Genel

Ana sayfa Genel

Sonunda gittik: İstanbul Arkeoloji Müzeleri

5
İstanbul Arkeoloji Müzeleri Ana Bina
İstanbul Arkeoloji Müzeleri Ana Bina

Not: Bu yazıya gelen ziyaretçilerin “Arkeoloji müzesi ödev” şekline arama sorgularıyla geldiğini görüyorum. Tamam siz ödevi bitirmek için geç kaldıysanız buradan faydalanıp ödevinizi yapın, yetiştirin, ama zamanınız varsa lütfenİstanbul Arkeoloji Müzelerine gidin ve görün. Zamanınız kalmamış son akşam bu ödevi yapıyorsanız da ödevi bitirdikten sonra ilk fırsatta gidin. Samimi şekilde söylüyorum, çok güzel gerçekten, kendinize bir iyilik yapın gidin. Dönüşte de Sultanahmet’te veya Hoca Paşa’da köfte yiyin, Gülhaneye aşağı Sirkeci’den Eminönü’ne kadar geze geze inin. Vaktinizi güzel şeylere harcayın. Tadını çıkarın 😉

Onca yıl Beyazıt’da okuyup ta İstanbul Arkeoloji Müzelerine gitmemek… Çok sıradışı değil, sanıyorum ki benim gibi binlerce öğrenci o Gülhane yollarından geçip bu müzelere gitmemiştir…

Bugün ne iyi ki bu müzeye gidip de gördük. Bunca zaman gitmemiş olmanın utancıyla da olsa bu geziyi kısaca günlüğüme not etmek istedim. Keşke bundan 10 önce gitseymişim. Veya lisede okul gezisinde Sultanahmet – Topkapı’nın yanına vaktimiz olsaymış da gitseymişiz.

Sultanahmet – Topkapı – Ayasofya ve de Yerebatan sarnıcı arasında insanın burayı atlaması doğal. hem de günü birlik gezilerde o yorgunlukla Türk insanı hayatta çekmez arkeoloji tantanasını…. Siz siz olun en azından 2 saatinizi ayırıp girin bu güzel müzeye…

Londra’ya gidip British Museum’da aaa diye ağız açıyorken İstanbul Arkeoloji Müzelerini bu kadar geç görmekten çok hicap duydum…

Müze Hakkında

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Ana Bina
İstanbul Arkeoloji Müzeleri Ana Bina – Etkileyici değil mi? Sanki Türkiye değil burası…

Müze, Türkiye’nin ilk müzesi, kurucusu Osman Hamdi Bey(Kaplumbağa Terbiyecisi). Müze hakkında hem vikipedi sayfasında hem de müzenin kendi sitesinde detaylı bilgi mevcut. Yapı olarak da muhteşem bir görünüşe sahip olan müze, zamanında İmparatorluk Müzesi olarak kurulmuş.

Müze içerik olarak çok ama çok zengin.

  • Şark Eserleri
  • Arkeoloji Müzesi
  • Çinili Köşk Müzesi

olarak üç bölümden oluşmakta.

Ulaşım ise çok kolay. Müze Gülhane Parkı’nın ve Topkapı Sarayı’nın arasında bulunmakta. Gülhane Parkı’nın girişinde sağa ayrılan yol ile ulaşılabildiği gibi, Topkapı Sarayının önündeki bahçeden de aşağı sola kıvrılan yol ile erişmek mümkün. Sitesindeki ulaşım bölümünde kroki var ama nasıl bir yolu takip edeceğiniz yazmamış. Bence bu çok önemli çünkü bilindiği üzere tarihi yarımadanın sokakları biraz karışıktır.

Bir önemli eksik de bunca kişinin geçtiği Alemdar Caddesinde bu müzeye ait bir adet işaret levhasının olmayışı. Onca sene geçtim o yoldan levhasını görmedim. Levha bir tek Gülhane parkının girişinde, orada da ana yola odaklanmışsanız görmeniz imkansız. En kolayı Gülhane Parkına girin ve sağa doğru kıvrılın.

Giriş ücreti 10 TL. Müzekartınız varsa ek bir ücret ödemeden girebilirsiniz. Müzekartınız yoksa kapıda alabilirsiniz. Zaten, Topkapı, Ayasofya’ya da girerseniz Müzekart maliyeti üzerine tasarrufa bile geçersiniz. Muhakkak Müzekart alın.




Şark Eserleri Müzesi:

Eski Şark Eserleri Müzesi
Eski Şark Eserleri Müzesi

Bu müzeyi çok sevdim. içerisinde;

Eski Mısır eserleri: Yazıtlar mumyalar heykeller hatta mini sfenks bile mevcut.

Güney Mezopotamya, Mezopotamya, Babil, Arap yarımadasına ait eserler mevcut. Bu eserlerden kapı aslanları vb eserlerin kısımlarını British Museum’da görmüştüm.

Öne çıkan eserler: Arami yazıtlı güneş saati, Mısır mumyaları, Adap Kralı Lugal Dalu’nun heykeli, Kadeş Antlaşması (tarihteki ilk yazılı antlaşmadır) Boğazköy sfenksi Kapı aslanı Hammurabi Kanunları gibi birçok çivi yazıtı mevcut.

Çocukluğumdan hevesim Mumya görmekti. Türkiye’de de olduğunu sanmıyordum, fakat bu müzede mumyaları görünce şaşırdım doğrusu. Hem kabıyla hem de mumyasıyla gayet iyi durumda eserler mevcut.

Şark Eserleri Müzesindeki Mumyalar
Şark Eserleri Müzesindeki Mumyalar

Benim gezmekten en çok sevk aldığım yer burası oldu.

Arkeoloji Müzesi:

Girişte bizi karşılayan heykel
Girişte bizi karşılayan heykel

Ana müze. Bu müzede muazzam eserler bulunmakta. Özellikle lahitler konusunda sanırım dünyanın en zengin müzesi. Öyle ki bahçesinde yağmura kara bırakılmış lahitlerle bile İngilizler 4 tane müze yapar. O derece. Ayrıca içeride muazzam heykeller bulunmakta. Müzenin en etkileyici eseri, İskender Lahti. Çok muazzam büyüklükte(sanırım dünyanın en büyük lahtiymiş) üzerindeki işlemeler o kadar detaylı ki… Ayrıca sadece beyaz değil, kırmızı mermer veya bir boya kullanılmış, bu sayede kan temsilleri çok etkileyici. Müzenin en önde gelen eseri için sadece bir resmin yetmeyeceğini ve gitme durumu olmayanların da görmeleri için bir video çekmenin faydalı olacağı düşüncesiyle ben de küçük bir kayıt yaptım ve youtube.com sitesine yükledim. Ne yazık ki Canon EOS 500 makinem’in hafıza kartını evde unuttuğum için bu fotoğraflar ve çekimleri eşimin cep telefonuyla yaptım.

http://youtu.be/-j_eHKH_Prw

Eserle ilgili detaylı bilgiyi şu sayfadan edinebilirsiniz: http://www.istanbularkeoloji.gov.tr/web/14-51-1-1/muze_-_tr/koleksiyonlar/arkeoloji_muzesi_eserler/iskender_lahdi

Ayrıca bu bölümde de bir kaç mumya değişik biçimlerde sunulmakta. Bir tanesi zeminin altına yapılmış cam bölmedeydi, üzerinden yürürken fark ettiğinizde korkmamanız elde değildi doğrusu. Bu mumyayı çekemedim. Hem de gidenlere sürpriz olsun.

Ne Krallar Gördü Bu Topraklar!
Ne Krallar Gördü Bu Topraklar!

Aşağıda Lika bölgesinden bir lahit görebilirsiniz. Bu lahitten yüzlercesi Olimpos ve Kekova’da arazide bulunmakta.

Likya Bölgesinden Bir Lahit
Likya Bölgesinden Bir Lahit
İşçilik Muazzam
İşçilik Muazzam
Sidon - Günümüz Lübnan'ından mezarlar
Sidon – Günümüz Lübnanı’ndan mezarlar

Arkeoloji müzesi gerçekten çok fazla esere sahip. Heykellerin olduğu kısım bakımda olduğundan o kısmı göremedik. Ama şunu söyleyeyim ki, eserler zengin bir kumaşçı dükkanındaki kumaş topları gibi ortaya serilmiş. Çok fazla eser var ve bu eserler doğal sit alanlarındakilerin sadece bir kısmı. Bu kadar çok eserden gavurlar 5 müze çıkarırdı doğrusu.

Müzenin genelinde olan bir eksiklik ise, eserlerin tanıtım kartlarının yetersizliğiydi, bazı eserlerde tanıtım kartı yoktu. Yurt dışındaki müzelerde tanıtım kartları eserle ilgili bilimsel bilgi vermenin dışında bizim gibi sıradan ziyaretçileri bilgilendirecek detaylı içeriğe sahiplerdi. Hikayesi, geçmişi neden önemli olduğu gibi bilgilerin eksikliği çok fazla. Tabi böyle olunca eserleri gezmek ister istemez biraz sıkıcı oluyor. Bu bence çok önemli bir eksiklik. Tabi konunun özü tanıtım. Konuya ilk girişimde bahsettiğim üzere müzenin yolunu bulmak zor, esere mi kaldık dememeliyiz. Müze ve eserler çok daha iyi tanıtılmalılar.

Sadece bina önünde değil, ön bahçe de de çok fazla eser mevcut
Sadece bina önünde değil, ön bahçede de çok fazla eser mevcut

Çinili Köşk Müzesi:

Çinili Köş Müzesi muazzam çini eserleri barındırmakta
Çinili Köş Müzesi muazzam çini eserleri barındırmakta

Çinili Köşk önceleri adı üzerinde köşk imiş. Sonradan müze olmuş. Yapının kendi içindeki harikulade çinileri ile birlikte Selçuklu ve Osmanlı Çinileri sergilenmekte. Ayrıca Osman Hamdi Bey’in resimleri de mevcut. Beni en çok etkileyen eser, çinili ve kabartmalı çeşme oldu. Fotoğrafta görünmeyebilir ama Tavus Kuşu sanki 3 boyutlu gibiydi:

Tavus Kuşu Çeşme
Tavus Kuşu Çeşme

Kapanış

Müze muazzam. Mutlaka gidip görmelisiniz. Gülhane Tramvay durağından inin ve Gülhane Parkı girişinden dosdoğru müzeye gidin. Bu müze İngiltere’de olsa, kapısında insanlar girmeye sıra bekler. O derece muazzam eserler mevcut. Bizde ise tanıtım eksikliğinden müze ne yazık ki çok sakin.

Eserler ve müze hakkındaki bilgilere müzenin sitesinden ulaşabilirsiniz. 

Sanattan pek anlamayan biri olarak bu ikinci yazım daha oldu. Diğeri şurada.

Kültür sanat saatimizin sonuna geldik.

Mutlu günler.

Not: Her geziden sonra yazayım diye sonraya bırakıyordum. Hiç yazamadım. Demek ki sıcağı sıcağına yazmazsak olmuyormuş.

Andreas Juergens Pisi Paket Deposu Picasa 3 Google Earth 5 ve Fazlası

13

Not: Andreas Jürgens deposu malesef çeşitli nedenlerden dolayı artık faal değildir.  Daha zengin bir alternatif olarak, dilerseniz PardusUser.de http://www.pardususer.de/index.php?action=repository depolarını kullanabilirsiniz.

Malum Pardus depolarında çeşitli nedenlerden dolayı bazı programları göremiyoruz ve eksikliklerini çekiyoruz. Bu programlardan önde gelenleri Google hizmetleri olan Picasa ve Google Earth, bunların dışında birçok tarayıcı,indirme yöneticisi ve devre çizim programları gibi yazılımları sayabiliriz.

Bu eksiklikler, çeşitli lisans sorunları veya kaynak kodu durumları ile sabit durumda, resmi bir gelişme beklememek gerekir.

Depolardaki bu eksiklere en güzel çözüm resmi olmayan depolar, gerçekten çok güzel bir yan depomuz var :Pardus-linux.org paket deposu 🙂

Pardus gelişiminde Türk katkıcıların çabalarını görmek çok doğal ve normal. Ama geçen gün bilgisayarımdaki fotoğrafları indekslemek için picasa’ya ihtiyaç duydum, Digikam alternatifi var diyebilirsiniz, ama mevcut dizinleri koruyarak ve çok parçalı hard disklerde resimleri bulup içe aktarmak gerçekten uğraştırıcı, ve bir alternatif yöntemini bulamadım.  Dolayısıyla Picasa’ya ihtiyaç duydum,Picasa güzel pardus-linux.org deposunda mevcut http://paketler.pardus-linux.org/users-2008/GooPi-0.0.2-4-3.pisi bu paketi yükleyerek yalnızca Picasa değil diğer google programlarının da pisi paketini oluşturabilir ve kurabilirsiniz.

Hali hazırda Picasa 3 kurayım derken ingilizce Pardus-wiki’de Andreas Juergens’in paket deposunun adresini gördüm, yurt dışından 1957 doğumlu Alman bir Pardus tutkunu ve çok güzel bir paket deposu oluşturmuş, Picasa 3,Google Earth 5, Azureus gibi birçok programı paketlemiş ve deposuna taşımış. Yurt dışından böyle bir çaba görmek çok güzel, hemen Picasa 3 pisi paketini indirdim ve kurdum, her ne kadar google’ın rpm paketi wine üzerinden çalışacak şekilde yapılmış olsa da mükemmel çalışıyor. Bunun üzerine Andreas Juergens’in ziyaretçi defterine teşekkürlerimi yazdım ve çalışmalarının devamını diledim.

Pardus-linux.org paket deposundan sonra yeni bir paket depom oldu 🙂 Sizde lütfen bu iki depoya gereken ilgi ve şefkatigösteriniz 🙂

Andreas Juergens Pisi Paket Deposu : http://pchilfe-juergens.de/PISI-Pakete/
Pardus-Linux.org Deposu : http://paketler.pardus-linux.org/

Pardus-linux.org adresini biliyorsunuz 🙂 Andreas Juergens’e teşekkür için buradan ziyaretçi defterine mesajınızı yazıp Speichern e tıklayınız 🙂

Pardus-linux.org deposu kadar geiş olmadığı için Andreas Juergens’in şu andaki deposunu aşağıya yapıştırıyorum, güncellemeleri için depo adresini kontrol ediniz,veya paket yöneticinize depo adresi olan “http://pchilfe-juergens.de/PISI-Pakete/pardus-2008/pisi-index.xml.bz2  ” konumunu ekleyiniz:

Pardus 2008 Deposu :

[   ] GoogleEarth-5.0.11733.9347-7-6.pisi 24-Jun-2009 16:29   14M
[   ] JDownloader-0.6.193-3-3.pisi        24-Jun-2009 16:22   12M
[   ] PeaZip-2.6.2-3-4.pisi               24-Jun-2009 16:25  4.2M
[   ] RealPlayer-11.1.1.1789-9-5.pisi     24-Jun-2009 16:24  3.9M
[   ] aTunes-1.13.1-2-2.pisi              24-Jun-2009 16:27   10M
[   ] azureus-4.2.0.2-13-4.pisi           24-Jun-2009 16:19   13M
[   ] hotwayd-0.8.4-1.pisi                24-Jun-2009 16:20   56K
[   ] picasa-3.0.5744-02-2-2.pisi         24-Jun-2009 16:32   22M
[TXT] pisi-index.xml                      24-Jun-2009 16:22   33K
[   ] pisi-index.xml.bz2                  24-Jun-2009 16:22  4.1K
[   ] pisi-index.xml.bz2.sha1sum          24-Jun-2009 16:22   40
[TXT] pisi-index.xml.sha1sum              24-Jun-2009 16:22   40
[   ] tvbrowser-2.7.3-4-4.pisi            24-Jun-2009 16:23  2.8M
[   ] vlc-1.0.0-rc4-36-19.pisi            24-Jun-2009 16:24  5.8M

Pardus-linux.org Deposu ise şimdiden Pardus 2009’a hazırlanıyor 🙂
http://paketler.pardus-linux.org/users-2009/
Andreas Juergens deposu da :
http://pchilfe-juergens.de/PISI-Pakete/pardus-2009/

Pardus 2009 Deposu :

[   ] GoogleEarth-5.0.11733.9347-7-6.pisi 22-Jun-2009 18:59   13M
[   ] PeaZip-2.6.2-3-5.pisi               22-Jun-2009 17:51  4.9M
[   ] RealPlayer-11.1.1.1789-9-5.pisi     21-Jun-2009 11:15  3.9M
[   ] aTunes-1.13.1-2-2.pisi              21-Jun-2009 10:48   10M
[   ] azureus-4.2.0.2-13-4.pisi           21-Jun-2009 10:57   13M
[   ] hotwayd-0.8.4-1.pisi                21-Jun-2009 10:57   56K
[   ] kompozer-0.8a.4-2-3.pisi            21-Jun-2009 23:13  8.5M
[   ] opera-9.64-21-11.pisi               21-Jun-2009 06:33  7.8M
[   ] picasa-3.0.5744-02-2-2.pisi         21-Jun-2009 11:11   22M
[TXT] pisi-index.xml                      22-Jun-2009 19:00   37K
[   ] pisi-index.xml.bz2                  22-Jun-2009 19:00  4.7K
[   ] pisi-index.xml.bz2.sha1sum          22-Jun-2009 19:00   40
[TXT] pisi-index.xml.sha1sum              22-Jun-2009 19:00   40
[   ] vlc-1.0.0-rc4-36-1.pisi             21-Jun-2009 06:23  5.6M

Son olarak sanırım Pardus’da 64 bit sürüm için adımlar atılmaya başlandı, o da ne bir e-posta listesi görüyorum 🙂
http://liste.pardus.org.tr/64bit/

Mutlu Günler.

*Herhangi bir depoyu Paket Yöneticisi’ne (Pisi) eklemek için depo adresi olan pisi-index.xml.bz2 bağlantı adresini Paket Yöneticisi->Ayarlar -> Paket Yöneticisi Programını Yapılandır -> Depolar-> yeni Depo Ekle yolu ile ekleyebilirsiniz.

Unutmayın ki Resmi depo harici depolardan kurcağınız programlardan siz sorumlusunuz 🙂

Bir Şifrepunk’un Manifestosu

0
CypherpuWired - Cypherpunks covernks
Wired - Cypherpunks cover

Şifrepunklar kod yazar.
Eric Hughes, Bir ŞifrePunk’un manifestosu, 9 Mart 1993

Şifrepunk nedir? Bu soruya yanıt verebilmek için öncelikle Şifre ve Punk nedir? sorularına yanıt vermemiz gerekmekte. Burada bahsi geçen şifre kriptografi konusu dahilindedir. Peki “kriptografi” nedir diye sorarsanız o da makul bir sorudur, kriptorgafi verilerin matematik fonksiyonları kullanılarak şifrelenmesi ve belirli yazılımsal anahtarlarla açılabilmesi ile verilerin özel kılınmasını sağlamaktadır. “Gerçek hayatta ne işimize yarayacak, ben bunu yapamam” diye düşünmeyin, yapabilmeniz bahsi dışında gerçek hayatta çok işimize yarayan bir şey bu kriptografi. Siz doğrudan bir şifreleme yapmasanız da sizin yerinize bunu yapan o kadar şey var ki, internette grzindiğiniz sayfalari WhatsApp, Telegram gibi yazışma uygulamaları mesela… İletileriniz şifrelenerek siz ve konuştuğunuz kişi dışında üçüncü kişilerin yazışmalarınızı okumasının önüne geçilmekte. Buraya kadar kavramlarda ve kavramada sorun olmadığını düşünüyorum.

  1. “Kriptografi… Kripto… Kripton! Bunun Süpermen ile bir ilgilisi olabilir mi?”
  2. “Kriptografi… Kripto… Kripto Para! Bunun Bitcoin ile bir ilgilisi olabilir mi?

Bu iki dudak fısıltısından ilkine sahipseniz siz çok özel ve güzel bir insansınız, potansiyeliniz yüksek.

Şayet ikincisine sahipseniz size özel bir iltifatım olmayacak. Bildiğiniz kulak dolgunluğu. Evet, haklısınız bunun Bitcoin ile bir ilgisi var. Bitcoin kriptografi sayesinde ortaya çıktı. Kriptografi sayesinde yaratılan en büyük son ürün, sayısal bir para birimi.

Buraya kadar Kriptografiyi anlatmaya çalıştık. Peki gel gelelim ikinci soruya

Punk Nedir?

Öncelike Punk ölmedi (Punk is not dead), Punkçular da ölmedi (Punk’s not dead)

Punk tekil kelime anlamıyla “Değersiz, Serseri” anlamlarına gelen bir kelime. Türk Dil Kurumu sözlüğünde karşılığı yok. Aslında sadece bu anlamlara da gelmez. Bknz engelli Vikipedimiz:

Vikisözlük’te punk ile ilgili tanım bulabilirsiniz.

Punk şu anlamlara gelebilir:

Punk’un esas anlama büründüğü şey ideolojisi. Meraklısı yukarıdaki bağlantılardan ve Google’dan Youtube’dan konuyla haşır neşir olabilir.

“D. I. Y. – Kendin Yap” kültürü Punkla ilgili bilmediğim ve ilgimi çeken bir alt başlık oldu. Buna da bir ara eğilelim. Çünkü şu an ülkemizde de birçok insanın yavaş yavaş başvurduğu bir üretim biçimi olmaya başladı. Mesela butik bira… 

Asi, başınabuyruk ve anarşist bir kimliği hayal edelim ve devam edelim.

ŞifrePunklar Kimdir?

Şifrepunk (Cpherpunk) ile Siberpunk (Cyberpunk) farklı iki kavramdır, kelime olarak benzer görülse de karıştırılmaması gerekir. Şifrepunklar kod yazan gerçek insanlardır ve günümüzde yaşarlar, Siberpunk ise bir bilim-kurgu türüdür, yakın gelecekte geçer ve sibernetik şeyler, insan makine düzeni, dünyayı yöneten ağlar ve ağalar gibi konuları işler.

Şifrepunklar 80’li yıllardan sonra ortaya çıkan bir grup. Kriptografi ile bireyleri devletlerin gözetiminden ve şirketlerin çıkarlarından korumaya kendilerini adamış insanlar. Şöyle bir düşününce gerçekten çok ileri görüşlü insanlar. 2020’ye merdiven dayadığımız şu günlerde tam olarak hem devletler tarafından izlenen hem de şirketlerce hal ve davranışları gözlenen bireyler haline geldik. Bunu 40 yıl önce görüp bu konuda eyleme geçen bu insanlar gerçekten tebrikten fazlasını hak ediyor.

İlk Şifrepunkar kimdir?: https://cryptoanarchy.wiki/people-and-organisations/early-cypherpunks
ve ŞifrePunk hakkında detaylı bilgi istiyorsanız henüz Türkçeye çevrilmemiş şu Cypherpunk Wikipedia maddesi iş görür.

Wired dergisinin Şifrepunk konulu sayısı, 1993
İlgili sayının yazısı: Crypto Rebels: https://www.wired.com/1993/02/crypto-rebels/

Ara Bölüm – Nereden esti bu Şifrepunk merakı?

Aslında benim de konuyla tanışmam Bitcoin sayesinde oldu. Yazılımcı veya Kriptografi uzmanı değilim, bugüne kadar da Şifrepunkları duymamam normal. Bitcoin belgeselini izlerken Şifrepunlara atıf yapılması ve Bitcoin’in yaratıcıları olduğu iddia edilen Hal Finney, Nick Szabo ve diğerlerinin ilk Şifrepunkardan oluşu ilgimi çekmişti. Öte yandan günümüzdeki internet ve kişisel mahremiyet durumları…

Mahremiyetimiz, anonim olma hakkı, izlenmemek, şirketlere meta olmamak ve en önemlisi internet kişiliğimiz ve bu özgürlüğümüz gibi konuları düşünürken bu arkadaşlara merakım iyice arttı.

Biraz eski kafa düşünmeyi sevdiğimden bu akımın illa ki bir manifestosu vardır diye düşündüm ve konunun özüne kısayoldan inmeye karar verdim. Bulduğum manifestolar:  Hughes, Eric (1993), A Cypherpunk’s Manifesto ve Timothy C. May (1992), The Crypto Anarchist Manifesto. Bu manifestolar henüz Türkçeye çevrilmemiş.

Doğrusunu söylemek gerekirse ilk araştırmamda Eric Hughes Bey’in manifestosuna rastladığım için onu çevirmeye başladım.

Eric Hughes, Şifrepunk’un kurucularından ve “Bir Şifrepunk’un Manifestosu” yazarı

Ben bu Şifrepunk kültürünün ilerleyen dönemlerde çok ama çok ihtiyacımız olacak bir temel zemin olacağını düşünüyorum. Bitcoin’in varlığıyla -her ne kadar çoğu kişi Bitcoin’i salt bir yatırım aracı olarak görse de- esasen varlığının amacı bireylerin özgürlüğünü sağlamak olan bir sayısal paradır. Bitcoin bu manifestonun asli bir parçasıdır. Kendisinden önceki sayısal para denemelerinin mirası üzerinde yükselerek manifestodaki yeri doldurmaktadır.

Neyse çok uzatmayalım, Karl Marx ve Fredrich Engels’in Komünist Manifestosuna 40 sayfa önsöz yazanlar gibi hissettim kendimi. Bırakayım da Erich Hughes bu manifesto ile Şifrepunk’ı anlatsın. (Timothy May’in bu manifestodan 1 yıl önce yazdığı “Kripto Anarşist Manifesto” ise bir sonraki yazıya kalsın)


Bir Şifrepunk’un Manifestosu

Elektronik çağda açık bir toplum için mahremiyet gereklidir. Mahremiyet gizlilik değildir. Özel bir konu, bir insanın tüm dünyanın bilmesini istemediği bir şeydir, fakat gizli bir konu, bir insanın hiç kimsenin bilmesini istemediği bir şeydir. Mahremiyet, kendini seçici olarak dünyaya ifşa etme gücüdür.

Eğer iki tarafın bir tür anlaşmaları varsa, o zaman her birinde bu etkileşimlerinin bir anısı vardır. Her parti kendi anısı hakkında konuşabilir; kim bunu nasıl önleyebilir? Buna karşı yasalar çıkarılabilir, ancak konuşma özgürlüğü, mahremiyetten bile öte, açık bir toplum için esastır; hiç bir konuşmayı sınırlamak istemiyoruz. Birçok taraf aynı toplantıda birlikte konuşursa, her biri diğerleriyle konuşabilir ve bireyler ve diğer taraflar hakkındaki bilgileri birlikte toplayabilir. Elektronik iletişimin gücü böyle bir grup konuşmasını mümkün kıldı ve sadece istediğimiz için ortadan kalkmayacak.

Mahremiyet istediğimizden, bir işlemin iki tarafının da sadece o işlem için doğrudan gerekli bilgiye sahip olduğundan emin olmalıyız. Herhangi bir bilgiden söz edilebildiğinden, açığa çıkan bilginin olabildiğince az olmasını sağlamalıyız. Çoğu durumda kişisel kimlik bilgilerinin belirginliği yoktur. Bir mağazada dergi satın aldığım ve kasiyere para verdiğimde kim olduğumu bilmesine gerek yoktur. Elektronik posta sağlayıcımdan mesaj göndermesini ve almasını istediğimde, sağlayıcımın kime konuştuğumu ya da ne söylediğimi ya da başkalarının bana ne söylediğini bilmesi gerekmiyor; sağlayıcımın yalnızca mesajı oraya nasıl ulaştıracağını ve ücretler için ne kadar borçlu olduğumu bilmesi gerekiyor. Kimliğim işlemin altındaki mekanizma tarafından ortaya çıkarıldığında mahremiyetim yoktur. Bu durumda kendimi seçici bir şekilde ifşa edemiyorum; Kendimi daima açığa çıkarmak durumundayım.

Bu nedenle, açık bir toplumda mahremiyet, anonim işlem sistemleri gerektirir. Şimdiye kadar, nakit (para) bu tür birincil sistem olmuştur. Anonim bir işlem sistemi gizli bir işlem sistemi değildir. Anonim bir sistem, bireylere, istendiğinde ve sadece istendiğinde kimliklerini açıklamalarını sağlar; bu mahremiyetin özüdür.

Açık bir toplumda mahremiyet aynı zamanda kriptografi gerektirir. Eğer bir şey söylersem, sadece niyetlendiğim kişiler tarafından duyulmasını isterim. Konuşmamın içeriği tüm dünyaya açıksa mahremiyetim yoktur. Şifrelemek mahremiyet arzusunu göstermekte ve zayıf kriptografiyle şifrelemek mahremiyet arzusunun fazla olmadığını göstermektedir.. Ayrıca, varsayılan kimliğin anonim olduğu durumlarda kimliğini güvence ile ortaya çıkarmak kriptografik imzayı gerektirir.

Devletlerin, şirketlerin veya diğer büyük, meçhul kuruluşların bize kendi çıkarları dışında mahremiyet vermelerini bekleyemeyiz. Bizim hakkımızda konuşmaları onların lehinedir, ve biz onların konuşmalarını beklemeliyiz Konuşmalarını engellemeye çalışmak, bilginin gerçeklerine karşı mücadele etmektir. Bilgi sadece özgür olmak istemiyor, özgür kalmak istiyor. Bilgi mevcut depolama alanını doldurmak için genişler. Bilgi Söylenti’nin daha genç, daha güçlü kuzenidir; Bilgi çok hızlıdır, daha fazla göze sahiptir, daha fazla şey bilir ve Söylentiden daha az anlar.

Eğer mahremiyet sahibi olmayı bekliyorsak kendi mahremiyetimizi savunmalıyız. Bir araya gelmeli ve adsız işlemlerin gerçekleşmesine izin veren sistemler oluşturmalıyız. İnsanlar yüzyıllarca kendi mahremiyetini fısıltılar, karanlık, zarflar, kapalı kapılar, gizli el sıkışmaları ve kuryeler ile savunuyorlar. Geçmişin teknolojisi güçlü mahremiyete izin vermedi ancak elektronik teknolojiler bunu sağlıyor.

Biz Şifrepunklar, kendimizi anonim sistemler kurmaya adamış bulunuyoruz. Mahremiyetimizi şifreleme, anonim posta iletme sistemleri, dijital imzalar ve elektronik para ile savunuyoruz.

Şifrepunklar kod yazar. Birinin mahremiyeti savunmak için yazılım kodlaması gerektiğini biliyoruz ve hepimiz bunu yapmadıkça mahremiyet sahibi olamayacağız, biz bu kodu yazacağız. Kodumuzu yayınladık, böylece Şifrepunk dostlarımız pratik yapabilir ve onunla oynayabilir. Kodumuz özgürdür ve dünyadaki herkesin kullanım içindir. Yazılımımızı onaylamazsanız bunu fazla önemsemeyiz. Yazılımın imha edilemeyeceğini ve yaygın şekilde dağıtılmış bir sistemin kapatılamayacağını biliyoruz.

Şifrepunklar şifrelemeyle ilgili düzenlemeleri geçersiz kılar, çünkü şifreleme temelde özel bir eylemdir. Aslında şifreleme eylemi, bilgiyi kamusal alandan kaldırır. Kriptografiye karşı yasalar bile ancak bir ülkenin sınırına ve şiddetinin koluna kadar uzanabilir. Kriptografi, kaçınılmaz olarak tüm dünyaya yayılacak ve bu onu mümkün kılan anonim işlem sistemleri ile birlikte olacak.

Mahremiyetin yaygınlaşması için sosyal bir sözleşmenin parçası olması gerekir. İnsanlar gelip ortak yarar için birlikte bu sistemleri kurmalılardır.

Mahremiyet sadece kişinin toplumdaki arkadaşlarıyla işbirliği varsa bu kadar genişler. Biz Şifrepunklar, ilginizi ve sorularınızı bekliyoruz ve sizinle etkileşim kurmayı bekliyoruz bu sayede kendimizi kandırmamış olacağız. Ancak, bazıları bizim hedeflerimizle aynı fikirde değil diye rotamızın dışına çıkamayacağız.

Şifrepunklar, ağların mahremiyet için güvenli hale getirmek için aktif olarak görev yapmaktadır. Birlikte bunu hızlıca gerçekleştirelim.

İleriye.
Eric Hughes hughes@soda.berkeley.edu
9 Mart 1993
Kaynak: activism.net/cypherpunk/


Doğrusu çok zor bir metindi. Özellikle konuya hakim olmayan birisi iin bu tür çeviriler yapmak zorlayıcı oluyor fakat buna rağmen öğretici yanı ise işin tadını veriyor. Ben de bu sayede pek çok şey öğrenmiş oldum. Dediğim gibi konuya çok hakim olmadığım ve aslında çevirirken öğrendiğim bu konuda bir eksik, yanlış veya hatalı çıkarımım olduysa lütfen yorum yazmaktan çekinmeyin. Çeviriyle ilgili ise belge açık olarak Google Docs üzerinde, hatalı veya eksik gördüğünüz yerlere yorum yazabilirsiniz, çeviriyi ona göre düzeltirim. Buyrun belgenin bağlantısı: https://docs.google.com/document/d/1iEyv_EDL_pXJjn9rSM1y_OqljKS_WK3FRkrTH6wkcjs/edit?usp=sharing

Gelelim öze, bu manifesto sizde bir kaç düşünce uyandırdı mı? Mahremiyet kaygınız var mı yoksa internete girişte TC Kimlik Numarası ile girişin zorunlu kılınması gerektiğini mi düşünüyorsunuz? 

Mutlu günler.

YDS – Yabancı Dil Sınavından nasıl yüksek puan alınır?

4

İngilizceyle hepimizin geçmişte bir ara yolu kesişmiştir… Bu yolun ikinci kez kesişmesi büyük ihtimalle “ya ben biliyorum ama bir belge almam lazım” dediğiniz zaman olmakta… Bu belgeyi bazen çalıştığınız iş yerinde dil tazminatı alabilmek için, bazen ise bir yeterlilik ispatına ihtiyacınız olduğu zaman yaşamaktasınız.

Samimi olmak gerekirse, bir dili bilmek ve sınavdan yüksek puan almak tamamen farklı şeyler. Tabi dili bilmeden sınavlardan yüksek puan almak gibi bir şey de yok. Sadece geçmişteki öğrendiklerinizi nasıl kısaca hatırlayabileceğinizi ve biraz da üzerine koyarak YDS sınavından iyi bir puan nasıl alacağınıza yönelik kendi tecrübelerimden birkaç şey yazmamın faydalı olacağını düşündüm.

Konuya ömrünü vermiş bir uzman değilim, İngilizce bilgim de çok süper değil, iş görür bir İngilizceye sahibim, bugüne kadar girdiğim KPDS olsun YDS olsun ihtiyacım olan A notunu bir kaç kez 90-95 aralığında almayı başardım o kadar.

Kendimce, gördüğüm, uyguladığım ve işe yaradığını düşündüğüm kaynaklar ve çalışma yöntemini aşağıda kısa kısa yazayım, belki işe yarar:

1- YSD’ye Hazırlanmaya Başlarken

Bahsettiğim gibi, İngilizce’ye sıfırdan başlamadığınızı vakti zamanında biraz öğrenmiş olduğunuzu var sayıyorum. Bu nedenle öncelikle ne durumdasınız ona bakalım…

a) Ben hızlıca en baştan tekrar etmek istiyorum

b) Benim durumum iyi, bilgimi orta seviyede koruyorum

her iki durumda da kendimizi a seçeneğindeymişiz gibi varsaymamızı öneriyorum. Bu durumda bize en hızlı şekilde yol gösterecek temel bir kitapla devam etmeliyiz, eski bir kitap, klasik sayılabilir “English Grammar in Use“. English Grammar in Use üç farklı için ayrı sürümleri bulunmakta. Aşağıdaki resimde yukarıdan aşağıya Essential = Temel, EGiU = Orta ve Advanced = İleri sürümlerini görebilirsiniz:

English Grammar in Use - Başlangıç, orta ve ileri seviyeler (yukarıdan aşağı sıralı)
English Grammar in Use – Başlangıç, orta ve ileri seviyeler (yukarıdan aşağı sıralı)

Temel İngilizce bilginizi hızlıca toparlamak için Essential Grammar in USe kitabıyla başlanılmasını öneriyorum. Kitapta ünite sayısının fazla olması gözünüzü korkutmasın, her ünite 1 veya 2 sayfa ilk 100 sayfa sizin ihtiyacınız olan konuları kapsamlı şekilde incelemekte. Bu üniteleri hızlıca geçerken örnekler ve ünite sorularını muhakkak yapın derim.

Kitapta ilerledikçe ve bilgilerinizi hatırladıkça kitap size basit ve sıkıcı gelmeye başlayabilir, böyle hissetmeye başladığınızda orta seviye kitabı olan English Grammar in Use’a geçebilirsiniz. Bu kitapta da benzer şekilde kitabın ilk 100 sayfası sizin işinizi görecektir.

2- Kelimeler… Kelimeler… Kelimeler…

Belki de çoğumuzun en çok bunaldığı şey… Zamanında deftere 5’er kez yazarak ezberlediğimiz sürekli kullandığımız kelimelerin birçoğunu unutalı çok oldu değil mi… Hatırlamak da hiç kolay olmayacak… Kelimeleri ezberlemek ilerlemiş yaşınızda çok sıkıcı ve zor gelecektir. Kolayı yok…

Bu konuda önerim YDS’de en çok çıkan kelimelerin derlendiği listelerden ezber çalışmanız ayrıca kelime ezberi için cep telefonu uygulamaları edinmeniz olacaktır.

Örnek kelime derlemelerine şuradan bakabilirsiniz, ayrıca sadece kelime değil, sıfat (advective), fiiller (verbs), öbek eylemler (phrasal verbs), edatlar (prepositions) vb listelere de mutlaka bakın.

Cep telefonu uygulaması için ise, uygulama mağazasına “YDS” yazdığınızda karşınıza birçok uygulama çıkacaktır. Buradan hoşunuza giden uygulama varsa indirin deneyin.

Son olarak, kesinlikle bir kelime listesi yapın, yukarıdaki listelerde ve geçmiş yılların YSD ve KPDS sınavlarında gözünüze çok çarpan ve anlamını ezberlemekte zorlandığınız kelimelerin listesi olsun, arada dönüp baktın.

3- Paragraf soruları…

Çalışma gerektiren bir diğer zorlu alan… Sıkıcı, uzun ve garip konuları işleyen paragraflar yetmezmiş gibi bir de birbirine yakın cevap seçenekleri işi iyice zorlaştırmakta… Çözümlere gelirsek…

Genel olarak vereceğim en iyi tavsiye İngilizce haber ve benzeri tarzda şeyleri mutlaka okuma alışkanlığı kazanılması gerek. BBC gibi yabancı haber sitelerine mutlaka günde bir kez girin ve bu sitelerdeki aktüel haberler dışında olan haber-hikaye türü yazıları okuyun. Hem keyifli konularda okuma yapmış olursunuz hem de sınavdaki paragraflara benzer okumalar yapmış olursunuz. Bu sayede hem algınız yükselir hem de okuma hızınız artar, böylelikle sınavda karşınıza çıkan geniş paragrafın anlam bütünlüğünü tek seferde kavrayıp soruları daha kolay yanıtlayabilirsiniz.

Bu okumalar öyle çok zaman alacak şeyler değil, günde 1 hikaye okusanız yeter de artar bile…10 dakikanızı alır… Anlamını bilmediğiniz kelimelere mutlaka sözlükten bakın.

Buna ek olarak sınavda bu sorulara yaklaşımız da çok önemli olacaktır. Ben öncelikle paragrafın hızlıca bir kere okunması sonrasında ise her soruda önce sorunun okunması sonra seçeneklerin hepsine hızlıca göz atılıp tekrar paragrafa dönülmesi taraftarıyım. Soru türleri ör. “parçada anlatılmak istenen, en yakın, vs” ile ilgili ipuçlarını geçmiş yıllara ait çözümlü sınav sorularında okuyabilirsiniz.

4- Dilbilgisi & Zaman

Zaman konusunda English Grammar in Use’da çalıştıktan sonra, yine genel tavsiye olan yabancı kaynak okumalarının çok yardımcı olacağını düşünüyorum. Bazen göz alışkanlığıyla dahi past + past perfect vb kalıplarla ilgili soruları yapabiliyoruz.

Diğer dikkat edilmesi gereken ve çok soru gelen alanlardan biri ise bağlaçlar… Whereas, when, while… Bunlara ilgili dehangisinin olumlu + olumlu hangisinin olumlu + olumsuz durumlarda kullanılacağına dair notlar alın. Bu size az 5-6 soru kazandırır. Aşağıda bahsedeceğim çözümlü sorularda da göreceksiniz zaten.



5- Sorular…

En önemli bölüm… Geçmiş yıllara ait çıkmış sınav sorularının çözümü… Çevremde yaptığım gözlemlere göre bu soruları çözmeyenlerle çözenler arasında ciddi bir puan farkı oluyor. Öncelikle zaman kazanma, benzer soru biçimine alışkanlık ve en önemlisi ise soru çözümlerinin bize öğrettiği kritik bilgiler.

Biliyorsunuz son yıllarda ÖSYM sınav sorularının sadece bir kısmını yayınlıyor, bu nedenle önceki YDS, KPDS ve hatta ÜDS sınav soruları çok büyük önem taşıyor. Bence bu sınavda başarılı olabilmenin yolu geçmiş yıllardaki çıkmış soruları çözmekten geçiyor.

Kitap önerisi olarak, fasikül halinde yayınlanan çıkmış soruları önerebilirim. Çıkmış soruları öyle laylaylom, bir soruya bakayım bir cevaba gibi çözmenin pek faydalı olacağını düşünmüyorum. Bu sınavları deneme sınavı olarak yapılması daha faydalı olacaktır. Akşam eve yorgun geldiniz, çok vaktiniz yok… Bu durumdaysanız sınavı 2’ye bölüp 40’ar soru şeklinde iki farklı günde yapabilirsiniz. Ha bir de kendinizi tanımanız önemli, mesela ben en çok hatayı ilk 40 soruluk kısımda yapan birisiyim (kelimeler, zamanlar, bağlaçlar vs) bu nedenle çıkmış sorularda sınavın ilk 40 sorusunu yapıyorum.

Çıkmış sorularda çalışmanın püf noktası ise, anlatımlı soru çözümlerini okumak ve eksik olunan noktaları tespit ederek adeta kısa bir özet gibi ders çalışmak. Bu nedenle bu yöntem çok pratik ve sonuca odaklı bir çalışma şekli.

Ben daha önce Goodbye KPDS Goodbye giye bir kitap almıştım… Çok süper olmasa da işime yaramıştı. Şimdi en son sınavlarda ise İrem Yayıncılık’tan çıkan “YDS Çıkmış Sorular ve Çözümleri” kitabıyla hazırlandım. Kitaptaki çözümler güzel, ipuçları pratik fakat bazı dizgi hataları (cevap seçeneği D iken B’yi  yazmak gibi) ve “fantboys” gibi kendi uydurdukları çözüm pratikleri dışında fena değil.

YDS Çıkmış Sorular ve Çözümleri - İrem Yayıncılık - Suat Gürcan, Rıdvan Gürbüz
YDS Çıkmış Sorular ve Çözümleri – İrem Yayıncılık – Suat Gürcan, Rıdvan Gürbüz

Fasikül kitabı internet üzerinden 15 TL’den başlayan fiyatlarla alabilirsiniz. Veya başka bir çözümlü çıkmış sorular seti de alabilirsiniz. Yeter ki çözümler öğretici şekilde yazılmış olsun.

Özetlersek

1- English Grammar in Use kitabını alıp hızlıca üniteleri işliyoruz
2 – YDS’de en çok çıkan kelimeler listelerinden ediniyoruz, tureng.com gibi sözlükleri bolca kullanıyoruz
3-  bbc.com‘daki ilginizi çekebilecek makale/haber-öykü gibi şeyleri okuyoruz (her gün en az 1 tane)
4- Çıkmış Sorular ve Çözümleri kitabı alıyoruz ve deneme sıavı gibi yapıyoruz, hatalarımızı gidermek ve doğrularımızı pekiştirmek için çözümleri güzelce okuyoruz.


Benim önerilerim bu kadar, gördüğünüz gibi sihirli bir ipucu yazmış değilim kimse de yazamaz. Tek çare çalışmak, ben kendi çalışma yöntemimi yazdım, yazdıklarım sizin de işinize yarayabilirse ne mutlu.

Mutlu günler.

 

Samsung Galaxy S3 sebepsiz donma sorunu ve çözümü

72

Bir yıla yalın süredir sorunsuz kullandığım ve çok memnun olduğum Galaxy S3 telefonum son 1 haftadır garip haller içerisine girmişti, ara ara kilitlenme ve yavaşlama gibi durumları oluyordu. Neyse kısa geçelim, bu kilitlenmeler arttı ve pili çıkar-tak yapmak veya güç düğmesine 10 saniye basılı tutmak gibi yollarla ancak telefonu yeniden başlatınca telefon yanıt verir hale geliyordu.

İşin garibi ise, ne kadar çok yeniden başlatılırsa o kadar çok donma gerçekleşiyordu. Dün öğle saatlerinde artık telefonum iyice kullanılmaz hale gelmişti. Önce internete bağlanırken donma yaşanıyordu, sonra durduk yerde donmalar başladı. Sinir bozucu ve sebepsiz yere telefonun bu hale gelmesi, eyvah dedirtti. Telefonu zaten yurt dışından almıştım, garanti kapsamı dışı, zaten olsa da root vs servis de yardımcı olamayabilirdi… Board değişecek falan demişler, 300-400 lira, hem nerede değiştireceğim, uğraş dur!




Tabi sorunu yaşayan tek ben değilimdir diye internette kısa bir arama yapınca gördüm ki, Mayıs ayında bu yana Andorid 4.1.2 sürümü yüklü telefonlarda bu sorun meydana gelmekte.

Google’a “Galaxy S3 donuyor” yazıp Donanım Haber’de görüğüm İlk kapsamlı başlıkta, bir çok kişi sorunu yaşadığını ve çözüm bulamadığını söylemiş bazıları ise sorunu çözdüklerini söylemiş… Kimi Samsung Push Service ve Samsung Apps’i durdurmak, kimi Chrome ve diğer senkronizasyonları kapatmak kimi ise Led uyarı ışığını devre dışı bırakmak gibi yöntemler ile sorunu çözdüklerini belirtmiş. Bunun yanı sıra Dumy File Generator ve Fstrim gibi daha teknik çözümler de ortaya atılmış, fakat yöntem detaylı anlatılmadığından başarısız da olunmuş. Sorunu yaşadıktan sonra, fabrika ayarlarına dönmek, wipe işe yaramamakta, ROM değiştirip farklı Android sürümü kullanmak ise sorunu çoğu durumda çözmemekte.

Ben de başlıkta verilen XDA-developers forumundaki çözümü uyguladım ve 30 saniyede 1 donan telefonum şu an sorunsuz şekilde çalışmaya devam ediyor. Mutluyum.

  • Google Play’den Dummy File Generator uygulamasını yükleyin
  • Telefonunuzu açın ve donmasını bekleyin, 5 ila 25 dakika arasında telefon kendiliğinden çözülecektir. Bu bekleme ile donmalar daha azalacaktır.
  • Telefonunuzda boşaltabildiğiniz kadar yer boşaltın (8 GB boşluk iyidir), telefonunuz donyorsa ve boşaltamıyorsanız, telefonu USB ile bilgisayara bağlayın ve temizlik işlemini öyle yapın
  • Telefon yantı verdiğinde Dummy File Generator uygulamasını açın ve Generate(Size-Boyut) veya Generate Full seçeneği ile Dummy File – Sahte Dosya oluşturmaya başlayın. 1 seferde 8 GB gibi oluşturun, sonra silin yöntem bu. 2 sefer 8 GB kadar dosya ürettiğinizde sorun büyük olasılıkla çözülecektir. Bazı kullanıcılar 50 GB bazıları ise daha fazla üretimde sorunu çözmüşler.
Dummy File Generator arayüzü
Dummy File Generator arayüzü

  • Dummy File Generator çalışırken, donmalar olabilir, hiç ellemeyin bırakın telefon kendisi uğraşsın 5 ila 25 dakika içinde donma çözülecektir, uygulama çökerse yeniden açın ve yeniden Generate deyin. Eğer telefon bu işlem süresince 40 dakikadan fazla yanıt vermezse yeniden başlatın.
  • Buradaki mantık, XDA’da anlatıldığı üzere takılmaları tetiklemek ve telefonun o hafıza bloklarını bir şekilde temizlemesini sağlamaktır.
  • Ben donmalı-kapanmalı 3-4 denemeden sonra hiç ellemeden sabırla iki kere Generate Full işlemini tamamladıktan sonra sorunun ortadan kalktığını gördüm. Ve üzerine 2 defa daha takılmadan Generate Full işlemini yaptım ve sorun çözüldü.

DH forumlarında bazı kullanıcıların yazdıkları gibi, ellemedim bekledim sorun çözüldü vakasının aynısı, ama burada temel mantık yaşayacağınız rasgele nedensiz donmaları Dummy File Generator uygulaması ile tetiklemek, sorunu telefon bir şekilde çözüyor.

Yapanların eline sağlık diyorum, şimdi de XDA ve DH’ye geri bildirim yapacağım. Son tavsiyem, saskin ve sabırlı olun, donmalar başlarsa ilk zamanlarda hopdedik pili çıkartıp yeniden başlatmayanın. Donmalar çok canınızı sıkmaya başlarsa bu yöntemi deneyin.

Unutmadan bazı kullanıcılar Fstrim uygulaması ile sorunu çözdüklerini söylemişler ama o  bende işe yaramadı, 10 dakika sonra S3 tekrar dondu.

Umarım sorun yaşayanlara faydalı olur.

Mutlu günler

* Güncelleme üç ayı aşkın sürede bir takılma yaşamadan kullanmaya devam ediyorum. Unutmayın, telefon donarsa hiçbirşey yapmadan bekleyin, kendi çözecektir.

3 Adımda Engelli Sitelere Giriş!

16

Güncelleme: 24 Mart 2014

Bilgisayarınızdan erişim için aşağıdaki yöntemleri öneririm:

Tor tarayıcı yerine mevcut tarayıcılarla devam etmek isterseniz:

kullanabilirsiniz.

Android telefon tablet veya iPhone ve iPad üzerinden ise VPN çözümlerini öneririm.

Uygulama mağazalarından Hotspot Shield veya Phisiphon(Andorid) önerebileceğim uygulamalardır.

Daha detaylı anlatım ve diğer alternatifler için şu sayfada hazırlanan rehberi okumayı da tercih edebilirsiniz: http://www.sendika.org/2014/03/acil-erisim-merkeziredhackeditor-tumblr-com/


Güncelleme 31.07.2011: Engelli siteler erişim sorununun DNS veya Hosts dosyası değiştirmeden daha kolay bir yöntemle çözmek için Engelli Sitelere Erişimin En Kolay Yolu (http://blog.bluzz.net/engelli-sitelere-erisimin-en-kolay-yolu/) ismli girdiyi okumanızı öneririm.

————————————————————————————————————

Güncelleme: Youtube ve engellenen Google servisleri için host dosyanıza ekleyeceğiniz adresler:

72.14.221.100 translate.google.com docs.google.com maps.google.com www.google-analytics.com tools.google.com clients.google.com maps.gstatic.com
72.14.221.100 maps.google.com
72.14.221.100 earthserver.google.com
72.14.221.100 maps.gstatic.com
72.14.221.100 picasaweb.google.com
74.125.43.103 docs.google.com
74.125.43.103 translate.google.com
74.125.43.103 code.google.com
74.125.43.103 pages.google.com
74.125.43.103 video.google.com
74.125.43.103 translate.google.com.tr
74.125.43.103 docs.google.com
74.125.43.103 sites.google.com
74.125.43.103 books.google.com
74.125.43.103 chrome.google.com
74.125.43.103 sketchup.google.com
74.125.43.103 froogle.google.com
74.125.43.103 labs.google.com
74.125.43.103 mars.google.com
74.125.43.103 moon.google.com
74.125.43.103 notebook.google.com
74.125.43.103 toolbar.google.com
74.125.43.103 browsersync.google.com
74.125.43.103 catalog.google.com
74.125.43.103 codesearch.google.com
74.125.43.103 dir.google.com
74.125.43.103 earth.google.com
74.125.43.103 groups.google.com.tr
74.125.43.103 shopping.google.com
74.125.43.103 sky.google.com
74.125.43.103 support.google.com
74.125.43.103 tools.google.com
74.125.43.103 wap.google.com
74.125.43.103 answers.google.com
74.125.43.103 google-analystics.com
74.125.43.103 clients2.google.com
74.125.43.103 youtube.com
74.125.43.103 www.youtube.com
74.125.43.103 docs.google.com
209.85.229.99 youtube.com
209.85.229.99 www.youtube.com
209.85.227.101 translate.google.com
209.85.227.105 maps.google.com
209.85.227.101 code.google.com
209.85.227.113 pages.google.com
209.85.227.100 video.google.com
209.85.227.138 docs.google.com
209.85.227.101 sites.google.com
209.85.227.100 books.google.com
209.85.227.101 chrome.google.com
209.85.227.113 sketchup.google.com
209.85.227.102 froogle.google.com
209.85.227.102 labs.google.com
209.85.227.102 mars.google.com
209.85.227.139 moon.google.com
209.85.227.113 notebook.google.com
209.85.227.101 toolbar.google.com
209.85.227.102 catalog.google.com
209.85.227.113 codesearch.google.com
209.85.227.113 dir.google.com
209.85.227.138 earth.google.com
209.85.227.139 groups.google.com
209.85.227.100 groups.google.com.tr
209.85.227.139 shopping.google.com
209.85.227.138 sky.google.com
209.85.227.139 support.google.com
209.85.227.139 tools.google.com
209.85.227.102 wap.google.com
209.85.227.100 answers.google.com
74.125.43.103 docs.google.com
74.125.43.103 translate.google.com
74.125.43.103 code.google.com
74.125.43.103 pages.google.com
74.125.43.103 video.google.com
74.125.43.103 translate.google.com.tr
74.125.43.103 docs.google.com
74.125.43.103 sites.google.com
74.125.43.103 books.google.com
74.125.43.103 chrome.google.com
74.125.43.103 sketchup.google.com
74.125.43.103 froogle.google.com
74.125.43.103 labs.google.com
74.125.43.103 mars.google.com
74.125.43.103 moon.google.com
74.125.43.103 notebook.google.com
74.125.43.103 toolbar.google.com
74.125.43.103 browsersync.google.com
74.125.43.103 catalog.google.com
74.125.43.103 codesearch.google.com
74.125.43.103 dir.google.com
74.125.43.103 earth.google.com
74.125.43.103 groups.google.com.tr
74.125.43.103 shopping.google.com
74.125.43.103 sky.google.com
74.125.43.103 support.google.com
74.125.43.103 tools.google.com
74.125.43.103 wap.google.com
74.125.43.103 answers.google.com
74.125.43.103 google-analystics.com
74.125.43.103 clients2.google.com
72.14.213.136 khm0.google.com
72.14.213.91 mt0.google.com
72.14.213.136 khm1.google.com
72.14.213.136 mt1.google.com
72.14.213.93 lh4.ggpht.com
74.125.53.139 gg.google.com
72.14.213.136 khm0.google.com
72.14.213.91 mt0.google.com
72.14.213.136 khm1.google.com
72.14.213.136 mt1.google.com
72.14.213.93 lh4.ggpht.com
74.125.53.139 gg.google.com
72.14.213.93 kh.google.com
72.14.213.103 maps.google.com
72.14.213.113 auth.keyhole.com
74.125.43.105 earth.google.com,209.85.229.99 www.youtube.com
209.85.229.99 youtube.com
209.85.229.99 www3.l.google.com
209.85.229.99 youtube-ui.l.google.com
209.85.229.99 ns1.google.com
209.85.229.99 ns2.google.com
209.85.229.99 ns3.google.com
209.85.229.99 ns4.google.com
209.85.229.99 uk.youtube.com
209.85.229.99 de.youtube.com
209.85.229.99 translate.google.com
209.85.229.99 suggestqueries.google.com
209.85.229.99 earth.google.com
209.85.229.99 books.google.com
209.85.229.99 code.google.com
209.85.229.99 code.l.google.com
209.85.229.99 dl.google.com

Ayrıca isim sunucularınızı da değiştirmek gerekir ise :

Domain Sunucusu – Internet Ad sunucu olarak:

8.8.8.8 ve 8.8.4.4 kullanmalısınız. Sadece bu iki sunucuyu kullanın.

Daha fazla bilgi için bknz: http://www.ozgurlukicin.com/forum/internet/16279/?page=1

Güncelleme 22/01/2009: www.youtube.com üzerindeki engelleme dns değiştirme yöntemi ile kalkmadığı için daha güzel bir yöntem olan “hosts” dosyasında küçük bir değişim yapacağız. Bu yöntemi aşağıda görebilirsiniz

Diğer dns engelli siteler için aşağıda kullandığımız yöntem geçerlidir çalışmaktadır.
Telekomun anlamsız erişim engellemelerinden sıkıldıysanız ve internette özgürce sörf yapmak istiyorsanız
DNS numaranızı değiştirip kolayca bu engelleri aşabilirsiniz.

1.Adım :

Ekranınızın sağ alt köşesindeki ağ bağlantısı simgesine sağ tıklıyoruz
ağ bağlantılarını aç diyoruz

2.Adım :
Özellikler diyoruz

İnternet erişim kuralları TCP/IP yi işaretleyip özelliklere tıklıyoruz

3.Adım :

Aşağıda bulunan otomatik bir DNS adresi al yerine

4.2.2.6 adresini giriyoruz ve tamamdır.

Tarafımızca denendi onaylandı.

Sansürlerin cezasını biz çekmeyelim.bknz youtube ekşisözlük wordpress.com ve diğerleri

ETC/HOSTS Dosyasında Değişiklik yaparak Youtube.com’a Erişmek :

Hosts dosyası Windows işletim sistemlerinde :

  • Windows Vista = C:\WINDOWS\SYSTEM32\DRIVERS\ETC
  • Windows XP = C:\WINDOWS\SYSTEM32\DRIVERS\ETC
  • Windows 2K = C:\WINNT\SYSTEM32\DRIVERS\ETC
  • Win 98/ME = C:\WINDOWS

Dizinleri içinde bulunur Linux sistemlerinde ise /etc dizini altındadır.

Yapacağımız çok küçük bir ekleme, bunun için hosts dosyasını bir metin editörü ile açın (windows için birlikte aç–>wordpad veya notepad, linux üzerinde ise kde/kwrite gnome/gedit.Örneğin
~Pardus Üzerinde alt+f2 ye basıp “kdesu kwrite /etc/hosts” çıkan ekranda parolanızı yazın ve metin düzenleme penceresi açılsın)
Açılan pencerede tek yapmanız gereken youtube.com sitesinin ip adresini ve alan adını eklemek:

(Önemli : Windows üzerinde dosyaya sağ tıklayın sadece “Salt okunur” ibaresindeki tiki kaldırın, sonra notepad veya wordpad ile açıp aşağıdaki eklemeyi yapıp kaydedin)

Dosyayı Farklı kaydet seçeneği ile kaydedin ve bunu yaparken ,dosya adı : “hosts” ve tür : “Tüm Dosyalar” olarak kaydedin. Burada amaç hosts dosyasını oluşturmak, host.txt şeklinde oluşturursanız bu bir işe yaramayacaktır, o yüzden buna dikkat ediniz.

208.117.236.70 youtube.com
208.117.236.70  www.youtube.com

gibi.

Dosyadaki değişiklikleri kaydedin ve adres çubuğunuza youtube yazın .
Mutlu günler.

*Not 1: Windows Vista kullanıcıları hosts dosyasına erişebilmek için Kullanıcı Oturumu Sistem Yöneticisi durumunda olmalı ve UAC modu kapalı olmalıdır. Bu ayarları Denetim masası->Kullanıcı Profilleri seçeneklerinden değiştirebilirsiniz.
*Not 2: Bu yöntem diğer engellenmiş sitelerde de çalışır mı emin değilim ama denemek için konsoldan ip siteadı.com komutu ile sitenin ip adresini öğrenip hosts dosyasının altına yukardaki şekilde yapıştırmayı deneyebilirsiniz.Ya da  internetten hali hazırda çalışan bir host dosyası içeriği bulmayı deneyebilirsiniz.

En basit anlatımla Bitcoin nedir? Türkiye’de Bitcoin nasıl alınır? Bitcoin Yatırımı Karlı Mıdır?

1
Bitcoin'in 0,06 cent ile başlayıp 2700 Dolar'a ulaşan yolculuğu
Bitcoin'in 0,06 cent ile başlayıp 2700 Dolar'a ulaşan yolculuğu

Şu günlerde çevremizde en çok duyduğumuz şeylerden biri “Bitcoin diye bir şey varmış acayip artmış, zamanında 100 dolarlık alanın 60 -70 milyon dolar para kazanış” lafları. Bu kadar konuşulmaya başladığı için üzerine biraz yazıp düşünmek için böyle bir yazı yazmaya karar verdim. Kavrama yabancı olduğumuz için ilk kısımda En basit anlatımla Bitcoin nedir? ve Bitcoin Yatırımı Karlı Mıdır? sorularına soru cevap şeklinde, ikinci kısımda ise Bitcoin’i Türkiye’de nasıl alabileceğimiz konularına değinmek istedim.

  • Bitcoin Nedir?
    • Bitcoin bir sayısal paradır. Temelinde paradan farklı bir şey düşünmeyin, kafanız karışmasın. Her para gibi Bitcoin’in de piyasa tarafından belirlenen bir değeri vardır. 1 Amerikan Dolar’ı piyasada nasıl 3,50 TL değer buluyorsa, Bitcoin’de piyasamızda bu yazının yazıldığı an [04.06.2017] şu an 8.900 TL civarı değer bulmaktadır.
  • Parayı ülkelerin Merkez Bankaları basar, Bitcoin’i kim basar, fazla basılırsa ne olacak?
    • Hepimizin aklına gelen bir soru bu. Paranın değerini piyasa talebi ve dolaşımdaki miktarı belirler buna da ülkelerin bağımsız merkez bankaları (!) veya hükumetlerin doğrudan ürettiği politikalar belirler. Devalüasyon, senyoraj, enflasyon… Çoğu siyasi ve iktisadi karar neticesinde paraların değeri Merkez Bankası & Hükumet otoritesi tarafından belirlenir. Cebimizdeki TL, USD, EURO vb tüm para birimlerindeki en büyük etken ve risk budur. Çoğu zaman bu otoriteler tarafından fiyat istikrarı sağlanamaz ve paranın değeri erir.
      Talep kısmını ayrı kenara koyun, para talebi toplum tarafından bir etken olduğu için daha farklı bir değişlendir. İşte Bitcoin’in de ortaya çıkış felsefesi bu, Hiçbir merkez bankasından ve hükumetten etkilenmeyecek, otoritesiz, merkezi bir yapıya tabir olmayan özgün bir yapı. Ve hikmeti şu ki, Bitcoin’i de üreten bu merkezi olmayan yapı, siz, ben veya Kamil abi… Dünya üzerinde İnternet erişimi olan herhangi bir insan Bitcoin sisteminin bir paydaşı olarak bu parayı üretebilir, bu parayı alıp bir başkasına gönderebilir. Bu işlerin hepsinin muhasebesini de yine bu kişilerin bilgisayarları yapar.
  • Nasıl yani, o zaman kim yönetiyor bu parayı? Kim üretiyor, kaydı kuydu var mı? Muhasebesini kim tutuyor?
    • Bitcoin gizemli bir ekip tarafından oluşturulmuş, son derece sofistike tasarlanmış bir internet ağıdır. Bu ağı oluşturan parçalar ise sizin benim gibi sıradan insanlar ve bilgisayarlarına yükledikleri yazılımlardır.
      Bildiğimiz Muhasebede işlemler nasıl defter tutarak oluyorsa örneğin Para Çekince hesabınıza yapılan Borç Alacak kayıtları vb, Bitcoin’de de işler şifrelenmiş sanal defterler olarak adlandırabileceğimiz “Blok”lar üzerinden olmaktadır. Öyle bir yapı ki hem işlem kayıtları hem de Bitcoin üretmek işlemi bu Bloklar üzerinden oluşmaktadır.
      Bitcoin elde etmek aslında bu sistemin bir ödülüdür. Her bloktaki işlemlerin sağlaması yapılır, bu işlem zor bir işlemdir ve ödülü de büyüktür. Yani özetle bitcoinin Muhasebesini tutarak bitcoin kazanıyorsunuz demek yanlış olmaz. Bu muhasebe blokları içinde bu işlemleri gerçekleştirip para kazanmaya da Bitcoin madenciliği denmektedir.
  • Bilgisayarım İnternetim var, ben de Bitcoin madenciliği yapayım, biraz para kazanayım. Olmaz mı?
    • Olur, ama mantıklı olmaz… Belki bir 4-5 yıl önce mantıklı olabilirdi ama şimdi hiç mantıklı değil. Nedeni ise Bitcoin’in tasarımı gereği günden güne madenciliğin zorlaşması. Kuruluş tasarımına göre dünyada en fazla 21 Milyon Bitcoin üretilebilecektir. Bu tutara ulaşma hızı da zorluk derecesi ile uzatılmaktadır. Her çözülen blok için şu anda ödül 25 Bitcoin imiş, bir sonraki yarılanmda ise bu oran 12,5 BTC’ye düşecekmiş. Yani bir yatırım yapıp başabaş noktasını hesap etmeye kalktığınıza maliyetiniz 2’ye çıkacak. Bknz: https://99bitcoins.com/bitcoin-mining-profitable-beginners-explanation/
      • Eee peki kimse madencilik yapmaz o zaman.
        • Standart donanımla evet, kimse yapmaz. Ama bu iş ne kadar zorlaşırsa bu işi yapmak isteyenler de daha özel donanımlar tasarlayıp üretiyorlar ASIC madencileri vs. Son model donanımlar için bkz: https://bitcoinworldwide.com/mining/hardware/ Bir de Bulut Madenciliği var, ama onun pek karlı olmadığı söyleniyor.
  • Ama Bitcoin’in fiyatı sürekli artıyor, bir yerden başlamak lazım değil mi?
    • Madenciliğe bir yatırım yapmak, kabul edelim, birçoğumuzun boyunu aşar. Hem teknik bilgi hem sermaye hem de elektrik faturası gibi ülkemizde ciddi bir maliyet. Niyeti olan “normal bir vatandaş” ancak ve ancak Bitcoin’e uzun vadeli yatırım veya kısa vadeli speklülatif hareketlerden para kazanabilir.
  • Peki bu Bitcoin’in fiyatı nereye kadar artar?
    • Her yatırım aracında olduğu gibi cevap nettir: Bunu kimse bilemez. Kuruluşuna ve gidişata göre 21 Milyon adet Bitcoin’in tamamının çıkarılması 2033 senesi gibi gerçekleşecektir. Artık yeni Bitcoin çıkmayacağı için arz tarafında ciddi bir kesinti olacak ve bu saatten sonra sadece işlem masrafları kazanılabilecekmiş. Bu durumda Şu anki pazar hacmini düşündüğümüzde Bitcoin’in fiyatının çok daha artacağını söyleyebiliriz. Öyle ki 1 Bitcoin’e 1 Milyon Dolar bedel biçenler bile mevcut. Olabilir mi, olabilir. Virgülden sonra küsüratlara kadar bölünüp dolaşabilen bir para için fiyat adedin önünde engel değil. (1 Milyon USD’lik bir banktnotu bozduramazsınız, ana 1 Bitcoin’i virgülden sonra 8 haneye kadar bölüp harcayabilrisiniz buna “1 Satoshi” deniyormuş, kuruş gibi). Bitcoin’in nereye kadar gideceğini kimse kestiremez. Bunu şayet biri bilecek olsa, şu anda dünyada bunu yapabilecek çok fazla “akıllı milyarder” var, piyasadaki bütün Bitcoin’i toplardı.
  • Hadi yatırım yapma kararını aldık, güvenli mi birikimimiz heba olur mu?
    • Görüldüğü kadarıyla güvenli, cüzdanınıza sahip çıkarsanız çalınma sorunu yok. Sistem güvenli mi, evet, geçmişte bu ağa yönelik saldırılar olmuş, sisteme yamalar yapılmış vs. Ama şu anda sistem için potansiyel ilerideki en büyük tehdit Kuantum Bilgisayarların (şu an var olmayan “kuantum” bilgisayarlar) Bitcoin ağının şifrelerini kolayca kırması. Bu bilgisayarların devreye girmesi durumunda ise bununla ilgili güncelleme yapılacağı da söyleniyor.
      özetle, sayısal olarak bir güvenlik olsa da bir “sigorta” ve “miras” müessesi yok. Örneğin paranızı bankaya yatırırsınız, hisse senediniz merkezi kayıt kuruluşunda olur, vardır ve sizin adınızadır. İlerde bir durum olursa bu konularda bir ha iddia edemezsiniz. Ha tam tersi şu risk de var, devlet bu ya, bazen korur bazen de el koyar. Bu korumalı hesaplardaki paralarınıza yarın birgün devletin olağan veya olağanüstü bir kararıyla el konabilir, ama devlet Bitcoin’lerinize el koyamaz. Özetle, teknolojiye devletten daha çok güveniyorsanız Bitcoin sizin için doğru bir yatırım aracı.
  • Peki Bitcoin’in fiyatını artıran diğer faktörler neler?
    • Bitcoin pazarı şu an yaklaşık 40 Milyar dolarlık bir pazar. Bu pazarın içinde küçük yatırımcıdan tutun büyük Wall Street fonları bile var. Öyle ki Bitcoin’in esas artışı zannediyorum Bitcoin’in hızlanan büyümesi kötü olacağıyla ilgili olumsuz görüşteki Wall Street analistleri ve finansal profösörlerin yanılmasından sonra kurumsal yatırımcının bu işe dahil olmasıyla gerçekleşmiş. Bitcoin üzerinden izi sürülemeyen para transferleri yapılabilmesi de bir diğer faktör. İran, Kuzey Kore gibi ülkelerin yaptıkları ambargo dışı yüklü işlemleri BTC aracılığıyla gerçekleştirdiklerini varsayarsak bu bile çok önemli bir değerlenme sebebi. Diğer yandan da uyuşturucu ticareti ve suç ödemeleri, kara para aklama vb gibi işlemler de talep yönünü artıran şeyler. Ama diğer yandan “kazanma isteği” piyasadaki hızlı artışı açıkmalak için bence en doğru sebep. Aşağıdaki grafiğe bakınca “Tüh keşke alsaydım, ulan hala gidiyor en iyisi alayım” demeyen var mıdır?
Bitcoin'in 0,06 cent ile başlayıp 2700 Dolar'a ulaşan yolculuğu
Bitcoin’in 0,06 cent ile başlayıp 2700 Dolar’a ulaşan yolculuğu
  • Ya Bitcoin bir “Balon” ise?
    • Dünyadaki yatırım araçlarının “ederi” ve “değeri” çok farklı şeyler, piyasa ederi görmez, daha doğrusu göremez, çünkü kusursuz bir piyasa yoktur. Genellikle değer biçilir. Ederin üzerindeki bir değer biçimine eninde sonunda bir değer gelir, çünkü kar etmek için aldığınız malı satmanız gerekir. Geçmişte birçok “Balon” patlamıştır. En dramatik örnek ise “Lale Çılgınlığı”dır. Mutlaka okumanız gereken bu ekonomik çılgınlıkta Lale Soğanı’nın nasıl yüksek fiyatlara çıkıp nasıl bir çöküşe sebep olduğunu iyice görmeniz gerekir. Mutlaka okuyun https://ipfs.io/ipns/QmVH1VzGBydSfmNG7rmdDjAeBZ71UVeEahVbNpFQtwZK8W/wiki/Lale_%C3%A7%C4%B1lg%C4%B1nl%C4%B1%C4%9F%C4%B1.html (Vikipedi’nin engellenemez Türkçe Sürümü

      Lale soğanı sözleşmeleri için standartlaştırılmış fiyat endeksi. Earl Thompson tarafından oluşturulmuştur. Thompson’ın elinde 9 Şubat ile 1 Mayıs arasında fiyat verisi yoktu, dolayısıyla düşüşün şekli bilinmemektedir. Fiyatlar bilinmese de lale piyasasının Şubat ayında aniden çöktüğü açıktır.[21]

Bitcoin’i az biraz anlattım saysam da, yazmaktan ve sizin de okumaktan yorulduğunuz bu giriş kısmının sonunda yeni bir pencere açarak konunun derya deniz olduğunu, piyasada tek para kripto paranın Bitcoin olmadığını ve birçok “değerli” alternatifi olduğunu da belirtmek isterim. Aşağıdaki grafik konuyu güzelce anlatıyor. Bu diğer alternatif kripto paralardan en iddialısı Ethereum. Bitcoin altın ise Ethereum petroldür diye bir etkileyici bir söylemleri var. Günümüzde hiçbir şey alternatifsiz değil, BTC’ye alternatif her para biriminin ayrı bir işleyişi, mantığı ve gelecek öngörüsü var.

Coin evreni genişliyor!
Coin evreni genişliyor!

 

Bunların içinde en hayırlı olanı olan CureCoin’ile ilgili de aşağıdaki yazımı okumanızı öneririm.

~o~

Sayısal bir para olan Bitcoin’in ne olduğunu bildiğinizi varsayarak devam etmek istiyorum. Her yerde duyuyoruz Bitcoin öyle, bitcoin şöyle rekor kırdı… Keşke zamanında Bitcoin üretmek için “Madencilik – Mining” yapsaydık, hadi yapamadık keşke biraz alıp kenara koysaydık… Ama keşkeler keşke olmasa… Çoğu sıradan insan gibi her finansal fırsat sona erdiğinde olan bu pişmanlık çok normal.

Gerçi bu yazıyı da Bitcoin fiyatının tarihi bir zirveyi gördüğü şu günlerde yazıyor olmak da bir “keşke” konusu ama neyse… En azından artık tam anlamıyla kabul gören bir para birimi olan Bitcoin’i yatırım/spekülatif amaç dışında artık ihtiyaç gereği de alma zaruriyeti oluşunca “Nasıl Bitcoin Alabilirim?” sorsuna bir yanıt olması için yazalım, işe yarar belki… Ha bir de bu günlerde yaşanan WannaCry fidye saldırısı sebebiyle almayı düşünüyorsanız sakın bu amaçla Bitcoin alıp da fidyecilere ödeme yapmayın!

Bitcoin’i daha kolay anlamak ve neler yapabileceğimizi planlamak için Bitcoin’i bir döviz olarak görmekte fayda var. Dolar, Euro veya Yen’den farkı yokmuş gibi düşünün. Tıpkı diğer yabancı para birimleri gibi Bitcoin’i de ödeme, yatırım ve spekülasyon (fiyat artışından para kazanma beklentisi)  amacı ile alabilirsiniz. Bunlarla sınırlı olmamakla birlike Bitcoin’in çok gelişmiş türev piyasaları da mevcut ki normal döviz opsiyonlarının yanı sıra deniz derya bir Bitcoin pazarı oluşmuş durumda ki bu da teknolojinin ve teknoloji sever yatırımcının bir yansıması. neyse biz fazla uzatmadan konunun özüne gelelim.

Bitcoin Almak İstiyorum, Neler Lazım

Bitcoin’i alabilecek para ve saklayabileceğiniz bir cüzdan.

Para tamam da cüzdan nedir? diyebilrsiniz. Hiçbir para açıkta durmaz, Bitcoin cebinizde taşıyabileceğiniz elle tutulan bir para değildir. Bitcoin’i saklayabilmek için cüzdana ihtiyacanız vardır. Bitcoin cüzdanları:

1- Bilgisayarınıza veya telefonuza kurabileceğiniz elektronik cüzdanlar

Bitcoin.org sitesi üzerindeki Cüzdanınızı Seçin bölümüden faydalanabilirsiniz.

Artıları: İşlem masrafı olmaması, gizlilik ve hız.

Eksileri: Güvenlik, internet bant genişliği harcanması.

2- İnternet üzerinde hesap açıp kullanabileceğiniz Çevrimiçi (Online) Cüzdanlar

Artıları: Saklama kolaylığı, diğer kripo paralara dönüştürme kolaylığı vs.

Eksileri: İşlem komisyonu, güvenlik

Tercih nedeni, zahmetsiz ve kolay.

ben CureCoin madenciliği yaptığım için tercihim: Coinpayments.net

Cüzdan Tamam Sırada Ne var:

Cüzdanınıza Bitcoin yatırabilmek veya daha doğrusu size Bitcoin gönderilmesi için gerekli Bitcoin Adresi (Deposit Address) gerekmekte, bunu da kolayca görebilirsiniz.

Bitcoin Almak İstiyorum, Nerede Satılır

Bitcoin diğer konvertıbl (çevrilebilir) para birimlerinden farklı olarak Bankalarda satılmaz. Bunun nedeni Bankaların hukuki belirsizlik ve para transferlerinin takibinin imkansız olacağı varsayımı ile sorumluluk almaktan kaçınması. Bu nedenle Bitcoin’i şu anda Türkiye’de

  • İnternet Üzerinden
    • Bitcoin Alıp/Satan siteler: Koinim.comBTC Turk (Havale, EFT ve Kredi Kartı)
    • ve Yabancı Siteler (Kredi Kartı)
    • Bireysel alıcı ve satıcıları buluşturan Bitcoin pazarları: localbitcoins.com vb

Burada dikkat edilmesi gereken Bitcoin aldığınız parite. Parite Satan sitelere göre değişmekte LocalBitcoins.com üzerinde ise alış yapacağınız tutar aralığına göre de farklı fiyatlar verilmekte.

Türkiye’de hizmet veren Koinim ve BTC Türk üyelikleri biraz zahmetli. yasal bir düzenleme olmadığı için alan satanın belirlenmesi ve ilerde sorun olmaması adına bir kağıda “Kendi rızamla Bitcoin almak istiyorum” yazmanızı ve kimliğinizle birlikte selfie çekmenizi istiyorlar. LocalBitcoins.com satıcıları da benzer uygulamalar yapmaya başlamış. Enteresan ama tek seferlik bir prosedür.

  • Gerçek Hayattta:
    • Yüzyüze, yani Bitcoin sahibi birisiyle gerçek hayatta buluşup havale -eft, elden ödeme karşılığında Bitcoin transferi

Bitcoin’i aldım, Bitcoin ile nasıl Bitcoin gönderebilirim, ödeme yapabilirim?

Bitcoin göndermek tıpkı almak gibi çok kolay, ihtiyacınız olan tel şey alıcının Bitcoin adresi. Gerek kendi cüzdanınızdan gerekse sanal cüzdanlarınızdan çok kolay şekilde bitcoin gönderebilirsiniz.

Eğer Bitcoin ile ödeme yapacaksanız, Bitcoin ödeme sistemleri de mevcut, Paypal gibi güvenli bildirim veya ihlal bildirim mekanizması var mı bilmiyorum ama coinpayments.net gibi Satın Alma – Sonrasında da Ödeme teyidi ve satın alma tamamlanması sürecini sağlayabileceğiniz Merchant (Tüccar) Ödemesi çözümleri var.

Bitcoin’i ödeme almak için de bu şekilde kullanabilirsiniz. Sattığınız mal veya hizmet karşılığında Bitcoin veya diğer kripto para birimleri ile Tüccar Ödeme sistemlerini web sitenize tümleştirebilirsiniz.

Bitcoin’i diğer sanal para birimlerine çevirip parite ve çapraz arbitraj yapabilir miyim?

Evet, Poloniex.com veya Bittrex.com, LiveCoin.net gibi pazarlarda çapraz kur dfeğişimlerinden ve opsiyon işlemlerinden para kazanmanız mümkün, diğer coin veya alternatif coinleri alabilmeniz de mümkün.

~o~

Uzun ve ileride güncelleme ve eklemeye ihtiyaç duyan bir yazı oldu. Yazarken dahi çok şey öğrendim, öğrenecek de çok şey var. Her hafta yeni bir kripto para duyurusu yapılıyor. Sonuç olarak piyango misali alayım kenarda dursun diyerek gözden çıkardığınız az bir miktar size ileride çok büyük para kazandırabilir.

Son olarak yazının başında dediğim gibi keşke 6 centken 1 dolarken alsaydık, keşke madencilik karlı iken biraz uğraşsaydık şimdi milyonerdik demeyin. Emin olun alsaydınız bugüne kadar 500 kere satardınız. 6 cent nere, 2800 Dolar nere? İnsan gerçekliği budur. Şunu rahatlıkla söyle ki 1 Dolar gibi bir fiyattan BTC alan bir yatırımcı ancak iki ihtimalde Bitcoin’lerini satmaz:

  1. İhtimal: Yatırımcının akli dengesi yerinde değildir.
  2. İhtimal: Yatırımcı Bitcoin’i kurgulayıp kendi tasarladığı zirvesinden önceki bir durağı beklerse. Bu da en büyük spekülasyondur. Satoshi Bey, siz misiniz?

Mutlu günler

Bir “Portal” üzerine…

11

Türkiye’de özgür yazılım katkıcılığı yapmak zor iş… Hatta katkıcılığı bırakın topluluk üyesi olmak bile pek kolay değil…

2007 benim için bu alanda bir milat, kişisel aydınlanma, özgür yazılımın alnımda çıkardığı 3. göz… Bu tarihi referans alırsam 2007 öncesi -topluluk/camia ne derseniz artık- aitlik süreci çok zordu. Bakıyorum da 2007 sonrasından ta ki hatırlamak istemediğim bir tarihteki Özgürlükİçin.org çöküşüne kadar gerçekten güzel zamanlar geçirmişiz… Bu çöküşten sonra ise, topluluk ve aidiyet dışında özgür yazılım dünyasıyla olan bağlarımız da zayıflamaya başladı… En büyük zorluk ise bir portal, bir ana gemi olmayışı.

Efsanevi Özgürlükİçin sitesi hayalet gemi gibi bant genişliklerinde seyretmekte...
Efsanevi Özgürlükİçin sitesi hayalet gemi gibi bant genişliklerinde seyretmekte…

Bu zorluğu kısaca masaya yatırırsak -aslında buna da çok zamanım yok- madde madde gidelim:

  • Özgür yazılım dünyasından haberler / sürüm duyuruları
  • Ortak bir paylaşım/yardımlaşma alanı – forum
  • Blog kardeşliği – gezegen
  • İncelemeler – özellikle oyun ve heyecan verici şeyler

Bu ve bunun gibi onca şeyi bir araya getiren harika bir şeye sahipmişiz; özgürlükiçin.org hatta o zman o kadar zenginmişiz ki bir de pardus-linux.org‘a sahipmişiz… ve cahilmişiz… bunların artık geride kaldığını kabul etmek gerekiyor…

Özgür yazılımda böyle “değerler” (bu kelimeyi kullanmayı da pek sevmiyoırum) ne kadar önemliymiş, onu düşünüyorum bir kaç gündür… Bunların eksikliği gerçekten özgür yazılım dünyasını takip etmekte insanı çok zorluyor… Hadi ben İngilizce biliyorum takip edebiliyorum… Ya ait olmak? Paylaşmak? Yardımlaşmak? Birlikte bir şeyler yapmak isteyip de o marşa basıp o enerjiyi boşaltabilmek? Yapabilmek? Bunlar yok…

Atlamadan bir de teknokedi.com vardı, o da bu açığı kapatmak için kendi öz amacı olmasa da alan yaratmak için katkı vermişti. Sevgili Ali Işıngör abimizin iyi niyetiydi…

Şu anda bu alan içice dağınık halde… Andoid, tabletler  ve mobil teknoloji birçok kişinin başını döndürdü ve masaüstü arka plana itildi, fakat şimdi GNU/Linux masaüstünün güçlenerek geldiğini görüyorum. Steam’in GNU/Linux’a gelmesi ve süpersonik oyunları Linux’a taşıması, Nvidia – Ati sürücülerindeki yenilikler + Vulkan vs, ve nihayetinde de Microsoft’un başlayan Linux aşkı(!) (hem Office’in potansiyel Linux sürümü beklentisi hem de Office 365)… Bunlar harika şeyler aslında… Masaüstünde Linux kullanımını kısıtlayan birçok sıkıcı bahane ortadan kalkıyor -konuyu uzatmamak adına özgür yazılım felsefesiyle kapalı yazılım tercihini kullanıcıya bırakalım… Yakında kendi adam akıllı dağıtımıyla pazara çıkacak masaüstü/dizüstü bilgisayarlar görmeyi umuyorum. (Dejavu değil…)

Konuya dönersek, şu anda bildiğim birkaç site arasında GNU/Linux dünyasına özel bir amiral gemi görebileceğim bir portal yok. Bildiğim siteler ise adeta kahramanca bir bireysel mücadele ile ayakta tutulmaya çalışılıyor, içerik sunmak için büyük emek ve zaman harcanıyor… Bunlardan bazıları:

  • getgnu.org – Fortran takma ismiyle adeta bir süperkahraman edasıyla paylaşılabilir bütün haberleri neredeyse tüm özgür yazılımla ilişkili forumlara ileten süper kişi. nasıl yaptığını hala çözebilmiş değilim.
  • linuxnotlari.co – Sevgili Mustafa Gökay’ın epeyce emek verdiği Linux Haber Platformu. OMG ubuntu tadında
  • acikgunluk.net – Sevgili Özgür Ilgın’ın günlüğü, özgür yazılım artı hobileri (özel ilgi alanı nostaljik ve avatür türk sineması)

* Başka bildiğiniz aktif sayılabilecek site varsa yorumlara yazarsanız sevinirim.

Yeni bir site?

Hayır, yeni değil, birleştirici, geniş ve yeni içeriği sunan bir site… Kolektif ve eğlenceli, hatta daha önce olmadığı kadar eğlenceli olmalı… Özgür yazılım caps galerisi dahi olsa olur…

Neden?

Çünkü ihtiyaç var

Peki gönüllü mü olacak, nasıl ayakta duracak?

Ticari bir proje olmalı. Para kazanmalı, en azından masraflarını çıkarmalı.

Özgür yazılım projeleri ve ticari amaç???

Böyle bir tabu var, ticari amaç güdülebilir. Özgür yazılım ürünleri dahi parayla satılabilir ki bu gibi işlerde “reklamsızlık” sanki bir bekaret kemeri gibi her projeye iliştiriliyor. Çok anlam veremiyorum…

Ticari amaç olmalı, diğer türlü hiçbir şekilde ayakta duramadı. Bağış kültürü bizim ülkemizde yok, şahsi fedakarlık bir yere kadar… Bir de bu işleri üstlenen kişiler sürekli rica minnet ile istekte bulunmak gerekiyor; damdan düştüm bilirim, yok bize sunucu, yok bize alan adı lazım diye aramaktansa parayı basıp almak en sağlıklısı.

Kim yapacak? Nasıl bir model?

Şu an bu işi hobi olarak yapan arkadaşlar ve böyle bir projeye girmek isteyen kişiler bir araya gelebilir, gelir paylaşımlı kolektif bir model üzerinde anlaşabilir. Dileğim de budur. Şayet onlar olmazsa, İngilizce bilen birkaç üniversite öğrencisi arkadaş böyle bir projeye girerse hem hobi, hem harçlık hem de ileriye yönelik belki de kendi işlerini kurabilirler.

Gelir yeterli olur mu?

Varsayalım Google Adsense ile yola çıktılar, Türkçe içeriğin reklam başı getirisi tabi ki İngilizce içerikten daha düşük olacaktır, ama akmasa da damlar, ileriye doğru hacim arttıkça tatmin edici bir gelir gelebilir.

Özellikle Steam sayesinde oyun inceleme ve tanıtım içeriklerinin ileride büyük potansiyeli olacağına inanıyorum.

Zorlukları?

Tahmin ettiğim bazı zorlukları var, bunun yanı sıra yukarıda bahsettiğim arkadaşların yaşayıp deneyimlediği zorluklar da vardır. Sonuçta protonların çarpıştırmayacakları için kolayca üstesinden gelebileceklerini düşünüyorum. Linus Torvalds’ın “Just for fun – Yanlızca Eğlenmek İçin…” sözüne yaslanıp eğlenceli bir yola girilebilir…

***

Yukarıdaki kendi kendime röportajım daha kısa bir yazı yazmak içindi, kendimi havaya sokmak için değildi. Epeydir bir şey karalamamıştım, lafı iyice uzatmak istemedim 😉

Dilerim bu yazım bir açık davet olur, en azından bir tartışma başlar ve şu üzerimizdeki ölü toprağını silkeleyebiliriz.

***

Bonus: “Var mı peki bu haberleri takip edebileceğimiz yabancı bir site?” diyenler özgür Ilgın’ın 10 sitelik listesine bakabilirler: En çok takip ettiğim 10 yabancı GNU/Linux haber ve blog

***

Son olarak, ben bu yukarıda yazdıklarımı düşünürken LKD‘den şöyle bir ileti de geldi. Katkı verebilceklerin dikkatine:

Merhaba,

Dünyada özgür yazılım ve ilgili alanlar (kişisel verilerin gizliliği, ifade özgürlüğü, telif hakları vs.) hakkında önemli gelişmeler yaşanmakta. Ancak bu gelişmeler hakkında yayımlanmış güncel haber ve yazılar yabancı dil (başta İngilizce) bilmeyen ilgililere ulaşamamakta. Bu nedenle, güncel haber ve yazıları Türkçeye çevirmek amacıyla bir çeviri grubu kuruyoruz. Çeviri grubu çalışmalarına LKD üyesi olsun ya da olmasın özgür yazılıma gönül vermiş herkes katılabilir.

Çevirisi yapılacak haber ve yazılar, LKD tarafından hazırlanacak bir sitede düzenli olarak yayımlanacak. Ayrıca aylık olarak da bülten haline getirilerek duyurusu yapılacak.

Çeviri grubuna katılmak için yk@linux.org.tr adresine, kısaca kendinizi tanıtan ve çalışma grubuna katılmak istediğinizi belirten bir e-posta atmanız yeterli olacaktır.

— 

ibrahim izlem GÖZÜKELEŞ

https://plus.google.com/109568522902358862122/posts/SC6dNnTsZAJ

~DAVET~

Özgür Yazılım Günleri 2016: LibreOffice Geliştirme ve Yaygınlaştırma Toplantısı
Özgür Yazılım Günleri 2016: LibreOffice Geliştirme ve Yaygınlaştırma Toplantısı –

(twitter bağlantısını yapıştırınca yukarıdaki kendiliğinden çıktı, vay be!)

Fırsatınız varsa katılın, detaylı bilgi için: http://ozguryazilimgunleri.org.tr/2016/etkinlik-programi/

Mutlu günler.

4 Ağustos 2019

0

Sosyal medyayı azaltınca tekrar günlüğe dönmek için fırsat oldu. Tema güncelle, güvenlik eklentileri ayarla, https ayarla vs. kendi sunucunda barındırdığın wordpress’i idare etmek gerçekten zorlaşmış. Keşke zamanında wordpress.com’dan cüretsiz bir gümnlük alıp zahmetsizce yazsaymışım. WordPress adeta tüm spammer ve zararlı yazılımdan medet uman acizlerin hedefi olmuş… Spam yapmayın, kitap okuyun!

Vergiler Ülkemizi “Kötü Teknoloji Çöplüğü” Yapacak

Son dönemde artan vergiler canımı sıkıyor. Yeni bir cep telefonu almam gerekli, LG G4 telefonum artık epeyce eskidi fakat hem yurt dışından yolcu beraberinde getirilen telefon harçlarının 1600 TL’ye çıkması hem de yurt içinde satılan telefonlarda ÖTV’nin %50 ye çıkarılması kötü oldu.

Bunun yanında hem döviz kurunun yükselmesi hem de satınalma gücünün düşmesi ile Bilgisayar pazarında da işler hiç iyi değil. Eskiden ortalama bir işlemciye sahip mesela i3- i5 bir bilgisayarı aldığımız parayla bugün Atom veya Celeron işlemcili işeyarmaz bilgisayarlar satılmata. gerçekten çöp cihazlar ve milli servet israfı. Hem de “iyi markalar” bu düşük fiyatlı ve kötü konfigürasyonlu bilgisayarları satıyor… Eskiden Gürcistan veya diğer fakir ülkeler için böyle adi ürünler ürtetip satarlardı…

İşlemcisi köt, ekran kartı yok, kasa klavye elde kalıyor ve 3.000 TL… Şaka gibi… Bu durumda ne oluyor, bu çöp cihazların hangimize fayası var, hangi iş yapılır bunlarda? Ülkemize nasıl bir faydası olsun… Hepsi kısa zamanda çöpe gidecek DÖVİZ İSRAFI, DIŞ TİCARET AÇIĞI!

Sadece telefon ve bilgisayar değil, iş makinelerini düşünün, gelişmiş imalat makinelerini… Her alanda kötü makine tercih edilecek, verim düşecek ve bakım maliyetleri aratacak… Bugün günü kurtarmak için konulan vergiler yarının enflasyonu olarak karşımıza çıkacak.

Bu kadar ekonomi politikası yeter.

Sanal Kitap Kulübü

Geötiğimiz aylarda Telegram üzerinden sanal bir kitap kulübü kurduk. Yaklaşık 25 kişiyiz ve ilk kitabımız olarak “Tembellik Hakkı” kitabın okuduk ve birlikte çok güzel biçimde Telegram üzrinden tartıştık (negatif anlamlı düşünmeyin).

Yaz olmasından kelli ikinci kitabımız olan “Aylaklığa Övgü”  programından biraz şaştı. Bu hafta Perşembe günü tartışacağız. eğer niyetiniz varsa grubumuza katılabilirsiniz: https://t.me/kitapklubu (tıklayarak katılma penceresine erişebilir ve bize katılabilirsiniz.)

Kodlama Öğrenme

Yıllardır ne işime yarayacağını bilmesem de kodlama öğrenmek istiyorum, daha önce codeacademy’de biraz ilerlemiştim fakat Phyton 3 eğitimi paralı olmuş. Udemy’de ücretsiz ve türkçe bir eğitim buldum: https://www.udemy.com/python3-ile-a-dan-z-ye-programlama/learn/lecture/8561522?start=0#overview  bir de MIT’nin çevrimiçi dersleri var: https://ocw.mit.edu/courses/electrical-engineering-and-computer-science/6-0001-introduction-to-computer-science-and-programming-in-python-fall-2016/  

Umarım önümüzdeki günlerde günde yarım saat ile düzenli şekilde devam ederim. Pek ümidim yok.

Kooperatifçilik

Şu anda çocuklarımızın geleceği için büyük kaygı içerisindeyim özellikle de eğitim konusunda. Devlet okullarının günden güne kötüleşmesi, özel okulalrın pire gibi çoğalması ve kalitesizliğinin yanında fahiş fiyatlı olması beni çok çaresiz hissettiriyor. Bu nedenle İzmir’de bir Eğitim Kooperatifi kurmayı/katılmayı hayal ediyorum. Hali hazırda var -> Başka Bir Okul Mümkün fakat farklı bir ilçede olduğu için pek düşünmüyorum.

bence birçok konuda kooperatifler bizi günümüz sorunlarıdnan kurtarabilir. Yeter ki dürüst olalım ve işe koyulmaktan korkanlardan olmayalım.

Bu konuda ilk olarak Kooperatifler Kanunu’nu okudum şimdi de Eğitim Kooperatifleri üzerine bir kaç şey bulup okumam lazım.

İnternet Sansürü

Wikipedi erişime kapandığında kıyameti koparmadık ya, o nedenle adeta helaka mahkumuz.

İlk cephe kaybedildiğinde sonrasında Netlix, BluTv, PuhuTV gibi daha “özel alana” giren sitelerin RTÜK denetimine girmesi insanları epeyce gerdi, ama yine kıyamet kopmadı.

Şöyle düşünün, evinizde salonda oturuyorsunuz yan koltukta kalın çizgili takım elbiseli, kalın kravatlı ve nursuz yüzlü bir denetim görevlisi var sizin elinizde bir TV kumandası var… Tam bir kanal açacaksınız “Açmanız uygun değil” diyor… O kanaldan vazgeçtiniz bir dizi izliyorsunuz açık bir sahne var, geliyor gözlerinizi kapatıyor… Yatak odanıza gideceksiniz gözü üzerinize… İşye yetişkin bir insan için RTÜK bu demektir, ötesini siz hayal edin…

Özel alana devlet müdahalesi kabul edilemez, sınırı yatak odası olarak belirlenen bir “Evet evin içinde  de karışırım, kimle oturuyorsunuz hangi cinsiyet birbiriyle oturuyor” cüretinin neticesini yaşamak diyetimiz, ama gühansızken diyet kesilmez, elbet vardır bizim de bir kabahatimiz…

Bu konuda daha uzun bir yazı yazmak isterim…

***

Neyse şimdilik yeter.

Mutlu Günler!

Güç Emrah’la olsun !

19

emrah skywalker

George Lucas yeni Yıldız Savaşları Beşlemesi için emrahı seçerek bizce  en doğrusunu yaptı.

Tebrikler Emrah, güç seninle olsun, yolun aydınlık taraftan şaşmasın.