da izlenmemiştir.

Giriş kısmını daha fazla uzatmamak adına, çok kısa bir şey yapalım, insan bazen kim olduğunu ne olduğunu hayatın yoğunluğundan unutur, hayatın içerisinde sürüklenirken birden yüzüne ayna tutar ve “ne halde” olduğunu ayna sayesinde görür. Pardus’un kimliğini yansıtan Pardus.org.tr sitesine bence bir ayna tutulmalı. Pardus anasitesi ne haldeyse Pardus projesinin kimliği ve insanlar ile etkileşimi de o haldedir. Konu ile ilgili burada epeyce yazmıştım. Bunların dışında şunları belirtmek istiyorum;

  • Anasitesinde insanları katkı vermeye çağırmayan, “Katkı Verin” diyemeyen bir özgür yazılım projesi olduğunu
  • Kendini tanıtabilecek bir ekran görüntüsü, bir masaüstü turu veya “Kurumsal” alanda ne işe yarayabileceğini gösteremeyen bir işletim sistemi olduğunu
  • Anasitesinde sunduğu belge, ve kılavuz verisinin amatör bir yazılım sitesindeki belgelerden ve kılavuzlardan daha az olan bir yazılım olduğu.(Buna ek olarak “Kurulum Kılavuzu” grub ekranında bitiren bir anlayışla sanırım İnternet bağlantısı nasıl yapılır, ekran kartı sürücüsü nasıl yüklenir bilgilerine gerek duymadığını, çünkü adı hiç bir yerde geçmeyen ve ziyaretçisinin ne olduğunu bilmediği “KAPTAN”ın halledeceğini telepati yolu ile gösterilmektedir.)

Birde, Kariyer sayfasında(http://www.pardus.org.tr/kariyer/) sanırım şu anda 3 tane aktif ilan var, nedense ilan tarihleri yazmıyor. Yılda iki kez güncellenen bir web sitesine girmekten bıkmış arkadaşlar göremediyse duyurulur.(Başta proje sorumlusu olmak üzere birçok geliştiricinin bu sayfayı pek ziyaret ettiğini düşünmüyorum, çünkü ziyaret edilecek bir içerik, bir aktivite yok.)

Diğer dağıtımların web sitelerine bakınca aradaki farkı ve olması gerekenleri daha rahat göreceğinizi düşünmekteyim. Bunca yıldır adam gibi bir web sitesi oluşturamamanın arkasında ne var doğrusu bilmek istiyorum… Tabi diğer işlerden fırsat gelmemiş olabilir, ne olacak ki altı üstü bir web sitesi, Pardus”u bilen iyi bilir değil mi ? Artık bu konuyu dile getirmekten çok yoruldum. Yakışmadığını, doğru bir pazarlama, doğru bir sunum olmadığını, ve en çok da Pardus’a emek verenlerin emeğine karşılık saygısızlık olduğunu düşünüyorum.

Web sitelerinden başlamışken, Pardus projesinin resmi bir belge sitesi yok, resmi olamayan PardusWiki’si var ve buraya Pardus’u geliştiren kişiler, uğramıyorlar. Çok garip değil mi, üreten kişiler ne ürettiklerini yazmıyorlar, yazıyorlarsa da bilmediğimiz bir yere yazıyorlar. Pardus’un İngilizce bir geliştirici sitesi var, daha doğrusu geliştirici merkezi( Developer Base) olamasını doğru buluyorum, fakat yanlış bulduğum şey Türkçe bir geliştirici merkezinin olmaması, Türkçe konuşan geliştiricilerin ezici çoğunlukta olduğu ve “hakkında” sayfasında ülke..ülke..ülke…ülkemiz…ulusal… ile başlayan bilgi teknolojilerinin gelişmesini vs hedefleyen bir dağıtımın Türkçe geliştirici yetiştirme kapasitesinin daha iyi kullanabilineceğini düşünüyorum. Bunlara “Camia” konusunda daha detaylı değinmek istiyorum.

Neyse başka bir konuya atlayalım. Bildiğim kadarı ile TÜBİTAK, Pardus için profesyonel bir PR(Halkla İlişkiler) ajansı ile çalışıyor(Artistanbul ile karıştırılmasın), acaba bu ajans bugüne kadar Pardus ile ilgili nasıl faaliyetlerinde bulundu ? Bunun yanı sıra, yazılı ve görsel basında özellikle internet medyasında Pardus ile ilgili neden düzenli bir bilgi akışı sağlanamadı ? En azından yeni sürümler duyurulamaz mıydı. Büyük internet gazetelerinin teknoloji haberleri, sineğin yaından haber çıkarırken Pardus ile ilgili haber servis edememek kimin başarısızlığıdır ?

Sonuç olarak toparlamam gerekirse, Pardus kendisini daha aktif tanımlamaya başlamalı,kimliğini net şekilde ortaya çıkarmalı, pardus.org.tr derhal elden geçirilmeli ve yukarıda verdiğim bağlantıda gösterilen diğer örnekler ile aynı kaliteye getirilmeli. Bunlara ek olarak daha aktif tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilmeli, daha doğrusu artık hissedilen tanıtım faaliyetleri gerçekleşmeli.

Bir sonraki yazımızda, Pardus kullanıcılarının sayısı, Pardus geliştiricilerinin durumları, Camia, kullanıcılardan geri bildirim vb gibi yöntemlerle iletişim kurma, e-dükkan vb gibi konular üzerine eğileceğiz.

Yorumlamaktan ve yanlışlarımı düzeltmekten çekinmeyiniz. Eğer itirazınız Pardus ve kazandığı başarı, başarım süreci ile ilgili ise lütfen bunun kullanıcıların özverileri ile mümkün olduğunu hatırlayınız.

Mutlu Günler

8 YORUMLAR

  1. Güzel yazmışsınız, daha fazla detaya girebilirdiniz ve fakat bu sorunlar çok eskidi, Pardus emeklerken bile defalarca söylediğimiz , duyurduğumuz şeylerdi. Hevesinizi kırmak istemem ama eleştirilerinizin hiç birinin ilgili kişiye ulaşacağına, ulaşsa da olumlu karşılanacağına maalesef inanmıyorum. Madem böyle bir eleştiriler serisine başladınız size kolaylıklar dilerim zira hiç bir geribildirim alamadan bu yazılara devam etmek oldukça zor olacak 🙂
    Başarılar,

    • Teşekkürler 🙂 Evet bu sorunlar çok eskidi, ki bu yazıların amacı da bu “…çünkü herkes tarafından görülen, çözümü bilinen ve nedense üzerinde hiçbir şey yapılmayan konuları yazacağım.” demiştim. Bu yazıların bir kişiye ulaşması ve bir şey yapılması gibi bir amaç belirlemedim, evet ulaşsa ve bir şeyler değişse güzel olur. Bir geri bildirim gelmese de en azından söyleyeceklerimi defalarca parça parça farklı yerlerde dile getirmeye çalışıp yorulmaktansa, buradan toplu ve bir seferde dile getirmek beni rahatlatacak. Detaya girme konusunda da çok haklısınız, fakat herkesin farkında olduğu bir konuda detaya girmeye pek gerek görmedim, bu sorunların çözümüne yönelik bir kıpırdanma olursa o zaman çözüm için detaya girilmesinde fayda olacaktır. Size ve diğer yorum yapanlara değerli geri bildiriminiz için teşekkür ediyorum 🙂

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here