Neden günlük yazmıyorsunuz!

3
Neden günlük yazmıyorsunuz!
Neden günlük yazmıyorsunuz!
Neden günlük yazmıyorsunuz!
Neden günlük yazmıyorsunuz!

Nedense bir türlü yazmayı alışkanlık haline getiremedi Türkiye’deki özgür yazılım topluluğu… Eskiden ara ara bir şeyler karalanırdı, şimdi ise twitter vb sosyal medya araçlarındaki kısıtlı(140 karakter) ve sınırlı sayıda kişiye ulaşabilen ifadelerden başka bir şey yok. Topluluğu bu şekilde sosyal medyadan takip etmek doğrusu çok zorlayıcı oluyor…

Kendisini topluluğun parçası hisseden birisinin, özgür yazılımla ilgili kısa twitler yollamasının yukarıdaki durumdan ötürü pek de bir manası kalmıyor. İşin magazini dışında(o bunu çıkarmış, buna cici demişler vb) bir paylaşımı da bulunmamakta. Ki bu bilgiler, bir süre sonra hızlıca yok olmakta.

Ayrıca, topluluk olarak üretmemizde, bu kaybolan kısıtlı ve sınırlı iletiler bugüne kadar bir fayda sağlamadı.

Bolca yazalım, düşüncelerimizi paylaşalım, yaptığımız şeyleri, bunların nasıl yapıldığını, yapamadıklarımızı anlatalım. Yapacağımız işlere destekçi arayalım, birbirimize vereceğimiz haberleri 140 karakterden fazlasıyla yapalım.

Bu en azından birbirimize 140 karakterden daha fazla saygı ve birliktelik hissettiğimizi gösterir.

Unutmadan, illa özgür yazılımla ilgili yazmaya da gerek yok, unutmayın ki tıpkı sosyal medyada yazdıklarınızı takipçilerinizin okuduğu gibi, gezegenlere düşmeyen yazılarınızı da elbette birileri okuyor.

İlla ki süper teknik şeyler yazmanıza gerek yok, hayattan, ufak şeylerden(eğlenceli olursa daha güzel tabi:))

Zamanım olmuyor, demeyin, illa destan yazmanıza gerek yok. Kısa bir yazı, belki 15 dakikanızı alacak. Bu, twitter’da kaybolup gidecek onca yerli-yersiz güncellemeyi okumaya harcanan zaman ile kıyaslandığında inanın çok kısa bir süre.

Söz uçar yazı kalır, twitler uçar günlükler kalır…

Mutlu günler.

Paylaş:

3 YORUMLAR

  1. Çalıştay vs.konusunda ha bugün ha yarın yazarım diyene kadar bugüne geldim, sonuçta o da biraz zaman ve konsantrasyon istiyor, artık kendimden umudu kesmek üzereyim :).İşin heyecanı ve eğlencesi de kalmadı belki ondandır.

    Ayrıca 140 karakterle ifade edemem kendimi, eh amacı o değil biliyorum, yine de o mikro işleri zaten sevemedim gitti, takip de etmiyorum.

  2. selam,
    bu konuyu gundeme getirdiginiz icin tesekkurler.
    Bu ‘gunluk yazma aliskanligi’nin asilanmaya calismasindan pek memnun olmadim. Sahsen abuk subuk bir ton seyin yazildigi bu donemde, bir sey salik vermek zorunda hissetseydim, ey insanoglu, mumkunse 1000 dusun 1 soyle derdim.
    Bilginin dolasima sokulmasindaki yetersizliklerimiz oldugu konusunda size katiliyorum, kendimce nedenleri biraz acmak istiyorum;
    Oncelik kullanilan aractir. Yazma araclarini henuz kendi adima yeteri kadar iyi kullanamiyorum, son bulusum trac. xmlprc uzerinden vim ile wiki ve ticket sistemini yonetebilmekten, blog eklentisinden umutluyum.
    Arac olarak sadece gunluk yazma aracini almayalim, zaman planlamasi, is planlamasi vs. hepsi. Inandigim bir soz vardir, ‘herkes elinden gelenin en iyisini yapiyor.’ Yazilamiyorsa, daha iyi bir planlama modeline ihtiyac var, bu konuda da bulabildigim cozum taskwarrior oldu.
    Ben de yazmiyorum, fakat taskwarrior’da neler yazacagima dair bir projem hali hazirda var, trac wiki’nin yazim diline alistim ve blog eklentisinin duzgun calismasi da bana umut verdi. Zamanla duzenli bir yazar olabilecegime inaniyorum.
    Tesekkurler.

  3. Galiba toplum olarak hazırcılığa alışkın olduğumuz için…

    Hangimiz köşeyi dönüp rahat ve zengin yaşamanın hayalini kurmuyor… kimse haydi bugün birşeyler üreteyim ülkeme ve insanlara/lığa faydalı olayım demiyor…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here