Aralık, 2007 için Aylık Arşiv

Facebook’la Arama Motorlarındasınız ! Bulundunuz !

facebook logo

Küçük bir hatırlatma,eğer facebook hesabınızın kişisel gizlilik (privacy) bölümündeki Arama(search) ayarlarında aşağıdaki halka açık aramalar için listelenme seçeneği aktif ise google ve benzeri arama motorlarındaki arama sonuçlarında facebook profiliniz de listelenecektir.

—————————————————————————————-

My public search listing

Create a public search listing for me and submit it for search engine indexing (see preview)

—————————————————————————————-

google

Eğer bu ayarı yapmadıysanız varsayılan olarak seçili olan bu ayar ile artık herkesin ulaşabileceği bilinen bir kişisiniz.
Tırnak içerisinde adınız ve soyadınız, ve facebook kelimelerini yazarak arama yaparsanız
örn : ( “adiniz soyadiniz” facebook )

Eğer arama motorunun örümcekleri facebook profilinizin önizleme sayfasını indekslemiş ise sonuçlarda facebook profilinizi göreceksiniz,göremiyorsanız yakında dizine eklendiğinizde görülecektir.

Bu durumun tek iyi yönü kendinizi arattığınızda en azından bir sonuç daha fazla olması tabi hoşunuza giderse.

Sakıncaları ise mahremiyetiniz konusunda :

  • İnternet üzerinde oluşturduğunuz bu kimliğe herkesin ulaşabilmes./site içinden ve dışından.
  • Facebook sitesi içerisinde engellediğiniz kişilerin(ki bu kişilere görünmez durumdasınız) arama motorlarını kullanarak sizin site kullanıcısı olduğunuzu ve kendisini engellemiş olduğunuzu anlaması.Ki bu istenmeyecek bir durum.
  • Profil önizleme sayfanızda bulunan resmin,sadece isminizi bilen kötü amaçlı kişiler tarafından eşgalinizin belirlenmesinde kullanılması.

Paranoya gibi görünse de hayatınızı tehlikeye atacak sonuçlar doğurabilecek bu durum karşısında dikkatli olmak gerekmekte.Hatta biraz da paranoya denizine açılırsak,isim benzerliği yüzünden başka birinin eşgali sayılabilirsiniz ve farkedildiğiniz zaman,facebook sitesinde tamamen erişilebilir durumdasınız,detaylı profilinizi sadece arkadaşlarınız görebilsede bir poke ya da bir mesaj ile görülür hale gelebilirsiniz,ve böylece size ulaşılması için gerekli bilgileri fazlasıyla içeren ve masumca doldurduğunuz bilgiler başınıza istemediğiniz olayların gelmesine fazlasıyla sebep olacaktır.

  • Share/Bookmark

Pyke Çılgın Fikirleri Ve Buz Gemisi-Habakkuk

Geoffrey Pyke Geoffrey Pyke,Britanyalı bilim adamı,tam anlamıyla çizgi romanlardaki “Çılgın Bilim Adamı /Mad Scienist ” figürünün gerçek hayattaki yansıması ,çok zeki ve alışılagelmiş fikirlerden uzak çılgınlık boyutundaki düşüncelere sahip olan Pyke,zamanında ucube olarak görülmüştü.Savaş dönemi insanı olduğu için düşünceleri savaş ekseninde ürünlere yönelikti.

Pyke’ın en meşhur çalışması,mucidi olduğu Pykrete kompozit malzemesi ile üretilmesi planlanan buz gemi Habakkuk Projesidir.Habakkuk’a yoğunlaşmadan önce Pyke’ı tanımak için çılgın fikirlerine şöyle bir göz atalım.

Çok Gizli : Sıkıca Korunan Romanya Petrol Sahalarını Komandolar Nasıl Daha Kolay Yok Edilebileceği :

  • Nöbetçilerin üzerine köpekler yollanıp,nöbetçilerin köpekleri kurt sanması ve kaçması.
  • Köpeklerin boyunlarında küçük brendi fıçıları ile nöbetçilere yollanması (St.Bernard Köpeği gibi ) ve nöbetçilerin sarhoş edilmesi
  • Küçük patlamalarla petrol sahasında yangın süsü verilmesi ve Roman itfaiyeci kılığındaki komandoların böylece sahaya sızması.
  • Nöbetçilere kadınlardan oluşan bir ekip yollanması.(Baştan çıkartarak etkisiz hale getirilmesi)

Çok Gizli : İşgal Altındaki Norveç’te Seyahat için Motorize Kayak

Bu motorize kayak aynı zamanda Alman mevzilerine yollanabilen patlayıcı torpiller olarak da kullanılabilmekteydi ,Rocky dağlarındaki denemelerde Pentagon pek memnun kalmamıştı,fakat bu çalışma Kanada Başbakanının dikkatini çekmişti.Motorize kayak Norveç’te hiç kullanılmadı,fakat savaştan sonra kutup keşiflerinde hayati bir rol oynadı.

Çok Gizli : Nakliye İçin Boru Hattı

Gemilerden karaya insan ve mühimmat nakli için bir boru hattı

Ve elbiselerini giyip çıkarmanın zaman kaybı olduğunu düşündüğü için genellikle yatakta çalışan bu adamın en meşhur ve fantastik Projesi :

Çok Gizli : Habakkuk Projesi

habakkuk Bu projeyi basitçe açıklamak gerekirse teorik olarak “Batırılamayan ” Uçakgemisi Projesi yeteri kadar fantastik olacaktır,ve bu projenin amacı kadar zihin sınırlarını zorlayıcı bir diğer kısmı ise bu batırılamayan geminin “talaş ve buz”dan imal edilecek olmasıdır.
Şaka gibi gelse de Pyke,böyle bir malzeme yarattı, “Pykrete” ve yetmezmiş gibi bu geminin yüzen ve batmayan bir prototipini de yaptı.Şaşırtıcı değil mi !

Habakkuk

Arşivlerden kalma bu tasarım,yaklaşık 610 metre uzunlukta,100 metre genişlikte ve 60 metre yükseklikte adeta yüzen bir ada.
Teknik olarak “Batırılamayan” bu geminin sırrı pykrete de saklı,örneğin gemiye bir torpil isabet ettiğinde patlamanın gövdede açtığı hasar,gövdenin içindeki pykrete levhalarının arasından geçen soğuk hava borularının suyu dondurmasıyla hemen kapanacaktır.
Talaş tozu ve buzdan yapılan bir geminin sağlamlığının şüphe uyandırması gayet normal,fakat pykrete malzemesinin sağlamlığı bir hayli şaşırtıcıdır.

Pykrete malzemesi ile ilgili maalesef Türkçe bilgi bulamadım (malzeme mühendislerimizin bilgisine) fakat İngilizce wikisi Pykrete bilgi alabilirsiniz.

habakkuk

Habakkuk sadece düşüncede kalmadı,Patricia Gölünde(Kanada) bir prototipi 1943 yılında inşa edildi.O devirin parasıyla 70 milyon dolar ve 8.000 insanın sekiz ayda bitirebileceği bir projeye girişilmesindeki en ikna edici olay Winston Churchill ve Franklin D. Roosevelt in önünde Lord Mountbatten ‘ın pykrete ateş etmesi ve merminin geri sekmesi olmuştur kuşkusuz.Böylesine büyük bir proje vaat ettikleri ve gerekliliğinden dolayı destek bulmuştu,pykrete ve bu gemi ile yapılabilecekler sınırsız gibi durmaktaydı.pykrete

Pyke’ın sakalı ucube elbiseleri ve garip tavırlarına rağmen yaptıkları herkesi şaşırtıyordu,dev yüzen geminin yapımı için analizler,finansman gibi ciddi uğraşlar en üst düzeyden başlatılmıştı,Fakat geminin yaratacağı temel sorunlar ekonomikti,maliyetin yanı sıra iş gücü kaybı,soğutma sistemi için gerekli kilometrelerce tesisat ve talaş tozu üretebilmek için kağıt üretiminin göreceği büyük darbe idi.Kulübe gibi çatı ile muhafaza edilmeye çalışılan prototip Patricia gölünde batmadan yüzerken,Habakkuk projesini rafa kaldıran olay “Normandiya Çıkarması” gerçekleşmişti.

Projenin rafa kaldırılmasıyla Habakkuk prototipi uzunca bir süre Patricia gölünde yüzmeye devam etti ve sonunda batırıldı.Proje İngiltere tarafından Amerika’ya devredildi.Yıllar sonra söylentilere göre 60′lı yıllarda Kuzey Kutbu civarlarında görülen yüzen dev buz kütlesi Amerikalıların projeye devam ettikleri başka bir deneme prototipiydi.

Bu yazıyı yazma amacım yaratıcılığın ne kadar basit objelerle de olsa fantastik kurguları gerçek hale getrebildiğini göstermekdi,tıpkı su ve talaş tozunun oluşturduğu pykrete gibi.

Pykrete Pyke savaştan sonra bir süre Ulusal Sağlık Kurumunda çeşitli sorunların çözümünde çalıştı,insanları düşünceleriyle tanıştırmayı umarak makaleler yazdı ve radyo yayınları yaptı.
Pyke bu dünyada çalıştıkça karamsarlaştı 21 şubat 1948 günü insanların kendisine baktığında en çok garipsedikleri tuhaf sakalını kesti bir kutu dolusu uyku hapını yutarak hayata elveda dedi.

Pykrete’e ateş edilince ne olur ?

*Pyke,Pykrete ve Habakkuk Projesi ile ilgili ilk Türkçe yazıyı yazmanın mutluluğu içerisindeyim.
 27/12/2008
Saat : 04.32
Zeki Bildirici

Kaynaklar :

http://en.wikipedia.org/wiki/Geoffrey_Pyke
http://ourworld.compuserve.com/homepages/pete_hall_uk/pyke.htm
http://en.wikipedia.org/wiki/Pykrete
http://en.wikipedia.org/wiki/Project_Habakkuk
National Geographic Buz Gemi: Deniz Avcıları

  • Share/Bookmark

Nail Baba : “Batı Beni Yanlış Anladı !”

Nail Baba

Nail Baba,o bu toprakların bir efsanesi fakirin fukaranın babası..Yıllar boyu durmadan çalışan,üreten ve bunca yıllık emeğini sermayesini artırmak için değil iyilik için kullanan bir “BABA”.

Nail Baba’nın köyü bir orman köyü ve tabii ki Nail Baba odunculukla uğraşmakta,her yıl bu vakitler kara kış bastırmadan yakacağı noksan olan,ya da hiç yakacak alamayan fakir fukaranın yanmayan ocaklarının bacasından aşağı yakacak odun atar.Bacadan atar çünkü fukaranın gururunu kırmak istemez Nail Baba,Anadolu insanıdır o.

Nail Baba’nın emektar bir katırı vardır,yaşlılık dişlerinden ve gözlerinden götürmüştür katırın,ama o da yaptığı işin haklı gururu ve sevabını yüklemiştir eğerine yıllardır,mağrur değildir katır da olsa bu yörelerin en asil hayvanıdır o.

Odunculuk,ağaç işleri derken elbette zanaatı vardır Nail Baba’nın; marangozluk…Çatı,doğrama yapar Nail Baba,kışa erzak tutulsun diye bu yaşında bile 2 güne ağaç ambar diker,dam,merek nice yapılar çıkar Nail Baba’nın elinden teri ağaç tozlarına karışırken…
Bazı günler köyün çocukları sarar Nail Baba’nın etrafını,Nail Baba çocukları çok sever,gülücükleri gözlerinin ışığı içini aydınlatır Nail Baba’nın…Atölyesine ne zaman çocuklar gelse,Nail Baba eline geçirdiği ağaç parçalarına hemencecik şekil verir,oyuncaklar yapar,ayrıca bahar mevsimi gelince köydeki her çocuğa tekerlekli araba yapar sevindirir onları.

İşte böyle Nail Baba’nın hayat,gerçi onun emeğini ve yüreğini kelimelere dökmek cümlelerin içinde boğmak belki de onun kendi halinde ve olması gerektiği gibi yaşadığı hayatına bir saygısızlık,ama kendisinin de dediği gibi
“Batı onu yanlış anladı !”

*O Alman efsaneleriyle süslenmiş,karnı hep tok derdi yok,bütün dünyadaki çocuklara bir gecede oyuncak dağıtan gerçekdışı bir kahraman değil…
Nasırlı ellerliye karnı yarı aç yarı tok olsa da yüreğinin kuvvetiyle ömründen geçen yıllara aldırmadan mucizeler yaratan fakirin fukaranın dostudur.Nail Baba bir gecede herkese yardım edemiyor,çünkü o gerçek dünyada yaşıyor,ve bu toprakların yaşadığı gerçeklikte her uzak orman köyünde bir Nail Baba yaşıyor,ve kim bilir belki de bu akşam vaktinde günlük mucizelerini tamamlamış yün çoraplarını doğrulttuğu eski sobasına karşı uzanmıştır ve sobanın hafif hafif yanma seslerinde yorgun gözlerini dinlendirmektedir…

  • Share/Bookmark