Bir “Portal” üzerine…

9

Türkiye’de özgür yazılım katkıcılığı yapmak zor iş… Hatta katkıcılığı bırakın topluluk üyesi olmak bile pek kolay değil…

2007 benim için bu alanda bir milat, kişisel aydınlanma, özgür yazılımın alnımda çıkardığı 3. göz… Bu tarihi referans alırsam 2007 öncesi -topluluk/camia ne derseniz artık- aitlik süreci çok zordu. Bakıyorum da 2007 sonrasından ta ki hatırlamak istemediğim bir tarihteki Özgürlükİçin.org çöküşüne kadar gerçekten güzel zamanlar geçirmişiz… Bu çöküşten sonra ise, topluluk ve aidiyet dışında özgür yazılım dünyasıyla olan bağlarımız da zayıflamaya başladı… En büyük zorluk ise bir portal, bir ana gemi olmayışı.

Efsanevi Özgürlükİçin sitesi hayalet gemi gibi bant genişliklerinde seyretmekte...
Efsanevi Özgürlükİçin sitesi hayalet gemi gibi bant genişliklerinde seyretmekte…

Bu zorluğu kısaca masaya yatırırsak -aslında buna da çok zamanım yok- madde madde gidelim:

  • Özgür yazılım dünyasından haberler / sürüm duyuruları
  • Ortak bir paylaşım/yardımlaşma alanı – forum
  • Blog kardeşliği – gezegen
  • İncelemeler – özellikle oyun ve heyecan verici şeyler

Bu ve bunun gibi onca şeyi bir araya getiren harika bir şeye sahipmişiz; özgürlükiçin.org hatta o zman o kadar zenginmişiz ki bir de pardus-linux.org‘a sahipmişiz… ve cahilmişiz… bunların artık geride kaldığını kabul etmek gerekiyor…

Özgür yazılımda böyle “değerler” (bu kelimeyi kullanmayı da pek sevmiyoırum) ne kadar önemliymiş, onu düşünüyorum bir kaç gündür… Bunların eksikliği gerçekten özgür yazılım dünyasını takip etmekte insanı çok zorluyor… Hadi ben İngilizce biliyorum takip edebiliyorum… Ya ait olmak? Paylaşmak? Yardımlaşmak? Birlikte bir şeyler yapmak isteyip de o marşa basıp o enerjiyi boşaltabilmek? Yapabilmek? Bunlar yok…

Atlamadan bir de teknokedi.com vardı, o da bu açığı kapatmak için kendi öz amacı olmasa da alan yaratmak için katkı vermişti. Sevgili Ali Işıngör abimizin iyi niyetiydi…

Şu anda bu alan içice dağınık halde… Andoid, tabletler  ve mobil teknoloji birçok kişinin başını döndürdü ve masaüstü arka plana itildi, fakat şimdi GNU/Linux masaüstünün güçlenerek geldiğini görüyorum. Steam’in GNU/Linux’a gelmesi ve süpersonik oyunları Linux’a taşıması, Nvidia – Ati sürücülerindeki yenilikler + Vulkan vs, ve nihayetinde de Microsoft’un başlayan Linux aşkı(!) (hem Office’in potansiyel Linux sürümü beklentisi hem de Office 365)… Bunlar harika şeyler aslında… Masaüstünde Linux kullanımını kısıtlayan birçok sıkıcı bahane ortadan kalkıyor -konuyu uzatmamak adına özgür yazılım felsefesiyle kapalı yazılım tercihini kullanıcıya bırakalım… Yakında kendi adam akıllı dağıtımıyla pazara çıkacak masaüstü/dizüstü bilgisayarlar görmeyi umuyorum. (Dejavu değil…)

Konuya dönersek, şu anda bildiğim birkaç site arasında GNU/Linux dünyasına özel bir amiral gemi görebileceğim bir portal yok. Bildiğim siteler ise adeta kahramanca bir bireysel mücadele ile ayakta tutulmaya çalışılıyor, içerik sunmak için büyük emek ve zaman harcanıyor… Bunlardan bazıları:

  • getgnu.org – Fortran takma ismiyle adeta bir süperkahraman edasıyla paylaşılabilir bütün haberleri neredeyse tüm özgür yazılımla ilişkili forumlara ileten süper kişi. nasıl yaptığını hala çözebilmiş değilim.
  • linuxnotlari.com – Sevgili Mustafa Gökay’ın epeyce emek verdiği Linux Haber Platformu. OMG ubuntu tadında
  • acikgunluk.net – Sevgili Özgür Ilgın’ın günlüğü, özgür yazılım artı hobileri (özel ilgi alanı nostaljik ve avatür türk sineması)

* Başka bildiğiniz aktif sayılabilecek site varsa yorumlara yazarsanız sevinirim.

Yeni bir site?

Hayır, yeni değil, birleştirici, geniş ve yeni içeriği sunan bir site… Kolektif ve eğlenceli, hatta daha önce olmadığı kadar eğlenceli olmalı… Özgür yazılım caps galerisi dahi olsa olur…

Neden?

Çünkü ihtiyaç var

Peki gönüllü mü olacak, nasıl ayakta duracak?

Ticari bir proje olmalı. Para kazanmalı, en azından masraflarını çıkarmalı.

Özgür yazılım projeleri ve ticari amaç???

Böyle bir tabu var, ticari amaç güdülebilir. Özgür yazılım ürünleri dahi parayla satılabilir ki bu gibi işlerde “reklamsızlık” sanki bir bekaret kemeri gibi her projeye iliştiriliyor. Çok anlam veremiyorum…

Ticari amaç olmalı, diğer türlü hiçbir şekilde ayakta duramadı. Bağış kültürü bizim ülkemizde yok, şahsi fedakarlık bir yere kadar… Bir de bu işleri üstlenen kişiler sürekli rica minnet ile istekte bulunmak gerekiyor; damdan düştüm bilirim, yok bize sunucu, yok bize alan adı lazım diye aramaktansa parayı basıp almak en sağlıklısı.

Kim yapacak? Nasıl bir model?

Şu an bu işi hobi olarak yapan arkadaşlar ve böyle bir projeye girmek isteyen kişiler bir araya gelebilir, gelir paylaşımlı kolektif bir model üzerinde anlaşabilir. Dileğim de budur. Şayet onlar olmazsa, İngilizce bilen birkaç üniversite öğrencisi arkadaş böyle bir projeye girerse hem hobi, hem harçlık hem de ileriye yönelik belki de kendi işlerini kurabilirler.

Gelir yeterli olur mu?

Varsayalım Google Adsense ile yola çıktılar, Türkçe içeriğin reklam başı getirisi tabi ki İngilizce içerikten daha düşük olacaktır, ama akmasa da damlar, ileriye doğru hacim arttıkça tatmin edici bir gelir gelebilir.

Özellikle Steam sayesinde oyun inceleme ve tanıtım içeriklerinin ileride büyük potansiyeli olacağına inanıyorum.

Zorlukları?

Tahmin ettiğim bazı zorlukları var, bunun yanı sıra yukarıda bahsettiğim arkadaşların yaşayıp deneyimlediği zorluklar da vardır. Sonuçta protonların çarpıştırmayacakları için kolayca üstesinden gelebileceklerini düşünüyorum. Linus Torvalds’ın “Just for fun – Yanlızca Eğlenmek İçin…” sözüne yaslanıp eğlenceli bir yola girilebilir…

***

Yukarıdaki kendi kendime röportajım daha kısa bir yazı yazmak içindi, kendimi havaya sokmak için değildi. Epeydir bir şey karalamamıştım, lafı iyice uzatmak istemedim 😉

Dilerim bu yazım bir açık davet olur, en azından bir tartışma başlar ve şu üzerimizdeki ölü toprağını silkeleyebiliriz.

***

Bonus: “Var mı peki bu haberleri takip edebileceğimiz yabancı bir site?” diyenler özgür Ilgın’ın 10 sitelik listesine bakabilirler: En çok takip ettiğim 10 yabancı GNU/Linux haber ve blog

***

Son olarak, ben bu yukarıda yazdıklarımı düşünürken LKD‘den şöyle bir ileti de geldi. Katkı verebilceklerin dikkatine:

Merhaba,

Dünyada özgür yazılım ve ilgili alanlar (kişisel verilerin gizliliği, ifade özgürlüğü, telif hakları vs.) hakkında önemli gelişmeler yaşanmakta. Ancak bu gelişmeler hakkında yayımlanmış güncel haber ve yazılar yabancı dil (başta İngilizce) bilmeyen ilgililere ulaşamamakta. Bu nedenle, güncel haber ve yazıları Türkçeye çevirmek amacıyla bir çeviri grubu kuruyoruz. Çeviri grubu çalışmalarına LKD üyesi olsun ya da olmasın özgür yazılıma gönül vermiş herkes katılabilir.

Çevirisi yapılacak haber ve yazılar, LKD tarafından hazırlanacak bir sitede düzenli olarak yayımlanacak. Ayrıca aylık olarak da bülten haline getirilerek duyurusu yapılacak.

Çeviri grubuna katılmak için yk@linux.org.tr adresine, kısaca kendinizi tanıtan ve çalışma grubuna katılmak istediğinizi belirten bir e-posta atmanız yeterli olacaktır.

— 

ibrahim izlem GÖZÜKELEŞ

https://plus.google.com/109568522902358862122/posts/SC6dNnTsZAJ

~DAVET~

Özgür Yazılım Günleri 2016: LibreOffice Geliştirme ve Yaygınlaştırma Toplantısı
Özgür Yazılım Günleri 2016: LibreOffice Geliştirme ve Yaygınlaştırma Toplantısı –

(twitter bağlantısını yapıştırınca yukarıdaki kendiliğinden çıktı, vay be!)

Fırsatınız varsa katılın, detaylı bilgi için: http://ozguryazilimgunleri.org.tr/2016/etkinlik-programi/

Mutlu günler.

Paylaş:

9 YORUMLAR

  1. Aklimdan Pardus 2007 ne guzeldi, topluluk ne sahaneydi o zamanlar diye dusunurken aklima bu yazini tam okumadigim geldi. 🙂

    Sosyal medya sitelerinin yayginlasmasiyla birlikte sadece Turkiye’de degil tum dunyada forum ve benzeri siteler yavasladi ve dagildi gibi geliyor. Pardus-Linux.Org zamanlarima denk dusen Gentoo Forums zamanlarim var, Gentoo forumlari yok olmasa da pek kimsenin gelip takildigi yok sanirim. Muhtemelen diger forumlar icin de gecerli bu durum.

    Bunun bir diger sebebi de masaustunde Linux’a duyulan ilgilnin iyice azalmasi olabilir. Ben de giderek meraklisinin ve profesyonellerin kullandigi bir “ekipman” oldugu kanaatine varmaya basladim. Tum bunlar ticari bir kanaldan gelmedigi icin oluyor diye dusunuyorum.

    Yeni portal meselesine gelince; o is netameli! Yazmayi seven, yazinca da okutacak sekilde yazacak adamlar lazim. Okuyanlarin da belirli bir seviyede olmasi lazim ki topluluk devam etsin, bir alisveris olsun.

    Bir de su var, su an yayinda olan ve senin bahsettigin sitelerin bir-iki tanesine goz attim az once. Cabalari icin tebrik ediyorum fakat icerik cok sig, kimsenin okumak isteyecegi turden degil. Okunacak gibi olsa da acemilere hitap ediyor daha cok sanki. Ben ne yapayim Ubuntu bilmem kac kurduktan sonra yapilacaklar listesini. Sana da yarayacak bir icerik degil. Bu arada su an Hacker News’in en azindan yorumculari Turk olan hali nasil olurdu merak ediyorum. Seneler de gecse halen girip baktigim tek topluluk istesi orasi.

    Reklamdan para kazanma meselesi ise gercegi bence yansitmiyor. Internet reklami isinden anliyorum desem resmen yalan olur fakat benim bile bildigim kadariyla surekli bir icerik ve trafik akisinin yaninda insanlarin bu reklamlara tiklamasi gerekiyor. Bizlerin cogunun reklam engelleme eklentisi kullandigina da bahse girerim! 🙂 Ayrica kullanmasak, bu site icin devre disi biraksak bile “tiklayalim da para kazansinlar” denmedigi surece ciklet parasindan daha fazla bir para gelecegini sanmiyorum o kaynaktan.

    Cozum: bence heves. Heves edenlere de destek vermek lazim, gidip okuyup “abi super olmus” demek de bir katki bence. Bagis butonu varsa icerigi begendigim site icin tiklardim dogrusu; cunku kendi capinda ozgur yazilim gelistirmeye calisan biri olarak bunun zorlugunu biliyorum. Sirtimin sivazlanmasi bile yetiyor.

    Uzun lafin kisasi su ki o gunler hic geri gelmeyecek ama eglenmenin yeni yollarini bulmamiz lazim. 🙂

    Eyyorlamam bu kadar.

  2. Sevgili Özgür Ilgın’ın Google Plus üzerinden yorumu:

    “Epeydir GNU/Linux ve özgür/açık kaynak kodlu yazılım konusunda oldukça seyrek yazdığım halde incelik edip benim ağ günlüğünden de bahsettiğin için teşekkürler. Genel bir portal veya site çalışması olursa içerik üretme konusunda katkıda bulunabilirim. Sinema yazılarımı Öteki Sinema’da konuk olarak yazmaya başladım, GNU/Linux ve özgür yazılımla ilgili olanları portalda yazabilirim. Yalnız böyle gönüllülük esasına göre ayakta kalan portal/site ve dergi gibi şeylerin en büyük sorunu şu: Genelde herkes aynı anda verimsiz devreye giriyor ve bir anda kimseden içerik gelemez oluyor. Özgürlük İçin ve PLO e-dergileri birleştiğinde aynı şey olmuştu, ben dahil çoğunluk aynı anda içerik kısırlığına girince dergi fazla ayakta kalamamıştı.”

  3. Bir site demek nereden baksan yıllık 200$ masraf, reklam için de müşterisi (tıklayanı) çok bir portal lazım, ama Türkiye’de böyle bir portalın düzenli takipçisi zorlasan birkaç bini geçmez diye tahmin ediyorum (kaç yıllık LKD’nin üyesi bile 1500 değil).

    LKD bir sunucu sponsoru olur dersen olur ama LKD’nin çeviri ekibi ile yapalım dersen hayal ettiğin gibi olmayabilir iş, zira LKD bu işi dernek içi bürokrasiye teslim edebilir, sen çevirirsin 6 ay bekler yazı bayatlar ondan sonra yayınlanır 🙂

    • 100 -110 USD’de güzel sınırsız hosting alınır, 10 USD civarı da alan adı vs… Olsun 200 USD, para değil.

      Artık oyunlar vs de var. Linux kullanıcısı sınırlıyla bakmayın, özgür yazılım artık hem Windows’ta, hem de Android’de kendine yer buluyor. Haberi, forumu makul ziyaretçisi getirisi olur bence.

      LKD ve sunucu demeyin bana 🙂 tüylerim diken diken oluyor 🙂

  4. Benim de benzer bir hayalim vardı, öi de belki dile getirmiş olabilirim. Çevirilerden çok röportaj inceleme ağırlıklı, yani bir seminer vb. etkinlikte insanlarla özgür yazılım, uzmanlık alanları, sosyal yaşam, genel konularda röportajlar, fuarlarda video çekimleri, seminer videoları vs olur, öi’de podcast vardı mesela. Düşündükçe pek çok şey geliyor insanın aklına. Yani çevirilerin yanında kendi içeriğini oluşturan bir mecra olarak düşünebiliriz.

    Böyle bir site daha çok ilgi toplayabilir diye düşünüyorum. Ama bunun için muhabir gibi çalışacak gönüllü kişiler lazım, bu nedenle gerçekleşme ihtimalini düşük görmüştüm.

  5. Merhaba Zeki,
    Uzun süredir linuxnotlari.com’a işlerin yoğunluğundan yazamıyordum. Bu akşam (ki uzun süredir beynimin bir köşesini yaz yaz diye kemiriyordum) bir kaç yazı yazıp kendimi zorlayıp yazdım ve geçen zamanda ne olmuş diye bakınırken yazına rastladım.
    linuxnotlari.com’dan bahsetmen açıkcası yazmaya başladığım bu gecede beni oldukça mutlu etti.
    Evet, işin bir para kazanma kısmı var. Ne kadar gözardı etmeye çalışsakta Türkiye şartlarında para biraz birinci planda geliyor.
    Ben DigitalOcean ile olsun bu işi bir nebze çözdüm. Aylık 5 $ gibi cüzi bir miktara nginx ile şu anki trafiği çok rahat kaldırabiliyorum. Hiç yazmadığım son 6 ayda dahi siteyi kapatmayıp, en azından yazdıklarıma insanların ulaşmalarını istedim.
    Senin gibi ben de Pardus ile bu dünyaya adımımı attım. Proje iyisiyle kötüsüyle birçok insana büyük şeyler kattı. Güzel insanlar tanıdım. Devam etmesini, yeniden başlamasını, farklı bir şekilde de olsa hayatımıza girmesini istiyorum.

    Yorumlarda purak arkadaşımız yazılan yazıların daha çok son kullanıcıya hitap etiğinden bahsetmiş. Ben genelde son kullanıcıya yönelik yazıyorum. Daha çok Linux’u yeni kullanmaya başlamış ve İngilizcesi bu tarz teknik konular için yeterli olmayan kullanıcılara ait yazdığım yazılarla daha çok insanı bu tarafta tutmaya çalışıyorum. Ayrıca teknik konularda yazacak kadar da bilgi sahibi değilim. Çeviri kısmında bu tarz yazıları da çevirebilirim. Fakat okuyuculara yazı sonrası destek vermek ya da en azından sorularına cevp vermek gerekiyor ki, ben bile hala öğrenme aşamasındayım.

    Eğer bu tarz bir portal oluşturulursa seve seve yardımcı olurum. Gerek yazılarımla, gerek çeviri kısmında desteğe hazırım.

    dipnot: acikgunluk.net linki linuxnotlari.com’a yönleniyor. Ayrıca acikgunlük.net aktif değil sanırım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here