Genel

Ana sayfa Genel

‘Vatandaş Bilimi’ ve Oyun Oynayarak Kansere Çare Bulmak

4

Bugün elimizdeki cep telefonları on yıl öncesinin bilgisayarlarından çok daha güçlü işlemcilere sahip ve çok daha gelişmiş yazılımlar üzerinde koşmakta. Bu cihazlar üzerinde bugün yapılamayacak çok az şey var. Hepimizin gündelik hayatında elimizden düşürmediğimiz bu cihazlarda kuşkusuz en çok zaman geçirdiğimiz etkinliklerden biri ise oyun oynamak. Çevrenizde; metroda, metrobüste hatta manzaralı bir çay bahçesinde dahi insanların telefon ekranlarına küçük bir dikiz attığınızda insanların hayatlarının rutin bir eylemi olarak bir oyuna bulaştığını ve vakit geçirmek için bu oyunu kullandığını görebilirsiniz. Bu oyun mesaisi aynı zamanda ciddi bir insan gücü de demek… İşte vatandaş bilimi de buradan yola çıkarak bu oyun mesaisi üzerinden taşınabilir cihazlarımızı bilime katkı verebileceğimiz bir araca dönüştürüyor.

Vatandaş Bilimi nedir?

Öncü Vatandaş Bilimi projelerinden Seti@home dünya dışı akıllı yaşamı arıyor.
Öncü Vatandaş Bilimi projelerinden Seti@home dünya dışı akıllı yaşamı arıyor.

Vatandaş Bilimi (Citizen Science) terimi çoğu zaman kıtalar arası işbirliği yapan biliminsanı takımlarını içermekte. Fakat şimdi, internetin gücüyle artık uzman olmayan kişiler de katılıyor.

Vatandaş bilimi birçok farklı kategoriye ayrılmakta. Öncü proje olan SETI@Home milyonlarca katılımcının atıl hesaplama zamanını kullanarak dünyadışı akıllı yaşam araştırmasında kullanmakta. Seti@Home’un açtığı yoldan devam ederek Boinc@Home ile biyolojiden fiziğe birçok alana, Folding@Home ile de tıp alanına atıl hesaplama zamanlarını bağışlamakta. Vatandaş biliminsanları ayrıca Galaxy Zoo gibi gök cisimlerini sınıflandırma çalışmalarında ve hatta doğayla ilgili Great Sunflower Project gibi projelere gönüllü olarak katılmakta. Bunun yanı sıra işin biraz daha mutfağına girerek Fold.it projesiyle bulmaca çözerek ‘Protein Katlama – Protein Folding‘ bile yapmak mümkün.

Oyun ve biyolojinin ilk harmanlandığı Fold.it projesi, onyıldır çözülemeyen HIV ile ilgili bir proteinin 10 gün içinde bir oyuncu tarafından çözülmesiyle kendisinden söz ettirmişti.

İşte buradan çıkan bir fikir ile ‘Vatandaş Bilimi” mobil- yani taşınabilir cihazlara eğlenceli bir şekilde taşınmakta.

Daha fazlasını merak ediyorsanız Uzay, İklim, İnsanlık, Doğa, Biyoloji ve Fizik kategorisinde Vatandaş Bilimi projelerini bir çatı altında toplayıp sunan Zooniverse.org sitesine göz atabilirsiniz.

2013 yılında gerçekleştirilen bir ortaya atılan bir fikir ile ilk defa tıp alanında bir proje oyunlaştırılıp mobil cihazlar üzerinden insanların kanser araştırmalarına katkı verebileceği bir projeye dönüştü. Cancer Research UK, Amazon Web Services, Facebook ve Google geliştiricileri, akademisyen ve bilim adamlarıyla birlikte genetik veriyi dönüştürebilen eğlenceli bir oyun oluşturmak için yola çıktı. Bu süreçte alınan fikirlerle Play To Cure: Genes in Space (Tedavi etmek için oyna: Uzaydaki Genler) oyunu ortaya çıktı. Oyunun yayınlanıp başarılı olması üzerine ise bir diğer oyun olan Reverse the Odds (Odları Geri Döndür) isimli bir oyun daha yayınlandı.

Genes in Space oyunu 2012 yılında Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir göğüs kanseri araştırmasını temel almakta ve bu araştırmada elde edilen DNA verilerinin sanal bir madde olan ‘Element Alpha‘ya dönüştürülmesiyle analiz edilecek haritalar oluşturulmakta.

Bir bilgisayar oyunu ile tıbbi veri analizinin ne kadar başarılı yapılabileceği konusunda ise oyun geliştiricileri ve uzman biliminsanları şaşırtıcı bilgiler vermekte [1]. Uzmanlara göre mevcut bilgisayar yazılımları genlerdeki bozulmaları incelemek için yeteri kadar isabetli incelemelerde bulunamıyor ve %10’luk bir ıskalama olmakta. Oyunun arkasındaki bilim konulu detaylı yazılar [2] [3] incelendiğinde bilgisayarların DNA üzerindeki bu izleri incelemekte henüz insan gözü kadar iyi olmadığı ve bu binlerce veri setini incelemenin ise ço büyük bir zamana mal olduğu söylenmekte. İşte bu oyun sayesinde ise oyuncular tarafından hızlıca incelenebilen bu veri setleriyle araştırmaların hızlandığı söylenmekte.

Bu oyunlara temel teşkil eden ilk girişim olan çevrimiçi kanser hücrelerini inceleme platformu olan Cell Slider sitesinde bugüne kadar 2 milyondan fazla slyatın incelendiği düşünülünce, projelerin gerçekten faydalı olduğu görülüyor.

Genes in Space’in başarılı olması üzerine geliştirilip yayınlanan bir diğer oyun olan Reverse the Odds oyunu ise bir bulmaca oyunu. Bu oyunda genetik veriyi analiz etmek yerine mevcut kanserli hücreleri ve bu hücrelerin biyolojik işaretlemeleri (biomarker)  tespit edilmeye çalışılıyor.

Reverse The Odds projesini yöneten Dr. Anne Kiltie, Reverse The Odds oyuncularının hali hazırdaki bilgisayar analizlerinden çok daha hızlı ve %10 daha başarılı olduğunu ve ortalama isabetin de tıpkı Cell Slider gibi mevcut biliminsanlarına yakın olduğunu belirtmekte[4]. Reverse the Odds’da bugüne kadar 3.200.000 civarında görüntü analiz edilmiş ve toplamda 31.000.000 görüntü analiz edilmeyi beklemekte.

Gerçek kanser hücrelerini tespit etseniz de merak etmeyin, gerçek hastalara teşhis koymuyorsunuz. Oyundaki verileri yüzlerce insan analiz ettiği için hata yapmaktan çekinilmemesi gerektiniği söylenmekte.

Candy Crush veya Angry Birds gibi popüler bir oyunu oynayıp vakit öldürmek yerine Vatandaş Bilimi oyunları oynayarak insanlığa katkı vermek daha iyi bir seçenek olarak önümüzde durmakta.

Biraz daha detaylı anlatabilmek için oyunları yakından tanıyalım:

(Belki ileride işe yarar diye oyunların resmi sayfalarını çevirip aktardım)

1- Play to Cure: Genes in Space:

2014 başında yayımlanan Play To Cure: Genes in Space oyunu gerçek genetik verilerin oyuncular tarafından analiz edilmesine üzerine kurulu eğlenceli bir uzay oyunu.

Bilim kahramanı olun

Play to Cure™: Genes in Space, oyuncuların kolektif gücünü kullanarak gerçek genetik verileri analiz etmek ve kanseri daha kısa zamanda alt etmek için geliştirilmiş dünyanın ilk ücretsiz mobil oyunudur.

Oyun

Oyundaki görev sanal bir madde olan Element Alpha’yı toplamaktır. Element Alpha, birçok kanser türüne dayanak oluşturabilecek genetik kanser verisini temsil etmektedir.

Oyunda Bitfrost Şirketi’nin bir elemanı olarak göreviniz değerli ve satılabilir Element Alpha maddesini toplamak ve rütbenizi aşağıdakileri yaparak yükseltmektir:

  • Element Alpha’Nın en yoğun olduğu bölgelere göre rotanızı belirlemek
  • Rotanızı takip edip olabildiğince çok Element Alpha toplamak
  • Element Alpha toplarken ve sonrasında astroidlerden kaçınmak ve ateş ederek asteroidleri yok etmek
  • Geminizin özelliklerini geliştirerek daha güçlü hale getirmek ve daha çok Element Alpha satabilmek.

Genes in Space oyununda görev sanal bir madde olan Element Alpha’yı toplamaktır. Element Alpha, birçok kanser türüne temel teşkil eden genetik kanser verisidir.

 Uygulamayı Apple App Store’dan indirmek için tıklayın

 Uygulamayı Google Play’dan indirmek için tıklayın

Not: bazen bağlantı vb sorunlar nedeniyle boş harita gelmekte, Back (Geri) deyip tekrar Play tuşuna basıp (bazen bir kaç sefer tekrar etmek gerkebilir) deneyebilirsiniz

Oyunun arkasındaki bilim

Veri analizi bilim adamlarına iki anahtar konuda iletilmektedir:

  • Birincisi haritada Element Aplha yoğunluğuna göre çizdiğiniz rota
  • İkincisi uzay geminizle galaksilerarası uçuşunuz esnasında topladığınız Element Alpha miktarı ve konumu

Genes in Space oynayarak biliminsanlarının çok uzun zamanını alacak çok büyük miktarlarda genetik veriyi analiz ediyor olacaksınız ve onlara zaman kazandıracaksınız. Bu veri yeni hayat kurtaran tedavileri geliştirmek için kullanılabilir.

 

DNA Mikroçipi
DNA Mikroçipi
Uzayda rota çizilirken...
Uzayda rota çizilirken…

 

Oyunun arkasındaki bilim hakkında daha fazla okumak için tıklayınız (İngilizce) 

2- Reverse The Odds:

Taşınabilir cihazınızdaki bu bulmaca oyunuyla sihirli bir dünya yaratın, sevimli minion ırkını kurtarın ve biliminsanlarımıza gerçek kanser verisini analiz etmeleri için yardım edin.  

Oyun

Reverse The Odds oyununda, dünyaları düşüşe geçen renkli yaratıklar olan “Odd“lara yardım ediyorsunuz. Mini bulmaca oyunlarını tamamlayarak topraklarını geliştiriyor ve Oddların topraklarını yaşanabilir hallerine geri döndürüyorsunuz.

Reverse the Odds, hikayesi ve bulmacalarıyla eğlenceli bir oyun
Reverse the Odds, hikayesi ve bulmacalarıyla eğlenceli bir oyun

Ancak oyunda sadece Oddlara yardım etmiyorsunuz. Oyuna saniyelerinizi alacak gerçek kanser verisi analizleri ekledik.

Kanser araştırmalarına nasıl yardım ediyor?

Biliminsanlarımız devasa miktarsa veriye sahip, ve bu veri insanlar tarafından analiz edilmeli – bilgisayarlar gerekli desenleri algılamak için yeteri kadar iyi değil.

Reverse The Odds’a veri analizini ekleyerek binlerce oyuncunun biliminsanlarımıza beyin, gırtlak, akciğer ve prostat kanseri gibi farklı kanser türleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasına yardım edebiliriz.

Araştırmacılarla aynı şekilde analiz ediyorsunuz, fakat sizin gibi çok oyuncu olduğu için veri içerisinde çok daha hızlı ilerleyebiliyoruz ve araştırmacılarımızın değerli zamanından kazanıp kanser hakkındaki ipuçlarını daha erken yakalıyoruz.

Hata yapmaktan korkmayın!

Vatandaş Bilimi olabildiğince kişiyi dahil etmekle ilgili, bu nedenle gördüğünüz hücrelerle hakkında %100 emin olmanıza gerek yok. Bazen araştırmacılar bile farklı fikirlerde olabiliyor. İşte bu nedene yerlerinde destek mekanizmaları var ve biz de bunu yapıyoruz. Sizin gibi bir sürü insan aynı resmi görüyor ve tutarsız analizler için bizim de kontrollerimiz bulunmakta.

Bilim

Gördüğünüz resimler eski hastalar tarafından bağışalanan gerçek tümör dokularının büyütülmüş örnekleridir.  Bu veri hakkındaki basit sorulara yanıt vererek biliminsanlarına kanser hakında daha fazla bilgi sahibi olmaları ve gelecekteki hastalar için en uygun tedavileri etkince reçetelemek için yardım ediyorsunuz.Oyunun arkasındaki bilim hakkında daha fazla okumak için tıklayınız (İngilizce)

Mücadeleye Katılın

3- Cell Slider

Araştırma kanseri öldürüyor, fakat yardımınıza ihtiyacımız var!

Bir bilim kahramanı olun ve Cancer Research UK ve Zoonivers’İn yanında kansere karşı savaşımızda yerinizi alın. Cell Slider patolojik veriyi görselleştirmekte ve kanser hücrelerini tıpkı biliminsanlarının yaptığı gibi tespit etmenize olanak tanımakta. Herkes bunun bir parçası olabilir ve analiz edilen her görüntü gerçekten fark yaratmaktadır!

Birgün kanseri alt edeceğiz. Cell Slider’da yer alarak bunu daha kısa sürede yapabilmemize yardım etmektesiniz.

2,538,888

görüntü hali hazırda analiz edildi!

http://www.cellslider.net/

——————

Kişisel not: Dünya üzerindeki insanların birbirlerini öldürmek için her yıl harcadıkları trilyonlarca doları düşününce bu çabaların nasıl bir karanlık içinde parladığını görüyoruz. Bu kadar parayla dünyada açlık ve hastalıklar elbette yok edilebilir, her zaman söylediğimiz gibi, başka bir dünya mümkün…

 

Bağlantılar:

1- http://www.bbc.com/news/health-26009350
2- http://scienceblog.cancerresearchuk.org/2014/02/04/download-our-revolutionary-mobile-game-to-help-speed-up-cancer-research/

3- http://scienceblog.cancerresearchuk.org/2013/03/01/can-the-power-of-the-public-help-personalise-cancer-treatment/

4- http://www.cancerresearchuk.org/support-us/citizen-science-apps-and-games-from-cancer-research-uk/reverse-the-odds

5- http://www.channel4.com/microsites/reverse-the-odds/app-FAQs.html 

http://www.techtimes.com/articles/3244/20140207/can-video-game-help-find-cure-for-cancer-doctors-say-yes.htm 

* http://www.gamasutra.com/blogs/CharlesLeesCzerkawski/20140206/210183/Play_to_Cure_Genes_in_Space__Development.php

* http://socialtech.org.uk/projects/reverse-the-odds/

* http://www.scientificamerican.com/citizen-science/reverse-the-odds/

Görünmez kazalara dikkat…

0

Geçtiğimiz pazar görünmez bir kaza ile hayatımız değişti. Eşim ile bir tur otobüsünde yaşadığımız kaza nedeniyle eşimin omurgasındaki bir kemik kırıldı. Eşimin sırtında 8 adet titanyum vida var ve bugün evlilik yıldönümümüz.

Çok şükür ki, omuriliğinde bir sıkıntı yok, bir müddet dinlenecek. Şimdiden ayağa kalktı ve yürüyebiliyor, ameliyat yarası ve olağan ağrısı hariç bir sıkıntımız yok . Çok şükür, çok şükür…

Siz siz olun görünmeyen kazaların her an olabileceğini aklınızda tutun ve olabildiğince kendinize mukayyet olun. Dikkat edin, araçların düştüğü çukurlar en arka koltukta oturan kişiler için çok tehlikeli olabiliyor.

Bu kötü kazayı da buraya not düşmüş olalım. Bakalım seneye evlilik yıldönümümüzde neler değişmiş olacak….

Sesle Günlük Girdisi- 1

1

Merhaba

Daha önce sesli günlük girdisi yazmıştım( Sesli Günlük Girdisi No: 1 | bluzz.net – http://blog.bluzz.net/sesli-gunluk-girdisi-no-1/)… Şimdi ise cep telefonumun marifetlerini kullanarak sesle günlük girdisi yazıyorum.

Sesle günlük girdisi yazmak sesli günlük girdisi yazmaktan daha kolay. Sadece arada bir düzeltmek için geri dönüyorum o kadar. Fakat sesli günlük yazarken sürekli yanlış konuşma baskısı ve ulan şimdi ne diyeceğiz korkusu bu yazı biçiminde yok. Bu şekilde dikte etmek gerçekten çok kolay.

Sesle nasıl yazıldığını kısaca anlatayım, bu Android sisteminin Google ses işleme hizmeti üzerinden sesten metne (speech to text) hizmeti sayesinde yapıyorum. Android klavyesindeki mikrofon simgesi ile sesten metne aracı çalışıyor… WordPress android uygulaması üzerinden günlüğüme bağlanıyorum ve bu satırları kolayca dikte ederek yazdırabiliriyorum. Hızlı konuştuğum zaman kelimelerde hata olabiliyor fakat yavaş tane tane ve düzgün bir diksiyonla konuştuğumda kelimeler çok başarılı şekilde tanımlanıyor.

Cep telefonu kullanıcıları için sesten metne çok harika bir özellik özellikle benim gibi parmakları büyük kullanıcıların küçük klavyelerde yazı yazması gerçekten ızdırap. Bu yüzden konuştup yazdırmak sadece günlük uygulaması için kullanılan bir özellik degil. Android klavyesi ile diğer bütün uygulamalarda sesle yazıdırabiliriz… Ayrıca Evernote uygulamasında da sesle yazılan not tutabiliyor bu da hayatın hızlı akışında aklınıza gelen şeyleri unutmadan ve zahmetsiz bir şekilde not almanızı sağlıyor.

Sesten metne dönüştürme şu anda sadece google sayesinde Türkçe kullanılabiliyor. Ne yazık ki diğer dillerin özgür yazılım da geliştirilen ses tanıma motorları olmasına rağmen Türkçenin henüz çalışır ve dağıtılabilir 1 ses tanıma motoru bulunmamakta bu konuda daha önce yapılmış daha doğrusu başlamış projeler olmasına rağmen şu anda aktif olarak geliştirilen bir proje yok.

Bu konuda google plus sayfamda güzel bir tartışma bulunmakta, mutlaka okumanızı öneririm:

Geliştiriyorlar, izliyoruz –
https://plus.google.com/app/basic/stream/z121zhmiqmnpu14w304ccrs5mk23spj5qhw

Fakat bu konuda çalışma yapmak ister kimse ortaya çıkmadı bu çok zor bir proje ve devamlı ve ilgili katkı bekleyen bir geliştirme süreci gerektiriyor. Türkçe konuşan özgür yazılım katkıcılarının ilgisini çekmek çok zor.

Bir de dil olunca konu, TÜBİTAK ses laboratuarı, TDK ne işe yarıyor diyebilirsiniz. Bize yarayan bir şey yaptıklarını söyleyemem.

Özgür yazılımın boynu her zaman kalın olmalıdır. Ancak yaparsan olur!

Mutlu günler

(Not: Sesle yazdırdıktan sonra düzeltmeleri yine cep telefonu üzerinden yaptım. Tamamen mobil bir girdi oldu. Düşününce amaan, zor olur demiştim ama çok kolay oldu.)

3 Adımda Engelli Sitelere Giriş!

16

Güncelleme: 24 Mart 2014

Bilgisayarınızdan erişim için aşağıdaki yöntemleri öneririm:

Tor tarayıcı yerine mevcut tarayıcılarla devam etmek isterseniz:

kullanabilirsiniz.

Android telefon tablet veya iPhone ve iPad üzerinden ise VPN çözümlerini öneririm.

Uygulama mağazalarından Hotspot Shield veya Phisiphon(Andorid) önerebileceğim uygulamalardır.

Daha detaylı anlatım ve diğer alternatifler için şu sayfada hazırlanan rehberi okumayı da tercih edebilirsiniz: http://www.sendika.org/2014/03/acil-erisim-merkeziredhackeditor-tumblr-com/


Güncelleme 31.07.2011: Engelli siteler erişim sorununun DNS veya Hosts dosyası değiştirmeden daha kolay bir yöntemle çözmek için Engelli Sitelere Erişimin En Kolay Yolu (http://blog.bluzz.net/engelli-sitelere-erisimin-en-kolay-yolu/) ismli girdiyi okumanızı öneririm.

————————————————————————————————————

Güncelleme: Youtube ve engellenen Google servisleri için host dosyanıza ekleyeceğiniz adresler:

72.14.221.100 translate.google.com docs.google.com maps.google.com www.google-analytics.com tools.google.com clients.google.com maps.gstatic.com
72.14.221.100 maps.google.com
72.14.221.100 earthserver.google.com
72.14.221.100 maps.gstatic.com
72.14.221.100 picasaweb.google.com
74.125.43.103 docs.google.com
74.125.43.103 translate.google.com
74.125.43.103 code.google.com
74.125.43.103 pages.google.com
74.125.43.103 video.google.com
74.125.43.103 translate.google.com.tr
74.125.43.103 docs.google.com
74.125.43.103 sites.google.com
74.125.43.103 books.google.com
74.125.43.103 chrome.google.com
74.125.43.103 sketchup.google.com
74.125.43.103 froogle.google.com
74.125.43.103 labs.google.com
74.125.43.103 mars.google.com
74.125.43.103 moon.google.com
74.125.43.103 notebook.google.com
74.125.43.103 toolbar.google.com
74.125.43.103 browsersync.google.com
74.125.43.103 catalog.google.com
74.125.43.103 codesearch.google.com
74.125.43.103 dir.google.com
74.125.43.103 earth.google.com
74.125.43.103 groups.google.com.tr
74.125.43.103 shopping.google.com
74.125.43.103 sky.google.com
74.125.43.103 support.google.com
74.125.43.103 tools.google.com
74.125.43.103 wap.google.com
74.125.43.103 answers.google.com
74.125.43.103 google-analystics.com
74.125.43.103 clients2.google.com
74.125.43.103 youtube.com
74.125.43.103 www.youtube.com
74.125.43.103 docs.google.com
209.85.229.99 youtube.com
209.85.229.99 www.youtube.com
209.85.227.101 translate.google.com
209.85.227.105 maps.google.com
209.85.227.101 code.google.com
209.85.227.113 pages.google.com
209.85.227.100 video.google.com
209.85.227.138 docs.google.com
209.85.227.101 sites.google.com
209.85.227.100 books.google.com
209.85.227.101 chrome.google.com
209.85.227.113 sketchup.google.com
209.85.227.102 froogle.google.com
209.85.227.102 labs.google.com
209.85.227.102 mars.google.com
209.85.227.139 moon.google.com
209.85.227.113 notebook.google.com
209.85.227.101 toolbar.google.com
209.85.227.102 catalog.google.com
209.85.227.113 codesearch.google.com
209.85.227.113 dir.google.com
209.85.227.138 earth.google.com
209.85.227.139 groups.google.com
209.85.227.100 groups.google.com.tr
209.85.227.139 shopping.google.com
209.85.227.138 sky.google.com
209.85.227.139 support.google.com
209.85.227.139 tools.google.com
209.85.227.102 wap.google.com
209.85.227.100 answers.google.com
74.125.43.103 docs.google.com
74.125.43.103 translate.google.com
74.125.43.103 code.google.com
74.125.43.103 pages.google.com
74.125.43.103 video.google.com
74.125.43.103 translate.google.com.tr
74.125.43.103 docs.google.com
74.125.43.103 sites.google.com
74.125.43.103 books.google.com
74.125.43.103 chrome.google.com
74.125.43.103 sketchup.google.com
74.125.43.103 froogle.google.com
74.125.43.103 labs.google.com
74.125.43.103 mars.google.com
74.125.43.103 moon.google.com
74.125.43.103 notebook.google.com
74.125.43.103 toolbar.google.com
74.125.43.103 browsersync.google.com
74.125.43.103 catalog.google.com
74.125.43.103 codesearch.google.com
74.125.43.103 dir.google.com
74.125.43.103 earth.google.com
74.125.43.103 groups.google.com.tr
74.125.43.103 shopping.google.com
74.125.43.103 sky.google.com
74.125.43.103 support.google.com
74.125.43.103 tools.google.com
74.125.43.103 wap.google.com
74.125.43.103 answers.google.com
74.125.43.103 google-analystics.com
74.125.43.103 clients2.google.com
72.14.213.136 khm0.google.com
72.14.213.91 mt0.google.com
72.14.213.136 khm1.google.com
72.14.213.136 mt1.google.com
72.14.213.93 lh4.ggpht.com
74.125.53.139 gg.google.com
72.14.213.136 khm0.google.com
72.14.213.91 mt0.google.com
72.14.213.136 khm1.google.com
72.14.213.136 mt1.google.com
72.14.213.93 lh4.ggpht.com
74.125.53.139 gg.google.com
72.14.213.93 kh.google.com
72.14.213.103 maps.google.com
72.14.213.113 auth.keyhole.com
74.125.43.105 earth.google.com,209.85.229.99 www.youtube.com
209.85.229.99 youtube.com
209.85.229.99 www3.l.google.com
209.85.229.99 youtube-ui.l.google.com
209.85.229.99 ns1.google.com
209.85.229.99 ns2.google.com
209.85.229.99 ns3.google.com
209.85.229.99 ns4.google.com
209.85.229.99 uk.youtube.com
209.85.229.99 de.youtube.com
209.85.229.99 translate.google.com
209.85.229.99 suggestqueries.google.com
209.85.229.99 earth.google.com
209.85.229.99 books.google.com
209.85.229.99 code.google.com
209.85.229.99 code.l.google.com
209.85.229.99 dl.google.com

Ayrıca isim sunucularınızı da değiştirmek gerekir ise :

Domain Sunucusu – Internet Ad sunucu olarak:

8.8.8.8 ve 8.8.4.4 kullanmalısınız. Sadece bu iki sunucuyu kullanın.

Daha fazla bilgi için bknz: http://www.ozgurlukicin.com/forum/internet/16279/?page=1

Güncelleme 22/01/2009: www.youtube.com üzerindeki engelleme dns değiştirme yöntemi ile kalkmadığı için daha güzel bir yöntem olan “hosts” dosyasında küçük bir değişim yapacağız. Bu yöntemi aşağıda görebilirsiniz

Diğer dns engelli siteler için aşağıda kullandığımız yöntem geçerlidir çalışmaktadır.
Telekomun anlamsız erişim engellemelerinden sıkıldıysanız ve internette özgürce sörf yapmak istiyorsanız
DNS numaranızı değiştirip kolayca bu engelleri aşabilirsiniz.

1.Adım :

Ekranınızın sağ alt köşesindeki ağ bağlantısı simgesine sağ tıklıyoruz
ağ bağlantılarını aç diyoruz

2.Adım :
Özellikler diyoruz

İnternet erişim kuralları TCP/IP yi işaretleyip özelliklere tıklıyoruz

3.Adım :

Aşağıda bulunan otomatik bir DNS adresi al yerine

4.2.2.6 adresini giriyoruz ve tamamdır.

Tarafımızca denendi onaylandı.

Sansürlerin cezasını biz çekmeyelim.bknz youtube ekşisözlük wordpress.com ve diğerleri

ETC/HOSTS Dosyasında Değişiklik yaparak Youtube.com’a Erişmek :

Hosts dosyası Windows işletim sistemlerinde :

  • Windows Vista = C:\WINDOWS\SYSTEM32\DRIVERS\ETC
  • Windows XP = C:\WINDOWS\SYSTEM32\DRIVERS\ETC
  • Windows 2K = C:\WINNT\SYSTEM32\DRIVERS\ETC
  • Win 98/ME = C:\WINDOWS

Dizinleri içinde bulunur Linux sistemlerinde ise /etc dizini altındadır.

Yapacağımız çok küçük bir ekleme, bunun için hosts dosyasını bir metin editörü ile açın (windows için birlikte aç–>wordpad veya notepad, linux üzerinde ise kde/kwrite gnome/gedit.Örneğin
~Pardus Üzerinde alt+f2 ye basıp “kdesu kwrite /etc/hosts” çıkan ekranda parolanızı yazın ve metin düzenleme penceresi açılsın)
Açılan pencerede tek yapmanız gereken youtube.com sitesinin ip adresini ve alan adını eklemek:

(Önemli : Windows üzerinde dosyaya sağ tıklayın sadece “Salt okunur” ibaresindeki tiki kaldırın, sonra notepad veya wordpad ile açıp aşağıdaki eklemeyi yapıp kaydedin)

Dosyayı Farklı kaydet seçeneği ile kaydedin ve bunu yaparken ,dosya adı : “hosts” ve tür : “Tüm Dosyalar” olarak kaydedin. Burada amaç hosts dosyasını oluşturmak, host.txt şeklinde oluşturursanız bu bir işe yaramayacaktır, o yüzden buna dikkat ediniz.

208.117.236.70 youtube.com
208.117.236.70  www.youtube.com

gibi.

Dosyadaki değişiklikleri kaydedin ve adres çubuğunuza youtube yazın .
Mutlu günler.

*Not 1: Windows Vista kullanıcıları hosts dosyasına erişebilmek için Kullanıcı Oturumu Sistem Yöneticisi durumunda olmalı ve UAC modu kapalı olmalıdır. Bu ayarları Denetim masası->Kullanıcı Profilleri seçeneklerinden değiştirebilirsiniz.
*Not 2: Bu yöntem diğer engellenmiş sitelerde de çalışır mı emin değilim ama denemek için konsoldan ip siteadı.com komutu ile sitenin ip adresini öğrenip hosts dosyasının altına yukardaki şekilde yapıştırmayı deneyebilirsiniz.Ya da  internetten hali hazırda çalışan bir host dosyası içeriği bulmayı deneyebilirsiniz.

Yazıcınız yok mu? Olmasın, Dosyaya Yazdırın!

10

Herkesin bir yazıcısı olmayabilir. Mesela benim evde bir yazıcım yok, olsun istiyorum ama hem boyut hem doldurulabilir kartuş hem de GNU/Linux uyumu, hem de tarayıcısı olsun derken, hep sonraya atıyorum.

Bunlar benim nedenlerim, bunların dışında genel nedenlerden; bir yazıcıya devamlı ihtiyacımızın olmaması ve maddi imkansızlıkları sayabilirim…

Kullanımınızda bir yazıcınız olmayabilir, ama birşeyleri yazdırma ihtiyacınız olursa; yazdıracağınız belge bir ofis belgesiyse, sorun yok, resimse sorun yok yani karşı tarafın bilgisayarında açılabilir bir belgeyse özetle sorun yok… Peki ya yazdıracağınız şey bir internet sayfasıysa… Örneğin bir makale, arşivlemek istediğiniz bir sayfa, bir ilan sayfası, işyerinde sunumunuzda kullanacağınız bir sayfa, çevrimdışıyken ihtiyacınız olan bir sayfa, mesela satın aldığınız ürünün e-faturası veya aldığınız bir biletse?

Son saydıklarımla ilgili sanırım sorun yaşamayacaksınızdır, nedeniyse çoğu ulaşım şirketi veya satıcının işleminizle ilgili dökümü PDF olarak da indirebilmenize imkan tanıması. Elbette bunu sağlamayanlar da mevcut. Neyse uzatmadan böyle bir ihtiyaçta yapabileceğiniz şeyleri sayalım:

1- Sayfanın ekran görüntüsü almak(PrintScreen veya Fn+PrintScreen tuş kombinasyonu): Çok amatör, sınırlı bir görüntü, bir işinize yaramaz 🙂

2- Sayfanın içeriğini kopyalayıp Kelime İşlemciye Yapıştırmak: Yine amatörce. Dinamik içerik, resimler gibi şeyler internet bağlantısı olmadan açılmayabilir. Ayrıca bu alacağınız belgenin gerçekten o sayfadan alınmış olduğuna dair bir emare olmayınca, bir toplantıda bu elinizdeki döküm pek de ciddiye alınmaz.

3- Sayfayı XPS, PDF veya PostScript dosyası olarak yazdırmak(Dosyaya Yazdır): Şiddetle önerilir.

Nedir bu “Dosyaya Yazdır”?

Dosyaya Yazdır komutu, temel olarak bir yazıcınız yoksa veya ilgili internet sayfasını kolayca paylaşılabilir, taşınabilir, kopyalanabilir bir elektronik belge haline dönüştürmek istiyorsanız kullanabileceğiniz şukela bir özelliktir.

Elinizde bir yazıcı yoksa, dosyaya yazdırdığınız belgeleri alıp bir yazıcıya bağlı bilgisayarda açarak bu belgeleri yazdırabilirsiniz. Evde yazıcım yok, yazdırmak istediğim belgeleri dosyaya yazdırarak işyerine götürüyorum ve orada yazdırıyorum. Güzel çözüm 😉

Tarayıcınızdayken Ctrl+P tuş kombinasyonuyla açacağınız Yazdırma İletişim Penceresinde bu seçeneği görebilirsiniz.

Yazıyı bundan sonra Windows ve GNU Linux kullanıcıları için ikiye bölmek gerek sanırım…

Windows Kullancıları için Dosyaya Yazdırma Seçenekleri:

Windows üzerinde popüler tarayıcılardan Internet Explorer, Firefox, Google Chrome ve Opera üzerinde dosyaya yazdır komutunu sizler için denedim:P Tek tek yazalım…

Tarayıcı bazında bakarsak:

Internet Explorer – Eh işte…:

Internet Explorer - Dosyaya Yazdırmak, XPS biçiminde çıktı alabilirsiniz
Internet Explorer - Dosyaya Yazdırmak, XPS biçiminde çıktı alabilirsiniz

Internet Explorer üzerinde sadece XPS biçiminde çıktı alabiliyorsunuz. Bu biçimi görüntülemek için Microsofr XPS Viewer yazılımına ihtiyacınız var. GNU/Linux’ta ise, Okular uygulaması bu dosya biçimini açabilmekte, ama çok başarılı sayılmaz.

XPS çok kaliteli bir çıktı biçimi değil. Biraz flu çıktı vermekte…

Internet Explorer’ın buradaki iyi yönü, dosya adının yanında çıktı konumunu seçmeye izin vemesi ki, birazdan Fİrefox ve Opera’da bu konuyu dile getireceğim..

Çeşitli sanal yazıcı yazılımlarıyla PDF ve PostScript biçiminde çıktı alabilirsiniz.

Firefox – Yapma be güzelim!:

Firefox- Windows Sürümü- Dosyaya Yazdır, XPS biçiminde çıktı alabilirsiniz
Firefox- Windows Sürümü- Dosyaya Yazdır, XPS biçiminde çıktı alabilirsiniz

GNU/Linux üzerinde Firefox ile onlarca güzel PDF çıktısı aldıktan sonra Windows üzerinde bunu yapamamak, bunu yapmayı bırakın çıktıyı nereye koyduğunu bulamamak beni bu sabah üzdü. Zaten bu yazıyı da yazma nedenim aslında bu.

İşyerinde Firefox ile bir sayfanın belge olarak çıktısını almak istedim. Bir baktım GNU/Linux’ta alışık olduğum iletişim penceresi yok, Micrsoft XPS Document Writer sanal yazıcısı üzerinden XPS çıktı vermekte… Dedim tamam neyse… Çıktı ver dedim, dosya adını seçtim. Ama bir türlü çıktı dosyasını bulamıyorum… Çıktının nereye kaydedileceğini de zahmet edip sormadı… Dosya adından aradım bulamadım…

Meğer Windows üzerindeki Firefox(hemen ötekileştirdim:P) hiç sormadan “C:/Program Files/…Firefox dizinine kaydetmekteymiş. Eee iş yerinde C:/ sürücüsüne girme hakkım yok ki 🙂 Sadece kullanıcıyım ve sistem dosyalarının olduğu C:/ sürücüsüne giremiyorum… Olmadı dedim yakışmadı…

Tabi bunu ancak akşam evde tam kullanıcı hakalrına sahip olduğum Windows’ta öğrenebildim. Ha bir de daha önemli bir husus var. Windows’taki Firefox, “Dosyaya Yazdırırken” dosya uzantısını vermiyor. Örneğin, yazdıracağınız dosyanın adını “dosyam” yazdınız, bu haliyle açamazsınız, illa ki dosyam.xps şeklinde yazmalısınız, veya dosya isim değişikliğinden bunu yapmalısınız. Oysa burda en azından *xps diye uzantıyı otomatik atamalıydı.

PDF ve PostScript biçimlerini kendiliğinden desteklemediği için de ayrıca kırıldığımı söyleyelim. Bu biçimler için Firefox eklenti merkezinden eklentiler kurabilirsiniz.

Opera – Aynı be ya!:

Opera- Windows sürümü, Dosyaya yazdır, XPS biçiminde çıktı alabilirsiniz
Opera- Windows sürümü, Dosyaya yazdır, XPS biçiminde çıktı alabilirsiniz

Opera’da Firefox ile aynı Dosyaya Yazdır iletişim penceresini kullanmakta. Sorunlar da aynı…

Google Chrome – En birinci:

Google Chrome- Windows Sürümü- Dosyaya Yazdır, PDF, PostScript ve XPS biçiminde çıktı alabilirsiniz
Google Chrome- Windows Sürümü- Dosyaya Yazdır, PDF, PostScript ve XPS biçiminde çıktı alabilirsiniz

Google Chrome’un Dosyaya Yazdırma seçenekleri çok güzel. Ctrl+P’ye basın ve siz de görün 🙂 Kendiliğinden PDF çıktı vermeyi desteklemesi de ayrı bir güzel, hatta çok güzel. Adobe ile ayrı bir işbirliği mi var bilemedim, Adobe Acrobat Reader indirme sayfasında Adobe Google Chrome tarayıcısını önermekte… Neyse dosya adı ve konumunu da güzelce seçmekte.

Bunun yanı sıra Google Cloud Print‘e de yazdırabiliyorsunuz.

Windows’taki Google Chrome’un tek eksisi, PDF çıktısının GNU/Linux üzerindeki açık kaynak versiyonu Chromium’dan daha kötü olması, fark çok az ama 🙂

Windows tarafında kazanan, kendiliğinden PDF, PostScript ve Google Cloud Print desteğiyle Google Chrome!

GNU/Linux Kullanıcıları İçin Dosyaya Yazdırmak

GNU/Linux’ta işler iyi… Popüler tarayıcıların hepsinde Dosyaya Yazdırma seçeneği var. Bu yazılım temelinde mi yoksa dağıtım temelindeki bir özellik mi bilemiyorum. Ama her aklı selim GNU/Linux sağlayıcısı bu özelliği koyacaktır.

PDF ve PostScript biçiminde çıktı alma seçenekleriniz mevcut. (Sanıyorum ki PostScript ile PDF’den biraz daha kaliteli çıktı alabiliorsunuz.) Tabiki de XPS biçimi desteklenmemekte, desteklenmediği de iyidir. Ortak standartlarda buluşmak yerine Microsoft dayatmacılığında belgeler üretmenin hiçbir manası yok, ki zaten XPS’in de kalitesizliği ortada…

Tarayıcı bazında bakarsak:

Firefox – Harika:

Firefox- GNU/Linux Sürümü- Dosyaya Yazdır, PDF ve PostScript biçiminde çıktı alabilirsiniz
Firefox- GNU/Linux Sürümü- Dosyaya Yazdır, PDF ve PostScript biçiminde çıktı alabilirsiniz

GNU/Linux üzerinde çalışan Firefox’un Windows üzerinde çalışan kardeşine nazaran bu işte mahareti iyi. Dosya adı ve konumu seçilebiliyor. PostScript ve PDF biçimlerinde kayıt yapma imkanınız mevcut. Çıktılar güzel.

Opera – Aynı be ya!:

Opera- GNU/Linux Sürümü- Dosyaya Yazdır, PDF ve PostScript biçiminde çıktı alabilirsiniz
Opera- GNU/Linux Sürümü- Dosyaya Yazdır, PDF ve PostScript biçiminde çıktı alabilirsiniz

Opera’nın GNU/Linux sürümü güzel. PDF ve PostScript desteklemekte. Dosya adı ve konumu seçebiliyorunuz. Çıktılar güzel.

Konqueror ve Rekonq ile aynı dosyaya yazdırma iletişim penceresini kullanmakta. Sayfa kenaro gibi ayarlar da kolay

Chromium – Çok güzel:

Chromium- GNU/Linux Sürümü- Dosyaya Yazdır, PDF ve PostScript biçiminde çıktı alabilirsiniz
Chromium- GNU/Linux Sürümü- Dosyaya Yazdır, PDF ve PostScript biçiminde çıktı alabilirsiniz

Dosyaya Yazdır İletişim penceresi, Windows’ta çalışan Google Chrome kadar sofistike olmasa da kaliteli PDF ve PostScript çıktıları vermekte. Dosya adı ve konumu seçebiliyoruz.

Konqueror ve Rekonq:

Güzeller… Söylenecek çok şey yok, iyiler :)… Opera’da bu ikiliyle aynı iletişim penceresini kullanmakta. Sayfa boşluğu ayarlaması bunda daha kolay. Ayrıca Rekonq’un kısayolla önce yazdırma önizlemesini ayrı pencerede açması da güzel.

Velhasıl-ı kelam, çoğu kişinin bildiği, bilmeyenin de yazdır deneyimiyle kolayca farkedip anlayabileceği “Dosyaya Yazdır” komutuyla ilgili –biraz gereksiz– uzunca bir yazı yazmış oldum.

Aslında demek istediğim; Windows’ta çalışan Firefox için bir an önce bir hata/istek girilmesi. Opera severler de bunu yaparsa iyi olur. Windows kullanıcıları kurabilecekleri sanal yazıcı ve eklentilerle bu ihtiyaçlarını giderebilir.

GNU/Linux tarafındaysa işler güzel.. Nazar değmesin. Yapanların ellerine sağlık 🙂

Bolca PDF demişken meraklısına: LibreOffice’de PDF Düzenlemek

Pardus 2009 Duvar Kağıdı

6

İşte kendi has imalatım Pardus 2009 duvar kağıdı. Pardus 2008 için hazırladığım “Mavi Leopar” ilgi görünce 2009 için de boş durmayayım dedim.

İşte yeni çalışmam “Güç ve Gizem” umarım beğenirsiniz.

Pardus 2009 Yazısı ile Duvar Kağıdı Çalışmam Güç ve Gizem
Pardus 2009 Duvar Kağıdı Çalışmam Güç ve Gizem Soğuk Mavi
Pardus 2009 Duvar Kağıdı Çalışmam “Güç ve Gizem” Soğuk Mavi
Pardus 2009 Güç ve Gizem
Pardus 2009 “Güç ve Gizem” Sade*

Yeni çalışmaları da eklemeyi unutmayalım 🙂
İşte Air Temasına uyumlu iki yeni duvar kağıdı :

Pardus 2009 Air Siyah
Pardus 2009 Air Siyah

Burada da favorim mavi :

Pardus 2009 Air Mavi
Pardus 2009 Air Mavi

Buda fikir vermek amacıyla ekran görüntüsü :

Ekran Görüntüsü

*Resme tıklayarak gerçek çözünürlükte duvar kağıdını edinebilirsiniz.

Pardus 2009 Air Duvar Kağıdı Kde-look.org sayfası

Pardus 2009 Güç ve Gizem Kde-look.org sayfası

Pardus 2008 Mavi leopar Kde-look.org sayfası

 


Nerd Ali..Yaktılar Beni Nerd Alii !

0

Recep İvedik-Ahhh  yaktılar beni Ali Kerem … Yediler beni Nerd Aliii !!!!!! Hiç de yardım etmedin kurtarmadın, sık şunu gözüme…Allaaahh , kız gözümüze biber spreyini dayadı hiçbişey yapmadın…Sık oraya…Ahhhh kör ettiler benii…Kör ettiler beni Nerd Aliiiiiii..Kör ettiler beni Nerd Ali !

Ali Kerem-Abi ben naaptım sen istedin o nick’i !

R.İ.-Ulan insan bir uyarır gerizekalı  sert kaçar diye , bilgisayar manyağı olan sensin !

A.k-O zaman napıyoruz biliyo musun yeni bir profil oluşturuyoruz, bi tane de yeni bir nickname buluyoruz

R.İ.- Git neyn oluşturuyorsan oluştur ordan !

A.K.-Hmm tamam abi.

R.İ.-Ahhh kör ettiler beniii….Kör ettiler beni Nerd Aliii !

Cüneyt ARKIN filmi olsa “Merd Aliii” olurdu 🙂 Ama bu derece komik bir sahne ne zamandır izlememiştim, kült olmaya aday 🙂

*Nerd: Sosyal olarak dışlanmış, sosyal aktiviteler yerine enteresan konularda bilgi sahibi olan ve sosyal hayat yerine o konulara yönelen kişi, sosyal olarak başlarısız oldukları için çoğu zaman “loser”(kaybeden) olarak değerlendirilirler.

Samsung Galaxy S3 sebepsiz donma sorunu ve çözümü

72

Bir yıla yalın süredir sorunsuz kullandığım ve çok memnun olduğum Galaxy S3 telefonum son 1 haftadır garip haller içerisine girmişti, ara ara kilitlenme ve yavaşlama gibi durumları oluyordu. Neyse kısa geçelim, bu kilitlenmeler arttı ve pili çıkar-tak yapmak veya güç düğmesine 10 saniye basılı tutmak gibi yollarla ancak telefonu yeniden başlatınca telefon yanıt verir hale geliyordu.

İşin garibi ise, ne kadar çok yeniden başlatılırsa o kadar çok donma gerçekleşiyordu. Dün öğle saatlerinde artık telefonum iyice kullanılmaz hale gelmişti. Önce internete bağlanırken donma yaşanıyordu, sonra durduk yerde donmalar başladı. Sinir bozucu ve sebepsiz yere telefonun bu hale gelmesi, eyvah dedirtti. Telefonu zaten yurt dışından almıştım, garanti kapsamı dışı, zaten olsa da root vs servis de yardımcı olamayabilirdi… Board değişecek falan demişler, 300-400 lira, hem nerede değiştireceğim, uğraş dur!




Tabi sorunu yaşayan tek ben değilimdir diye internette kısa bir arama yapınca gördüm ki, Mayıs ayında bu yana Andorid 4.1.2 sürümü yüklü telefonlarda bu sorun meydana gelmekte.

Google’a “Galaxy S3 donuyor” yazıp Donanım Haber’de görüğüm İlk kapsamlı başlıkta, bir çok kişi sorunu yaşadığını ve çözüm bulamadığını söylemiş bazıları ise sorunu çözdüklerini söylemiş… Kimi Samsung Push Service ve Samsung Apps’i durdurmak, kimi Chrome ve diğer senkronizasyonları kapatmak kimi ise Led uyarı ışığını devre dışı bırakmak gibi yöntemler ile sorunu çözdüklerini belirtmiş. Bunun yanı sıra Dumy File Generator ve Fstrim gibi daha teknik çözümler de ortaya atılmış, fakat yöntem detaylı anlatılmadığından başarısız da olunmuş. Sorunu yaşadıktan sonra, fabrika ayarlarına dönmek, wipe işe yaramamakta, ROM değiştirip farklı Android sürümü kullanmak ise sorunu çoğu durumda çözmemekte.

Ben de başlıkta verilen XDA-developers forumundaki çözümü uyguladım ve 30 saniyede 1 donan telefonum şu an sorunsuz şekilde çalışmaya devam ediyor. Mutluyum.

  • Google Play’den Dummy File Generator uygulamasını yükleyin
  • Telefonunuzu açın ve donmasını bekleyin, 5 ila 25 dakika arasında telefon kendiliğinden çözülecektir. Bu bekleme ile donmalar daha azalacaktır.
  • Telefonunuzda boşaltabildiğiniz kadar yer boşaltın (8 GB boşluk iyidir), telefonunuz donyorsa ve boşaltamıyorsanız, telefonu USB ile bilgisayara bağlayın ve temizlik işlemini öyle yapın
  • Telefon yantı verdiğinde Dummy File Generator uygulamasını açın ve Generate(Size-Boyut) veya Generate Full seçeneği ile Dummy File – Sahte Dosya oluşturmaya başlayın. 1 seferde 8 GB gibi oluşturun, sonra silin yöntem bu. 2 sefer 8 GB kadar dosya ürettiğinizde sorun büyük olasılıkla çözülecektir. Bazı kullanıcılar 50 GB bazıları ise daha fazla üretimde sorunu çözmüşler.
Dummy File Generator arayüzü
Dummy File Generator arayüzü

  • Dummy File Generator çalışırken, donmalar olabilir, hiç ellemeyin bırakın telefon kendisi uğraşsın 5 ila 25 dakika içinde donma çözülecektir, uygulama çökerse yeniden açın ve yeniden Generate deyin. Eğer telefon bu işlem süresince 40 dakikadan fazla yanıt vermezse yeniden başlatın.
  • Buradaki mantık, XDA’da anlatıldığı üzere takılmaları tetiklemek ve telefonun o hafıza bloklarını bir şekilde temizlemesini sağlamaktır.
  • Ben donmalı-kapanmalı 3-4 denemeden sonra hiç ellemeden sabırla iki kere Generate Full işlemini tamamladıktan sonra sorunun ortadan kalktığını gördüm. Ve üzerine 2 defa daha takılmadan Generate Full işlemini yaptım ve sorun çözüldü.

DH forumlarında bazı kullanıcıların yazdıkları gibi, ellemedim bekledim sorun çözüldü vakasının aynısı, ama burada temel mantık yaşayacağınız rasgele nedensiz donmaları Dummy File Generator uygulaması ile tetiklemek, sorunu telefon bir şekilde çözüyor.

Yapanların eline sağlık diyorum, şimdi de XDA ve DH’ye geri bildirim yapacağım. Son tavsiyem, saskin ve sabırlı olun, donmalar başlarsa ilk zamanlarda hopdedik pili çıkartıp yeniden başlatmayanın. Donmalar çok canınızı sıkmaya başlarsa bu yöntemi deneyin.

Unutmadan bazı kullanıcılar Fstrim uygulaması ile sorunu çözdüklerini söylemişler ama o  bende işe yaramadı, 10 dakika sonra S3 tekrar dondu.

Umarım sorun yaşayanlara faydalı olur.

Mutlu günler

* Güncelleme üç ayı aşkın sürede bir takılma yaşamadan kullanmaya devam ediyorum. Unutmayın, telefon donarsa hiçbirşey yapmadan bekleyin, kendi çözecektir.

Pardus 2011 geliyor…!

1
Klasik, Plasma ve Netbook çalışma alanları ile KDE 4.5.5
Klasik, Plasma ve Netbook çalışma alanları ile KDE 4.5.5

Pardus 2011 bugün çıkıyor! Peki siz  hazır mısınız?

  • Topluluk sitelerinde ve PardusWiki‘de ilgili maddelerin güncellenmesine  katkıda bulunun.
  • Pardus 2011’in duyurulması ile bu duyuruyu günlüğünüzde, sosyal ağ sitelerinde, üye olduğunuz forum, mesaj panoları ve e-posta listelerinde yayın.
  • Pardus 2011 kurulumunda yardıma ihtiyacı olanları yalnız bırakmayın.
  • Pardus 2011’i şefkatle sarın, sarmalayın!

Özgürlük İçin... Pardus...

Uçan Kaykay yaptık diyorlar…

0
Lexus'un geliştirdiği uçan kaykay prototipi
Lexus'un geliştirdiği uçan kaykay prototipi

————————–   Bayatlamış yazı başı———————————–

Geçtiğimiz yılın sonunda Geleceğe Dönüş filmindeki Uçan Kaykayı temel alarak teknolojinin farklı bir ilerleme yolu olduğunu anlatmaya çalıştığım bir yazı yazmıştım.

Dün, sağolsun Ahmet A. Akın Google+ bağlantıma beni çok sevindiren bir haber linki gönderdi. Evet, uçan kaykay yapılmış!

Habere göre Totoya’nın lüks araç markası Lexus uçan kaykayın çalışan bir modelini ürettiğini duyurmuş. Evet, gerçek bir uçan kaykay!

Lexus'un geliştirdiği uçan kaykay prototipi
Lexus’un geliştirdiği uçan kaykay prototipi

Uçan kaykay Lexus’un sitesinde verilen bilgilere göre nitrojenle soğutulmuş süperiletkenler ve mıknatıslar kullanmakta. Bu teknoloji Toyata’nın ana ülkesi olan Japonya’da hızla ilerlemekte. Geçtiğimiz yıl bir japon demiryolu şirketi manyetik kaldırma treniyle yeni bir dünya hız rekonura imza attı. Toyota geçtiğimiz yıl niyetini bu teknolojiyi arabalar için denemekte olduğunu açıklamıştı.

Toyota’nın Teknik Yöneticiler Gurubu sorumlusu Hiroyoshi Yoshiki 2014 yılında katıldığı Sausalito, California’da gerçekleştirilen ‘Bloomberg Next Big Thing – Bloomberg Sırakdaki Büyük Şey’ zirvesinde “Bu aslında çok gizli bir bilgi, fakat en ileri Ar-Ge alanımızda uçan araba konusunda çalışmaktayız.” demiş ve uçan araba konusunda şu tarifi vermişti “Uçan araba yoldan birazcık yukarıda bir araba demek yani yolla bir sürtünmesi veya direnci bulunmamakta”.

Lexus uçan kaykay prototipini bu yaz Barcelona’da test etmeyi planlamakta. Ayrıca Lexus’un ve Martin McFly’ın geleceğe seyahat ettiği ve uçan kaykay’ı tecrübe ettiği 21 Ekim 2015 tarihi için geri sayımda olduğu ve ilerleyen günlerde daha fazla bilgi vereceğini söylemekte.

Haberi yukarıda aktarmaya çalıştım. Gelelim haberle ilgili eyyorlamalarıma….

Lexus 21 Ekim 2015’e sanıyorum ki büyük bir duyuru yapacak. Ortaya ne çıkabilir diye düşündüğümüzde büyük ihtimalle havada durabilen ve belli bir ağırlığı kaldırabilen bir kaykay çıkaracaklardır. Bu kaykay sanıyorum ki normal bir zemin yerine özel bir zemine hareket edecektir. hatta zemin futbola  müsaitse, pardon… Zemin gerçekten özel ise insan ağırlığını da kaldırabilir ve bizi gerçekten etkileyebilir.

Haberde benim asıl dikkatimi çeken “Aslında gizli bilgi ama “uçan araba” üzerinde çalışıyoruz kısmı… İnsan “vay, sonunda uçan araba fikri uçuk mucitlerden çıkıp endüstriyel değerlendirilmeye başlanmış” diyor. Açıklamadan anlaşılacağı üzere “sadece zemine temas etmeyen” bir arabadan söz ediliyor. Buradan da bu arabalarla birlikte özel yolların da tasarlandığını düşünebiliriz.

Quantum Levitation (Kuantum Yükselme) teknolojisi anladığım kadarıyla bildiğimiz beton ve asfalt yollarda çok verimli olmayacaktır. Peki bu uçan arabaların özel yollara ihtiyaç duyuyor olması ve dünyadaki yolların bu arabalar için özel bir malzemeyle örneğin manyetiklik sağlayan özel bir karışımla birçok karışım içermekte kaplanması gerçek dışı ve gerçekleşmeyecek bir fikir mi?

Kesinlikle hayır, hem ekonomik olarak hem de teknik olarak bana gerçek dışı gelmiyor. Dünyanın etrafını binlerce kez saracak ilkel&modern bir kablolamayı yaptığımızı, milyonlarca kilometre yolu fosil yakıt artığıyla kapladığımızı, yine yüzbinlerce kilometreye demir raylar döşediğimizi düşününce bu hiç de zor bir şey olmayacaktır. Bu yolları yapmanın yaratacağı ekonomik hareketlilik bile dünyanın şu an ihtiyacı olan bir şey.

Kim uçan bir arabaya binmek istemez ki?

Uçan arabanın talep edilecek bir araç olup olmaması en önemli şey. Evet bu yapılabilir, yaptık şuradaki parkurda da sürebilirsiniz demek aslında çok bir anlam ifade etmiyor. Uçan arabanın günlük hayatımıza girebilmesi için gerekli altyapıyı ancak uçan arabaya olan talep sağlayabilir.

Bu talep nasıl oluşacak? İnsanların uçan araba almak için kıstasları nelerdir diye sorunca klasik sıralayabiliriz bunlar; fiyatı, yakıt ekonomisi, güvenlik seviyesi, hızı ve performansı vb… Hatta mevcut içten yanmalı motora sahip arabalar, yetmediyse elektrikli arabalar varken neden uçan araba alınır ki diye sorgulayabiliriz.

Bence bu iki temel sorgu da pek işe yaramacaktır. Neden derseniz, bence uçan araba tüketim isteği doğuran bir ticari mal. Tıpkı cep telefonları veya video oyunlar gibi… Kablolu telefonlar ve telsiz ağı bu kadar yaygınken cep telefonları neden bu kadar yayıldı ki? İlk yaygınlaştığı yıllarda insanların belki de %99’una marjinal bir fayda sağlamadı -eve gelirken ekmek alıp almama kararsızlığını giderdi, o ayrı-. (Şimdiyse bu cihazların hızlı internet bağlantılarına sahip olması bu cihazları çok daha farklı bir konuma getirdi….) Milyarlarca dolarlık bir pazar oldu, dev bir altyapı kuruldu vs… Diğer bir örnek ise oyun konsolları, milyarlarca dolarlık pazar oluşturmasındaki ekonomik fayda neydi? Video oyunları hangi ekonomik gerekçeyle bir endüstri oldu, keyif, istek eğlence… Fiziki oyuncaklar, masa oyunları… Bunları geçtim, futbolun kendisini oynamak varken neden bilgisayarda oynamaya kalktı ki insanlar? Bunları açıklayabilmek zor. İlla ki bir açıklama getirmek istenirse ortaya sunulan gerekçelerin hiçbiri “gerçekçi ve ekonomik” olmayacaktır.

Uçan arabanın da benzer biçimde tercih edileceğini düşünüyorum. Yeni bir araba alırken “üzerine biraz daha koy Golf al” tavsiyeleri yerinde “üzerinde biraz daha koy uçanından al” denektir diye tahmin ediyorum.

Mevcut ekonomik sistemler bizi asla yıldızlara taşıyamaz.

Uçan araba bir tüketim aracı, mucizevi gibi göründe de aslında hayatımızı bu haliyle çok değiştirecek bir araç değil. Geliştirilmesinin sebebinin insanlığı ileri taşımak olmadığını biliyoruz. Şu anki ekonomik sistemin içinde başarılı bir bilimsel gelişim, özel sektör mucizesi, işte girişimin gücü ve sağladığı ilerleme gibi tanıtılacaktır.

Bu değerlendirmelerin doğru olduğunu düşünmüyorum. Yüzyıla yakın bir süredir otomobil yapıyoruz, son 25 yılda inanılmaz ilerlemelerin olduğu söyleniyor fakat hala can güvenliği sağlanamayan, çevreye geri dönülmez zararlar veren ve yüksek maliyetli bir çemberin içinden çıkan mucize durumu kurtarmıyor.

Varsayalım ki dünyada karayolu ulaşımı yok ve ekibimizle dünyanın tüm ülke liderlerinin toplandığı bir salonda sunum yapıyoruz. Şu gerçekleri söylediğimizi varsayalım.

Şu anki karayolu taşımasını ve araçlarımızla müthiş bir ulaşım sistemi sunuyoruz. Fakat her yıl yaklaşık 1.3 milyon kişi bu sistemi kullandığı için ölecek ve bu sistem küresel ısınmaya neden olacak/ hızlandıracak ve dünya üzerindeki yaşanabilir süre şu biraz kısalacak. Bazı ülkelerde kuraklık olacak vs… Ayrıca bu sistem 40 yıl sonra işe yaramayacak, malumunuz petrol rezervlerimiz sınırlı…

Bu sizce kabul edilebilir bir sistem olur muydu? Elbette ki olmazdı. Olmama sebebi yeteri kadar mükemmel olması değil, tehlikeli olması. Ekonomik olarak harcanan kaynağa değmiş mi orası da ayrı bir tartışma….

Konuya dönersek, şu anki sistemde teknolojik ilerlemeler “karlılık” ilkesinin boyunduruğunda kalarak yeteri kadar hızlı gerçekleşmiyor. Araştırma geliştirme faaliyetleri ürün iyileştirme ile sınırlı kalmakta ve sonunun ne olacağı belli olmayan yüksek maliyetli keşif çalışmalarının altına kimse girmemekte. Gelişmiş üniversiteler ise biraz biraz biraz bir şeyler olmakta. Tabi devrimsel girişimlerde bulunan bazı şirketleri de atlamak lazım SpaceX vs gibi…

Aslında burada değinmek istediğim sorun teknolojik ilerlemenin ekonomik olarak karşılığıın tanımlanmamış oluşu. Daha açık anlatmaya çalışayım; esas sorun milyarlarca dolar harcamaktan bahsettiğinizde bu harcamanın geri dönüşünün ne olacağını hesap edemiyor oluşunuz. Bir yatırım değeri tespit edilemiyor, sonucu belli değil ve şayet sonuca ulaşılsa bile edilecek kar -astronomik, süpersonik tarihin en büyük karı da olabilir- ölçülemiyor.

Bu sorunun önü aslında 90’lı yıllarda biraz olsa açılmış durumda. Amerika’da yaşanan Silikon Vadisi devriminden sonra teknoloji şirketlerinin değerlerinin ölçülememesi, sonrasında ise mali sektör ile finansal sektörün ayrışmasıyla günümüze kadar gelen bir ekonomik değerleme pratiği oluşmuş durumda.  Bilgi ekonomisi vs… Ama yine altını çizmek istiyorum, bunların hepsi ticaretle ilintili.

Güneş Sistemimizin dışına insanlı araçlarla ulaşabilecek teknolojinin ekonomik değerini nasıl ölçebiliriz? NASA’nın piyasa değeri ne kadar?… Milyarlarca dolarlık araştırma harcamasının kayıp harcama yerine klasik ekonomik anlayıştaki emek-değer mal-değer gibi somut şekilde hesap edilmesi nasıl mümkün olacak. Sorun işte burada.

Sonnot: Üzerinden bir kaç kez daha geçmem gereken bir yazıydı, bu haliyle mazur görün.

————————–   Bayatlamış yazı sonu ———————————–

Güncelleme:

Uçan kaykayla ilgili ben bu yazıya geçen ay başlamıştım, bu ay bitti. Bitirene kadar çoktan prototip tanıtılmış. Yukarıda tahmin ettiğim gibi…

İzlemesi bile çok zevkli, buyrun:

Yapılış hikayesiyle ilgili de güzel bir video var:

Meraklısına Geleceğe Dönü filmindeki uçan kaykay sahnesi: